şu an nickaltı duvarında bulunduğum kıymetli yazar arkadaşıma #1007349iletisinden sonra iade-i ziyaret yapacağımı söylememe rağmen ,inatla nickaltımın pencerelerine taş şeklinde ileti #1058341 atmak suretiyle kırma çabaları içinde olmasına istinaden bu iletiyi girmek zorunda hissettim.

siz camı pencereyi indirene kadar, içinde bulunduğum durumu ve ortamı anlatayım

kıymetli yazar arkadaşım.
açmışım sertab erener'i son ses, evimde uzanmışım şezlong gibi koltuğuma, tv den sahil videosu açmışım ayaklarımı uzatmışım sanki tatildeymişim gibi ayak ve kitap özçekimi paylaşıyorum.ayrıca şu sözleri kafamda tekrarlıyorum.
"uzanmışım kumsala, güneş damlar yüzüme"




peki sonra ne oluyorr bir ses duyuyorum evin ortasında kocaman bir taş.hayır sizden önce başka bir arkadaşıma söyledim bu durumumu ne güzel anlayışla karşıladı ama siz hemen taş atın camı indirin. efendim kibarlıkta bir yere kadar aaa. artık gerçek hikayenizi paylaşma zamanımız geldi de geçiyor.

öncelikle "sen hayırdır kızım aloo" durumunu açıklayayım.

o zamanlar 20'li yaşlardayım üniversitenin 3.senesindeyim.* troll avcılığı bölümü okuyorum.sizin anlayacağınız hızlı olduğumuz dönemler.erasmus ile far far away krallığı enstitüsüne gitmeye hak kazanmışım.nasıl mutluyum nasıl mutluyum havalarda uçuyorum kanatsız bir şekilde. ah gitmez olaydım oraya, sizi kurtarmaz olaydım o kuleden de bugünleri görmez olaydım.neyse öncelikle krallığı tanıtan bir iki resim bırakıyorum.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


böyle güzel bir krallıkta her gün bir köşeyi geziyorum,farklı türden yaratıklar ve büyülü şeylerle tanışıyorum. çok tatlı arkadaşlar edinmişim ki sormayın onlarla birlikte olduğumuz bir resim karesini şuraya bırakıyorum.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bir gün krallıktan haber geldi enstitüdeki tüm avcıları kral çağırıyormuş.

haydaa koskoca kral çağırıyor gitmesen atar vallahi krallıktan.oflayıp puflayıp
krallığa gittik arkadaşlarla. yok efendim bir kızları varmış dünya güzeliymiş, kulede uyuyormuş ,ejderhaa koruyormuş. dedim ben bu kızı tanıyorum adı "aurora" mı ? yok dediler prensesimizin ismi fiona banu. o nasıl isim ? böyle prenses ismi mi olur dedim.kral ben koydum oldu itirazın mı var diyince kellem vücuduma ağır gelmediği için ses çıkaramadım.

toplandık pikniğe gider gibi elimizi kolumuzu sallaya sallaya prensesi kurtarmaya gidiyoruz.karşımıza şöyle bir manzara çıktı.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

takımın yarısının korkudan kapleri durdu.içinde bulunduğum diğer yarısından ise ben ve iki arkadaşım kaldı.claire,toby ve ben jimbo. claire bir gölge geçit açtı ejderha durumu anlamadan kuleye girmiş olduk. ne görelim efendim prenses horul horul uyuyor.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

o sırada karşımıza prensesin evcil sevimli dostu çıktı.uyandırmayalım diye önce biraz dil döktü, "olmaz dedim", tırnaklarını gösterdi yine "olmaz dedim" en son şöyle bir bakış attı ki neredeyse bizi kandırıyordu yine "olmaz dedim".

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel



dürtüyorum uyanmıyor, bağırıyorum uyanmıyor, türlü türlü şeyler denedik yok efendim uyanmıyorum sanki ölüm uykusuna yatmış. oturdum kara kara düşünüyorum nasıl uyandırsam diye. aklıma annemden kalma taktikler geldi. çok kibar biri olduğum için istemeden bunu yapmak zorunda kaldım.

"sen hayırdır kızım aloo, kalk yerine yat bak sırtın tutulacak orada" dediğim gibi bunun gözler bir anda açılmasın mı? meğer anne tarafından hemşehriymişiz tabi bunu sonradan öğrendik.efendim uyandı ama karşıma adeta bir seda sayan çıktı.bir atarlı giderli konuşmalar işte efendim yok prens gelecekmiş yok öpecekmiş bir ton hikaye saydı. dedim bana değil hanımefendi kral olacak babanıza anlatın bunları.

efendim krallığa dönene kadar dır dır dır bir susmadı.kendi kendimde şunu dedim
"keşke erasmusla öğrenci olmaz olaydım ,susmayıpta o kuleye inmez olaydım"


hayır gündüz başka gece başka biri çıkmasın mı bir de.hanımefendi görünür ama içinden bir başka prenses çıkabilir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


efendim geleyim çamur olayına. kendisi geceleri bir acayip hallere girdiği için shrek kardeşimi evinden kovdurmuş yerine geçmiş ve bataklıkta çamur banyoları yapar olmuş. yetmezmiş gibi beni çağırıyor çay içelim çamurdan kale yaparız. ya efendim diyorum ben anlamam çamur işlerinden sonra nasıl temizlerim üstümü başımı. bu zırh öyle kolay kolay temizlenmez masrafı çoktur diyorum
dinletemiyorum. babamın parası çok temizletiriz diyor. baba parasıyla övünmesine çok kızdım ve hemen yanından ayrıldım.

hayır ben memlekete geri döndüm arkamdan atıp tutuyormuş. "sen bana hayır dedin kala kala bu shrek devine kaldım seninle şöyle olabilirdik zalımın oğlu"

neyse hikayemiz böyleydi kusura bakma ama siz zorladınız efendim. o kadar yolu tepmiş gelmişsiniz sırf nickaltı penceremi kırmak için.

şimdi gelelim asıl fiona'yı tanıtmaya.

silivri'nin soğukluğundan korkmadan alttan alttan sağlam muhafelet yapan,kedilerini canı kadar seven, goy goy ise goy goy, siyaset ise siyaset, gitar ise gitar ne ararsanız azar azar ama her şeyden var.tam bir şoför nebahat abladır.isterse en tatlı hanımefendi olur isterse eli maşalı bir kavgacı.adeta bir mevsim salata gibidir. iletilerinden ne kadar samimi olduğunu zaten anlayacaksınız.kedili kadın olduğu için tanımlarını okurken genelde ekranıma kedi tüyleri gelir. karikatür paylaşmayı ve onlardan alıntılar yapmayı çok sever.bu paylaşımları ve alıntıları ile beni çok güldürür. bir ara kendisinden ters yapma eğitimi alacağımı bilmektedir.iletilerinden tersinin nasıl olduğunu çok net anlayabilirsiniz ki her an nickaltınıza bir levye ile saldırabilecek izlenimi vermektedir. ayrıca fırsatı olsa sözlükte kayıtlı her yazara nickaltı iletisi yazabilecek kadar sevgi dolu bir kalbe sahiptir. hepsi mutlu olsun yazmaya hevesli olsunlar diye defalarca nickaltı iletisi girebilir. keşke camları indirmese ama ne yapalım o da böyle biri.efendim beni tehdit ediyor ama bu kadar sevimli şekilde tehditte edilmez ki insan. kedilerini üstüme salmadan ben kaçayım artık. ziyaretim yeterlidir diye düşünüyorum. esen kalın efendim. elinize, ruhunuza, aklınıza sağlık.


takipteyiz şoför nebahat abla.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir şehir efsanesi.

yıllardır her yeni yıla aynı şekilde girer oldum. hiçte aynı geçmedi yıllarım. biri bir şey kazandırdı, biri kaybettirdi. yazılan yaşanıyor buna inanıyorum; yıla giriş hiçbir şeyi değiştirmiyor malesef. *
devamını gör...

jelibon, toybox, yumiyum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
şu mutluluklarına bakın ne kadar saf temiz kalpleri var dünya keşke çocuklardan örnek alsa biraz.
devamını gör...

bu ülkede hiçbir canlının yaşam güvencesi yok. ülke başındakiler boş laf yapmaya devam ederken her gün birçok can ölüyor öldürülüyor. bu normal değil. gereksiz konulara ayrılan zamanın birazını bu konulara kullansalar ne olur çok merak ediyorum. bunlar sadece görünen kısım.
devamını gör...

durup seyretmek, öğrenmenin bir yoluymuş.
devamını gör...

yarım kalmış bir şarkı.

yıllar öncesinden veya gün içinden imzalı, yalansı bir şarkı. geride ilk buluşma ve kiralık limuzin hayalleri, 2 adet tamamlanmamış hayat hikayesi, "bunlar normal mi?" diye sorduğu sahipsiz kalan sorusu, tamamen benim kafamın uydurduğu bir karakter olma ihtimali, rüzgârın birine yazılmış gibi duran silgi izleri dolu bir yazı ve hiç dolmayacakmış gibi duran bir boşluk kalmış.

şarkıyı duyunca hatırladım tümünü, hep derim ya bazı şarkılar çok zalim.

/ hiç duymadığı bir şarkıda izi kalır mı insanın? /


spotify
devamını gör...

süleyman s. tarzı yazarlar. süleyman s. da yapıyor, cb otur oturduğun yerde diyor.
bulaşmamak lazım arkası güçlü olabilir
ben öyle yapıyorum. sedat peker olan video yayımlasım.
devamını gör...

90'lar batakliginin oncusu sertab erener'in ic acitan ama ayni zamanda dinleyene farkindalik kazandiran sarkisi.

kisinin kendine verdigi sozleri, yasadiklarinin biraktigi etkiyi; kaldigi yerden devam ederse ileride neler yasayabilecegini yuzune vurur, iyi de eder.
ayrica fikrimce sertab erener'in konserlerinde soylemeyi en sevdigi sarki olabilir, ne guzel soyluyor cicegim.

--- alıntı ---
artık beni asla yaralayamaz hayat eğer istemezsem
--- alıntı ---
guce bak be.

bebeksi klibi:


ukdeydim, doldum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

biz hazırız şimdi onlar düşünsün...
devamını gör...

genelleme yapıyorsa boş olma ihtimali yüksek..

genellemeyi kadınlar üzerinde yapıyorsa kesinlikle boştur.

kafasına tıklasan yankı yapar o derece.
devamını gör...

okul hayatım boyunca hiç yapmadığım bir eylem. çok pişmanım yapmadığım için onun duygusu tadılmaz mı hiç. aşk olsun bana be.. sadece bir defa dersaneden kaçmıştım arkamdan koşturmuşlardı nasıl bir patlama anıysa kaçış o kaçış bir daha dönmedim o dersaneye, sevimsiz bir yerdi zaten. bir matematik dersi sonrası kaçtım bu arada onuda belirtmek isterim.
devamını gör...

genelde tabela olan levha zannediliyorum ama pek öyle değil. anlamı: yer kabuğunu oluşturan parçalardan her birine verilen isim. yer kabuğu on iki temel levhadan oluşuyor. konveksiyonel akım sayesinde de akış yönünde sürükleniyor. ben de kendimin bir parçası olarak ancak diğer parçalarla tamamlandığımda bütün olabileceğimi ve beni harekete geçiren görünmez birçok sebebin olduğunu hissederek bu nicki almıştım. hem sade hem de anlamlı benim için. biraz da coğrafya sevgisi işte.
daha ayrıntılı öğrenmek isteyenler için link: levhalar
devamını gör...



"filistin'de doğdum, adsız yerlerden geldim.
toprağım yok anavatanım belirsiz.
ateşler yakıyorum parmaklarımla
ve sana şarkılar söylüyorum kalbimle.
yürek telim gönül yakıyor.
filistin'de doğdum yerim yok, toprağım yok, yurdum yok "
devamını gör...

d&r'dan hediye çeki veriyormuşsun yoldaş bilmeseydim buralar daha arsayken başlardım çalışmalara.

kitapsever bir yazarımsı olarak içinde olmak istediğim yazarlar listesi.

sevgili romalılar desteğinizi benden esirgemeyeceğinize eminim.
devamını gör...

hiçbir yerde yazmayan ufak ama güzel bir nezaket kuralı.
devamını gör...

bir yandan bir saat çıkıyor. pili bitmiş. 10:28'de durmuş. bir ayın 15'ini gösteriyor. hangisi bilmiyorum.
bir yandan bir kalem. güzel yazısını hatırlıyorum. ve hayatına giren önem atfettiği tüm erkeklere kendi kaleminin aynısından hediye etme ritüelini.
gözlük duruyor şifonyerin üzerinde. camları tozlanmış. elime alayım, sileyim diye düşünüyorum. korkuyorum, dokunamıyorum.
bu kazağı verecek misin anne? çok sevdiği o kazak elimde duruyorum bir süre; kafam bomboş.
kitapları var. kütüphaneciyim ben, bağışlayacak yer bulursun, istemiyorum hiçbirini diyor. asla razı değil gönlüm. bakmıyorum bile o yana.

tek başıma, ama zihnimi meşgul eden diğer her şey tarafından da yalnız bırakıldığım kadar tek başıma bir hafta sonuna ihtiyacım var diyorum.
efendim diyor.
cevap vermiyorum.
devamını gör...

efendim hem rolleri hem de isimleri gereği hepimizde ufak da olsa tebessüm bırakan karakterlerdir.
şu an aklımda gelen karakterleri yazacağım;
-badi ekrem
-damat ferid
-güdük necmi
-gardrop fuat
-marmara kazım
-kel mahmut
-dikiştutmaz sabri
-karbonat erol
-ayı abbas
-susta kazım
-lüfer
-gaddar kerim
-yedi bela recep
-karamürselli deli hamdi
-küçük enişte
-komodin bahattin
-vagon necmi
entry zamanla güncellenecektir.
devamını gör...

hakkında bilinen çoğu şeyin bilinenin aksine olduğu üstün insan. hadi bu tanımı bir kerre daha okuyalım.
devamını gör...

çakısı ile meşhur ülke. eskiden isviçre'ye gurbete giden kişilere sipariş verilirdi. tabi çikolatayı unutmamak gerek. youtube'de tren yolculuğu videoları var. bazen açıp izliyorum. gerçekten eşsiz yerler. bazen orada yaşamak sanırım çok güzel olurdu diyorum. tabi insanoğlu kuş misali belli olmaz.

buyrun efendim buradan
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim