normal sözlük için öneriler
mesela bir toplu sohbet özelliği gelse mükemmmel olmaz mı? örneğin üç dört yazar kendine bir grup mesajı oluşturabilse. ayrıca 20 bin kulübünde orkide dağıtılması talebim bakidir.
devamını gör...
sean connery
sinemanın ilk james bondu, karizmatik, seksi adam, koyu bir iskoç milliyetçisi yakın zamanda 90 yaşında terk-i diyar eyledi..
ufak tefek rollerle başladığı sinema hayatında 1962 de ilk kez dr. no filmi ile sinemada bond karakterini canlandırmıştır, kanaatimce gelmiş geçmiş en iyi james bond' dur.(ikinci sırada da roger moore gelir, geri kalan hepsi çöp, kimi tipsiz, kimi velet, kimi de cüce)
1963 de from russia with love filmi ile ikinci kez bu rolü oynamıştır, filmin bir kısmı istanbul'da geçer. artık james bond filmleri seriye bağlanmıştır her sene bir film çekilir.
1964 de goldfinger çekilir bunu 1965 de thunderball izler. 1962 den 1965 e kadar dört yılda peşpeşe dört bond filmi çekilir. sonra bir sene ara verilir 1967 de you only live twice çekilir. 1971 de diamonds are forever da son kez oynar 007 yi. bu filmde 6. kez bond rolünde oynamış ve “bundan sonra asla bond rolü oynamayacağım” demiştir. ama hayatta hiçbir şey hakkında kesin konuşmamak lazım. rolü bir diğer efsane roger moore a devreder.
1983 yılına gelindiğinde never say never again ile gene son kez bond olur. yukarıda belirttiğim gibi “bundan sonra asla bond rolü oynamayacağım” demiştir; öyle mi der yapımcılar filmin adını never say never again yani "asla, asla deme" koyarlar.
bond denilince ; kültürlü, centilmen, sürekli "çalkala ama karıştırma" ile votka-martini içen , kadınları baştan çıkarmayı beceren, kumar masasında her zaman kazanan, boylu poslu yiğit bir delikanlı yani sean connery aklımıza gelir.
bond ile ilgili son not : rahmetli, 21 yaşında kelleşmeye başladığı için oynadığı tüm james bond filmlerinde peruk takmıştır.
iskoç milliyetçisi olduğu için braveheart filminde nasıl oynamadığı ya da oynatılmadığı benim için tam bir hayal kırıklığıdır. ayrıca lotr serisinde gandalf rolü önce sean connery'e teklif edilmiş ama sonra "fantezi hikayelerden pek anlamam" diye rolü reddetmiştir. ( 1986 ve 1991 de iki kez oynadığı highlander filmleri fantastik değil miydi ?) ian mc kellen da fena oynamadı gandalfı ama ne bileyim "you shall not pass" repliğini rahmetliden dinlemek daha iyi olurdu gibime geliyor.
genelde herkes onu bond filmleri ile tanır ama aşağıda belirteceğim seyrettiğim filmlerde oyunculuğu ve karizması ile öne çıkmayı başarmış, 1988 akademi ödüllerinde the untouchables ile en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülü almıştır.
akılda kalan diğer iyi filmleri:
marnie (1964)
the hill (1965)
murder on the orient express (1974)
a bridge too far (1977)
der name der rose (1986)
indiana jones and the last crusade (1989)
the hunt for red october (1990)
ufak tefek rollerle başladığı sinema hayatında 1962 de ilk kez dr. no filmi ile sinemada bond karakterini canlandırmıştır, kanaatimce gelmiş geçmiş en iyi james bond' dur.(ikinci sırada da roger moore gelir, geri kalan hepsi çöp, kimi tipsiz, kimi velet, kimi de cüce)
1963 de from russia with love filmi ile ikinci kez bu rolü oynamıştır, filmin bir kısmı istanbul'da geçer. artık james bond filmleri seriye bağlanmıştır her sene bir film çekilir.
1964 de goldfinger çekilir bunu 1965 de thunderball izler. 1962 den 1965 e kadar dört yılda peşpeşe dört bond filmi çekilir. sonra bir sene ara verilir 1967 de you only live twice çekilir. 1971 de diamonds are forever da son kez oynar 007 yi. bu filmde 6. kez bond rolünde oynamış ve “bundan sonra asla bond rolü oynamayacağım” demiştir. ama hayatta hiçbir şey hakkında kesin konuşmamak lazım. rolü bir diğer efsane roger moore a devreder.
1983 yılına gelindiğinde never say never again ile gene son kez bond olur. yukarıda belirttiğim gibi “bundan sonra asla bond rolü oynamayacağım” demiştir; öyle mi der yapımcılar filmin adını never say never again yani "asla, asla deme" koyarlar.
bond denilince ; kültürlü, centilmen, sürekli "çalkala ama karıştırma" ile votka-martini içen , kadınları baştan çıkarmayı beceren, kumar masasında her zaman kazanan, boylu poslu yiğit bir delikanlı yani sean connery aklımıza gelir.
bond ile ilgili son not : rahmetli, 21 yaşında kelleşmeye başladığı için oynadığı tüm james bond filmlerinde peruk takmıştır.
iskoç milliyetçisi olduğu için braveheart filminde nasıl oynamadığı ya da oynatılmadığı benim için tam bir hayal kırıklığıdır. ayrıca lotr serisinde gandalf rolü önce sean connery'e teklif edilmiş ama sonra "fantezi hikayelerden pek anlamam" diye rolü reddetmiştir. ( 1986 ve 1991 de iki kez oynadığı highlander filmleri fantastik değil miydi ?) ian mc kellen da fena oynamadı gandalfı ama ne bileyim "you shall not pass" repliğini rahmetliden dinlemek daha iyi olurdu gibime geliyor.
genelde herkes onu bond filmleri ile tanır ama aşağıda belirteceğim seyrettiğim filmlerde oyunculuğu ve karizması ile öne çıkmayı başarmış, 1988 akademi ödüllerinde the untouchables ile en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülü almıştır.
akılda kalan diğer iyi filmleri:
marnie (1964)
the hill (1965)
murder on the orient express (1974)
a bridge too far (1977)
der name der rose (1986)
indiana jones and the last crusade (1989)
the hunt for red october (1990)
devamını gör...
türkiye'de ve dünyada islam'a yönelişin iyice hız kazanmasının nedeni
alakası bile yok hatta tam tersi. özellikle yeni nesilde deist/ateist çok fazla. misal benim çevremde müslüman olan 1-2 arkadaşım var sadece.
devamını gör...
ali ismail korkmaz
arkasına devleti almış caniler tarafından öldürülmeseydi bugün doğum gününü kutluyor olacaktı. iyi ki doğdun ali ismail korkmaz.
devamını gör...
lisedeki sıra arkadaşlığı
evlilikten hallice bir arkadaşlıktır. seviyorsanız şahane, sevmiyorsanız kıllıkları bahane.
devamını gör...
yağmur sonrası
sarah jio'ya ait, ll. dünya savaşı'nda cepheye gönüllü olarak hemşirelik yapmaya giden anne calloway'i ve eve dönene kadar yaşadığı olağanüstü aşkı konu eden roman.
yazar her zamanki yalın dili, kuvvetli tasvir yeteneği ve insana o savaşın ortasında yaşanan mükemmel aşka şahitlik yaptıran anlatımıyla insanı resmen büyülüyor. başrol karakterler arasında yaşanan aşk, araya giren olaylar etkilemekle kalmıyor, kitabı unutturmuyor.
--- alıntı ---
"ama bazı hikayelerin anlatılmaması gerekir. "
--- alıntı ---
diyen yazar, kitaba eklediği birçok şarkıyla da karakterleri canlandırıyor. okumadıysanız ve romantik/dram türü kitaplar seviyorsanız tavsiye ederim.
"kerkesin bir hikayesi vardır."
"kalbimde görmezden gelemeyeceğim bir acı vardı."
yazar her zamanki yalın dili, kuvvetli tasvir yeteneği ve insana o savaşın ortasında yaşanan mükemmel aşka şahitlik yaptıran anlatımıyla insanı resmen büyülüyor. başrol karakterler arasında yaşanan aşk, araya giren olaylar etkilemekle kalmıyor, kitabı unutturmuyor.
--- alıntı ---
"ama bazı hikayelerin anlatılmaması gerekir. "
--- alıntı ---
diyen yazar, kitaba eklediği birçok şarkıyla da karakterleri canlandırıyor. okumadıysanız ve romantik/dram türü kitaplar seviyorsanız tavsiye ederim.
"kerkesin bir hikayesi vardır."
"kalbimde görmezden gelemeyeceğim bir acı vardı."
devamını gör...
oto kurtarma araçlarında yazan mükemmel sözler
senaryo güzelse çekeriz.
devamını gör...
özenilen meslekler
şehir şehir gezip gören, yiyip içen program yapımcılarıdır.
devamını gör...
see no evil hear no evil
bir arthur hiller filmidir.

öncelikle filmin adı türkçeye “ bana göz kulak ol” diye çevrildi. bence müthiş bir çeviri zira “ eternal sunshine of the spotless mind”ın “sil baştan”, “ stepmom”ın ise “omuz omuza” çevirildiği bir ortamda pırıl pırıl parlayan bir çeviridir.
filmin başrollerinde geçmiş zaman katili tim burton’ın tekrar çekip gerçek sinemaseverleri mutsuz ettiği “ willy wonka and the chocolate factory” filminde willy wonka’yı bu filmdeki rolü haddinden fazla abartılan johnny depp’ten kat kat iyi bir şekilde canlandıran gene wilder ve büyük ve tartışmalı komedyen richard pryor oynamakta.

filmin konusu ise gerçekten yazarlarını ayakta alkışlama isteği uyandıracak kadar muhteşem. bir market işleten dave ve işe yeni aldığı çalışanı wally bir cinayete “şahit” olurlar ama polis bu tanıklığı pek ciddiye almaz çünkü dave işitme engelli, wally ise görme engellidir.
polis onları ciddiye almasa da sonuçta dave olayı görmüş, wally ise işitmiştir. dolayısıyla cinayeti işleyenler için büyük bir tehlike ara etmektedirler. bundan sonra hayatta kalmak için biri birinin gözleri, öteki ise diğerinin kulakları olmak zorundadır. yani birbirlerine göz kulak olmadan hayatta kalmaları mümkün olmayacaktır.

izlenmeye değer ve kahkaha garantili bir filmdir.

öncelikle filmin adı türkçeye “ bana göz kulak ol” diye çevrildi. bence müthiş bir çeviri zira “ eternal sunshine of the spotless mind”ın “sil baştan”, “ stepmom”ın ise “omuz omuza” çevirildiği bir ortamda pırıl pırıl parlayan bir çeviridir.
filmin başrollerinde geçmiş zaman katili tim burton’ın tekrar çekip gerçek sinemaseverleri mutsuz ettiği “ willy wonka and the chocolate factory” filminde willy wonka’yı bu filmdeki rolü haddinden fazla abartılan johnny depp’ten kat kat iyi bir şekilde canlandıran gene wilder ve büyük ve tartışmalı komedyen richard pryor oynamakta.

filmin konusu ise gerçekten yazarlarını ayakta alkışlama isteği uyandıracak kadar muhteşem. bir market işleten dave ve işe yeni aldığı çalışanı wally bir cinayete “şahit” olurlar ama polis bu tanıklığı pek ciddiye almaz çünkü dave işitme engelli, wally ise görme engellidir.
polis onları ciddiye almasa da sonuçta dave olayı görmüş, wally ise işitmiştir. dolayısıyla cinayeti işleyenler için büyük bir tehlike ara etmektedirler. bundan sonra hayatta kalmak için biri birinin gözleri, öteki ise diğerinin kulakları olmak zorundadır. yani birbirlerine göz kulak olmadan hayatta kalmaları mümkün olmayacaktır.

izlenmeye değer ve kahkaha garantili bir filmdir.
devamını gör...
kısa şiirler
bana hissettirdiklerini seviyorum,
sanki her şey mümkünmüş gibi.
sanki yaşamaya değermiş gibi.
(bkz: cahit zarifoğlu)
sanki her şey mümkünmüş gibi.
sanki yaşamaya değermiş gibi.
(bkz: cahit zarifoğlu)
devamını gör...
yoldaş benjamin franklin
#1015996
yavaş yavaş balataları yakmaya başlamıştır, hayırlısı olsun..*
(bkz: yoldaş kafayı sıyırırsa yerine kim gelecek)
yavaş yavaş balataları yakmaya başlamıştır, hayırlısı olsun..*
(bkz: yoldaş kafayı sıyırırsa yerine kim gelecek)
devamını gör...
rasim öztekin'in seksenler grubuna attığı son mesaj
çok duygulandığım çok üzüldüğüm sesli mesajdır. bir insan bu kadar samimi bu kadar cana yakın olabilir mi ya gerçekten çok güzel insandı. huzur içinde uyusun.
devamını gör...
yallah ekşi'ye
cinsiyetçi ve ayrıştırıcı başlık açan biyolojik atıklara karşı söylenen söz öbeği. kulağa hoş geliyor.*
devamını gör...
garfield kanunları
tembellik yasaları da deniyormuş, bu kanunlara itiraz edecek kimse yoktur.
1 - insanlar yorgun doğar, dinlenmek için yaşar.
2 - çalışmak yorar.
3 - gündüz dinlen ki gece rahat edesin.
4 - yatağını kendini sevdiğin gibi sev, içinden çıkamayacağın gibi yap.
5 - yarın yapabileceğin işi bugün yapma.
6 - bugünün işini yarına bırakma, erteleyebileceğin kadar ertele.
7 - dinlenen birini görünce otur ona yardım et.
8 - oturmak mümkünse ayakta durma, yatmak mümkünse oturma.
9 - tembellikten kimse ölmemiş.
10 - çalışma isteği duyunca biryere otur, isteğin geçmesini bekle.
1 - insanlar yorgun doğar, dinlenmek için yaşar.
2 - çalışmak yorar.
3 - gündüz dinlen ki gece rahat edesin.
4 - yatağını kendini sevdiğin gibi sev, içinden çıkamayacağın gibi yap.
5 - yarın yapabileceğin işi bugün yapma.
6 - bugünün işini yarına bırakma, erteleyebileceğin kadar ertele.
7 - dinlenen birini görünce otur ona yardım et.
8 - oturmak mümkünse ayakta durma, yatmak mümkünse oturma.
9 - tembellikten kimse ölmemiş.
10 - çalışma isteği duyunca biryere otur, isteğin geçmesini bekle.
devamını gör...
ne öldürür ne ondurur
ne iyi ne kötü anlamda hayatınıza hiçbir katkısı ve zararı bulunmayan, iyi olma ile kötü olma arasında nötr olma anlamına gelen atasözü.
devamını gör...
döngel karhanesi
2005 yapımı, yönetmenliğini hakan algül'ün yaptığı, başrolleri, metin akpınar,ahmet uğurlu ve fadik sevin atasoy'un paylaştığı film.
bir randevuevi sahibi olan bertan bey, curcunalı işyerine renk katmak için dışardan kızlar getirir. ama yasal olmayan yollardan gelen bu rus hanımlar aniden ortadan kaybolur. bütün işletme ailesini bir panik alır. zira rus mafyası borçlarını almak için her an kapıyı çalmak üzeredir. ama ortada ne para vardır, ne de kızlar. tek çare vardır: bankadan kredi alarak borcu ödemek. mafya belasından bu şekilde kurtulurlar ama sırada bankanın ödeme günü vardır. borç ödenemez ve genelevin sahibi banka oluverir. bertan ve çalışanları derin bir sükunete gömülür. sessizlik ankara’dan gelen şok bir haberle bozulacaktır. bu kez de banka el değiştirmiştir. devletin el koyduğu bankanın elinde olan işyerlerinden bazıları satışa çıkarılır. bunların en başında da döngel vardır. ama işletmenin daha fazla kâr etmesi ve bütün borçlarını kapatması gerekmektedir. filmde metin akpınar ve ahmet uğurlu gibi usta oyuncuların yanı sıra, son zamanların en renkli isimlerinden, zekeriya beyaz da rol alıyor.
edit:komik bir sahne koymayı unutmuşum,şöyle buyrun;
bir randevuevi sahibi olan bertan bey, curcunalı işyerine renk katmak için dışardan kızlar getirir. ama yasal olmayan yollardan gelen bu rus hanımlar aniden ortadan kaybolur. bütün işletme ailesini bir panik alır. zira rus mafyası borçlarını almak için her an kapıyı çalmak üzeredir. ama ortada ne para vardır, ne de kızlar. tek çare vardır: bankadan kredi alarak borcu ödemek. mafya belasından bu şekilde kurtulurlar ama sırada bankanın ödeme günü vardır. borç ödenemez ve genelevin sahibi banka oluverir. bertan ve çalışanları derin bir sükunete gömülür. sessizlik ankara’dan gelen şok bir haberle bozulacaktır. bu kez de banka el değiştirmiştir. devletin el koyduğu bankanın elinde olan işyerlerinden bazıları satışa çıkarılır. bunların en başında da döngel vardır. ama işletmenin daha fazla kâr etmesi ve bütün borçlarını kapatması gerekmektedir. filmde metin akpınar ve ahmet uğurlu gibi usta oyuncuların yanı sıra, son zamanların en renkli isimlerinden, zekeriya beyaz da rol alıyor.
edit:komik bir sahne koymayı unutmuşum,şöyle buyrun;
devamını gör...
zehirli kadın
yüzünden şer akan, ağzından zehir fışkırtan, çatal dilli çirkef kadındır.
evlerden ırak olsun böyle kadın.
evlerden ırak olsun böyle kadın.
devamını gör...
güne bir film repliği bırak
-ne bu rezillik yine, utanmıyor musun yatağa işemeye? koskoca herif oldun, senin kıçını mı paklayacağım ben hala?
+ben işemedim ki?
-kim işedi peki?
+mickey işedi!

(bkz: uçurtmayı vurmasınlar)
mickey işedi sahnesi^^
+ben işemedim ki?
-kim işedi peki?
+mickey işedi!

(bkz: uçurtmayı vurmasınlar)
mickey işedi sahnesi^^
devamını gör...

