zalim
ki sen
cumhuriyet.

ki sen benim gözyaşlarımı da gördün
sen benim ilk aldığım güldün.
devamını gör...

eurovision'da 3. olan şebnem paker şarkısıdır. dinlemesi gayet zevklidir. şarkıyı her dinlediğimde arkada anırma lan denildiğini* duyuyor ve her seferinde gülüyorum*
sözleri;

hiç
geçmiyor günler sensiz
geceler yine kimsesiz
ah
sevdiğim ner'desin, kimdesin?
sana sormaya varmıyor dilim, dinle
"deli aşkının sonu var mıdır?" diye sormadan severim seni
acı dinmeden, gece bitmeden, yola düşmeden bulurum seni
"bana yâr mıdır, adı var mıdır?" diye sormadan bilirim seni
göze girmeden, dile gelmeden, yüze gülmeden severim seni
ah
sevdiğim ner'desin, kimdesin?
sana sormaya varmıyor dilim, dinle
"deli aşkının sonu var mıdır?" diye sormadan severim seni
acı dinmeden, gece bitmeden, yola düşmeden bulurum seni
"bana yâr mıdır, adı var mıdır?" diye sormadan

devamını gör...

mutfak faresi olmanın gerekliliğidir. ayrıca insanın gece karnı kazınıyor be.
devamını gör...

günaydın yazarlar, güzel tanımlar yazmayı, bol beğeni ve fav. atmayı unutmadığınız bir gün olsun. okuyunuz, birikiniz sonra gelip buraya kusunuz efenim.
devamını gör...

fakirlik teşhisi yapabilmek için gerekli semptomlar.

-100 tl'ye bir poşeti bile dolduramadan marketten çıkmak,
- yakın ve orta mesafeleri tasarruf amacıyla yürüyerek gitmek,
- taksiye binememek,
- araba olduğu halde toplu taşıma aracı kullanmak,
- alimünyum tencere kullanmak,
- sobalı evde oturmak,
- kredi kartı borcunun asgarisini anca denk getirmek,
- ihtiyaçları aylara bölerek karşılamak,
- mecburiyetten tutumlu yaşamak vb. uzatmakta sınır tanımayacağım liste.

edit: erkeklerin evlenirken çalışan eş arama kriterinin başlıca sebebi, fakirliğe mahal vermemekten ziyade geçinebilmek olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...

devrilmiş dediğin ayakta durur
vız gelirmiş diyeni bekler bulur
içki bize yarar bekleme yıkmaz
hıyariyi zorlayacak zor bulunur
devamını gör...

genç werther'in acıları - goethe
devamını gör...

devamını gör...

ilkin söz vardı, der kitap. bunu platon duysa, söz mü, hangi söz, diye sorar.
platon gibi bir filozof da mythos'u gerçeklerle ilişkisiz, uydurma, boş ve gülünç bir masal diye tanımlar. platon, bu tür mitsel bir dinin rasyonel bir temelden yoksun olduğunu, çünkü bu dinin taraftarları tarafından inandıkları şey için hiçbir kanıt veya neden sunulmadığını iddia eder. platon’un dini her şeyden önce rasyonel kanaatlere, entelektüel inançlara, gerçeklere dayanır.

herakleitos düzyazıyla dile getirir düşüncesini. platon'un tutumu daha da ibret vericidir. homeros'u tanrılar üstüne yalanlar uydurdu, topluma zararlı efsaneler düzdü-diye suçlamakla başımızı şişiren bu filozof "devlet", ya da "gorgias" gibi en önemli dialoglarının sonunda gerçeğin gerçeğini, tanrılar katındaki hakikati gözümüzün önüne sermek, fiziküstü kanıtlarla tanımlamak istedi mi, bir mythos uydurur. ne yapsın ki mythos'tan ayrı düşünemez, düşüncesi mythos kalıbına kendiliğinden girer. mythos yunan düşüncesiyle özdeştir denebilir hem yalnız yunan mı, insan düşüncesi ve onun ürettiği dille özdeş olsa gerek ki, homeros'tanbugüne dünya sanatçıları mythos'u kendilerine tükenmez bir esin kaynağı olarak almışlardır. mythos, çok tanrılı bir dinintanrıları üstüne anlatılan efsane, mythologia da bu efsanelerin bir araya geldiği kitap olduğuna göre, mythologia ilkçağın din kitabı olmak gerek, oysa değildir ve hiçbir zaman olmamıştır. çünkü bu efsaneler inanç - tek tanrılı dinlerde söz konusu edilen inanç - düzeyine yükselmemiştir. sözlü ya da yazılı yazın ve sanat kollarının hepsinde durmadan konu edinilip işlenen ve işlendikçe değişen mythos'lar ne kadar ozan, yazar, sanatçı varsa, o kadar biçim almış, bu nedenle hiçbir zaman belli bir dinin tek kitabı halinde toplanamamıştır. böyle bir çeşitlilik, böylesine öğreti ve yöntem yokluğu, bu tür başıboşluk, özgürlük ve özerklik başka hiçbir din ve efsanelerinde görülmemiştir. ilkçağ mythos'u layiktir, din adamının değil, sanatçının uğraşıdır, onun anlamı, yön ve biçimi din alanında verilmez, sanat alanında verilir. asıl yaratıcısı da sözdür ve söz ustasıdır. asıl gerçek insan sözünün içinde, özünde, şiirindedir. bunu anladığı içindir ki, ilkçağ insanı sözle birbirinden renkli, büyüleyici ve inandırıcı yapıtlar yaratabilmiş ve sözün bir kitap içinde donmasını önleyerek, çağdan çağa, insan kanı gibi sıcak sıcak akmasını, böylece canlılığını sonsuzluğa dek aktarmasını sağlamıştır.
devamını gör...

10 gün gibi yakın bir gelecekte yurdumda görülmesi muhtemel dayıdır.
biz bunu hak ettik dostlarım.
devamını gör...

-juliet
binlerce kez iyi geceler sana!
-romeo
binlerce kez beter olsun gece, senin ışığın yoksa
.
.
.

romeo ve juliet.
devamını gör...

eskiden güzel güzel portreler çizerken çizimi bırakmamla çöp adam bile çizemeyen bir hale geldim. anlayacağınız çokça sabır gerektiren bir durum. çizdikçe geliştiği gibi çizmedikçe köreliyor.
devamını gör...

hiç de ayıp olmaz. kendileri gibi minnoş yazarlara denk gelirlerse ne ala. sloganımız, seven sevdiğine portakal atsındır.
devamını gör...

20 yıl önce filan bizim arabamız yok o zaman, kapıcı geldi anneme araba varmı sizde diye sordu, annemin verdiği cevap;
pazar arabasımı..
hala aklıma geldikçe gülüyorum,

(kapıcının arabası var bu arada, bozulmuş da bir yere gidiceklermiş)
devamını gör...

insanın yaşam kalitesini ciddi anlamda düşüren, tedavi edilmediği takdirde günden güne daha kötü hale gelecek olan rahatsızlıktır.
(bkz: kaygı bozukluğu)

başta ufak bir yolculuk korkusu ile başlayıp zaman içinde insanı neredeyse evden dışarı çıkamayacak düzeye getirebilir.
devamını gör...

nefes darlığına sebep olan insan. aşk insanı özgürleştirir, kısıtlamaz.
devamını gör...

salgılanması kolay olan hormonlardan biridir. aşık olma, orgazm olma, doğum sonrası ve öncesi dışında; iletişim kurma, masaj yaptırma, egzersiz yapma, hayal kurma, sarılma salınımını arttıran faktörlerdendir.
düşünün hafifçe kendi kolunuzu ovduğunuzda bile oksitosin salgılanmaya başlıyor.
devamını gör...

kızlara bunu hissettiren insanlardan hesap sorun, kızlardan değil. siz memnun değilsiniz fakat kızların böyle hissetmesindne memnun olan kesimin hatası bu dediğim başlıktır.
devamını gör...

tüm ağaçların rengarenk yapraklarla donandığı, sonbahar mevsimi.
hava ne soğuktur, ne sıcak. kışa adaptasyon mevsimidir.
yağmur ile nemlenir.
biraz hüzün biraz kasvet barındırır.
ama yormaz.
sonbahar, duygulara sakin bir şekilde ayar verir.
arada, hava ılıyınca, yanda taşınan ince bir üst giyimle, ısınılıp mutlu olunur.
okulların, dizilerin, hayatın kaldığı yerden devamıdır.
ister istemez, ağustos böceği olmaktan, karıncaya dönüştürür.
tertip düzen mevsimidir.
benim gibi, tertip düzen sevenlere iyi gelir.
devamını gör...

mükemmel bir şey bu! herkesin emeğine sağlık.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim