büyük ihtimalle hiç tutturamayacağımız maddeler olacaktır.
sizce halk bu elemanlarla aynı düşünüyor mu ?
veya hayvana kadına bitkiye saygı var mı?
bence yok o yüzden kendimi yormayacağım başlıktır.
kendileri yazıp kendileri oynuyorlar.
sadece türkiye de insan olanlara hatta hayvan bitki olanlara sabır ve kolaylıklar diliyorum.
ayrıca yazılanları keyifle okuyacağım güzel başlık.
devamını gör...

neden olmasın. isim, ailenin uygun bulup koyduğudur. kimse kendi ismini seçemez. abdullah ismini koyan aile gelenekseldir. aile geleneksel diye çocuk da öyle olmak zorunda değil. hangimiz ailemizin bizi yetiştirdiği şekilde kalıyoruz. ben, ateist cihat tanıyorum mesela. isim, kişinin ailesi ile ilgili fikir verir, sonrasında kendi kişiliğiyle o ismi doldurur.
devamını gör...

mor renk pigmentinin üretilmesi tarih boyunca zahmetliydi. mor rengin ilk olarak suriye ve lübnan çevresinde murex adlı deniz salyangozundan üretildiği düşünülüyor, hatta birkaç gram mor rengin üretilmesi için on binlerce salyangoz gerekiyordu.

mor rengi sadece zenginler, imparatorluk ve krallıkların başındaki insanların kullanması sebebiyle tarih boyunca en pahalı renk oldu. mor rengin bu değeri ve zahmeti hiçbir ülke veya krallığın bayraklarında mor renk kullanılmamasına sebep olmuştur.
19.yüzyılda sentetik mor renk üretiminin artmasına rağmen ülkeler bayraklarında kullanmamaya devam etti.

hali hazırda bayrağında mor renk bulunduran iki ülke bulunmaktadır; nikaragua ve dominika.

dominika bayrağı. - (ülkede bulunan bir papağanın rengi sebebiyle.)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

nikaragua bayrağı. - (bayrakta bulunan gökkuşağı içerisinde mor renk bulunmaktadır.)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

1931-1939 yılları arasında ispanya'da var olan ikinci ispanya cumhuriyeti'nin bayrağında da mor renk vardır, güncel ülkeler arasında olmadığı için listeye almadım.
devamını gör...

arada kalanlar, alçalanlar, yükselenler, şeytanlar ve türevleri... filmin çok farklı bir atmosferi var.
konu olarak özel bir görü yeteneğine sahip birinin yaşadığı mücadeleyi anlatan fantastik bir filmdir.
devamını gör...

küfürler havada uçuşur, kimse kimseyi dinlemez sadece kendi düşüncesini öne sürer, tartışmanın sonunda kafanıza sandalye atılması muhtemeldir.
devamını gör...

bilerek nükleer reaktör vurmaya kalkan hamas ın olduğu yerde olabilecek kazadır.
(bkz: 12 mayıs 2021 hamasın nükleer reaktöre füze attığı iddiası)

edit: aşağıda bir tanesi 100 füze demiş 3 günde 1000 den fazla füze fırlattılar neyin kafasını yaşıyorsunuz. kuzey ıraktan bize füze gelse ne yapacağız girmeyecek miyiz? her devlet meşru topraklarını korumak zorundadır kardeşim bana ne gerisinden? filistin de allaha dua etmek yerine bilime, teknolojiye yatırım yapsaydı da üstünden geçmeselerdi. bunun yerine hamas a yatırım yaparsan olacağı bu başka bir şey de değil. adamlar nükleer reaktöre füze atmaya bir şey demiyor da sürekli israil e sallıyor islamcı ikiyüzlülüğü nedir tam olarak bu başlıklarda görüyoruz işte. o nükleer reaktöre bir şey olacağından değil de patlasa, sızıntı yapsa senin çocuğun dahil komple bir nesil ayvayı yiyip kanser ile sakat doğumla boğuşacak adam kalkmış bana haması savunuyor.

(bkz: nükleer serpinti)
devamını gör...

kalbiyle düşünmek sorgulamak ve aktarmak silsilesi
devamını gör...

narkotik şube'de çalışan bir polis memur'unun tüm ciddiyetiyle hastaneye gelip, yapılan işlem sonrası ayıltmaya çalıştıklarında eller havada şarkı söylemeye çalışması. gözümün önünden gitmeyecek o görüntü. üstüne meslektaşına dönüp -oğlum bunun kafası çok güzel ondan geliyorlar bizim oraya..*
+dur abi, sus! *
bu manzara karşısında orada bulunan herkes kahkahaya boğuldu. neler olmuyor ki hayatta? o ciddi ifade'nin o hareketleri yapması anca narkoz etkisiyle olabilecek bir şey'dir heralde.
devamını gör...

reşat nuri güntekin'in 1923'de yayımlanan romanıdır. yeni atanmış genç bir öğretmenin gittiği köy okulunda yaşadığı sorunları dile getirir. eğitim sistemi, köy okullarındaki fiziki yetersizlikler,atandığı yerlerdeki sosyolojik sorunlar (maalesef eleştirilen sorunların hepsi devam etmektedir.) göze çarpan ayrıntılardandır.
devamını gör...

mutlu olan kendiyle barışıktır. kendiyle barışık olan kişi çevresiyle de barışıktır. öyle açık/kusur aramaz. olur da bir açığınıza şahitlik ederse de *kusurunuzu örter. uzun lafın kısası mutlu olan mutlu eder. tıpkı gülmek gibi o da bulaşıcıdır.

mutsuz ve devamlı sitem eden kişilerden uzak durun. karadelik gibi hayatınızın enerjisini yutar sizi de mutsuz ederler.
devamını gör...

1934 doğumlu danimarkalı şair, yazar, çevirmen ve gezgin. yaşamda da şiirde de şarkılar'da dile getirdiği üzere danimarka'da küçük bir taşrada; kitapların ve müziğin iç içe olduğu bir evde dünyaya gelmiş ve sonrasında bu durumun hayatını yönlendirmesine izin vermiştir. şiir yazabilmek için o yaşanmışlığa sahip olmak gerektiğini düşünüp yıllarca ülke ülke gezmiş; faşizme şiirleri ile karşı çıkmıştır. ispanya'da, siyasi mahkumlar ve mülteciler için af hareketine destek olmuş, nükleer silahlara karşı kampanyalar yürütmüş, türkiye ve güney afrika'da komitelere katılmıştır. yıllarca bir çok dergide ve gazetede makale yazdığını da eklemek gerekir.

stinus'un bu gezgin hayatında dönüm noktası olan bir olay da; danmarks kommunistiske parti'de aktif olduğu yıllarda ivan malinowski ve uffe harder ile tanışmasıdır ve ölümle sonlanacak bir dostuluğun ilk düğümleri o yıllarda atılır. stinus'un yolu türkiye sınırlarına düştüğünde bir süre ayrı düşmek zorunda kalırlar.

stinus'u türkiye'nin orta yerine getiren düşünce ise kendi ağzından şu cümleler ile dökülüyor:


"solcuların günlük gazetesinde sanat eleştirmenliği de yapan danimarkali ozan otto gelsted'in 1952 yılında yayınlanan "soğuk savaş sırasında şarkılar" başlıklı şiir kitabında nazım hikmet'in iki şiirini görmüştüm. danimarkacaya fransızcadan çevrilmiş olan bu şiirler, karanlık bir çağda çevresine ışık saçabilecek, umudu güçlendirebilecek türdendi."

"hollanda'da bulundugum bir sürede, rastlantı sonucu, sybren polet, bert schierbeek, hugo claus gibi, kendime çok yakın bulduğum, yenilikçi hollanda ozanlarını bulguladım. hollanda dili ile yazınını incelemeye başladım, bu dilden danimarkacaya çeviriler yaptım. bu da bende büyük etki bıraktı. ama bu yönlü yazın yolculuğunda, daha işin başında beni etkileyen ozanları, özellikle nazım hikmet'i unutamadım. 1956 yılında hindistan'a giderken türkiye'ye uğramış, bir dostumun evinde nazım hikmet'in bir kitabını görmüştüm. daha o zaman nazım hikmet'in şiirlerinden danimarkaca bir seçki yapmayı tasarlamıştım. bu tasarı ancak 1974'te gerçekleşebildi. sekiz yıl sonra da ikinci nazım hikmet seçkisini gerçekleştirdim."

yaşamda da şiirde de şarkılar - çıkış noktam



(bkz: mørke over akropolis) -halfdan rasmussen, erik stinus-
(bkz: med solen ı ryggen)
(bkz: grænseland)

(stinus'un eserlerinin çoğunda rasmussen ve malinowski imzası vardır)


murat alpar çevirisi ile sevdiğim bir şiirini de not düşeyim:



göçmen kuşlar ilkyaz

kadınsın sen
göğsünde fundalık çiçekleri
alnında, yeni açmış çiçeklerden bir sis.
rüzgardan bir ata binmiş de
uçuyorsun unutulmuş ülkeme doğru
bir başkasının boynuna dolanmış kolun
oynaşım
yolculuğu yurt etmişsin kendine.
öpüşlerin bir yara, bir dans
arp eşliğinde
kiliseli tepelerde şeytanın çaldığı

ve uzun zaman titreyen kara toprak
evrende kimsesiz bir evin önünden
geçip gittikten sonra atlı ordular.


devamını gör...

aile çalışma ve sosyal hizmetler bakanı zehra zümrüt selçuk'un yazılı açıklamasında toplum sağlığını önemsemeyen güvensiz maske üreten 43 markaya idari süreç başlattıklarını beyan etti.
--- alıntı ---

kişisel koruyucu donanımların denetimi sonrasında 17 marka/model maske için önleyici tedbir aldık, 43 marka için de idari süreç başlattık. bu ürünlerle ilgili gerekli görülmesi halinde piyasa arzının yasaklanması ve bertaraf edilmesi gibi işlemler uygulanacak. ayrıca, 14 marka için de test işlemlerimiz devam ediyor. sürecin ardından güvensiz ürünler, güvensiz ürün bilgi sistemi (gübis) sistemine dahil edilecek. kimsenin vatandaşlarımızın sağlığı ile oynamasına fırsat vermeyeceğiz.

--- alıntı ---
kaynak
devamını gör...

muhalefet etmeyi adeta suç olarak gören zihniyetin saçmalığı başlıktır.

yani bunlar herkes a haber olsun gibi istiyor. herkes biat etsin, herkes akp'yi yalasın, yıkasın istiyor. herkes muhalefete nefret kusun istiyor.

bunlar öyle rezil ki, herkesin ekonomi güzel demesini, ekonomi kötü ise ağzını açmamalarını, vakaları saklayan bakana tek kelam etmemelerini istiyor.

bunları yapmayıp, gerçekleri söyleyince de, sanki çok büyük bir ve kabahat gibi "cehapenin arka böhhhçessii yööööö" diyorlar.

lan bir bitmediniz diyeceğim de, azalarak bitiyorsunuz. gidicisiniz. delirmeniz bundan. zira insanlar eskiye göre daha çok ses çıkardıkça, çıldırıyorunuz.
devamını gör...

çin bile kapitalistken, sovyetler ağzı koka koka çökmüşken bunlara sadece komünik denir.
neyse bunlara benden bir çuval patates hediye.
devamını gör...

rezaletin dik alasıdır.
https://twitter.com/volkan_gazioglu/status/1399468848651321345
volkan gazioğlu kimdir? kendisi kayyum rektör melih bulu'nun danışmanı olup, bu tweeti ile direnen eğitim görevlilerine hakaret etmiştir.
bu hızır paşalar yürüyor, ama padişahları devrilince hangi deliğe kaçacaklar, allah bilir. karikatürü kimin çizdiğini bulabilirseniz çok sevinirim.
silinirse diye:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

maalesef günümüze kadar gelen destanlarımızın bir çoğu çin kayıtlarından bize aktarılmıştır. edebiyat türüne girer mi bilmem ama bu destanlar dışında elimizde kalan göktürkler'den ve uygurlar'dan kalan yazıtlardır.
devamını gör...

kopya anısı, emek hırsızlığı.
çok matah bir şeymiş gibi değil de kopya verenin yaratıcılığının izi olsun diye anlatmadan geçmek istemiyorum.
lise zamanlarımda "öğretmenlerin zeki ama çalışmıyor" dediği çocuklardandım. zeka kısmını bilmiyorum ama çalışmadığım kısmı çoğu zaman doğru idi. hayali bir hayat, daha o zamanlardan çok tatlı idi ve ders çalışmak yerine romanlarda kaybolmak ya da sokakları arşınlamak hem kolay hem de eğlenceli idi.
mahalledeki yaramaz arkadaş grubumdakilerden sonra çok farklı gelen bir kızla tanıştım lisenin ilk günlerinde. akşam kapıyı açıyordum, karşımda o. ellerinde kitaplar ile gelir; yarın sınav var ders çalışıcaz, derdi. ben de boyun eğerdim. annem hatta hala der, seni kendi batağından çıkardı diye.
neyse bu anı sevgili dostumun öğretici yanının dışında yardımsever kısmı ile ilgili.
okulun en zeki insanlarından birinle sıra arkadaşı olduğunuzda tehlike büyüyor. çünkü hemen hemen tüm öğretmenler yer değişikliği yapmasa bile arkadaşımı öğretmen masasına alıp beni ve diğerlerini de pek sallamıyorlardı. yine bir sınav esnasında - geometri, öğrenemediğim/öğrenmeyi reddettiğim tek ders- arkadaşım ile beni ayırdı öğretmen. hem de en arka sıraya atıldım. kağıda bakıyorum. o da bana bakıyor. hemen hiçbir şey bilmiyorum ve de açıkçası pek umursamıyorum. bu arada arkadaşım kağıdını yanıtlıyor ilk on dakikada, hocam diğer grubu da çözebilir miyim vakit geçsin, diyor. onu da çözüyor on dakikada, bitirince son ders olduğu için öğretmen dışarı çıkması için izin veriyor.
tabii bu esnada benim kağıtla bakışmalarım devam ediyor. kalemi düşürmeden kaç kez döndürebileceğimi falan test ediyorum. bir ses dikkatimi dağıtıyor, adımı duyuyorum. kulak kesiliyorum, diğer sınıftan biri öğretmene bana borcu olduğunu, son ders olduğundan belki göremem endişesi ile geldiğini parayı verip veremeyeceğini soruyor. öğretmen izin veriyor. kız yanıma yaklaşırken hala anlamamış bir şekilde yüzüne baksam da ses etmiyorum. parayı masaya bırakıyor. parayı elime alınca yüzümde sırayla aynen şöyle ifadeler oluşuyor *
sınavdaki on sorudan altısının yanıtlarını hemen kağıda geçiriyorum. ve de tek satır bilmediğim sınavdan 60 alarak geçiyorum. *
devamını gör...

benim için metrodur. çok yorgun bir günün ardından şans eseri oturmam ile uyumam arasında beş dakika falan geçmiştir en fazla.
devamını gör...

halka sorulduğunda ne olduğu belli, yapılabilecek en mantıklı karar olmuş.
devamını gör...

yalnız bırakılarak.
saysın dursun kendi kendine.
nadiren sinirlenen kadınlar çok kırıcı çok dağıtıcı olabilir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim