1984
orwellin en sevdiğim kitabıdır. tamamen günümüz türkiyesinin özeti niteliğindedir.
devamını gör...
eti içi kararmadan yemeyen insan
konuya o kadar uzağım ki eti yeni bir çikolata falan çıkarmış sandım. bu ne saçma isimmiş diyorum.
devamını gör...
unutulmayan aşk-ı memnu replikleri
peyker yine mi hamile?
devamını gör...
avrupa’yı çekici kılan detaylar
“devlet insan icindir” mottosuyla hareket edildigi icin. (dogu avrupa icin gecerli degildir).
devamını gör...
aile evindeki saçma kurallar
duvarlarına harç yerine kural, tuğla yerine tembih kullanılan evdir.
kız çocuğuysan, evin tüm işleri senden sorulur. tüm kurallar sana uygulanır. kuralları saymıyorum, çünkü buna ömrüm yetmez.
kız çocuğuysan, evin tüm işleri senden sorulur. tüm kurallar sana uygulanır. kuralları saymıyorum, çünkü buna ömrüm yetmez.
devamını gör...
hakan şükür
2002 dünya kupasında güney kore'ye 11. saniyede attığı golle dünya kupaları tarihinin en erken golüne imza atmış olan türk futbolcudur.
galatasaray'da uzun süre forma giymiştir.
galatasaray'da uzun süre forma giymiştir.
devamını gör...
mideme saygım yok yiyecek ve içecekleri
(bkz: kokoreç)
devamını gör...
tuhaf takıntılar
çift sayılar, garip bi şekilde her yerde çift sayı olacak. ve bu takıntı bazen öyle bir hal alıyor ki.
devamını gör...
teletubbies
unutamadığım, güneş batarken ardından tepelerin uyku vakti geldi teletabilerin cümlesiyle biten çocuk programı.
devamını gör...
yazarların duydukları enfes cümleler
"if you must break the law, do it to seize the power. in all other cases, observe it."
"yasaları çiğnemek zorundaysan bunu, gücü ele geçirmek için yap. yoksa çiğneme."
gaius julius caesar.
"yasaları çiğnemek zorundaysan bunu, gücü ele geçirmek için yap. yoksa çiğneme."
gaius julius caesar.
devamını gör...
infj
kendimden biliyorum dertten,kaygıdan beslenen insan tipidir. kendisini geliştirmeye takıntılı olması bir yana hiç işi gücü yokmuş gibi başkaları da kendi potansiyellerini keşfetsin diye çabalar. başkasının sorununu fazla içselleştirir. kısacası faydalı ama yorucu insanlarız, neyseki azıcık bir şeyiz
devamını gör...
göbeklitepe
şanlıurfa merkezden yaklaşık 20 km ötede ören köyü civarında keşfedilmiş tapınak. bir çiftçinin t şeklinde bir kaya bulup bunu müzeye götürmesiyle burada kazı çalışmaları yapılmaya başlanıyor. ve t şeklinde bir çok taş bulunuyor. iki tanesi diğerlerinden daha büyük ve karşılıklı şekilde konumlanmış durumda. digerleri ise iki büyük taşın çevresinde yuvarlak bir biçimde dizilmiş. bu da buranın tapınak olduğu iddialarını güçlendiriyor. göbekli tepeden önce bilinen en eski tapınak 7 bin yıl öncesine ait bir tapınaktı. göbekli tepe 12 bin yıl öncesine ait bir tapınak yani milattan önce 10 binli yıllarda. göbekli tepeyi bu kadar özel ve gizemli yapan detaylardan biri de insanların yerleşik hayata geçmeden önce tapınak yapmaları. bilim adamları insanların önce yerleşik hayata geçip ondan sonra dinlerin oluştuğu görüşündeydiler. bırakın ibadet etmeyi o zamanın insanlarının avcı toplayıcı bir yasam sürdüğü ve belirli bir yerde toplanmadığı düşünülüyordu. ama göbekli tepe tüm bu düşünceleri çürüttü. insanların yılın belirli bir zamanı burada toplandığı ve ibadet ettiği düşünülüyor. yazı bile mö 3200 yılında bulunmuşken bu insanlar nasıl mesajlaşıyordu? neye göre, hangi zaman dilimine göre toplanıyordu? bunu henüz bilmiyoruz. yapılan kazılarda bulunan kafataslarının üzerinde bir takım oyma, kesme ve delik açma gibi bir takım işlemler yapıldığı da ortaya çıktı. eğer bu işlemler kişi ölmeden önce yapılmışsa ilk beyin ameliyatı, kişi öldükten sonra yapılmışsa ilk otopsi ile karşılaştık demektir. işin tuhaf yanı o dönemde insanların basit aletleri bile kullanmada acemi oldukları ve tekniklerinin çok zayıf olduklarını bilinmesiydi. bu da akıllara şu soruyu getiriyor. cilalı taş devrindeki insanlar sandığımız kadar ilkel değil miydi? insan düşündükçe işin içinden çıkamıyor. göbekli tepe, insanların geçmişte bir çok defa gelişip medeniyet kurduktan sonra pik noktaya ulaşıp sıfırdan her şeye başladığını iddia eden kesimin elini de güçlendiriyor. bölgede çalışmalar hala sürüyor. umarım bir çok soruyu cevaplayabiliriz.
ek bilgi: iki büyük t figürünün kadın ile erkeği temsil ettiği görüşü hakim.
ek bilgi2: bu t figürlerinin üzerinde çeşitli hayvan resimleri var. bu hayvanlar aslan, boğa, maymun ve yaban domuzu.
ek bilgi3: milattan önce 8 binli yıllarda bu yapının üstü kasıtlı şekilde toprakla örtülmüş. yani insanlar bazı sebeplerden orayı terketmişler. neden olduğu bilinmiyor.
ek bilgi: iki büyük t figürünün kadın ile erkeği temsil ettiği görüşü hakim.
ek bilgi2: bu t figürlerinin üzerinde çeşitli hayvan resimleri var. bu hayvanlar aslan, boğa, maymun ve yaban domuzu.
ek bilgi3: milattan önce 8 binli yıllarda bu yapının üstü kasıtlı şekilde toprakla örtülmüş. yani insanlar bazı sebeplerden orayı terketmişler. neden olduğu bilinmiyor.
devamını gör...
gençlere tavsiyeler
yaşca biraz geçkin insanların tecrübelerini gençlere aktarmak için kullandığı nasihatlerdir.
gençken kendine verilen nasihatları tutmuş gibi gençlere nasihat verirler.
gençken kendine verilen nasihatları tutmuş gibi gençlere nasihat verirler.
devamını gör...
nırç nırç nırç
''o '' cık cık cık cık'' değil miydi ya?'' dedirten başlık.
devamını gör...
dini inancın zayıflama nedenleri
cevabı kesinlikle "sorgulamak" olamayacak soru.
sorgulamak, dinden çıkmak için ya da inancın zayıflaması için bir gerekçe değil. insan sorgulayarak daha sağlam temellerle inanma yolunu da seçebilir. mesele neyi, nasıl sorguladığınız; mesele yatkınlığınızın hangi tarafa doğru olduğu. inanmamak için bahane arayan insan sorgulamasa bile dinden çıkar. inanmak isteyen insan sorguladıkça inancına bağlanabilir.
***
bu konuyu siyaset üzerinden düşünebilirsiniz; hangi partinin tüzüğünde olumsuz, vatan aleyhinde, yapılmaması gereken şeyler yazar? peki siyasetçilerin hepsi dürüst müdür size göre? eğer cevabınız "hayır, değildir" ise burada suç tüzüğün mü yoksa ona uymayan siyasetçinin midir? işte kuran ile müslümanları birbirinden ayrı değerlendirmediğiniz sürece, tüm suçu dine yüklemeniz kolay ama yanlış olan seçenektir.
***
bir insan "ben yalancı değilim" diyebilir ama aynı zamanda onlarca yalanı bir çırpıda sıralayabilir karşınızda. burada beyanı değil, yaptığı esastır. bir insan da "ben müslümanım" diyebilir ama hiçbir şekilde müslümanlıkla bağdaşmayan işler yapabilir. müslümanım ben demek cennete girmenin yeter ve gerek şartı değil. bazen görüyorum yorumlarda "her şeyi yapıyor ama müslüman olduğu için cennete mi girecek şimdi bu adam?" diye isyan edenleri. yukarıda da söylediğim gibi, insanın ağzından çıkan şey ile eylemleri örtüşmelidir.
bazıları müslüman olmayı sadece allah'a olan inancı anlatan bir kelime, yapılan eylemleri de ayrı bir iş olarak görüyor ama müslüman olmak, allah'ın koyduğu yasaklara uymak, yapmayın dediklerinden kaçınmak, yapın dediklerini yapmaktır. adam öldürüp, hırsızlık yapıp, yalan söyleyerek müslüman olduğunu söyleyenin hesabı allah'a kalmıştır artık. istediği kadar müslümanım dese de, her yaptığının hesabını verecektir.
***
bu arada, inançlı insanların hepsini aptal, kandırılmaya müsait, bilimden uzak kimseler olarak görmek en büyük yanılgılardan biridir.
bir örnek üzerinden anlatayım meseleyi. kansas üniversitesi'nde matematik profesörü olan jeffrey lang isimli bir insan var. bu adam eskinin ateistlerinden, şimdiyse bir müslüman çünkü bu adam kuran'ı sorgulayarak okumuş ama öyle bizim "kuran'ı sorguladım, bir sürü çelişki buldum ve dinden çıktım yeaa" diyenlerimiz gibi değil. çelişki bulmaya çalışarak değil, aksine, karşılaştığı her açık kapıda "acaba bu neden böyle?" diye düşünerek ve cevabını bulana kadar diğer ayete geçmeyerek sorgulamış. merak edenler için, bu süreci anlattığı videoları var youtube'da.
***
2 konuya daha kısaca değinip yazıyı toparlayayım.
1- kuran'da anlatılan birçok şey, olağanüstü ve gerçek dışı masallar gibi gelebilir bazılarına. örneğin cezalandırılan insanların üzerine pişmiş balçıkların, taşların yağmasına abartılmış bir hikaye gözüyle bakanlarınız vardır belki ya da benzer anlatımlarda "öyle şey olur mu yaa!" tepkisi verdiğiniz olaylar olabilir ayetlerde. tabii ki bize göre allah isterse her şey olur ama bu olup bitenleri mesela doğal afetler gibi bilimsel gerçekler üzerinden değerlendirmeniz gerekiyor da olabilir. insanların başına yağan o "pişmiş balçıklar" belki de sadece bir volkanın püskürttüğü taşlardı, yani bilimsel temeli olan bir olaydı. önemli olan o volkanın neden o gün, orada, o saatte, o insanların üzerine patladığıdır ki, işte işin mucize dediğimiz kısmı da odur aslında.
2- dini araştırırken hadis kitaplarından araştırmayın. o kitapların içerisinde sadece hadisler değil, rivayetler de var ve içlerinde birbiriyle çelişen rivayetler de var. işin doğrusunu kuran'dan öğrenin. hadislere de sadece namaz nasıl kılınır gibi şekilsel detaylar için başvurun.
bir de lütfen hangi ayetin hangi koşullarda geldiğini bilmeden ayet cımbızlayanlardan olmayın. önüne arkasına bakmadan ortadan tek bir cümleyi, ne gibi toplumsal koşullar altında geldiğine bakmadan alıp bir şeyleri bunun üzerinden itibarsızlaştırmaya çalışmayın. kuran'ın evrenselliği, o dönemin toplumsal sorunlarını çözmek amacıyla da gönderilen ayetlerden çok, temel olarak yapılması ve kaçınılması gereken hareketlerden gelir. üstelik mesela firavun denen adamın özelliklerini bir düşünün. sizce de günümüzde hâlâ firavun karakterli kimseler yönetmiyor mu bazı ülkeleri? işte evrensellik budur ki üzerinden kaç yıl geçerse geçsin, kuran'da anlatılan tipte insanları mutlaka bir şekilde karşınızda bulursunuz.
***
her neyse, epey uzadı entry. işin özeti, imanı zaten zayıf olan kişinin dinden uzaklaşması oldukça kolay. allah dilediğini doğru yola yöneltir ayetiyle birlikte düşününce, beyninin bir kenarıyla eğreti şekilde inandığını söyleyen ama inanmamak için de her fırsatı kollayan birini allah'ın doğru yola iletmemesi ihtimali -en doğrusunu o bilir ama- yüksektir bence.
sorgulamak, dinden çıkmak için ya da inancın zayıflaması için bir gerekçe değil. insan sorgulayarak daha sağlam temellerle inanma yolunu da seçebilir. mesele neyi, nasıl sorguladığınız; mesele yatkınlığınızın hangi tarafa doğru olduğu. inanmamak için bahane arayan insan sorgulamasa bile dinden çıkar. inanmak isteyen insan sorguladıkça inancına bağlanabilir.
***
bu konuyu siyaset üzerinden düşünebilirsiniz; hangi partinin tüzüğünde olumsuz, vatan aleyhinde, yapılmaması gereken şeyler yazar? peki siyasetçilerin hepsi dürüst müdür size göre? eğer cevabınız "hayır, değildir" ise burada suç tüzüğün mü yoksa ona uymayan siyasetçinin midir? işte kuran ile müslümanları birbirinden ayrı değerlendirmediğiniz sürece, tüm suçu dine yüklemeniz kolay ama yanlış olan seçenektir.
***
bir insan "ben yalancı değilim" diyebilir ama aynı zamanda onlarca yalanı bir çırpıda sıralayabilir karşınızda. burada beyanı değil, yaptığı esastır. bir insan da "ben müslümanım" diyebilir ama hiçbir şekilde müslümanlıkla bağdaşmayan işler yapabilir. müslümanım ben demek cennete girmenin yeter ve gerek şartı değil. bazen görüyorum yorumlarda "her şeyi yapıyor ama müslüman olduğu için cennete mi girecek şimdi bu adam?" diye isyan edenleri. yukarıda da söylediğim gibi, insanın ağzından çıkan şey ile eylemleri örtüşmelidir.
bazıları müslüman olmayı sadece allah'a olan inancı anlatan bir kelime, yapılan eylemleri de ayrı bir iş olarak görüyor ama müslüman olmak, allah'ın koyduğu yasaklara uymak, yapmayın dediklerinden kaçınmak, yapın dediklerini yapmaktır. adam öldürüp, hırsızlık yapıp, yalan söyleyerek müslüman olduğunu söyleyenin hesabı allah'a kalmıştır artık. istediği kadar müslümanım dese de, her yaptığının hesabını verecektir.
***
bu arada, inançlı insanların hepsini aptal, kandırılmaya müsait, bilimden uzak kimseler olarak görmek en büyük yanılgılardan biridir.
bir örnek üzerinden anlatayım meseleyi. kansas üniversitesi'nde matematik profesörü olan jeffrey lang isimli bir insan var. bu adam eskinin ateistlerinden, şimdiyse bir müslüman çünkü bu adam kuran'ı sorgulayarak okumuş ama öyle bizim "kuran'ı sorguladım, bir sürü çelişki buldum ve dinden çıktım yeaa" diyenlerimiz gibi değil. çelişki bulmaya çalışarak değil, aksine, karşılaştığı her açık kapıda "acaba bu neden böyle?" diye düşünerek ve cevabını bulana kadar diğer ayete geçmeyerek sorgulamış. merak edenler için, bu süreci anlattığı videoları var youtube'da.
***
2 konuya daha kısaca değinip yazıyı toparlayayım.
1- kuran'da anlatılan birçok şey, olağanüstü ve gerçek dışı masallar gibi gelebilir bazılarına. örneğin cezalandırılan insanların üzerine pişmiş balçıkların, taşların yağmasına abartılmış bir hikaye gözüyle bakanlarınız vardır belki ya da benzer anlatımlarda "öyle şey olur mu yaa!" tepkisi verdiğiniz olaylar olabilir ayetlerde. tabii ki bize göre allah isterse her şey olur ama bu olup bitenleri mesela doğal afetler gibi bilimsel gerçekler üzerinden değerlendirmeniz gerekiyor da olabilir. insanların başına yağan o "pişmiş balçıklar" belki de sadece bir volkanın püskürttüğü taşlardı, yani bilimsel temeli olan bir olaydı. önemli olan o volkanın neden o gün, orada, o saatte, o insanların üzerine patladığıdır ki, işte işin mucize dediğimiz kısmı da odur aslında.
2- dini araştırırken hadis kitaplarından araştırmayın. o kitapların içerisinde sadece hadisler değil, rivayetler de var ve içlerinde birbiriyle çelişen rivayetler de var. işin doğrusunu kuran'dan öğrenin. hadislere de sadece namaz nasıl kılınır gibi şekilsel detaylar için başvurun.
bir de lütfen hangi ayetin hangi koşullarda geldiğini bilmeden ayet cımbızlayanlardan olmayın. önüne arkasına bakmadan ortadan tek bir cümleyi, ne gibi toplumsal koşullar altında geldiğine bakmadan alıp bir şeyleri bunun üzerinden itibarsızlaştırmaya çalışmayın. kuran'ın evrenselliği, o dönemin toplumsal sorunlarını çözmek amacıyla da gönderilen ayetlerden çok, temel olarak yapılması ve kaçınılması gereken hareketlerden gelir. üstelik mesela firavun denen adamın özelliklerini bir düşünün. sizce de günümüzde hâlâ firavun karakterli kimseler yönetmiyor mu bazı ülkeleri? işte evrensellik budur ki üzerinden kaç yıl geçerse geçsin, kuran'da anlatılan tipte insanları mutlaka bir şekilde karşınızda bulursunuz.
***
her neyse, epey uzadı entry. işin özeti, imanı zaten zayıf olan kişinin dinden uzaklaşması oldukça kolay. allah dilediğini doğru yola yöneltir ayetiyle birlikte düşününce, beyninin bir kenarıyla eğreti şekilde inandığını söyleyen ama inanmamak için de her fırsatı kollayan birini allah'ın doğru yola iletmemesi ihtimali -en doğrusunu o bilir ama- yüksektir bence.
devamını gör...
aşı bulunmuş olmasına rağmen insanların ölmesi
bu durum bir tek bana mı garip geliyor? düşünsene tedavisi var aşı var ama her gün insanlar ölüyor. bu durum bence dünyanın ne kadar berbat bir yer olduğunu gösteriyor.
devamını gör...
sorunlu aile hayatı
hep kırılıp bazen kırıp en fazla odana çekilmek ve haklı olsan da kimsenin gelmeyeceğini bildiğin halde gelmesini beklemek
devamını gör...
beyaz geceler
edit: öyküymüş loo
dostoyevski 'nin, kimine göre sıradan bir romanı, kimine göre de tam bir sanat eseri olan romanıdır efendim.
(bkz: fyodor mihayloviç dostoyevski)
dostoyevski 'nin, kimine göre sıradan bir romanı, kimine göre de tam bir sanat eseri olan romanıdır efendim.
(bkz: fyodor mihayloviç dostoyevski)
devamını gör...
