osmanlı devleti’nin 4.padişahı 1.bayezid ya da bilinen adıyla yıldırım bayezid, 1402 yılında ankara savaşını kaybedip timur’a esir düştükten sonra 1413 yılına kadar hayatta olan oğulları arasında geçen döneme “fetret devri” ya da “bunalım devri” adı verilmiştir.
timur ile yıldırım bayezid arasında geçen ve osmanlıların yenilgisi ile sonuçlanan savaşın ardından yıldırım bayezid’in üzücü sonu, osmanlı hanedanın da osmanlı devletinin muhafazasına ve birliğine dair inancı bile temelden sarsmıştı.


zira yıldırım bayezid’in oğulları, büyük düşmanları geri çekildikten sonra, eski şanlarının ve eski büyüklüklerinin hatırasına birleşik kuvvetlerle ve şahsi fedakarlıklarla atalarının imparatorluğunu tekrar kurmayı düşünmek yerine, her biri sadece bu kötü zamanlarda kılıç ile kurtulabilecek ne varsa kurtarmayı düşünüyor ve gerçek ya da sözde haklarını osmanlı hanedanının şanı için feda etmekten ziyade, baba mirasının küçük bir bölümünü ebedi kardeş nefreti ve amansız düşmanlık karşılığında satın almayı yeğliyordu.


ankara savaşı sonrasının artçı sancıları olarak ortaya çıkan ve osmanlı devletinin talih yıldızı tarafından devletin eski gücünü, büyüklüğünü ve bütünlüğünü tekrar kurmak üzere seçilen biri dışında diğer kardeşlerin hepsinin ölümüne kadar da bitmeyen, devleti yıllarca bölünmüş halde tutan ve aralarında mücadeleye yol açan amansız kardeş kavgalarının yaşandığı bir dönemdir fetret devri.



yıldırım bayezid, akşehir’de esaret altında hayata gözlerini yumarken, ailesinden hala altı erkek ve bir kız çocuğu hayattaydı. bunlar: süleyman, isa, musa, mehmet, kasım, yusuf ve fatma’dır. kızkardeşleri fatma ve en küçük iki erkek kardeş, osmanlı imparatorluğu tarihinde önemli bir rol oynamamaktadır. yıldırım bayezid’in en küçük oğlu yusuf, babasının ölümünden önce bizans’a götürülmüştü. burada imparatorun oğlu ioannes’le üst düzey bilimsel eğitim aldı. rum bilginliğine duyduğu hayranlıktan dolayı, imparatorun istememesine rağmen hristiyanlığa geçti fakat ancak ölüm döşeğinde, ısrarlı isteği üzerine imparatorun da rızasıyla vaftiz edildikten sonra, sultan 1. mehmed’in tek başına saltanatı’nın ilk yılında vebadan dolayı vefat etti.



ankara savaşından sonra ağabeyi süleyman’ın girişimleri ile avrupaya kaçan şehzade kasım, daha sonra yine süleyman çelebi tarafından bizans’a rehine olarak imparator manuel’in yanına gönderildi. kardeş kavgaları döneminde burada kaldı fakat daha sonra eğitimini tamamlamak için bursa’ya getirildi ve burada sırra kadem bastı. bilinen bir mezarı yahut türbesi daha sonra neler yaptığına dair bir iz yoktur.



böylece imparatorluğun çeşitli bölgelerinde hükümdarlık için verilen müzaele sadece 4 kardeş arasında geçti. en büyükleri olan süleyman çelebi, devletin ileri gelenleri ile birlikte edirne’ye yerleşmişti. diğer üç kardeş anadolu’da kalmıştı. musa çelebi germeyanoğulları beyliğinin himayesin’de kütahya’ya yerleşti. isa çelebi, bir süre ortalarda dolaştıktan sonra bursa yakınlarına gizlenmişti ve timur’un geri çekilmesinden sonra çıkan karışıklıkta imparatorluğun başkentini ele geçirmek için bir fırsat kolluyordu. mehmet çelebi ise, tokat ve amasya’da sağlam bir konum edinmiş ama babasının ölüm haberini ve timur’un doğuya doğru geri çekildiğini haber aldığında oda batıya doğru ilerlemiş ve bolu’ya kadar gelmişti.



10 yıl boyunca kardeşler arasında sürecek bu savaş ilk olarak isa çelebi ve mehmet çelebi arasında başladı. tek başına hükümdarlık hakkı kimin önce doğduğuna bakılmadan, elde silahlarla savaşarak alınacak ve mutlaka kardeş kanıyla mühürlenecekti. yaş olarak daha büyük olan isa çelebi atalarının mezarları ile kutsanmış başkent bursa’da, daha donanımlı bir ordu ve yetenekli komutanlara sahip olan mehmet çelebi ise bolu’da bulunuyordu. ayrıca mehmet çelebi diğer kardeşlerinin aksine askeri dehasını kanıtlamış bir kumandandı ve bu özelliği onu ilerde devletin ikinci kurucusu yapacaktı.


böylelikle 10 yıl süren çarpışmalar sonucu mehmet çelebi ağabeyleri isa ve musa’yı ortadan kaldırdı, diğer büyük kardeş süleyman çelebi’yi ise sığındığı köyde köylüler katletti. 1413 yılında sona erdi ve osmanlı imparatorluğu yıllar içinde eskisinden daha güçlü hale geldi.
devamını gör...

genelde hep kötü olduğumdan , iyi olduğumda annemi arıyorum, kötüyken arayıp, yaşlı başlı kadını üzme nin bir anlamı yok.
hem bu ülkede herkes her gün kötü zaten, hepimizin dünya sorunu var , gün iyi geçtiğinde rahat bir akşam geçiriyoruz.
allah hiç kimseyi çaresiz , zor durumda bırakmasın.
devamını gör...

herkeseee sevdikleriyle mutlu, huzurlu, bol kahkahalı bayramlar diliyorum. ben köydeyim burada herkes zaten günlerden beri burada olduğundan aslında bayram biraz daha canlı geçebiliyor. en azından akrabalarla bayramlaşabiliyoruz. hava da bugün çok güzel. çocuklar bayramlıklarını giymiş, şeker topluyorlar. ben de bugün bol bol yiyeceğim, içeceğim valla. gelsin baklavalar, şekerler*. keşke bütün kafa sözlük ailesi de burada olsaydı ne güzel bayramlaşırdık her beraber*. bir de ben sözlüğün küçüklerinden olduğumdan bir harçlık da koparırdım belki. abilerim, ablalarım her birinizden en az on lira alsam vallahi köşeyi dönerim haha*.
devamını gör...

yukarıda bir arkadaş bu tip başlıklarda siyaset değil çözüm konuşulması gerektiğini söylemiş.

tam da siyaset konuşulması gereken başlık bu başlıktır. çünkü bu olaydaki gibi insanları eğer onlar kendilerine ulaşılmasını istemiyorlarsa -ki gurur yaparak intihar edene kadar kimseden istemeyen çok- bulamazsınız kolay kolay.

hiç mi markette aldığı ürünü kasada bırakan, fiyatı etikettekinden yüksek diye kasada almaktan vazgeçen kimseyi görmediniz? sanıyor musunuz ki bu insanlar paraları var da bunu yapıyor?

işte bu yüzden durum buyken aslında çok süt limanmış gibi açıklama yapanları eleştirmemiz gereken başlık bu başlıktır. eleştireceğiz. eleştirmeliyiz ki kimse hiçbir seyin aslında kendi bulunduğu yerden göründüğü gibi olmadığını anlasın.
devamını gör...

istanbulda bugün lanet olsun böyle düzene diyerek çöpü tekmeleyen dayıdır.
bu olay gerçekten komik veya normal bir olay değildir.
bir haykırıştır bir baş kaldırmadır helal olsun dayı.

izlemek isteyenler için. twitter.com/bpthaber/status...
devamını gör...

(bkz: 30 yaş altı yazarlar uçurulsun kampanyası) bu kampanyayı da göz önüne aldığımızda sadece 30 yaşındakiler sözlükte kalabiliyor*.
devamını gör...

migren, başta zonklama, ışık ve sese hassasiyet ve hatta mide bulantıları belirtileri ile birlikte günlük yaşamı insanlar için oldukça zorlaştıran bir rahatsızlıktır. migren için reçete ile satılan ilaçlar bulunsa da yan etkileri nedeniyle çoğu kişi bu ilaçları kullanmaktan kaçınır.
bazı gıda maddeleri; eskimiş peynir, tuzlu ve işlenmiş gıdalar, birçok yiyecekte bulunan tatlandırıcı aspartam ve koruyucu monosodyum glutamatın, migreni tetikleyebilir.
stres, migren ataklarında önemli bir rol oynar. yüksek sesler, parlak ışıklar ya da güneş ışığına maruz kalmak migren atağını başlatabilir.
bazı koku çeşitleri; parfüm de dahil olmak üzere, tiner, sigara dumanı gibi bazı kokular migren atağını tetikleyebilir.
uykusuzluk, aşırı uyku, uyku kalitesindeki bozulmalar, yoğun fiziksel efor migren atağının sıklaşmasına ya da ortaya çıkmasına neden olabilir. lodoslu havalar migren ataklarını tetikler.
migren ataklarını engellemek için düzenli egzersiz yapın. keskin kokuların ve parlak ışıkların yoğun olduğu ortamlardan, bilhassa yüksek sesten uzak durun. günde 2-3 litre su için.
sinirleri koruyucu etkiye sahip omega-3 zengini olan başta somon, hamsi, uskumru ve ton balığını tüketin.
serotonin zengini kabuklu yemişler olan badem ve ceviz, süt, susam ve kepekli tahıllar yiyin.
migren ataklarına karşı müzik
devamını gör...

''sevmek''
her şey bir insanı sevmekle başlar. sevgi vermediğiniz bir çocuğa olumlu hiçbir şey öğretemezsiniz. sevgi gösterdiğinizde çocuk kendisini güvende hisseder ve güvenli bir ortamda daha insancıl, kendinden emin, etrafını keşfederek büyür.
devamını gör...

tanrı'nın 4 büyük peygambere* gönderdiğine inanılan kitaplardır.

kuran'da dahil günümüze kadar değiştirilmeden geldiğine inanmak ise saflıktır.
devamını gör...

sessiz sakin tabiata sahip olup, kolay sinirlenmeyen, patlama anına kadar olan zaman diliminde birçok şeyi alttan almış, içine atmış, son damlada ağzına ne geliyorsa söyleyen insandır.
devamını gör...

asıl heyecan verici olanı, ismini vermek istemeyen yazarların yaptığı gözetlemelerdir.*
devamını gör...

bir kedi değilim ama uzayla bağlantılı bir ruha sahip olduğum kesin. (en başta dünya uzay içinde,biz de dünya içinde.)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kesinlikle yasemin kokusudur. kahvede olduğu gibi, yasemin kokusu alınca içime çeke çeke nefessiz kalıyorum.. en sevdiğim çiçek kokusu olabilir...
devamını gör...

ilk tanımdaki rakamların kökeni,arap rakamlarıdır.daha öncesinde sümerliler ve kaldeliler 60 tabanına göre kullanılan sayılarını ifade etmek için “çivi şekilli” rakamlar geliştirdiler. bin yıl kadar sonra mısırlılar hiyeroglif, yani şekiller halinde olan rakamlar kullandılar. bir zincir 100, bir çiçek demeti 1000 ve bir parmak 10.000 sayılarını gösteriyordu.mısır medeniyetinin zamanla gelişmesi,yazı yazımının daha kolay hale gelmesiyle dört işlem yapılmaya başlandı. yunanlılar ve ibraniler alfabelerinin harflerini rakam olarak kullandılar. bunlar büyük sayıların ifadesine mühim kolaylık getirdiler. iki sayısına eşit olan “beta” harfinin sol altına yazılan bir çizgi ikibin sayısını gösteriyordu. roma rakamları da yine parmak hesabından ilham alınarak geliştirilmişti. bu rakamlar en uzun süre kullanılan sistemlerden olmuştur.arap rakamlarına kadar hiçbir rakam sistemi, bugünkü medeniyetin meydana gelmesine yardımcı olacak nitelikte değildi. on rakamdan oluşan bu rakam sistemde en önemli farklılık sıfır rakamının mevcut olmasıydı. üstelik bu on rakamın değişik şekillerde yanyana getirilmeleriyle her sayı elde edilebiliyordu.ayrıca arap rakamları, üstlü ve köklü sayıların ifadesinde de öncü oldu. bazı kaynaklarda,arap rakamlarının mucidinin harezmi olduğu belirtilmiştir.


sümer rakam sistemi
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

mısır rakam sistemi
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ibrani rakam sistemi
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

yunan rakam sistemi
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yıllar öncesinde yaşadığım olayı aklıma getiren başlık.

sanki benimle hayrına sevişmiş gibi "teşekkür ederim" demiştim. o da "rica ederim" demişti. ciddi bir ilişkimiz vardı bu arada tek gecelik bir şey değildi. şu an ayrıyız orası başka.
devamını gör...

sel gibisin, kapılmak istiyorum. *
devamını gör...

bazı arkadaşlar hala olumsuz olumsuz yazıyorlar fakat yazdıkları yer hala burası.
beğenmiyorsanız gidersiniz arkadaş. kafa sözlükte zorlama yoktur. kimisi hayal kırıklığı yazmış kimisi şu zaman bu zaman ömür biçmiş. nasıl hayalleriniz var, ne yaşıyorsunuz iç dünyanızda yada bu kahinlik nereden geliyor anlayabilmiş değilim. hayallerin mi yıkıldı git kumdan tekrar inşa et. ömrü sana göre kısaldı mı, ölürse biterse içinde hapsolurum diye korkma bir önce gidiver. sanal alem bir derya, gidin ötede bir yerde bayılın ya..
buralarda azınlıksınız, sizin gibilerin onlarca katı buraya yazmaktan ve buraya yazılanları okumaktan memnun. format belli arkadaş şu çerçevenin dışına çıkmayacaksınız denmiş mi? denmiş.. çerçevenin dışına çıkmakta ısrarcıysanız buyurun buradan.
devamını gör...

son zamanlarda en çok dinlediğim parçadır kendisi, çok eğlenceli değil mi?

devamını gör...

geç keşfettiğim ama her gün mutlaka bir parçasını dinlediğim harika bir sanatçıdır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

*
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim