çocuğa zorla yemek yediren anne mutluluğu
afrika'da yaşamıyoruz, çocukları bu kadar zorlayıp obez yapmanın bir mantığı olduğunu düşünmüyorum. çocuk gözünüzün önünde açlıktan ölmez, acıkınca zaten yer. sağlıklı beslenmesine dikkat edin yeter.
çocuğunun yemek yediğini görmek elbet anneyi mutlu eder lakin ileriki yaşlarda çocuk obeziteye doğru yol alırken bu sefer isteseniz de fazla yemek veremezsiniz.
çocuğunun yemek yediğini görmek elbet anneyi mutlu eder lakin ileriki yaşlarda çocuk obeziteye doğru yol alırken bu sefer isteseniz de fazla yemek veremezsiniz.
devamını gör...
i'm your man
unlu ingiliz aktor (bkz: dan stevens)'in oynadigi 2021 yapimi bir alman filmi.*
imdb puani 7.1 bence bu izlemek icin ciddi bir sebep olabilir.
(bkz: maren eggert) bas rolde.
yonetmen koltugunda (bkz: maria schrader) var.
konusu cok iyi, ben cok begendim.
imdb'nin sitesinde konusu soyle anlatiliyor;
bir bilim insanı, çalışmaları için araştırma fonu elde etmek için olağanüstü bir deneye katılma teklifini kabul eder: üç hafta boyunca onu mutlu etmek için yaratılmış insansı bir robotla yaşayacaktır.
o insansi robot kadinin hayalindeki erkek arkadas analiz edilerek yaratiliyor.
kadinlarin karmasasini gercekten filmde gormek mumkun.
bir erkek arkadasiyla ayrilik yasiyor yakin zamanda ama hayal ederek yarattirdigi robot o adama zerre benzemiyor, ne tipi ne huyu ne suyu. ve eski sevgilisinin yeni evliligine neden taktigini aciklayan sadece tek bir sey var.
spoiler veremem. uzgunum.(u: (:)
hayatta yasanabilecek tum hayal kirikliklari filmin icinde. ilk ask trajedisinden kiz kardes kiskancligina kadar. her sey.
bi soz var filmin sonuna dogru beni cok etkiledi;
"insanligimizin kaynagi giderilemeyen ozlemimiz, hayal gucumuz ve bitmeyen mutluluk arayisimiz degil mi?" bulunca da bunayisimiz diye de ben ekliyorum.
gercekten oyle degil mi?
oyunculuklar cok cok iyiydi gercekten.
zaten ikisi de cok iyi oyuncular ama bir robotu oynama durumu gercekten degisik bir durum. mimik kontrolleri ozellikle.
filmde dan stevens'in bozuldugu bir sahne var. kesinlikle izlenmeli. hemen filmin basinda ilk dans sahnesinde.
gelecekte belki gercekten mumkun olacak hayalimizdeki insani yarattirip onunla olmak.
gelecekte muhtemelen uremeyecegiz. yalnizca robotlar urettirecegiz ve evet dunyayi robotlarin ele gecirmesi teorisi gercek olacak.
bu filmde ben biraz da bunu gordum.
fragman birakayim; buradan
imdb puani 7.1 bence bu izlemek icin ciddi bir sebep olabilir.
(bkz: maren eggert) bas rolde.
yonetmen koltugunda (bkz: maria schrader) var.
konusu cok iyi, ben cok begendim.
imdb'nin sitesinde konusu soyle anlatiliyor;
bir bilim insanı, çalışmaları için araştırma fonu elde etmek için olağanüstü bir deneye katılma teklifini kabul eder: üç hafta boyunca onu mutlu etmek için yaratılmış insansı bir robotla yaşayacaktır.
o insansi robot kadinin hayalindeki erkek arkadas analiz edilerek yaratiliyor.
kadinlarin karmasasini gercekten filmde gormek mumkun.
bir erkek arkadasiyla ayrilik yasiyor yakin zamanda ama hayal ederek yarattirdigi robot o adama zerre benzemiyor, ne tipi ne huyu ne suyu. ve eski sevgilisinin yeni evliligine neden taktigini aciklayan sadece tek bir sey var.
spoiler veremem. uzgunum.(u: (:)
hayatta yasanabilecek tum hayal kirikliklari filmin icinde. ilk ask trajedisinden kiz kardes kiskancligina kadar. her sey.
bi soz var filmin sonuna dogru beni cok etkiledi;
"insanligimizin kaynagi giderilemeyen ozlemimiz, hayal gucumuz ve bitmeyen mutluluk arayisimiz degil mi?" bulunca da bunayisimiz diye de ben ekliyorum.
gercekten oyle degil mi?
oyunculuklar cok cok iyiydi gercekten.
zaten ikisi de cok iyi oyuncular ama bir robotu oynama durumu gercekten degisik bir durum. mimik kontrolleri ozellikle.
filmde dan stevens'in bozuldugu bir sahne var. kesinlikle izlenmeli. hemen filmin basinda ilk dans sahnesinde.
gelecekte belki gercekten mumkun olacak hayalimizdeki insani yarattirip onunla olmak.
gelecekte muhtemelen uremeyecegiz. yalnizca robotlar urettirecegiz ve evet dunyayi robotlarin ele gecirmesi teorisi gercek olacak.
bu filmde ben biraz da bunu gordum.
fragman birakayim; buradan
devamını gör...
erdoğan'ın bu ülkede gençlere her şey veriliyor demesi
reis yalan söylememiş, eksik söylemiş. berbat olan her şeyin verildiği doğru.
devamını gör...
nickaltı ile başlayan aşk
böyle benzer başlıkları gördükçe aklımdan
" herkes ekmeğinde " diyorum.
hayırlı işler
" herkes ekmeğinde " diyorum.
hayırlı işler
devamını gör...
muhafazakar ailenin farklı düşünen çocuğu olmak
hakkında saatlerce konuşabileceğim bir konu.
öyle çok içindeyim ki bu durumun... kendimi bulana kadar, hayatımı kontrolüm altına alana kadar çok şey yaşadım. bu dönüşümü yaşamadan önce de dibine kadar muhafazakar bir insandım, iki tarafı da deneyimledim yani. tabii öyle olunca değişimim annemi yataklara düşürecek kadar etkiledi.
üzgünüm, bu kadar zor olduğu için kırgın ve kızgınım ama pişman değilim.
öyle çok içindeyim ki bu durumun... kendimi bulana kadar, hayatımı kontrolüm altına alana kadar çok şey yaşadım. bu dönüşümü yaşamadan önce de dibine kadar muhafazakar bir insandım, iki tarafı da deneyimledim yani. tabii öyle olunca değişimim annemi yataklara düşürecek kadar etkiledi.
üzgünüm, bu kadar zor olduğu için kırgın ve kızgınım ama pişman değilim.
devamını gör...
günaydın sözlük
güüüünayyydınnnn kara kuzularımmm!
koşa koşa mutluluktan yaktığım sabah sigaramı dışarı çıkmanın heyecanı ile taçlandırıyorum. ayy hemen kahvaltı yapıp mis gibi çiçekli elbisemi giyip kendimi sahile atacağım! bugün kafa dağıtma günüü! playlistte ki en bombastik şarkılarla makyaj yapma terapimiz birkaç saat sonra başlıyorrr!
(güzel güzel çektiğim çiçekli elbiseli fotilerimi sizinle de paylaşırım hihihihihiih)
koşa koşa mutluluktan yaktığım sabah sigaramı dışarı çıkmanın heyecanı ile taçlandırıyorum. ayy hemen kahvaltı yapıp mis gibi çiçekli elbisemi giyip kendimi sahile atacağım! bugün kafa dağıtma günüü! playlistte ki en bombastik şarkılarla makyaj yapma terapimiz birkaç saat sonra başlıyorrr!
(güzel güzel çektiğim çiçekli elbiseli fotilerimi sizinle de paylaşırım hihihihihiih)
devamını gör...
kadın adı var ise ak parti sayesinde
gün geçmiyor ki şuncaazcık ülkemizde söylemlerin ardı astarı kesilmiyor saygı değer kafacılar
orta doğu ve balkanların en eli öpülesi
dünya devletlerinin korkulu rüyası
dr.who dizisinin en güçlü 8. ülkesi
minesotanın dostu.
uygur türklerinin düşmanı.
hayvanlara tecavüzde 2.
kadın haklarında sondan 6. olan 3 tarafı denizler ile çevrili güzel ülkemizin
ponçik lideri tarafından tüm ülke kadınlarına söylenilmiş söz. (ponçik dedik diye gökkuşağını çağrıştırmaz inşallah)
sayın ponçik efendi.. lütfen torbacınızı bizimle paylaşın.. kafanıza yetişemiyoruz çünkü
ahanda gaynak
yardakçı kaynak
orta doğu ve balkanların en eli öpülesi
dünya devletlerinin korkulu rüyası
dr.who dizisinin en güçlü 8. ülkesi
minesotanın dostu.
uygur türklerinin düşmanı.
hayvanlara tecavüzde 2.
kadın haklarında sondan 6. olan 3 tarafı denizler ile çevrili güzel ülkemizin
ponçik lideri tarafından tüm ülke kadınlarına söylenilmiş söz. (ponçik dedik diye gökkuşağını çağrıştırmaz inşallah)
sayın ponçik efendi.. lütfen torbacınızı bizimle paylaşın.. kafanıza yetişemiyoruz çünkü
ahanda gaynak
yardakçı kaynak
devamını gör...
baklava
bayram günlerinin vazgeçilmezi...
devamını gör...
gereksiz yazarlar veri tabanı
devamını gör...
akraba whatsapp grubu
namı diğer ölüm grubu. genelde kimse kimseyi sevmez ama niye grup kurarsınız anlamam.
devamını gör...
kolay gibi görünen ama çok zor olan şeyler
(bkz: kilo almak)
devamını gör...
türk vergi sistemi
bugün bir vergi kaçağını ihbar ettiğinizde gerekli şartlar oluşursa ihbar ödülü almaya hak kazanıyorsunuz, o ödül için de veraset ve intikal vergisi ödüyorsunuz.
devamını gör...
seyit onbaşı
amerikalı nin, süpermen,batmanı,bir sürü hayalî kahramanı varsa, bizim gerçek kahramanımız dır seyit onbaşı , hayali değildir, yaptığı kahramanlık cikarsiz dir , bir kadın için yapılmamıştır, alkışlan mak yapmamış dir, gerçek bir vatan sever , vatanı için yapmıştır kahramanlığı.
mekanı ları cennet olsun bu vatan için can veren bütün şehitlerin ve ecdadımızın.
mekanı ları cennet olsun bu vatan için can veren bütün şehitlerin ve ecdadımızın.
devamını gör...
kelebek diyagramı
güneş lekelerinin güneş üzerinde bulundukları enlemlerin zamana göre değişimin veren grafik.
lekelerin gözlemleri 18. yüzyıla dayanır. o tarihlerden itibaren düzenli olarak kaydedilen veriler hem leke çevrimini hem de lekelerin ortaya çıktıktan sonra yüzeyde izlediği yolu açıkça gösterir.
lekeler genel olarak orta enlemler dediğimiz 30-35 derece enlemlerinde ortaya çıkar. etkinliğin maksimum olduğu dönemde 10-15 derece enlemlerine doğru iner. çevrim boyunca güneş ekvatoruna doğru ilerler ve yaklaşık 5 derece enlemine geldiklerinde kaybolurlar.
aşağıdaki görselde üst bölüm kelebek diyagramı ve lekelerin zamana göre enlemler üzerindeki ilerleyişini temsil ediyor. şekiller kelebeğe benzediği için diyagram bu isimle anılıyor. alt kısımda ise ortalama günlük leke alanlarının, gözlenen güneş yarı küresinin yüzde olarak ne kadarını kapladığı verilmiş. her iki şekil de 10 yıllık dönemlere ayrılmış ve birbirine bağlı veriler içerdiklerini grafikleri karşılaştırarak görebilirsiniz.
üstteki şekli incelediğimizde yukarıda bahsettiğim durumu net bir şekilde görebiliyoruz. dikey düzlemde 90 n ve 30 n ile gösterilen noktalar güneş'in 90 derece ve 30 derece kuzey enlemleri. 90 s ve 30 s ise güney enlemleri temsil ediyor. gördüğünüz gibi lekeler hiçbir zaman 30 derece enlemlerinden fazla uzaklaşmıyorlar. zaman ilerledikçe resimde eq ile gösterilen ekvatora doğru yöneliyorlar ve bir sonraki 10 yılın başında tekrar 30 derece civarında ortaya çıkıyorlar.
lekelerin güneş yüzeyinde belirme nedeni ise güneş'in manyetik alanındaki kutupların sürekli olarak, alternatif akım motorundaki akım gibi yön değiştirmesidir. bu arada nikola tesla'nın bu motoru güneş'ten ilham alarak tasarladığı söylenir.
lekelerin aynı yerde sabit durmayıp ekvatora doğru hareket etme nedeni ise diferansiyel dönme olayıdır.

görselin kaynağı
lekelerin gözlemleri 18. yüzyıla dayanır. o tarihlerden itibaren düzenli olarak kaydedilen veriler hem leke çevrimini hem de lekelerin ortaya çıktıktan sonra yüzeyde izlediği yolu açıkça gösterir.
lekeler genel olarak orta enlemler dediğimiz 30-35 derece enlemlerinde ortaya çıkar. etkinliğin maksimum olduğu dönemde 10-15 derece enlemlerine doğru iner. çevrim boyunca güneş ekvatoruna doğru ilerler ve yaklaşık 5 derece enlemine geldiklerinde kaybolurlar.
aşağıdaki görselde üst bölüm kelebek diyagramı ve lekelerin zamana göre enlemler üzerindeki ilerleyişini temsil ediyor. şekiller kelebeğe benzediği için diyagram bu isimle anılıyor. alt kısımda ise ortalama günlük leke alanlarının, gözlenen güneş yarı küresinin yüzde olarak ne kadarını kapladığı verilmiş. her iki şekil de 10 yıllık dönemlere ayrılmış ve birbirine bağlı veriler içerdiklerini grafikleri karşılaştırarak görebilirsiniz.
üstteki şekli incelediğimizde yukarıda bahsettiğim durumu net bir şekilde görebiliyoruz. dikey düzlemde 90 n ve 30 n ile gösterilen noktalar güneş'in 90 derece ve 30 derece kuzey enlemleri. 90 s ve 30 s ise güney enlemleri temsil ediyor. gördüğünüz gibi lekeler hiçbir zaman 30 derece enlemlerinden fazla uzaklaşmıyorlar. zaman ilerledikçe resimde eq ile gösterilen ekvatora doğru yöneliyorlar ve bir sonraki 10 yılın başında tekrar 30 derece civarında ortaya çıkıyorlar.
lekelerin güneş yüzeyinde belirme nedeni ise güneş'in manyetik alanındaki kutupların sürekli olarak, alternatif akım motorundaki akım gibi yön değiştirmesidir. bu arada nikola tesla'nın bu motoru güneş'ten ilham alarak tasarladığı söylenir.
lekelerin aynı yerde sabit durmayıp ekvatora doğru hareket etme nedeni ise diferansiyel dönme olayıdır.

görselin kaynağı
devamını gör...
evrim teorisinin çürümüş olması
evrim teorisi gerçek olabilir veya olmayabilir bu şuan kesin bir yargı değil. asıl mesele bu da değil zaten. asıl mesele bu teorinin ortaya atılması ve geniş kitlelerce kabul görmüş olması. bilimin bu teori ile ilerlemiş olması. bir şeyin doğru olduğunu kabul etmiyorsan ona alternatif ve aynı seviyede başka bilgiler üretmelisin ki karşı savunmanı bir temele oturtabilesin. bunu nasıl yapabilirsin öncelikle karşı çıktığın teoriyi öğrenerek. siz hiç düşmanını tanımayan bir komutanın kazandığını gördünüz mü? bu teoriyi yanlış veya doğru kabul görmüş ve bilim bu yönde ilerlemiş senin bu teoriyi dışlaman sadece kendine zarar vermen anlamına gelir. atı alan üsküdarı geçer sen anca temelsiz karşı çıktığınla kalırsın. önce bu teoriyi öğrenerek (kabul etmen yada ona inanman gerekmiyor sadece öğreneceksin) akademik seviyeni teori ve bilim geliştirecek seviyeye çıkar fikirlerin kabul görsün bilimsel ve akademik olarak belirli yeterliliğe ulaş. sonra aynı seviyede eserler ile bu teoriye karşı çık, kendi fikrini savunmaya geç bak bakalım kabul ediliyor mu edilmiyor mu?
devamını gör...
yazarlar ilkokulda olsa açılacak başlıklar
hoşlanılan kişinin sümüğünü yemesi sorunsalı.
devamını gör...
hülya avşar'ın sapyoseksüelim açıklaması
alıntıda* yanlışlık yoksa iki kere "ben sapyoseksüelim zaten" demiş. bunu neden bu kadar belirtme ihtiyacı hissettin? popüler kültüre ayak uydurmak için. herkes sapyoseksüel zaten*
devamını gör...
kimsesizlik hissi
bir gün, bir arkadaşım, ben o kadar yalnız hissediyorum ki biriyle arkadaş olduğum vakit, elindeki tüm oyuncakları karşımdakine verip sonra da onları korkutan insan oluyorum demişti. ve haklıydı. ben de bir parça korkmuştum ani ve çok gelen ilgi ile. bende ise durum biraz daha farklı insanları hayatıma alırken onlar için zaman çok harcayıp üzerlerinde bir tesir bıraktıktan sonra değer atfetmeye başlıyorum. çünkü terk edilme konusunda aşamadığım bir durum var. eğer biri hayatımdan çıkacaksa koşullar ne olursa olsun onu bir şekilde etkiliyorum. sonra o her şeyi yoluna koyduğunu/koyduğumuzu düşündüğü sırada yaşadığım sahteliğin içinde boğulmaya başlıyorum. çünkü bence yaralar iyileşmez. benim yaralarım iyileşmiyor. hep izi kalıyor. acısı fiziksel olarak azalan bir yaranın izine baktığımda tekrar tekrar o kazayı hatırlamak gibi. zihnimde tekrarlamaya başlıyor beni acıtan anlar. ben en dibe gidiyorum. nefes alamaz hale gelene dek orada kalıyorum. sonra temel hayatta kalma içgüdülerim devreye giriyor. tekrar su yüzüne çıkıyorum. güneşi tenimde hissettiğimde yaşamın kıymetli olduğuna, yara izlerinin acımıyorsa iyileştiğine inanıyorum. sonra yeni bir atakla tekrar karanlık kaplıyor. bugün karanlık. hiç ışık yok üstelik. hissettiğim şey de bu, kimsesizlik.
devamını gör...
9 eylül
bugün günlerden 9 eylül; bugün günlerden izmir; bugün günlerden türkiye; bugün günlerden özgürlük! kutlu olsun!
.
.
devamını gör...
mu kıtası
efsanelerde yer alan utopik mi yoksa gercek mi oldugu bilinmeyen kita parcasi - uygarlik. ilk kez james churchward adli ingiliz arastirmaci/tarihci tarafindan varligi ileri surulmustur. kita hakkinda ingiliz arastirmaci yaklasik 50 yil suren arastirmalar yapmis, kitayla alakali 5 kitap yazmistir...
1883'te churchward hindistan ziyaretinde bulunur. gezdigi bir manastirda, rahibin gosterdigi tabletleri incelemeye baslar. 12 sene icerisinde tabletin dilini cozumlemeyi basarir. tabletler 15 bin yil oncesinde yazilmis olup, elde ettigi sonuca gore de mu kitasi'nin konumunun buyuk okyanus'ta amerika ve asya kitalari arasinda ve neredeyse avusturalya kitasi'nin bir kac misli buyuklugunde oldugu sonucuna varir. hatta hawaii, fiji, malezya gibi adalarinda bu kitadan arta kalan adalar oldugunu one surer.

elde edilen bilgiler dahilinde mu kitasi'nda 50 bin yil once 64 milyon kisi yasiyordu. halkin geneli tek tanrili bir inanca sahiplerdi. teknolojileri cok gelismis olup (oyle ki telepati, astral seyahat, dedubluman gibi doga ustu yeteneklere sahiplerdi) 70 bin yil oncesinde diger uygarliklarda da koloni kurmuslardir. hindistan, babil, misir, pers gibi uygarliklar, arastirmalar sonucunda elde edilen kolonilerden bir kaci. keza uygur imparatorluguyla baglantili olduklari, dolayisiyla turklerle de akraba olduklari churchward tarafindan iddia edilmektedir. iddialar vakti zamaninda ataturk'un bile ilgisini cekmis olacak ki, mu kitasi'ni arastirmasi icin bir heyet olusturdugu bilinmektedir.
mu'nun nasil yok oldugu hakkinda bircok iddia bulunmaktadir lakin kitanin varligi bile henuz kanitlanmamistir. churchward'in cozumledigi tabletlerde kitanin depremler, tsunamiler ve tufanlardan dolayi yok oldugu sonucuna ulasmis. bir diger buldugu bir piramidin uzerine kazinmis yazi ise şöyledir;
6 kaan yılı zak ayı ıı maluk günü başlayan korkunç yer sarsıntısı, 13 şuen'e kadar devam etti. mu kıtası felakete kurban gitti. mu ülkesi iki kere kalktıktan sonra bir gece çöktü, üstünü sular kapladı. toprak birkaç defa havaya kalktı ve oturdu. felaket, 64 milyon insanın ölümüne sebep oldu
donen diger soylentilere gore ise, bir diger kayip kita atlantis halkiyla aralarinda savas ciktigi savasta cok yuksek duzeyde silahlarin kullanimi sonucu dev dalgalarin olustugu ve ayni anda battiklari soyleniyor. hatta yine atlantis kitasi'yla beraber tanriya ortak kosma, azginlik ve sapkinlik gibi nedenlerden cezalandirilip yok edildikleri bir diger teoriler arasinda...
kaynak
1883'te churchward hindistan ziyaretinde bulunur. gezdigi bir manastirda, rahibin gosterdigi tabletleri incelemeye baslar. 12 sene icerisinde tabletin dilini cozumlemeyi basarir. tabletler 15 bin yil oncesinde yazilmis olup, elde ettigi sonuca gore de mu kitasi'nin konumunun buyuk okyanus'ta amerika ve asya kitalari arasinda ve neredeyse avusturalya kitasi'nin bir kac misli buyuklugunde oldugu sonucuna varir. hatta hawaii, fiji, malezya gibi adalarinda bu kitadan arta kalan adalar oldugunu one surer.

elde edilen bilgiler dahilinde mu kitasi'nda 50 bin yil once 64 milyon kisi yasiyordu. halkin geneli tek tanrili bir inanca sahiplerdi. teknolojileri cok gelismis olup (oyle ki telepati, astral seyahat, dedubluman gibi doga ustu yeteneklere sahiplerdi) 70 bin yil oncesinde diger uygarliklarda da koloni kurmuslardir. hindistan, babil, misir, pers gibi uygarliklar, arastirmalar sonucunda elde edilen kolonilerden bir kaci. keza uygur imparatorluguyla baglantili olduklari, dolayisiyla turklerle de akraba olduklari churchward tarafindan iddia edilmektedir. iddialar vakti zamaninda ataturk'un bile ilgisini cekmis olacak ki, mu kitasi'ni arastirmasi icin bir heyet olusturdugu bilinmektedir.
mu'nun nasil yok oldugu hakkinda bircok iddia bulunmaktadir lakin kitanin varligi bile henuz kanitlanmamistir. churchward'in cozumledigi tabletlerde kitanin depremler, tsunamiler ve tufanlardan dolayi yok oldugu sonucuna ulasmis. bir diger buldugu bir piramidin uzerine kazinmis yazi ise şöyledir;
6 kaan yılı zak ayı ıı maluk günü başlayan korkunç yer sarsıntısı, 13 şuen'e kadar devam etti. mu kıtası felakete kurban gitti. mu ülkesi iki kere kalktıktan sonra bir gece çöktü, üstünü sular kapladı. toprak birkaç defa havaya kalktı ve oturdu. felaket, 64 milyon insanın ölümüne sebep oldu
donen diger soylentilere gore ise, bir diger kayip kita atlantis halkiyla aralarinda savas ciktigi savasta cok yuksek duzeyde silahlarin kullanimi sonucu dev dalgalarin olustugu ve ayni anda battiklari soyleniyor. hatta yine atlantis kitasi'yla beraber tanriya ortak kosma, azginlik ve sapkinlik gibi nedenlerden cezalandirilip yok edildikleri bir diger teoriler arasinda...
kaynak
devamını gör...