yazarların çay tercihi
lipton earl grey: siyah paketli, bergamot aromalı, üzerinde özel seri yazan ürün.
devamını gör...
normal sözlük’te tanımlarını sevdiğiniz yazarlar
kafa sözlüğün en kaliteli mi kaliteli, en güzel mi güzel entrylerini giren, ayrıca entrylerini okurken yüzümde tebessüm ettiren bir kaç sevdiğim yazarı aşağıya liste şeklinde iliştirmek istiyorum.
yoldaş bnjamin franklin
iko
hate
paladin
bir bilen
salyanski
helios
piyanist
hi my i run
homeros
ne dediysem dedim
neria
nuhyafes
mırmırsu
nevarbiliyormusun
nickimicalmislar
nina
nocturnal
nothingbut
mysterious34
100 numaralı adam
olur öyle
oguzsasi
oku bakıyım
omerta
ondanaonraburalarbendensoruluraga
ortanca koca
ot
ozlem cmrg
pencereden uçan kedi
pennywise gamgee
persona
petrificus totalus
purge
pink floyd
pisipisi
poine
pozitivizm
muzlusüt
morpheus
mutsuzlugumdan mutluyum
lontano
makedonyalı
mahlassızım
mademoiselle
luna91
luminescence0
lucifer
lilium
maple
lila
lifelonglearner
lifeisprecious
lemmy a fiver
leiaorgana
langgweilig
makinist
marimba
queen
meursault
moon
moody blues
momentum
moiraine sedai
mimik israfı
milk
meteoroloji
maximilian von richthofen
metamorfoz
merdumkaptan
merdivenaltı_müzisyen
mekatroniko
meja
maçın hakemi
may we meet again
psg
rapala
quinn
uykusuzkahve
vişne likörlü çikolata
villa rabidus
victorian
vensenabubakar
venaetor
vampirillo
usiv
whisper
urfabanaküsmüş
twilight sparkle
tutunamayan
turuncu karga
turna
tolgame
wcf
winnie
thecalypso
zippodan çıkan çınn sesi
şakamakailkdefayazarolmam
ıvanmılınskı
ıslak imza
örnek vatandaş
çevreci mühendis
zülal_kalender1
zevk irsaliyesi
xay
zartoşt
yoluk papatya
yolgezer
yiid
yaso
xyz_insanı
tolga
tektonizma
kıymetlimis
rufus
sanane ulan
sanagulbahcesivadetmedim
sakura
sailor satürn
sadece olüler görür
saat3
ron swanson
sarhosken bir kez opusmustuk
romada roman okuyan roman
rock tribe
robot değilim
rieux
relax
reddedilemeyen teklif
sannhetens_vei
sasa
tanımadığın tanıdık
sol gözü kör kedi
tanios
systemfailed
swans
sunburn
son feci mars
sokak lambası
sek
so was red
siyahlar
simay benim karım lan
sillage
shelby__tom
sevmedim söylediklerini
sevgiparçacığı
la nube
kucukkarabalik
kuzguncuktaki vişne
denediğim nicki aldım
blackeyes
boltcrank
bozukpikap
buışıltılıhayatıbenseçmedim
bychov80yasında
cannabinol
carpediem
chessgramerpislikherif
complexexinmymin
cyperth
damlannruhu
dandoldenyus
dantes
delimatematisyen
derekusu
bilemezsin
ehlikafa
evernevergreen
etipuf
ethernetci abi
esdemirei
ericcartman
elon dust
eaurogue_
dibin dibi
düşünüyorum öyleyse yokum
dünyanıneniyibesbininciyazari
dusukbutce
dubrowski
dubara
doomlord
bilinmeyen bir kadin
beyaz gölge
eşref i mahlukat
alaaddinkaraca
aristokrates
anlatabiliyomuyum
alpine
allah belanı versin bay said
alireis
alaturka
aklımın derinlikleri
armysuzy
agzindakikanisilipistesimdikizandovuscu
adı yok namı var
abergun
abdulseyidbincabbar
a summer morning
obsesif psikolojik danisman
arkeonur
arturo bandini
benteksizhepiniz
bana bak beyim
benibidinleyin
bendemibrütüs
ben_eraay
bel fıstığı
beatrice
basche
bakkaldefterinedönmüşokuldefteri
atamabekleyenastronot
babayani
aylakmadamı
aykız
aurora
atkafası
atibahacinsin
eğri oturup doğru yazan
fasarya
kuzey yemin ederim bilmiyordum
je-
kafa nereye ben oraya
justitia
juba
jonathanlivingston
jl gibi maviliklerde
jew
jack the ripper
kafakirankopek
işimbu
izmirdeki son boyoz
iyi değilim ben
ivysaur
is düşüm
igrenc_bi_cocuksun
kafa sözlük diye bir yer varmış üye olucam lan
kafası kendinden güzel
iamnobody
kendidünyasında
kurdesenyumagı
2xkromozomu
kozmik baykuş
kimliksizdevlet
kendiniarayanbireyimsi
kendihalinde1
kemiksizkaka
kafasızyazar
kediseven
kara kedi
kanocuya ahtapotla tokat atan fok
kandaskan
kalender
kahpe bizanstaki gavur bey
id superego catismasi
hyhthyht
fatihyapıcı
gandalfgillerden
gozlerinmeyhanesi
gloriathehippo
gezgin
gerceklucifer
genesis
gelecek nesile nick kalmadı
funtilator
hadibakalım
friedrich schuldiner
freud purosu
freshandnatural
free
filozof velovis hatun
feeling the blanks
hadevus
hakiki tosun paşa benim
hutariki
hayatınortasınıbulanadam
horse trainer
hidir amca
hermione
her seyi bilen cay bardagi
hee aynen
hazall
hayatbayramolsa
haklıyım ama mutlu değilim
hayaletuzaylı
hatay president
hannah mckay
hame
halitayarci
haku
şimdi ananı laciverde boyadım
yoldaş bnjamin franklin
iko
hate
paladin
bir bilen
salyanski
helios
piyanist
hi my i run
homeros
ne dediysem dedim
neria
nuhyafes
mırmırsu
nevarbiliyormusun
nickimicalmislar
nina
nocturnal
nothingbut
mysterious34
100 numaralı adam
olur öyle
oguzsasi
oku bakıyım
omerta
ondanaonraburalarbendensoruluraga
ortanca koca
ot
ozlem cmrg
pencereden uçan kedi
pennywise gamgee
persona
petrificus totalus
purge
pink floyd
pisipisi
poine
pozitivizm
muzlusüt
morpheus
mutsuzlugumdan mutluyum
lontano
makedonyalı
mahlassızım
mademoiselle
luna91
luminescence0
lucifer
lilium
maple
lila
lifelonglearner
lifeisprecious
lemmy a fiver
leiaorgana
langgweilig
makinist
marimba
queen
meursault
moon
moody blues
momentum
moiraine sedai
mimik israfı
milk
meteoroloji
maximilian von richthofen
metamorfoz
merdumkaptan
merdivenaltı_müzisyen
mekatroniko
meja
maçın hakemi
may we meet again
psg
rapala
quinn
uykusuzkahve
vişne likörlü çikolata
villa rabidus
victorian
vensenabubakar
venaetor
vampirillo
usiv
whisper
urfabanaküsmüş
twilight sparkle
tutunamayan
turuncu karga
turna
tolgame
wcf
winnie
thecalypso
zippodan çıkan çınn sesi
şakamakailkdefayazarolmam
ıvanmılınskı
ıslak imza
örnek vatandaş
çevreci mühendis
zülal_kalender1
zevk irsaliyesi
xay
zartoşt
yoluk papatya
yolgezer
yiid
yaso
xyz_insanı
tolga
tektonizma
kıymetlimis
rufus
sanane ulan
sanagulbahcesivadetmedim
sakura
sailor satürn
sadece olüler görür
saat3
ron swanson
sarhosken bir kez opusmustuk
romada roman okuyan roman
rock tribe
robot değilim
rieux
relax
reddedilemeyen teklif
sannhetens_vei
sasa
tanımadığın tanıdık
sol gözü kör kedi
tanios
systemfailed
swans
sunburn
son feci mars
sokak lambası
sek
so was red
siyahlar
simay benim karım lan
sillage
shelby__tom
sevmedim söylediklerini
sevgiparçacığı
la nube
kucukkarabalik
kuzguncuktaki vişne
denediğim nicki aldım
blackeyes
boltcrank
bozukpikap
buışıltılıhayatıbenseçmedim
bychov80yasında
cannabinol
carpediem
chessgramerpislikherif
complexexinmymin
cyperth
damlannruhu
dandoldenyus
dantes
delimatematisyen
derekusu
bilemezsin
ehlikafa
evernevergreen
etipuf
ethernetci abi
esdemirei
ericcartman
elon dust
eaurogue_
dibin dibi
düşünüyorum öyleyse yokum
dünyanıneniyibesbininciyazari
dusukbutce
dubrowski
dubara
doomlord
bilinmeyen bir kadin
beyaz gölge
eşref i mahlukat
alaaddinkaraca
aristokrates
anlatabiliyomuyum
alpine
allah belanı versin bay said
alireis
alaturka
aklımın derinlikleri
armysuzy
agzindakikanisilipistesimdikizandovuscu
adı yok namı var
abergun
abdulseyidbincabbar
a summer morning
obsesif psikolojik danisman
arkeonur
arturo bandini
benteksizhepiniz
bana bak beyim
benibidinleyin
bendemibrütüs
ben_eraay
bel fıstığı
beatrice
basche
bakkaldefterinedönmüşokuldefteri
atamabekleyenastronot
babayani
aylakmadamı
aykız
aurora
atkafası
atibahacinsin
eğri oturup doğru yazan
fasarya
kuzey yemin ederim bilmiyordum
je-
kafa nereye ben oraya
justitia
juba
jonathanlivingston
jl gibi maviliklerde
jew
jack the ripper
kafakirankopek
işimbu
izmirdeki son boyoz
iyi değilim ben
ivysaur
is düşüm
igrenc_bi_cocuksun
kafa sözlük diye bir yer varmış üye olucam lan
kafası kendinden güzel
iamnobody
kendidünyasında
kurdesenyumagı
2xkromozomu
kozmik baykuş
kimliksizdevlet
kendiniarayanbireyimsi
kendihalinde1
kemiksizkaka
kafasızyazar
kediseven
kara kedi
kanocuya ahtapotla tokat atan fok
kandaskan
kalender
kahpe bizanstaki gavur bey
id superego catismasi
hyhthyht
fatihyapıcı
gandalfgillerden
gozlerinmeyhanesi
gloriathehippo
gezgin
gerceklucifer
genesis
gelecek nesile nick kalmadı
funtilator
hadibakalım
friedrich schuldiner
freud purosu
freshandnatural
free
filozof velovis hatun
feeling the blanks
hadevus
hakiki tosun paşa benim
hutariki
hayatınortasınıbulanadam
horse trainer
hidir amca
hermione
her seyi bilen cay bardagi
hee aynen
hazall
hayatbayramolsa
haklıyım ama mutlu değilim
hayaletuzaylı
hatay president
hannah mckay
hame
halitayarci
haku
şimdi ananı laciverde boyadım
devamını gör...
hayalet uzuv sendromu
phantom leg syndrome olarak da bilinir. phantom leg olarak anılmasının nedeni ise
1866 yılımda atlantic monthly george dedlow'un (the case of george dedlow) hikayesi adlı kısa hikaye yayınladı. bu kısa hikayenin kahramanı sivil savaşta yaralanan dedlow'du . ellerini ve bacaklarını kaybeden deadlow hissettiği dayanılmaz acıyı tarif ediyor ve "bu eksik parçaların gerçek varlığından uzak tutulan fikir o kadar mükemmeldi ki, bazen onların yokluğuna inanmakta zorlandım" diyordu.
tarihçiler sivil savaş döneminde cerrahların 30 binden fazla kişinin bacaklarını ampüte ettiğini tahmin etmekte. buradan
buradan
silas weir mitchell sivil savaşta uzuvlarını kaybedenlerle yaptığı klinik araştırmalarda askerlerin hepsi aynı hissi tanımlıyordu. kayıp uzuvlarını hala hissetmeleri ve bazen duydukları dayanılmaz acı. mitchell bu dönemde yaptığı araştırmaları ınjuries of nerves and their consequences adıyla yayınladı. buradan
bu sendroma uzuvlarını kaybeden insanlarda rastlandığı gibi uzuvlarını kaybeden hayvanlarda da rastlanmaktadır. bacağını kaybeden köpeklerde bu konuda yapılan pek çok araştırma bulunmakta.
hayalet uzuv sendromunun tedavisinde ağrı tedavisinin yanı sıra terapiler uygulanmaktadır. yine terapi köpekleri özellikle çatışmalarda uzuvlarını kaybeden askerlerin hayalet uzuv sendromu ve ptsd ( travma sonrası stres bozukluğu) sorunlarının terapisinde kullanılmaktadır.
1866 yılımda atlantic monthly george dedlow'un (the case of george dedlow) hikayesi adlı kısa hikaye yayınladı. bu kısa hikayenin kahramanı sivil savaşta yaralanan dedlow'du . ellerini ve bacaklarını kaybeden deadlow hissettiği dayanılmaz acıyı tarif ediyor ve "bu eksik parçaların gerçek varlığından uzak tutulan fikir o kadar mükemmeldi ki, bazen onların yokluğuna inanmakta zorlandım" diyordu.
tarihçiler sivil savaş döneminde cerrahların 30 binden fazla kişinin bacaklarını ampüte ettiğini tahmin etmekte. buradan
buradan
silas weir mitchell sivil savaşta uzuvlarını kaybedenlerle yaptığı klinik araştırmalarda askerlerin hepsi aynı hissi tanımlıyordu. kayıp uzuvlarını hala hissetmeleri ve bazen duydukları dayanılmaz acı. mitchell bu dönemde yaptığı araştırmaları ınjuries of nerves and their consequences adıyla yayınladı. buradan
bu sendroma uzuvlarını kaybeden insanlarda rastlandığı gibi uzuvlarını kaybeden hayvanlarda da rastlanmaktadır. bacağını kaybeden köpeklerde bu konuda yapılan pek çok araştırma bulunmakta.
hayalet uzuv sendromunun tedavisinde ağrı tedavisinin yanı sıra terapiler uygulanmaktadır. yine terapi köpekleri özellikle çatışmalarda uzuvlarını kaybeden askerlerin hayalet uzuv sendromu ve ptsd ( travma sonrası stres bozukluğu) sorunlarının terapisinde kullanılmaktadır.
devamını gör...
boğa burcu kadını
pozitif yönleri: kanaatkar, mutfakta şef gibi, realist ve zevk düşkünüdür.
negatif yönleri: inatçı, zaman zaman anlayışsız.
bu arada meraklıdırlar. bu yönlerini hangi tarafa koyacağımı bilemedim.
negatif yönleri: inatçı, zaman zaman anlayışsız.
bu arada meraklıdırlar. bu yönlerini hangi tarafa koyacağımı bilemedim.
devamını gör...
1984
george orwell'in distopik romanı. roman distopiktir ve gelecekte geçmektedir (1940'larda yazılmıştır ve 1984 yılında geçmektedir.) ancak bana kalırsa –bir kaç teknolojik gözlem ve yönlendirme aleti dışında– orwell'in anlattığı sistem, kitabın yazıldığı yıllarda sovyetler'de geçerli olan totaliter sistemin rakip bir kaç totaliter devlet ile tüm dünya sathına yayılmış halidir. yani orwell aslında alegori yolu ile stalinist diktatörlüğü anlatmaktadır. ancak şunu söylemek gerekir ki, eğer orwell bu kitabıyla gelecek insan toplumları ile ilgili bir tahmin yapıyordu ise bu tahmin doğru çıkmamıştır; huxley ve onun "cesur yeni dünya"sı geleceği tahmin etmekte daha başarılı olmuştur. özgürlüğün kısıtlanması diktatöryel yönetimler ile değil, insanların anlamsız bir eğlence ve hedonizme boğulması ile gerçekleşmiştir.
devamını gör...
kushimoto
japonya'nın güneyinde bir bölgedir. türk-japon dostluğunun en üst seviyede olduğu yerdir ayrıca. buraya gittiğinizde ve türk olduğunuzu söylediğinizde size karşı özel bir ilgi olacaktır. tabii ki bir hikayesi var. ilginizi çekeceğini düşündüğüm bu hikayeyi kısaca özetlemeye çalıştım, umarım beğenirsiniz.
hikaye 1890 yılında geçiyor. japon imparatoru meiji'nin, 2. abdülhamit'e hediyeler göndermesi üzerine osmanlı gelen hediye karşılıksız bırakılmaz anlayışı ile hediye göndermek isterler. bunun üzerine dönemin sahip oldukları en ihtişamlı ama bir okadar da yıpranmış ve eski bir gemi olan ertuğrul fırkateyni 655 mürettebat ile pruvasını japonya'ya çevirir ve yola koyulur. gemi birkaç kez yolda kalıp bakım görse bile en sonunda hedefe varmış ve hediye gönderilmiştir. 3 ay boyunca tokyo'da bekleyen mürettebat tam da japonya için tayfun ayları sayılan eylül, ekim aylarında bir geri gitme kararı alır. japonlar her ne kadar gitmemelerini, denizin bu aylarda tehlikeli olduğunu ısrarla söylemelerine rağmen tahmin edeceğiniz gibi kendi bildiğine yola koyulmuş gemi. aslında dönmekte bu kadar ısrarcı olma nedenleri ise tayfun döneminin bitmesini beklerlerse paralarının bitmesi, mürettebata yemek veremeyecek olmaları ve osmanlı'nın o dönemdeki zayıf parasal kaynaklarıydı. şimdi diyeceksiniz neden bize o kadar hediye gönderen japonya neden mürettebatın ihtiyaçlarını karşılamasın. sebebi bizimkilerin o kadar yol boyu hediye getirip yardım istemenin türk gururuna yakışmayacağını düşünmelerindendi. sonra gemi tokyo limanından ayrıldıktan 4 gün sonra kushimoto açıklarında tayfuna yakalanmış. bunun sonucu gemi pek fazla dayanamaz. gemi su almaya başlar. son anda bir deniz feneri görürler ve tam sürat ulaşıp kurtulmayı hedeflerlerken gemi o an görünmeyen kayalıklara oturur. kushimoto köyündekiler bu durumu görür ve canları pahasına denize atlar ve askerleri kurtarmak için yardım eder. son durumda 69 mürettebat kurtulabilmiş bunun yanında yardıma gelen bazı köylüler ve geri kalan mürettebat maalesef vefat etmişlerdir. bu olay üzerine kushimoto köyüne vefat eden askerler anısına anıt yapılmış ve bir türk müzesi kurulmuştur. ayrıca bu dostluğun bir göstergesi olarak mersin'de bir sokağa kushimoto sokağı adı verilmiş. dostluğun anısına bir başka somut örnek olarak türk hava yolları bir uçağına nostalji boyama yaparak adını kushimoto koymuştur. türk-japon dostluğunun en önemli hikayesidir kushimoto.
hikaye 1890 yılında geçiyor. japon imparatoru meiji'nin, 2. abdülhamit'e hediyeler göndermesi üzerine osmanlı gelen hediye karşılıksız bırakılmaz anlayışı ile hediye göndermek isterler. bunun üzerine dönemin sahip oldukları en ihtişamlı ama bir okadar da yıpranmış ve eski bir gemi olan ertuğrul fırkateyni 655 mürettebat ile pruvasını japonya'ya çevirir ve yola koyulur. gemi birkaç kez yolda kalıp bakım görse bile en sonunda hedefe varmış ve hediye gönderilmiştir. 3 ay boyunca tokyo'da bekleyen mürettebat tam da japonya için tayfun ayları sayılan eylül, ekim aylarında bir geri gitme kararı alır. japonlar her ne kadar gitmemelerini, denizin bu aylarda tehlikeli olduğunu ısrarla söylemelerine rağmen tahmin edeceğiniz gibi kendi bildiğine yola koyulmuş gemi. aslında dönmekte bu kadar ısrarcı olma nedenleri ise tayfun döneminin bitmesini beklerlerse paralarının bitmesi, mürettebata yemek veremeyecek olmaları ve osmanlı'nın o dönemdeki zayıf parasal kaynaklarıydı. şimdi diyeceksiniz neden bize o kadar hediye gönderen japonya neden mürettebatın ihtiyaçlarını karşılamasın. sebebi bizimkilerin o kadar yol boyu hediye getirip yardım istemenin türk gururuna yakışmayacağını düşünmelerindendi. sonra gemi tokyo limanından ayrıldıktan 4 gün sonra kushimoto açıklarında tayfuna yakalanmış. bunun sonucu gemi pek fazla dayanamaz. gemi su almaya başlar. son anda bir deniz feneri görürler ve tam sürat ulaşıp kurtulmayı hedeflerlerken gemi o an görünmeyen kayalıklara oturur. kushimoto köyündekiler bu durumu görür ve canları pahasına denize atlar ve askerleri kurtarmak için yardım eder. son durumda 69 mürettebat kurtulabilmiş bunun yanında yardıma gelen bazı köylüler ve geri kalan mürettebat maalesef vefat etmişlerdir. bu olay üzerine kushimoto köyüne vefat eden askerler anısına anıt yapılmış ve bir türk müzesi kurulmuştur. ayrıca bu dostluğun bir göstergesi olarak mersin'de bir sokağa kushimoto sokağı adı verilmiş. dostluğun anısına bir başka somut örnek olarak türk hava yolları bir uçağına nostalji boyama yaparak adını kushimoto koymuştur. türk-japon dostluğunun en önemli hikayesidir kushimoto.
devamını gör...
wilbur wants to kill himself
başrolünde yakın zamanda the chernobyl dizisinde de izlediğimiz jamie sives’ın oynadığı lone scherfig filmidir.
film babasının ölümü ile birlikte ondan miras kalan bir sahaf dükkanını onu sürekli koruyup kollayan ve hayatta tutmaya çalışan abisi ile birlikte işletmeye çalışan wilbur’un hikayesini anlatıyor.

wilbur hayattan bıkmış ve intihara meyilli bir adam. aklında sürekli bir intihar isteği ile geçirmekte günlerini. ta ki bir gün sahaf dükkanına küçük kızıyla birlikte gelen alice’e aşık olana kadar.
alice ile konuşması bana tasvir-i şikayet şarkısındaki bir dizeyi hatırlatır her zaman. bir iki tatlı söz çeler başındaki darağacını. sonrasını filmi izlediğiniz zaman göreceksiniz zaten.

filmin benim hayatımda bıraktığı anı ise taşralı bir gencin büyük şehirde yaşamaya başlamasının bir özeti gibi. ben bu filmin afişine rastladığım zaman veronika ölmek istiyor kitabını daha yeni bitirmiştim. filmi görünce biraz bocaladım çünkü filmin oynadığı sinema bana hep korkutucu gelmişti. o sinemada sanki filmler paravan olarak kullanılıyormuş gibi gelirdi bana her zaman.
sanki oraya girince bana eroin vereceklermiş, vücuduma dövmeler yapacak, beni bir tarikata sokacak, elime orak ve çekiç verip beni barikata yollayacak insanlarla karşılaşacakmışım gibi hissederdim.
o an bu filmi izleme isteği ile taşralı şüpheciliğim arasında kalıp büyük bir cesaret göstererek biletimi aldım. meğer o sinema sadece festival filmleri gösteren bir yermiş. içeri girerken insanolunbiraz wants to kill himself diyerek çıkacağımı düşündüğüm salondan müthiş bir film izlemiş olarak çıktım.

bu arada filmin bonus ödülünün de mads mikkelsen olduğunu da belirteyim.
film babasının ölümü ile birlikte ondan miras kalan bir sahaf dükkanını onu sürekli koruyup kollayan ve hayatta tutmaya çalışan abisi ile birlikte işletmeye çalışan wilbur’un hikayesini anlatıyor.

wilbur hayattan bıkmış ve intihara meyilli bir adam. aklında sürekli bir intihar isteği ile geçirmekte günlerini. ta ki bir gün sahaf dükkanına küçük kızıyla birlikte gelen alice’e aşık olana kadar.
alice ile konuşması bana tasvir-i şikayet şarkısındaki bir dizeyi hatırlatır her zaman. bir iki tatlı söz çeler başındaki darağacını. sonrasını filmi izlediğiniz zaman göreceksiniz zaten.

filmin benim hayatımda bıraktığı anı ise taşralı bir gencin büyük şehirde yaşamaya başlamasının bir özeti gibi. ben bu filmin afişine rastladığım zaman veronika ölmek istiyor kitabını daha yeni bitirmiştim. filmi görünce biraz bocaladım çünkü filmin oynadığı sinema bana hep korkutucu gelmişti. o sinemada sanki filmler paravan olarak kullanılıyormuş gibi gelirdi bana her zaman.
sanki oraya girince bana eroin vereceklermiş, vücuduma dövmeler yapacak, beni bir tarikata sokacak, elime orak ve çekiç verip beni barikata yollayacak insanlarla karşılaşacakmışım gibi hissederdim.
o an bu filmi izleme isteği ile taşralı şüpheciliğim arasında kalıp büyük bir cesaret göstererek biletimi aldım. meğer o sinema sadece festival filmleri gösteren bir yermiş. içeri girerken insanolunbiraz wants to kill himself diyerek çıkacağımı düşündüğüm salondan müthiş bir film izlemiş olarak çıktım.

bu arada filmin bonus ödülünün de mads mikkelsen olduğunu da belirteyim.
devamını gör...
asgari ücret alıp kendi ayaklarımın üstünde duruyorum diyen kadın
asgari ücret ya da herhangi bir meblağ karşılığı çalışıp kendi ayakları üzerinde duran bir kadına tahammül edemeyecek bir yazarın açtığı başlıktır.
devamını gör...
yazarların en ünlü etkileşimi
fuat güner ile sadece telefon aracılığıyla bir dönem baya "aile dostu" kıvamına gelmemiz şeklinde örneklenebilecek etkileşimdir.
devamını gör...
8 mart dünya emekçi kadınlar günü
şuna inanmak gerekir ki, dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir.
mustafa kemal atatürk
8 mart dünya kadınlar günü'müz kutlu olsun.
mustafa kemal atatürk
8 mart dünya kadınlar günü'müz kutlu olsun.
devamını gör...
cennette bir seksin 1000 yıl sürecek olması
bu nasıl tasvir etmektir ya. sanki gidip gördüler. canları ne istiyorsa, onu anlatıyor olacak diye. bunlar kadınla, seksle kafayı bozmuşlar, din adı altında zihniyetlerini örtmeye çalışıyorlar. sonra en ufak şeyden tahrik oluyorlar, kendilerini suçlu görmek yerine, kadını suçluyorlar.
bir de neden cennette hep sadece erkekler zevk alıyor her şeyden? hayır gideceğimden/gidebileceğimden değil de, bu nasıl çifte standart?
bir de neden cennette hep sadece erkekler zevk alıyor her şeyden? hayır gideceğimden/gidebileceğimden değil de, bu nasıl çifte standart?
devamını gör...
telefon bağımlılığı

genelde sosyal medya bağımlısı ve/ya sevgilisi olan kişilerde görülen bağımlılık türüdür. yemekte dahi telefonu elinden düşürmezler. sürekli bir mesajlaşma, sürekli sosyal ağlar da gezme isteği vardır. gece yatarken dahi telefonunu dahi bırakmaz. bazen öyle abartılar ki telefon başında sabahlayabilir. şuna bakayım uyurum, buna bakayım uyurum, bir de şuna bakayım diye diye sabahlara kadar telefondan kopamazlar. uyuduklarında ya geceni yarısı olur ya sabaha az vakit kalmıştır ya da o gün hiç uyumamıştır, gün içinde uyurlar. hem genel olarak sağlığa zararlı hem de insanın düzenini bozuyor. olanların bir an önce kurtulması gerek bağımlılıktır.
devamını gör...
bloemfontein
güney afrika cumhuriyeti'nin "yargı" başkenti olarak, üç başkentten birisi olan şehir. free state eyaletinin bir şehridir.
devamını gör...
kız istemenin kadınları aşağılaması
kadınlar eşya değildir . malesef toplumumuzda büyük ahlaki sorunlar vardır. (bkz: kadınların evde kalması)(bkz: erkektir yapar)(bkz: kadın dediğin)
devamını gör...
günün sözü
kendin ol!
şimdi yaptığın, düşündüğün ve arzuladığın şeylerin hiçbiri sen değilsin.
friedrich nietzsche
şimdi yaptığın, düşündüğün ve arzuladığın şeylerin hiçbiri sen değilsin.
friedrich nietzsche
devamını gör...
tarçınlı su
ayıptır söylemesi şu anda keyifle yudumladığım tarçın aromalı sudur.
kilo falan verdirmez inanmayın o şehir efsanelerine ancak şeker isteğinizi yüksek oranda bastırır, özellikle de soğutulmuş olanı, denendi ve onaylandı.
benim tarifim şöyle:
malzemeler:
3/4 adet tarçın kabuğu
1 demlik su
yapılışı:
öncelikle tarçın kabuklarımızı demliğin içine koyuyoruz ve suyu üstüne boşaltıyoruz. burası çok önemli: ilk önce kabuklar konulacak, üstüne su eklenecek.
ardından bu karışımı kaynatıyoruz.
kaynamaya başladıktan sonra 5 dakika daha kaynamasına izin veriyoruz.
bu işlemler bittikten sonra demliğimizin üstünü kapatıyoruz (bir tabakla veya demliğin kendi kapağıyla) ve sabaha kadar bekletiyoruz.
sabah olunca ılımış olan tarçınlı suyumuzu bir sürahiye boşaltıyoruz.
daha sonra bu sürahiyi buzdolabına koyuyoruz ve iyice soğuyana kadar bekletiyoruz (bence akşama kadar dursun, ben öyle yapıyorum çünkü).
ardından afiyetle içiyoruz.
afiyet olsun.
uzun bir süre sonra edit:
spora başladığım için ve şekeri uzun bir süredir hayatımdan çıkardığım için bu tarçınlı su tarifini de uzun zamandır kullanmıyorum.
evet zamanında inanılmaz derecede şeker bağımlılığım vardı ve bunu sağlıklı bir şekilde bastırmam gerekiyordu, neyse ki bu tarçınlı su dediğimiz mükemmel içecek imdadıma yetişti.
gerçekten inanılmaz derecede işe yarıyor. ilk birkaç haftada o yapay şekerleri arıyorsunuz ama inanın ki hiç gerek yok, tarçınlı su yeterli geliyor.
size de tavsiyem o yapay şekerli ürünleri bırakın, yanından bile geçmeyin. bunu çok fazla söyledim ama bu tarçınlı su, özellikle de soğutulmuş olanı, şeker ihtiyacını inanılmaz derecede bastırıyor.
kilo falan verdirmez inanmayın o şehir efsanelerine ancak şeker isteğinizi yüksek oranda bastırır, özellikle de soğutulmuş olanı, denendi ve onaylandı.
benim tarifim şöyle:
malzemeler:
3/4 adet tarçın kabuğu
1 demlik su
yapılışı:
öncelikle tarçın kabuklarımızı demliğin içine koyuyoruz ve suyu üstüne boşaltıyoruz. burası çok önemli: ilk önce kabuklar konulacak, üstüne su eklenecek.
ardından bu karışımı kaynatıyoruz.
kaynamaya başladıktan sonra 5 dakika daha kaynamasına izin veriyoruz.
bu işlemler bittikten sonra demliğimizin üstünü kapatıyoruz (bir tabakla veya demliğin kendi kapağıyla) ve sabaha kadar bekletiyoruz.
sabah olunca ılımış olan tarçınlı suyumuzu bir sürahiye boşaltıyoruz.
daha sonra bu sürahiyi buzdolabına koyuyoruz ve iyice soğuyana kadar bekletiyoruz (bence akşama kadar dursun, ben öyle yapıyorum çünkü).
ardından afiyetle içiyoruz.
afiyet olsun.
uzun bir süre sonra edit:
spora başladığım için ve şekeri uzun bir süredir hayatımdan çıkardığım için bu tarçınlı su tarifini de uzun zamandır kullanmıyorum.
evet zamanında inanılmaz derecede şeker bağımlılığım vardı ve bunu sağlıklı bir şekilde bastırmam gerekiyordu, neyse ki bu tarçınlı su dediğimiz mükemmel içecek imdadıma yetişti.
gerçekten inanılmaz derecede işe yarıyor. ilk birkaç haftada o yapay şekerleri arıyorsunuz ama inanın ki hiç gerek yok, tarçınlı su yeterli geliyor.
size de tavsiyem o yapay şekerli ürünleri bırakın, yanından bile geçmeyin. bunu çok fazla söyledim ama bu tarçınlı su, özellikle de soğutulmuş olanı, şeker ihtiyacını inanılmaz derecede bastırıyor.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
"tek yıldız kalmayacak gecede.
gece kalmayacak.
ben ölürken dayanılmaz evren de
tüm varlığıyla ölecek benimle,
sileceğim piramitleri, madalyaları,
kıtaları ve yüzleri.
sileceğim geçmişin birikimini.
toz edeceğim tarihi, tozu toz.
son günbatımını seyrediyorum şimdi.
son kuşu dinliyorum.
kimseye hiçbir şey bırakmıyorum."
jorge luis borges, intihar
gece kalmayacak.
ben ölürken dayanılmaz evren de
tüm varlığıyla ölecek benimle,
sileceğim piramitleri, madalyaları,
kıtaları ve yüzleri.
sileceğim geçmişin birikimini.
toz edeceğim tarihi, tozu toz.
son günbatımını seyrediyorum şimdi.
son kuşu dinliyorum.
kimseye hiçbir şey bırakmıyorum."
jorge luis borges, intihar
devamını gör...
ingilizce deyimler
yeni öğrendiğim bir deyimi paylaşarak katkı sağlamak istediğim başlık.
chomp at the bit: bir şeyi yapmak için sabırsızlanmak, bekleyememek.
chomp at the bit: bir şeyi yapmak için sabırsızlanmak, bekleyememek.
devamını gör...
kürtlerin ana dilde eğitim hakkı
türklerin almanya'da türkçe eğitim istemesi ile kürtlerin türkiye'de kürtçe eğitim istemesi aynı şeyler değildir kürtler bu ülkeye sonradan gelmemişlerdir zira.
devamını gör...