dış güçlerin en can yakıcı oyunu.*
devamını gör...

hiçbir şey için olmasa da sırf birkaç sevgisiz sevinmesin diye bitmemesi gereken yayındır. sözüm de sözsüzlüğümden de meclisten içeri. malum kafa sözlük formatı ve kuralları.

güzelcim kendimi hasretten dağa taşa falan vurmamı istemezsin. telefon çekmez, merak edersin. haydi. yetti. özledik.
devamını gör...

türkiyenin güçlü kadın seslerinden biri.
devamını gör...

sırf çocuğum bu duyguyu hissetmesin diye o istemeden ben parasını vermiş olacağım. tabi imkanlar dahilinde.

çocuğum aslan oğlum, şanslı bir evlat olacaksın çünkü ben de şanslı bir evlattım. babamdan sonsuz babalık gördüm, ben de son nefesime kadar aynısı için çabalayacağım.
devamını gör...

rus iş adamı alexander lebedev'in digital news & media limited (idml) ile suudi araştırma ve pazarlama grubu (srmg) günyesinde bulunan media arabia lisans araştırması çerçevesinde yayın hayatına girmiştir bir gazetedir. ben genelde bilim ve dünyadaki olayları oradan takip ediyorum . nedense yabancı kaynaklı medya şirketleri türk şirketlerinden daha başarılı oluyor . bunun nedeni ise malum siyasi iktidarın , medyanın kollarını kırıp kan kaybetmesini sağlaması ve hasta yatağında tam iyileşecekken yeni bir yara açması durumudur.
buradan
devamını gör...

şu minik pembe tatlı olan haplar, muhteşem tat.*
devamını gör...

kendi dizeleri ile bir şairi anlatabilmek en zoru.
dizelerinde aşkı, hasretliği, memleket sevdasını nakış gibi işleyen şairdir.

"bilmezler nasıl aradık birbirimizi
bilmezler nasıl sevdik
iki yitik hasret
iki parça can."
devamını gör...

şifre, arapça cifir kelimesinden gelmektedir. arapçadan fransızya chiffre ve ordan da tekrar türkçeye şifre olarak geçmiştir.
devamını gör...

sene de 1 gün iyi ya da kötü aslında ailemizin kahramanı* olan babalarımızı anımsadığımız gün.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
şimdi nereden başlasam bilemiyorum. değişik bir adamdı benim babam. öyle pamuklara sarıp sarmalamadı ama kimsesizde bırakmadı. arkamda hep gölgesini hissederdim. bu durum bazen korkutur bazen cesaret verirdi.
mesela seni seviyorum demezdi ama her gün arar saatlerce oradan burdan çene çalardı benle.

çok küçüktüm yani belki başkası çocuk olarak görüp muhatttap almazdı o yaşta ama o karşısına alır dükkanda ne yaptığını, demiri nasıl kaynattığını, tornadaki arızayı nasıl fark ettiğini, dükkana gelen adamın onu nasıl kazıklamaya çalıştığını anlatırdı. insanları da pek sevmezdi hep kızardım bu yönüne. herkesi eleştirir hep kötü yönlerini söylerdi beni de herkese överdi. o yaşlara daha gelmedim ama insanlar üzerinde yaptığı tespitleri bugün o kadar iyi anlıyorum ki. ben aşağılıyor diye kızarken meğer o durum tespiti, kişilik analizi yapıyormuş. *

bir gün dedemlerin evinde oturuyoruz. halamın kızı atıyla oynatmadı beni, itti. orda bir bakış attı bana ben hemen geri çekildim. kimse de demedi kızım bırak birazda kuzenin oynasın. * zaten hoş bizi aileden gibi görmezlerdi hiç. gittiğimiz zaman yalandan sevinirler sonra ne zaman kalkacağız diye gözlerimizin içine bakarlardı. neysem efem kalktık hemen normalde en az 1, 2 saat daha otururduk. çay koymuşlardı falan işte. babam işimiz var başka zaman dedi. onlarda pek ısrar etmedi zaten. ben hala içemediğimiz çaydayım yahu acaba yanında kek, kurabiye falan var mıydı diye düşünüyordum.* akşam vaktiydi babam evimizin yoluna dönmedi. kocaman ışıklı içinde koca koca oyuncakları olan bir dükkanın önünde durduk. beni bastı bir heyecan ama bir yandanda diyorum yok yahu işi vardır. elinde kocaman kırmızı bir atla geldi. sevincimi anlatamam. yahu dev gibi hem de kırmızı. ebrunun ki gibi gri değil. saatlerce inmedim üstünden nasılda mutlu olmuştum anlatamam.
edit: olaya konu olan at fotosu eklenmiştir.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
mahallenin çocuklarının anaları gelirdi dükkana 'kızın oğlumuzu dövmüş adam adam' derlerdi. bana bir kaş çatardı ben hemen kayıp. kadınlara da 'ne yapayım ben hanımlar benim ki kız sizin ki erkek dayak yemeselermiş' deyip gülerdi. 'aaa adama bak bir de arka çıkıyor' derler söylene söylene giderlerdi. ben de sakladığım yerden bir süre çıkmazdım. çıktığımda ters ters bakar hadi eve derdi. arkamdan güldüğüne yemin edebilirim ama kanıtlayamam.

sabahları yatağıma gelir yatar sıkı sıkı sarardı beni. ben hiç sevmezdim bunu. bazende kolumdan tutup zorla kucağına oturturdu. bu tabi ergen dönemlerim sevgi bu mu bu mu yani derdim kendi kendime. arkadaşlarımın babaları nasıl bir de benim kine bak. kendi şımarıklığımı onun sevgisizliğine yorardım. şimdi düşünüyorum evet bana bir kere bile seni seviyorum demedi ama hep yanımda arkamda durdu.

ailenin en küçüğüyüm benle ilgili bir olay olduğunda tüm kardeşler bu olayda söz sahibi olmak isterdi. karşı çıkanlar, hareketlerimi onaylamayanlar, gittiğim yerlere karışmaya çalışanlar falan filan. * 'ben ölmedim onlar geri dursun benim asabımı bozmasınlar şu kız onlardan küçük kıskanmayı bıraksınlar artık' derdi. * *
babamla farklı bir ilişkimiz vardı. sınırlarımız vardı birbirimize karşı ama ihtiyacımız olduğu an birbirimizin yanındaydık. aile içinde bu durum hep sorgulandı babam banuyu kayırıyor kavgaları çıktı. yahu ben adam için torunu gibiydim. benle yaşıt yeğenlerim var düşünün. ben doğduğumda bazı ablalarım evliymiş. sizle olan ilişkisiyle benle olan ilişkisi bir olabilir mi acaba? ayrıca genç babayla ortayaşlı baba arasında fark olur her zaman. genç daha çok çalışır daha çok yorgun olur yeri gelir eve geldiğinde çoluk çocuğu görmez bile. artık orta yaşlar emekliliğe hazırlıktır. tempo düşer evle çocuklarla daha fazla zaman geçirilir. yani fark bana tavrı değil beni tanımasıyla alakalı. sizi tanıyacak, iletişim kuracak kadar kalmamış evde adamcağız napsın. ee şimdi koca insanlarsınız benimle olan diyalogu sizle nasıl olsun. ben asi bir kızdım kendisine benziyordum o da bunu fark edip biraz taktik değiştirmiş olmalı. ee yaşın verdiği olgunlukta var artık aynı olaya aynı tavrı bile vermiyoruz yaşımız biraz ilerlediğinde. neyse efem çok uzattım bitiriyorum.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ben hep senin küçük kızın olarak kalacağım...
ne elini tutabileceğim bundan sonra ne parka gidebileceğim seninle!
ama ben hep senin o küçük yaramaz kızın olarak kalacağım...
ister 33 ister 63 yaşına geleyim bu değişmeyecek!
babalar günün kutlu olsun. seni seviyorum babacığım...
hep benimle kal, hep kalbimde...
hasretle... *
devamını gör...

kutsal ve mahrem gördüğüm yok. vajina da penis gibi basit bir organdır. bu organlara abartı anlam yükleyenlerin gelişmemiş ilkel insan olduklarını düşünüyorum, başka bir şey değil.
devamını gör...

bize birkaç deli gerek, şu akıllıların yol açtığı duruma bak!
george bernard shaw sözünü araba arkası yazısı yapmak.*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

son 2 haftada 5 düğüne katıldım. 2 taneye de gitmem lazımken gitmedim. evlenmeyin artık yeter.
devamını gör...

mesele varlığınızın neye armağan olduğu değil. mesele 7 yaşındaki bir sabiye varlığını armağan etmesi gerektiğinin her sabah dikte edilmesi. bu tür yeminler ancak askeri diktatörlüklerde görülebilecek, militarizm kokan yeminlerdir.

ekleme: #562580 no’lu tanımla ilgili arkadaşımız kısmen haklı. haklı olduğu kısım bahsettiği şeylerin hakikaten birer sembol olması. ancak ıskaladığı şey her sembolün zararsız olmadığı gerçeği. örnek vermek gerekirse almanya bugün nazi dönemine ait gelenekleri devam ettirmek istese ve gelen eleştirilere bunların yalnızca birer sembol olduğu savunmasını geliştirse ne ölçüde makul ve mantıklı olur. ramazan davulculuğu bir sembol, ancak bu sembol çocukların pedagojik eğitimini sarsıcak boyutta zararlı değil. ingiliz kraliyet ailesi topluma militarizm pompalamıyor.
devamını gör...

tavan izlemenin bir baska versiyonu olarak ruh terapisi. *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

güzel bir anımı hatırlayamadım ama babamın bir anısını yazayım.
sene 1998 babam ve 5 arkadaşı çok güzel bir kadroyla dershane açıyorlar. dershane açıldıktan sonra tek yapılması gereken öğrencilere ulaşmak ve kayıt yaptırmaları için ikna etmek. o dönemlerde de dershaneler arası bir moda varmış, dereceye giren ogrencilere hediye vermek gibi. bizimkiler de düşünmüşler ve reklam panolarına bu yaziyi yazdırmışlar
" üniversite giriş sınavında ilk 3'e giren öğrencimize 0 km doğan slx vereceğiz"
tabi bu kampanyadan dolayı bütün sınıflar dolmuş bunun heyecanıyla bir sene eğitim vermişler ve sınav zamanı gelmiş bütün öğrenciler sınava girmiş. yaklaşık olarak 2 ay sonra sınav sonuçları açiklanmiş.
ertesi hafta bir öğrenci bu reklam projesini hatirlamiş ve dershaneyi ziyarete gelmiş belgelerle babama ve diğer hocalara türkiye'de fen kısmında 3 matematik kisminda 2. olarak derece yaptığını söylemiş ve arabayi istemiş.
tabi bizimkiler öyle bir reklam yaptiklarini bile unutmuşlar. neyse sadete geleyim
1999 yılında sıfir km doğan slx'i almış babamgil ve öğrenciye vermiş. öğrenci şuanda başarili bir endüstri mühendisi.
bu da böyle bir anımız buraya kadar okuduysan teşekkür ederim.*
devamını gör...

olm böyle başlıklar niye hep senden çıkıyor? ne yaptıysan söyle korkma en fazla toplu linç ederiz ferahlarsın.
devamını gör...

(bkz: gözüm hep seni arıyor)
devamını gör...

''---
benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün
dağıtır gecelerim sarışınlığını
uykularımı uyusan nasıl korkarsın,
hiçbir dakikamı yaşayamazsın.
aysel git başımdan ben sana göre değilim.
benim icin kirletme aydınlığını,
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
---''
son dizesini okuyana kadar tüylerimi ürperten bu dizelerine baktığımdaysa büyük bir incelik gördüğüm attila ilhan şiirlerinden biri. insan hem kıskanıyor hem özeniyor hem de büyük bir gurur duyuyor böyle şiirler gördüğünde. sen nasıl güzel adamsın. büyük sevgilerimle ve sonsuz saygımla huzur içinde uyu.
devamını gör...

kediler oturdukları yerden adeta bakışlarıyla yargılar, küçük ve önemsiz bir böcek gibi bakarlar adama. "ne yaptım ben sana be!?" tepkisi oluşur insanda. sahibine değil kölesine bakıyor sanki..

(bkz: kem göz)

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

şair "benim sizden başka kimsem yok" demek istiyor, nasıl merak etmemeniz durumunda sizi bulabiliyorsam sizin de artık beni bulmanızı, beni görmenizi, beni duymanızı istiyorum diyor.
"sözlük ben olmuşken" açın beni sayfalarca çevirip, çatır çutur okuyun diyor.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim