atamın yaktığı özgürlük ateşini taşıyan bir türk genci ve cumhuriyet çocuğu olarak bu güzel bayramınızı kutlarım.
atamızı ve 18 kıymetli silah arkadaşını samsun'a ulaştıran bandırma vapuru;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

mustafa kemal'in samsunda görevlendirildiği fotoğraf (17 nisan 19)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

20 mayıs'ta istanbul'a sadaret (başbakanlık) makamına bildirdiği telgraf;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
tüm mücadeleniz için minnettarız atam!
devamını gör...

"insanların çoğu aslında başka insanlardır." diyen yazar. çocukluğumda kendisini mutlu prens (kitap) eseriyle tanımış, epey sevmiştim.

yazar, cinsel tercihi nedeniyle ahlaksızlıkla suçlanarak iki yıl hapiste yatmıştır. ezel dizisiyle bilinirlik kazanan oysa herkes öldürür sevdiğini isimli şiirin şairidir. ölüm şekli ise tam olarak aydınlatılamamıştır.
devamını gör...

çok sevdiğim bir meyvedir ama yedikten sonra nedense dudaklarımı uyuşturur.

ayrıca kabuklarını yıkayıp reçel de yapabilirsiniz.
devamını gör...

bir süre sonra grubun dağılmasına sebep olur. genelde bu dağılmadaki neden de gönül işleri olmaktadır. tecrübe ile sabit.

elbette kızlı erkekli takılın ama erkek ortamındaki tek kız olmayın bence. misal 10 tane erkek hiçbir sorun yaşamadan yıllarca aynı standartta arkadaş kalabilir. ama araya bir kız girerse standart falan kalmıyor. o 10 maldan en az biri ya da birkaçı mutlaka kıza aşık olduğunu düşünmeye başlıyor.

o yüzden arkadaşlık, dostluk vs. tamam ama bu gruba dahil olma işini abartmamak lazım.
devamını gör...

bundan birkaç yıl önce yaklaşık 25 dakika süren görüş kaybımdan sonra yapılan tetkiklerle bir hafta sonra teşhisi konmuş rahatsızlığım. ilkindeki gibi geçici bir körlük bir daha yaşamadım fakat ataklardan önce duyusal bir takım işaretler seziyorum genelde. gözlerimde ışığa ve açık renklere aşırı hassasiyet, baktığım yerlerde çeşitli ışık lekeleri ve çakmalar, ağzımda metalik bir tat, aşırı koku hassasiyeti vb... bunların biri ya da daha fazlası olduğunda anlıyorum ki migren geliyor. bu durumun normal migrene göre oldukça avantajlı olduğu düşünülüyor, ağrı gelmeden belirtileri hissediliyor ve gerekli ilacı alarak ağrı ötelenebiliyor diye, amma lakin ki öyle değil.
şöyle ki...
auralı migrenin, diğer migren türlerine göre tetikleyenleri çok daha belirsiz kalıyor. zira duyularınız çok acayip çalışıyor ataklar sırasında, haliyle atağı neyin tetiklediğini bulmak neredeyse imkansız.
belirtiler kimi zaman saatler önce gelip ağrı hiç uğramayabiliyor, bu da gereksiz ilaç alımına sebep olabiliyor.
duyuların uyaranlara verdiği değişken tepki ve hassasiyetleri gösteriyor ki bu ataklar sırasında salgı bezleri de doğru çalışmayabiliyor. bu da ilaç konusunda seçici davranmayı gerektiriyor. auralı migrenden muzdaripseniz genelde bilindik migren ilaçları durumu daha da kötüleştirebiliyor, size iyi gelen ilacı deneyerek bulmak zorundasınız.
bu ve daha pekçok karmaşayla mücadele ediyorum ve son derece iddialıyım, bilindik migrenden daha kolay başedilir bir tür değil ve ataklardan önce görülen belirtiler sürece dair yanıltıcı olabildiklerinden ötürü asla avantaj değil! aksine daha bile zor bence.
devamını gör...

haklıdır ve dünyadan da haberi vardır.

z kuşağının tamamının muhalif olduğunu söyleyen yok zaten. ama ailesi muhafazakar olan bir sürü z kuşağı tanıdım (öğretim görevlisiyken), çok büyük çoğunluğu muhalifti. elbette derste siyaset konuşmuyordum ama onların yaptığı göndermeleri de anlıyordum tabi.

- hocam, ampulü patlattık! (lede fazla akım verip yakmışlar.)
+ önemli değil, elimizde led çok, bir tane daha alın.
- çok 'ince' patlattık ama hocam, çok iyi oldu.

buna benzer bir sürü gönderme yapıyordu bu çocuklar 2018 yılında.

hele bir de ismi rte olan bir öğrenci vardı ki onu hiç sormayın, şoke etti hepimizi.

şimdi bu çocukların iktidar mensuplarına oy vermeyeceğini tahmin etmek için onlara sormanıza ya da siyaset profesörü olmanıza gerek yok. onlar saflarını belli ediyorlar zaten. (kılık kıyafetten bahsetmiyorum, tipe göre seçmen tahmini yapılmaz.)

ayrıca iktidar sadece z kuşağının oyları ile kaybetmeyecek. hele şu kış iyice gelsin, bir iki doğalgaz faturası kabarık gelsin, o zaman göreceğim ben el mi yaman, bey mi yaman...
devamını gör...

mutluluk sürekli devam edecek bir ruh hali değildir. böyle sanarak ruh dünyamızı sık sık “yahu ben neden mutlu değilim” diyerek darlamak daha çok mutsuzluğa sebebiyet verir. mutluluk anlardadır.
devamını gör...

bizim ukdelerimiz hep boğazda kaldı.*
devamını gör...

oligomenore:35 günden uzun süren aralıklarla oluşan kanamalardır.
polimenore:24 günden kısa aralıklarla oluşan kanamalardır.
menoraji:miktarı fazla(>80ml) süresi (>8gün) uzun ancak düzenli kanamalardır.(özellikle adenomiyozis)
metroraji:kanama aralıkları düzensiz,ancak miktarı normal olan kanamalardır.(endometriyal polipler,endometrit)
menometroraji: zamanı düzensiz ve sık aralıklarla oluşan fazla miktarda ve uzun süreli kanama.
hipomenore: miktarı az kanama(<20ml)
hipermenore:miktarı fazla kanama(>80ml)
devamını gör...

türkiye'nin avrupa birliği için aday adaylığına en büyük aday olması gibidir.
devamını gör...

vaktinin çocuğunu çeşitli sosyal medya platformlarında geçiren ve kendilerine yeni bir karakter yaratmış olan kadın bireylerdir bunun erkek versiyonlarına da e-boy denmektedir.

elektronic girl/boy
devamını gör...

pirince nazaran bulgurdan yapılanı daha sağlıklı olan yemek. ama bir tavuk göğüs eti, bir karnıyarık, bir döner olsun bunlar hep pirinç pilavının kankasıdır. kankalarını satmazlar.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kendime ne oldum demeyeceksin, ne olacağım diyeceksin kaptanlarınmerdumu dedirten kulüp. tamam dün gezdiğim yerlerden sizlerle güzel fotoğraflar paylaştım falan ama bi de bugünkü halime bakın bi! zabaaaan köründen beri bilgisayar başından kalkmadan iş yetiştirmeye çalışıyorum*.
neyse, şuraya fotoğraflar atayım da gözümüz şenlensin, yüreğimiz ferahlasın. daha fazlası nerede mi? e tabiii kiiii normal sözlük kamp doğa ve seyahat kulübü'nde!
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

içsel çözümlemeleri sonuçsuz kaldıysa demek?
izmir / buca
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

frank herbert-dune
devamını gör...

margaret weis ve tracy hickman'ın kaleminden çıkan muazzam kurgu seri. bana göre çerezlik falan değildir. zira gerek öykü gerekse karakterler üzerinde inanılmaz ayrıntıcı davranmışlar. bilinen fantastik kurgu öykülerin dışına çıkan bir anlatıma sahip olması ve buna ek olarak ırklar özelinde ortaya koydukları yenilikler ziyadesiyle taktire şayan. ayrıca bu seri ile kurgu dünyasına iki baba karakter hediye etmiş olmaları da cabası; haplo ve alfred (cohen)... bununla birlikte serinin en güzel yanlarından birisi, kurgu ile mitolojinin uyumlu bir şekilde harmanlamış olması. yaratılış, çekişme, yıkım vesaire bunlar dünya mitolojilerindeki pek çok örnekle o kadar güzel harmanlanıp, serinin kurgusunun içine yerleştirilmiş ki, önce fizban olup şapka çıkartıyor sonra zifnab olup şapkayı tersinden kafanıza geçiriyorsunuz. tabi seride şimdi benim yaptığım benzetme gibi bazı ince nüanslarda var. bunları görebilmek ve anlayabilmek içinde ejderha mızrağı serisine hâkim olmanız lazım. oradaki temel noktaları bilmiyorsanız ve o evrene uzaksanız, pek çok göndermeyi anlamayabilirsiniz. kanımca serinin tek eksik noktası da burası. yani weiss ve hickman'ın yarattığı ejderha mızrağı kurgusundan bağımsız olarak bu seriyi okumaya kalktığınızda bazı noktaların kafanızda oturmaması söz konusu olabilir. bu durumda seriyi diğer seriden bağımsız olarak okuyanlar/okumak isteyenler açısından, doğal olarak sıkıntılı bir hale sokuyor.

çok fazla ipucu vermek istemediğim için konuya dair çok fazla kelam etmeyeceğim zira hikâye nakış gibi işlendiği için hikâyenin herhangi bir kısmından dahi bahsetsek, serinin tüm keyfini kaçırabiliriz. ama şunun altını çizmem lazım; patryn- sartan çekişmesi dünya tarihine, mitolojilere ve inanç dünyasına dair inanılmaz göndermeler içeriyor. tabi bunu yaparken de yukarıda da bahsettiğim gibi iki tane çok sağlam karakteri tabiri caizse zımba gibi kullanıyor. özellikle haplo karakteri melnibone'lu elric, drizzt d'ourden ve raistlin majere karakterlerinden sonra fantastik kurgu dünyasında gördüğüm en komplike karakter. alfred karakteri de çok sağlam bir karakter ancak haplo'nun durduğu yer, yolculuğu, iç çekişmeleri, yüzleşmeleri ve daha nice ekstra tutum ve tavrı onu farklı bir noktaya koymama sebep oluyor.

hülasa; bu seri fantastik kurgu dünyasına hediye edilmiş, farklı bir yol ve anlayışla yazılmış bir seridir. fantastik kurgu kitaplara ilgisi olan insanların muhakkak okuması gerektiğini düşünürüm. ancak söylediğim gibi en azından ejderha mızrağı serisinin temel hikayesini okuduktan, hikâyeye ve karakterlere hâkim olduktan sonra bu kurguyu okumaya başlamanızda fayda var. o zaman seriden alacağınız haz çok daha fazla olur. bazı göndermelere fransız kalmadığınızda her şey yerli yerine tam olarak oturuyor zaten.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

okumamak , düşünmemek , üretmemek.
devamını gör...

aklıma gelenin başıma geldiğini gördüğüm çalışma. iyi oldu bu, elinize sağlık.

yalnız mobili bilmiyorum ama pc'de sağ üstteki bildirimlere bakmadan, soldan gelen anlık bildirimlerde kimin beğendiği görünmüyor. bu da düzelirse şahane olacak.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

edit: sanırım düzeltilmiş. teşekkürler.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim