keldaniler
yanlış hatırlamıyorsam yine semitik kökenli bir başka yakındoğu topluluğu. bizim lisanımızda keldaniler diye geçmelerine karşın, batıda kaldeliler ya da chaldeans diye geçerler. chaldean accounts of genesis adlı george smith adlı asurologun yazmış olduğu eşsiz bir kitap vardır. bugünkü musul-koyuncuk kasabası yakınlarındaki eski asur başkenti ninova'da yaptığı kazılar esnasında meşhur asur kralı asurbanipal'in kraliyet kütüphanesini bulmuştur. gılgamış destanı ile beraber pek çok tablet çıkartmıştır. yaratılış, kozmogoni ve tufan efsaneleriyle alakalı pek çok tablet çıkmıştır. üstelik bu tabletlerin pek çoğu tevrat ve incil'deki anlatılardan binlerce yıl daha eskidir. işin daha da enteresan kısmı, semavi dinlerdeki anlatılan ortak şeyler arasında en eskiye atıf yapan kaynak kuran. mevcut kitapla beraber assyrian discoveries adlı kitabı ve chaldean magic adlı kitapları da okumanızı öneririm. ''biz bu kitaplara nerden ulaşabiliriz ?'' derseniz ''oradan ulaşabilirsiniz'' derim. yani internette var. ''e ama bu ingilizce biz okuyamıyoruz bühühü'' derseniz de işte o zaman ben de ''bu devirde ingilizce bilemeyecek kadar boş ve sığır olmasaydın keşke'' derim. endaksi ? afiyetler olsun, keyifli okumalar.
devamını gör...
evde spor yapmak
dünyanın en zor işlerinden bir tanesidir, başarabileni cindir. bir yandan videodaki ablamızın "bunu yapabilirsin" nidaları bir yandan kapının açılıp içeriye annenin girmesiyle sönen motivasyon...
devamını gör...
normal sözlük'e her girdiğinde artı oy bildirimi olması
eğer yakın zamanda yeni tanım girmemişseniz, rastgele olarak ilk sayfaya çıkan tanımlarınız dolayısıyla başınıza gelebilecek iş. bot kaynaklı değil. içiniz rahat olsun.
devamını gör...
başlık açmaktan utanan yazar
ilk geldiğim zamanlarda böyleydim, kaygılarım vardı.
ya beğenmelerse*?
ya yazmazlarsa?
millet nasıl başlıklar açıyor bir de bana bak..falan falan.
sonra millet sapıtınca ben de sapıttım.
amaaan açtık bak ne oldu.
hele ukdelerin tadından yenmiyor.
babacım beğenmedin mi?bak ben yazmadım zaten,sadece önüne bıraktım*
ghutrante ukdesi
ya beğenmelerse*?
ya yazmazlarsa?
millet nasıl başlıklar açıyor bir de bana bak..falan falan.
sonra millet sapıtınca ben de sapıttım.
amaaan açtık bak ne oldu.
hele ukdelerin tadından yenmiyor.
babacım beğenmedin mi?bak ben yazmadım zaten,sadece önüne bıraktım*
ghutrante ukdesi
devamını gör...
güne bir sanat eseri bırak
lady in yellow dress (1899)

sanat eserlerindeki kadın figürleri her zaman dikkatimi çekmiştir. özellikle dönem kıyafetleri ve ifade okunuşlarını yorumlamak benim açımdan çok keyifli. ve tabii ki kadın gerçekten çok güzel bir varlık.*
bu tablo avusturyalı ressam max kurzweil'in eseri. sanatçı muhafazakarlık öğretileri ile özgür sanat yapılanması arasında sıkışıp kalmış.
tablodaki kadın sanatçının eşi martha.
ona ilham perisi de diyebiliriz. oldukça güzel ve kendine güvenen bir görüntüsü var. ben ifadesini meydan okuma ile umursamazlık arasında bir yerde gördüm. tabii söz konusu ressam'ın hayat arkadaşı olunca bu ifadenin acaba 'kadının adama verdiği bir mesajı mı vardı' sorusunu sordutturdu bana. bunu düşünmeden edemedim. her ne kadar iyi bir evlilik yapmış gibi gözükseler de.* martha'nın ev hasreti çekmesi ve eşinin yalnızlığına çekilmesi onu depresyona sürüklemiş. yaşadıklarından bağımsız bu güzel kadın eşinin sanat eserlerine konu olmuş. sonunda mutlu olabilmişler mi, bilemem ama kadın mutsuzluğuyla bile bir sanat eseri olmuş. mutlu olabilselerdi neler olurdu acaba? yoksa mutsuzluk mu ilham kaynağı... bilemedim.
ressamın da eline sağlık, ne diyeyim..*

sanat eserlerindeki kadın figürleri her zaman dikkatimi çekmiştir. özellikle dönem kıyafetleri ve ifade okunuşlarını yorumlamak benim açımdan çok keyifli. ve tabii ki kadın gerçekten çok güzel bir varlık.*
bu tablo avusturyalı ressam max kurzweil'in eseri. sanatçı muhafazakarlık öğretileri ile özgür sanat yapılanması arasında sıkışıp kalmış.
tablodaki kadın sanatçının eşi martha.
ona ilham perisi de diyebiliriz. oldukça güzel ve kendine güvenen bir görüntüsü var. ben ifadesini meydan okuma ile umursamazlık arasında bir yerde gördüm. tabii söz konusu ressam'ın hayat arkadaşı olunca bu ifadenin acaba 'kadının adama verdiği bir mesajı mı vardı' sorusunu sordutturdu bana. bunu düşünmeden edemedim. her ne kadar iyi bir evlilik yapmış gibi gözükseler de.* martha'nın ev hasreti çekmesi ve eşinin yalnızlığına çekilmesi onu depresyona sürüklemiş. yaşadıklarından bağımsız bu güzel kadın eşinin sanat eserlerine konu olmuş. sonunda mutlu olabilmişler mi, bilemem ama kadın mutsuzluğuyla bile bir sanat eseri olmuş. mutlu olabilselerdi neler olurdu acaba? yoksa mutsuzluk mu ilham kaynağı... bilemedim.
ressamın da eline sağlık, ne diyeyim..*
devamını gör...
kült film
kült yazar, kült kitap gibi ifadeleri gündelik hayatta sık kullanırız. kullanılan sık ifadelerden biri olan kült filmde, hakkında çok çeşitli tartışmalar bulunan bir terimdir.
dün şiddetli bir tanesi, kafa sözlüğün dizi ve film kulübü, dc kanalında gerçekleşti. matrix’in kült mü sorusu tartışmanın çıktığı noktaydı.
ismini vermek istemediğim bir yazar( zarathustra godot ), seyirci kitlesinin belirleyici bir unsurlardan biri olduğunu dile getirdi.
şiddetli sataşma içeren bu yazı; kült nedir? neye kült denir? gibi sorulara ‘’cevap arama’’ ekseni üzerine dönecektir.
sevgili dostlar;
ben bu tartışmayı kaybeden taraflardan biriyim. zira zamanı değişse de insanın vizyonuna kattığı unsurları barındıran filmlere ’’ kült’’ filmdir dedim.
peki gerçekten, zaman ve mekandan bağımsız, insanın ruhuna bir şey katan film, kült olup olmadığını belirler mi?
öncelikle neden böyle bir argümanın arkasında durdum, onu açıklamam gerekiyor.
latince bir sözcük olan ‘’cultura’’, eğitim, bedene ve ruha iyi gelecek şey anlamına gelir. kült kavramı buradan türemiştir.
sinema sektöründe ise 1920’lerde kullanılmaya başlasa da 1970’lerde dilimize pelesenk olmaya başlamıştır efem. webcache.googleusercontent....
1970’lerde anaakım sinemaya karşı olarak, üniversiteli öğrencilerin, düşük bütçeli yeraltı filmleri, bu dönemde üni dışına yayılarak, gece gösterilmeye başlanmış. kendine ‘’özgü’’ seyircileri oluşturmuş. bu filmlerin müdavimleri, geceyarısı gösterilere akın akın gitmeye başlamıştır. kısacası ortaya çıkışı bir çeşit hollywood rönasansı diyebiliriz.
rönasans nasıl oluyor peki.
___ kült filmlerde star olmaz, ‘’tip’’ler olur. filmleri tipler taşır. anaakım bir filmi selma hayek başrolünde diye izleyebilirsiniz. ancak kült filmde frida için izlersiniz.
___kült filmlerde ‘’fan’’ kavramı olur. fanlar, kült filmlere sıkı sıkıya bir sadakat içindedir. zamanla bağlılıkları azalmaz.
____ kült film, kapitalist sistemin ana akım sinema kültürüne, karşı alternatif olarak çıkmıştır. tüketici kültürüne ‘’pasif’’ bir direniştir. bu nedenle kült film aykırıdır.
___ kült film sevenler içeriğinden bişe anlamasa da olur. hatta film herhangi bir içeriğe sahip olmayabilir. hatta çok kötü bir film olabilir. örneğin 2003 yapımı the room ‘’en kötü filmler ‘’ arasında gösterilse de kült bir film olarak kabul edilir. kemik kitlesi, bu filmi ‘’özel seans’’la izler. özel bir takım davranış biçimlerini hep birlikte uygular. filmi izlerken, ancak birbirlerini anlayacakları özel bir dil kullanırlar.
___ izleyici kitlesinin az, ya da çok oluşu önemli değildir. star wars, matrix gibi filmler çok gişeli filmlerdir. ancak külttürler.
___ düşük bütçeli olmak zorunda değillerdir. matrix, star wars düşük bütçeli filmler olmamasına rağmen, kültürler.
___kült filmler seyircisi kendini ‘’farklı’’ hisseder. bu sebeple bir yere ‘’ait olma’’ sonsuz bir sadakati de beraberinde getirir.
___kült filmlerin seansı bile farklıdır. genellikle gece yarısı seanslarında gösterime girerler.
kısaca bir kült filmi kült film yapan özellik, asla ‘’neden ‘’, ‘’niçin’’ sorularının cevaplarını alamamamanızdır.
dün şiddetli bir tanesi, kafa sözlüğün dizi ve film kulübü, dc kanalında gerçekleşti. matrix’in kült mü sorusu tartışmanın çıktığı noktaydı.
ismini vermek istemediğim bir yazar( zarathustra godot ), seyirci kitlesinin belirleyici bir unsurlardan biri olduğunu dile getirdi.
şiddetli sataşma içeren bu yazı; kült nedir? neye kült denir? gibi sorulara ‘’cevap arama’’ ekseni üzerine dönecektir.
sevgili dostlar;
ben bu tartışmayı kaybeden taraflardan biriyim. zira zamanı değişse de insanın vizyonuna kattığı unsurları barındıran filmlere ’’ kült’’ filmdir dedim.
peki gerçekten, zaman ve mekandan bağımsız, insanın ruhuna bir şey katan film, kült olup olmadığını belirler mi?
öncelikle neden böyle bir argümanın arkasında durdum, onu açıklamam gerekiyor.
latince bir sözcük olan ‘’cultura’’, eğitim, bedene ve ruha iyi gelecek şey anlamına gelir. kült kavramı buradan türemiştir.
sinema sektöründe ise 1920’lerde kullanılmaya başlasa da 1970’lerde dilimize pelesenk olmaya başlamıştır efem. webcache.googleusercontent....
1970’lerde anaakım sinemaya karşı olarak, üniversiteli öğrencilerin, düşük bütçeli yeraltı filmleri, bu dönemde üni dışına yayılarak, gece gösterilmeye başlanmış. kendine ‘’özgü’’ seyircileri oluşturmuş. bu filmlerin müdavimleri, geceyarısı gösterilere akın akın gitmeye başlamıştır. kısacası ortaya çıkışı bir çeşit hollywood rönasansı diyebiliriz.
rönasans nasıl oluyor peki.
___ kült filmlerde star olmaz, ‘’tip’’ler olur. filmleri tipler taşır. anaakım bir filmi selma hayek başrolünde diye izleyebilirsiniz. ancak kült filmde frida için izlersiniz.
___kült filmlerde ‘’fan’’ kavramı olur. fanlar, kült filmlere sıkı sıkıya bir sadakat içindedir. zamanla bağlılıkları azalmaz.
____ kült film, kapitalist sistemin ana akım sinema kültürüne, karşı alternatif olarak çıkmıştır. tüketici kültürüne ‘’pasif’’ bir direniştir. bu nedenle kült film aykırıdır.
___ kült film sevenler içeriğinden bişe anlamasa da olur. hatta film herhangi bir içeriğe sahip olmayabilir. hatta çok kötü bir film olabilir. örneğin 2003 yapımı the room ‘’en kötü filmler ‘’ arasında gösterilse de kült bir film olarak kabul edilir. kemik kitlesi, bu filmi ‘’özel seans’’la izler. özel bir takım davranış biçimlerini hep birlikte uygular. filmi izlerken, ancak birbirlerini anlayacakları özel bir dil kullanırlar.
___ izleyici kitlesinin az, ya da çok oluşu önemli değildir. star wars, matrix gibi filmler çok gişeli filmlerdir. ancak külttürler.
___ düşük bütçeli olmak zorunda değillerdir. matrix, star wars düşük bütçeli filmler olmamasına rağmen, kültürler.
___kült filmler seyircisi kendini ‘’farklı’’ hisseder. bu sebeple bir yere ‘’ait olma’’ sonsuz bir sadakati de beraberinde getirir.
___kült filmlerin seansı bile farklıdır. genellikle gece yarısı seanslarında gösterime girerler.
kısaca bir kült filmi kült film yapan özellik, asla ‘’neden ‘’, ‘’niçin’’ sorularının cevaplarını alamamamanızdır.
devamını gör...
iki mehmet'in hikayesi: devletin 50 yıllık omurgası
biz eşek olduktan sonra , sırtımıza semer vuran çok olur, inanın halkın hâlâ %60'ı iktidarı deli gibi savunuyor , hâlâ yapılanları görmüyor, duymuyor, anlamıyor, daha dün durumları göstermeye , anlatmaya çalıştığım insanlar nerdeyse ,bütün muhalefeti terörist gördükleri için , teröristlere destek verenlermi gelsin iktidara diye konuşuyor.
yahu diyorum bakın , zamlara ,bakın halkın fakirliğine , yolsuzluk lara, yok kardeşim adamlar toz kondurmuyor.
ve bu söylediklerim , izmir gibi bir yerde oluyor, gerisini siz düşünün.
benim umudum azalıyor .
yahu diyorum bakın , zamlara ,bakın halkın fakirliğine , yolsuzluk lara, yok kardeşim adamlar toz kondurmuyor.
ve bu söylediklerim , izmir gibi bir yerde oluyor, gerisini siz düşünün.
benim umudum azalıyor .
devamını gör...
yaşamın anlamı
toplumbilimci emre kongar'ın deneme kitabıdır. hoca kendisi için yaşamın anlamını iki kelimeyle özetliyor: sevmek ve üretmek. bu bakımdan tolstoy'un yaşam felsefesini de çağrıştıyor. büyük yazar da sevmek, sevilmek ve üretmek gerektiğini söylüyordu. emre kongar yakın tarihimizin önemli isimlerinden biri olması ve yaşı dolayısıyla da pek çok olayı bizzat yaşaması bakımından dikkate değer bir isim. kültür bakanlığı müsteşarlığı yaptığı günlere de değiniyor kitabında. aziz nesin öldüğünde bütün okullarda aziz nesin köşesi kurdurduğunu anlatıyor. aziz nesin yakın dostu zaten. aydınlar dilekçesinden de bahsediyor. 12 eylül faşizmine karşı kaleme alınan dilekçe. sonradan bu dilekçenin cılkı çıkıyor ama. ibrahim tatlıses filan imzalıyor dilekçeyi. sonra askerler tepki gösterinde ibrahim tatlıses şöyle çark ediyor: "biz kahvede oturuyorduk, getirip imzalattılar. okumadık. " emre kongar bu olaydan sonra bir daha toplu imzalanan hiçbir metne katılmadığını belirtiyor. yök'ün kuruluşuna ve ihsan doğramacı'nın yediği nanelere değiniyor. eski dostu ihsan doğramacı'nın ne menem bir insan olduğunu anlatıyor. üniversiteleri baskı altına almak için nasıl hevesli olduğunu ifade ediyor. yök-kondu profesörlerden bahsediyor. bu kavram gazeteci çetin emeç'e aitmiş. yök'ün dışarıdan insanlara profesörlük unvanı dağıttığı o karanlık dönemleri anlatıyor. sanatçılara, öğretmenlere, türkücülere filan verilen profesörlük unvanını alaylı bir serzenişle anlatıyor. kendi çocukluğunu ve gelişim sürecini anlatıyor. vahidettin'in köşkünü filan. yahya kemal'in masa arkadaşı olan felsefe öğretmeni babasından bahsediyor. pardayyanlar üzerine izlenimlerini paylaşıyor. sartre konuşuyor. meşhur top sakalına karışılmasından bahsediyor. bunun karısını ilgilendirdiğini ifade ediyor. profesörlük için haksız yere bekletilen insanların yazgısını anlatıyor. kitaplardan söz ediyor. velhasıl dolu dolu denemeler bunlar. tekrar tekrar okurum bazılarını.
devamını gör...
zihinsel yorgunluk belirtileri
bir şey okurken anlamayıp, tekrar tekrar okumak durumunda kalmak.
birisi bir şey anlatırken, olaya adapte olamamak.
unutkanlık.
çabuk sinirlenmek.
sürekli uyku hali.
birisi bir şey anlatırken, olaya adapte olamamak.
unutkanlık.
çabuk sinirlenmek.
sürekli uyku hali.
devamını gör...
o değil de
eğer muhabbet açmadıysa o değil de deyip konu değiştirilip daha can çekici bir hale dönüştürmeye yarayan hede.
devamını gör...
iyi pazarlar bayım
aşırı tanıdık gelen cümle. son 10 dakika içinde kullanmış olabilirim. oldum.
şimdi başlık açıp ağlamaya başlıyorum. özel mesajın ifşası kıl tüy yün ühüü
edit: cidden bendim o. itiraf ediyorum.
şimdi başlık açıp ağlamaya başlıyorum. özel mesajın ifşası kıl tüy yün ühüü
edit: cidden bendim o. itiraf ediyorum.
devamını gör...
en sevdiğiniz dans sahnesi
devamını gör...
yazarların takipçilerine söylemek istedikleri
devamını gör...
rütbesiz yazarların yaşama hakkının olmaması
10 binin üzerinde karma puanım olduğu halde rütbe yok bende. bundan kelli ben hiç hak etmiyorum yaşamayı. allah belamızı versin ya.
devamını gör...
seri artı oy veren melek
okumadan oylandığı hissedilince melek olmaktan çıkan yazardır. ben buraya fikirlerimi paylaşmak, bu fikirlerim üzerine tartışmak için geldim ve tanımlarımı okumadan beğenmek beni sevindirmek yerine bir miktar kötü hissettiriyor.
bir yazar dikkatimi çektiğinde hesabına girer ve okuyabildiğim kadar tanımını okur beğendiklerimi oylarım, eğer çok beğendiysem de favorilerim. bunun karşılığı olarak sadece gelip okumadan beğenmek bence hoş değil. lütfen bu tanımı görüyor ve bu amaçla* yapıyorsanız yapmayı bırakın.
bir yazar dikkatimi çektiğinde hesabına girer ve okuyabildiğim kadar tanımını okur beğendiklerimi oylarım, eğer çok beğendiysem de favorilerim. bunun karşılığı olarak sadece gelip okumadan beğenmek bence hoş değil. lütfen bu tanımı görüyor ve bu amaçla* yapıyorsanız yapmayı bırakın.
devamını gör...
kimsenin takmadığı bir sözlükte kimsenin takmadığı bir yazar olmak
kimsenin takmadığı bir sözlükte, yazar olmak ya da olmamak.. işte bütün mesele bu.
devamını gör...
venus (yazar)
kendisi kırmızı çizgim yazarlar listemin üyesidir. inanılmaz tatlı, sevimli ve de saygılı bir bireydir. genç yaşının çok ötesindedir tanımları bence ayrıca. dünyada kötülüğün uğramadığı seçkin insanlardandır. ömür boyu mutlu olsundur ki olacağına eminim.*
devamını gör...
avm otoparkında araba bulmak sorunsalı
türev almak, integral almak kadar zor olan şeydir.
hangi kat, hangi harf, hangi rakam, hangi çıkış vb.
sırf bu kadar parametreye maruz kalmamak için, yazın bile açık otoparkta yer arıyorum. sonra bulamıyorum ve sonra, ver elini o bir dünya parametreler.
morkomedyenin abarttığı kadar var.
www.instagram.com/reel/CWV2...
hangi kat, hangi harf, hangi rakam, hangi çıkış vb.
sırf bu kadar parametreye maruz kalmamak için, yazın bile açık otoparkta yer arıyorum. sonra bulamıyorum ve sonra, ver elini o bir dünya parametreler.
morkomedyenin abarttığı kadar var.
www.instagram.com/reel/CWV2...
devamını gör...

