ergonovin
postpartum kanamaların tedavisinde kullanılan ayrıca ek olarak variant anjina tanısında kullanılan dopaminerjik etkili ergot alkaloidi ajandır.
doğum indüksiyonunda kullanılmaz.
doğum indüksiyonunda kullanılmaz.
devamını gör...
ideal sözlük yazarı
faydalı, eğlenceli, kafa dağıtan, gülümseten, huzur veren, topluma uygun tanımlar giren, uzun uzun yazdığı yazara ama ben anonim kalmak istiyorum diye gizem kasmayan, yazardır.
burda efendi/hanımefendi olup aslında efendi/hanımefendi olmayan ya da tam tersi olmayan yazardır.
ya olduğu gibi görünen ya da göründüğü gibi olan yazardır.
denk geldiğimi, takibe alarak, tanımlarını beğenerek belli ediyorum.
bence sözlükte en az yüzde 25 oranında bulunması gereken yazar türüdür.
burda efendi/hanımefendi olup aslında efendi/hanımefendi olmayan ya da tam tersi olmayan yazardır.
ya olduğu gibi görünen ya da göründüğü gibi olan yazardır.
denk geldiğimi, takibe alarak, tanımlarını beğenerek belli ediyorum.
bence sözlükte en az yüzde 25 oranında bulunması gereken yazar türüdür.
devamını gör...
natalie portman
neta-lee hershlag, nam-ı diğer mathilda. harvard üniversitesi psikoloji bölümünden mezun oyuncu, yönetmen ve yapımcı.
şahane bir yaratık.
şahane bir yaratık.
devamını gör...
yazılı olmayan kurallar
dijital saatlerde aynı sayının yanyana geldiği zaman birisi sizi düşünüyormuş.
devamını gör...
nazır
"görev almaya hazır olan insan" anlamına da gelen kelimedir.
devamını gör...
ince ama ufuk açıcı kitaplar
okunduktan sonra "vay bee" dedirten, kendi küçük, etkisi büyük kitaplardır.
kitap okuma alışkanlığı edinmek isteyenler de bu tarz kitaplardan faydalanabilir.
ve başlıyorum:
- küçük prens - antoine de saint-exupery
- epiktetos - içsel huzur iyi yaşamın kapısını açar
- epiktetos- enkheırıdon
- epiktetos - kendisinin efendisi olmayan hiç kimse özgür değildir
- edouard leve - intihar
- albert caraco - kaos'un kutsal kitabı
- jean giono - ağaç diken adam
- arthur schopenauer - aşkın metafiziği
- arthur schopenauer - tartışma sanatının incelikleri
- lev tolstoy - insan ne ile yaşar
- lev tolstoy - itiraflarım
- wilhelm reich - dinle küçük adam
- albert camus - yabancı
- yusuf atılgan - aylak adam
- ibn rüşd - ilim anavatanımızdır, cehalet ise yabancı bir yer
- franz kafka - babaya mektup
- sun tzu - savaş sanatı
şimdilik aklıma gelen bunlar, eklemeler yaparım ileride.
kitap okuma alışkanlığı edinmek isteyenler de bu tarz kitaplardan faydalanabilir.
ve başlıyorum:
- küçük prens - antoine de saint-exupery
- epiktetos - içsel huzur iyi yaşamın kapısını açar
- epiktetos- enkheırıdon
- epiktetos - kendisinin efendisi olmayan hiç kimse özgür değildir
- edouard leve - intihar
- albert caraco - kaos'un kutsal kitabı
- jean giono - ağaç diken adam
- arthur schopenauer - aşkın metafiziği
- arthur schopenauer - tartışma sanatının incelikleri
- lev tolstoy - insan ne ile yaşar
- lev tolstoy - itiraflarım
- wilhelm reich - dinle küçük adam
- albert camus - yabancı
- yusuf atılgan - aylak adam
- ibn rüşd - ilim anavatanımızdır, cehalet ise yabancı bir yer
- franz kafka - babaya mektup
- sun tzu - savaş sanatı
şimdilik aklıma gelen bunlar, eklemeler yaparım ileride.
devamını gör...
normal sözlük’teki oylama alışkanlığı
gittikçe azalan alışkanlık.
şu son 2-3 aydır gerçekten göze batmaya başladı. bilemiyorum belki nedeni hep aynı insanların aynı şeyleri yazıyor olmasıdır ama yine de gözle görülür derecede büyük bir düşüş var.
mesela gündem başlıkları niye bu kadar az diye kendini paralayanlar vardı. her gün onlarca gündem başlığı paylaşılıyor artık ama bu kişilerin çoğu ne oyluyor ne de başlığa herhangi bir şey yazıyorlar.
umarım buranın sonu da nezih nezih işe başlayıp 2 senesi dolmadan kapanan sözlüklerin sonuna benzemez.
şu son 2-3 aydır gerçekten göze batmaya başladı. bilemiyorum belki nedeni hep aynı insanların aynı şeyleri yazıyor olmasıdır ama yine de gözle görülür derecede büyük bir düşüş var.
mesela gündem başlıkları niye bu kadar az diye kendini paralayanlar vardı. her gün onlarca gündem başlığı paylaşılıyor artık ama bu kişilerin çoğu ne oyluyor ne de başlığa herhangi bir şey yazıyorlar.
umarım buranın sonu da nezih nezih işe başlayıp 2 senesi dolmadan kapanan sözlüklerin sonuna benzemez.
devamını gör...
6 ocak 2021 trump'ın mitingi sonrası abd’de çıkan olaylar
1- jacob anthony chansley aka qanon şamanı, gözaltına alındı.
2- adam johnson aka temsilciler meclisi başkanının kürsüsünü çalan adam, hakkında soruşturma başlatıldı.
3- batı virginia eyalet meclisi üyesi derrick evans, mülke zarar vermek ve kamu düzenini bozmak suçundan yargılanıyor.
4- demokratlar, beş kişinin öldüğü olayların teşvikçisi olarak trump’ı suçluyor.
5- pazartesi günü trump’ın azli için temsilciler meclisinde önerge sunulacak.
2- adam johnson aka temsilciler meclisi başkanının kürsüsünü çalan adam, hakkında soruşturma başlatıldı.
3- batı virginia eyalet meclisi üyesi derrick evans, mülke zarar vermek ve kamu düzenini bozmak suçundan yargılanıyor.
4- demokratlar, beş kişinin öldüğü olayların teşvikçisi olarak trump’ı suçluyor.
5- pazartesi günü trump’ın azli için temsilciler meclisinde önerge sunulacak.
devamını gör...
evrene mesaj yollamak
kişisel gelişim kitaplarının daha fazla satması ve yapılması gerekenlerin sorumluluğunu üzerinizden atabilmek için uydurulan yöntem.
birincisi evren diye adlandırdığımız uzayzaman var oluşu bu şekilde çalışmıyor. belirli fizik kurallarına tabi olan evren, henüz bir müşteri hizmetleri bölümü açmadı.
ikincisi, kendileri birkaç milyar yıldır epey yoğun. ölen ve doğan yıldızlar, genişleyen kara delikler, birbirine doğru yaklaşan veya birbirinden uzaklaşan sistemler. kuyruk biraz uzun.
şu haller altında, gönderdiğiniz mesajın evren tarafından değil de mahallenizin muhtarı tarafından alınması daha mümkün.
birincisi evren diye adlandırdığımız uzayzaman var oluşu bu şekilde çalışmıyor. belirli fizik kurallarına tabi olan evren, henüz bir müşteri hizmetleri bölümü açmadı.
ikincisi, kendileri birkaç milyar yıldır epey yoğun. ölen ve doğan yıldızlar, genişleyen kara delikler, birbirine doğru yaklaşan veya birbirinden uzaklaşan sistemler. kuyruk biraz uzun.
şu haller altında, gönderdiğiniz mesajın evren tarafından değil de mahallenizin muhtarı tarafından alınması daha mümkün.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar

aşk
şimdi sen kalkıp gidiyorsun. git
gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. gitsinler.
oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
oysa allah bilir bugün iyi uyanmıştık
sevgideydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı
bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü
bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
yoktu dünlerde evvelsi günlerdeki yoksulluğumuz
sanki hiç olmamıştı
oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı
istanbullar
şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların
dünyaların
öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
ki karaköy köprüsüne yağmur yağarken
bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
çünkü iki kişiydik
oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
iki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
sonrası iyilik güzellik.
cemal süreya
devamını gör...
birden fazla kitabı beraber okumak
hafızayı inanılmaz dinç tutan bir aktivitedir bu birden fazla kitap okuma olayı.
mesela ben şu an iki kitabı birlikte okuyorum. (dan brown - cehennem / doğan cüceloğlu - savaşçı)
üstüne, işe gidip gelirken sesli olarak indirdiğim ya da youtube tarzı kanallardan bulduğum hikayeleri, radyo tiyatrolarını ya da kitapları dinliyorum. (en son bir dostumun tavsiyesiyle sabahattin ali’nin sırça köşk isimli hikayesini dinledim.)
odaklanma, hafıza ve çoklu işlem yapabilme sorunu yaşayan herkese şiddetle tavsiye ederim.
mesela ben şu an iki kitabı birlikte okuyorum. (dan brown - cehennem / doğan cüceloğlu - savaşçı)
üstüne, işe gidip gelirken sesli olarak indirdiğim ya da youtube tarzı kanallardan bulduğum hikayeleri, radyo tiyatrolarını ya da kitapları dinliyorum. (en son bir dostumun tavsiyesiyle sabahattin ali’nin sırça köşk isimli hikayesini dinledim.)
odaklanma, hafıza ve çoklu işlem yapabilme sorunu yaşayan herkese şiddetle tavsiye ederim.
devamını gör...
fakat müzeyyen bu derin bir tutku (yazar)
üst edit: sayın modlar, lütfen filmi ve yazarı birbirinden ayırır mısınız?
izlediğime pişman olduğum filmin ismini nick olarak seçmesi ne üzücü ama? bugün de üzülmeden uyumayacağız sözlük.
hayat böyle bir şey işte; birini sevdirir, birinden soğutur. *
izlediğime pişman olduğum filmin ismini nick olarak seçmesi ne üzücü ama? bugün de üzülmeden uyumayacağız sözlük.
hayat böyle bir şey işte; birini sevdirir, birinden soğutur. *
devamını gör...
kırmızı oda
hem diziyi izleyen biri hem de dizinin kaynaklık ettiği (bkz: madalyonun içi) kitabını okumuş biri olarak bir çift kelam edeyim:
kitapta (bkz: gülseren budayıcıoğlu) psikiyatrist-hasta ilişkisini gayet güzel koruyor. duygusal durumlarını hastaya yansıtmıyor. ayrıca kitap hazırlanırken ilgili hasta profilleri hastalardan izin alınarak ve isim ve mekanlar saklanarak yayımlanmış. etik konusuna riayet edilmiş. hatta bazı hastaları niye bizi yazmadınız diye gönül bile koymuş. ilaveten kitapta gülseren hanım bazı hastalarda terapinin başarılı olmadığını ve sorunlar yaşadığını itiraf ediyor.
dizi ise tamamen kurgu. manolya hanımın gözünden gözyaşı eksik olmuyor. burada psikiyatrist-hasta ilişkisi yok. dert anlatan-dert dinleyen ilişkisi var. birçok yer aşırı derecede dramatize edilmiş. dizi süresini doldurmak için anlamsız iç bayıcı müzikler ve sahneler. burada etik olarak sorun şu: ilgili hastalar kitap için böyle bir rıza verdiler. dizi çekilirken ilgili hastalardan böyle bir onay alındı mı? çünkü hastaların hikayelerine olağanüstü şekilde kurgu katılmış. "kitaptan uyarlanmıştır" ibaresinin bu etik sorununu ortadan kaldırmadığı görüşündeyim. ancak etik sorununu (varsa tabi) dizi yapımcılarının oluşturduğunu düşünmekteyim.
gülseren hanımın tek kabahati, bütün kitaplarını dizi yapımcılarına satması. tabi bu kadar talep olunca insan hayır diyemiyor galiba. toplumda bir süre sonra antipati oluşturur bu. iki kitapla sınırlı kalsaydı kimse birşey demezdi. sanırım işin bu raddeye geleceğini kendisi de tahmin edemedi.
kitapta (bkz: gülseren budayıcıoğlu) psikiyatrist-hasta ilişkisini gayet güzel koruyor. duygusal durumlarını hastaya yansıtmıyor. ayrıca kitap hazırlanırken ilgili hasta profilleri hastalardan izin alınarak ve isim ve mekanlar saklanarak yayımlanmış. etik konusuna riayet edilmiş. hatta bazı hastaları niye bizi yazmadınız diye gönül bile koymuş. ilaveten kitapta gülseren hanım bazı hastalarda terapinin başarılı olmadığını ve sorunlar yaşadığını itiraf ediyor.
dizi ise tamamen kurgu. manolya hanımın gözünden gözyaşı eksik olmuyor. burada psikiyatrist-hasta ilişkisi yok. dert anlatan-dert dinleyen ilişkisi var. birçok yer aşırı derecede dramatize edilmiş. dizi süresini doldurmak için anlamsız iç bayıcı müzikler ve sahneler. burada etik olarak sorun şu: ilgili hastalar kitap için böyle bir rıza verdiler. dizi çekilirken ilgili hastalardan böyle bir onay alındı mı? çünkü hastaların hikayelerine olağanüstü şekilde kurgu katılmış. "kitaptan uyarlanmıştır" ibaresinin bu etik sorununu ortadan kaldırmadığı görüşündeyim. ancak etik sorununu (varsa tabi) dizi yapımcılarının oluşturduğunu düşünmekteyim.
gülseren hanımın tek kabahati, bütün kitaplarını dizi yapımcılarına satması. tabi bu kadar talep olunca insan hayır diyemiyor galiba. toplumda bir süre sonra antipati oluşturur bu. iki kitapla sınırlı kalsaydı kimse birşey demezdi. sanırım işin bu raddeye geleceğini kendisi de tahmin edemedi.
devamını gör...
1 mayıs işçi bayramı rozeti
uzunca bir süre profilimde kalacağını düşündüğüm rozet. hem güzel hem de sadece 1 karma puan. kimin aklına geldiyse teşekkürler.
devamını gör...
romain gary
zamanında emile ajar takma adıyla yazdığı romanlar ile büyüttüğü isim, kendi isminden bile daha popüler olan fransız deha.
acıdır ki eşiyle aynı kaderi paylaşarak intihar etmiştir. ikinci benliği olan emile ajar'ın kimliğini ölene dek gizli tutmayı başarmıştır.
acıdır ki eşiyle aynı kaderi paylaşarak intihar etmiştir. ikinci benliği olan emile ajar'ın kimliğini ölene dek gizli tutmayı başarmıştır.
devamını gör...
hatırladıkça iç burkan garibanlık anıları
yakın zamanda öğrendiğim ve ilk duyduğumda bile özünü unutmamanın ne değerli olduğunu düşündüğüm bir garibanlık anım var. (aslında bir sürü de neyse) istanbul'a yeni gelmiş sayılır o dönemlerde ailem evin en küçük çocuğu olarak bir ben doğmuşum tabi istanbul'da. tabi garibanın köyünde bebek bezi ne arar. bebekmişim daha annem markete gitmiş kıt kanaat geçinmemize rağmen gözü bir bebek bezine ilişmiş, tabi okuma-yazma sayılar vs. yok. bir kadına sormuş fiyatını, kadın da söylemiş. annem neyse kalsın o zaman pahalıymış demiş. kadın bebeğin mi var, ne giydiriyorsun o zaman bebeğe demiş. annemde eski usul diyerek açıklamaya çalışmış. her neyse kadın bir sürü hakaret etmiş. "allah'ın köylüleri fakirleri" falan diyerek. (oldukça anlamsız olsa da) tabii annemin de o dönemde daha türkçesi o kadar gelişmemiş ne diyeceğini şaşırmış. kadın marketten çıkana kadar söylenmiş durmuş. bir zaza reis ablamız duymuş olanları (akrabamız) kadını oracıkta rezil etmiş. tabi olan kime oldu bu hikayede derseniz, yok yok bebek bezi giyemeyen bana olmamış bir şey tabi. annem çok üzülmüş ve ağlamış. birçok anısını unutmuştur da bunun acısını unutmamıştır. şimdi görsem o kadını deste deste parayla tokatlamak isterdim...
devamını gör...
aşk
hala tamam bu o duygu denen, olmadığını aradan geçen süreyle farkettiğimiz, hacmi olmayan, ele alıp kavrayamadığımız için bizden çok uzakta olan hisdir.
devamını gör...


