guzel bir sweatshirt zaten olmuş 400 500. mont bakıyorsun 3000 4000. nasıl bir döneme denk geldik inanılır gibi değil. elde olanın kıymetini bilmek gerekiyor artık.
devamını gör...

yine çalışamadım sözlük. hep senin yüzünden....
devamını gör...

be adam klibinde pijamalı haline aşık olduğumuz güzel popçu.
devamını gör...

o kadar kördüm ki, yanlış doktorun odasına girmişim. swh !
devamını gör...

şeytan da ayağa düştü desenize...
devamını gör...

bir şeyi zihinde canlanacak biçimde ifade etmek. karşıdaki insanın hayal gücü ve kelimelerin seçimi ile sanat eseri gibi canlandırılabilecek ya da zar zor anlaşılabilecek bir karalama çizmek arasındaki sınır.
ruhu kırık insanların çokça başvurduğu kaynak. bir de anlatının olmazsa olmazı.

"türkçe biti- "yazmak" fiilinden +ım sonekiyle türetilmiş bir kelime olduğu"söylenir, bir de dilimize nurullah ataç tarafından kazandırıldığı.

bir kaynakta da çince "bet/ bit - çizmek" kelimesinden türkçeye geçtiğine dair bir yazı okumuştum. doğruluğundan emin olmamakla birlikte çok da yakıştırmıştım. sonuçta betimlemek kelimelerle resim çizmek.
devamını gör...

"bunaa inanabiliyor musun sevinç"
"allahım çıldıracağım, yetmeyecek üzerine delireceğimmm"
repliklerini bize kazandırmış, haluk bilginer'in yine harika olduğu, zaman zaman açıp izleyip bir doz neşe alarak hayata devam edilesi dizidir.
devamını gör...

korkmuyorum çünkü gelmiyor.
devamını gör...

hobi edinmek. tek başına vakit gecirebilmeyi bilmek, mutlu olabilmek. zarar veren, mutsuz eden insanları tereddüt etmeden hayatından çıkarabilmek.
devamını gör...

burayı bir köy gibi düşünelim. yoldaş'ın açıklamalarına bakınca burayı önce bir kasaba, sonra bir ilçe, sonra da bir il yapma niyetinde olduğu görünüyor. ekşi sözlük gibi bir metropol olması zor olabilir ama rahatlıkla bir il olabilir.

bir kısım insansa burayı bir köy olarak tutmak istiyor. nedir köy? herkesin birbirini tanıdığı, selamlaştığı, herkesin akraba/arkadaş/tanıdık olduğu. yönetimin bence sözlüğün gelişimiyle ilgili yaptığı tek yanlış insanları discord'a yönlendirmek olmuş. niyeti yazmak değil de sosyalleşmek olan adam bir defa oraya girince neden sözlüğe yazma ihtiyacı duysun ki?

bir de dışarıdan okuyucu olarak gelen insanın(potansiyel yazar) sadece sözlük için muhabbetler görünce yaşayacağı can sıkıntısını bir düşünün. konuyu anlamıyor bile. kaç dakika dayanabilir? ben pek dayanamazdım sanırım. köy olmanın en büyük sıkıntısı bu işte. nickaltı sekmesi, sözlük sekmesi ne kadar olumluysa discord gibi mini sohbet odaları da o kadar olumsuz akış için*. sözlüğün genel selameti için değil sadece akış için.

bir de köy yerlerinde herkes birbirinin karısını düdüklemeye çalışır ama konu o değil*.
devamını gör...

en güzellerinden biri budur bence.

sevgi durağı
sözverdiğimiz yerde buluştuk
sözverdiğimiz zamanda değil.
ben yirmi yıl erken gelip bekledim
sen geldin yirmi yıl geç
ben seni beklemekten yaşlıyım
sense beklettiğin için genç.
devamını gör...

kesinlikle insanlara güvenimiz. çok klişe ama o kadar gerçek ki sırf bu sebeple kimseyi ciddiye alamıyorum.
bir de bir şeyin yoluna gireceği inancı.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

doğuyu bir şekilde aşağılayalım da mantıklı mantıksız, doğru yanlış önemli değil şeklinde tanımlar girilmiş. avrupa'yı övebildiğimiz kadar övelim doğuyu aşağılayalım düşüncesi bence çok doğru bir yaklaşım değil değerli yazarlar. ilk önce başlıkta doğulular yazılmış ama daha çok müslümanlar veya orta doğulular üzerinden yorumlar yapılmaya çalışılmış. bu sebeple açıklamalarımı ben de bu doğrultuda yapacağım.
sadece 15. yüzyıla kadar 150'nin üzerinde meşhur müslüman bilim adamı mevcuttur ve insanlar astronomiden coğrafyaya, zoolojiden tıbba kadar birçok alanda çalışmışlardır.* bugün adı resmi adlarının dışında insanlar tarafından isim koyulan yıldızlardan 2/3'si müslümanlara aittir. ayrıca avrupalıların yaptıkları keşif ve buluşların birçoğunun temeli müslüman dünyasında yapılmıştı.* dahası avrupa o keşifleri yapmaya başladıkları sıralarda engizisyon mahkemeleri hala birçok bilim adamını idam ettirmiş veya dinlerinden çıkarmıştır ve yine aynı dönemlerde farklı işlerle uğraşan kadınlar cadı addedilip yakılmıştır. tabii ki özellikle 15. yüzyıldan sonra müslümanlar bilimde geri kalmışlar ve garip garip sebeplerle bilimi geri plana atmışlar. sonrası herkesin malumu. kısacası her toplum zamanı gelince bilimi eline almıştır ama dönem dönem bu durum değişmiştir. hatta sanılanın aksine müslümanların elinde çok uzun süre kalmıştır.(şu an bilimle uğraşmayan tek grup olsalar da) o yüzden belli bir coğrafyayı ön plana çıkarıp diğerlerini sürekli aşağılamak sizi marjinal veya entelektüel yapmaz. aksine sizi yanlışa sürükler.
devamını gör...

(bkz: an itibari ile başlık sahibi)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

rodrigo blaas tarafından yazılan ve yönetilen bir kısa filmdir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

rodrigo blaas animasyon sevenler tarafından çok iyi tanınan bir yönetmen. kendisi trollhunters ve 3 below animasyonlarının da yönetmeni.

alma isimli kısa filmi ile ise ispanya uluslararası animasyon festivalinde ve l.a.shorts fest’te ödül kazanmış bir kısa animasyon.

ben bu filmi ilk izlediğimde de çok beğenmiştim ama sonra ders içi etkinlikler yaparken kullanırken birkaç izlemek durumunda kalınca filme hayranlığım git gide daha da arttı.

film karlarla kaplı bir sokağa girip adını bir dükkanın karşısında bulunan ve üzeri isimlerle dolu olan bir duvara yazan küçük bir kızın ortaya çıkması ile başlıyor. sonrasını filmi izlediğiniz zaman siz göreceksiniz.

uzun zamandır aklıma gelmemişti bu kısa film. ancak bugün jorge luis borges’in evaristo carriego kitabını okurken seksen üçüncü sayfasında bahsedilen bir bölümün adını okuyup alma sözcüğünün ispanyolca karşılığının “ruh” olduğunu öğrenmemle tekrar hatırladım ve bu bilgi ile kısa film benim için bambaşka bir anlam daha kazandı. izlemenizi şiddetle tavsiye ederim.

alma
devamını gör...

(bkz: nerede lütfen söyleyin)
(bkz: aylardır işsiz olmak)
devamını gör...

kendi adıma dem'imden geleni yaptığım darbenin tüm kahramanlarına selam olsun.
sizin de kabuğunuza zeval gelmesin değerli kaplumbağamız.
devamını gör...

gitmek üzerine:

kaldırım taşlarının çizgilerine basmamaya dikkat ederim. sen geçerken yanımdan, sürekli yere bakışımın sebebi mahcubiyet değil; korkaklığımdaki acziyet. yoksa yemişim kaldırım taşlarını, asıl mesele çizgiler değil, içimdeki ruh hastası zihniyet.

hızla geçişinden alırım göz yaşının kokusunu, bir süre önce ağlamış kadın suratı tasvirine bayılırım. lakin herşey yüz yüze gelene kadar, bundan sonrası tamamen eziyet.

tiksinir miyim sanıyorsun, hayatta iğrenmem. iğrensem de bakmam kaldırıma, yüzüne bakarım şaşkınlıkla. sen de bak. aksi halde nasıl kurulacak dengeler?

bu arada havalar çok sıcak, beyinin buharlaşacak haberin yok; artistlik yapma, şapka tak kafana. ben de çekip gidersem ağlama bir daha, çünkü ben gitmeleri severim, dara gelince kaçar giderim.

velhasıl ben giderim gitmesine de sen kalma arkamda, durma öyle kaldırımlarda. hani lirizmin zirvelerinde gezinen bir şarkı sözü var belki bilirsin; aynen şöyle:

"bundan sonra böyle
empati mempati, zoraki sempati
durmuyor sahici bende
git diyorum yani özetten..." *
devamını gör...

yunan dilinde insan kelimesi ve yeme eyleminin birleşiminden oluşan kelime ve/veya ifade. kanibalizm ile sıklıkla karıştırılsa bile esasen antropofaji yalnızca insan eti yeme durumunu -buna hayvanların insan eti yemesi durumu da dahil- karşıladığından ötürü kanibalizm gibi bütün türler arasındaki yamyamlığın ifadesi olan bir kelime antropofaji'den oldukça ayrı bir konumdadır. antropofaji'ye ilk olarak herodot'un historía'sında anthropophage/anthropophagus isimli mitolojik yaratıklarda rastlanır. daha sonra william shakespeare'in the tragedy of othello, the moor of venice'ında -1. perde 2. sahne / othello tarafından- bu yaratıklara atıfta bulunulmaktadır. yine buna benzer başka bir atıf ise ünlü romalı yazar gaius plinius secundus maior'un naturalis historia'sında da şu şekilde yer alır:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
anthropophagus genelde kafası bulunmayan, insanlardan daha farklı bir tür olarak aktarılmaktadır. antropofaji'ye geri dönersek eğer; vahşi hayvanlar tarafından yenilme durumunu dışarıda tuttuğumuz takdirde insanlar arasında çeşitli sebeplerden ötürü -ritüeller dahil- yamyamlık durumlarının tamamı antropofaji olarak değerlendirilmektedir ama tüm kanibalizm vakaları antropofaji ile ilgili değildir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim