geceye bir 90'lar şarkısı bırak
demet sağıroğlu-arnavut kaldırımı.
devamını gör...
normal sözlük moderasyon güncellemesi
muhabbetini sevdiğim mod var, derdimi anlatmayı tercih etmediğim mod da var. benim adıma call center işlevi görmenin ötesine geçmeyecek yeniliktir. sözlükteki samimiyeti azaltacak, sözlüğü, veresiye yazdırabildiğimiz bakkal kafa efendi'den, kafa101'e , le kafa'ya çevirecektir. şahsi kanaatimdir. yatırım tavsiyesi değildir.
devamını gör...
megalodon
mariana çukuru'nda günümüzden yaklaşık 10-15 milyon yıl once yaşamış ve fosil olarak dişleri dışında çok fazla parçası bulunmayan, köpek balıklarının akrabası olan bir balık türüdür.
boyu 15-16 metreye kadar uzayabilen ve balinalarla beslenen etçil bir türdür. iklim değişiklikleri nedeniyle ayak uyduramadigi ve yine iklim değişikliği sebebiyle balinaların mariana çukurunu terketmelerinden dolayı besinsizlik ve evrimsel süreçteki uyumsuzluk nedeniyle neslinin tükendiği tahmin edilmektedir.
boyu 15-16 metreye kadar uzayabilen ve balinalarla beslenen etçil bir türdür. iklim değişiklikleri nedeniyle ayak uyduramadigi ve yine iklim değişikliği sebebiyle balinaların mariana çukurunu terketmelerinden dolayı besinsizlik ve evrimsel süreçteki uyumsuzluk nedeniyle neslinin tükendiği tahmin edilmektedir.
devamını gör...
adolf hitler
kendisi ile ilgili en büyük yanılgılardan bir tanesi alman milliyetçisi ya da yurtseveri olduğudur. fakat ne nazizm alman milliyetçiliğidir ne de hitler milliyetçidir. arendt'in söylediği gibi, totaliter hareketler her zaman için ulus aşırı bir boyuta sahiptir. mevcut ulus ile ve onun kendi tarihsel sınırları içerisinde kalıp gelişmesi ile ilgilenmezler; ufuklarında tüm dünya ve dünya hakimiyeti vardır. nazizmin amacı tüm dünyada ideolojisinin egemenliğini tesis etmekti, bolşevizmin amacı tüm dünyayı bir gün komünist yapmaktı. nazizmdeki üstün ırk almanlar değildir. nazizmin dünya hakimiyeti projesindeki mücadelede ortaya çıkacak ve o mücadele sırasında en üstün olduğunu kanıtlayacak ve o mücadele sırasında yaratılacak yeni bir ırktır. üstün ırk ss'lerin bünyesinden çıkacaktır. naziler bu üstün ırkı kendileri bilerek hazırlıyorlardı. sarışın, mavi gözlü ve diğer açılardan uygun fiziksel özelliklere sahip insanları almanlardan, bulgarlardan, boşnaklardan, fransızlardan ve işgal ettiler diğer bölgelerden toplayarak ss'lere kaydediyorlar ve bunları uygun kadınlar ile eşliyorlardı. işte bu ss'lerden yeni bir üstün ırk doğacaktı. almanlar üstün ırk değildi yani, yalnızca üstün ırka yakındılar. üstelik almanların da çeşitli kıyımlardan geçirilmesi için çeşitli hazırlıklar yapılmıştı. eğer savaş başarılı olsaydı almanlardan aile geçmeşinde kalıtsal hastalığı olanlar, zihinsel özrü olanlan vb. öldürülmeye başlanacaktı. bireysel olarak sağlıklı olmanız yetmiyor yani, soy ağacınızın da sağlıklı olması gerekiyor. bu yeni oluşturulmuş ırk global olarak tüm dünyada hakim olacaktı.
nazilerin yahudilere bu kadar takık olmalarının sebebi de bu küresel ve ulus üstü bakışlarıdır. çünkü yahudiler onların gözünde ulus üstüdür. bir çok ülkede bulunurlar ve tek bir ulusa bağlı değillerdir. her bir ülkede bulunurak perde arkasından aslında dünya egemenliğine sahiptirler nazilere göre. (tabi ki bunlar nazilerin inandıkları saçmalıklardır. ama görün işte adamlar bunlara gerçekten inanıyor ve bunun üzerine koca bir dünya savaşı başlatıyorlar.) mesela hitler sion yaşlılarının protokolleri kitabının gerçek olduğuna inanıyordu ve yahudilerin gerçekten o kitapta anlatılan taktikleri kullanarak dünyayı yönettiğini düşünüyordu. sonra kendisi bu kitabı almış ve orada söylenen şeyleri uygulamaya başlamıştır. yani naziler, yahudileri aşağı görmelerinin yanında, aynı zamanda küresel hakimiyet konusunda kendilerinin en büyük rakipleri olarak görüyorlardı. şu anda küresel hakimiyet yahudilerde ise ve üstün ırkın küresel hakimiyeti ele geçirmesi gerekiyorsa en başta mücadele etmesi gereken grup yahudiler oluyordu. çarpıtılmış dünya görüşlerine göre, sovyetler ve amerika ile savaşırken, aslında perde arkasında bu ülkeleri yönettiklerini düşündükleri yahudilere karşı savaştıklarına inanıyorlardı. nazizm gerçekten de kompo teorileri ile iğdiş edilmiş beyinlerin neler yapabileceğinin somut bir göstergesi olmuştur.
nazilerin yahudilere bu kadar takık olmalarının sebebi de bu küresel ve ulus üstü bakışlarıdır. çünkü yahudiler onların gözünde ulus üstüdür. bir çok ülkede bulunurlar ve tek bir ulusa bağlı değillerdir. her bir ülkede bulunurak perde arkasından aslında dünya egemenliğine sahiptirler nazilere göre. (tabi ki bunlar nazilerin inandıkları saçmalıklardır. ama görün işte adamlar bunlara gerçekten inanıyor ve bunun üzerine koca bir dünya savaşı başlatıyorlar.) mesela hitler sion yaşlılarının protokolleri kitabının gerçek olduğuna inanıyordu ve yahudilerin gerçekten o kitapta anlatılan taktikleri kullanarak dünyayı yönettiğini düşünüyordu. sonra kendisi bu kitabı almış ve orada söylenen şeyleri uygulamaya başlamıştır. yani naziler, yahudileri aşağı görmelerinin yanında, aynı zamanda küresel hakimiyet konusunda kendilerinin en büyük rakipleri olarak görüyorlardı. şu anda küresel hakimiyet yahudilerde ise ve üstün ırkın küresel hakimiyeti ele geçirmesi gerekiyorsa en başta mücadele etmesi gereken grup yahudiler oluyordu. çarpıtılmış dünya görüşlerine göre, sovyetler ve amerika ile savaşırken, aslında perde arkasında bu ülkeleri yönettiklerini düşündükleri yahudilere karşı savaştıklarına inanıyorlardı. nazizm gerçekten de kompo teorileri ile iğdiş edilmiş beyinlerin neler yapabileceğinin somut bir göstergesi olmuştur.
devamını gör...
karadeniz deyince yazarların aklına gelen şeyler
köyümü özledim. buram buram doğallık kokar her taraf. deniz, yeşil bahçeler ve masmavi gökyüzü.. çakıllı köy yollarında fındık bahçelerinin arasında yürüyen bir adet ben.
devamını gör...
alaattin çakıcı'ya hakaret eden vatandaşın gözaltına alınması
alaattin çakıcı'nın sayın kılıçdaroğlu'na ve demirtaş' a hakaret etmesine, sinirlenen ve sabah kahvaltıda yemiş olduğu yüreğin etkisiyse hakim ekelek, sosyal medyada çakıcı'ya:
--- alıntı ---
yavşak, sana meydan okuyorum, senden kaç tane varsa gönder.
--- alıntı ---
gibi hakaretlerde bulunmuş.
kardeş ekelek'in iddiasına göre pöh ekipleri taradından hakim ekelek gözaltına alınmış.
kaynak
"savcılık makamı yan gelip yatma yeri değil"diyen vatandaşlar çalışıyor işte sayın savcılar, haklarını kimseye yedirmem. swh
--- alıntı ---
yavşak, sana meydan okuyorum, senden kaç tane varsa gönder.
--- alıntı ---
gibi hakaretlerde bulunmuş.
kardeş ekelek'in iddiasına göre pöh ekipleri taradından hakim ekelek gözaltına alınmış.
kaynak
"savcılık makamı yan gelip yatma yeri değil"diyen vatandaşlar çalışıyor işte sayın savcılar, haklarını kimseye yedirmem. swh
devamını gör...
bazı kadınların yemek yapmayı hizmetçilik olarak görmesi
eğer yemek yapmayı seven bir kadınsa, hizmetçilik olarak görmez ama, erkeğin onu hizmetçi gibi görmesini kabullenemez. yapmak zorundasın, bu senin görevin gibi davranan erkeği, o yaptığı yemeğin tenceresine koyup pişirmek ister. bir de üstüne, yaptığı yemeği her türlü eleştirip, bi eline sağlık demeyi bile beceremeyen erkeği sofraya tuzluk niyetine koymak ister.
sorun yapılan iş değil, üslup.
sorun yapılan iş değil, üslup.
devamını gör...
yazarların unutamadığı film replikleri
karda donmak üzeresin, uyumak tatlı geliyor ama sen, öldüğünün farkında değilsin.(bkz: ıssız adam)
devamını gör...
bütün erkekler aynısınız diyen kadın
hepsini denemiş mi diye hep merak ettiğim kızdır.
devamını gör...
lucifer (yazar)
(bkz: tecavüz fantezisini gerçekleştirmenin zorlukları) başlığını açan münasebetsiz yazardır. fantezilerini de alıp gidesice. kendisi umarım bir an evvel sözlükten uçurulur.
devamını gör...
takip ettiğin yazarın seni engellemesi
o kişi ben oluyorum. merak eden vardır.
ben epsilon. o tanımdaki kişi.sizi daha önce engellemiş miydim? hayır mi? al sana engel?
not:dert etme sayin yazar. ciddiye alma beni.saygilarimla
ben epsilon. o tanımdaki kişi.sizi daha önce engellemiş miydim? hayır mi? al sana engel?
not:dert etme sayin yazar. ciddiye alma beni.saygilarimla
devamını gör...
yapılmak istenip de yapılamayan şeyler
karavan satın alıp yurdumun dört bir yanında konaklayarak gezebilmek.
salt yazarak, çizerek geçinebilmek.
uzun zamandır aklımda tasarladığım aplikasyon fikrini öz-yeterlik ve öz gücümle mümkün kılabilmek.
salt yazarak, çizerek geçinebilmek.
uzun zamandır aklımda tasarladığım aplikasyon fikrini öz-yeterlik ve öz gücümle mümkün kılabilmek.
devamını gör...
çocukken sahip olmak isteyip sahip olamadığınız şeyler
lc waikiki poşeti. ama o maymunlu olanlarından.
devamını gör...
şu sıralar en iyi yaptığınız şey
bol bol dinlenmek.
devamını gör...
gecikmiş seçim deneyi ve kuantum silgisi
john archibal wheeler'ın, çift yarık deneyindeki gözlemci etkisinin ne derece önemli olabileceğini anlamak adına yapılmasını önerdiği deney. bu işlere merakı olanların, konuyu daha iyi anlamak adına öncelikle çift yarık deneyi hakkında biraz bilgi edinmesi yararlı olacaktır.
*****
bu çok uzun bir entry olacak. baştan uyarayım sizleri. bana sövmeyiniz, benim bir suçum yok.
önce gecikmiş seçim deneyinden biraz bahsedeyim.
çift yarık deneyinde, elektronun geçtiği yarığı anlamak için bu yarıkların önüne bir ölçüm aleti koyulmuştu. gecikmiş seçim deneyinde bu alet, elektronun nihai durağı olan perdenin arkasına koyulmuş. yani elektron, hangi yarıktan geçeceğinin seçimini yapıp geçtikten ve perdeye düştükten, bir anlamda iş işten geçtikten sonra gözlenecekmiş. bu durumda olması beklenen şey, gözlemci etkisinden arındırılmış bir sonuç görmek çünkü gözlemci devreye, her şey olup bittikten sonra girecek.
beklentimiz 2 ihtimal üzerine kurulu: ya elektron, geçeceği yarığın seçimini etkilemeyecek bir noktada bulunan gözlemcinin varlığından etkilenmeyecek ve dalga deseni gösterecek ya da her şeye rağmen gözlemcinin varlığından etkilenip parçacık, yani kümelenme deseni gösterecek.
normal şartlarda beklentimiz 2. ihtimalin gerçekleşmesi çünkü yukarıda da dediğim gibi, gözlemci olaya dahil olmamış ve elektronun hangi yarıktan geçeceği bilgisini etkilememiş olmalı. ancak deney yapılınca görülüyor ki, elektron seçimini yapıp herhangi bir yarıktan geçtikten çok daha sonraki bir noktada bulunan gözlemciden etkileniyor.
gözlemciden etkilenen elektron, geçmişte yaptığı seçimi mi değiştirdi? ya da farklı bir şekilde sorarsak, gözlem yaptığımızda elektronun geçmişini değiştirebiliyor muyuz?
*****
bu soru, fizikçilerin "ne yapalım? cevabını bulamadık." diyerek peşini bırakacağı türden bir soru değil. bu nedenle konu hakkında deneylere devam ediyorlar ve bu kez farklı bir deney düzeneği ile şanslarını deniyorlar.
burada gerçekten bazılarınıza gereksiz gelebilecek kadar detaya girerek deneyi anlatacağım. bu kısmı (5 yıldızla başlayan diğer bölüme geçerek) atlamak isteyebilirsiniz ama türkçe kaynak bulamayıp da konuyu merak edenlerin işine yarayacak diye düşünüyorum.
önce şu resmi biraz inceleyip, anlatacaklarımı buradan takip ediniz:

- elimizde bir lazer var. a ve b yarıklarının bir tarafına bu lazeri koyuyoruz. bir de kristalimiz var, o da yarıkların diğer tarafında. lazerden gelen ışığı, yani fotonları kuantum dolanıklık ilkesine göre dolanık ikiz fotonlar haline getiriyor. bu dolanık ikizlerin hangi yarıktan geçtiğini gözlemci bilmiyor.
- herhangi bir yarığı seçerek gelen ikizler, glan-thompson prizmasından geçerken birbirinden ayrılıyor ve farklı yönlere gidiyorlar. gittikleri yerlerde bulunan dedektörler sayesinde, perde üzerinde oluşturacakları deseni izleyebiliyoruz.
şeklin en üstünde bulunan d0 dedektörüne gelen bir fotonu düşünün ve yarıklardan çıkan mavi ve pembe çizgileri takip edin. bu dedektöre, her iki yarıktan da foton gelebileceğini gördünüz. yani biz bu dedektöre gelen fotonun hangi yarıktan geldiğini bilemiyoruz. bu durumda perdede görmemiz gereken desen (çift yarık deneyinden biliyoruz ki) bir girişim deseni.
şimdilik bu bilgi aklınızın bir kenarında beklesin.
**
- prizmadan geçtikten sonra ayrılan ikizlerden yukarıdaki d0 dedektörüne gitmeyenler, alt yolu takip edecek demektir. yani bu kez önce ps prizmasından geçecekler. bu prizmaya gelen her foton da yine farklı 2 yoldan birini izleyecek. resimde pembe ve mavi çizgileri takip ederek görebilirsiniz.
sa ve sb olarak gösterdiğim şekiller birer yarı ayna. bunlara gelen fotonlar yansıyabilir de, içinden geçebilir de. %50 ihtimal var yani bu iki durum için. o nedenle 2 ihtimali de ayrı ayrı incelememiz gerekecek.
biliyorum çok karışık ama dayanın arkadaşlar! işin yarısını bitirdik.
1. ihtimal: sb yarı aynasına gelen fotonlar
şekilden takibe devam... bunlar eğer yarı aynadan yansırsa resimdeki büyük b ile gösterilen alttaki dedektöre, yarı aynadan geçerse mb olarak gösterilen tam yansıtıcı yüzeye gelecekler.
2. ihtimal: sa yarı aynasına gelen fotonlar
bunlar yarı aynadan yansırsa büyük a ile gösterilen dedektöre, yarı aynadan geçerse ma olarak gösterilen tam yansıtıcı yüzeye gelecekler.
**
şimdilik tam yansıtıcı yüzeyleri bir kenara bırakalım ve dedektörlere gelmesi ihtimali olan fotonları konuşalım. büyük a ve büyük b dedektörlerine gelen fotonların izleyeceği yolu resimden takip ederseniz şunu göreceksiniz: büyük a dedektörüne gelen fotonlar ancak a yarığından ve büyük b dedektörüne gelecek fotonlar ancak b yarığından geliyor olabilir. bu durumda biz artık hangi dedektöre hangi yoldan geldiklerini bildiğimiz, yani gözlemci etkisini devreye dolaylı da olsa soktuğumuz için, bu fotonların perdede oluşturacağı desen (yine çift yarık deneyinden biliyoruz ki) kümelenme deseni olmalı.
yansıma ihtimallerinden çıkan sonuç bu ama işin bir de yarı aynalardan geçen fotonlarla ilgili kısmı var. ona az sonra geleceğiz.
**
şimdi işlerin karıştığı ve amiyane tabirle zurnanın zırt dediği yere geldik.
en başta d0 dedektörüne giden ikizimizi hatırlayın. bu ikiz girişim deseni oluşturacaktı. büyük a ve büyük b dedektörlerinden birine düşen ikizleri ise kümelenme deseni oluşturacaktı, değil mi? ama öyle olmuyor. ikiz fotonlar, kuantum dolanık oldukları için birbirlerinin davranışından anında etkileniyorlar. d0 dedektörüne giden fotonlar, beklenenin aksine kümelenme deseni oluşturuyor. oysa o dedektöre giden yol çok daha kısa. yani hedefe önce ulaşan ikiz, sonra ulaşanın davranışından etkilenerek desenini değiştiriyor.
error veren varsa, anlayışla karşılarım.
devam ediyoruz. tuhaflıklar henüz bitmedi.
**
az önce yarı aynalardan yansıyan ikizler hakkında konuşmuştuk. şimdi gelelim yarı aynalardan geçerek yola devam edenlere.
yine resimden takip edelim. ma ve mb'nin tam yansıtıcı yüzey olduğunu söylemiştim. yalnız şekilden gördüğünüz gibi bunlardan yansıyan tüm fotonlar ortak yarı ayna olan sc'ye geliyor. bu bir yarı ayna olduğundan, fotonlar yine %50 ihtimalle yansıyacak ya da dosdoğru geçip gidecekler. burada yansıyan fotonlar büyük d, geçenler ise büyük c dedektörüne düşecek.
fakat şimdi şekildeki mavi ve pembe çizgileri izlemeye devam ederseniz göreceksiniz ki, buraya kadar hangi yarıktan geldikleri belli olan fotonların geldiği yolu yine kaybettik çünkü burada öyle bir düzenek var ki hangi yüzeyden nasıl geldikleri yine birbirine karışıyor. o halde başından beri dediğimiz gibi, perdede bir girişim deseni bekliyoruz.
bu son iki dedektöre (büyük c ve d) kuantum silgisi deniyor. bunlara ulaşan fotonların, yarıktan ilk geçişlerinde prizmayla ayrılarak d0'a giden ikizlerinin de bunlardan etkilenerek girişim deseni oluşturmasını bekliyoruz. bu son 2 dedektör, yani kuantum silgileri, fotonların geldikleri yol hakkındaki bilgiyi sildiler.
*****
fizikçiler, dolanık foton çiftinin bir üyesinin, diğerinin geçmişini etkileyip etkilemediğini uzun zamandır tartışıyor. aslına bakarsanız şaşırtıcı görünse de bir açıklaması var. 2 dedektörde oluşan desenleri üst üste bindirip diğer 2 dedektöre de aynı tarife uygulandıktan sonra bunları kıyasladığınızda, aynı deseni verdiklerini görüyorsunuz. yani toplam sonuç, çift yarık deneyindeki sonuçlar aslında aynı.
şahsi yorumum şöyle: dolanık fotonlar kullanılmasını ve bu fotonlar için zaman kavramının bizimki gibi olmadığı gerçeğini düşünürsek, çıkan sonuç belki de şaşırtıcı değil. zira biz dedektöre hangisi önce, hangisi sonra geldi tartışması yaparken, belki de fotonlar için önce-sonra kavramınınbu kadar ufak ölçekteyken bir anlamı yoktur. zira onlar ışık hızında hareket ediyor ve bildiğimiz anlamdaki zaman onlar için duruyor. sonuç olarak dedektörler arasındaki mesafe bizim için fark ediyor ama sonsuz uzun bir mesafe değil ve ışık için hiçbir anlam ifade etmiyor olabilir.
*****
bu çok uzun bir entry olacak. baştan uyarayım sizleri. bana sövmeyiniz, benim bir suçum yok.
önce gecikmiş seçim deneyinden biraz bahsedeyim.
çift yarık deneyinde, elektronun geçtiği yarığı anlamak için bu yarıkların önüne bir ölçüm aleti koyulmuştu. gecikmiş seçim deneyinde bu alet, elektronun nihai durağı olan perdenin arkasına koyulmuş. yani elektron, hangi yarıktan geçeceğinin seçimini yapıp geçtikten ve perdeye düştükten, bir anlamda iş işten geçtikten sonra gözlenecekmiş. bu durumda olması beklenen şey, gözlemci etkisinden arındırılmış bir sonuç görmek çünkü gözlemci devreye, her şey olup bittikten sonra girecek.
beklentimiz 2 ihtimal üzerine kurulu: ya elektron, geçeceği yarığın seçimini etkilemeyecek bir noktada bulunan gözlemcinin varlığından etkilenmeyecek ve dalga deseni gösterecek ya da her şeye rağmen gözlemcinin varlığından etkilenip parçacık, yani kümelenme deseni gösterecek.
normal şartlarda beklentimiz 2. ihtimalin gerçekleşmesi çünkü yukarıda da dediğim gibi, gözlemci olaya dahil olmamış ve elektronun hangi yarıktan geçeceği bilgisini etkilememiş olmalı. ancak deney yapılınca görülüyor ki, elektron seçimini yapıp herhangi bir yarıktan geçtikten çok daha sonraki bir noktada bulunan gözlemciden etkileniyor.
gözlemciden etkilenen elektron, geçmişte yaptığı seçimi mi değiştirdi? ya da farklı bir şekilde sorarsak, gözlem yaptığımızda elektronun geçmişini değiştirebiliyor muyuz?
*****
bu soru, fizikçilerin "ne yapalım? cevabını bulamadık." diyerek peşini bırakacağı türden bir soru değil. bu nedenle konu hakkında deneylere devam ediyorlar ve bu kez farklı bir deney düzeneği ile şanslarını deniyorlar.
burada gerçekten bazılarınıza gereksiz gelebilecek kadar detaya girerek deneyi anlatacağım. bu kısmı (5 yıldızla başlayan diğer bölüme geçerek) atlamak isteyebilirsiniz ama türkçe kaynak bulamayıp da konuyu merak edenlerin işine yarayacak diye düşünüyorum.
önce şu resmi biraz inceleyip, anlatacaklarımı buradan takip ediniz:

- elimizde bir lazer var. a ve b yarıklarının bir tarafına bu lazeri koyuyoruz. bir de kristalimiz var, o da yarıkların diğer tarafında. lazerden gelen ışığı, yani fotonları kuantum dolanıklık ilkesine göre dolanık ikiz fotonlar haline getiriyor. bu dolanık ikizlerin hangi yarıktan geçtiğini gözlemci bilmiyor.
- herhangi bir yarığı seçerek gelen ikizler, glan-thompson prizmasından geçerken birbirinden ayrılıyor ve farklı yönlere gidiyorlar. gittikleri yerlerde bulunan dedektörler sayesinde, perde üzerinde oluşturacakları deseni izleyebiliyoruz.
şeklin en üstünde bulunan d0 dedektörüne gelen bir fotonu düşünün ve yarıklardan çıkan mavi ve pembe çizgileri takip edin. bu dedektöre, her iki yarıktan da foton gelebileceğini gördünüz. yani biz bu dedektöre gelen fotonun hangi yarıktan geldiğini bilemiyoruz. bu durumda perdede görmemiz gereken desen (çift yarık deneyinden biliyoruz ki) bir girişim deseni.
şimdilik bu bilgi aklınızın bir kenarında beklesin.
**
- prizmadan geçtikten sonra ayrılan ikizlerden yukarıdaki d0 dedektörüne gitmeyenler, alt yolu takip edecek demektir. yani bu kez önce ps prizmasından geçecekler. bu prizmaya gelen her foton da yine farklı 2 yoldan birini izleyecek. resimde pembe ve mavi çizgileri takip ederek görebilirsiniz.
sa ve sb olarak gösterdiğim şekiller birer yarı ayna. bunlara gelen fotonlar yansıyabilir de, içinden geçebilir de. %50 ihtimal var yani bu iki durum için. o nedenle 2 ihtimali de ayrı ayrı incelememiz gerekecek.
biliyorum çok karışık ama dayanın arkadaşlar! işin yarısını bitirdik.
1. ihtimal: sb yarı aynasına gelen fotonlar
şekilden takibe devam... bunlar eğer yarı aynadan yansırsa resimdeki büyük b ile gösterilen alttaki dedektöre, yarı aynadan geçerse mb olarak gösterilen tam yansıtıcı yüzeye gelecekler.
2. ihtimal: sa yarı aynasına gelen fotonlar
bunlar yarı aynadan yansırsa büyük a ile gösterilen dedektöre, yarı aynadan geçerse ma olarak gösterilen tam yansıtıcı yüzeye gelecekler.
**
şimdilik tam yansıtıcı yüzeyleri bir kenara bırakalım ve dedektörlere gelmesi ihtimali olan fotonları konuşalım. büyük a ve büyük b dedektörlerine gelen fotonların izleyeceği yolu resimden takip ederseniz şunu göreceksiniz: büyük a dedektörüne gelen fotonlar ancak a yarığından ve büyük b dedektörüne gelecek fotonlar ancak b yarığından geliyor olabilir. bu durumda biz artık hangi dedektöre hangi yoldan geldiklerini bildiğimiz, yani gözlemci etkisini devreye dolaylı da olsa soktuğumuz için, bu fotonların perdede oluşturacağı desen (yine çift yarık deneyinden biliyoruz ki) kümelenme deseni olmalı.
yansıma ihtimallerinden çıkan sonuç bu ama işin bir de yarı aynalardan geçen fotonlarla ilgili kısmı var. ona az sonra geleceğiz.
**
şimdi işlerin karıştığı ve amiyane tabirle zurnanın zırt dediği yere geldik.
en başta d0 dedektörüne giden ikizimizi hatırlayın. bu ikiz girişim deseni oluşturacaktı. büyük a ve büyük b dedektörlerinden birine düşen ikizleri ise kümelenme deseni oluşturacaktı, değil mi? ama öyle olmuyor. ikiz fotonlar, kuantum dolanık oldukları için birbirlerinin davranışından anında etkileniyorlar. d0 dedektörüne giden fotonlar, beklenenin aksine kümelenme deseni oluşturuyor. oysa o dedektöre giden yol çok daha kısa. yani hedefe önce ulaşan ikiz, sonra ulaşanın davranışından etkilenerek desenini değiştiriyor.
error veren varsa, anlayışla karşılarım.
devam ediyoruz. tuhaflıklar henüz bitmedi.
**
az önce yarı aynalardan yansıyan ikizler hakkında konuşmuştuk. şimdi gelelim yarı aynalardan geçerek yola devam edenlere.
yine resimden takip edelim. ma ve mb'nin tam yansıtıcı yüzey olduğunu söylemiştim. yalnız şekilden gördüğünüz gibi bunlardan yansıyan tüm fotonlar ortak yarı ayna olan sc'ye geliyor. bu bir yarı ayna olduğundan, fotonlar yine %50 ihtimalle yansıyacak ya da dosdoğru geçip gidecekler. burada yansıyan fotonlar büyük d, geçenler ise büyük c dedektörüne düşecek.
fakat şimdi şekildeki mavi ve pembe çizgileri izlemeye devam ederseniz göreceksiniz ki, buraya kadar hangi yarıktan geldikleri belli olan fotonların geldiği yolu yine kaybettik çünkü burada öyle bir düzenek var ki hangi yüzeyden nasıl geldikleri yine birbirine karışıyor. o halde başından beri dediğimiz gibi, perdede bir girişim deseni bekliyoruz.
bu son iki dedektöre (büyük c ve d) kuantum silgisi deniyor. bunlara ulaşan fotonların, yarıktan ilk geçişlerinde prizmayla ayrılarak d0'a giden ikizlerinin de bunlardan etkilenerek girişim deseni oluşturmasını bekliyoruz. bu son 2 dedektör, yani kuantum silgileri, fotonların geldikleri yol hakkındaki bilgiyi sildiler.
*****
fizikçiler, dolanık foton çiftinin bir üyesinin, diğerinin geçmişini etkileyip etkilemediğini uzun zamandır tartışıyor. aslına bakarsanız şaşırtıcı görünse de bir açıklaması var. 2 dedektörde oluşan desenleri üst üste bindirip diğer 2 dedektöre de aynı tarife uygulandıktan sonra bunları kıyasladığınızda, aynı deseni verdiklerini görüyorsunuz. yani toplam sonuç, çift yarık deneyindeki sonuçlar aslında aynı.
şahsi yorumum şöyle: dolanık fotonlar kullanılmasını ve bu fotonlar için zaman kavramının bizimki gibi olmadığı gerçeğini düşünürsek, çıkan sonuç belki de şaşırtıcı değil. zira biz dedektöre hangisi önce, hangisi sonra geldi tartışması yaparken, belki de fotonlar için önce-sonra kavramınınbu kadar ufak ölçekteyken bir anlamı yoktur. zira onlar ışık hızında hareket ediyor ve bildiğimiz anlamdaki zaman onlar için duruyor. sonuç olarak dedektörler arasındaki mesafe bizim için fark ediyor ama sonsuz uzun bir mesafe değil ve ışık için hiçbir anlam ifade etmiyor olabilir.
devamını gör...
hells angels
1957 yılında ralp berger tarafından kurulan bir motorsiklet çetesidir hell's angels
16 yaşında bir çocukken, sen tut orduya katılabilmek için evrakta sahtecilik yapıp yaşını büyüt. bu ortaya çıkınca ordudan atılıyor. ve 19 yaşındayken kuruyor çeteyi. ilk logoyu çok aramama rağmen bulamadım internette, bence o çok daha havalı şimdikinden. bulan başlık altında paylaşırsa seviniriz.
bunlar büyüdükçe büyüyorlar. ve organizasyon yeteneklerini kaybetmeye başlıyorlar. bir çok suça karışan bir örgüt haline dönüşüyorlar.
uyuşturucu ve torbacılık faaliyetleri ile uğraşıyorlar. özellikle lsd nin verdiği halüsünasyonlar ve psikotik şiddet eylemleri ile iş çığrından çıkıyor.
california baş savcısının hazırladığı bir rapora göre montrey'de toplu tecavüz vakasından bu örgütü sorumlu tutuyor.
dahası her yerleşkede meleklerin şubeleri bulunuyordu, şubeler arasında rekabette artıyordu. şubeler arasında savaşta çıkmıştı.
1985'te tarihe lennoxville katliamı olarak geçen olayda, bir şube diğer şubeyi lennoxville, quebec'te bir binaya davet ediyor. davete icabet eden üyeler kafalarının arkasından vurularak, lawrance nehrine atılıyorlardı.
1994'yılında ise uyuşturucu dağıtımı tamamen şubeler arasında savaşa dönüşmüştü.
halen aktif bir gruptur kendileri...
the rolling stones ile ilgili mazileri için; #1122484
jefferson airplane ile ilgili mazileri için, #1122596
''
''
en.wikipedia.org/wiki/Lenno...
en.wikipedia.org/wiki/Sonny...
en.wikipedia.org/wiki/Hells...
16 yaşında bir çocukken, sen tut orduya katılabilmek için evrakta sahtecilik yapıp yaşını büyüt. bu ortaya çıkınca ordudan atılıyor. ve 19 yaşındayken kuruyor çeteyi. ilk logoyu çok aramama rağmen bulamadım internette, bence o çok daha havalı şimdikinden. bulan başlık altında paylaşırsa seviniriz.
bunlar büyüdükçe büyüyorlar. ve organizasyon yeteneklerini kaybetmeye başlıyorlar. bir çok suça karışan bir örgüt haline dönüşüyorlar.
uyuşturucu ve torbacılık faaliyetleri ile uğraşıyorlar. özellikle lsd nin verdiği halüsünasyonlar ve psikotik şiddet eylemleri ile iş çığrından çıkıyor.
california baş savcısının hazırladığı bir rapora göre montrey'de toplu tecavüz vakasından bu örgütü sorumlu tutuyor.
dahası her yerleşkede meleklerin şubeleri bulunuyordu, şubeler arasında rekabette artıyordu. şubeler arasında savaşta çıkmıştı.
1985'te tarihe lennoxville katliamı olarak geçen olayda, bir şube diğer şubeyi lennoxville, quebec'te bir binaya davet ediyor. davete icabet eden üyeler kafalarının arkasından vurularak, lawrance nehrine atılıyorlardı.
1994'yılında ise uyuşturucu dağıtımı tamamen şubeler arasında savaşa dönüşmüştü.
halen aktif bir gruptur kendileri...
the rolling stones ile ilgili mazileri için; #1122484
jefferson airplane ile ilgili mazileri için, #1122596
''
''en.wikipedia.org/wiki/Lenno...
en.wikipedia.org/wiki/Sonny...
en.wikipedia.org/wiki/Hells...
devamını gör...
türkiye'de unutulamayan olaylar
milletin a...ına koyacağız diyen zata sürekli devlet ihalerinin peşkeş çekilmesinin yanında vergi borçlarının silinmesi,
fetö ile kol kola gezenlerin kendileri hariç herkesi fetöcü ilan etmeleri,
zam kelimesi yerine fiyat güncellemesi
istifa kelimesi yerine görev affı sözcüklerinin kullanılması,
trump sayesinde ülkemizin onuru yerle bir edilmesine rağmen deli gibi trump sevgimiz,
18 yıllık mevcut iktidarın 2020 izmir depreminde 80 yıl öncesi chp yi suçlaması,
maliye bakanın ınstagram'dan istifasını yayınlaması ve bu istifada geçen sayısızca imla hataları
almanya'nın bizi kıskanması
unutmak isteyip de unutamadığım olayda halen geleceğimize ipotek koyan bir siyasi partinin her anket sonuçlarında birinci parti çıkması.
fetö ile kol kola gezenlerin kendileri hariç herkesi fetöcü ilan etmeleri,
zam kelimesi yerine fiyat güncellemesi
istifa kelimesi yerine görev affı sözcüklerinin kullanılması,
trump sayesinde ülkemizin onuru yerle bir edilmesine rağmen deli gibi trump sevgimiz,
18 yıllık mevcut iktidarın 2020 izmir depreminde 80 yıl öncesi chp yi suçlaması,
maliye bakanın ınstagram'dan istifasını yayınlaması ve bu istifada geçen sayısızca imla hataları
almanya'nın bizi kıskanması
unutmak isteyip de unutamadığım olayda halen geleceğimize ipotek koyan bir siyasi partinin her anket sonuçlarında birinci parti çıkması.
devamını gör...
entel zonta sosyetede
aysun kocatepe’nin 1992 yılında çıkardığı ve iç isyanlara ve büyük çatışmalara nasıl neden olmadığını anlamakta güçlük çektiğimiz albümüne ismini veren şarkıdır.
entel sözcüğü bildiğiniz üzere entelektüel olamamış, okumaya araştırmaya pek zaman ayırmaya niyeti olmayan ama sağdan soldan öğrendikleri ile caka satan tiplere verilen isimdir.
zonta ise kaba saba, oturup kalkmasını bilmeyen, görgüsüzlük konusunda herhangi bir sınır tanımayan ve hala nesli tükenmemiş olan erkekler için argoda kullanılan bir tabirdir. günümüzde pek kullanılmasa da bir dönem oldukça yaygın bir kullanımı vardı.
bu ikisinin karışımı olan bir adamın sosyetede kendine yer edindiğini düşündüğünüzde şarkının da anlatmaya çalıştığı şey ortaya çıkacaktır.
benim şarkıyla ilgili söylemek istediğim şey ise biraz daha farklı. önce bu kadar kötü bir şarkı ve albüm yaparak iyi şarkı ve albümlerin daha iyi görünmelerini sağladığı için aysun kocatepe’ye kocaman bir teşekkür.
sonra da yeni nesil müziği kötülerken 90lı yıllardaki müziği yere göğe sığdıramamanın aslında büyük bir hata olduğunu gösterdiği için de kocaman bir alkış.
90lı yılları sadece seçkilerdeki müziklerle değerlendiren insanlar için elimden geleni yapacağım. travmatik bir dönem olan 90lar, müzik konusunda da darbe üstüne darbe indirmiştir aslında. inanmıyorsanız buyrun:
entel zonta sosyetede
entel sözcüğü bildiğiniz üzere entelektüel olamamış, okumaya araştırmaya pek zaman ayırmaya niyeti olmayan ama sağdan soldan öğrendikleri ile caka satan tiplere verilen isimdir.
zonta ise kaba saba, oturup kalkmasını bilmeyen, görgüsüzlük konusunda herhangi bir sınır tanımayan ve hala nesli tükenmemiş olan erkekler için argoda kullanılan bir tabirdir. günümüzde pek kullanılmasa da bir dönem oldukça yaygın bir kullanımı vardı.
bu ikisinin karışımı olan bir adamın sosyetede kendine yer edindiğini düşündüğünüzde şarkının da anlatmaya çalıştığı şey ortaya çıkacaktır.
benim şarkıyla ilgili söylemek istediğim şey ise biraz daha farklı. önce bu kadar kötü bir şarkı ve albüm yaparak iyi şarkı ve albümlerin daha iyi görünmelerini sağladığı için aysun kocatepe’ye kocaman bir teşekkür.
sonra da yeni nesil müziği kötülerken 90lı yıllardaki müziği yere göğe sığdıramamanın aslında büyük bir hata olduğunu gösterdiği için de kocaman bir alkış.
90lı yılları sadece seçkilerdeki müziklerle değerlendiren insanlar için elimden geleni yapacağım. travmatik bir dönem olan 90lar, müzik konusunda da darbe üstüne darbe indirmiştir aslında. inanmıyorsanız buyrun:
entel zonta sosyetede
devamını gör...
covid-19 dedikoduları
akşamları salamura tuzla gargara yapanlara, sağlam psikolojisi olanlara, sosyal kalabilenlere, bolca gülenlere bulaşmıyormuş.
devamını gör...
t lenfosit
vücudumuzda 3 adetten oluşan savunma hattı vardır. bunlardan en güçlüsü ve sonuncusu özgül bağışıklık olan ve t, b lenfositlerinin bulunduğu savunma hattıdır. ilk ve ikinci savunma hattını aşan mikroorganizmalar üçüncü savunma hattı ile karşılaşır. ayrıca bu lenfositler sadece hastalığa sebep olan organizmalara değil, kanser hücreleri ve nakledilmiş dokularla da savaşır. bu lenfositler vücutta ilk kez yabancı bir molekülle karşılaştıklarında bu moleküle uygun reseptör taşıyanlar uyarılarak çoğalmaya başlar. ve bu molekülü tanımaya çalışırlar, bir daha vücudu ziyaret ettiğinde onu kolayca yenebilmek için. vücudun savunmasında çok önemli rol oynarlar.
devamını gör...