maruz kalınmak istenmeyen sorular
insanda g.o.r.a filmindeki komutan logar gibi ağlamaklı bir biçimde ''kimsin sen? çık dışarı, çık!'' deme isteği uyandıran sorulardır bunlar genelde. çoğu ''ee, ne zaman evleniyorsun, karı kız (evet sevgilin var mı değil, direk karı kız) ne alemde?'' şeklinde muhabbetin ortasında gelişir ve insanı hayattan soğutur.
devamını gör...
yeni bir insanla tanışmaya üşenmek
üşenmek demeyelim de korona sağ olsun sosyal hayatımız bitti. eski insanlarla bile görüşemiyoruz ki yenisiyle tanışalım.
devamını gör...
arandığı zaman bulunmayan şeyler
huzur.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
yazmayı bırakmanın zararı ne olur bilmiyorum. bir süredir yazmıyorum hatta okumuyorum hatta düşünmüyorum da. antidepresanı kafama göre kullanıyorum, doktorla görüşmeyeli aylar oldu. yeni psikoloğa da dönüş yapmıyorum. hangi evredeyim nasıl bi noktadayım kaybedeli çok oldu. bulabilecek miyim yolumu bilmiyorum. belki bi ihtimal. ama ben değişemedikten sonra o ihtimal nasıl gerçekleşsin ki? ey şiraze bul beni. ey anlamın frekansı bul beni. ey kalbim seni yola getiremedim ya da sen kendi yolundasın da ben aklımı yola getiremedim. ey akıl, uğra bana, kal biraz. gitme uzaklara.
devamını gör...
eczacıbaşı
levent'te, kanyon alışveriş merkezi, özdilek alışveriş merkezinin olduğu yerdeki otobüs durağının ismi, etrafta hiç fabrika olmamasına rağmen fabrikalar durağıdır. eskiden orada alışveriş merkezleri değil, eczacıbaşı ilaç fabrikası vardı.
devamını gör...
lisede yaşanmış en garip olay
bir arkadaşımın yangın tüpünü sınıfta sıkması üzere sınıfımızın karlar ülkesine dönmesi.
''kardan adam yapsak senlee'' seslenişi, müdür gelince en son ''karlar düşer, düşer düşer ağlarım'' havasına bürünmüştü*.
''kardan adam yapsak senlee'' seslenişi, müdür gelince en son ''karlar düşer, düşer düşer ağlarım'' havasına bürünmüştü*.
devamını gör...
ormanci
kendi halinde yazan, iyi birine benzeyen yazar. artık profilleri tek tek, uzun uzun incelemeye vakit bulamadığımdan, yazılarına denk geldikçe çıkardığım sonuç bu. umuyorum ki yanılmıyor olayım ve sözlüğün aklı başında, uzun soluklu yazarlarından biri olsun.
devamını gör...
ruh haline uygun müzik bulamamak
devamını gör...
dünyada dini inançsızlığın artması
dünya en hızlı zamanlarını yaşarken kimse kısıtlanmak istemiyor haliyle. çünkü şuan ki düzen dinlerin birçoğuna uymuyor. ıslam dini de kıyamete yakın bir tane müslüman kalmayacak diyor. o zamana doğru ilerliyoruz işte.
devamını gör...
hal hatır sormadan konuya giren insan
benimdir,
bence meşgul insandır, kafasını kurcalayan işleri vardır, o yüzden o noktalardan uzaklaşamaz, sabırsızdır, çatlayan insandır,
genelde tamamlamaya çalıştığım bir şeyler olduğundan, benimkiler (yakın arkadaşlarım) alışkındır, watsup tan direk fotoğraf atarım önce, arkasından en az 3 soru..
sanki zaten yanyana duruyormuşuz da, şuna bir baksana der gibiymişim..
bu arkadaşlar kimya, mühendislik ve mimarlık eğitimi almış kişiler genelde, buluştuğumuzda da 1 saniyede filan he iyiyim diyip, kafada sorular kaynıyor çünkü, yüzüne bakmadan, yine direk fotoğraf, çantadan malzeme parçasını çıkarıp filan, aynı sorular, ki genelde benim deneylerim için buluşmuş oluyoruz, çünkü merak ettiğim şeyi söyledikten sonra geçmiş olsun, artık onlarda kurtlanmıştır...
buna kaynak yapılırmı, senin atölyede bunu kesebilirmiyiz, bu malzeme bununla karışırmı, bu erirmi, bu bükülürmü gibi..
bu tarz kafalar..
ben zehiri verdikten sonra biraz rahatlarım :) çünkü biliyorum, internetteki bilgilerle çözülemeyecek bir şey bulmuşumdur, ve onlarda duyduktan sonra uykuları kaçmıştır, aniden bir mesaj gelir yada telefon, aynen açar açmaz direk selamsız sabahsız, şöyle girer konuya arkadaş,
-şimdi sen o bilmemneleri alıyosun şurda buluşuyoruz, bende de şu var o işi şöyle halledicez
ben : ok, geliyorum.
ya da
ben : alo
-şimdi senin o kalıbı şöyle çeviriyosun, şununla olur o ancak, onun içinde şurda şu usta bilmem ne..
ben : ok
daha sonra :
-sen iyimisin napıyosun
ben : iyiyim bi yaramazlık yok, işte bir şu işi halledemedim oda niye olmadı anlamadım, ona bir daha baksakya tekrar, nasıl yapıcaz...
(tekrar döneriz yine atölye işlerine :)
onlarda sağolsun alıştılar hemen cevap verirler, çünkü cevap gelmezse arayacağımı da biliyorlar :/
bence meşgul insandır, kafasını kurcalayan işleri vardır, o yüzden o noktalardan uzaklaşamaz, sabırsızdır, çatlayan insandır,
genelde tamamlamaya çalıştığım bir şeyler olduğundan, benimkiler (yakın arkadaşlarım) alışkındır, watsup tan direk fotoğraf atarım önce, arkasından en az 3 soru..
sanki zaten yanyana duruyormuşuz da, şuna bir baksana der gibiymişim..
bu arkadaşlar kimya, mühendislik ve mimarlık eğitimi almış kişiler genelde, buluştuğumuzda da 1 saniyede filan he iyiyim diyip, kafada sorular kaynıyor çünkü, yüzüne bakmadan, yine direk fotoğraf, çantadan malzeme parçasını çıkarıp filan, aynı sorular, ki genelde benim deneylerim için buluşmuş oluyoruz, çünkü merak ettiğim şeyi söyledikten sonra geçmiş olsun, artık onlarda kurtlanmıştır...
buna kaynak yapılırmı, senin atölyede bunu kesebilirmiyiz, bu malzeme bununla karışırmı, bu erirmi, bu bükülürmü gibi..
bu tarz kafalar..
ben zehiri verdikten sonra biraz rahatlarım :) çünkü biliyorum, internetteki bilgilerle çözülemeyecek bir şey bulmuşumdur, ve onlarda duyduktan sonra uykuları kaçmıştır, aniden bir mesaj gelir yada telefon, aynen açar açmaz direk selamsız sabahsız, şöyle girer konuya arkadaş,
-şimdi sen o bilmemneleri alıyosun şurda buluşuyoruz, bende de şu var o işi şöyle halledicez
ben : ok, geliyorum.
ya da
ben : alo
-şimdi senin o kalıbı şöyle çeviriyosun, şununla olur o ancak, onun içinde şurda şu usta bilmem ne..
ben : ok
daha sonra :
-sen iyimisin napıyosun
ben : iyiyim bi yaramazlık yok, işte bir şu işi halledemedim oda niye olmadı anlamadım, ona bir daha baksakya tekrar, nasıl yapıcaz...
(tekrar döneriz yine atölye işlerine :)
onlarda sağolsun alıştılar hemen cevap verirler, çünkü cevap gelmezse arayacağımı da biliyorlar :/
devamını gör...
26 kasım 2020 normal sözlük moderasyonunun sansürcü bir zihniyete sahip olduğunu kabul etmesi
--- alıntı ---
bir grup organize olmuş yazarın, moralin bozukken mastürbasyon yapmak ve diğer cinsel içerikli başlıkları provoke etmesinden ötürü geçici olarak alınmış bir önlemdir.
siz silindiği için göremiyor olabilirsiniz, lakin bu tarz başlıklara girilen tanımları görseniz bize hak verebilirsiniz.
istiyorlar ki bu tür başlıklar en üstte kalsın, gündeme sokalım. burada hep seks konuşulsun, insanlar burayı hep seks bilsin.
esası çok basit, marka karalama amacındalar ve organizeler.
sizlerden bu konuda anlayış bekliyorum canım yazarlarım.
yoksa mastürbasyon da su içmek kadar doğaldır gözümüzde.
ne ayıptır, ne de sorundur.
ihtiyaçtır, hepimizin de yaptığıdır. *
--- alıntı ---
yazarın hassasiyeti mastürbasyon başlığı değil, provokasyon olduğunun net olarak anlaşılması üzerine 24 saat süre ile sözlükten uzaklaştırılmıştır.
bir grup organize olmuş yazarın, moralin bozukken mastürbasyon yapmak ve diğer cinsel içerikli başlıkları provoke etmesinden ötürü geçici olarak alınmış bir önlemdir.
siz silindiği için göremiyor olabilirsiniz, lakin bu tarz başlıklara girilen tanımları görseniz bize hak verebilirsiniz.
istiyorlar ki bu tür başlıklar en üstte kalsın, gündeme sokalım. burada hep seks konuşulsun, insanlar burayı hep seks bilsin.
esası çok basit, marka karalama amacındalar ve organizeler.
sizlerden bu konuda anlayış bekliyorum canım yazarlarım.
yoksa mastürbasyon da su içmek kadar doğaldır gözümüzde.
ne ayıptır, ne de sorundur.
ihtiyaçtır, hepimizin de yaptığıdır. *
--- alıntı ---
yazarın hassasiyeti mastürbasyon başlığı değil, provokasyon olduğunun net olarak anlaşılması üzerine 24 saat süre ile sözlükten uzaklaştırılmıştır.
devamını gör...
depresyon
işte depresyon budur mesela. yatağında saatlerce ağlamak değil. dışarıda hava güneşlidir ama içinde gölcük depremi yaşanır, üstüne bir de tsunami yersin. youtube'da dolanırsın ve birilerinin "çok mutlu" olduğunu görünce, ulan bu mutluluğun şifresi falan mı var, varsa versinler dersin ve onları it gibi kıskanırsın. dışarısı sislidir önüne göremezsin, ruhunda da tam daha beteridir. denizlerin en altı gibi zifiri karanlıktır ve hiçbir şey göremezsin.
kendini insan hissetmek istiyorsun, yaptıklarınla, paylaştıklarınla ve seni sen yapan şeylerle ben buradayım diyorsun ama senin burada olduğunu görmüyorlar, dinlemiyorlar, bilmiyorlar, hoş görmek, bilmek ve dinlemek zorunda değiller ama bazen de fark edin lan! illa intihar mı etmek lazım? akciğer kanseri mi olmak lazım?
ben de kendimde, geleceğimde, ruhumda şu an hiçbir şey göremiyorum işte. ağlamak istersin de ağlayamazsın ya, ama gözlerinden ağlayamazsın. ruhun ağlamanın her şeklini yaşar kanaya kanaya.
hoş uyanıkken de pek duymuyorsunuz. hem de hiçbiriniz. o yüzden bu yazıyı da zor yazdım. çünkü zordur canın yanarken en doğru kelimeleri, en doğru şekilde ifade edebilmek. aklına gelir ve yazarsın. samimi gelebilir sana ama ben daha acımın "a" harfinden dahi bahsedemedim. öyle bir şey bu depresyon işte. zaten bu hissi ne zaman hissetsen, asla içindekileri atamazsın. çünkü o kadar çoktur ki, ruhunun dayanabildiklerine hayret edersin.
bu da böyle boş, içimi döktüğüm ve okuyana birisine hiçbir şey katmayacak bir yazı oldu. merak edenlere bunun tanımını yapayım.
depresyon nedir? sana ilgi çekici tanım yapayım da akılda kalsın.
depresyon, harry potter olup voldermort'a karşı "ne yaparsan yap la bana ne!" diyerek acısına gömülmek ve sana faydası dokunmayanlara karşı bir tavırdır.
depresyon, batman olup gotham'a "defolup gidin ya da kendinizi kendiniz kurtarın. ben yokum lan!" diye isyan etmektir ama en çok kendine isyan etmektir. bu isyanı kimse bilmez, bilse de umurunda olmaz.
depresyon, örümcek adam olup "kahramanlık" yapmayı reddetmek ve kahraman olmayı asla istemeyecek kadar insanlara öfkedir.
depresyon, mustafa kemal atatürk olup sevr antlaşmasına bile "yeter lan! gidin başımdan!" edasıyla imza atarak gereksiz tüm kalabalıklardan kaçıştır.
depresyon, dünyayı kurtaran adam olup "bu dünyayı bu hale siz getirdiniz. siz kurtarın lan düdükler!" diyerek içindeki iyiliğe rağmen iyi olmayı reddetmektir.
depresyon, çözebileceğin bir şeydir. basit bir test sorusu gibi. çözsen, her şey bitecek ama bitince ne olacak? diyerek o soruyu inadına boş bırakmaktır ve kendine, topluma isyandır ve kendi sınırlarında bir ülke kurup, o ülkede tavrınla "ben varım!" demektir. kimsenin duymayacağını, duya da asla umursamayacağını bile bile mucize beklemektir.
depresyon, umutsuz olmak değildir. umutlu olmak için kendine güç, kendine dair bir motivasyon ve sonrasında kendisine gidecek bir yol, yapılacak bir iş ve sarılacak bir dal bulamamaktır.
tanım ; bu cümleleri yazdırabilecek kadar çok ruhsal acı verendir. bu satırlar neredeyse 4 yıl önce yazılmıştır. şu an bunları aştım dostlat merak etmeyin. hoş niye edesiniz o da ayrı dava..
kendini insan hissetmek istiyorsun, yaptıklarınla, paylaştıklarınla ve seni sen yapan şeylerle ben buradayım diyorsun ama senin burada olduğunu görmüyorlar, dinlemiyorlar, bilmiyorlar, hoş görmek, bilmek ve dinlemek zorunda değiller ama bazen de fark edin lan! illa intihar mı etmek lazım? akciğer kanseri mi olmak lazım?
ben de kendimde, geleceğimde, ruhumda şu an hiçbir şey göremiyorum işte. ağlamak istersin de ağlayamazsın ya, ama gözlerinden ağlayamazsın. ruhun ağlamanın her şeklini yaşar kanaya kanaya.
hoş uyanıkken de pek duymuyorsunuz. hem de hiçbiriniz. o yüzden bu yazıyı da zor yazdım. çünkü zordur canın yanarken en doğru kelimeleri, en doğru şekilde ifade edebilmek. aklına gelir ve yazarsın. samimi gelebilir sana ama ben daha acımın "a" harfinden dahi bahsedemedim. öyle bir şey bu depresyon işte. zaten bu hissi ne zaman hissetsen, asla içindekileri atamazsın. çünkü o kadar çoktur ki, ruhunun dayanabildiklerine hayret edersin.
bu da böyle boş, içimi döktüğüm ve okuyana birisine hiçbir şey katmayacak bir yazı oldu. merak edenlere bunun tanımını yapayım.
depresyon nedir? sana ilgi çekici tanım yapayım da akılda kalsın.
depresyon, harry potter olup voldermort'a karşı "ne yaparsan yap la bana ne!" diyerek acısına gömülmek ve sana faydası dokunmayanlara karşı bir tavırdır.
depresyon, batman olup gotham'a "defolup gidin ya da kendinizi kendiniz kurtarın. ben yokum lan!" diye isyan etmektir ama en çok kendine isyan etmektir. bu isyanı kimse bilmez, bilse de umurunda olmaz.
depresyon, örümcek adam olup "kahramanlık" yapmayı reddetmek ve kahraman olmayı asla istemeyecek kadar insanlara öfkedir.
depresyon, mustafa kemal atatürk olup sevr antlaşmasına bile "yeter lan! gidin başımdan!" edasıyla imza atarak gereksiz tüm kalabalıklardan kaçıştır.
depresyon, dünyayı kurtaran adam olup "bu dünyayı bu hale siz getirdiniz. siz kurtarın lan düdükler!" diyerek içindeki iyiliğe rağmen iyi olmayı reddetmektir.
depresyon, çözebileceğin bir şeydir. basit bir test sorusu gibi. çözsen, her şey bitecek ama bitince ne olacak? diyerek o soruyu inadına boş bırakmaktır ve kendine, topluma isyandır ve kendi sınırlarında bir ülke kurup, o ülkede tavrınla "ben varım!" demektir. kimsenin duymayacağını, duya da asla umursamayacağını bile bile mucize beklemektir.
depresyon, umutsuz olmak değildir. umutlu olmak için kendine güç, kendine dair bir motivasyon ve sonrasında kendisine gidecek bir yol, yapılacak bir iş ve sarılacak bir dal bulamamaktır.
tanım ; bu cümleleri yazdırabilecek kadar çok ruhsal acı verendir. bu satırlar neredeyse 4 yıl önce yazılmıştır. şu an bunları aştım dostlat merak etmeyin. hoş niye edesiniz o da ayrı dava..
devamını gör...
yatak odasında felsefe
sadizmin fikir öncüsü* marquis de sade hakkında bilgi sahibi olmak için lise yıllarımda okuduğum kitap. açık görüşlü olmayan bir insan bu kitabı objektif okuyamaz, öncelikle bunu belirtmeliyim zira kitapta toplum ahlakını hiçe sayan kısımlar fazlasıyla bulunmakta.
tanrı hakkında yazılan arayış, kavrayış düşünceleri hoşuma gitti. devamında yok sayış kısmı başlıyor. her şeyin doğal etmenlerden meydana geldiği; günah, yasak denen şeylerin dinle ortaya çıktığı ve ahlak kavramının belirlenenden farklı olması gerektiği öne sürülüyor. tanrısal felsefe kısmını geçtiğimizde adından da anlaşılacağı üzere yatak odası felsefesi kısmına giriş yapıyoruz.
aşırı olan fikirler daha da aşırılık kazanıyor, haz alınan şeyler daha da absürtleşiyor ve sonuna gelince garipsemişlikle birlikte mide bulantısına sahip oluyorsunuz. bolca ensest güzellemesi barındırıyor ki o bile yazdığı diğer şeyler yanında ılımlı kalıyor. hırsla yazılmış, baskı dolayısıyla ne kadar içten olduğunu bilemeyeceğiniz, fikrimce sağlıksız düşünceler. eleştirmek istenen ile eleştirilenler arasında uyumsuzluk var sanki. aşırılıklarını sıradan bir akıl hastasından ayıran şey marki olması mıydı, tartışılır. son 10 yılını akıl hastanesinde geçirdiğini de belirtmek isterim.
psikolojiye ilginiz varsa göz atabilirsiniz, mideniz kaldırmayacaksa ya da hoşunuza gitmeyeceğini düşünüyorsanız uzaklaşın bence. sizin kararınız.
tanrı hakkında yazılan arayış, kavrayış düşünceleri hoşuma gitti. devamında yok sayış kısmı başlıyor. her şeyin doğal etmenlerden meydana geldiği; günah, yasak denen şeylerin dinle ortaya çıktığı ve ahlak kavramının belirlenenden farklı olması gerektiği öne sürülüyor. tanrısal felsefe kısmını geçtiğimizde adından da anlaşılacağı üzere yatak odası felsefesi kısmına giriş yapıyoruz.
aşırı olan fikirler daha da aşırılık kazanıyor, haz alınan şeyler daha da absürtleşiyor ve sonuna gelince garipsemişlikle birlikte mide bulantısına sahip oluyorsunuz. bolca ensest güzellemesi barındırıyor ki o bile yazdığı diğer şeyler yanında ılımlı kalıyor. hırsla yazılmış, baskı dolayısıyla ne kadar içten olduğunu bilemeyeceğiniz, fikrimce sağlıksız düşünceler. eleştirmek istenen ile eleştirilenler arasında uyumsuzluk var sanki. aşırılıklarını sıradan bir akıl hastasından ayıran şey marki olması mıydı, tartışılır. son 10 yılını akıl hastanesinde geçirdiğini de belirtmek isterim.
psikolojiye ilginiz varsa göz atabilirsiniz, mideniz kaldırmayacaksa ya da hoşunuza gitmeyeceğini düşünüyorsanız uzaklaşın bence. sizin kararınız.
devamını gör...
normal sözlük - yedikule hayvan barınağı yardımlarının ulaşması
güzel dostlarımız afiyetle yiyin bol bol oynayın.
devamını gör...
eksternal sefalik versiyon
makat prezentasyon'u yüz prezentasyonu'na çevirmeyi amaçlayan manevraya verilen isimdir.
kural olarak gebeliğin 36.haftayı geçmiş olması ve doğumun başlamamış olması gerekir.
polihidroamnios, multiparite başarı şansını artırmaktadır.
kural olarak gebeliğin 36.haftayı geçmiş olması ve doğumun başlamamış olması gerekir.
polihidroamnios, multiparite başarı şansını artırmaktadır.
devamını gör...
normal sözlük'ü basan akp'li troller
engel listemi oluşturan trollerdir.
kendi topuklarına sıkarlar yakında. yönetim diğer sözlüklerdeki gibi umursamaz ve yandaş değil. hata yapacaklardır ve semaya doğru süzüle süzüle uçacaklardır.
kendi topuklarına sıkarlar yakında. yönetim diğer sözlüklerdeki gibi umursamaz ve yandaş değil. hata yapacaklardır ve semaya doğru süzüle süzüle uçacaklardır.
devamını gör...
kedi
aerodinamik harikası bıyıklı varlık.
dünyanın sekizinci falan değil birinci harikası olabilir aslında direkt.
dünyanın sekizinci falan değil birinci harikası olabilir aslında direkt.
devamını gör...
aşık veysel şatıroğlu
20.yüzyılın büyük dervişi ve bilgesi.sivasın şarkışla köyünde doğmuş, çocukken gözlerini kaybetmiş, yaşadığı dönemde ülke çapında deyişleri ile meşhur olmuş bir aşık.halk bilgeliği denince akla ilk gelen isimlerden.
güzelliğin on para etmez şu bendeki aşk olmasa dıyerek aşk ve muhabbet konularındaki derinliğini gözler önüne sermiştir.
"güzelliğin on par'etmez
şu bendeki aşk olmasa
eğlenecek yer bulaman
gönlümdeki köşk olmasa
tâbirin sığmaz kaleme
derdin dermandır yâreme
ismin yayılmaz âleme
âşıklarda meşk olmasa
kim okurdu kim yazardı
bu düğümü kim çözerdi
koyun kurt ile gezerdi
fikir başka başk'olmasa
güzel yüzün görülmezdi
bu şak bende dirilmezdi
güle kıymet verilmezdi
âşık ve maşuk olmasa
senden aldım bu feryâdı
bu imiş dünyanın tadı
anılmazdı veysel adı
o sana âşık olmasa"
güzelliğin on para etmez şu bendeki aşk olmasa dıyerek aşk ve muhabbet konularındaki derinliğini gözler önüne sermiştir.
"güzelliğin on par'etmez
şu bendeki aşk olmasa
eğlenecek yer bulaman
gönlümdeki köşk olmasa
tâbirin sığmaz kaleme
derdin dermandır yâreme
ismin yayılmaz âleme
âşıklarda meşk olmasa
kim okurdu kim yazardı
bu düğümü kim çözerdi
koyun kurt ile gezerdi
fikir başka başk'olmasa
güzel yüzün görülmezdi
bu şak bende dirilmezdi
güle kıymet verilmezdi
âşık ve maşuk olmasa
senden aldım bu feryâdı
bu imiş dünyanın tadı
anılmazdı veysel adı
o sana âşık olmasa"
devamını gör...

