nazlı ecevit
türk ressam.
bülent ecevit'in annesidir.
eserleri gerçekçi- empresyonizm olarak tanımlanır. peyzaj, portre, doğa resimleri tasvir etti.
yelpazeli kadın adlı eseri.

izlenimci olarak aktarılan güverteden bakış adlı eseri.
bülent ecevit'in annesidir.
eserleri gerçekçi- empresyonizm olarak tanımlanır. peyzaj, portre, doğa resimleri tasvir etti.
yelpazeli kadın adlı eseri.

izlenimci olarak aktarılan güverteden bakış adlı eseri.
devamını gör...
normal sözlük yazar maaşları
sayın yönetim tüm günümüzü buraya ayırıyoruz. mesai anlayışı olmadan. asgari ücret yetmiyor. biraz anlayış bekliyoruz. ve sigortasız çalışmamızdan bahsetmiyorum bile.
devamını gör...
sürekli kızların yazdıklarını beğenen tip
mahlastan kadın yazar tespit etme uzmanı yazardır.
devamını gör...
ahlaksızlık yaparken dini kullanmak
insan türünün en eski ve hala verim alabildiği alışkanlıklarından biri. özellikle ortadoğu siyasi tarihinde bu suistimallere karşı milletlerin bağışıklık geliştirdiği herhangi bir dönem görülmemiştir.
devamını gör...
yaş ilerledikçe azalan şeyler
iktidar.
devamını gör...
yazarların telefon rehberindeki kişi sayısı
16 kişi kayıtlı. şaka gibi. benim gibi olmayın ama
devamını gör...
hasan mezarcı
noeli doğum günü olarak kutlayan muhterem* ya bu sahne nasıl bir sahne. biri bile çıkıp,bu böyle çok saçma oldu yapmasak mı, demedi mi acaba iyi ki doooğdun meesiiih
devamını gör...
dinlerken kendinizi bulduğunuz şarkı sözleri
kendini seçemiyorsun...
bırakıp kaçamıyorsun...
yazmadığın bir hikayede, uzun ya da kısa vadede
az biraz keşfediyorsun.
'öteki' olabilmeyi, yerine koyabilmeyi, geride durabilmeyi öğreniyorsun.
bırakıp kaçamıyorsun...
yazmadığın bir hikayede, uzun ya da kısa vadede
az biraz keşfediyorsun.
'öteki' olabilmeyi, yerine koyabilmeyi, geride durabilmeyi öğreniyorsun.
devamını gör...
normal sözlük yazarlık rütbeleri
munis/" cana yakın, sevimli, uysal, yumuşak." demek.
peki sizce ben munis biri miyim? hayır .
ben bu rütbeyi kendime hiç yakıştırmıyorum sevgili modlar. bu rütbe başka bir yazara verilmeli.
peki sizce ben munis biri miyim? hayır .
ben bu rütbeyi kendime hiç yakıştırmıyorum sevgili modlar. bu rütbe başka bir yazara verilmeli.
devamını gör...
buffy the vampire slayer
daha bu sene izlemiş olduğum ve kendime sürekli 'nasıl ve neden bu kadar geç kaldın' diye sorup durduğum dizi. çok sıkıldığım, sürekli evde ve genellikle yalnız olduğum bir dönemde bana ilaç gibi gelmişti. fakat dizinin bir yerden sonra girdiği depresif hava, o dönemde beni de benzer bir ruh haline sokmuştu.
buffy'nin annesinin öldüğü 'the body' bölümü bu açıdan muazzam bir bölümdü. çok büyük bir dramı hiç ajitasyon yapmadan, seyirciye hadi ağlayın ne duruyorsunuz akıtın o lanet olası sümüklerinizi diye göze parmak bir anlatım sergilemeden anlatıp bir de sizin içinize taş gibi oturuyorlar. siz de buffy'le birlikte acıyla yüzleşmeye çalışıyorsunuz, siz de joyce'un öldüğüne inanmıyorsunuz. bölüm boyunca bu bir büyü, halüsinasyon, rüya çıksın, giles gözlüklerini silip olayı çözsün joyce geri dönsün diye bekliyorsunuz. ama geri dönmüyor. hem de öyle vampir ısırığıyla, iblis pençesiyle vs. değil beyin kanamasından ölüyor joyce. onca fantastik zımbırtının içinde tüm gerçekliğiyle ölüm çarpıyor yüzünüze. buz gibi.
bana aynı hissi veren -tam bölümleri hatırlamıyorum- bir iki an daha vardı:
buffy ölümden dönüyor. eski neşeli, gamsız, boş boğaz halinden eser kalmamış. herkes cehennemin en dibinde işkencelere maruz kaldığı için (bkz: sam'e bizzat lucifer tarafından işkence edilmesi) (bkz: dean'in cehennemde sgklı işkenceci olarak çalışması) (bkz: spoiler içinde spoiler) böyle olduğunu düşünüyor. spike geliyor yanına, onun çektiği acıları hayal edemeyeceğinden ama acı çekmenin ne olduğunu bildiğinden bahsediyor. o anda buffy benim kalbimi paramparça eden ve günlerce dalıp dalıp uzaklara gitmeme sebep olan şeyler söylüyor (tam cümleleri hatırlamıyorum affola, aklımda kaldığınca aktaracağım): cenneteydim. yani sanırım cennetti. bir sonsuzlukta ve huzur içindeydim. iyi olduğunuzu ve sizi kurtardığımı biliyordum. aklım sevdiklerimde kalmamıştı. bu dünyayla ilgili her şey benim uzağımdaydı ve umrumda değildi. huzurlu ve tamamlanmış hissediyordum. sonra birisi beni oradan çekip aldı ve toprağın altında uyandım.
buffy'i cenneten çekip alıyorlar ve boktan bir hayatın içine atıyorlar. o tamamlanmışlık hissini, bu dünyayla işinin bittiği hissini elinden alıp, onu belirsizlik denizinin içine fırlatıyorlar. buffy geri döndüğünde bir borç batağıyla ve ilgi isteyen salak bir kardeşle uğraşmak zorunda kalıyor. kötü olduğundan emin olduğu bir adama duyduğu arzu yüzünden kendisinde bir şeylerin bozuk olduğunu düşünüyor. kendisinden nefret ediyor. okulunu bırakıp geleceği olmayan bir işe giriyor. tam bu sıralar riley çıkıp geliyor, evlenmiş ve mutlu şekilde. bu karşılaşmadan sonra buffy'nin spike'ın yanına gidip 'beni sevdiği söyle' demesi, cevaba inanmadığı halde çaresizce bunu duymak istemesi çok kalp kırıcı.
dizide karakter gelişimlerini izlemek gerçekten çok keyifli ve bu gelişimler çok güzel işlenmiş. 2021 yılında böyle bir madeni henüz keşfetmemiş başka kerizler varsa onları hızla google'a buffy 1. sezon 1. bölüm izle yazmaya davet ediyorum. ya da 'parası neyse veririm lan' diyorsanız tamozon krime'dan da izleyebilirsiniz. (paralar yatmadan marka söylemiyoruz. biz bu taktikleri geekyapardan öğrendik.)
buffy'nin annesinin öldüğü 'the body' bölümü bu açıdan muazzam bir bölümdü. çok büyük bir dramı hiç ajitasyon yapmadan, seyirciye hadi ağlayın ne duruyorsunuz akıtın o lanet olası sümüklerinizi diye göze parmak bir anlatım sergilemeden anlatıp bir de sizin içinize taş gibi oturuyorlar. siz de buffy'le birlikte acıyla yüzleşmeye çalışıyorsunuz, siz de joyce'un öldüğüne inanmıyorsunuz. bölüm boyunca bu bir büyü, halüsinasyon, rüya çıksın, giles gözlüklerini silip olayı çözsün joyce geri dönsün diye bekliyorsunuz. ama geri dönmüyor. hem de öyle vampir ısırığıyla, iblis pençesiyle vs. değil beyin kanamasından ölüyor joyce. onca fantastik zımbırtının içinde tüm gerçekliğiyle ölüm çarpıyor yüzünüze. buz gibi.
bana aynı hissi veren -tam bölümleri hatırlamıyorum- bir iki an daha vardı:
buffy ölümden dönüyor. eski neşeli, gamsız, boş boğaz halinden eser kalmamış. herkes cehennemin en dibinde işkencelere maruz kaldığı için (bkz: sam'e bizzat lucifer tarafından işkence edilmesi) (bkz: dean'in cehennemde sgklı işkenceci olarak çalışması) (bkz: spoiler içinde spoiler) böyle olduğunu düşünüyor. spike geliyor yanına, onun çektiği acıları hayal edemeyeceğinden ama acı çekmenin ne olduğunu bildiğinden bahsediyor. o anda buffy benim kalbimi paramparça eden ve günlerce dalıp dalıp uzaklara gitmeme sebep olan şeyler söylüyor (tam cümleleri hatırlamıyorum affola, aklımda kaldığınca aktaracağım): cenneteydim. yani sanırım cennetti. bir sonsuzlukta ve huzur içindeydim. iyi olduğunuzu ve sizi kurtardığımı biliyordum. aklım sevdiklerimde kalmamıştı. bu dünyayla ilgili her şey benim uzağımdaydı ve umrumda değildi. huzurlu ve tamamlanmış hissediyordum. sonra birisi beni oradan çekip aldı ve toprağın altında uyandım.
buffy'i cenneten çekip alıyorlar ve boktan bir hayatın içine atıyorlar. o tamamlanmışlık hissini, bu dünyayla işinin bittiği hissini elinden alıp, onu belirsizlik denizinin içine fırlatıyorlar. buffy geri döndüğünde bir borç batağıyla ve ilgi isteyen salak bir kardeşle uğraşmak zorunda kalıyor. kötü olduğundan emin olduğu bir adama duyduğu arzu yüzünden kendisinde bir şeylerin bozuk olduğunu düşünüyor. kendisinden nefret ediyor. okulunu bırakıp geleceği olmayan bir işe giriyor. tam bu sıralar riley çıkıp geliyor, evlenmiş ve mutlu şekilde. bu karşılaşmadan sonra buffy'nin spike'ın yanına gidip 'beni sevdiği söyle' demesi, cevaba inanmadığı halde çaresizce bunu duymak istemesi çok kalp kırıcı.
dizide karakter gelişimlerini izlemek gerçekten çok keyifli ve bu gelişimler çok güzel işlenmiş. 2021 yılında böyle bir madeni henüz keşfetmemiş başka kerizler varsa onları hızla google'a buffy 1. sezon 1. bölüm izle yazmaya davet ediyorum. ya da 'parası neyse veririm lan' diyorsanız tamozon krime'dan da izleyebilirsiniz. (paralar yatmadan marka söylemiyoruz. biz bu taktikleri geekyapardan öğrendik.)
devamını gör...
tayyipçi çiftçinin borçları yüzünden tutuklanması
çıkar dayı telefonunu.
devamını gör...
annenin ölmesi
anne ölünce yuva dağılıyor. o gerçeği anlamak için hiç beklemiyorsunuz. şefkat meleğinin sıcaklığının yerini buz gibi gerçeklik alıyor. hem çok acıtıyor ve atlatılması zor bir travmaya dönüşüyor.
devamını gör...
çok istenen şeyin olmaması sorunsalı
(bkz: ters çaba kuralı)
devamını gör...
çizgi filmlerdeki en aptal karakter
tom ve jerry çizgi filmindeki tom'dur. kedi olalı bir fare yakalayamadı.
devamını gör...









