yazarların favori iç giyim markaları
seher yıldızı.
devamını gör...
ölüm dışında olabilecek en kötü şey
yahya kemal beyatlı'nın düşünce adlı şiirinin son iki beyitinde değinilmiş şeydir.
...............
ölmek değildir ömrümüzün en feci işi,
müşkül budur ki ölmeden evvel ölür kişi.
...............
ölmek değildir ömrümüzün en feci işi,
müşkül budur ki ölmeden evvel ölür kişi.
devamını gör...
beşiktaş
beşiktaş sana yemin olsun, bitmeyecek sevdan, mezarımda bile! *
devamını gör...
rachid ghezzal
geçen sezon beşiktaş'ta kariyer sezonunu oynamıştır. kendisi için özel bir sezondu ve hangi takıma giderse gitsin böyle bir sezon daha geçirebileceğini tahmin etmiyorum. adam tepe noktasına ulaştı. bundan sonra beşiktaş'ta kalsa dahi aynı performansı göstermesi bana kalırsa mucize olur. kaldı ki, o performansın da bazı etkenleri var. misal rosier faktörü. adam rosier sayesinde kafası rahat oynadı. kendi dilinden anlayan bir bekle oynamak ve anlaşabilmek onun adına işleri kolayladı ve geriye dönüşlerde de sıkıntı yaşamadı. atiba ve joseph ahtapotları ziyadesiyle kendisine yardımcı oldu. tabiri caizse kafası rahat oynadı. misal aynı ghezzal ligin ilk yarısında bu kadar ön plana da çıkmamıştı. artı sergen hoca faktörü var ghezzal'ı gerçekten kendi taktik şablonu içerisinde çok iyi kullandı. bu liste uzar gider. abou'nun yıpratıcılığı, larin'in koşuları derken adam resmen cennete düşmüş gibi sadece yeteneklerine odaklanarak ligin fişini çekti. artı bizim ligimizde çok da tanınmıyordu. tüm bu artılar ghezzal'ı ön plana çıkardı. ha oyun ahlakı ve disiplinine kimse laf söyleyemez. açıkçası ben bu saatten sonra beşiktaş'ta kalmasını pek istemiyorum. söylediğim gibi verim alınacağını çok düşünmüyorum.
birde son günlerde komik bir tayfa türedi ortada. yönetim üç beş kuruşun hesabını yapıyor diye abidik gubidik konuşuyorlar. arkadaş siz hangi ülkede yaşıyorsunuz? bu ülkede asgari ücret 2 bin 825 lira. yıllık 400 bin euro fark küçük bir farkmış, basıp parayı almamız lazımmış. nasıl bir kafa bu yahu? hayır beyni kiraya veriyorsunuz anladık da, o arada keşke dilinizi de kiraya verseydiniz, kurtulsaydık şu saçmalıklarınızdan. bunlar konuşulan paraları lolipop parası zannediyor. şaka gibi cidden. neyse umarım ghezzal galatasaray'a gider, bir de orada görürüz kendisini. hem yarış bu sayede daha güzel olur. bir de fatih hocanın elinde görelim ghezzal'ı *
tanım: beşiktaş'ta kariyer sezonunu oynamış ve lige damga vurmuş kanat oyuncusu.
birde son günlerde komik bir tayfa türedi ortada. yönetim üç beş kuruşun hesabını yapıyor diye abidik gubidik konuşuyorlar. arkadaş siz hangi ülkede yaşıyorsunuz? bu ülkede asgari ücret 2 bin 825 lira. yıllık 400 bin euro fark küçük bir farkmış, basıp parayı almamız lazımmış. nasıl bir kafa bu yahu? hayır beyni kiraya veriyorsunuz anladık da, o arada keşke dilinizi de kiraya verseydiniz, kurtulsaydık şu saçmalıklarınızdan. bunlar konuşulan paraları lolipop parası zannediyor. şaka gibi cidden. neyse umarım ghezzal galatasaray'a gider, bir de orada görürüz kendisini. hem yarış bu sayede daha güzel olur. bir de fatih hocanın elinde görelim ghezzal'ı *
tanım: beşiktaş'ta kariyer sezonunu oynamış ve lige damga vurmuş kanat oyuncusu.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
an itibariyle kafa sözlüğü daha çok sevmeme sebep olan yayın...
devamını gör...
ukrayna'daki manitaları sınırdan almaya gidiyoruz
allah korusun ama aynı durum türkiye'de yaşansa ve herhangi bir milletin erkeklerinin "türk manitaları almaya sınıra gidiyoruz" dediğini duysa sinirden gözü kararacak tiplerin, iş başka milletlerin kadınlarına gelince ş***fsizlik yapmayı kendine hak görmesi durumu.
işte savaşlarda kadın olmak bu tipler yüzünden erkek olmaktan daha beter oluyor bazen çünkü böyle bir düşman askerine denk gelseniz, başınıza tecavüzden işkenceye kadar her şey gelecek demektir.
bunların da, bunları yetiştiren ana babaların da belasını allah versin! sizin topluma kazandırdığınız evlatları s**sinler!
işte savaşlarda kadın olmak bu tipler yüzünden erkek olmaktan daha beter oluyor bazen çünkü böyle bir düşman askerine denk gelseniz, başınıza tecavüzden işkenceye kadar her şey gelecek demektir.
bunların da, bunları yetiştiren ana babaların da belasını allah versin! sizin topluma kazandırdığınız evlatları s**sinler!
devamını gör...
mutually assured destruction
karşılıklı garantili yıkım. soğuk savaş döneminde ortaya çıkan bir terim. esasen insan türünün doğayı kümülatif şekilde yok etmesini (bkz: iklim krizi) belirtir ama nükleer yıkım anlamı daha popülerdir. yıkımın garanti olması ise yıkıma neden olan gücün ortak kullanım olması. kimde kaç nükleer var hiçbir ülke şeffaf olmamakla birlikte, doğu ve batı bloğunda yeterince var diyerek özetleyebiliriz. korkunun sebebi, her iki blokta da savunma sistemleri mevcut. haliyle x ülkeye "birkaç" nükleer atıp da bakın size gözdağı veriyorum gibi bi explique söz konusu değil. nükleer kullanıma karar veren blok, hedeflere onlarca hatta muhtemelen yüzlerce füze göndermek zorunda ki, karşı bloğun savunma sisteminden(demirkubbe gibi icbm imha edebilen) birkaç adedi kurtulup hedefe ulaşabilsin ve hedef ülke tekrar ayaklanıp karşı atağa geç(e)mesin. nitekim her iki bloğun, gavurun second strike capability dediği saldırıya aynı oranda karşılık verebilme gücü hayli yüksektir.
bu bilgi de temel bi bilgi olduğu için her iki blok ülkeleri de bu silahları hem ateşleme yuvalarıyla birlikte saklar(istenildiği zaman 15dakika gibi bi sürede ateşleyebilmek için) hem de birçok noktada birçok alternatifi bulunacak şekilde gizli bi şekilde tutar(denizaltı, askeri gemiler, sığınaklar, askeri üsler, müttefik ülkeler, arka bahçeler).
dolayısıyla iki bloktan herhangi birinden gelecek olası bi nükleer atağın, diğer blokta misliyle karşılığı mevcuttur, ilk kim kullanırsa kullansın finalde her iki blok da yıkıma uğrar buna da mutually assured destruction veya kısaca
mad delilik, çılgınlık deriz.
bu bilgi de temel bi bilgi olduğu için her iki blok ülkeleri de bu silahları hem ateşleme yuvalarıyla birlikte saklar(istenildiği zaman 15dakika gibi bi sürede ateşleyebilmek için) hem de birçok noktada birçok alternatifi bulunacak şekilde gizli bi şekilde tutar(denizaltı, askeri gemiler, sığınaklar, askeri üsler, müttefik ülkeler, arka bahçeler).
dolayısıyla iki bloktan herhangi birinden gelecek olası bi nükleer atağın, diğer blokta misliyle karşılığı mevcuttur, ilk kim kullanırsa kullansın finalde her iki blok da yıkıma uğrar buna da mutually assured destruction veya kısaca
mad delilik, çılgınlık deriz.
devamını gör...
2000 yıllık fast food dükkanı
bu tarz arkeolojik buluşlar aşırı mutluluk verici.
italya'da vezüv yanardağı'nın patlamasıyla lavlar altında kalan pompeii antik kenti'nde 2 bin yıllık "fast-food" dükkanı tamamen gün yüzüne çıkarıldı.

dükkanda, delikli bir tezgah ve tezgahın ön yüzünde horoz ve ördek gibi bazı hayvanların renkli freskleri yer alıyor. uzmanlara göre bu freskler, dükkanda satılan yiyecek ve içecekleri temsil ediyor.

ortaya çıkarılan "fast-food" dükkanı aslında ilk değil. latincede "sıcak içecek tezgahı" anlamına gelen ve "thermopolium" diye adlandırılan bu tür dükkanlardan, bugüne kadar yaklaşık 80 tane keşfedildi.
haberin detayı
italya'da vezüv yanardağı'nın patlamasıyla lavlar altında kalan pompeii antik kenti'nde 2 bin yıllık "fast-food" dükkanı tamamen gün yüzüne çıkarıldı.

dükkanda, delikli bir tezgah ve tezgahın ön yüzünde horoz ve ördek gibi bazı hayvanların renkli freskleri yer alıyor. uzmanlara göre bu freskler, dükkanda satılan yiyecek ve içecekleri temsil ediyor.

ortaya çıkarılan "fast-food" dükkanı aslında ilk değil. latincede "sıcak içecek tezgahı" anlamına gelen ve "thermopolium" diye adlandırılan bu tür dükkanlardan, bugüne kadar yaklaşık 80 tane keşfedildi.
haberin detayı
devamını gör...
neden mutsuzsun sorusu
ne diyordu sevgili montaigne; mutsuzluğunuzun nedenini düşünerek mutlu olamazsınız.
(denemeler)
(denemeler)
devamını gör...
plak dinlemek
dedem plaklarını bana verdikten sonra almayı 1537973 gözle beklediğim evimin (ki henüz o da yok) en baş köşesine koyacağım eşyadır. herhangi bir yerde çaldığını duyunca yahut varlığını görünce ordan ayrılamıyorum. beni zorla çıkartıyorlar.
ayrıca nostaljik plak çalarlar çok pahalı. ne yazık ki tamir edecek usta ya da parçasını bulmak bir hayli zor. ben her ne kadar yenilikçi olmasam da kullanım ve maddiyat açısından yenilerden almayı planlıyorum. aaaah.. hayaller ve hayatlaaar..
ayrıca nostaljik plak çalarlar çok pahalı. ne yazık ki tamir edecek usta ya da parçasını bulmak bir hayli zor. ben her ne kadar yenilikçi olmasam da kullanım ve maddiyat açısından yenilerden almayı planlıyorum. aaaah.. hayaller ve hayatlaaar..
devamını gör...
vanitas vanitatum vanitas
johann wolfgang von goethe'nin yazmış olduğu şiir. orijinal yazılışıyla: "vanitas! vanitatum vatinas!"
latince bir söz olan vanitatum vanitas, "hiçliklerin hiçliği" anlamına gelmektedir.
alman anarşist filozof max stirner meşhur eseri biricik ve mülkiyeti'ne felsefesini desteklemek adına bu şiirle başlar. sonrasında önsöz başlığını şiirden geçen bir söz yapar: "ben meselemi hiçe bıraktım"
neymiş benim üstlenmem gereken o bir sürü mesele? öncelikle iyi meseleleri benimsemeliymişim, sonra tann meselesini, insanlık, hakikat, özgürlük, insaniyet, adalet meselelerini; dahası halkımın, hükümdarımın, vatanımın meselelerini, aynca tin meselesini ve daha binlerce başka meseleyi... bir tek benim kendi meselem hiçbir zaman benim meselem olmamalıymış! "tüh o egoiste! yazıklar olsun, yalnızca kendini düşünene!"
~max stirner
bununla birlikte goethe, apaçık bir şekilde "ben meselemi tanrıya bıraktım" ilahisinin yazarı john leon'den etkilenmiştir.
şiir söyledir:
"ben meselemi hiçe bıraktım.
oh, oh!
artık bu dünyada tamamıyla rahatım!
oh, oh!
kim isterse birlik olmak benimle,
katılsın şarkıma, tokuştursun kadehimle,
varalım şarap fıçısının dibine!
vaktiyle meselemi mala ve mülke bağladım.
oh, oh!
bu yolda keyfimi, hevesimi yitirdim.
eyvah!
param saçıldı bir oraya bir buraya,
birazını topladımsa da bir araya
sonunda kaçırdım hepsini dipsiz bir kuyuya.
meselemi kadınlara devrettim de bu sefer.
oh, oh!
bundan başıma neler geldi neler!
eyvah!
hain olanı kaçtı, ellere gitti,
sadık olanı bıktırdı, canıma yetti,
en iyi olanı yabana eşlik etti.
meselenin halli için attım kendimi yabana.
oh, oh!
sırtımı çevirdim güzel anavatana
eyvah!
ama gurbete hiç alışamadım,
yemeği tatsız buldum, yatağı yadırgadım
kimseye de derdimi anlatamadım.
meselemi adadım şan ve ünüme.
oh, oh!
bir de baktım başkası geçmiş önüme!
eyvah!
biraz göz önüne çıktığımda,
herkes yan gözle baktı bana,
kimseyi memnun edemedim asla!
meselemin hallini savaştan bekledim.
oh, oh!
birçok hasmımın da üstesinden geldim.
oh, oh!
düşman ülkesine bastım ayağımı,
tanrı korusun bu dertten dostlarımı,
çünkü savaşta yitirdim bir bacağımı.
ben de meselemi hiçe bıraktım.
oh, oh!
artık tüm dünya benim öz malım!
oh, oh!
sonu geldi şölenin, şarkıların,
dibini de tüketin fıçıdaki şarabın!
tortusunu tümüyle dışarı boşaltın!"
latince bir söz olan vanitatum vanitas, "hiçliklerin hiçliği" anlamına gelmektedir.
alman anarşist filozof max stirner meşhur eseri biricik ve mülkiyeti'ne felsefesini desteklemek adına bu şiirle başlar. sonrasında önsöz başlığını şiirden geçen bir söz yapar: "ben meselemi hiçe bıraktım"
neymiş benim üstlenmem gereken o bir sürü mesele? öncelikle iyi meseleleri benimsemeliymişim, sonra tann meselesini, insanlık, hakikat, özgürlük, insaniyet, adalet meselelerini; dahası halkımın, hükümdarımın, vatanımın meselelerini, aynca tin meselesini ve daha binlerce başka meseleyi... bir tek benim kendi meselem hiçbir zaman benim meselem olmamalıymış! "tüh o egoiste! yazıklar olsun, yalnızca kendini düşünene!"
~max stirner
bununla birlikte goethe, apaçık bir şekilde "ben meselemi tanrıya bıraktım" ilahisinin yazarı john leon'den etkilenmiştir.
şiir söyledir:
"ben meselemi hiçe bıraktım.
oh, oh!
artık bu dünyada tamamıyla rahatım!
oh, oh!
kim isterse birlik olmak benimle,
katılsın şarkıma, tokuştursun kadehimle,
varalım şarap fıçısının dibine!
vaktiyle meselemi mala ve mülke bağladım.
oh, oh!
bu yolda keyfimi, hevesimi yitirdim.
eyvah!
param saçıldı bir oraya bir buraya,
birazını topladımsa da bir araya
sonunda kaçırdım hepsini dipsiz bir kuyuya.
meselemi kadınlara devrettim de bu sefer.
oh, oh!
bundan başıma neler geldi neler!
eyvah!
hain olanı kaçtı, ellere gitti,
sadık olanı bıktırdı, canıma yetti,
en iyi olanı yabana eşlik etti.
meselenin halli için attım kendimi yabana.
oh, oh!
sırtımı çevirdim güzel anavatana
eyvah!
ama gurbete hiç alışamadım,
yemeği tatsız buldum, yatağı yadırgadım
kimseye de derdimi anlatamadım.
meselemi adadım şan ve ünüme.
oh, oh!
bir de baktım başkası geçmiş önüme!
eyvah!
biraz göz önüne çıktığımda,
herkes yan gözle baktı bana,
kimseyi memnun edemedim asla!
meselemin hallini savaştan bekledim.
oh, oh!
birçok hasmımın da üstesinden geldim.
oh, oh!
düşman ülkesine bastım ayağımı,
tanrı korusun bu dertten dostlarımı,
çünkü savaşta yitirdim bir bacağımı.
ben de meselemi hiçe bıraktım.
oh, oh!
artık tüm dünya benim öz malım!
oh, oh!
sonu geldi şölenin, şarkıların,
dibini de tüketin fıçıdaki şarabın!
tortusunu tümüyle dışarı boşaltın!"
devamını gör...
yazarların kişisel çöküşünün başladığı yıl
doğduğum yıl. her yıl çöküş yavaş yavaş gerçekleşiyor. tam olarak ne zaman tam bir enkaz olacak merak içerisindeyim.
devamını gör...
bombus arısı
bir çeşit yaban arısı.
böcek ve benzeri yaratık fobisi olanlar tıklamasın lütfen
tombalak görüntüsüyle diğer arılara kıyasla çok sevimli olan bu arılar, normalde avustralya ve yeni zelanda kökenli ve seracılık için çok yararlı bir tür. polenleri oldukça hızlı topluyorlar ve genellikle zararsızlar. kendisini tehlikede hissederse tabi ki zararlı bir canlıya dönüşür ve tırtıklı iğnesi ile birçok kez sokabilir hedefini.
böcek ve benzeri yaratık fobisi olanlar tıklamasın lütfen
tombalak görüntüsüyle diğer arılara kıyasla çok sevimli olan bu arılar, normalde avustralya ve yeni zelanda kökenli ve seracılık için çok yararlı bir tür. polenleri oldukça hızlı topluyorlar ve genellikle zararsızlar. kendisini tehlikede hissederse tabi ki zararlı bir canlıya dönüşür ve tırtıklı iğnesi ile birçok kez sokabilir hedefini.
devamını gör...
yazarların olmak istediği şiir
sevgilerde - (bkz: behçet necatigil)
mavi gök orda mı - (bkz: cahit zarifoğlu)
göğe bakma durağı - (bkz: turgut uyar)
önceleyin - (bkz: cemal süreya)
yerçekimli karanfil - (bkz: edip cansever)
ve daha niceleri...
mavi gök orda mı - (bkz: cahit zarifoğlu)
göğe bakma durağı - (bkz: turgut uyar)
önceleyin - (bkz: cemal süreya)
yerçekimli karanfil - (bkz: edip cansever)
ve daha niceleri...
devamını gör...
daddy (yazar)
bilgi küpü, objektif yazar. hep yazmalıdır. var olsun.
devamını gör...
ayrılık
"ayrılıklar da sevdaya dahil." diyor.atilla ilhan..ve cevap veriyor cahit zarifoğlu; "oturup konuşsaydık,geçerdi belki herşey. başını alıp gitmek sevdaya dahil değil....
devamını gör...



