başka insanlara yardımcı olabilmek, onları mutlu edebilmek, bazen küçük bir çocuğu güldürebilmek antidepresan etkisi yaratıyor ben de. kendinden vazgeçmişken, mutsuzken başkalarını mutlu etmek ve onlardan gelen o samimi tebessümün insanın içini nasıl ısıttığını, bütün derdini tasasını bir süreliğine de olsa kenara koyup mutlu olmasının nasıl insana iyi geldiğinin en güzel örneği bence.
devamını gör...

aradaki farkı bilmeyen insandır.

(bkz: fotoğraf)
(bkz: resim)
devamını gör...

günaydın sözlük,
öyle puslu, öyle sisli, öyle kasvetli bir sabah var ki istanbul'da...
haziran ayında olduğumuza inanmakta güçlük çekiyorum, bildiğin sonbahar havası yaşıyoruz.
o zaman gelsin mi istanbul'da sonbahar...
devamını gör...

zweig'ın telaffuzu pek bilinmez. herkesin ağzından "sıtefan zıvayg" dökülür. lakin bu telaffuz çok yanlış. ortamlarda "abi zıvayg ne kadar büyük yazarmış ya la" - "kızım zıvayg çok romantik yazıyor ayol" *, gibi sözlere lütfen aldanmayınız. bu kişiler ellerine pek kitap alan kişiler olmasa gerek. veya alıyorlardır ama telaffuzunu bilmiyorlardır en basit haliyle ve öğrenmemişlerdir. o yüzden biz insanlar napıyoruz, yabancı isimleri söylemek için telaffuzlarını öğreniyoruz. veya dil öğrenmek de bir çözüm.

zıvayg demek nietzsche'yi ni - (y)- et-zı-çe gibi okumaya benzer. (hızlıca okumayı deneyin, tökezleyeceksiniz.) *
tabii diyebilirsiniz, "ben yabancı kelimeleri de yazıldığı gibi okuyorum." o zaman sizi alkışlarım. ayakta hem de. çünkü gerçekten de güzel bir prensip fakat yetersiz olduğunu düşünüyorum o ayrı. stefan zveig diye okursunuz böylece olur biter.

peki, o soruya geldik. peki be adam nasıl okuyalım bu kadar çıktın tepemize!(caps lock açık) est. canım... şitefan siveyg olarak okuyabilirsiniz. veyahut sıtefan siveyg olarak da olur. sivayg olarak da olur. farklı sürümleri mevcuttur efendime söyleyeyim. kombine edebilirsiniz kendi zweig'ınızı. zweig'ını kombin et, zweig'ını giydir. zweig'ını yarat! ama z harfi... o z harfi olmamalı...

z'ye hayır, s'ye evet.
devamını gör...

benimdir. her geçen gün, saat, dakika, saniye, hayat arkadaşının bulunacağına dair inanışın azalmasıdır. başkalarının hayatlarına bakınılır, hüzünlenilinir, kendisinde farkın ne olduğu sorgulanır. bu süre geçtikçe ruhun içindeki kara delik büyür ve gittikçe alışkanlık haline gelir bu durum. bundan sonra herhangi bir ilişki denemeye bile korkar hale gelinir. yalnızlığın dipsiz kuyusuna ve karanlığına alışmıştır tüm benliği.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

istanbul gaz dağıtım sanayi ve ticaret a.ş. faturalarını ödeyemeyen vatandaşlar için taksit kampanyası başlattı.

gecikmiş fatura borçları ilave ücret, komisyon olmaksızın 10 taksit ile 4 arasında ödenebilecek.

kampanya koşulları ;" kampanyadan, son ödeme tarihi 25 aralık 2020 ve öncesine ait, daha önce yapılandırma konusu olmamış, en az iki gecikmiş faturaya sahip abonelerle, son ödeme tarihi, 1 kasım 2020 öncesi olan ve bir adet ödenmemiş faturası bulunan tüm aboneler yararlanabilecek. 31 mart 2021 tarihine kadar başvurulabilecek."

igdaş genel müdürü dr. mithat bülent özmen :“kampanya ile evsel ya da ticari tüketim yapan tüm abonelerimizin doğalgaz ihtiyacını kesintisiz sağlayabilmesini; abonelerimizin varsa birikmiş borç yükünü rahatlıkla ödeyebilmelerini hedefliyoruz” sözleriyle vatandaşları bu kampanyadan yararlanmaya davet etti.
kaynak
devamını gör...

öncelikle konu için iki ayrı başlık açılmış. umarım mod’lar bunları birleştirirler.

tiyatrosunu izlemiş olanların, beğenmediği filmdir. galiba, zannumca, sanursam.

filme gelelim;
senaryosunu yılmaz erdoğan’ın yönetmenliğini andaç haznedaroğlu’nun üstendiği film; türkiye’nin 1950 sonrasından bugünlere uzanan bir kesitini aktarıyor.

dünyada değişimin en hızlı yaşandığı bir dönemi, bir sinema filmine aktarmak zordur. ancak bunu iyi yapabilen örnekler de çoktur. öncelikle filmin en büyük sorunu, bizim sözlüğün sorunu ile aynı olduğunu belirteyim. “akış“ ben boşuna sol frame’den şikayet etmiyorum.
filmin akışında bir sorun olduğunu düşünüyorum. açıkcası ben izlerken sıkıldım. bir diğer konu ise filmde müzik yok. yani bildiğin yok! bazı sahnelerde altta çalan fonlar hem alakasız hem başarısız. konu geçişleri kopuk, espiriler iyi satılamamış, dönemi anlatan dekor fazla abartılı. o kadar ki gerçekçilikten uzak, masala yakın.

beğenenler olmuştur. sonuçta sinema biraz da zevk meselesi.

bence yılmaz erdoğan kendi dönüşümünü anlatan bir film yapsa daha iyi olur. eminim çok güleriz. bu şahsiyetsiz herifi hiç sevmem. nedeni ise, ilk çıktığı dönemde sırtını ülkenin sol cenahına yaslamış, buradan aldığı destekle bir yerlere gelmiş ancak akp dönemi ile kafka’ya bile taş çıkartacak bir dönüşüm yaşamış, sanatçı muhalif kişiliğinden, paranın yeşiline doğru “eğilmiş” olmasıdır.

tiyatro oyunundan eksiltilen sahneler olduğu kadar, yeni eklenen durumlarda var. ancak bu tersine “dönüşmüş” herif, son yaptığı işlerde özellikle sol görüşlü karakterleri doğru yansıtmak yerine, karikatürize etmeyi seçmiştir. biri bu dangalaya 68 kuşağının ne olduğunu anlatmalı. bu insanlar hayatlarını verdiler ya! senin gibi akp’ye seks pozisyonu vermediler.

sağlam kişiliği olmayan, kıçı başı ayrı oynayan bu tipleri sevmiyorum. filmi izlediğim içinde kendimden özür diliyorum.

sizlere iyi seyirler.
devamını gör...

ekonomi yani para.
devamını gör...

bilginin dışarıya sızmasını önlemek için kullanılabilecek en güvenli yöntemlerden biri olarak görülen şifreleme tekniği.

kriptografi dediğimiz şey, birine iletilecek bir bilginin, başkalarının anlamayacağı şekilde değiştirilip şifreli hale getirilmesidir.
kuantum bilgisayarlarda bu işlem, klasik bilgisayarlardan farklı şekilde yürütülür.

***

bir kuantum bilgisayarda şifreleme işi, bilgiyi gönderen ve alan dışında kimsenin bilmeyeceği şekilde yapılır ve bu bir anahtar aracılığı ile olur.

şifreleme yöntem simetrik ve asimetrik olmak üzere 2 türlüdür.

simetrik şifrelemede tek bir anahtar vardır. bunu gönderici ve alıcıdan başka kimse bilmez. gönderici bilgiyi bu anahtar yardımıyla şifreler ve alıcı da yine aynı anahtar yardımıyla çözer. kısa bir zaman içerisinde sisteme sızmanın imkânı yoktur.

asimetrik şifrelemede 2 anahtar vardır. ilk anahtara "açık anahtar" denir. bu anahtarı herkes görebilir. karşı tarafa "bana bunu kullanarak bilgi gönder" mesajı verir. anahtarı dışarıdan gören herhangi biri için hiçbir anlamı yoktur. önemli ve gizli olan anahtar, ikinci anahtardır. bunu sadece alıcı bildiğinden, sistem dışından kimse bilgiyi deşifre edemez.

***

kuantum şifreleme sistemine kesinlikle sızılamaz diyemeyiz. ancak bu tür şifrelemenin kırılması için aşırı derecede uzun zamanlar gerektiğinden, bu şifreleri kırmanın, kıran kişi için hiçbir anlamı kalmayacaktır.
devamını gör...

ikincil elektron üretmekle yükümlü bir çeşit elektrot. dinot olarak da bilinir.

gözlem yapılacak bir olayda, elektron sayısının düşük olması gözlemi zorlaştırır. bu nedenle dinodlar aracılığıyla, elektron sayısı çoğaltılır. örneğin bir fotoelektron ilk dinod üzerine düştüğünde oradan elektron söker. sökülen elektronlar hızlandırılır ve 2. dinod üzerinden yeni elektronlar söker. böylece ortamda sayım yapılarak bilgi edinilmesi için yeterli sayıda elektron oluşur.
devamını gör...

sanırım en güzel sözü "sahip oldukların sonunda sana sahip olur"dur. popüler topluma karşıt bir karakterin bu kadar popüler olması, herkesin sosyal medya duvarında, avatarında vs. bulunması da ayrı bir ironidir. kapitalizm seni bile pazarlar tyler, sen en iyisi sahil kasabasına yerleş... fazla ortalıkta gözükme. *
devamını gör...

bunu savunan (bkz: o saatte orada ne işi varmış) diyen zihniyetle aynı güruhtur.
devamını gör...

“dertlerimi aklında tutma, unut...
beni unutma”

-nazım hiktmet ran
(unutmadık seni, 3 haziran)
devamını gör...

herhangi bir finansal aracın kısa süre içerisinde nakde dönüştürülebilme özelliğine verilen isim. finansal aracının likiditesi yüksekse kolay nakde çevrilebiliyor demektir. avrupa da çeşitli merkez bankaların para basmasına sebep olan açığın türü aynı zamanda, likidite açığı.
devamını gör...

bir gün hepimiz ölmüş olacağız. ve bizi hatırlayan son kişi de öldüĝünde , bir hayal kahramanı olarak kalacaĝız.
özenle yıkadıĝımız ve aynada her gün gördüĝümüz bu beden bu yüz bu her şey, bir gün toz olacak.
devamını gör...

kızımın sürprizi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir gün kaleme alırsam bestseller olacağına inandığım yaşanmışlıklar.
devamını gör...

boş kağıt vermeye utandığım için hemen hemen her sınav yapıyordum. çünkü çalışmıyordum.
e: mod, başlığı düzeltebilir misin? ''aynısı'' yerine ''aynısını'' olacaktı.
e: hocam cömert davranıyordu, 5 puan veriyordu sağ olsun :)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim