satranç
stefan zweig'ın intihar etmeden önce yazdığı son kitabı. her zweig kitabında olduğu gibi detaylı psikolojik çözümlemeler görüyoruz fakat bu sefer ele aldığı karakter psikolojisi oldukça yıpranmış, oldukça travmaya maruz kalmış birisi. dolayısıyla anlatması oldukça zor bir karakter. fakat zweig bu işin altından başarıyla kalkıyor. kitapta yer verilen bir diğer karakter ise bir satranç şampiyonu, kitapta da belirtildiği gibi entellektüel cahil kavramının vücut bulmuş hali. yazar cahilliğin içindeki deha olarak tanımlıyor karakteri ve bu karakter gibi normalde tek bir cümle dahi kuramayan insanların sırf tek bir alanda uzmanlaşmış oldukları için bir dünya paraya ve şöhrete sahip olmalarının eleştrisi yapılıyor. bu iki karakter haricinde detaylı işlenen bir karakter yok kitapta, öyle ki kitabın baş anlatıcı hakkında bile doğru düzgün bilgi verilmiyor. kısacık kitap zaten
doktor b nin yaşadıkları hariç, yapılan birkaç satranç maçından sonra hemen bitiveriyor kitap
kitap 2. dünya savaşı zamanlarında, nazi almanyası döneminde geçiyor. zweig o dönemde yaşananlara birebir şahit olmuş biri olarak dönemi başarıyla aktarıyor.
doktor b nin mahkumiyeti sırasında geçirdiği nöbetler ve onu o noktaya getiren durumlar oldukça başarılı bir şekilde anlatılıyor. bu anlatma süreci sırasında freud'un etkisi oldukça hissediliyor, zaten zweig de karakterlerini bir psikolog edasıyla ele aldığı için ben şahsen çok şaşırmadım.
benim şahsen beğendiğim bir kitap oldu, okumak isyenlere de rahatlıkla öneririm. *
doktor b nin yaşadıkları hariç, yapılan birkaç satranç maçından sonra hemen bitiveriyor kitap
kitap 2. dünya savaşı zamanlarında, nazi almanyası döneminde geçiyor. zweig o dönemde yaşananlara birebir şahit olmuş biri olarak dönemi başarıyla aktarıyor.
doktor b nin mahkumiyeti sırasında geçirdiği nöbetler ve onu o noktaya getiren durumlar oldukça başarılı bir şekilde anlatılıyor. bu anlatma süreci sırasında freud'un etkisi oldukça hissediliyor, zaten zweig de karakterlerini bir psikolog edasıyla ele aldığı için ben şahsen çok şaşırmadım.
benim şahsen beğendiğim bir kitap oldu, okumak isyenlere de rahatlıkla öneririm. *
devamını gör...
bu başlıkta kendimizi kandırıyoruz
türkiye'de insanlar akıllandı ya bir daha aynı hatayı yapmazlar.
devamını gör...
perestiş
dilimize farsça'dan geçmiş bir kelime olmakla birlikte tapma, tapınma anlamına gelen perestten türetilmiştir.
devamını gör...
aşık olunca vücudun verdiği tuhaf tepkiler
kusmak. bir keresinde birinden acccayip hoşlanıyordum ve çocuğu ne zaman görsem midem bulanıyordu.
devamını gör...
fakir olup zengin görünmeye çalışan kişi
gereksiz maceralara yeltenen kişidir. ayrıca aklıma güzel bir fıkrayı getirmiş kişidir.
bir gün karga ile ayı uçağa binmişler. uçak havalanmış. bir süre sonra karga hostesi çağıran düğmeye basmış. hostes karganın bulunduğu koltuğun yanına gelip kargaya:
- buyrun efendim, bir isteğiniz mi var?
karga çok pişkin bir vaziyette:
- yoo, bir şey istemiyorum. ibnelik olsun diye bastım düğmeye, demiş.
bu duruma hostes çok sinirlenmiş, ancak ses çıkarmadan gitmiş. bir süre sonra karga terkrar düğmeye basmış. hostes yine gelmiş, karga yine ibnelik için bastığını sölemiş. hostes daha da sinirlenmiş ancak bir şey söylemeden oradan ayrılmış. bu durum karganın yanındaki ayının dikkatini çekmiş. o da düğmeye basmış. hostes gelmiş, ayıya bir isteği olup olmadığını sormuş, ayı ise:
- yoooo, ibnelik olsun diye bastım düğmeye, demiş.
bu kadar kötü muameleye dayanamayan hostes ağlayarak gidip durumu kaptan pilota anlatır. pilot da yardımcılarına atın bu ikisini uçaktan aşağı der. sonuçta ayı ile karga havada uçaktan atılırlar. ayı düşmeye başlamış ve kargaya:
-karga kardeş kurtar beni diye çığlık atmış. karga da düşen ayıya demiş ki:
- ayı kardeş, uçmayı bilmiyorsun niye ibnelik yapıyorsun? demiş.
bir gün karga ile ayı uçağa binmişler. uçak havalanmış. bir süre sonra karga hostesi çağıran düğmeye basmış. hostes karganın bulunduğu koltuğun yanına gelip kargaya:
- buyrun efendim, bir isteğiniz mi var?
karga çok pişkin bir vaziyette:
- yoo, bir şey istemiyorum. ibnelik olsun diye bastım düğmeye, demiş.
bu duruma hostes çok sinirlenmiş, ancak ses çıkarmadan gitmiş. bir süre sonra karga terkrar düğmeye basmış. hostes yine gelmiş, karga yine ibnelik için bastığını sölemiş. hostes daha da sinirlenmiş ancak bir şey söylemeden oradan ayrılmış. bu durum karganın yanındaki ayının dikkatini çekmiş. o da düğmeye basmış. hostes gelmiş, ayıya bir isteği olup olmadığını sormuş, ayı ise:
- yoooo, ibnelik olsun diye bastım düğmeye, demiş.
bu kadar kötü muameleye dayanamayan hostes ağlayarak gidip durumu kaptan pilota anlatır. pilot da yardımcılarına atın bu ikisini uçaktan aşağı der. sonuçta ayı ile karga havada uçaktan atılırlar. ayı düşmeye başlamış ve kargaya:
-karga kardeş kurtar beni diye çığlık atmış. karga da düşen ayıya demiş ki:
- ayı kardeş, uçmayı bilmiyorsun niye ibnelik yapıyorsun? demiş.
devamını gör...
tek kelime ile kendini anlat
wonderful.
devamını gör...
coldboy
sayın coldboy ile kısa bir sohbet etme imkanı buldum. kendisi için söyleyeceğim duygusal , çok mütevazi ve saygılı bir insan.
iyileşip, daha mutlu daha güçlü olarak en kısa zamanda aramıza katılmasını temenni ediyorum.
iyileşip, daha mutlu daha güçlü olarak en kısa zamanda aramıza katılmasını temenni ediyorum.
devamını gör...
fikret kızılok
şarkılarında aşkı o kadar nahif, tatlı ve dokunaklı bir üslupla anlatır ki dinlerken bi hoş olurum.
(bkz: bu kalp seni unutur mu?) *
(bkz: gönül) *
(bkz: fark etmeden) *
(bkz: bir harmanım bu akşam) *
(bkz: bu kalp seni unutur mu?) *
(bkz: gönül) *
(bkz: fark etmeden) *
(bkz: bir harmanım bu akşam) *
devamını gör...
şu an dinlenen şarkıdan bir cümle
deli gönül neyi özler durursun
acınacak dostun cananın mı var
acınacak dostun cananın mı var
devamını gör...
minotaurus
yunan mitolojisi'nde yarı insan,yarı boğa,olan bir canavardır.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
ben hayatım boyunca insanların hayatlarına rızaları olmadan dahil olmamaya ve izin verdikleri kadarında da hep parmak ucunda gezinip elimden geldiğince kimseye ağırlık, zorunluluk vs vermemeye çalıştım.
ama aynı insanlar başka bahçelerden ayaklarına sürülen çamurlarla lap lap girdiler hayatıma, her yeri tarumar edip sonra da gittiler. ve biliyorum yine gidecekler.
ben akıllanacak mıyım? hayır... *
ha unutmadan (bkz: neden italik, çünkü hüzünlü bence) *
ama aynı insanlar başka bahçelerden ayaklarına sürülen çamurlarla lap lap girdiler hayatıma, her yeri tarumar edip sonra da gittiler. ve biliyorum yine gidecekler.
ben akıllanacak mıyım? hayır... *
ha unutmadan (bkz: neden italik, çünkü hüzünlü bence) *
devamını gör...
dostoyevski'den alıntılar
"ya hatalarına yüzleşirsin,
ya da hataların ile yüzsüzleşirsin.
cahil olmak ayrı,
pislik olmak ayrıdır"
bu cümleyi yüzüne yüzüne söylemek istediğim insanlar var bu hayatta..
ya da hataların ile yüzsüzleşirsin.
cahil olmak ayrı,
pislik olmak ayrıdır"
bu cümleyi yüzüne yüzüne söylemek istediğim insanlar var bu hayatta..
devamını gör...
patagonyalı (yazar)
90 yaşındaki sevgili dedeciğim, güzel yazar. ellerin dert görmesin, yazmaya devam dedem.*
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
tüm pazar sabahlarında izim var, kar kış demeden, yaz sıcağı demeden her pazar sabahına dokunmuş bir rüzgardım ben.
bu sabah son kez esiyor gibiyim, bu gelecek olanı bilemeden öte pes etmenin bir diğer adı.
oysa / oysa ki / en çok denize yakışırdım ben, koca kavağı oyup yeke yapmıştım o en sarı sıcak pazar sabahlarında, içimde "bana kocaman bir ağaç verin size kocaman bir tekne yapayım" coşkusu dolu nefesimle.
o zamanlar nefes alıyordum ben, doğru ya!
bu sabah son kez esiyor gibiyim, bu gelecek olanı bilemeden öte pes etmenin bir diğer adı.
oysa / oysa ki / en çok denize yakışırdım ben, koca kavağı oyup yeke yapmıştım o en sarı sıcak pazar sabahlarında, içimde "bana kocaman bir ağaç verin size kocaman bir tekne yapayım" coşkusu dolu nefesimle.
o zamanlar nefes alıyordum ben, doğru ya!
devamını gör...
ölü gibi uyumak
asla yapamadığımdır. böylelerine artık resmen imreniyorum. bende istiyorum banene bendee..
devamını gör...
iyi hissettiren filmler
3 idiots.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
seni düşünmek güzel şey,
ümitli şey,
dünyanın en güzel sesinden
en güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...
fakat artık ümit yetmiyor bana,
ben artık şarkı dinlemek değil,
şarkı söylemek istiyorum...
nazım hikmet
ümitli şey,
dünyanın en güzel sesinden
en güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...
fakat artık ümit yetmiyor bana,
ben artık şarkı dinlemek değil,
şarkı söylemek istiyorum...
nazım hikmet
devamını gör...


