göbeklitepe
şanlıurfa sınırları içerisinde, kült alanı olduğu düşünülen, neolitik döneme tarihlendirilen tepecik.
buranın önemi devasa taşlardan oluşmasından kaynaklanıyor bir nevî. çünkü her biri tonlarca ağırlığa sahip olan yapılar toplu hareket etmeyi, iş bölümünü gerektiriyor. ama bu yapıdan önce neolitik halkın böyle devasa yapılar için bir araya geldiği, içinde konaklama yapılmayan böyle devasa bir yapı oluşumu görülmemişti, ki benzerleri yavaş yavaş bulunuyor göbekli tepe yakınında. bu yapılardan kırk kadar daha mevcut olduğu radar taramalarla tespit edilmiş durumda.
arkeolog ıan morris bir kitabında diyor ki "biz arkeologlar ne olduğunu çözümleyemediğimiz yapıları 'kutsal alan' diye tanımlarız" kolaya kaçarız diyo yani. burası da biraz o hesap. "bu kadar devasa sütunlar ancak din uğruna bir araya getirilmiş olmalı" düşüncesiyle dinî anlam yüklenmiş günümüzde. kesin mi? değil. olabilir mi? tabii ki olabilir.
merkezde bukunan "t" biçimli karşılıklı iki taşın üzerinde yer alan parmak benzeri kazımaları sebebiyle stilize insan figürleri olduğu düşünülüyor. diğer taşlarda yer alan hayvan figürlerinin kült alanına* gelen kabilelerin simgesi olduğu düşünülüyor. bunların hepsi varsayım.
prehistorik dönem hakkında kesin konuşmak çok doğru değildir. taşlardaki hayvan kabartmalarından tüm hikâyeyi öğrenemezsiniz. yorum yapılabilir yalnızca. daha güçlü delillere ulaşırsanız da bu yorumlarınızı kanıtlarsınız. prehistorik zordur.
buranın önemi devasa taşlardan oluşmasından kaynaklanıyor bir nevî. çünkü her biri tonlarca ağırlığa sahip olan yapılar toplu hareket etmeyi, iş bölümünü gerektiriyor. ama bu yapıdan önce neolitik halkın böyle devasa yapılar için bir araya geldiği, içinde konaklama yapılmayan böyle devasa bir yapı oluşumu görülmemişti, ki benzerleri yavaş yavaş bulunuyor göbekli tepe yakınında. bu yapılardan kırk kadar daha mevcut olduğu radar taramalarla tespit edilmiş durumda.
arkeolog ıan morris bir kitabında diyor ki "biz arkeologlar ne olduğunu çözümleyemediğimiz yapıları 'kutsal alan' diye tanımlarız" kolaya kaçarız diyo yani. burası da biraz o hesap. "bu kadar devasa sütunlar ancak din uğruna bir araya getirilmiş olmalı" düşüncesiyle dinî anlam yüklenmiş günümüzde. kesin mi? değil. olabilir mi? tabii ki olabilir.
merkezde bukunan "t" biçimli karşılıklı iki taşın üzerinde yer alan parmak benzeri kazımaları sebebiyle stilize insan figürleri olduğu düşünülüyor. diğer taşlarda yer alan hayvan figürlerinin kült alanına* gelen kabilelerin simgesi olduğu düşünülüyor. bunların hepsi varsayım.
prehistorik dönem hakkında kesin konuşmak çok doğru değildir. taşlardaki hayvan kabartmalarından tüm hikâyeyi öğrenemezsiniz. yorum yapılabilir yalnızca. daha güçlü delillere ulaşırsanız da bu yorumlarınızı kanıtlarsınız. prehistorik zordur.
devamını gör...
az bilinen görgü kuralları
kore'de yaşlılara bir şey ikram edilirken iki elle verilmesi gerekirmiş.
devamını gör...
bahşılı sefiri
troll bile olamayacak zihniyet..
devamını gör...
insan
tanimi oldukca karmasiktir.fizyolojide,biyolojide,sosyolojide,felsefede hatta tasavvufta...
biyolojideki tanimi;iki ayagi eli olan bir memelidir. felsefede;dusunebilen bir hayvandan otesi degildir.tasavvufta ise yaratilanlarin en guzelidir...bana gore
ise tanimlamasi bu kadar karmasik degildir. aslinda insanin ne oldugu sadece nasil yasadiginda saklidir.
biyolojideki tanimi;iki ayagi eli olan bir memelidir. felsefede;dusunebilen bir hayvandan otesi degildir.tasavvufta ise yaratilanlarin en guzelidir...bana gore
ise tanimlamasi bu kadar karmasik degildir. aslinda insanin ne oldugu sadece nasil yasadiginda saklidir.
devamını gör...
güne bir başkent bırak
cibuti cumhuriyeti-cibuti
devamını gör...
dünya gafam'dan büyüktür
cumhurbaşkanlığı dijital dönüşüm ofisi başkanı ali taha koç beyanı.
sayın koç, "türkiye’nin verisi türkiye’de kalacak" mottosuyla yerli uygulamalar geliştirmeye çalıştıklarını ifade etti.
konuşması şöyle :
dünya gafam’dan büyüktür. yani google, apple, facebook, amazon, microsoft. dünya bunlardan büyüktür. veri güvenliği, sınırlarımızın güvenliği kadar önemli ve önceliklidir"
kamu verisini elmasa dönüştürmek. bizim verimizin ne önemi var diyebilirsiniz. sizin köşebaşındaki bakkaldan aldığınız ürünün verisinin bilgisi sizin için önemli olmayabilir. ancak bunları bütün insanların verilerini topladığımızda, o caddede herhangi bir yeni bir marketin açılıp açılamayacağı, reklam olup olamaması gibi çok farklı bir boyuta ulaşabiliyor. kişisel veriler değil, külliyen toplumsal veriler toplandığı zaman büyük bir değere dönüşebiliyor
kaynak
sayın koç, "türkiye’nin verisi türkiye’de kalacak" mottosuyla yerli uygulamalar geliştirmeye çalıştıklarını ifade etti.
konuşması şöyle :
dünya gafam’dan büyüktür. yani google, apple, facebook, amazon, microsoft. dünya bunlardan büyüktür. veri güvenliği, sınırlarımızın güvenliği kadar önemli ve önceliklidir"
kamu verisini elmasa dönüştürmek. bizim verimizin ne önemi var diyebilirsiniz. sizin köşebaşındaki bakkaldan aldığınız ürünün verisinin bilgisi sizin için önemli olmayabilir. ancak bunları bütün insanların verilerini topladığımızda, o caddede herhangi bir yeni bir marketin açılıp açılamayacağı, reklam olup olamaması gibi çok farklı bir boyuta ulaşabiliyor. kişisel veriler değil, külliyen toplumsal veriler toplandığı zaman büyük bir değere dönüşebiliyor
kaynak
devamını gör...
güne bir siyasetçi yalanı bırak
tek servetim şu yüzüktür.
tanım: siyasetçi yalanlarını paylaştığımız başlık.
tanım: siyasetçi yalanlarını paylaştığımız başlık.
devamını gör...
kitap boş vakitte okunmaz
okuyun abicim her fırsatta okuyun. kitap okumanın vakti olmaz.
devamını gör...
osmanlı almanya'nın yanında savaşa girmeseydi
tarihi bu olsaydı şu olsaydı ile konuşulmaz demişti ilber ortaylı.
devamını gör...
pioneer plakları
nasa 1971 yılında diğer gezegenler hakkında bilgi edinmek için pioneer programını başlattı. bu program dahilinde pioneer 10 ve 11 uzay araçları gönderilecekti. gökbilimci carl sagan, pioneer 10 aracı jüpiter'de gözlem yaptıktan sonra muhtemelen onun çekim kuvvetiyle güneş sisteminin dışına savrulacağı için üzerine bir mesaj yazılmasını istedi. bu doğrultuda altın plak denilen, güneş sisteminin dışına gönderilen ilk mesajımız oluşturuldu. mesajın amacı dünya dışı akıllı yaşam formları aracı bulursa onlara kendimizi tanıtmaktı.
plağın boyutları 15 x 23 cm idi ve altın kaplama alüminyumdu.

mesajın en altında güneş sistemi temsil ediliyor ve aracının çıkış noktası gösteriliyor. gezegenlerin alt ve üstlerindeki işaretler ise güneşe olan mesafelerini gösteriyor.
onun üstünde ikili kod sistemine göre güneş sisteminin 14 pulsara göre uzaklığını ve dönüş zamanını gösteriyor.
mesajın sol üst tarafında bulunan şekil, hidrojen atomunun paralel ve anti-paralel proton ve elektron dönüşleri arasındaki geçişi belirtiyor. evrende en bol bulunan element olduğundan hidrojenin gösterimi tercih ediliyor.
sağ tarafta ise kadın ve erkek figürleri bulunuyor. fakat maalesef bu figür çokca tartışmaları beraberinde getirdi. özellikle bazı feminist, lgbt ve dindar kesimler şiddetle karşı çıktı. carl sagan dünya dışı varlıklar kadın ve erkeği tek bir organizma sanmasın diye yakın veya el ele tutuşurken yapmadı. ayrıca fiziksel olarak farklı pozisyon ve hareketleri yapmaları eklemleri göstermek içindi. kadının elini havada yapmama nedeni insanların sürekli bir ellerinin havada olduğunu sanmamaları içindi. ama bu ve bunun gibi bazı detaylar yüzünden tepki aldı ve pioneer programının devamı sayılabilecek (bkz: voyager) programlarındaki altın plaklara figürler eklenmedi.
aynı plak 1973 yılında gönderilen pioneer 11 aracında da vardı.
plağın boyutları 15 x 23 cm idi ve altın kaplama alüminyumdu.

mesajın en altında güneş sistemi temsil ediliyor ve aracının çıkış noktası gösteriliyor. gezegenlerin alt ve üstlerindeki işaretler ise güneşe olan mesafelerini gösteriyor.
onun üstünde ikili kod sistemine göre güneş sisteminin 14 pulsara göre uzaklığını ve dönüş zamanını gösteriyor.
mesajın sol üst tarafında bulunan şekil, hidrojen atomunun paralel ve anti-paralel proton ve elektron dönüşleri arasındaki geçişi belirtiyor. evrende en bol bulunan element olduğundan hidrojenin gösterimi tercih ediliyor.
sağ tarafta ise kadın ve erkek figürleri bulunuyor. fakat maalesef bu figür çokca tartışmaları beraberinde getirdi. özellikle bazı feminist, lgbt ve dindar kesimler şiddetle karşı çıktı. carl sagan dünya dışı varlıklar kadın ve erkeği tek bir organizma sanmasın diye yakın veya el ele tutuşurken yapmadı. ayrıca fiziksel olarak farklı pozisyon ve hareketleri yapmaları eklemleri göstermek içindi. kadının elini havada yapmama nedeni insanların sürekli bir ellerinin havada olduğunu sanmamaları içindi. ama bu ve bunun gibi bazı detaylar yüzünden tepki aldı ve pioneer programının devamı sayılabilecek (bkz: voyager) programlarındaki altın plaklara figürler eklenmedi.
aynı plak 1973 yılında gönderilen pioneer 11 aracında da vardı.
devamını gör...
türbanlıların doğuştan maskeli olması
“türbanlı” dediğin ile acıkta kalan tek yeri gözleridir diye tabir ettiğin “peçeli” kişiler arasında fark vardır.
türban, sadece basın kapalı olmasını sağlar.
baslıgı acan yazar arkadasın tabiri ile sadece gözleri acıkta kalanlar ise ayrı olarak “peçeli” denebilir.
her kişinin kendi tercihidir. fakat konu baslıgında belirtilen gibi türbanlılar için bir avantaj söz konusu değildir.
ayrıca umarım bir ayrıstırma niyetiyle acılmamıstır bu baslık, hepimiz sadece “insanız”
türban, sadece basın kapalı olmasını sağlar.
baslıgı acan yazar arkadasın tabiri ile sadece gözleri acıkta kalanlar ise ayrı olarak “peçeli” denebilir.
her kişinin kendi tercihidir. fakat konu baslıgında belirtilen gibi türbanlılar için bir avantaj söz konusu değildir.
ayrıca umarım bir ayrıstırma niyetiyle acılmamıstır bu baslık, hepimiz sadece “insanız”
devamını gör...
mirkelam
çok sevdiğim ''hatıralar'' şarkısına sahip olan sanatçı. kendine has bir karizması da var gerçekten. sesi de çok güzel. abartmıyorum efenim ciddi anlamda yetenekli bir sanatçımız kendisi.
devamını gör...
abartılan tatlı
trileçe. bir ara amma meşhur oldu ha. trileçe de trileçe. egzantirik ismi var diye bir halt sanıyorduk yemeden. 3 sütlüymüş isterse 5 sütlü olsun neticede sütlü kek.
devamını gör...
deep blue
ibm tarafından satranç oynayacak şekilde tasarlanmış olan bilgisayar. 15 yıl boyunca dünya şampiyonluğunu elinde bulundurmasıyla ünlü garry kimovich kasparov'u 1997 yılında yenmesiyle ünlüdür. bu, bir yapay zekânın ilk kez bir dünya şampiyonuna karşı kurallı bir maçı kazanması anlamına da geldiğinden önemliydi.
yapay zekâ çalışmaları 1940'lardan beri devam ediyor. yapay zekâlar genellikle tek bir konu üzerine uzmanlaşacak şekilde "eğitiliyorlar". satranç da bu alan için biçilmiş kaftanlardan biri. zira oyun birçok hamle ve dolayısıyla hesaplama barındırıyor. bu da bir bilgisayar için biçilmiş kaftan olduğu anlamına geliyor.
deep blue saniyede 200 milyon olası pozisyonu değerlendirebiliyordu. ilk maçı kasparov, ikinci maçı deep blue kazandı. sonraki 3 oyun berabere bitti. son maç yine deep blue'nun oldu. 500 kişilik bir seyirci grubunun bodrum katta televizyondan izlediği maç, aynı binanın üst katındaki bir stüdyoda yapılmıştı. olay dünya basınında geniş yankı buldu ancak kasparov işe hile karıştığını iddia etti.
kasparov, deep blue'nun daha önceki oyunlarının kopyalarını ibm'den talep etti, ancak talebi reddedildi. bilgisayarın insanlara özgü bir oyun stili vardı ve kasparov bu nedenle bir şekilde oyuna dışarıdan müdahale edildiğini düşünüyordu. ibm'in oyunların kopyalarını vermemesi, kasparov'un yeni bir maç isteğini reddetmesi, deep blue'yu emekliye ayırması ve hisselerinin değerinin yükselmesi, şüpheleri güçlendiren olaylardı.
ibm ilerleyen yıllarda watson adında farklı bir makine daha geliştirdi ve bununla, tüm zamanların ünlü isimlerinden 2'sini yenmeyi başardı. ancak hâlâ deep blue üzerindeki şüpheleri giderebilmiş değil.
yapay zekâ çalışmaları 1940'lardan beri devam ediyor. yapay zekâlar genellikle tek bir konu üzerine uzmanlaşacak şekilde "eğitiliyorlar". satranç da bu alan için biçilmiş kaftanlardan biri. zira oyun birçok hamle ve dolayısıyla hesaplama barındırıyor. bu da bir bilgisayar için biçilmiş kaftan olduğu anlamına geliyor.
deep blue saniyede 200 milyon olası pozisyonu değerlendirebiliyordu. ilk maçı kasparov, ikinci maçı deep blue kazandı. sonraki 3 oyun berabere bitti. son maç yine deep blue'nun oldu. 500 kişilik bir seyirci grubunun bodrum katta televizyondan izlediği maç, aynı binanın üst katındaki bir stüdyoda yapılmıştı. olay dünya basınında geniş yankı buldu ancak kasparov işe hile karıştığını iddia etti.
kasparov, deep blue'nun daha önceki oyunlarının kopyalarını ibm'den talep etti, ancak talebi reddedildi. bilgisayarın insanlara özgü bir oyun stili vardı ve kasparov bu nedenle bir şekilde oyuna dışarıdan müdahale edildiğini düşünüyordu. ibm'in oyunların kopyalarını vermemesi, kasparov'un yeni bir maç isteğini reddetmesi, deep blue'yu emekliye ayırması ve hisselerinin değerinin yükselmesi, şüpheleri güçlendiren olaylardı.
ibm ilerleyen yıllarda watson adında farklı bir makine daha geliştirdi ve bununla, tüm zamanların ünlü isimlerinden 2'sini yenmeyi başardı. ancak hâlâ deep blue üzerindeki şüpheleri giderebilmiş değil.
devamını gör...
#kadınaşiddeteson
"ağzına ski soktuk", "domalttık", "yatırdık", "üstünden geçtik, "içinde gezdirdik" diye bağıran çağıran taraftar gruplarına söylesinler.
ben de sürekli küfreden bir adamım ama artık gerçek anlamından kaymış "aq" ya da "sktir" ile yukarıdaki gibi tarifli tasfirli saldırılar aynı şey değil. futbolda taraftar jargonu, erkeğin partnerini alt etmesi, dize getirmesi algısından geçiyor.
bir de stadyumlarda kadın seyirci sayısını arttırmak ve hatta hedef olarak eşitlemek için ne çalışmaları var merak ediyorum.
bir maç ayarlayayım bir sene pr satayım şark kurnazlığıdır.
ben de sürekli küfreden bir adamım ama artık gerçek anlamından kaymış "aq" ya da "sktir" ile yukarıdaki gibi tarifli tasfirli saldırılar aynı şey değil. futbolda taraftar jargonu, erkeğin partnerini alt etmesi, dize getirmesi algısından geçiyor.
bir de stadyumlarda kadın seyirci sayısını arttırmak ve hatta hedef olarak eşitlemek için ne çalışmaları var merak ediyorum.
bir maç ayarlayayım bir sene pr satayım şark kurnazlığıdır.
devamını gör...
erken uyanınca diğer yazarların da uyanmasını beklemek
hadi kalkın laaa. sabah olduuu !
devamını gör...
ağıt
theodore roethke'nin dilimize rüzgar için sözler olarak çevrilen words for the wind kitabının 110. sayfasında yer alan başyapıt. aslında şiir bütünün bir parçası olarak ele alınmalı çünkü words for the wind erotizm ve aşk temasını işlerken bir noktadan sonra bu iki temayı ölümle ilişkilendirmeye başlıyor ve sonlara doğru ölüm teması bir kaç dini öge ile beraber daha baskın duruma geliyor. ağıt ise kitaptaki dini göndermelerin bulunduğu ölüm temasının en baskın görüldüğü şiirlerden biri. roetkhe'nin şiirlerinde sıklıkla gördüğümüz; dante alighieri, william blake, louise bogan ve t.s. eliot hatta william wordsworth şiirlerine olan benzerlik yine ağıt şiirinde de etkisini hissettiriyor. bunun dışında şiirde baskın olan ana tema kitabın son sayfalarında görünen öğütvari - yarı umutsuz şiirlerden de belirsiz ufak parçalar taşıyor. özellikle bir sanatoryumdan çıkmak üzerine dizeler* şiirinin son satırları* bu şiirin temasını destekler nitelikte. bana kalırsa kobayashi issa'nın güzel bir haikusunu anımsatır bir yanı da var şiirin:
" loneliness,
whichever way i turn
violets."
- kobayashi issa
ağıt
i.
her yaratık olsaydı benim olmuş olduğum gibi,
nedeni olurdu çok önemli günahın
edinmişim kendime kederin içsel ağırlığını
tanrının bile neredeyse katlanamayacağı
ii.
herşey diler ölümünü: tümüyle inanıyorum buna;
fazla yalnızdın bir başka kader için.
edinmişim kendime kederin içsel ağırlığını
yürekten bağlanmış isa’nın bile çok zor katlanacağı.
iii.
böylece ben; ve bütün bu nedenler uçup dağılırsa,
biliyorum kendimi, mevsimlerimi, ve bildiğimi.
ufalanmış bir deri var kendime göstereceğim;
tanrı inanabilir: korkmaya buradayım.
iv.
atlattığın herşeye inanacağım: sıcaklık,
yaralar, fırtınalar, tufanlar, insanın kaderinin devinimi;
edinmişim kendimi ve katlanıyorum kederinin ağırlığına
tanrının, tanrının bile duymak için yürek kabarttığı.”
" loneliness,
whichever way i turn
violets."
- kobayashi issa
ağıt
i.
her yaratık olsaydı benim olmuş olduğum gibi,
nedeni olurdu çok önemli günahın
edinmişim kendime kederin içsel ağırlığını
tanrının bile neredeyse katlanamayacağı
ii.
herşey diler ölümünü: tümüyle inanıyorum buna;
fazla yalnızdın bir başka kader için.
edinmişim kendime kederin içsel ağırlığını
yürekten bağlanmış isa’nın bile çok zor katlanacağı.
iii.
böylece ben; ve bütün bu nedenler uçup dağılırsa,
biliyorum kendimi, mevsimlerimi, ve bildiğimi.
ufalanmış bir deri var kendime göstereceğim;
tanrı inanabilir: korkmaya buradayım.
iv.
atlattığın herşeye inanacağım: sıcaklık,
yaralar, fırtınalar, tufanlar, insanın kaderinin devinimi;
edinmişim kendimi ve katlanıyorum kederinin ağırlığına
tanrının, tanrının bile duymak için yürek kabarttığı.”
devamını gör...
22 mart 2021 istanbul yağmuru
peşinden odama kedi sağanağı başlamıştır. hava güzel diye bahçeye çıkardım, yine odama doluştular. *
an itibari ile odamda 6, evde toplam 8 kedi var.*
bahar mı geldi ? yoo...
tiplere bak
an itibari ile odamda 6, evde toplam 8 kedi var.*
bahar mı geldi ? yoo...
tiplere bak
devamını gör...
yazarların hoşuna giden başlık türleri
yemekli ,tatlılı ,börekli her başlık direk like sebebimdir.
devamını gör...
