raindrops keep falling on my head
burt bacharach ve hal david tarafından yazılan ve hall of fame mensubu b.j.thomas tarafından seslendirilen muhteşem şarkıdır.

sanatla ve edebiyatla ilgilenmenin en güzel yanlarından biri sanat türleri arasında geçiş yapabilme imkanıdır. bazı resimler sizi filmlere, o filmler sizi kitaplara, kitaplar sizi şarkılara, şarkılar da bambaşka yerlere taşıyabilir.
defalarca gerçekleştirdiğim bu yolculuklarda bir keşif gibi hissettiğim çok olmuştur kendimi. mesela slavoj zizek’in yamuk bakmak kitabı beni onlarca başka kitabı ve filme götürmüştü. bunlardan en önemlisi belki de saki’nin open window öyküsü idi. bu öykü de beni (bkz: open window (kısa film))’e taşımıştı. bunun gibi onlarca örnek verebilirim. ve bu örneklerden biri de bu harika şarkı.

mickybo ve ben filmine cnbc-e ekranlarında tamamen boş olduğum bir anda rastlayıp izlemeye başladığımda film beni anında içine almıştı ama daha güzel tarafı bu film beni butch cassidy ve the sundance kid filmine götürdü. bu filme de bayıldım ve film de beni 1969 yılında bu film için yapılmış olan raindrops keep falling on my head isimli şarkıya götürünce ister istemez b.j.thomas ile de tanışmış oldum. muhteşem döngü.


şarkının sözleri zorlukları aşmak için kendi kendine telkinde bulunan bir adamı anlatıyor. mutluluğun kendisini bulmasının uzun sürmeyeceğini düşünen bir adamın. hem sözleri hem müziği ile sabah uyanır uyanmaz dinlenebilecek bir şarkı.

sanatla ve edebiyatla ilgilenmenin en güzel yanlarından biri sanat türleri arasında geçiş yapabilme imkanıdır. bazı resimler sizi filmlere, o filmler sizi kitaplara, kitaplar sizi şarkılara, şarkılar da bambaşka yerlere taşıyabilir.
defalarca gerçekleştirdiğim bu yolculuklarda bir keşif gibi hissettiğim çok olmuştur kendimi. mesela slavoj zizek’in yamuk bakmak kitabı beni onlarca başka kitabı ve filme götürmüştü. bunlardan en önemlisi belki de saki’nin open window öyküsü idi. bu öykü de beni (bkz: open window (kısa film))’e taşımıştı. bunun gibi onlarca örnek verebilirim. ve bu örneklerden biri de bu harika şarkı.

mickybo ve ben filmine cnbc-e ekranlarında tamamen boş olduğum bir anda rastlayıp izlemeye başladığımda film beni anında içine almıştı ama daha güzel tarafı bu film beni butch cassidy ve the sundance kid filmine götürdü. bu filme de bayıldım ve film de beni 1969 yılında bu film için yapılmış olan raindrops keep falling on my head isimli şarkıya götürünce ister istemez b.j.thomas ile de tanışmış oldum. muhteşem döngü.


şarkının sözleri zorlukları aşmak için kendi kendine telkinde bulunan bir adamı anlatıyor. mutluluğun kendisini bulmasının uzun sürmeyeceğini düşünen bir adamın. hem sözleri hem müziği ile sabah uyanır uyanmaz dinlenebilecek bir şarkı.
devamını gör...
sıfır takipçisi olan bir yazarı ciddiye almak
bunu düşünen demek ki fikre, tanıma göre değil takipçi sayısına göre beğeni veriyor. bana ne takipçi sayısından ,yazdığı güzelse beğeni alır. böylece motive olur dediğim durumdur.
devamını gör...
son nefeste söylenecek söz
20 yaşında ölmüştüm, şimdi gömülme zamanım...
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
özenilen meslekler
bir özel bankada ceo olmak, zira 480 bin euro aylık maaştan bahsediyoruz.
şaka gibi ama değil, gerçek!
şaka gibi ama değil, gerçek!
devamını gör...
asım can gündüz
2016'da aramızdan ayrılmış olan, müzisyenliği, süper enerjisi, sempatikliği ve pozitifliği ile akıllarımızda yer etmiş gitarist.
nam-ı diğer awesome john.
nam-ı diğer awesome john.
devamını gör...
unutulmayan öyle bir geçer zaman ki replikleri
ölümde buluşucaz ali kaptaaaaan !!!!!
dağlanacak ciğer bırakmamıştın be mete *
dağlanacak ciğer bırakmamıştın be mete *
devamını gör...
bir kadına verilecek en güzel hediye
sevgi, ilgi, ona güzel anılar bırakmak kısacası beraber mutlu olmak. hediye denildiğinde genelde maddi şeyler akla gelir ama mesela o kişiyle aranız kötü olduğunuzda sizin aldığınız bütün hediyeleri kırıp atabilir ama beraber yaşadığınız güzel anıları ne kadar istese de istemez kafasından.elbette unutur, zamanla anlamını yitirir ama bi ortamda sizi hatırlatacak bi şey duyduğunda yeniden canlanır tüm anılar.günümüzde çoğu insan hediye denildiğinde maddi açıdan önemli şeyler beklese de beraber olduğu insanla mutlu olamazsa eğer belirli bi zaman sonra o somut hediyelerin pek bi öneminin kalacağını sanmıyorum açıkçası.
devamını gör...
40 yaşında olup 20 yaşında gösteren insan
efendim?
erken yaşlarda canınızı sıkan durumdur bu. çocuk yerine koyulmaktan bunalırsınız sık sık ama sonra olay eğlenceye dönüşür. yaşınız öğrenildiğinde suratlarda beliren ifadeler çok tatlı oluyor.
bu kez tanım sonda olsun;
hayatın en azından bir konuda torpil geçtiği şanslı kişi.
erken yaşlarda canınızı sıkan durumdur bu. çocuk yerine koyulmaktan bunalırsınız sık sık ama sonra olay eğlenceye dönüşür. yaşınız öğrenildiğinde suratlarda beliren ifadeler çok tatlı oluyor.
bu kez tanım sonda olsun;
hayatın en azından bir konuda torpil geçtiği şanslı kişi.
devamını gör...
karşımdakine saygım yok davranışları
yüzüne bakmadan konuşmak.
devamını gör...
atticus finch
harper lee tarafından yazılan orjinal adı to kill a mockingbird olan romanın baş kahramanıdır. kitap türkçe'ye bülbülü öldürmek adıyla çevrilmiştir.
atticus, abd'de 1920 lerin sonunda başlayan büyük buhran sırasında alabama eyaletinde hayali bir kasaba olan maycomb'da iki çocuğu ile birlikte yaşayan bir avukattır. kasabanın önde gelenlerinden biridir ve büyük buhran sırasında kasabanın diğer sakinlerine göre ekonomik olarak nispeten daha iyi durumdadır.
atticus insanların hem iyi hem de kötü nitelikleri olduğunu kabul eden, kötüyü anlayıp affederken iyiye hayran olmaya ve yüceltmeye kararlı biridir.
kasabada etkileyici zekası, bilgeliği ve örnek davranışları nedeniyle herkes tarafından saygı gören biridir. ancak siyah bir adam olan tom robinson'un beyaz bir kıza tecavüz ettiği iddiasıyla açılan davada onu savunmaya karar verince maycomb halkıyla arası açılır.
alabama bir güney eyaletidir ve siyahi birini savunmak hoş karşılanacak bir durum değildir.
atticus isminin manası eski yunancada atina'nın bir bölgesi olan attica ile ilgili olup attica'lı adam demektir. roman ve filmden sonra abd'de bu isim epey popüler olmuş ve yeni doğan çocuklara öncekine göre daha fazla verilmeye başlanmış.
roman daha sonra aynı adla sinemaya uyarlanmıştır. filmde atticus finch'i oynayan gregory peck 1963 yılında en iyi erkek oyuncu akademi ödülünü kazanmıştır.
kısa adı afi olan amerikan film endüstrisinin
100 yılın 100 kahramanı ve kötüsü sıralamasında, kahraman sınıflandırılmasında atticus finch karakteri bir numaradadır.
hem romanını okumuş hem de filmini izlemiş biri olarak gerçekten ününü haketmiş bir karakter olarak nitelendirebilirim.
film ile ilgili yazdıklarım için bkz:. #377681
atticus, abd'de 1920 lerin sonunda başlayan büyük buhran sırasında alabama eyaletinde hayali bir kasaba olan maycomb'da iki çocuğu ile birlikte yaşayan bir avukattır. kasabanın önde gelenlerinden biridir ve büyük buhran sırasında kasabanın diğer sakinlerine göre ekonomik olarak nispeten daha iyi durumdadır.
atticus insanların hem iyi hem de kötü nitelikleri olduğunu kabul eden, kötüyü anlayıp affederken iyiye hayran olmaya ve yüceltmeye kararlı biridir.
kasabada etkileyici zekası, bilgeliği ve örnek davranışları nedeniyle herkes tarafından saygı gören biridir. ancak siyah bir adam olan tom robinson'un beyaz bir kıza tecavüz ettiği iddiasıyla açılan davada onu savunmaya karar verince maycomb halkıyla arası açılır.
alabama bir güney eyaletidir ve siyahi birini savunmak hoş karşılanacak bir durum değildir.
atticus isminin manası eski yunancada atina'nın bir bölgesi olan attica ile ilgili olup attica'lı adam demektir. roman ve filmden sonra abd'de bu isim epey popüler olmuş ve yeni doğan çocuklara öncekine göre daha fazla verilmeye başlanmış.
roman daha sonra aynı adla sinemaya uyarlanmıştır. filmde atticus finch'i oynayan gregory peck 1963 yılında en iyi erkek oyuncu akademi ödülünü kazanmıştır.
kısa adı afi olan amerikan film endüstrisinin
100 yılın 100 kahramanı ve kötüsü sıralamasında, kahraman sınıflandırılmasında atticus finch karakteri bir numaradadır.
hem romanını okumuş hem de filmini izlemiş biri olarak gerçekten ününü haketmiş bir karakter olarak nitelendirebilirim.
film ile ilgili yazdıklarım için bkz:. #377681
devamını gör...
boris vian sözleri
"seni sevmeyene asla sabır gösterme. çünkü sabrın adı yüzsüzlük, fedakarlığın adı eziklik, sevginin adı kişiliksizlik olur. "
...
"çiçekçi dükkanlarının hiç demir kepenkleri olmaz. kimse aklına getirmez çiçek çalmayı."
...
"kendini gereksiz yere, gereksiz zamanlarda, gereksiz insanlar için yoruyorsun. en gerekli zamanda, en değerlinin kendin olduğunu çok gereksiz bir acıyla anlarsın."
...
"çiçekçi dükkanlarının hiç demir kepenkleri olmaz. kimse aklına getirmez çiçek çalmayı."
...
"kendini gereksiz yere, gereksiz zamanlarda, gereksiz insanlar için yoruyorsun. en gerekli zamanda, en değerlinin kendin olduğunu çok gereksiz bir acıyla anlarsın."
devamını gör...
ölmedim ama hafif sürünüyorum (yazar)
bazı tanımlarını bilerek oylamadığım yazar. dediği her şeye katılmam durumunda yazarın, söylediklerinin doğruluğundan şüphe etmemesi adına.*
devamını gör...
30 nisan 2022 bağdat caddesindeki olaylar
trabzon'a gidince kurşun mu sıktılar diyecekmişiz... arkadaşlar halis mi görüyorum yoksa bu yazı gerçek mi? fenerbahçe otobüsüne kurşun atılalı 8 sene oldu ve failleri saklanıyor. asıl o olaylar yaşandığı için bugün bunlar yaşanıyor. sebep sonuç ilişkinize ayağımı sokayım salak herifler.
trabzon'da fener formasıyla adam gezdirmemekle övünüp cadde'de kutlama yapmaya kalkışmak nasıl iki yüzlülüktür? fenerbahçe taraftarı kalesini savunuyor. chelsea, liverpool, milan, porto, napoli tribünlerinin yaptığı gibi. hayatında tribün nedir bilmeyen, bu kültüre uzak tiplerin "en medeni benim" adlı yarışmasına kaba etimle gülüyorum. bunlar her avrupa ülkesinde olan ve gerizekalı olmayanların bildiği, yazılı olmayan kurallardır. siz hangi gs, bjk şampiyonluğunda caddede kutlamaya izin verildiğini gördünüz? salak olmayan, bu kültüre saygısı olan hiç kimse böyle bir şeye kalkışmaz zaten.
"bize her trabzon" şımarıklığının bizi getirdiği nokta bu. hayır kardeşim size her yer trabzon değil. gidin köyünüzde yapın kutlamanızı. öyle bir şımartılma ki bu, maçlarını 4 bakan izlemeye gelir, maç bitmeden taraftarı sahayı basar, sahayı basan taraftar rakip kaleciyi yumruklar, takımı geri çekmek isteyen rakip teknik direktör engellenir...
fenerbahçe taraftarını, bu şımarıklığa dur dedikleri için kutlarım. bugün cadde'de kutlamaya göz yumarsın yarın gelir stadın yanında kutlamak ister. adamların olayı, trabzonlu oldukları için dilediklerini yapma zorbalığını kendilerinde hak bilmeleri. dur diyen olmayınca çünkü normaldir bu davranış. yüz verirsin ayıya gelir sıçar halıya.
yallah doğu karadeniz'e.
trabzon'da fener formasıyla adam gezdirmemekle övünüp cadde'de kutlama yapmaya kalkışmak nasıl iki yüzlülüktür? fenerbahçe taraftarı kalesini savunuyor. chelsea, liverpool, milan, porto, napoli tribünlerinin yaptığı gibi. hayatında tribün nedir bilmeyen, bu kültüre uzak tiplerin "en medeni benim" adlı yarışmasına kaba etimle gülüyorum. bunlar her avrupa ülkesinde olan ve gerizekalı olmayanların bildiği, yazılı olmayan kurallardır. siz hangi gs, bjk şampiyonluğunda caddede kutlamaya izin verildiğini gördünüz? salak olmayan, bu kültüre saygısı olan hiç kimse böyle bir şeye kalkışmaz zaten.
"bize her trabzon" şımarıklığının bizi getirdiği nokta bu. hayır kardeşim size her yer trabzon değil. gidin köyünüzde yapın kutlamanızı. öyle bir şımartılma ki bu, maçlarını 4 bakan izlemeye gelir, maç bitmeden taraftarı sahayı basar, sahayı basan taraftar rakip kaleciyi yumruklar, takımı geri çekmek isteyen rakip teknik direktör engellenir...
fenerbahçe taraftarını, bu şımarıklığa dur dedikleri için kutlarım. bugün cadde'de kutlamaya göz yumarsın yarın gelir stadın yanında kutlamak ister. adamların olayı, trabzonlu oldukları için dilediklerini yapma zorbalığını kendilerinde hak bilmeleri. dur diyen olmayınca çünkü normaldir bu davranış. yüz verirsin ayıya gelir sıçar halıya.
yallah doğu karadeniz'e.
devamını gör...
aşk acısı çeken insan
hiç değmeyecek acıdır. mutlu olmak dururken bunlara takılmamak gerekir. *
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük, bugün de günaydın mesajı almadan çift kişilik yatkta tek başıma uyanıp işe hazırlık yaparak başladım.
devamını gör...
evleneceklere tavsiyeler
insan faktörü her zaman için öngörülemez değişkenlerle dolu olduğundan, subjektif yapısını koruyacak tavsiyelerdir.
kavga, gürültü, patırtı, çatışma, kıskançlık, aldatma vs. gibi olumsuzluklar bu işin tuzu biberi falan değildir. bunlardan herhangi birisini daha ilk başta yaşıyorsanız, sonrası için mucize olmasını beklemeyin.
maddiyat; ev, iş, araba, pırlanta vs. gibi etkenler gerekli/önemli değildir. bunları önemseyen birisi ile birlikteyseniz, "iş ortaklığı" daha mantıklı bir seçenek olacaktır.
aile içi kararlar sadece "aile" içindekileri ilgilendirir. bu tip durumlara, kim olursa olsun, müdahale etmek isteyen veya müdahil olmak isteyenlere, tabi ki karar birliği ile, tavrınız net olmalıdır. yoksa ipin ucu kaçar, kapitülasyonlar kurduğunuz yapının sonunu getirebilir.
oscarlık bir dram senaryosunun baş kahramanı olmak istemiyorsanız; yaş, zaman, çevre gibi akıbeti belli ve üstesinden gelinmesi mümkün olmayan faktörleri düşünerek bu kararı kesinlikle almayın. her konuda olduğu gibi bu konuda da; her koyun kendi bacağından aslımaktadır, kimsenin gazına gelmeyin.
sakin, huzurlu, mutlu ve güven dolu bir hayat vardır, bunu "karşılıklı olarak" anladığınız zaman teklif yapıp, sonra da "evet" diyebilirsiniz.
kavga, gürültü, patırtı, çatışma, kıskançlık, aldatma vs. gibi olumsuzluklar bu işin tuzu biberi falan değildir. bunlardan herhangi birisini daha ilk başta yaşıyorsanız, sonrası için mucize olmasını beklemeyin.
maddiyat; ev, iş, araba, pırlanta vs. gibi etkenler gerekli/önemli değildir. bunları önemseyen birisi ile birlikteyseniz, "iş ortaklığı" daha mantıklı bir seçenek olacaktır.
aile içi kararlar sadece "aile" içindekileri ilgilendirir. bu tip durumlara, kim olursa olsun, müdahale etmek isteyen veya müdahil olmak isteyenlere, tabi ki karar birliği ile, tavrınız net olmalıdır. yoksa ipin ucu kaçar, kapitülasyonlar kurduğunuz yapının sonunu getirebilir.
oscarlık bir dram senaryosunun baş kahramanı olmak istemiyorsanız; yaş, zaman, çevre gibi akıbeti belli ve üstesinden gelinmesi mümkün olmayan faktörleri düşünerek bu kararı kesinlikle almayın. her konuda olduğu gibi bu konuda da; her koyun kendi bacağından aslımaktadır, kimsenin gazına gelmeyin.
sakin, huzurlu, mutlu ve güven dolu bir hayat vardır, bunu "karşılıklı olarak" anladığınız zaman teklif yapıp, sonra da "evet" diyebilirsiniz.
devamını gör...
family guy
bir dönemin meşhur versusu olan family guy vs simpsons'un taraflarındandır.
hangisinin daha güzel olduğu tabi ki öznel olduğundan bu konuda bir karara varamayız ama bu diziyi rakibine göre avantajlı kılan bir özelliğinden bahsedebiliriz.
atmosfer efendim. family guy, amerikan rüyasının somutlaşmış halidir.
-mustakil, bahçeli* bir ev,
-bir adet köpek,
-mutlu bir aile,
-güzel, anlayışlı bir kadın.
family guy budur. mizahı olsun, göndermeleri olsun, çizim tekniği olsun.. bunlar tabi ki çok temel özellikler ama family guy'i farklı kılan en büyük özelliği, koca bir neslin* ütopyasını barindirmasıdır.
türk sitcom dizilerindeki ayakkabı ile girilen eve*, nasil olduğunu anlamadığın ama bir şekilde var olan zenginliğe, mükemmel akrabalık ve arkadaşlık iliskilerine, saray sofrası gibi olan kahvaltı ve bütün bir şekilde firinlanmıs iştah açıcı tavuğun yer aldığı akşam sofralarına bakıp hissettiğin çekiciliğin, özenti duygusunun bir benzerini hissedersin.
son yillarda popülaritesini kaybetme sebeplerinden biri de, kendisini önceden çekici kılan bu atmosferin yine kendisi. yukarıda betimlerken kullandığım koca bir neslin hayali cümlesindeki nesil değişti. tüm değişimlere spesifik olarak tek tek değinmek yersiz. tek bir örnek vermek istiyorum;
diziyi eril, homofobik, ırkçı olduğu suçlamalarıyla kötüleyen bir kitle dahi var. hatta gelen tüm bu tepkilere karşılık ocak 2019'da dizinin yapimci şirketi bile eşcinsel şakalarını artık kaldıracaklarını söylemek* zorunda kaldı. kaynak
bunları doğrudur veya yanlıştır anlamında da söylemiyorum. sadece değişimi örneklendirdim.
yukarıda koca bir neslin hayali diye belirttiğim imgelerin ta kendisi artık yeni nesile itici* geliyor. algıların ne kadar değiştiğini daha iyi orneklendiremem diye düşünüyorum.
değişen nesil ve algılar, popülarite kaybındaki tek sebep değil* elbette ama en büyük etken. son yıllarda dizinin yaptığı mizahın kalitesi, komikliğinden çok ofansifliği tartışılıyordu artık. daha ne diyeyim.
bu şekilde efendim. dizi tarihinin kült yapımlarından olan ama günümüzde gençliğini hızlı yaşayıp şu an ayda yılda bir aranıp sorulan mahzun dedeye dönmüş bu diziye, iade-i ziyaret babında yapilan bir değerlendirmeyi okudunuz.
hangisinin daha güzel olduğu tabi ki öznel olduğundan bu konuda bir karara varamayız ama bu diziyi rakibine göre avantajlı kılan bir özelliğinden bahsedebiliriz.
atmosfer efendim. family guy, amerikan rüyasının somutlaşmış halidir.
-mustakil, bahçeli* bir ev,
-bir adet köpek,
-mutlu bir aile,
-güzel, anlayışlı bir kadın.
family guy budur. mizahı olsun, göndermeleri olsun, çizim tekniği olsun.. bunlar tabi ki çok temel özellikler ama family guy'i farklı kılan en büyük özelliği, koca bir neslin* ütopyasını barindirmasıdır.
türk sitcom dizilerindeki ayakkabı ile girilen eve*, nasil olduğunu anlamadığın ama bir şekilde var olan zenginliğe, mükemmel akrabalık ve arkadaşlık iliskilerine, saray sofrası gibi olan kahvaltı ve bütün bir şekilde firinlanmıs iştah açıcı tavuğun yer aldığı akşam sofralarına bakıp hissettiğin çekiciliğin, özenti duygusunun bir benzerini hissedersin.
son yillarda popülaritesini kaybetme sebeplerinden biri de, kendisini önceden çekici kılan bu atmosferin yine kendisi. yukarıda betimlerken kullandığım koca bir neslin hayali cümlesindeki nesil değişti. tüm değişimlere spesifik olarak tek tek değinmek yersiz. tek bir örnek vermek istiyorum;
diziyi eril, homofobik, ırkçı olduğu suçlamalarıyla kötüleyen bir kitle dahi var. hatta gelen tüm bu tepkilere karşılık ocak 2019'da dizinin yapimci şirketi bile eşcinsel şakalarını artık kaldıracaklarını söylemek* zorunda kaldı. kaynak
bunları doğrudur veya yanlıştır anlamında da söylemiyorum. sadece değişimi örneklendirdim.
yukarıda koca bir neslin hayali diye belirttiğim imgelerin ta kendisi artık yeni nesile itici* geliyor. algıların ne kadar değiştiğini daha iyi orneklendiremem diye düşünüyorum.
değişen nesil ve algılar, popülarite kaybındaki tek sebep değil* elbette ama en büyük etken. son yıllarda dizinin yaptığı mizahın kalitesi, komikliğinden çok ofansifliği tartışılıyordu artık. daha ne diyeyim.
bu şekilde efendim. dizi tarihinin kült yapımlarından olan ama günümüzde gençliğini hızlı yaşayıp şu an ayda yılda bir aranıp sorulan mahzun dedeye dönmüş bu diziye, iade-i ziyaret babında yapilan bir değerlendirmeyi okudunuz.
devamını gör...

