lipton earl grey: siyah paketli, bergamot aromalı, üzerinde özel seri yazan ürün.
devamını gör...

kafa sözlüğün en kaliteli mi kaliteli, en güzel mi güzel entrylerini giren, ayrıca entrylerini okurken yüzümde tebessüm ettiren bir kaç sevdiğim yazarı aşağıya liste şeklinde iliştirmek istiyorum.



 yoldaş bnjamin franklin
 
 iko
 
 hate
 
 paladin
 
 bir bilen
 
 salyanski
 
 helios
 
 piyanist
 
 hi my i run
 
 homeros
 
 ne dediysem dedim
 
 neria
 
 nuhyafes
 
 mırmırsu
 
 nevarbiliyormusun
 
 nickimicalmislar
 
 nina
 
 nocturnal
 
 nothingbut

 mysterious34
 
 100 numaralı adam
 
 olur öyle
 
 oguzsasi
 
 oku bakıyım
 
 omerta
 
 ondanaonraburalarbendensoruluraga
 
 ortanca koca
 
 ot
 
 ozlem cmrg
 
 pencereden uçan kedi
 
 pennywise gamgee
 
 persona
 
 petrificus totalus

purge
 
 pink floyd
 
 pisipisi
 
 poine
 
 pozitivizm
 
 muzlusüt
 
 morpheus
 
 mutsuzlugumdan mutluyum
 
 lontano
 
 makedonyalı
 
 mahlassızım
 
 mademoiselle
 
 luna91
 
 luminescence0
 
 lucifer
 
 lilium
 
 maple
 
 lila
 
 lifelonglearner
 
 lifeisprecious
 
 lemmy a fiver
 
 leiaorgana
 
 langgweilig
 
 makinist
 
 marimba
 
 queen
 
 meursault
 
 moon
 
 moody blues

 momentum

 moiraine sedai

 mimik israfı

 milk

 meteoroloji

 maximilian von richthofen

 metamorfoz

 merdumkaptan

 merdivenaltı_müzisyen
 
 mekatroniko
 
 meja
 
 maçın hakemi
 
 may we meet again 

 psg

 rapala
 
 quinn
 
 uykusuzkahve
 
 vişne likörlü çikolata
 
 villa rabidus 

 victorian
 
 vensenabubakar
 
 venaetor
 
 vampirillo
 
 usiv
 
 whisper

 urfabanaküsmüş 

 twilight sparkle

 tutunamayan

 turuncu karga

 turna

 tolgame

 wcf

 winnie

 thecalypso

 zippodan çıkan çınn sesi

 şakamakailkdefayazarolmam

 ıvanmılınskı

 ıslak imza

 örnek vatandaş

 çevreci mühendis

 zülal_kalender1

 zevk irsaliyesi

 xay

 zartoşt

 yoluk papatya

 yolgezer

 yiid

 yaso

 xyz_insanı

 tolga

 tektonizma 

 kıymetlimis

 rufus

 sanane ulan

 sanagulbahcesivadetmedim

 sakura

 sailor satürn

 sadece olüler görür

 saat3

 ron swanson

 sarhosken bir kez opusmustuk

 romada roman okuyan roman

 rock tribe 

 robot değilim 

 rieux 

 relax

 reddedilemeyen teklif

 sannhetens_vei

 sasa

 tanımadığın tanıdık

 sol gözü kör kedi

 tanios 

 systemfailed

 swans

 sunburn

 son feci mars

 sokak lambası

 sek

 so was red

 siyahlar

 simay benim karım lan

 sillage

 shelby__tom

 sevmedim söylediklerini

 sevgiparçacığı

 la nube

 kucukkarabalik

 kuzguncuktaki vişne 

 denediğim nicki aldım 

 blackeyes

 boltcrank 

 bozukpikap 

 buışıltılıhayatıbenseçmedim

 bychov80yasında

 cannabinol

 carpediem

 chessgramerpislikherif

 complexexinmymin
 
 cyperth

 damlannruhu

 dandoldenyus

 dantes 

 delimatematisyen

 derekusu

 bilemezsin

 ehlikafa

 evernevergreen

 etipuf

 ethernetci abi 

 esdemirei

 ericcartman

 elon dust 

 eaurogue_ 

 dibin dibi

 düşünüyorum öyleyse yokum 

 dünyanıneniyibesbininciyazari 

 dusukbutce

 dubrowski 

 dubara

 doomlord

 bilinmeyen bir kadin 

 beyaz gölge

 eşref i mahlukat

 alaaddinkaraca

 aristokrates

 anlatabiliyomuyum

 alpine

 allah belanı versin bay said

 alireis

 alaturka 

 aklımın derinlikleri

 armysuzy

 agzindakikanisilipistesimdikizandovuscu

 adı yok namı var

 abergun

 abdulseyidbincabbar

 a summer morning

 obsesif psikolojik danisman

 arkeonur

 arturo bandini

 benteksizhepiniz

 bana bak beyim

 benibidinleyin 

 bendemibrütüs

 ben_eraay

 bel fıstığı

 beatrice 

 basche

 bakkaldefterinedönmüşokuldefteri

 atamabekleyenastronot

 babayani

 aylakmadamı 

 aykız 

 aurora

 atkafası

 atibahacinsin

 eğri oturup doğru yazan

 fasarya

 kuzey yemin ederim bilmiyordum

 je- 

 kafa nereye ben oraya

 justitia

 juba

 jonathanlivingston

 jl gibi maviliklerde

 jew

 jack the ripper

 kafakirankopek
 
 işimbu

 izmirdeki son boyoz

 iyi değilim ben

 ivysaur

 is düşüm

 igrenc_bi_cocuksun 

 kafa sözlük diye bir yer varmış üye olucam lan

 kafası kendinden güzel

 iamnobody

 kendidünyasında

 kurdesenyumagı

 2xkromozomu

 kozmik baykuş

 kimliksizdevlet 

 kendiniarayanbireyimsi

 kendihalinde1

 kemiksizkaka

 kafasızyazar 

 kediseven

 kara kedi

 kanocuya ahtapotla tokat atan fok 

 kandaskan

 kalender 

 kahpe bizanstaki gavur bey

 id superego catismasi

 hyhthyht 

 fatihyapıcı

 gandalfgillerden

 gozlerinmeyhanesi

 gloriathehippo 

 gezgin

 gerceklucifer

 genesis

 gelecek nesile nick kalmadı

 funtilator

 hadibakalım

 friedrich schuldiner 

 freud purosu

 freshandnatural

 free

 filozof velovis hatun 

 feeling the blanks

 hadevus
 
 hakiki tosun paşa benim

 hutariki

 hayatınortasınıbulanadam
 
 horse trainer

 hidir amca

 hermione

 her seyi bilen cay bardagi

 hee aynen 

 hazall

 hayatbayramolsa

 haklıyım ama mutlu değilim

 hayaletuzaylı

 hatay president

 hannah mckay

 hame

 halitayarci
 
 haku

 şimdi ananı laciverde boyadım
devamını gör...

phantom leg syndrome olarak da bilinir. phantom leg olarak anılmasının nedeni ise
1866 yılımda atlantic monthly george dedlow'un (the case of george dedlow) hikayesi adlı kısa hikaye yayınladı. bu kısa hikayenin kahramanı sivil savaşta yaralanan dedlow'du . ellerini ve bacaklarını kaybeden deadlow hissettiği dayanılmaz acıyı tarif ediyor ve "bu eksik parçaların gerçek varlığından uzak tutulan fikir o kadar mükemmeldi ki, bazen onların yokluğuna inanmakta zorlandım" diyordu.
tarihçiler sivil savaş döneminde cerrahların 30 binden fazla kişinin bacaklarını ampüte ettiğini tahmin etmekte. buradan
buradan
silas weir mitchell sivil savaşta uzuvlarını kaybedenlerle yaptığı klinik araştırmalarda askerlerin hepsi aynı hissi tanımlıyordu. kayıp uzuvlarını hala hissetmeleri ve bazen duydukları dayanılmaz acı. mitchell bu dönemde yaptığı araştırmaları ınjuries of nerves and their consequences adıyla yayınladı. buradan
bu sendroma uzuvlarını kaybeden insanlarda rastlandığı gibi uzuvlarını kaybeden hayvanlarda da rastlanmaktadır. bacağını kaybeden köpeklerde bu konuda yapılan pek çok araştırma bulunmakta.
hayalet uzuv sendromunun tedavisinde ağrı tedavisinin yanı sıra terapiler uygulanmaktadır. yine terapi köpekleri özellikle çatışmalarda uzuvlarını kaybeden askerlerin hayalet uzuv sendromu ve ptsd ( travma sonrası stres bozukluğu) sorunlarının terapisinde kullanılmaktadır.
devamını gör...

pozitif yönleri: kanaatkar, mutfakta şef gibi, realist ve zevk düşkünüdür.
negatif yönleri: inatçı, zaman zaman anlayışsız.
bu arada meraklıdırlar. bu yönlerini hangi tarafa koyacağımı bilemedim.
devamını gör...

george orwell'in distopik romanı. roman distopiktir ve gelecekte geçmektedir (1940'larda yazılmıştır ve 1984 yılında geçmektedir.) ancak bana kalırsa –bir kaç teknolojik gözlem ve yönlendirme aleti dışında– orwell'in anlattığı sistem, kitabın yazıldığı yıllarda sovyetler'de geçerli olan totaliter sistemin rakip bir kaç totaliter devlet ile tüm dünya sathına yayılmış halidir. yani orwell aslında alegori yolu ile stalinist diktatörlüğü anlatmaktadır. ancak şunu söylemek gerekir ki, eğer orwell bu kitabıyla gelecek insan toplumları ile ilgili bir tahmin yapıyordu ise bu tahmin doğru çıkmamıştır; huxley ve onun "cesur yeni dünya"sı geleceği tahmin etmekte daha başarılı olmuştur. özgürlüğün kısıtlanması diktatöryel yönetimler ile değil, insanların anlamsız bir eğlence ve hedonizme boğulması ile gerçekleşmiştir.
devamını gör...

japonya'nın güneyinde bir bölgedir. türk-japon dostluğunun en üst seviyede olduğu yerdir ayrıca. buraya gittiğinizde ve türk olduğunuzu söylediğinizde size karşı özel bir ilgi olacaktır. tabii ki bir hikayesi var. ilginizi çekeceğini düşündüğüm bu hikayeyi kısaca özetlemeye çalıştım, umarım beğenirsiniz.

hikaye 1890 yılında geçiyor. japon imparatoru meiji'nin, 2. abdülhamit'e hediyeler göndermesi üzerine osmanlı gelen hediye karşılıksız bırakılmaz anlayışı ile hediye göndermek isterler. bunun üzerine dönemin sahip oldukları en ihtişamlı ama bir okadar da yıpranmış ve eski bir gemi olan ertuğrul fırkateyni 655 mürettebat ile pruvasını japonya'ya çevirir ve yola koyulur. gemi birkaç kez yolda kalıp bakım görse bile en sonunda hedefe varmış ve hediye gönderilmiştir. 3 ay boyunca tokyo'da bekleyen mürettebat tam da japonya için tayfun ayları sayılan eylül, ekim aylarında bir geri gitme kararı alır. japonlar her ne kadar gitmemelerini, denizin bu aylarda tehlikeli olduğunu ısrarla söylemelerine rağmen tahmin edeceğiniz gibi kendi bildiğine yola koyulmuş gemi. aslında dönmekte bu kadar ısrarcı olma nedenleri ise tayfun döneminin bitmesini beklerlerse paralarının bitmesi, mürettebata yemek veremeyecek olmaları ve osmanlı'nın o dönemdeki zayıf parasal kaynaklarıydı. şimdi diyeceksiniz neden bize o kadar hediye gönderen japonya neden mürettebatın ihtiyaçlarını karşılamasın. sebebi bizimkilerin o kadar yol boyu hediye getirip yardım istemenin türk gururuna yakışmayacağını düşünmelerindendi. sonra gemi tokyo limanından ayrıldıktan 4 gün sonra kushimoto açıklarında tayfuna yakalanmış. bunun sonucu gemi pek fazla dayanamaz. gemi su almaya başlar. son anda bir deniz feneri görürler ve tam sürat ulaşıp kurtulmayı hedeflerlerken gemi o an görünmeyen kayalıklara oturur. kushimoto köyündekiler bu durumu görür ve canları pahasına denize atlar ve askerleri kurtarmak için yardım eder. son durumda 69 mürettebat kurtulabilmiş bunun yanında yardıma gelen bazı köylüler ve geri kalan mürettebat maalesef vefat etmişlerdir. bu olay üzerine kushimoto köyüne vefat eden askerler anısına anıt yapılmış ve bir türk müzesi kurulmuştur. ayrıca bu dostluğun bir göstergesi olarak mersin'de bir sokağa kushimoto sokağı adı verilmiş. dostluğun anısına bir başka somut örnek olarak türk hava yolları bir uçağına nostalji boyama yaparak adını kushimoto koymuştur. türk-japon dostluğunun en önemli hikayesidir kushimoto.
devamını gör...

başrolünde yakın zamanda the chernobyl dizisinde de izlediğimiz jamie sives’ın oynadığı lone scherfig filmidir.

film babasının ölümü ile birlikte ondan miras kalan bir sahaf dükkanını onu sürekli koruyup kollayan ve hayatta tutmaya çalışan abisi ile birlikte işletmeye çalışan wilbur’un hikayesini anlatıyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
wilbur hayattan bıkmış ve intihara meyilli bir adam. aklında sürekli bir intihar isteği ile geçirmekte günlerini. ta ki bir gün sahaf dükkanına küçük kızıyla birlikte gelen alice’e aşık olana kadar.

alice ile konuşması bana tasvir-i şikayet şarkısındaki bir dizeyi hatırlatır her zaman. bir iki tatlı söz çeler başındaki darağacını. sonrasını filmi izlediğiniz zaman göreceksiniz zaten.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
filmin benim hayatımda bıraktığı anı ise taşralı bir gencin büyük şehirde yaşamaya başlamasının bir özeti gibi. ben bu filmin afişine rastladığım zaman veronika ölmek istiyor kitabını daha yeni bitirmiştim. filmi görünce biraz bocaladım çünkü filmin oynadığı sinema bana hep korkutucu gelmişti. o sinemada sanki filmler paravan olarak kullanılıyormuş gibi gelirdi bana her zaman.

sanki oraya girince bana eroin vereceklermiş, vücuduma dövmeler yapacak, beni bir tarikata sokacak, elime orak ve çekiç verip beni barikata yollayacak insanlarla karşılaşacakmışım gibi hissederdim.

o an bu filmi izleme isteği ile taşralı şüpheciliğim arasında kalıp büyük bir cesaret göstererek biletimi aldım. meğer o sinema sadece festival filmleri gösteren bir yermiş. içeri girerken insanolunbiraz wants to kill himself diyerek çıkacağımı düşündüğüm salondan müthiş bir film izlemiş olarak çıktım.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu arada filmin bonus ödülünün de mads mikkelsen olduğunu da belirteyim.
devamını gör...

asgari ücret ya da herhangi bir meblağ karşılığı çalışıp kendi ayakları üzerinde duran bir kadına tahammül edemeyecek bir yazarın açtığı başlıktır.
devamını gör...

--- alıntı ---

şu dağlarda kar olsaydım
bir asi rüzgar olsaydım
arar bulur muydun beni?
sahipsiz mezar olsaydım

--- alıntı ---
devamını gör...

fuat güner ile sadece telefon aracılığıyla bir dönem baya "aile dostu" kıvamına gelmemiz şeklinde örneklenebilecek etkileşimdir.
devamını gör...

şuna inanmak gerekir ki, dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir.
mustafa kemal atatürk

8 mart dünya kadınlar günü'müz kutlu olsun.
devamını gör...

bu nasıl tasvir etmektir ya. sanki gidip gördüler. canları ne istiyorsa, onu anlatıyor olacak diye. bunlar kadınla, seksle kafayı bozmuşlar, din adı altında zihniyetlerini örtmeye çalışıyorlar. sonra en ufak şeyden tahrik oluyorlar, kendilerini suçlu görmek yerine, kadını suçluyorlar.
bir de neden cennette hep sadece erkekler zevk alıyor her şeyden? hayır gideceğimden/gidebileceğimden değil de, bu nasıl çifte standart?
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
genelde sosyal medya bağımlısı ve/ya sevgilisi olan kişilerde görülen bağımlılık türüdür. yemekte dahi telefonu elinden düşürmezler. sürekli bir mesajlaşma, sürekli sosyal ağlar da gezme isteği vardır. gece yatarken dahi telefonunu dahi bırakmaz. bazen öyle abartılar ki telefon başında sabahlayabilir. şuna bakayım uyurum, buna bakayım uyurum, bir de şuna bakayım diye diye sabahlara kadar telefondan kopamazlar. uyuduklarında ya geceni yarısı olur ya sabaha az vakit kalmıştır ya da o gün hiç uyumamıştır, gün içinde uyurlar. hem genel olarak sağlığa zararlı hem de insanın düzenini bozuyor. olanların bir an önce kurtulması gerek bağımlılıktır.
devamını gör...

güney afrika cumhuriyeti'nin "yargı" başkenti olarak, üç başkentten birisi olan şehir. free state eyaletinin bir şehridir.
devamını gör...

kadınlar eşya değildir . malesef toplumumuzda büyük ahlaki sorunlar vardır. (bkz: kadınların evde kalması)(bkz: erkektir yapar)(bkz: kadın dediğin)
devamını gör...

kendin ol!
şimdi yaptığın, düşündüğün ve arzuladığın şeylerin hiçbiri sen değilsin.
friedrich nietzsche
devamını gör...

ayıptır söylemesi şu anda keyifle yudumladığım tarçın aromalı sudur.

kilo falan verdirmez inanmayın o şehir efsanelerine ancak şeker isteğinizi yüksek oranda bastırır, özellikle de soğutulmuş olanı, denendi ve onaylandı.

benim tarifim şöyle:

malzemeler:

3/4 adet tarçın kabuğu

1 demlik su

yapılışı:

öncelikle tarçın kabuklarımızı demliğin içine koyuyoruz ve suyu üstüne boşaltıyoruz. burası çok önemli: ilk önce kabuklar konulacak, üstüne su eklenecek.

ardından bu karışımı kaynatıyoruz.

kaynamaya başladıktan sonra 5 dakika daha kaynamasına izin veriyoruz.

bu işlemler bittikten sonra demliğimizin üstünü kapatıyoruz (bir tabakla veya demliğin kendi kapağıyla) ve sabaha kadar bekletiyoruz.

sabah olunca ılımış olan tarçınlı suyumuzu bir sürahiye boşaltıyoruz.

daha sonra bu sürahiyi buzdolabına koyuyoruz ve iyice soğuyana kadar bekletiyoruz (bence akşama kadar dursun, ben öyle yapıyorum çünkü).

ardından afiyetle içiyoruz.

afiyet olsun.


uzun bir süre sonra edit:


spora başladığım için ve şekeri uzun bir süredir hayatımdan çıkardığım için bu tarçınlı su tarifini de uzun zamandır kullanmıyorum.

evet zamanında inanılmaz derecede şeker bağımlılığım vardı ve bunu sağlıklı bir şekilde bastırmam gerekiyordu, neyse ki bu tarçınlı su dediğimiz mükemmel içecek imdadıma yetişti.

gerçekten inanılmaz derecede işe yarıyor. ilk birkaç haftada o yapay şekerleri arıyorsunuz ama inanın ki hiç gerek yok, tarçınlı su yeterli geliyor.

size de tavsiyem o yapay şekerli ürünleri bırakın, yanından bile geçmeyin. bunu çok fazla söyledim ama bu tarçınlı su, özellikle de soğutulmuş olanı, şeker ihtiyacını inanılmaz derecede bastırıyor.
devamını gör...

"tek yıldız kalmayacak gecede.
gece kalmayacak.
ben ölürken dayanılmaz evren de
tüm varlığıyla ölecek benimle,
sileceğim piramitleri, madalyaları,
kıtaları ve yüzleri.
sileceğim geçmişin birikimini.
toz edeceğim tarihi, tozu toz.
son günbatımını seyrediyorum şimdi.
son kuşu dinliyorum.
kimseye hiçbir şey bırakmıyorum."

jorge luis borges, intihar
devamını gör...

yeni öğrendiğim bir deyimi paylaşarak katkı sağlamak istediğim başlık.
chomp at the bit: bir şeyi yapmak için sabırsızlanmak, bekleyememek.
devamını gör...

türklerin almanya'da türkçe eğitim istemesi ile kürtlerin türkiye'de kürtçe eğitim istemesi aynı şeyler değildir kürtler bu ülkeye sonradan gelmemişlerdir zira.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim