kitapçıda tanışmışlar benimkiler. baya romantik aslında düşününce...
devamını gör...

uyuyamadığım bir gece daha. şimdi uyumaya çalışacağım, çünkü yoruldum ve üzgünüm de.
bana iyi geceler, sizlere günaydın. güzel bir gün geçirirsiniz umarım.
devamını gör...

sağ bacağım dakikada 100 kere titriyor. ayağım kaç kere yere pat pat vurduğu için kaç kez başka ellerce durdurulmaya çalışıldı.
devamını gör...

rasim öztekin'in,
bana söylemeden sigortamı ödedi dediği
rasim öztekin' in emekli olmasına vesile olan, alanında büyük olan insan.
oyunculuğun aşk olduğunu para ile sosyal güvence ile alakası olmadığını anlatmıştı rasim öztekin. ferhan şensoy'un da hak ve hukuğa gösterdiği hassasiyeti anlatmıştı.

pardon filminde resmettiği türkiye ile dramımıza güldüren insan. o da ölmüş. dünya böyle bir yer işte. istesen de istemesen de bir şeyler üzecek. fırsat buldukça gülmek lazım.
devamını gör...

hatırlamadığım olay.yıllar olmuştur heralde.
devamını gör...

hiçbir göz doktorunun yaptırdığını görmediğim ya da duymadığım ameliyattır.
devamını gör...

güzel bir fincan kahve yetiyor bazen be. tamahkar olmamız gereken zamanlardan geçmekteyiz sözlük. basitlik mutluluktur, hayata keyif katan.
devamını gör...

lensle uyurum. takarken dikkat etmem. çıkardıktan sonra üşenir damlamı damlatmam. sonra alerjik reaksiyon hoşgeldin bebeğim.

antibiyotik tedavisi de geçirsem, gözlerim şiş de gezsem bir şey değişmiyor.

ben akıllanmam.

canımın hiç kıymeti yok.
devamını gör...

trollere imreniyorum bazen. arada benim de troll olasım geliyor o derece. sözlükte en çok bu yazarlar eğleniyor ne de olsa.
devamını gör...

türkiye cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. en doğru ve en gerçek tarikat, uygarlık tarikatıdır.
-mustafa kemal atatürk, 1925-

nerede lan o atatürk'e savaş açıp fetöyü, tarikatları demokrasi havarisi ilan eden yetmez ama evetciler?

çoğu gene utanmaz gerçi.
devamını gör...

vallahi ben taşınmaktan yoruldum. taşınmak derken de kafamı kabuğuma sokuyorum, sonra çıkarıyorum. sonra tekrar sokuyorum. yorucu benim için. buranın eksiği gediği var eyvallah! amma velakin sürekli bu eksikleri gedikleri dile getirmek dışında ne yapıyorsunuz ki? yani elinizi taşın altına sokuyor musunuz? yok! anca başlık açalım yoldaşı ve yönetimi taşlayalım. bakın bu taşlama işi benim hoşuma gider. atın zaten. ben seviyorum mesela kızıl öfke benjamini taşlamayı. hem benjamini taşlamak ücretsiz. suudiler gibi para da istemiyor adam. taşlar beleş. ama arkadaş taşı atacaksanız da önce bir şu profillerinizin önünü bir süpürün. şikayetlerinizi tüm yönetim kanallarını zorlayarak yapın, geri dönüşler nasıl oluyor bir ona bakın. tek seferde hurra saldırıya geçmeyin. sözde huniyi biz takıyoruz da contaları sıyıran sizmişsiniz gibi duruyor. misal, ben olaya çakıl taşı ile başladım. bağımlılık yaptı, kayaya çevirdim. yine de adam makul bir şekilde oturup anlatmaya çalıştı. inanın buldunuz mu bunuyorsunuz. bundan sonra sözlük mözlük açılmaz diyeyim ben size. açılırsa da onun adı fihrist olur. sen, ben bizim oğlan aranızda güzelleme yapar, övgüler kervanı düzer, canım cicim etkinlikleri düzenlersiniz. öyle kolay değil bu işler. burada bile canım, cicim, tatlım, tatlişkom teraneleri ile uğraşıyoruz. fihristte artık neler olur kim bilir?

herkesi toptan memnun edemezsiniz. asgari müştereklere odaklanın biraz yahu. deli danalar gibi sürekli kafa sözlük şöyle, kafa sözlük bitiyor, kafa sözlük öldü, yenisi yolda, dat diri dat dat, dat diri dat dat, dat diri daaat daaaat!. vallahi böyle böyle eleştirilerinizin de pek kıymeti harbiyesi kalmıyor. altı dolu eleştiri yapan insanları da gümbürtüye götürüyorsunuz. böylece yönetimin de dikkatini dağıtıp, ciddi eleştirilerin arada kaybolmasına sebep oluyorsunuz. evvela bulunduğunuz ortamı düzeltmeye çalışın derim. buna da kendinizden başlayın. intihal yapanlar yapmasın! yalakalık trenine binenler biraz aynaya bakıp, vagonları terk etsin. sadece yazıp okumayanlar biraz okusun. sadece okuyanlar arada yazsın falan fişman, fındık fıstık. böylece yönetimin yükünü azaltırsınız işte. yoksa sürekli koca koca adamların/kadınların peşinden koşmaktan bunaltırsınız insanları. ben bunalırım mesela. eşek kadar olmuşsunuz uğraştığınız şeylere bakın. ar edin yahu biraz. neyse bakın yine uzadı mevzu. 6 ayda şu kafa sözlük yüzünden kafamız iyice güzel oldu. alkolü bıraktıracaksınız vallahi bize. ne bitmez, ne derin dertleriniz varmış arkadaş sizin. interaktif tımarhaneye çevirdiniz ortamı. neyse allah'tan kulüp olarak herkese bedava huni kampanyamız var da, açıkta kalmayacaksınız. hadi yine iyisiniz köftehorlar...
devamını gör...

ayrıca benim gibi birinin, ayın en iyi yazarlar listesinde 511. sırada olması, burada kimsenin kaliteden anlamadığı anlamına geliyor.
devamını gör...

m.ö. 3'cü yüzyılda mısır'da kurulmuş antik bir kütüphane. kaynaklara göre bu kütüphanede 900.000 veya 100.000 ya da 150.000 cilt el yazması vardı. beni şaşırtan tarafı, m.ö. 3'cü yüzyılda bile bu kadar çok el yazmasının bulunmasıdır. kütüphanenin kurucusuysa büyük iskender'dir. kütüphane maalesef günümüzde yok, neden yok, çünkü yakıldı. bu çok üzücü bir olaydır, yani düşünsenize 2300 yıl öncesine ait el yazmalar, kütüphaneyle birlikte yok oldu. belki de tarihin bilmediği büyük bir yazarın yazdığı yazılar da, bu kütüphaneyle birlikte gittiler. belki de muhteşem eserleriyle tanınanacak olan nice yazarlar, bu kütüphanenin yakılmasıyla birlikte, unutulmaya mahkum bir hale geldiler. ayrıca, kütüphanenin hz. ömer tarafından yakıldığına dair de yanlış bir bilgi vardır.

m.s. 300'lü yılların sonlarında mısırın valisi theophilos (ö.412(?)), mısır'da yer alan hristiyanlara ait olmayan, osiris tapınağına ait bir bölgeyi, kilise inşa etmeleri için hristiyanlara verir. burda kazılar yapılır ve bir taş bulunur, ki taşın üzerinde bazı yazılar vardır (belli ki çok eski dönemlere ait yazıtlar bulmuşlar). bunun üzerine şakalaşıp, dalga geçmeye başlarlar. bu putperestleri kızdırır ve bir isyan başlatır. bir savaş gerçekleşir, ve insanlar "topluluklar halinde" öldürülürler. imparator, theophilos'a "neden hâlâ eski dine mensup insan sayısı bu kadar çok?" diye sorunca, o da sebebi iskenderiye kütüphanesi olarak açıklar. o burda eski putperestlik geleneğini devam ettiren yazıtların olduğunu söyler. imparator da, bu yazıtların hepsinin yok edilmesini ister. kütüphanedeki tüm eserler yakılır ve böylece insanlık tarihi için çok büyük bir felaket gerçekleşmiş olur.

ayrıca şunu da söylemek de fayda vardır ki, m.ö. 48 yılında, sezar'ın askerlerinin yanlışlıkla kütüphanenin bir kısmını yaktığı da söylentiler arasındadır. * *

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: ghajini)

adamın karnına musluk sokarak öldürmek, 15 dakikada bir silinen hafıza...

hadi bunların benzerleri çoğu hollywood filminde de mevcut da o sondaki, duvardan duvara adam fırlatmalı dövüş sahneleri neydi alüminyum? ayrıca o esnada aamir khan'ın boğazından hırıltılı sesler çıktığını duyduğuma yemin edebilirim. resmen hintli kurtadam filmiydi lan.*
devamını gör...

insanlar birilerini etiketleyip kendi bilgeliğinin, elitliğinin, vatanperverliğinin, duyarlılığının altını çizmek istiyor. ego ülkesinin kibirli insanları kendi pr çalışmalarını yapıyor. sadece görünüşünüz insan olmasın, özünüz de insan olsun.
devamını gör...

benden fersah fersah uzak düşüncedeki insanların tanımlarını ya da başlıklarını okuduğumda beğeniyorsam, hiç düşünmem basarım artıya, çok çok beğenmişsem favorilerim. bu tarz şeyleri kompleks haline getirmemek lazım. önemli olan tanımlara ve başlıklara verilen emek ve bunların özgünlüğü. benim düşünce dünyama sözde yakın(!) olanların saçmaladığı bir sürü tanım/başlık görüyorum, parmağımı kımıldatmadan bu tanım ve başlıkların yanından öylece geçip gidiyorum.

herkes burada birbirine türlü türlü sebeplerle kıl olabilir. kişinin yansıttığı karakter, düşünce dünyası, üslubu vesaire... siz kalkar bunları dert eder ve o ca(ğ)nım güzellikte ki, tanımları ve başlıkları es geçerseniz, işte o zaman ayıp etmiş olursunuz. bilginin, yaratıcılığın ya da güzel anlatımın ne suçu var?

buraya yazmaya ve okumaya geliyorsunuz. kin bileylemeye değil der, selamlar eder, kaçarım.
devamını gör...

tecrübe dediğimiz şey aslında hayat boyu yaptığımız hatalara verdiğimiz isim. ama tek sefer yaptığımız hatalara. bir hatayı iki kez yapmak aptallıktan başka bir şey değil zira.
devamını gör...

vallahi ayıp billahi ayıp. yahu bu adam neler çekti arkadaş! arathorn'u orklar gözünden şişledi garibim gitti elrond'un yanında besleme gibi büyüdü. kim olduğunu bile bilmiyordu. durumu öğrenince vurdu kendini sağa sola. orta dünya meczubu gibi gezindi durdu. kaldı ki o esnada arwen hanıma da aşık olmuştu. nereden geldim, nereye gidiyorum, sorgulamalar vesaireler derken iyice içine kapandı. depresyona girdi. adama yüzlük selectra bile yazdılar. o ruh halindeyken hobbitleri kucağında buldu. halet-i ruhiyesi zaten iyi değildi bir de kahramanlık sendromuna soktular garibimi. arwen'i özlemiş dalıp gidiyor. gondor'a gidince ne halt yiyeceğim diyor. normal bir adam ölüler yoluna falan girer mi? onu bile yapıyor. böyle bir adamı direkt ruh ve sinir hastalıkları hastanesine yatırmanız lazım. yine de adam orta dünyanın özgürlüğü için elinden geleni o gidik kafayla yapıyor ama size yaranamıyor. artı sağa sola boş boş bakan bir adam bu. keskin ve boş bakışları var. yani eowyn ona gönül verdi diye bunun suçu aragorn'da mı? adam gayet normal yaklaşıyor kadına. günahını alıyorsunuz. iluvatar çarpacak sizi göreceksiniz. eciş bücüş olursanız karışmam vallahi. gıybet etmeyin. iftira atmayın. büyük günah. vebali boynunuzdadır.
devamını gör...

bir gecede kıpkırık kalmak..
devamını gör...

evcil hayvan sahibi olmak.
sağlıklı olmak.
sevdiklerimizin hayatta olması.
gülümseyecek nedenlerimizin olması.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim