wireless
bir aygıtı daraltılmış alandaki hareketi sağlayacak herhangi bir kablo olmadan kullanmayı ifade eden sözcük, türkçe karşılığı kablosuz demektir. bugün internetten klavyeye birçok alanda wireless özellikli aygıtlar kullanıyoruz.
devamını gör...
hz musa'nın bir türlü memnun edemediği mızmız kitle
çok canımı sıkan kitledir çok. mızmızlar.
sorumluluklarımızdan kaçalım diye eski ahit'ten bir şeyler okuyalım dedik, allah kelamı hem, vicdan azabı da hissetmeyiz. neyse..
arkadaş, böyle bir halk olamaz, inanılmaz bir durum hakikaten, ekrana vuracaktım vallahi, kutsal yazı diye vuramadık da. içimde kaldı.
adam bunlara yemiyor yediyor, giymiyor giydiriyor. mucizeler falan, bunlar:
"acıktık musa"
"bu suyun tadı acı musa"
"ne zaman varacağız musa"
"keşke çölde öleydik musa"
musa'nın size katlandığına şükredin. adam deniz yardı size deniz ulan.
yok, insanoğlu hep aynı. memnuniyetsiz. ama hz. musa'da da suç var, yarma kardeşim boş ver. niye yarıyorsun? hak etmiyorlar ki.
sinirlenmek isteyenler için kaynak: eski ahit/mısır'dan çıkış /bölüm 15- 40 ve 17 -40 arası.
insanoğluna dair umudum tükeniyor git gide. böyle..
sorumluluklarımızdan kaçalım diye eski ahit'ten bir şeyler okuyalım dedik, allah kelamı hem, vicdan azabı da hissetmeyiz. neyse..
arkadaş, böyle bir halk olamaz, inanılmaz bir durum hakikaten, ekrana vuracaktım vallahi, kutsal yazı diye vuramadık da. içimde kaldı.
adam bunlara yemiyor yediyor, giymiyor giydiriyor. mucizeler falan, bunlar:
"acıktık musa"
"bu suyun tadı acı musa"
"ne zaman varacağız musa"
"keşke çölde öleydik musa"
musa'nın size katlandığına şükredin. adam deniz yardı size deniz ulan.
yok, insanoğlu hep aynı. memnuniyetsiz. ama hz. musa'da da suç var, yarma kardeşim boş ver. niye yarıyorsun? hak etmiyorlar ki.
sinirlenmek isteyenler için kaynak: eski ahit/mısır'dan çıkış /bölüm 15- 40 ve 17 -40 arası.
insanoğluna dair umudum tükeniyor git gide. böyle..
devamını gör...
uyuyan kişiyi uyandırma yöntemleri
uyuyan kişiye göre değişen yöntemlerdir. sevgili kişiyi uyandırırken başını okşamak, yanağına bir buse kondurmak bazen en güzel uyandırma şekli olabilir.
devamını gör...
corona salgını geçtiğinde yapılacak ilk şey
sevdiğim insanlara doya doya sarılmak.
devamını gör...
küçük macellan bulutu
samanyolu galaksisi etrafında yörüngede dolanan düzensiz cüce galaksi.
birkaç yüz milyon yıldızdan oluşan galaksi, yaklaşık 200 bin ışık yılı uzaklıkta bulunur. güney yarım kürede, ışık kirliliği olmayan bölgelerde çıplak gözle görülebilir.
toplam kütlesi, güneş kütlesinin yaklaşık 3 milyar katıdır. henrietta swan leavitt, galaksilerin uzaklığını hesaplamaya yarayan bağıntıyı bulduğunda, bu galaksi içerisindeki yıldızlar üzerinde çalışmaktaydı.
gökyüzünde dolunayın kapladığı alanın yaklaşık 10 katı kadar bir alanı kaplar. hesaplara göre büyük macellan bulutu ile birlikte 1,5 milyar yılda samanyolu'nun etrafındaki 1 turlarını tamamlamaları gerekir. 900 milyon yılda 1 kez de birbirleri etrafında 1 tur dolanırlar.
bu 2 uydu galaksinin hızlarına ilişkin yapılan bir çalışma, akıllara yeni soru işaretleri takılmasına neden olmuştu. hızlar umulandan çok daha yüksek çıktı. bu durum 2 ihtimali olası kılıyordu; ya bu galaksiler aslında samanyolu'nun uydusu değildiler ve sadece yanından geçip gideceklerdi ya da samanyolu tahminimizden çok daha büyüktü (ki bu seçeneğin gerçek olabileceğine ilişkin bir çalışma da yapılmıştı birkaç yıl önce.) yapılan farklı bir çalışma, bunların bizim uydumuz olduğunu göstermiş oldu.
küçük ve büyük macellan bulutları ortak bir "zarf" içerisinde bulunurlar. yani ikisinin de etrafını gaz ve tozdan oluşan bir "köprü" sarmıştır. bu da birbirlerine kütle çekimsel olarak bağlı olduklarını gösterir.
şurada kendisine zum yapılan bir görüntüyü izleyebilirsiniz:
birkaç yüz milyon yıldızdan oluşan galaksi, yaklaşık 200 bin ışık yılı uzaklıkta bulunur. güney yarım kürede, ışık kirliliği olmayan bölgelerde çıplak gözle görülebilir.
toplam kütlesi, güneş kütlesinin yaklaşık 3 milyar katıdır. henrietta swan leavitt, galaksilerin uzaklığını hesaplamaya yarayan bağıntıyı bulduğunda, bu galaksi içerisindeki yıldızlar üzerinde çalışmaktaydı.
gökyüzünde dolunayın kapladığı alanın yaklaşık 10 katı kadar bir alanı kaplar. hesaplara göre büyük macellan bulutu ile birlikte 1,5 milyar yılda samanyolu'nun etrafındaki 1 turlarını tamamlamaları gerekir. 900 milyon yılda 1 kez de birbirleri etrafında 1 tur dolanırlar.
bu 2 uydu galaksinin hızlarına ilişkin yapılan bir çalışma, akıllara yeni soru işaretleri takılmasına neden olmuştu. hızlar umulandan çok daha yüksek çıktı. bu durum 2 ihtimali olası kılıyordu; ya bu galaksiler aslında samanyolu'nun uydusu değildiler ve sadece yanından geçip gideceklerdi ya da samanyolu tahminimizden çok daha büyüktü (ki bu seçeneğin gerçek olabileceğine ilişkin bir çalışma da yapılmıştı birkaç yıl önce.) yapılan farklı bir çalışma, bunların bizim uydumuz olduğunu göstermiş oldu.
küçük ve büyük macellan bulutları ortak bir "zarf" içerisinde bulunurlar. yani ikisinin de etrafını gaz ve tozdan oluşan bir "köprü" sarmıştır. bu da birbirlerine kütle çekimsel olarak bağlı olduklarını gösterir.
şurada kendisine zum yapılan bir görüntüyü izleyebilirsiniz:
devamını gör...
öğretmenler günü
atamadıkları için kutlayamadığım hüzünlü buruk eksik hissettiren gün
devamını gör...
çanakkale temalı cuma hutbesinde atatürk'e yer verilmemesi
çünkü dincilere göre çanakkale'yi yeşil sarıklılar kurtardı. hani sarıkamış'ta, balkan savaşları'nda armut toplayan yeşil sarıklılar.
devamını gör...
ömer bin abdülaziz
emevi hanedanlığından çıkan en adil ve temiz yöneticidir. kendi hilafeti döneminde, ali (as) ve oğullarına sebbetmeyi*yasaklamıştır.
"ikinci ömer*" ünvanının sahibidir. beyt ül mal onun döneminde müslüman halkın hizmetine sunulmuştur.
"ikinci ömer*" ünvanının sahibidir. beyt ül mal onun döneminde müslüman halkın hizmetine sunulmuştur.
devamını gör...
komünizm lazımsa biz getiririz
türk siyasi tarihine geçmiş klişe sözlerden biridir. 1944 yılında dönemin ankara valisi tarafından söylenmiştir. tam metni şöyledir:
“ulan öküz anadolulu, sizin milliyetçilik'le komünizm'le ne işiniz var. milliyetçilik lazımsa biz yaparız. komünizm gerekirse onu da biz getiririz. sizin iki vazifeniz var: birincisi çiftçilik yapıp mahsül yetiştirmek. ikincisi askere çağırdığımızda askere gelmek.”
sonraki dönemlerde de ülkeyi yönetenler arasında "sizin için neyin iyi ve neyin doğru olduğunu biz biliriz" zihniyetinde olanlara ve "sen kimsin ya" diyenlere de rastlanılmıştır.
“ulan öküz anadolulu, sizin milliyetçilik'le komünizm'le ne işiniz var. milliyetçilik lazımsa biz yaparız. komünizm gerekirse onu da biz getiririz. sizin iki vazifeniz var: birincisi çiftçilik yapıp mahsül yetiştirmek. ikincisi askere çağırdığımızda askere gelmek.”
sonraki dönemlerde de ülkeyi yönetenler arasında "sizin için neyin iyi ve neyin doğru olduğunu biz biliriz" zihniyetinde olanlara ve "sen kimsin ya" diyenlere de rastlanılmıştır.
devamını gör...
kendinle savaşmak
girilen en cetin savas olabilir. bir tur eziyet bile sayilabilir.
bilincaltinda olusturulmus kaliplardan sıyrılmak, keskin sekilde setleştirilmis sınırlardan geçmek, konfor alaninı terketmek zor meseledir. cesaret ister, guclu bir irade ister, birazcik da gozu karalık ister. hepsinin benlige yuklenmesiyle de savas baslar. . . gazalar mubarek olur umarim.
bilincaltinda olusturulmus kaliplardan sıyrılmak, keskin sekilde setleştirilmis sınırlardan geçmek, konfor alaninı terketmek zor meseledir. cesaret ister, guclu bir irade ister, birazcik da gozu karalık ister. hepsinin benlige yuklenmesiyle de savas baslar. . . gazalar mubarek olur umarim.
devamını gör...
güne bir tavsiye bırak
kimseye güvenmeyin, kimseye...
devamını gör...
beta triptaz
anaflakside ilk 5-6 saatte tanı için serumda bakılan en değerli markırdır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
konuştukça batıyorum, susmayı ödev bellettiklerinden. konuştukça boğazımda kesikler, sustukça kalbimde izler. ben bu devranı döndüremem, ben bu devranın içinde kaybolurum. bak el kadarım, teğet geçtiler beni. küçüldüm kimseler fark etmedi. kimse sarmadı boynumdan, kimse tutmadı kolumdan. kimseler görmedi beni, görenleri de ben kaybettim. ben bu devranı döndüremem, beni anlayın.
devamını gör...
ders çalışmaktan keyif almaya başlama eşiği
sayısal derslerdeki zor bir konuyu kavramaya başladığında olur. soruları da çözebilmeye başladığında öyle bir keyifli olur ki anlatılmaz yaşanır.
devamını gör...
uygur türkleri
mao yönetimine kadar kültürlerini büyük ölçüde koruyabilmiş, mao döneminden sonra asimilasyona maruz kalan, çin’deki 50’den fazla etnik gruptan, çin’in baskı ve asimilasyon politikalarına karşı şu anda bütün gücüyle direnen tek halk. maalesef çin bir yanardağdan ağır ağır akan lavlar gibi etrafını kaplıyor ve bundan kurtulmak çok zor.
devamını gör...
kitap okumuyorum eksikliğini de hissetmiyorum diyen tip
ben de sizin eksikliğinizi hissetmiyorum diyeceğim. bakın herşey okumak etmek değildir ama kitap insanın birikim ve dünya görüşü sahibi olmasındaki en önemli araçlardan biridir.
devamını gör...
geceye nazım hikmet'ten bir şiir bırak
bir boğaziçi yolculuğuna hazır olun...
kuzguncuk
beykoz'da oturmalı
beykoz'da çalışan adam.
fakat kuzguncuk şirin yerdir
ve gayet nefis yapar gül reçelini
pansiyoncu madam
ve kızı raşel…
aynada bir kartpostal:
bir manzara nis şehrinden.
iskemle, karyola, konsol…
denize nazırdı pencereleri…
güneşte tavana suların ışıltısı vurur,
karanlık şilepler geçerdi geceleri
insanı olduğu yerde
eli böğründe bırakarak…
selim’in odası havadardı.
kırmızı yazmalar kururdu yandaki boş arsada.
sağda cevdet paşa yalısı.
yalıda bir tavus kuşu
bir de mebrure hanım vardı.
mebrure hanım
tafta entariler giyerdi.
çok ihtiyardı
ve mavi gözleri kördü.
tentene işlerdi mebrure hanım.
uyanır bir beyaz güle başlar,
uyurken dağıtırdı gülünü…
merhum cevdet paşa yalısında
mebrure hanımı unutmuşlardı…
beykoz'da oturmalı
beykoz'da çalışan adam.
fakat kuzguncuk şirin yerdir
ve kırmızı yazmalar kuruyan boş arsadan
dünyayı zapta gidecek olan
pulsuz balıklar gibi çıplak çocukların
her akşam dinlerdi çığlıklarını selim…
kuzguncuk
beykoz'da oturmalı
beykoz'da çalışan adam.
fakat kuzguncuk şirin yerdir
ve gayet nefis yapar gül reçelini
pansiyoncu madam
ve kızı raşel…
aynada bir kartpostal:
bir manzara nis şehrinden.
iskemle, karyola, konsol…
denize nazırdı pencereleri…
güneşte tavana suların ışıltısı vurur,
karanlık şilepler geçerdi geceleri
insanı olduğu yerde
eli böğründe bırakarak…
selim’in odası havadardı.
kırmızı yazmalar kururdu yandaki boş arsada.
sağda cevdet paşa yalısı.
yalıda bir tavus kuşu
bir de mebrure hanım vardı.
mebrure hanım
tafta entariler giyerdi.
çok ihtiyardı
ve mavi gözleri kördü.
tentene işlerdi mebrure hanım.
uyanır bir beyaz güle başlar,
uyurken dağıtırdı gülünü…
merhum cevdet paşa yalısında
mebrure hanımı unutmuşlardı…
beykoz'da oturmalı
beykoz'da çalışan adam.
fakat kuzguncuk şirin yerdir
ve kırmızı yazmalar kuruyan boş arsadan
dünyayı zapta gidecek olan
pulsuz balıklar gibi çıplak çocukların
her akşam dinlerdi çığlıklarını selim…
devamını gör...


