insanlar ne ister sorunsalı
anlaşılmak isterler.
"insan sevilmekten çok anlaşılmayı istiyordu belki de."
(bkz: george orwell)
"abartıyorum çünkü anlaşılmak istiyorum."
(bkz: franz kafka)
"insan sevilmekten çok anlaşılmayı istiyordu belki de."
(bkz: george orwell)
"abartıyorum çünkü anlaşılmak istiyorum."
(bkz: franz kafka)
devamını gör...
insan ile zombi arasındaki fark
zombie insanin etini yer, insan da adamin ömrünü yer. en belirgin fark bence bu...
devamını gör...
kadebostany
devamını gör...
babanın ölmesi
biri beni ne zaman şakasına denize itse babamın kaybı gelir aklıma.
17 yaşındayım. babam ankarada kanser tedavisi görüyor. babannem evi satmış, oğlunu bir kaç ay daha fazla yaşatmak için öğrendiği her şeyi pişirip taşırıyor. keçiboynuzları, ısırgan otları, kaplumbağa kanları. bense kiliste yatılı okuyorum, fen lisesine 4. olarak girmişim, denemelerde ise sondan 4. falanım.
müdür odasına çağırdı bir gün, dedim sıçtık; geçen hafta yurtta viski yuvarlamıştık kesin biri öttü. gittim odasına, içerde gördüğüm ama hiç konuşmuşluğumun olmadığı bir akrabamızla oturuyor. müdür, babanın yanına gönderelim bu dönem seni, dersleri düşünme dedi, olur hocam dedim. bu kadar iyilik beklemiyordum tabi bu dalyaraktan. şaşırdım. akrabam aldı beni, bindik otobüse gittik ankara'ya. akrabamla sıkıcı ve alakasız bir ısınma turu yaptık, saçma oldu ve sonrasında yol boyunca hiç konuşmadık.
sabah babannemin evine geldik, kapıda bir sürü ayakkabı, ben hala anlamıyorum. içeri girdiğimde tanımadığım bir sürü insan ağlıyor, sonra sonra tanıdık geliyor yüzler, ama hala anlamıyorum. arkamdan gelerek baban öldü diyor kuzenim ağlayarak. sonra diyorum ki abi arkamdan gelip itmeyin denize, üşüyorum.
çıkıp botanikte bir banka oturuyorum, bir sigara yakıyorum, 5 dakika sonra bir adam geliyor yanıma, monolog bir sohbetten sonra avrupa'da ibnelerin nasıl sikiştiğini anlatıyor, ''ayak tırnağından başlayıp saçının teline kadar yalıyorlar, yok böyle bir şey''.
17 yaşındayım. babam ankarada kanser tedavisi görüyor. babannem evi satmış, oğlunu bir kaç ay daha fazla yaşatmak için öğrendiği her şeyi pişirip taşırıyor. keçiboynuzları, ısırgan otları, kaplumbağa kanları. bense kiliste yatılı okuyorum, fen lisesine 4. olarak girmişim, denemelerde ise sondan 4. falanım.
müdür odasına çağırdı bir gün, dedim sıçtık; geçen hafta yurtta viski yuvarlamıştık kesin biri öttü. gittim odasına, içerde gördüğüm ama hiç konuşmuşluğumun olmadığı bir akrabamızla oturuyor. müdür, babanın yanına gönderelim bu dönem seni, dersleri düşünme dedi, olur hocam dedim. bu kadar iyilik beklemiyordum tabi bu dalyaraktan. şaşırdım. akrabam aldı beni, bindik otobüse gittik ankara'ya. akrabamla sıkıcı ve alakasız bir ısınma turu yaptık, saçma oldu ve sonrasında yol boyunca hiç konuşmadık.
sabah babannemin evine geldik, kapıda bir sürü ayakkabı, ben hala anlamıyorum. içeri girdiğimde tanımadığım bir sürü insan ağlıyor, sonra sonra tanıdık geliyor yüzler, ama hala anlamıyorum. arkamdan gelerek baban öldü diyor kuzenim ağlayarak. sonra diyorum ki abi arkamdan gelip itmeyin denize, üşüyorum.
çıkıp botanikte bir banka oturuyorum, bir sigara yakıyorum, 5 dakika sonra bir adam geliyor yanıma, monolog bir sohbetten sonra avrupa'da ibnelerin nasıl sikiştiğini anlatıyor, ''ayak tırnağından başlayıp saçının teline kadar yalıyorlar, yok böyle bir şey''.
devamını gör...
brain test
ücretsiz olarak indirilebilen, keyifli ama bağımlılık yaratan bir mobil oyundur. çeşitli kafa çalıştırıcı oyunlar var. size bazı yönergeler veriyor ve onları yapmaya çalışıyorsunuz, tabi bir sürü zıpır şeyler bulmanız gerekebiliyor. örneğin; oyunun bir seviyesinde kapalı bir kapıyı açmamız bekleniyor, hemen ortamı inceliyorsunuz ve paspası çektiğinizde altında anahtarı buluyorsunuz. ** oyunda çok fazla reklam var ve merakla devam ettiğiniz için az biraz telefon ısınınca doğal olarak yavaşlatabiliyor ortamı, kötü tarafı da bu. oyunun birinci bölümü 287. seviyede bitiyor. aşırı bağımlılık yapıyor bir kere başladığınızda ve bitirmeden bırakamıyorsunuz.
devamını gör...
kıyamet ambarı
ufku iki katına çıkaran,hayata karşı bakış açımızı değiştiren paylaşımlarda bugün.
devamını gör...
obur dünya
muhtar cem karaca'nın 1974'de moğollar ile birlikte çıkarttığı muhteşem şarkısı.
"karnı büyük obur dünya
keder dolu acı dünya
ne gül koydun ne de gonca
yedin yine doymadın mı?
yedin yine doymadın mı?
ne gül koydun ne de gonca
yedin yine doymadın mı?
yedin yine doymadın mı?
seni okuyup yazanı
yunus gibi bir ozanı
koskocaman pir sultan'ı
yedin yine doymadın mı?
yedin yine doymadın mı?
dünya dünya yalan dünya
karnı büyük obur dünya
yedin yine doymadın mı?
haci bektaş-ı veli'yi
imam hasan hüseyin'i
o mübarek mevlana'yı
yedin yine doymadın mı?
yedin yine doymadın mı?
dünya dünya yalan dünya
karnı büyük obur dünya
yedin yine doymadın mı?
fani kurmuşsun temeli
bilmem sana ne demeli
koca mustafa kemal'i
yedin yine doymadın mı?
yedin yine doymadın mı?
koca mustafa kemal'i
yedin yine doymadın mı?
yedin yine doymadın mı?"
"karnı büyük obur dünya
keder dolu acı dünya
ne gül koydun ne de gonca
yedin yine doymadın mı?
yedin yine doymadın mı?
ne gül koydun ne de gonca
yedin yine doymadın mı?
yedin yine doymadın mı?
seni okuyup yazanı
yunus gibi bir ozanı
koskocaman pir sultan'ı
yedin yine doymadın mı?
yedin yine doymadın mı?
dünya dünya yalan dünya
karnı büyük obur dünya
yedin yine doymadın mı?
haci bektaş-ı veli'yi
imam hasan hüseyin'i
o mübarek mevlana'yı
yedin yine doymadın mı?
yedin yine doymadın mı?
dünya dünya yalan dünya
karnı büyük obur dünya
yedin yine doymadın mı?
fani kurmuşsun temeli
bilmem sana ne demeli
koca mustafa kemal'i
yedin yine doymadın mı?
yedin yine doymadın mı?
koca mustafa kemal'i
yedin yine doymadın mı?
yedin yine doymadın mı?"
devamını gör...
arı
dünyadaki en harika canlılardan biridir. kolonide bulunan bir arı, bulduğu kaynağı diğer arılara anlatmak için belli açılarla arı dansı denen hareketleri yapar. üstelik bu dans kaynağın mesafesi hakkında dahi bilgi verir diğer arılara.
devamını gör...
kafa sözlük yaşamı vs gerçek yaşam
çok da farklı olmayan 2 şey arasındaki kıyaslama. en azından benim için değil.
ha bak, arada tanım girerken salatalık yiyebilirim ama doğrudur. sonuçta beyin durdurucu bir özelliği yok. usul usul kıtırdatırken de fizik kanunlarını düşünebiliyorum.
tek fark olabilir ama; gerçekte trollüğe burada olduğumdan bir tık yakınım. onu inkâr edersem allah çarpar. bazı bazı yanımda bulunan kişilerin gülmekten ağızlarının, south park'taki kanadalılar gibi ayrıldığı görülmüştür.
ha bak, arada tanım girerken salatalık yiyebilirim ama doğrudur. sonuçta beyin durdurucu bir özelliği yok. usul usul kıtırdatırken de fizik kanunlarını düşünebiliyorum.
tek fark olabilir ama; gerçekte trollüğe burada olduğumdan bir tık yakınım. onu inkâr edersem allah çarpar. bazı bazı yanımda bulunan kişilerin gülmekten ağızlarının, south park'taki kanadalılar gibi ayrıldığı görülmüştür.
devamını gör...
itiraf
(bkz: iskender pala)’nın ocak 2019’da yayımlanan romanı.
bir fatih romanı..
fetih sonrası…
yani konstantiniyye’nin istanbul’a dönüştüğü yıllar…
işte o yıllarda ailesi öldürülen bir çocuk var…
büyük kartal’dan, yani fatih’ten ve tanrıdan alacağı intikamın alevi ile yanıp tutuşan inançsız bir çocuk…
ornio…
ve ornio’nun bu intikam yolunda can veren habersiz bir kurban.
molla lütfi…
iskender pala, bu kitabı ile yine muhteşem bir kurguyu kaleme alıyor.
kitabın tamamına ise ornio’nun yaptığı tüm kötülükleri yavuz sultan selim’e itirafı gözünden tanıklık ediyoruz…
bir solukta bitirdim…
bir solukta.
tarihi bir kurgu, evet, lakin günümüze çok fazla mesaj yollayan bir kitaptır itiraf.
yıllar boyu sırlı bir yükü taşımak oldukça zordur. hele bu yük sizin bile isteye yaşadığınız, yaşattığınız şeylerden ötürü omzunuza yüklenmişse eğer... gizlemeye çalıştığınız şey uğruna yaptığınız her şey, gizlenecek daha büyük şeyler doğurmaya başlıyor zamanla… bu zamanla öyle büyüyor, öyle büyüyor ki içinizde, ondan başka hiçbir şey olmayıncaya, içinizin her yanını sizden zerre kalmayıncaya kadar kaplıyor…
sonra bir sultan çıkıyor, yavuz sultan selim…
çıkıyor ve soruyor:
-karga, evladım, ne zamana kadar?
işte o zaman, o soruyla birlikte o yük bir itiraf olup akıyor dudaklarının arasından…
şiddetle tavsiyemdir. iskender pala ile tanışmamışsanız ve biraz da tarihe meraklıysanız, tanışmak için çok güzel bir tercih olacaktır.
bir fatih romanı..
fetih sonrası…
yani konstantiniyye’nin istanbul’a dönüştüğü yıllar…
işte o yıllarda ailesi öldürülen bir çocuk var…
büyük kartal’dan, yani fatih’ten ve tanrıdan alacağı intikamın alevi ile yanıp tutuşan inançsız bir çocuk…
ornio…
ve ornio’nun bu intikam yolunda can veren habersiz bir kurban.
molla lütfi…
iskender pala, bu kitabı ile yine muhteşem bir kurguyu kaleme alıyor.
kitabın tamamına ise ornio’nun yaptığı tüm kötülükleri yavuz sultan selim’e itirafı gözünden tanıklık ediyoruz…
bir solukta bitirdim…
bir solukta.
tarihi bir kurgu, evet, lakin günümüze çok fazla mesaj yollayan bir kitaptır itiraf.
yıllar boyu sırlı bir yükü taşımak oldukça zordur. hele bu yük sizin bile isteye yaşadığınız, yaşattığınız şeylerden ötürü omzunuza yüklenmişse eğer... gizlemeye çalıştığınız şey uğruna yaptığınız her şey, gizlenecek daha büyük şeyler doğurmaya başlıyor zamanla… bu zamanla öyle büyüyor, öyle büyüyor ki içinizde, ondan başka hiçbir şey olmayıncaya, içinizin her yanını sizden zerre kalmayıncaya kadar kaplıyor…
sonra bir sultan çıkıyor, yavuz sultan selim…
çıkıyor ve soruyor:
-karga, evladım, ne zamana kadar?
işte o zaman, o soruyla birlikte o yük bir itiraf olup akıyor dudaklarının arasından…
şiddetle tavsiyemdir. iskender pala ile tanışmamışsanız ve biraz da tarihe meraklıysanız, tanışmak için çok güzel bir tercih olacaktır.
devamını gör...
bir yazar sizi takip etmeye başladı
ekrana doğru; teşekkür ederiim, teşekkür ederiim dediğim bildirimdir.
devamını gör...
doğru söylüyor dedirten şarkı sözleri
aşk bu kızılötesi yaralı müzesi, hareket edemem.
devamını gör...
2021 bayram temizliklerinin iptal olması
temizlik yapan ben, yaşlı gözlerle başlığa bakıyorum.
(bkz: nerede lütfen söyleyin)
(bkz: nerede lütfen söyleyin)
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
"başkaları gitmiş olur gidince,
bir sen yakınsın uzakta kalınca..."
devamını gör...
atom saati
atom saati, frekans standardı olarak mikrodalga ışınlardaki hiper-hassas geçiş frekanslarını veya elektromanyetik spektrumun optik/ultraviyole bölgesindeki elektron geçiş frekansını kullanan, yeryüzündeki en hassas zaman ölçüm aletleridir. bu hassas saatler, uluslararası saat dağılımı hizmetlerinde standart olarak, televizyon yayınlarında dalga frekanslarının ayarlanmasında ve gps gibi küresel navigasyon uydu sistemlerinde kullanılır.
devamını gör...
kötü günlerde güç veren şarkılar
devamını gör...
arctic monkeys
do ı wanna know? şarkılarını dinlerken o ezgiler ve o klip gözünüzü kapatınca bile önünüzde canlanıyor. yetmezmiş gibi why’d you call me when you’re high ? şarkısını dinlerken klibi alex turner ile beraber yaşıyor insan.
t: 2002’de iki lise arkadaşı olan alex turner ve jamie cook tarafından kurulmuş ingiliz müzik grubu.
t: 2002’de iki lise arkadaşı olan alex turner ve jamie cook tarafından kurulmuş ingiliz müzik grubu.
devamını gör...
en iyi ikililer
ıslak tuvalet terliği ve çorap
devamını gör...
nez perce
aynı zamanda sakaryaspor kadın taraftarlarına verilen isimdir. kızılderili kabilesinde olduğu gibi tribünde de soyları tükenmiştir.*
devamını gör...
