maske ile gözlüğün birleşmesi ile verilen nefesin direkt göze gitmesiyle oluşan durum . gözde erime hissiyatı yaratır .
devamını gör...

parmak izim
devamını gör...

sizinle evinizde yaşayan, sürekli beslemeniz gereken, genelde isim falan koyduğumuz herhangi bir tür organik maya arkadaşınız yoksa, marketten alabileceğiniz yaş ya da kuru maya ile basitçe gerçekleştirebileceğiniz işlem.
maya bir bakteridir. kıymetlimis. çok seviyoruz kendisini. hazır mayalar uyku modundadır. kendilerinin yardımı olmadan yapamayacağımız hamur işlerinin içinde fermente olabilmeleri için uyandırılmaları gerekmektedir. bunun da en hızlı yolu şeker (granül şeker, bal, pekmez vb.) ve ısıdır.

iyi bir hamur mayalamak için öncelikle mayayı uyandırmanız, çalıştırmanız gerekiyor. kuru veya ıslak maya fark etmeksizin derin bir kaba mayayı aldıktan sonra, mayalamak istediğiniz hamur miktarı için gerekli ve mutlaka ılık olması gereken sıvı malzemeyi (su ya da süt, hamur işinin ne olduğuna bağlı olarak değişir) ekleyin ve yine malzeme miktarıyla doğru orantılı olacak kadar şekerinizi koyun. 1 paket kuru ya da ıslak mayaya 1 tatlı kaşığı şeker, bal, pekmez yeterlidir. merak etmeyin bu miktarda şekerli malzeme hamurunuzun tatlı olmasına sebep olmayacak. mayanın ılık sıvı malzeme ve şeker ile bir çırpıcı yardımı ile iyice bütünleştiğinden emin olduktan sonra yaklaşık 10-15 dakika içinde yüzeyinde kabarcıklar oluşturacak kadar canlandığını göreceksiniz. bu canlanmayı beklerken kabınızın mutfağın sıcak bir yerinde olduğundan emin olun. hamur mayalama işlemi kabın üstü örtülerek yapılır. bu yüzden kullanacağınız kabın streç filmle iyice sarılabilecek bir kap olması önemli. cam, derin, kulpları olmayan bir mutfak kasesi bu iş için çok uygundur. maya canlandıktan sonra kuru malzemeleri, gerekliyse diğer sıvı malzemeleri (yoğurt, yumurta vb.), yağı ve tuzu ekleyin ve iyice yoğurun. mayalı hamurlar zor yoğrulur. ama iyi mayalamanın sırrı mayanın aktive olması kadar iyi yoğurmadan da geçer. hamuru ne yapacağınıza bağlı olarak (ele yapışan ya da yapışmayan kıvam) olması gereken kıvama gelinceye kadar yoğurduktan sonra kabınızı muhakkak hava almayacak şekilde streç film ile sarın. akabinde de büyük bir mutfak havlusu ile kabın tamamı sararak sıcak bir yerde bekletin. ortalama 1 saat iyi bir hamur mayalama işlemi için gereklidir. hamur miktarınızın en az 2 katına çıkması tüm fermantasyon işleminin gerçekleştiğinin görsel kanıtıdır. iyi mayalanmış hamurdan iyi bir ürün ortaya çıkarmak için şekillendirilmeden önce muhakkak tekrar yoğrulması, içindeki gazın çıkartılması ve fırına girmeden önce nihai haline getirildikten sonra en az 15 dakikalık ikinci bir tepsi mayalanması için bekletilmesi gerekmektedir.
işte bu kadar*
devamını gör...

ertesi gün hiç kimse ölmedi.

büyük usta jose saramago’nun ölüm bir varmış bir yokmuş kitabının başlangıç cümlesidir.

müthiş bir cümle olmasının nedenlerinden biri romanın tek cümleyle özetlenmiş olmasını sağlamasıdır. bu ilk cümle romanla ilgili bir beklenti yaratır ve roman da bu beklentiyi fazlasıyla karşılar.

roman böyle başlar, böyle de biter.
devamını gör...

böyle çılgınlar gibi dans edeceğimizi umduğum yayın*bekleniyor.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kafasözlüğün yanındaki büyük büyüteçe basıp akabinde açılan sekmenin sağındaki küçük büyüteçin yanında durup aşağı yönü gösteren işarete tıklayıp, kelime, yazar ve zaman filtreleriyle arama yapabileceğiniz zımbırtı.
devamını gör...

anadolu'dan çıkmış tarihteki ilk süper güçlerden biridir.
siyasi olarak mısırlılar la suriye'de siyasi mücadeleye girmişlerdir.
devamını gör...

yalan beyni uyusturur, gercek beyni uyarır. ortasını bulabilirsek ne mutlu.
devamını gör...

saçma sapan bir açıklama. "vücuda giren orucu bozar, vücuttan çıkan abdesti bozar" diyerek yıllar önce tuncay kantarcı bu durumu açıklamıştı zira. şöyle bırakalım bilmeyenler izlesinler. * abdestsizler, orucumuzu bozmasın sakın benjamin? *
devamını gör...

90'lı yılların türlü sosyal deneylerine konu olmuş bizim nesil.
o zamanlar yazlar sıcak ve kurak, kışlar oldukça soğuk ve yağışlı idi. pazar akşamı gelenek olduğu üzere sıcak sıcak hamam yapılmış, çantamız hazırlanmış şekilde uykulu uykulu bizimkiler izleniyor.
gözlerimizi tekrar açtığımızda yaklaşık 40 kiloluk yorganın altındayız. kahvaltı adı altında ağzımıza sıkıştırılmış lokmalar yetmezmiş gibi birde boynumuza beslenme çantası takılıyor. beslenme çantamda haşlanmış yumurta, zeytin ve mandalina var. bu üçlünün oluşturduğu koku hala aklımda ve bütün beslenme çantaları böyle kokar.
tek katlı okulumuzun bahçesindeyiz, bayrak töreni var. perihan öğretmen kırmızı ojeli elleri ile maestroluk yapıyor, bir yandan bize yüksek sesle eşlik ediyor ( bu sırada üst sağ dişindeki koyu renkli dolguyu görüp, " bu ne ola ki?" diyoruz, bayrak törenini sonlandırıyoruz.
herkes tırnaklarını uzatsın diyor. elinde tahta bir cetvelle geziniyor. standartlara uymayan parmaklar tuzluk şeklini alıyor ve cetvelin saniyenin onda biri hızındaki acil inişinin sesini duyuyoruz.
bu da yetmezmiş gibi eline iki tane kalem alıp saçlarımızda bit kontrolü yapıyor.
bitleri ayıklamıyor ama bitli arkadaşları kenara ayıklayıp eve gönderiyor.
ve (bkz: daha sonra tekrar deneyiniz ) bir pazar günü öğleden öncesinde aralık 1996'ya ışınlanıyor. şimdi ışınlandıkta ne oldu?
işte bunlar hep travma...
devamını gör...

istiklal marşımızı ellerini göğsüne vurarak, ağlayarak aşırı içten okuyan ve uzunca bir süredir haberlerde göremediğim için hakkında endişelendiğim gayet küçük ve bir o kadar hisli kardeşimizdir.
devamını gör...

nasıl ki hayatta bazı insanları ciddiye almıyorsak, wattpad kitaplarıda aynı o insanlar gibi geliyor bana, ciddiye alamıyorum bu kitapları. ama yine de illa ki okuyanı var ki, yazılıp basılıyor. saygı duyuyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

öz hakiki bir bilen.
ayrıca şunu belirtmek isterim;
(bkz: hayırlı forumlar)
devamını gör...

beni çok üzüyor bu durum. en sevdiğim gezegene neden gidemiyorum ki? çok saçma.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

iltifat edeceğim derken kaş göz yaranların sözleridir.
birine hiç sen büyük bir avm'de organik ürünler satan küçük dükkan gibisin denir mi?
devamını gör...

yazılışları bir, anlamları ve söylenişleri ayrı olan kelimeleri ayırt etmek için okunuşları uzun olan ünlülerin üzerine ko­nur.

kaynak: tdk
devamını gör...

mangaka nakaba suzuki'nin shounen, ecchi, supernatural özelliklerin ağır bastığı bir eseridir. mangasını okumadığım için animesine dönük bir yorumda bulunacağım.
anime serisinin ilk sezonundan son sezonuna doğru çizimlerde, renklendirmelerde kalite giderek düşmekte, belirgin bir şekilde özensizlik görülmektedir. şarkıları fena değildir. açılış ve kapanışları spoiler içermeleri sebebiyle biraz can sıkıyor.
konu akışına baktığımızda ilk sezon kendi içerisinde az da olsa tutarlıyken, gittikçe dağılan ve kendini yanlışlayan bir duruma evrilir. sürekli olarak bilinmezlik vardır ve bunların çoğunun bir cevabı yoktur ya da mangaka bu durumu önemsemiyor.
anime kendi içerisinde oldukça eğlenceli, komedisi ile sizi güldüren ve orijinal karakterler barındırması açısından oldukça ilgi çekici. şahsen izlerken sıkıldığım zamanlar olsa da severek izledim. devam sezonunu da soru işaretlerimi gidermek için izleyeceğim.
izleme sırası aşağıdaki gibidir ve henüz dördüncü sezonu yayınlanmamıştır:
nanatsu no taizai
nanatsu no taizai: seisen no shirushi
nanatsu no taizai: ımashime no fukkatsu
nanatsu no taizai: kamigami no gekirin
nanatsu no taizai: fundo no shinpan

shounen olmasından mütevellit hitap ettiği yaş grubunu düşünerek izleyin. bazı bazı saçma gelen, çocuksu gelen, gereksiz gelen unsurlar görmeniz çok normal olacaktır. kendi türü içerisinde değerlendirdiğiniz zaman türünü çok iyi yansıtan örneklerinden biri olduğunu göreceksiniz.


animeyi uzun bir süre meliodas için izledim ki animedeki ecchi unsurların yarısını bu karakter yaratmakta. orijinal bir karakter ve başta tavırlarını saçma bulurken mangakanın her tavrını mantığa uydurmasıyla gözümde minnoş bir hale dönüştü.
sanırım serideki en sevdiğim kişi ban. hiç bir animede ya da mangada sevdiği kadını bu derece önemseyen bir adam görmedim. korkunç bir yaşam bahşedilmiş bu adama. sevdiği kadın ölmüş ama kendisi ölümsüz. kavuşmaları imkansız ve o ölmüş olan sevgilisini diriltmenin, ölümsüz olan bir adamı öldürmenin yollarını arıyor. imkansızı arıyor ve imkansızı seviyor. benim için oldukça etkileyici bir karakter.
ve evet çoğu kişi gibi escanor un hakkının yendiğini düşünüyorum. adam çok cool ve bir o kadar pısırık bir karakter. dördüncü sezonda belki daha çok görürüz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim