“hoşgörü” kavramı ihtiva ettiği anlam itibarıyla “eşitsizliğe” vurgu yapar.
ben senden daha kıymetliyim, seni yok edebilecek kuvvete sahibim fakat buna rağmen zor kullanmıyorum ve sana tahammül ediyorum demektir esasında.
bu anlayışın bir ürünü olarak: “millet-i sadıka” benzetmesi yapılmıştır ermenilere. yani bize itaat eden, sadık kalan, sözümüzden çıkmayan, haddini bilen ulus manasında...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ben bu çocuğu bu kadar seviyorsam kendi çocuğumu nasıl severim diye düşündürten dünyanın en mükemmel olaylarından biridir.
devamını gör...

3310-- böyle ölmem nadir füze at
devamını gör...

100 karma puana analiz yapılır. uyum testi yapılır. *
devamını gör...

kaos
kalabalık
yalnızlık
devamını gör...

istisnasız her türk evinde gözlemlediğim durumdur. kime sorsam "aynen biz de yapıyoruz bunu" diyor. doğal ortamında herkes böyle.

az önce tekrar başıma geldi bu. ablamla eniştem olacak kılıklı şahıs gelmişler misafire. babamla oturmuş falanca partiden falanca siyasetçinin liderlik vasfını tartışıyor. oldum olası siyasi konulara ilişmem. eniştem de bilhassa siyasi konulardan bahseder. o böyle anlatırken kendimi tarık akan'ın ah nerede filminde anarşik takılan ortanca oğlanın annesi gibi hissediyor, "siyasete garışman guzum" diyesim geliyor bu herife... neyse babam bana seslendi "yunus emre hadi kalk eniştenle bize bir çay dök oğlum." o anda da tez yazıyorum word'te söve söve kalktım gittim mutfağa. çaydanlıkla içeri girdiğimi gören ev ahalisi bir anda yüzüne fener tutulmuş değirmen tavşanı gibi kalakaldılar. sonra hemencecik herkes çay bardaklarına davrandı. kazak ören babaannem yarım bardakla "bisssmm" diyerek shot yaptı. annemle, ablam tokuşturarak fondiplediler. babam normal fondipledi. kulağına 39 yıl önce üç kere "senin adın sezai" diye fısıldanan eniştem olacak kişi, henüz soğumamış olan bardağını -çay tazeydi ve farkında değildi- komple kafaya dikti ve "iyeaaavvv" diyerek boğazını tuttu. gözlerinden yaş geldi hıyarağasının ben içimden nasıl gülüyorum ama. şimdi mutfakta soğuk yoğurt yediriyo ablam buna. iyi olsun lan, bir de yüzüme bakarak "nasıl çayı içtim ama" der gibi diktiydi kafaya.

bizim milletin genetiğinde var galiba. kalkıp iki adım atamıyor.. sanki yaprak dökümü'ndeki ali rıza bey gibi felçli anasını satim. ne insanlar var ya..
devamını gör...

adana ziyaretimde muzlu sütü ilk kez ve bir defa içtim, öyle güzel içecekti, çok hoşuma gitti, tadı damağımda kaldı. ama başlıktaki büfede değil. altıkat kavşağı otobüs acentelerinin arkasındaki büfe de güzelinden yapıyor. büyükşehir olunca yolumuz her yere düşmüyor. tekrar gittiğimde deneyeceğim inşallah.
devamını gör...

tarih tekerrür etmiş ve benim de başıma gelmiş olay.

öncelikle bu başlık aralık 2020'de açılmış ve bingo! başlık sahibi yoldaş airlines ya da diğer ortaklar tarafından uçurulmuş. belki beni de şutlarlar ama takan kim? haksızlık karşında susan dilsiz şeytandır deyip olayı anlatayım.

dün akşam bu saatlerde içinde "vurdurmak" geçen bir başlık açıp gayet düzgün ve küfürsüz bir şekilde tanımı girdim. başlık sakıncalı olabilir eyvallah ama 14 ay boyunca bu sözlükte tek bir uyarı dahi almayan hesabım direkt uzaklaştırma cezası aldı. bunu büyütecek biri değilim ama gece sözlüğü okurken likit radyo yayını başlığında sözlüğün editör tayfasindan olan bir arkadaş gayet efendi bir dildo paylaşmış.

işte o dildo,

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

şimdi soru şu : argo sözlüğe zarar verirken böyle güzel ve beyaz bir penis vermiyor mu yani? siz de marla gibi mi düşünüyorsunuz sevgili moderasyon : korkma sana zararı olmaz?

neyse uzatacak değilim. madem ben sözümona cinsiyetçi ve küfürlü başlık açıp tek (ki bana göre değil ) uyarı yapılmadan ceza alıyorsam bu sizin arkadaş dildo paylaşınca niye ceza almıyor? siz iyisini bilirsiniz.
devamını gör...

tabi ki telefonda konuşmak.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

onu görenlerin dilekleri kabul olsun * *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gayet haklı bir isyandır. ınsan haklarını hiçe sayan politikalar sebebi ile ülkeye alınıp insani koşullarda yaşamaları sağlanamayan bu insanlara az paraya çok iş kitleyerek sömüren bu sistemde bu tarz sitemler etmelerinden doğalı yoktur sanırım?
devamını gör...


"sizin için bizim kılıcımızdan kurtulmak yoktur. siz nerede bulunursanız bulunun oklarımız size yetişir, atlarımız her attan ziyade koşar ve oklarımız bütün siperleri deler, kılıcımız indiği yere yıldırım gibi iner, akıllarımız dağlar gibi sağlamdır, sayımız ise kumlar kadar çoktur; bizden amân dileyen selâmete erer, bizimle savaşa yeltenenler sonunda pişman olurlar. siz bize 'kâfir' diyorsunuz, biz de size 'fâsık' diyoruz. biz, bütün işleri tedvin ve takdir eden tanrı tarafından, size musallat edildik. yeryüzünün batı ve doğusu bizim elimizdedir, hiçbir yere kaçıp kurtulamazsınız."

halep emiri melik'ün-nasır'a gönderdiği mektubu yukardaki cümlelerle bitiren ilhanlı devleti hükümdarı.
devamını gör...

sokakta her gün davulların çalınması, önüne gelenin evlenmesi, abim dahil birçok kişinin hazırlıklar yapması sonucunda fark ettiğim durumdur.
devamını gör...

topluluk ile beyin fırtınası yaparak birçok fikrin alınması sonrasında şahsın kimsenin müdahalesi olmadan kararını vermesini öğütleyen cümle.

bakış açını genişlet.

son samuray ukdesi
devamını gör...

".... ister çamurdan olsun" diye devam eden homeros eseri. bu dava uğruna çok mücadele vermiştir. saygıyla anıyorum.
devamını gör...

karşısındaki insan bir şeyler anlatırken onu dinlemek yerine kendi söyleyeceklerine odaklanmak. benim de bunu yaptığım oldu ve bu davranışımdan ötürü pişmanlık duyuyorum. ne olursa olsun karşıdaki insan size vakit ayırıp (hakaret, laf sokma vs içermeyen tarzda) sizinle bir şeyler paylaşıyorsa söylediklerine odaklanıp onu güzelce dinlemek hakkıdır diye düşünüyorum.
devamını gör...

başlık sahibinin tanımındaki küfür kısmı hariç büyük oranda katıldığım önerme. bu kadar negatif olması benim için de can sıkıcı. ama çok güzel, kaliteli yazarlara olan saygımdan ve de güneşli günlere inancımdan buradayız!

not: eklemeyi unutmuşum, yoldaş'ın ve tüm ekibin emeği için de buradayız.
devamını gör...

her zaman çok zordur ama bir yandan da gereklidir.

zorluğu insanın duygularını gizlemeyi başarma konusunda çok başarılı olmamasından gelir. üzgün olduğunuz zamanlar gülümsemenize eşlik edecek bir ışıltı olmaz gözlerinizde ve bu elbette ki sizi ele verecektir. bir yandan da sesinizi cıvıltısını kaybeder. bu da üzülmemiş gibi yapmak konusunda sizi zor durumda bırakacaktır.

ayrıca belli bir olgunluğa eriştikten sonra insan duygularını gizleme gereği duymamaya başlar. ne hissediyorsa odur artık. ve bu da üzüntüsünü saklaması gereken anlarda ciddi bir zorluk yaratacaktır.

gerekliliği ise birçok durumdan gelebilir. siz üzgün olduğunuzda en az sizin kadar üzülecek insanlar varsa etrafınızda siz onları üzmemek için üzüntünüzü içinizde yaşamak zorunda hissedersiniz. bu da sizin hüznünüzü daha da arttırır. bir nevi zincirleme hüzün tamlamasına dönüşürsünüz.

bir başka gereklilik nedeni de çocukluğunuzdan beri derin bir sorumluluk duygusu ile yetişmiş olmanız olabilir. hep güçlü olmak zorunda kalmışsanız ya da bu zorunluluğu bile isteye üzerinizde bir zırh olarak taşımışsanız zayıflıklarınızı göstermekten imtina edersiniz çoğu vakit. üzülürseniz o inşa ettiğiniz güçlü figür kağıttan kuleler gibi yıkılacakmış gibi gelir.

zordur üzülmemiş gibi yapmak. zorunludur bazı durumlarda. bugün deneyeceğim mesela ben. eğer farklı bir bilgi edinirsem bu konuda bu tanımı yeniden düzenlerim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim