akran zorbalığı
doğduğumdan beri yaşadığım, üzerine yüksek lisans tezi bile yazacak kadar maruz kaldığım, bilgimin olduğu sorunsal.
ben yaptım siz yapmayın varsa burayı okuyan küçük kardeşlerimiz sözüm onlara ezdirmeyin kendinizi dayak bile yiyecek olsanız doğru bildiğinizden şaşmayın, sesinizi çıkarın.
çünkü bugün çıkarmazsanız yarın öbür gün o pısırıklığı üzerinizden atamazsınız. bugün türk milletinin bu kadar pısırık, tepkisiz olmasının bir sebebi de akran zorbalığıdır. kabullenemiyoruz veya farketmiyoruz ama akran zorbalığı türk okullarında çok fazla yaşanmakta. şayet etrafınızda sessiz, sakin, içini dökemeyen, okuldan gelince günün nasıl geçti, naber dediğinizde "hiiiçç iyi işte!" diyen bir çocuk, genç varsa büyük ihtimalle zorbalığa maruz kalıyor demektir.
akran zorbalığı şaka adı altında yapılır hatırlıyorum ben lisedeyken sınıfımdaki fırlama bir çocuk benim sessiz, sakin olmamdan faydalanıp derste herkesin içinde bana "cordyceps benim senin gibi çocuğum olsa kendimden utanırım hahaha" demişti. daha sonra da "şaka yapıyorum kanka ya alınma." demişti.
bunun şakası olmaz bunu kimse normalleştirmesin "ama herkese yapılıyor bize de yapıldıı cınımmm yaa!" deyip insanın asabını bozmayın bu ciddi bir sorundur. haberlerde "yan baktın, laf ettin." kavgası yapan insanları görmüşsünüzdür eminim ki bu insanların %80'i küçükken akran zorbalığına maruz kalmışlardır.
akran zorbalığına maruz kalan insanın kalbi kırılır, özgüveni düşer, insanlara karşı güvensizlik hisseder, agresifleşir ve saldırganlaşır yeri gelir birini döver yeri gelir birini öldürür.
yapmayın! çevrenizde bu davranışı yapanları gerek sözel gerek fiziksel olarak uyarın buna maruz kalan insanları da anlamaya onlara destek olmaya çalışın. ilk başta mırın kırın ederler sonra içlerini dökerler.
kimse bu eyleme kayıtsız kalmasın!
ben yaptım siz yapmayın varsa burayı okuyan küçük kardeşlerimiz sözüm onlara ezdirmeyin kendinizi dayak bile yiyecek olsanız doğru bildiğinizden şaşmayın, sesinizi çıkarın.
çünkü bugün çıkarmazsanız yarın öbür gün o pısırıklığı üzerinizden atamazsınız. bugün türk milletinin bu kadar pısırık, tepkisiz olmasının bir sebebi de akran zorbalığıdır. kabullenemiyoruz veya farketmiyoruz ama akran zorbalığı türk okullarında çok fazla yaşanmakta. şayet etrafınızda sessiz, sakin, içini dökemeyen, okuldan gelince günün nasıl geçti, naber dediğinizde "hiiiçç iyi işte!" diyen bir çocuk, genç varsa büyük ihtimalle zorbalığa maruz kalıyor demektir.
akran zorbalığı şaka adı altında yapılır hatırlıyorum ben lisedeyken sınıfımdaki fırlama bir çocuk benim sessiz, sakin olmamdan faydalanıp derste herkesin içinde bana "cordyceps benim senin gibi çocuğum olsa kendimden utanırım hahaha" demişti. daha sonra da "şaka yapıyorum kanka ya alınma." demişti.
bunun şakası olmaz bunu kimse normalleştirmesin "ama herkese yapılıyor bize de yapıldıı cınımmm yaa!" deyip insanın asabını bozmayın bu ciddi bir sorundur. haberlerde "yan baktın, laf ettin." kavgası yapan insanları görmüşsünüzdür eminim ki bu insanların %80'i küçükken akran zorbalığına maruz kalmışlardır.
akran zorbalığına maruz kalan insanın kalbi kırılır, özgüveni düşer, insanlara karşı güvensizlik hisseder, agresifleşir ve saldırganlaşır yeri gelir birini döver yeri gelir birini öldürür.
yapmayın! çevrenizde bu davranışı yapanları gerek sözel gerek fiziksel olarak uyarın buna maruz kalan insanları da anlamaya onlara destek olmaya çalışın. ilk başta mırın kırın ederler sonra içlerini dökerler.
kimse bu eyleme kayıtsız kalmasın!
devamını gör...
normal sözlük yazarlık rütbeleri
sanırım maçın zor geçeceğini bilmiyordum özür dilerim adlı arkadaşımıza eklenecek olan ''sakıncalı piyade'' rütbesi ile birlikte güncellenecektir. * artık başkası kurtarmaz diye düşünüyorum. adamı o hale getirdiniz *
devamını gör...
hangi yazar gözünde nasıl canlanıyor sorusu
devamını gör...
melancholia
2011 çıkışlı bir lars von trier filmi. başrollerini kirsten dust ve charlotte gainsbourg paylaşmıştır. insanı gerim gerim geren bir film. konusunu pek anlatmaya gerek yok. ismi zaten gereken her şeyi söylüyor.
bu tarz filmleri sevenler için kaçırılmaması gereken bir film. oyunculuklar çok başarılı. yansıtılmak istenen duyguyu tam anlamıyla yansıtıyorlar. 7.5/10.
bu tarz filmleri sevenler için kaçırılmaması gereken bir film. oyunculuklar çok başarılı. yansıtılmak istenen duyguyu tam anlamıyla yansıtıyorlar. 7.5/10.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
devamını gör...
geceye bir türk sanat müziği şarkısı bırak
devamını gör...
komodo ejderlerinin karizmatik hayvanlar olması
ağız ve çene bölgesinde ortalama bin farklı bakterisi olan, sadece bu bakterilerin kokusuyla bir km boyunca varlığını hissettiren, ölümcül bakterileri sayesinde sizi bir öpücüğü veya birkaç damla salyasıyla öldürebilecek hayvan oğlu hayvanın karizmasıdır.
devamını gör...
meddah
senaryo yazarı ve yönetmeni batur emin akyel olan 2013 yapımı filmdir. benim biraz geç fark ettiğim ancak nahif ve gerçekçi bir film olması nedeniyle beğendiğim bir yapımdır. imdb puanı 6.1
özellikle aziz rolüyle oyuncu münir canar tek başına filmi sırtlamış diyebiliriz. konusuna gelmeden, film içerisinde müthiş tiratların olduğunu belirteyim.

spoiler vermeden konusu;
gençlik yıllarında şöhretli bir oyuncu olan aziz, artık yaşlanmış ve o ünü kaybetmiştir. meddahlık yaparak geçimini sağlamaya çalışır. bir turne ile yolculuğa çıkar. bu aslında kendisiyle olan hesaplaşmasıdır. içinde bir baba ve kızın dramatik hikayesinin de anlatıldığı filmi izlemenizi öneririm.
tabi ki her film, o filmi izleyen açısından ne anlam taşıyorsa, ana fikri odur. benim bu filmi izlediğimde çıkardığım sonuç ise, “hayatta neye öncelik vermemiz gerekir sorusuna yanıttır” diyebilirim.
yitmekte olan bir tiyatro geleneğini tekrar hatırlatması açısından da önemlidir.
vizyona girdiği tarihte pek gündem olamamış bir film. sinemalarda gişe rekorları kıran filmleri düşünürsek, bu anlamıyla gerçekten yazık olmuş. filmi youtube’dan izleyebilirsiniz. ben kısa bir tiradı bırakayım.
iyi seyirler.
özellikle aziz rolüyle oyuncu münir canar tek başına filmi sırtlamış diyebiliriz. konusuna gelmeden, film içerisinde müthiş tiratların olduğunu belirteyim.

spoiler vermeden konusu;
gençlik yıllarında şöhretli bir oyuncu olan aziz, artık yaşlanmış ve o ünü kaybetmiştir. meddahlık yaparak geçimini sağlamaya çalışır. bir turne ile yolculuğa çıkar. bu aslında kendisiyle olan hesaplaşmasıdır. içinde bir baba ve kızın dramatik hikayesinin de anlatıldığı filmi izlemenizi öneririm.
tabi ki her film, o filmi izleyen açısından ne anlam taşıyorsa, ana fikri odur. benim bu filmi izlediğimde çıkardığım sonuç ise, “hayatta neye öncelik vermemiz gerekir sorusuna yanıttır” diyebilirim.
yitmekte olan bir tiyatro geleneğini tekrar hatırlatması açısından da önemlidir.
vizyona girdiği tarihte pek gündem olamamış bir film. sinemalarda gişe rekorları kıran filmleri düşünürsek, bu anlamıyla gerçekten yazık olmuş. filmi youtube’dan izleyebilirsiniz. ben kısa bir tiradı bırakayım.
iyi seyirler.
devamını gör...
mutlu bir evlilik için ilk şart
gene evlileri her gün iskender kebap yiyor zannedenler sekse bağlamış olayı.* e herhalde seks elzem ve güzel ama ilk şart değildir. ilk şart o insanın her haline gocunmadan, gıcık olmadan tolera edebilmek ve de sevgi, saygı, huzurunu baki kılabilmektir. hee hiç evlenmemiş adam gelmiş edebiyatı yağsız kıyma gibi çekiyor diyenler de haklıdır ama teoride de olsa benim fikrim bu yönde.(bkz: swh)
devamını gör...
bergen
fragmanı çıkmış, 4 martta sinemalardaymış. yıllar sonra ilk kez bir filmi bu kadar heyecanla bekliyorum, fragmanı bile emek kokuyor.
farah zeynep abdullah çok iyi bir seçim olmuş, ilk başlarda söylendiği gibi serenay sarıkaya oynasaydı aşırı yapay bir iş çıkardı ortaya.
farah zeynep abdullah çok iyi bir seçim olmuş, ilk başlarda söylendiği gibi serenay sarıkaya oynasaydı aşırı yapay bir iş çıkardı ortaya.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
görece olarak kısa bir süre önce yayınlansa da bana sanki yıllar öncesinin nostalji kuşağıını dinliyecekmişim hissini yaratan yayın.
ama tekrarı bile güzel olacak be, şiirler şairler, hatıralar, değişen değerler vs vs vs.
sen de çabuk dön kız bengaripsengüzeldünyaumutlu!!
tamam idare ediyoruz bir şekilde ama sen elini yine de çabuk tut.
ama tekrarı bile güzel olacak be, şiirler şairler, hatıralar, değişen değerler vs vs vs.
sen de çabuk dön kız bengaripsengüzeldünyaumutlu!!
tamam idare ediyoruz bir şekilde ama sen elini yine de çabuk tut.
devamını gör...
tüpçü
yabancı bir memlekete gidildiğinde adres sorma konusunda akla gelmesi gereken meslek erbabı. bu meslek erbapları mahallesinden caddesine, sokağından kapı numarasına kadar her türlü ayrıntıya hakimlerdir.
devamını gör...
cahil insanların ortak özellikleri
asla laf anlatamazsın, cahil olduklarını da kabul etmezler. (bkz: cahile söz anlatmak, deveye hendek atlatmaktan güçtür)
devamını gör...
sinirliyken kendini ifade edememek
kişilerin sinir anlarında durumu ve olayları açıklayamamasıdır. o sinir haliyle insanlar sadece oradan uzaklaşmak isteyebilir ya da doğru cümleleri kuramayacağından ötürü daha çok sinirlenip bağırmaya başlayabilir. haklı olduğu halde kendini haksız çıkarabilir ve bağırma eylemine başvurabilir. zaten kan beynine sıçramışken neyin doğru, neyin yanlış olduğunu ayıramıyorken kendini ifade etmesi beklenemez.
devamını gör...
zengin kafiye
en az üç ses benzerliğine dayanan kafiye türüdür. divan şiirinde sıkça kullanılmıştır.
örneğin,
her işte lazımdır emek
onurludur alın terini silmek
bu dizelerde, redif oluşturacak ek veya sözcük yoktur. “mek” sesleri zengin uyağı oluşturmuştur.
tahammûl mülkünü yıktın hülagû hân mısın kâfir
amman dünyayı yaktın ateş-i suzân mısın kâfir
bu beyitte, “mısın kâfir” sözcükleri anlamca özdeş olduklarından rediftir. “ân” sesleri iki ses gibi görünse de “â” sesi “aa” şeklinde iki ses kabul edilir. dolayısıyla, “aan” şeklinde üç ses olduğu görülür. bu zengin kafiyedir.
kaynak: türk dili ve edebiyatı notlarıdır. bana ait değildir.
edit: yazım yanlışı.
örneğin,
her işte lazımdır emek
onurludur alın terini silmek
bu dizelerde, redif oluşturacak ek veya sözcük yoktur. “mek” sesleri zengin uyağı oluşturmuştur.
tahammûl mülkünü yıktın hülagû hân mısın kâfir
amman dünyayı yaktın ateş-i suzân mısın kâfir
bu beyitte, “mısın kâfir” sözcükleri anlamca özdeş olduklarından rediftir. “ân” sesleri iki ses gibi görünse de “â” sesi “aa” şeklinde iki ses kabul edilir. dolayısıyla, “aan” şeklinde üç ses olduğu görülür. bu zengin kafiyedir.
kaynak: türk dili ve edebiyatı notlarıdır. bana ait değildir.
edit: yazım yanlışı.
devamını gör...
sivas'ta 30 erkeğin grup seks yaparken basılması
yiğidolar toplaşın tren kalkıyor. mamut lokomotifsen lokomotifliğini bil.
devamını gör...
bozuk bir psikoloji ile bir ömür yaşamak
nasıl başa çıkıyorsunuz merak ediyorum henüz psikolojisi bozuk olalı 5-6 sene olmuş bir birey olarak bu hayatta yaşamaya değer ne görüyorsunuz, ne yapmaktan keyif alıyorsunuz sizi bu hayata bağlayan nedir, bu hayatta iz bırakacak bir kişi değilseniz ne diye varsınız, inanın ben öylesine yaşıyorum ve bu her an son bulabilir.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
kimi yazarları görüyoruz, herkesle arası iyi, herkes onu seviyor, o da herkesi seviyor. en azından öyle gösteriyor. ve herkes iyi dileklerini o kişilere iletiyor. fakat işin aslı nedir dostlar? işin aslı kimsenin herkesle arası iyi olamaz. ne zaman gördümse bunu o kişiler birer üç kağıtçıydı. onlara karşı nefretim var. tarif edemeyeceğim bir nefret!
utanmadan, sıkılmadan trajik trajik şeylerden bahsediyorlar. iyi bir kimse olduklarından söz ederler örneğin, ama esasında karısını kocasını aldatır bu kişiler. aldatmada sorun yok! var ama yok! önemli olan karşıdaki insanın, en azından bir zamanlar sevdiğin insanın kalbini kırmakta! dahası, onun anısına saygısızlık edip iyi bir kimse olduğundan hiç gocunmadan bahsetmeleri! sorun bu! bu tarz kimseler sözlükte volta atıyor. salaktır bu kimseler. kelimenin tam anlamıyla salak. ve bu salaklara yönelen bazı salak yazarlar vardır. ikide bir görüyorum. salak salak işler yapıyorlar. çünkü neden? nedeni yok. akılları kıt. salak onlar da.
şimdi dediğim kelimeden dolayı da gücenmesin kimse. salak argo sayılabilir (aslen argo da değildir). yine de küfür değildir. gidip de ağlayıp silmeyin şunu. ha, sözlük kanununa göre salak demek de küfür sayılabilir. bir avukat olarak salak kelimesinin ikinci anlamıyla kullandığımı savunuyorum öyleyse. ve bu savunumu da kendi içinde içselleştirip sağlama alıyorum. en azından düşünsel anlamda. pratikte bi halta yaramayabilir. aman neyse.
yani bu kıt akıllı kimseler kıt akıllı kimselerin (biraz daha zekidir bunlar ama) kölesi olurlar. kıçlarını yalamak deyimi tam bu noktada devreye girer. oh, bir de şu vardır ki bu kıçlarının yalanmasını seven kimselerle konuştuğunuzda sizi de hoşnut edecek şeyler söylemeye çalışırlar. aslında olan nedir ben söyleyeyim size: kendini tatmin etmeye çalışıyordur. ilgi topluyordur, başka bir şey değil. çünkü aklı kıt, onursuz bir kimse kendi onurunu yüceltmek için başkalarının duygularını sömürür. kanun budur. insanın kanunu. aptal insan kanunu vs. vs.
itiraf köşesine ağlıyorum. bundan memnunum. hep gülecek değiliz. istediğinizi deyiverin. gerçekleri söylüyorum. ve doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar! evet! çünkü insanlar genel olarak aptaldır ve bu aptallıklarını gizlemeye bayılır. ne olursa olsun aman. benim gösterişe karşı bi bulantım var.
utanmadan, sıkılmadan trajik trajik şeylerden bahsediyorlar. iyi bir kimse olduklarından söz ederler örneğin, ama esasında karısını kocasını aldatır bu kişiler. aldatmada sorun yok! var ama yok! önemli olan karşıdaki insanın, en azından bir zamanlar sevdiğin insanın kalbini kırmakta! dahası, onun anısına saygısızlık edip iyi bir kimse olduğundan hiç gocunmadan bahsetmeleri! sorun bu! bu tarz kimseler sözlükte volta atıyor. salaktır bu kimseler. kelimenin tam anlamıyla salak. ve bu salaklara yönelen bazı salak yazarlar vardır. ikide bir görüyorum. salak salak işler yapıyorlar. çünkü neden? nedeni yok. akılları kıt. salak onlar da.
şimdi dediğim kelimeden dolayı da gücenmesin kimse. salak argo sayılabilir (aslen argo da değildir). yine de küfür değildir. gidip de ağlayıp silmeyin şunu. ha, sözlük kanununa göre salak demek de küfür sayılabilir. bir avukat olarak salak kelimesinin ikinci anlamıyla kullandığımı savunuyorum öyleyse. ve bu savunumu da kendi içinde içselleştirip sağlama alıyorum. en azından düşünsel anlamda. pratikte bi halta yaramayabilir. aman neyse.
yani bu kıt akıllı kimseler kıt akıllı kimselerin (biraz daha zekidir bunlar ama) kölesi olurlar. kıçlarını yalamak deyimi tam bu noktada devreye girer. oh, bir de şu vardır ki bu kıçlarının yalanmasını seven kimselerle konuştuğunuzda sizi de hoşnut edecek şeyler söylemeye çalışırlar. aslında olan nedir ben söyleyeyim size: kendini tatmin etmeye çalışıyordur. ilgi topluyordur, başka bir şey değil. çünkü aklı kıt, onursuz bir kimse kendi onurunu yüceltmek için başkalarının duygularını sömürür. kanun budur. insanın kanunu. aptal insan kanunu vs. vs.
itiraf köşesine ağlıyorum. bundan memnunum. hep gülecek değiliz. istediğinizi deyiverin. gerçekleri söylüyorum. ve doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar! evet! çünkü insanlar genel olarak aptaldır ve bu aptallıklarını gizlemeye bayılır. ne olursa olsun aman. benim gösterişe karşı bi bulantım var.
devamını gör...
haddinden fazla pahalı olan ürünler
temizlik ürünleri.
t:haddinden fazla pahalı olan ürünlerin bahsedildiği başlık.
t:haddinden fazla pahalı olan ürünlerin bahsedildiği başlık.
devamını gör...




