yazarlar youtuber olsalar tercih edeceği içerikler
eğer sermayem varsa ülke ülke gezer vlog çekerdim.
ürün tanıtım videoları çekerdim.
tanım: youtuber olsaydık tercih edeceğimiz içerikleri paylaştığımız başlıktır.
ürün tanıtım videoları çekerdim.
tanım: youtuber olsaydık tercih edeceğimiz içerikleri paylaştığımız başlıktır.
devamını gör...
kazandığı parayı hak etmeyen meslek grupları
influğınsırlar...
devamını gör...
adagio for strings
samuel barber tarafından bestelenen ve klasik müzik dünyasında bu parçayla adını duyurduğu, acıklı ve rahatlatıcı bir müziktir adagio for strings. birçok filmde çalınan ve insanların hüznüyle birleşen bu müzik, hafızalardan maalesef ki silinemiyor. 1936 yılında çıkan bu parça hala birçok müzisyen tarafından çalınmakta ve adını sildirmemektedir.
insanın duygularını en üst zirveye taşıyan, her notasında farklı anlamlar bulunan ve kısa yaşamımızın amacını sorgulatan nadide bir eserdir. her dinlediğimde kendimi kaybediyorum. öylesine derinden etkiliyor ki, sadece dinlemek değil adeta yaşıyorum müziğin içinde. her bir dizesinde denizin dalgasına tutulmuş gibi oradan oraya savruluyorum. bazen bağırmak istiyorum herkese ve her şeye. bazen de herkesi ve her şeyi unutmak istiyorum. bir müzik bile bu kadar acıtıyorsa beni, gerçekten savunmasızım demek ki. yalnız kaldığım her an müziklerle avutuyorum kendimi. onlarla yaşamın amacını anlıyorum. onlarla kendimi buluyorum, kendi eksikliğimi. zaten bir bütün değilim ki, her bir parçaya ayrılmışken. her bir parçada görüyorum ben, benden gidişimi.
bu müziği kesinlikle dinlemenizi istiyorum. eğer dram türü bir kitap okuyorsanız arka planda bunu dinlemek sizi kitabın daha da derinliklerine sokacaktır.
aşağıya linki bırakıyorum. iyi dinlemeler ^^
https://youtu.be/izqsge0l450
insanın duygularını en üst zirveye taşıyan, her notasında farklı anlamlar bulunan ve kısa yaşamımızın amacını sorgulatan nadide bir eserdir. her dinlediğimde kendimi kaybediyorum. öylesine derinden etkiliyor ki, sadece dinlemek değil adeta yaşıyorum müziğin içinde. her bir dizesinde denizin dalgasına tutulmuş gibi oradan oraya savruluyorum. bazen bağırmak istiyorum herkese ve her şeye. bazen de herkesi ve her şeyi unutmak istiyorum. bir müzik bile bu kadar acıtıyorsa beni, gerçekten savunmasızım demek ki. yalnız kaldığım her an müziklerle avutuyorum kendimi. onlarla yaşamın amacını anlıyorum. onlarla kendimi buluyorum, kendi eksikliğimi. zaten bir bütün değilim ki, her bir parçaya ayrılmışken. her bir parçada görüyorum ben, benden gidişimi.
bu müziği kesinlikle dinlemenizi istiyorum. eğer dram türü bir kitap okuyorsanız arka planda bunu dinlemek sizi kitabın daha da derinliklerine sokacaktır.
aşağıya linki bırakıyorum. iyi dinlemeler ^^
https://youtu.be/izqsge0l450
devamını gör...
dünyanın en çabuk biten şeyi
eti puf, tek lokmada yiyorum sonra bir hüzün kaplıyor içimi.
devamını gör...
vişneizm
'kalp kalbe karşı' yazarı.
profilinde dolaşıyordum az önce. okuyor okudukça beğeniyor hatta sözlük tarafından 'az soluklan yiğidim' uyarısı alıyordum. dedim bir nickaltı yazayım tanımlarında kaybolduğumu beni başka başka duygulara sürüklediğini ifade edeyim. beğeni, fav bir yere kadar değil mi?
derken bir baktım kendisi benden önce davranmış tüh kaçırdık iade-i ziyaret gibi oldu artık ama olsun ne yapalım.
bir süre kafa iznindeydim zaten gitmeden öncede şu mesaj kutumu kapatayım diye içimden geçiriyordum. bazı arkadaşlar mesaj olayını çok yanlış anlıyor çünkü. keyfim yok diyorum misal biranda kendilerine hakaret etmişim gibi davranıyorlar. bakın anımız anımızı tutmuyor, canımız konuşmak istemiyor ve usulünce söylüyoruz. sonra tü kaka ilan ediliyoruz. neyse sağlık olsun hah bunun konusu burası değil zaten ama işte dur durağım yok, çenem düşük ne yapayım püf...
burada takip etmeyi ve okumayı sevdiğim yazarlardansın bu ara biraz boşladım burayı, sizleri ama geri döndüm ve dönüşüm tabii muhteşem olacak, profilimde varlığımı hissedeceksiniz yahu.
özellikle ve özellikle manilerine bayılıyorum. tanımlarına, tanımlarının akışına, ruhta, duyguda, akılda bıraktıklarına bayılıyorum. canım sıkıldıkça geliyor tüm sıkıntımı, stresimi bırakıp gidiyorum profilinden.
ne demek ara vermek duymamış olayım. giden gidene... iyice oyun arkadaşlarımı anneleri eve çağırmışta parkta tek başıma kalmış gibi hissetmeye başladım zaten burada. bir de sen gitme. dur dur daha anlatacak çok şeyimiz var aaaa.
efendim bitmez bitmiyor benim çenem bir düşüyor ooo sonra diyorlar ki bir sus bir sus lütfen sus. tamam gidiyorum hahaha. öpüldünüz cınım.
profilinde dolaşıyordum az önce. okuyor okudukça beğeniyor hatta sözlük tarafından 'az soluklan yiğidim' uyarısı alıyordum. dedim bir nickaltı yazayım tanımlarında kaybolduğumu beni başka başka duygulara sürüklediğini ifade edeyim. beğeni, fav bir yere kadar değil mi?
derken bir baktım kendisi benden önce davranmış tüh kaçırdık iade-i ziyaret gibi oldu artık ama olsun ne yapalım.
bir süre kafa iznindeydim zaten gitmeden öncede şu mesaj kutumu kapatayım diye içimden geçiriyordum. bazı arkadaşlar mesaj olayını çok yanlış anlıyor çünkü. keyfim yok diyorum misal biranda kendilerine hakaret etmişim gibi davranıyorlar. bakın anımız anımızı tutmuyor, canımız konuşmak istemiyor ve usulünce söylüyoruz. sonra tü kaka ilan ediliyoruz. neyse sağlık olsun hah bunun konusu burası değil zaten ama işte dur durağım yok, çenem düşük ne yapayım püf...
burada takip etmeyi ve okumayı sevdiğim yazarlardansın bu ara biraz boşladım burayı, sizleri ama geri döndüm ve dönüşüm tabii muhteşem olacak, profilimde varlığımı hissedeceksiniz yahu.
özellikle ve özellikle manilerine bayılıyorum. tanımlarına, tanımlarının akışına, ruhta, duyguda, akılda bıraktıklarına bayılıyorum. canım sıkıldıkça geliyor tüm sıkıntımı, stresimi bırakıp gidiyorum profilinden.
ne demek ara vermek duymamış olayım. giden gidene... iyice oyun arkadaşlarımı anneleri eve çağırmışta parkta tek başıma kalmış gibi hissetmeye başladım zaten burada. bir de sen gitme. dur dur daha anlatacak çok şeyimiz var aaaa.
efendim bitmez bitmiyor benim çenem bir düşüyor ooo sonra diyorlar ki bir sus bir sus lütfen sus. tamam gidiyorum hahaha. öpüldünüz cınım.
devamını gör...
mürdüm
mürdüm eriğinin sahip olduğu renk. bordo ile mor arası bir renk.
devamını gör...
yaşlanıyorum denilen an
kafanın gürültüyü kaldırmaması.
tahammülsüzlük.
tahammülsüzlük.
devamını gör...
10 yaşındaki çocuğa tecavüz etmeye çalışırken yakalanan kişi
yargı ceza veremiyor mu? peki öyleyse bu namussuzları tüm haber kanalları ifşa edecek. halk üzerine düşeni yapacak. hiç bir mahallede sokakta rahat gezemeyecekler. toplum ismini cismini bilsin yeter.
devamını gör...
tek cümleyle hayatı tanımla
doğdum, yaşadım ve öleceğim.
devamını gör...
tamer karadağlı'dan nihal yalçın'a skandal davranış
"ana babababababa nihal hanıma bak hele."
devamını gör...
squid game
bir oturuşta izleyip baya beğendiğim dizi. netflix’in kopyala yapıştır konulu dizilerinden sonra bu farklı kaldı gerçekten.
devamını gör...
sevilen türkünün en vurucu sözleri
ne de olsa kışın sonu bahardır, bu da gelir bu da geçer ağlama.
devamını gör...
hackathon
''hack'lemek'' ve ''marathon'' kelimelerinin birleşmesiyle oluşmuş bir çeşit kodlama yarışmasıdır.yazılımcılar,bilgisayar programcıları ve arayüz tasarımcılarından oluşan küçük çalışma grupları,bir odada toplanarak 24-48 saat gibi bir süre boyunca bir sorunun çözümü veya yeni bir proje üzerinde çalışırlar.
bu yarışmaları birçok şirket düzenler.örneğin facebook,3 ayda bir düzenlediği hackathonlarda yapılan çalışmalar sonucunda birçok ürününü çıkartmaktadır.
hackathonların bir diğer amacı da elbette genç yetenekleri keşfetmektir.piyasanın en başarılı teknoloji şirketlerinden iş veya staj teklifi yakalamak için büyük kariyer fırsatlarıdır hackathonlar.
bu yarışmaları birçok şirket düzenler.örneğin facebook,3 ayda bir düzenlediği hackathonlarda yapılan çalışmalar sonucunda birçok ürününü çıkartmaktadır.
hackathonların bir diğer amacı da elbette genç yetenekleri keşfetmektir.piyasanın en başarılı teknoloji şirketlerinden iş veya staj teklifi yakalamak için büyük kariyer fırsatlarıdır hackathonlar.
devamını gör...
yaş ilerledikçe fark edilen şeyler
sizi terk etmeyecek olan(belki de edemeyecek, imkanı olsa onlar da gider) tek şey kendiniz ve yalnızlığınızdır.
bunu kabul etmeseniz bile mezara götürebileceğiniz yegane şey olduğunu öğrenirsiniz gün gelince. yalnız doğduk yalnız öleceğiz.
hayat insanın kendisi kadardır; siz ne kadarsanız hayatınız da o kadar olmaya başlar, hayatınız ne kadarsa siz de o kadar olmaya başlarsınız. illa somut bir şeyi görmeye gerek yok, zihnimiz kadarız hepimiz.
asla yapmam denilen şeyleri unutmamalı bir gün yaparken hatırlarız.
mutluluk olmasa da oluyor asıl aradığımız huzur.
dost yoktur, dostluk vardır. dostu bulan da çok azdır.
çoğu şey kişinin kendisinde biter.
hayat çoğu zaman daha kötü olmaya indekslidir.
bunu kabul etmeseniz bile mezara götürebileceğiniz yegane şey olduğunu öğrenirsiniz gün gelince. yalnız doğduk yalnız öleceğiz.
hayat insanın kendisi kadardır; siz ne kadarsanız hayatınız da o kadar olmaya başlar, hayatınız ne kadarsa siz de o kadar olmaya başlarsınız. illa somut bir şeyi görmeye gerek yok, zihnimiz kadarız hepimiz.
asla yapmam denilen şeyleri unutmamalı bir gün yaparken hatırlarız.
mutluluk olmasa da oluyor asıl aradığımız huzur.
dost yoktur, dostluk vardır. dostu bulan da çok azdır.
çoğu şey kişinin kendisinde biter.
hayat çoğu zaman daha kötü olmaya indekslidir.
devamını gör...
ege kökenli
hakikaten ege kökenli miymiş? diye düşündüren başlık.
devamını gör...
bir kedinin en güzel yeri
pespembe burnu we o küçücük patisinin altı...
devamını gör...



