antik yunan matematikçisi arşimet'in "kayıp" kitabını müzayedede satın alan "gizemli" kişi. yazının sonunda kim olduğunu söyleyeceğim.

konu, 2021 şubat ayında bilim ve teknik dergisi'nde anlatılmış. ben de özet olarak size anlatacağım.

arşimet, papirüsler üzerine çeşitli mektuplar, ispatlar yazar, arkadaşlarına gönderir. miletli isidoros bunları 6. yüzyılda kitap haline getirir. yıllar sonra, isidoros'un sadece büyük harflerle ve kelimeler arasında boşluk bırakmaksızın yazdığı kitap, yeni yazım kurallarına göre düzenlenir. isidoros'un yazdığı ise büyük ihtimalle artık işe yaramaz olduğundan çöpe atılır.

gel zaman git zaman, haçlı seferleri başlar. haçlı orduları, kendilerine vadedilen maddi karşılığı elde edemeyince istanbul'u yağmalarlar. tabii el yazmaları da bundan nasiplenir. arşimet'in çalışmalarının olduğu yazmalar, bir haçlı askeri tarafından kudüs'e kadar götürülür ve orada mar saba manastırı'nın rahiplerine satılır.

bir süre sonra dua yazacak parşömen arayışına girilir ve eski el yazmaları silinerek bunların üzerine dualar yazılır. arşimet'in çalışmaları da bunların arasındadır.

alman araştırmacı tischendorf, 19. yüzyılda bu kitapta bir şeyler fark eder ve bir sayfasını çaktırmadan kopararak incelenmesi için yanında avrupa'ya götürür. kitabın yazıları altında gerçekte başka bir metin olduğu anlaşılır. yalnız bu arada kitabın geri kalanı, kopmuş sayfalı haliyle yeniden istanbul'a getirilir. bu kez tarihçi heiberg, kitabın esas metnini okumayı ve çevirmeyi başarır. böylece kitabın aslında arşimet'e ait çalışmalardan oluştuğu anlaşılır.

aradan geçen zamanda, birinci dünya savaşı biter. bu karışıklık sırasında istanbul'daki kitap, kim olduğu bilinmeyen biri tarafından fransız bir koleksiyoncuya satılır. koleksiyoncu ölünce, kızı onun kitaplarını satmak ister. değerini öğrenmek için birilerine götürür kitabı. ancak inceleyen kişiler kitabın değerini anlamaz ve kıza "buna biraz, eski havası verilmiş resim çizdirin ki değeri artsın. bu haliyle bir kıymeti yok." derler. kız resimleri çizdirir. kitap artık tamamen bambaşka bir hale gelmiştir. ancak kitaba, eskiymiş havası verilen resimlerine rağmen alıcı çıkmaz. bunun üzerine koleksiyoncunun kızı kitabı bir müzayede salonuna götürür.

müzayede salonunun uzmanları, kitaba maksimum 1.200.000 dolar kadar bir değer biçer. anlaşma sağlanır, satış duyurulur. ancak bunu duyan yunan hükümeti "bu bizim kültürümüz. bize geri verin!" diye ortaya çıkar. yunan hükümeti dava açar, dava reddedilir ve 1998'de müzayede yapılır.

yunan hükümeti de müzayede katılır. ancak ortaya birden gizemli biri çıkar: mr. b

mr. b, ne pahasına olursa olsun kitabı istemektedir. böylece müzayedede, yunan hükümetinin artık daha fazla üzerine çıkamadığı 2 milyon dolarlık bedelle kitabın sahibi olur. bazı yetkililerle görüşür ve kitabın orijinalinin incelenip okunması için onlarla anlaşarak kitabı onlara bırakır. kitabın cildi, 1 seneye yakın bir sürede itinayla kitaptan ayrılır. sayfalar tek tek ayrıştırılır birbirinden ve yeni teknolojiler sayesinde altta yazan yazıları okunur. walters müzesi herkese açık şekilde sitesinden paylaşır kitabı. kitaptaki bilgiler de, açıklamalarıyla birlikte 2 cilt halinde bastırılır.

2007 yılında der spiegel adlı dergide, mr. b'nin kim olduğu açıklanır: amazon'un kurucusu jeff bezos.

bildiğim kadarıyla bezos bunu inkâr da kabul de etmemişti. bunun nedeninin de kitabın "karanlık" ve illegallikle dolu geçmişi olabileceği söyleniyor.
devamını gör...

(bkz: tarikat-ı hristiyânî ismailiyye)

bu elemanlara ne içiriyorsunuz?*
devamını gör...

ulan şeref yoksunu insanlar her yerde var tamam. bu hakimler nasıl bu kararları verip rahat uyuyabiliyor? nasıl eve gidip çocuklarını sevebiliyorlar? hukuku geçtim bunlar nasıl insanlar?
devamını gör...

çayı serbetten ayıran şekerdir..
devamını gör...

şahane bir balkan sosu. her şeyle, her zaman yenir. özellikle türkiye'ye göçmüş bulgaristan türkleri yapar. severisss. kıymelimisss.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

dünyanın demek belki iddialı olur ama hanuta gofret gerçekten güzel.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gördükten sonra da sevmediğin şeyler olursa onları da sevmeye başlıyorsun.
devamını gör...

çok sevdiğim dostuma şal almıştım. kaybetti. sonra kolye aldım bir kere bile takmadı, en son kitap almıştım onu da eski sevgilisine verdiğini öğrendiğim günden beri hediye almıyorum. çünkü artık hayatımda değil.
devamını gör...

halkımızın büyük çoğunluğu zeybek kelimesini duyduğunda aklına ilk olarak ege bölgesi'nde aydın, denizli, muğla, izmir, manisa gibi şehirlerimizde çok yaygın olarak görülen yöresel bir oyun gelir..

zeybek/efe kelimesi ilgili dönemlerinde ağalara, paşalara, bozuk düzene isyan etmek üzere dağa çıkan silahlı delikanlılara verilen isimdir. bu delikanlılar birçok yazarımızın kaleme aldığı hikayelere ilham olmuştur. yaşar kemal'in ince memed'i gibi; sabahattin ali'nin kuyucaklı yusuf'u, çakıcı'nın ilk kurşunu gibi... tabii her kahramanlık hikayesinde olduğu gibi haklı yahut haksız sebeplerle bu delikanlılar ellerini kana bulamıştır.

anadolu'nun bir çok yerinde olduğu gibi zeybek oyunu da kendine ait yöresel kıyafetlere sahip bir oyundur. anadolu motifleriyle süslenmiş işlemeli çoraplar, dize kadar şalvarlar, cepken giyerler, fes takarlar. bellerine kuşak bağlarlar.

bir çok türküye, halk ezgisine ilham olmuşlardır. arkalarından ağıtlar yakılmış, destanlar söylemişlerdir. ilgili oyun halkımızın büyük çoğunluğu tarafından sevilmektedir. efelerin büyük çoğunluğu da kendi dönemlerinde halk tarafından sevilmiş, kahramanlaştırılmışlardır.

en yaygın olarak bilinen türü harmandalıdır. yörük ali zeybeği, kostak ali zeybeği, teke zeybeği, avşar zeybeği vs. gibi oldukça fazla çeşidi vardır. bu çeşitlilikler kendisiyle özleşmiş efe'lerin isimlerini yahut memleketlerini taşırlar genellikle.

oynayanların duygu durumlarına, ruh hallerine, memleketlerine göre farklı yorumlanabilmelerine karşın figürler oldukça benzerdir. ama bana göre ne kadar benzer figürler olursa olsun asildir. genç-yaşlı, kadın-erkek, güzel-çirkin demeden oynayan herkese çok yakışır.

her bir çeşidini izlemek bana oldukça keyif verse de kostak ali zeybeği'nin bende uyandırdığı his çok farklıdır. hem müzikal anlamda, hem görsel anlamda bana oldukça fazla keyif vermektedir.
devamını gör...

az önce 2.sezonu bitirdim ve 3.sezonu sabırsızlıkla bekliyorum.

--! spoiler !--

eşini kaybetmiş bir adamın bunu zor da olsa kabullenişini ve hayata tutunuşunu konu eden, arada hepimize çok güzel mesajlar veren, gözlerinizi doldurup sizi ağlatabilecek ama bir yandan da güldürecek ve umut yeşertecek harika bir dizidir. tony'nin gözleri doldukça, karısını özledikçe siz ağlarsınız. matt'in bu kadar iyi ve düzgün bir adam olmasına hayran kalırsınız*. roxy kadar vefalı bir arkadaşınız olsun istersiniz. anne gibi bir yol göstericiniz. brandy gibi güzel bakan, hep yanınızda olan bir köpeğiniz*...

--! spoiler !--

bölümler yaklaşık 28 dk olduğu için kaç bölüm izlediğinizi anlamıyorsunuz bile. kısacası izleyin, pişman olmazsınız.
devamını gör...

hayaletlerden oluşan yazarlardır. hepsi hayalet.

futbol başlığı açarız yazmazlar.
seks başlığı açarız yazmazlar.
tanım okurlar ama okumuyor numarası yaparlar.

ne biçim çevrimiçi yazarsınız lan siz!
devamını gör...

ne zaman evleneceksiniz?
ne zaman çocuk yapacaksınız?
ne zaman ikinci çocuğu yapacaksınız?
peki sen başkalarının hayatına burnunu sokmamayı ne zaman öğreneceksin?
devamını gör...

çok beğendiğim ve anlamı da güzel olan bir latince cümle bırakmak istiyorum buraya.
ın girum imus nocte et consimur igni "
anlamı ise şu: geceleri bir daire çizeriz ve ateş tarafından tüketiliriz..
devamını gör...

ne kadar temiz, saygılı, dürüst, medeni, insancıl olsan da tarihten bu yana süregelen ve mensup olduğun türk ırkından dolayı hıristiyan dünyası ve modern avrupa tarafından alnı lekeli kabul edilirsin.
devamını gör...

hayatta en sevdiğim şeylerden biri uyumaktır ama bu aralar bi türlü düzgün uyuyamıyorum. ya uykumda sürekli uyanıyorum ya da çok erken ve saçma bi saatte uyanıyorum. zaten kafam çok dolu nolur sen bari yapma bunu demek istiyorum burdan kendisine*.biraz uyku lütfen ya biraz.
devamını gör...

hiç şaşırmadığım müge anlı sözü. bu kadına fazla misyon yükleyenleri buraya davet edelim.

aynı mantıkla eşinin tecavüzüne uğrayan kadınları da ağlamasının o zaman. sonuçta evliler değil mi? boş insan, bomboş insansın müge anlı.

bunların bilinçaltı böyle işte. iğrenç zihnin iğrenç ürünü.
devamını gör...

totosuna güvenen rahat kadındır. kıskanma sen de giy biz seni eleştirmeyeceğiz söz.
vulvayı vajina sanan arkadaş'a hitaben; vajinası tayttan belli oluyorsa ambulans çağır lütfen. vulvadan bahsediliyorsa eğer erkekler de bir zahmet etek giysin demek lazım ama bize ne. kime ne? bana ne? hatta hoştir emma benane.
devamını gör...

an itibarı ile youtube'da yerini almış olan mesajdır.

iko'muz canımız ciğerimiz de gerekli ayarları yaptıktan sonra, kaydını tamamlamış her genç kafa sözlük ferdinin gelen kutusu bu sesli mesajla turunculanacak.

devamını gör...

afrika'nın batısında, sahra altında, atlas okyanusuna kıyısı olan bir ülkedir. başkenti yamoussoukro'dur.
devamını gör...

12 madalyalı tanımı olan, kaliteli yazar.
nickini genel manada stratosfer algıladığım, lakin mitleri ile sanat kaygısı güden tanımlarını bildiğim için aklımı troposferden, kısa zamanda yeryüzüne indirdiğim güzide yazarımız..

kendisine mitsel bir de gif bırakarak, nickaltını serbest bırakıyorum.*

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim