kendi yaşamımızı incelediğimizde başka insanların vermiş olduğu kararların da hayatımızda etkili olduğunu görürüz. bazen gerekli olduğu için bazen ise önemli olduğu için uyarız. olmasını istediğimiz şey benim kararım benim hayatım demek belki de. olan şey ise çoğu zaman bundan uzak. bu yüzden seçimlerimizle mutlu veya mutsuz oluruz. bazen ise cesaret edip farklı kararlar vererek (muhtemelen bizim için düşünülen kararlardan farklı) hayatımızı bizim istediğimiz bir yöne çevirebiliriz. bunun için kimimiz uygun zamanın gelmesini bekler, kimimiz ise başka şeyler. ama asıl soru şu. zaman bizi bekler mi ?
kim bilir...
devamını gör...

şu sıralar sınavlardan dolayı içinde bulunduğum yoğun dönemde en büyük hayallerimden birisi olan durum.
devamını gör...

pozitif başlık beğendim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sevilen birisine alınan hediye verilirken genellikle söylenen atasözü.
daha iyisini daha güzelini vermek isteyip imkan olmadığı zaman da söylenir.
tabi ki hediyede çokluk ve değerden ziyade içtenliğe,o nahif düşüncesinin bilincinde olması gerektiği kanaatindeyim.
devamını gör...

bu başlığa yazmayı düşünmüyordum çünkü bu başlık "hayır bak ben de güzel yazıyorum, yoo yanılıyorsun bak güzel yazan başka yazarlar da var" şeklinde bir savunma yapma gereksinimi hissettiriyor insanda.

peki neden şimdi yazıyorum?

çünkü az önce okurken inanılmaz keyif aldığım; bilgi, kültür, gündem, edebiyat, sanat alanlarında fikri olan, bütün tanımlarını severek okuyup oyladığım bir yazardan çok tatlı bir mesaj aldım; kendi tanımlarım için bana güzel düşüncelerini söyleyen. ki kendisi de konuşmasak bile saygı duyduğum, kendisinden bildirim gelince kendime çeki düzen verme isteğimi uyandıran bir yazardır.

sözlükte bilgi içerikli, sanat ve edebiyat temalı, siyasi ve toplumsal konularda ciddi ciddi mükemmel tanım giren, tespitlerine hayran kaldığım çok yazar var.
bunun yanında görsellerden yararlanan, kaynak göstererek alıntı yapan, tek cümlelik tespitleri olan yazarlarımız da kendilerini çok tatlı şekilde ifade ediyorlar.
hepimizin ortak özelliği ise "kendimizi ifade etme şeklimiz konusundaki tercihimizin farklı olması". hiç kimse tespitini, düşüncesini tdk'yı baz alarak, onlarca kelime kullanarak yapmıyor diye "doğru düzgün tanım tespit yapmayan yazar" kategorisine girmez.

bir şekilde başlıklarda fikri olup tanım giren herkesin tanımı bana göre "doğru ve düzgündür". herhangi bir yazar tarafından aksi bir kategoride yer alıyorsam gönül rahatlığı ile engelleme butonuna basabilirsiniz. tüm samimiyetim ve içten ricam ile söylüyorum bunu da.*
devamını gör...

üstüne güzel bir kazakla süper kombin yapılan, kışın giyilen genelde bir kıyafet.
devamını gör...

içindeki özlemin saatler ve günler geçtikçe arttığını hissetmek.
devamını gör...

kendi fikrim: yapılmalıdır. üslubu önemlidir. *
şöyle bir yönü var;
başından geçen travmatik olayları düşün. bunlara karşı yapılan kinayeli esprilere alınmak yerine gülebiliyorsan, travmanı atlatmışsın demektir.

bir yakınım bir kaza geçirmişti. durumuyla dalga geçerek yüzüne vurmasam, içinde besleyip büyütecek, hem daha geç atlatacak hem de zaman geçtikte travmanın izleri artacaktı. şuan kendi bile yeri gelince kendiyle dalga geçebiliyor ve yüzü gülüyor.
başka bir yakınım ciddi bir ameliyat geçirmişti, bize gerek kalmıyordu. o bol bol mizah konusu yapıyordu kendini.

din denmiş, yapalım hemen: 1 milyar kişinin kutsal gördüğü ineği, her gün başka bir 1 milyar kişi katlederek yiyor. daha komik bir şey mi var? illa ki diyorlardır: "bizim dinimiz kutsaldır, kimse dalga geçemez", e adam yedi senin kutsalını, artanını da çöpe sıyırdı.
4000 küsür aktif din var. gücenen sensin, tanrın değil.

kaldı ki mizah subjektif bir şeydir.
ayrıca tanımadığın birine de aklına gelen her mizahı yapmazsın zaten.
devamını gör...

trabzon'da, içinde bölgenin en büyük cezaevinin bulunduğu mahallenin adı.
cezaevi ile ilgili ne fıkrada bulundum paylaşmak isterim.
bir arkadaşın erkek arkadaşı ile tanıştım.
arkadaş beni tanıtıyor
-bak canım bu hanım da trabzonlu
adam
-çok severim ben trabzonlular'ı
ben
-öyle mi?
adam
-6 ay trabzonda kaldım ben
ben
-neresinde?
adam
-cezaevi
ben
-bende o mahallenin biraz yukarısında oturdum, gittiniz mi hiç yukarılara?
adam
-yok ben cezaevinde yattım, orda tanıdım trabzonlu
şaşkın ben
-hadi ya
adamın dünya umurumda değil
-şu an da şartlı tahliye edildim
bir şey diyemedim.
ben cezaevi mahallesi sandım, adam mahkummuş, cezaevinde kalmış. yüzüne karşı gülemedim, allah bilir ne yaptı, başıma bela almak istemedim.
ordan çıkar çıkmaz kızkardeşimi aradım baya baya güldük.
devamını gör...

bizimkiler.
devamını gör...

konu yine gelip bu videoya dayandı desenize.
devamını gör...

öyle vurucu replikler yok aklımda ama her hatırladığımda güldüğüm birkaç sahne var.
1.
manti siparişi gidecektir: bölüm 39
zeliha: adresi bulabilecek misin meryem

meryem: aaa tabi canım burayı biliyorum ben zaten kaç defa gittim bakın  şimdi ilerdeki pasaja giriyom. sağdan üçüncü dükkana sokağı soruyom. onlar sana tarif edince sokağı buluyom. kunduracı amcaya gidiyom. kunduracı amca görür görmez: "allah cezanı versin, yine mi sen geldin !" diyo. sen : "hı" yapiyon. ondan sonra da apartmani tarif ediyo. asansöre biniyom. iki-üç kişi daha gelince asansör "fiyt" kalkıyo. ondan sonra lui...... ha sivali duvarı bekliyom. sivalı duvarı görünce "aaaaa ben burada inecektim. n'olur beni indirin!" diye bağırıyom. bu sefer herkes bi telaş, bi panik, asansörü durdurup seni aşağı kadar indiriyolar. tam karşındaki zile basıyon, işte orasi. bitti yani !

5:59

2.
vahit çocuğuna isim arıyordur*

vahit: değişik bir şey yok mu şöyle be
haydar: bizim sınıfta bi kız bi oğlan var ikisinin de adı okyanus
sabit: çok uzun emmi
haydar: deniz olsun
sabit: uzun uzun
haydar: göl
sabit: kısalt kısalt
haydar: su
sabit: daha kısalt
haydar: abooow kurudu çocuk be

28:05
devamını gör...

bazı filmler var izledikten sonra aradan ne kadar zaman geçerse geçsin aklınıza geldiğinde yüzünüzde bir tebessüm oluşturabiliyor bu film de onlardan biri sanki bir masal içinde yaşadığınız izlenimini uyandıran bir film.

sanatla edebiyatla özellikle resimle ilgili iseniz kesinlikle izlemediyseniz izlemeniz gereken filmlerden biri olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

1933 doğumlu, naif sanat akımının temsilcilerinden fransız ressam.
eserleri kartpostal gibi. yumuşak renk tonları hakim, ön planda göze çok hoş gelen binalar ve insan figürleriyle paris'in sokaklarını, günlük yaşamını resmediyor.
nedense masal gibi bir dünyayı andırıyor bana eserleri. çocukluğumda hayal ettiğim dünyayı çizmiş sanki. mutlu oldum incelerken.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel paris, ma grand ville
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel noël! noël!

daha fazla eserini incelemek için buradan
devamını gör...

salgın döneminin getirdiği sosyal mesafe kuralları , insanların toplu etkinliklerden çekinceleri ve ülkedeki ekonomik düzeylerin dalgalanmasından dolayı bir çok tiyatrocuyu sıkıntıya sokmuştur. bir çok ekonomik ve psikolojik zorluklarla karşı karşıya kalan tiyatrocular başlarda ülkemizde sanatın insan varlığına armağan olduğu düşüncesiyle eski tiyatro kayıtlarını ücretsiz bir biçimde halka açmıştır. bununla beraber ceplerine girmeyen 5 kuruş para sonucunda sorunlarını daha gür dile getirmeye başlayıp belediyeler ve bir çok kurum tarafından az da olsa ''normalleşme süreci'' içerisinde sosyal mesafe kurallarını çiğnemeden sponsorlu veyahut canlanma haraketi altında düzenledikleri tiyatrolarla ayakta kalmaya çabalayan ülkemizin evlatlarının, yani ''bizden'' birilerinin içerisinde bulunduğu topluluklar..
evet evlerde oturmaya, kamp sandalyelerimizi alıp doğanın keyfini çıkarmaya alıştık , işe gitmek zorundayız , canımız sıkıldığı için arkadaşlarımızla cafelerde oturuyoruz veya ufak da olsa bir kesim hala tiyatrolara koltuk sayısı yarıya düşmüş olsa dahi gidiyor.. ama bunun kökten bir çözüm olduğunu veya olabileceğini düşünmüyorum. farklı çözümlerin ,bizler ve bizden olanlar için sonucunun mutlu günler getirmesi ümidiyle..
devamını gör...

bazı olası nedenleri yazayım doğaçlama:

okuyup oylamayan olabilir
takibe takip mantığı olabilir
kitap amaçlı ise hedefe tam gaz gidip sürüncemede bırakmış olabilir okuma işini
yazarlarımız müşkülpesent olabilir.


ne kadar çok olabilir dedim bari ilgili şarkı bırakayım
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
sebzeli çoraplarım, avakadolu pijamalarımla tam bir manav havası var bedenimde bugün ahahahahaha. fonda ise, neşet ertaş - gel yanıma gel var..
devamını gör...

bir insanın hayat çizgisini, kendine verdiği değeri temelden değiştirdiğinin farkında olmayan öğretmendir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim