freudyen sürçme, davranışlarımızın tümünün gerçek kaynağı olan bilinçaltımızın konuşma dilimizde kendini göstermesi anlamına geliyor. freud'a göre toplumsal tabular, kabul görmeyen düşünceler veya inançlar bilinçli farkındalıklardan yoksun bırakılıyor ve yapılan dil sürçmesi ise bilinçaltındaki gizli olanı açığa çıkarıyor. freudyen sürçme, bilinçaltında güvenle saklanmış sözel engeller, yasaklanmış dürtüler-cinsellik ve küfür gibi- dil hataları ile kişinin bilinç bulmacasını açığa çıkarıyor. günlük hayatımızın içinde hepimizin başına gelen freudyen sürçmeye örnek olarak şu magazinsel olay verilebilir.
1988 de dönemin abd başkan yardımcısı george bush tarım politikasıyla ilgili bir toplantı da konuşma yapmak için ıdaho'ya gidiyor. kürsüye çıktığında dönemin abd başkanı ronald reagan'ın politik başarılarından bshsetmek ve övmek niyetiyle şöyle diyor: " onunla çalışmaktan gurur duyuyorum. zaferler aldık, hatalar yaptık, seks yaptık... yani...aksilikler."
"we've had triumphs. made some mistakes. we've had some sex..uh..setbacks."
devamını gör...

kesinlikle john kramer abimiz. namı diğer testere. genel anlamda kimseyi öldürmüyor. hayatın değerini anlamaları için teste tabi tutuyor. seçenek sunuyor. teste tabi tuttuğu insanların hiçbiri de masum insanlar değil.
devamını gör...

nasa'da çalışan ve astromut nikiyle forumlarda yazan bir abd'li eleman, yaklaşık 20 saat sonra jüpiter ve satürn'ün kavuşmasını kendi teleskobundan canlı yayımlayacak.

izlemek isteyenler şimdiden önkoltukta yerini ayırtsın:

devamını gör...

yönetmenliğini alejandro amenábar'ın yaptığı, 2004 yılına ait başrollerinde javier bardem'in oynadığı ispanyol yapımı dram filmidir. 30 yıl kadar önce geçirdiği kaza sonucu tetraplejik durumda yaşamaya başlayan (vücudun boyundan aşağısında görülen felç durumu), eskiden gemi makinestliği yapmış ramon’un (javier bardem) hayatının son dönemleri anlatılmaktadır filmde. deniz ve özgürlük aşığı olan ramon, yatağa bağımlı kalması nedeniyle tek çözüm yolu olan ötenaziye karar vermiştir. onu düşüncesinden vazgeçirmeye çalışanlara ve devletin işleyişine karşı hayatın anlamını farkettirecek yaklaşımları ile bizleri empatiye ve sorgulamaya yönlendirmektedir. biraz da inancını sorgulamaktadır ramon aslında. anlamsız bir hayat yaşamaya da değer değildir ona göre, ötenazi ile çok sevdiği özgürlüğüne de kavuşacaktır.
---
film, türünden dolayı yavaş bir işleyişe sahip ama verdiği mesajlar nedeniyle zaman ayırıp izlenebilir bir filmdir. aksiyonlu, hızla sonuçlara ulaşan türden filmlerdense, nedense zamanın yavaş işlendiği ve verdiği mesajları yavaş yavaş kafanıza sokan bu tür filmleri son zamanlarda daha çok seviyorum. hızlı geçen bir hayattansa, yavaş ama sindirebildiğimiz bir hayatı isteyebiliyoruz yaş geçtikçe belki de ondandır. filmi, javier bardem’in oyunculuğu için izlemiş olanlar çoğunluktadır.

filme ait bir kaç replik:

"biçimsiz ve bozulmuş bir bedenin bekçisi olan bir insan için, yani benim için, saygınlık nedir? ben, hayatı, özgürlüğü seven çoğu insan gibi, yaşamanın bir hak olduğuna, ama bir mecburiyet olmadığına inanıyorum."
---
rahip: hayatı elinden alan özgürlük , özgürlük değildir.
ramon: özgürlüğü elinden alan hayat da hayat değildir.
devamını gör...

ben ıvan milinskiyi severek takip ediyorum tanımlarını okurken tebessüm ediyorum demek istediğim başlıktır. ayrıca psg adlı yazar arkadaşın da tanımlarını seviyorum.
devamını gör...

entry sonuna nokta konur.

forumsal entry, tanım değil girdidir ve nitelik bakımından yetersizdir.

bir başlık altına gün içinde birden çok tanım girmek flood tanımdır ve hoş karşılanmaz.

bir yazara özel mesajdan ağır küfür içeren mesaj atmak ayıptır.

başlıklar nokta ile bitirilmez.

yan hesap alıp karma kasmak günahtır. *

entrynin göndergesel işlevini kullanmak mekruhtur.

i run geçici moddur. tşk.
devamını gör...

schindler’s list ağlatmıştır efendim, o meşhur müziği eşliğinde.
devamını gör...

sözlükte "kızların" diye başlayan başlıklarda konuşulanlar...

normal hayatta dedikodu, siyaset tartışmaları, sürekli ama sürekli dert anlatan melankolik tiplerin muhabbeti...
devamını gör...

bazen rüzgarın saçımı dağıtmasına,
yağmurun yüzümü ıslatmasına,birilerinin
kalbimi kırmasına izin veririm.
sonra;
saçımı toplarım.
şemsiyemi açarım.
kalbimi kapatırım.
hepsi bu.

can yücel
devamını gör...

kaynananin gelini, gelinlerin birbirlerini eleştirdiği programlar
devamını gör...

romalılar anadolu'ya hakim olduktan sonra yunan tarzındaki tiyatroları kendi tarz ve ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendirmişler. bu devasa antik yapıların çok güzel örnekleri var. kimisi de halen kullanımdalar. canlı bir kültür sanat faaliyetleri yapılıyor ki bu da ekonomi ve turizme de olumlu etki yapıyor. konserler oluyor ama bazen rayından çıkarıp çalgılı gazinoya da dönderdikleri oluyor.
devamını gör...

nerede müslümanlar ile ilgili bir durum/eylem olsa; ülkenin ateist/deist kesimi tarafından ağza alınmayacak bir dil/üslup ile sistematik bir şekilde küçük dürüşürülmeye çalışılıyor.

böyle bir kanaldan rahatsız mısın?

çözüm: izleme.

kaldı ki, zaten bu kanalın muhatabı siz ve çocuklarınız değil.

olması gereken şey: dayatma yoluyla yapılmadığı sürece her kesin kendi inancı ile yayın yapma hakkına sahip olmasıdır.

sana ters mi geliyor? izleme.

ben, izlemek/görmek istemediğim hiç bir şeyi izlemiyor ve görmüyorum. birinin bunu bana zorla yaptırmasını da istemem açıkçası.

özetle: başkasının faydasına, mutluluğuna sebep olacak bir fiil/eylemin seni rahatsız etmemesi gerekir, bunu sana dayatmadıkları sürece.

sen istiyorsun ki herkes senin gibi düşünsün. insanlar ateist/deist olsun, otokontrol sağlayan içsel motivasyonlardan uzak hedonist bir yaşam tarzında yaşasın.

senin, seküler, hedonist ve içinde inanç barındırmayan bir yaşamı arzulaman; "temel hak" ama benim bu tarz yaşamı yaşamak istememem; "yobazlık ve gericilik" öyle mi?

ülkenin en okumuş, ilerici, kendini geliştirmiş, aydın ve medeni kesimi; kendisi gibi düşünmeyen insanların giyeceği elbisesinden tut, okuyabileceği okuluna kadar kendi karar vermek istiyor.

kıyamam! ne kadar da çağdaş ve ilerici insanlar.!

edit: benim nazarımda küfür ve ya hakaret niteliğinde sarf edilmemiş olan bir sözün; başka bir insanı incitmesini asla istemem. öyle bir niyetle yazan bir insan değilim.

insanların fikrine/değerine/inancına/kutsalına saldırarak psikolojik olarak "tatmin" olma gayretinde bir insan değilim.

küfür ve hakaret peşinde olsam; bu sözlükte yazma gereği duymam.!
devamını gör...

unicornlar. dünya çok daha güzel daha tozpembe olurdu.
edit: vazgeçtim olmazdı. insanlar çok kötü bu sefer de her yer unicorn kanı olurdu.
devamını gör...

sınıfça voleybol oynarken gelen topu hep ona doğru atmaktır.
devamını gör...

binlerce yıl önce hindistan’da bulunan hay bulunmaz olaydı dediğim elmasın işlenmiş halidir.
taşın büyüklüğüne, rengine göre fiyatlandırılır. makbulu beyaz ve büyük olanıdır. bir yatırım aracı olarak kullanılmamalıdır.
devamını gör...

prime üyelikle birlikte izlemeye başladığım, henüz 2. sezonun ortasında olduğum dizi. bence konusu çok ilginç, büyük beklentiler yarattı bende ama gidişattan hoşnut değilim. bu konu çok daha güzel işlenebilirmiş gibi geliyor bana

--! spoiler !--

iki sebebi var hoşnutsuzluğumun:

1) bizim izlediklerimiz gibi kendini yanlışlıkla bütün atraksiyonun ortasında bulan ama hiç de bir şey bilmeyen sıradan insanları ana karakter yapacaklarına
- atraksiyonsuz matraksiyonsuz gerçek sıradan insanları ana karakter yapıp distopik yaşamı çok daha güzel anlatabilirlermiş; veya
- berlin'deki reich yönetimi, hitler'in sağ kolları veya yerel yöneticiler vs. gibi gerçekten önemli pozisyonlardaki karakterleri konu alıp, aslında "sıradan" olan insanların bu korkunç otokrat yönetim altında şeytanileşmesi ve güç manyağı olmasını, aldıkları zor kararları vs. anlatabilirlermiş (bkz: the banality of evil)
belki de ana karakterlere çok bağlanamadığımdan böyle düşünüyor olabilirim, bilemedim.

2) bakın doğru mu bilmiyorum ama burası çok spoiler - konumuz gittikçe paralel evrenler arasında geçiş vs. gibi olağanüstü konulara doğru ilerliyor. şimdi senin dizinin zaten hiçbir olağanüstü olaya bile girmesen çok ilgi çekici bir konusu var, e paralel evren konusunu zaten çok güzel işlemiş diziler filmler de var - örneğin fringe (dizi) - sen şimdi niye illa ki bu iki güzel konuyu birbirine karıştırıp çorba ediyorsun ki? bildiğin ananaslı pizza olmuş bu, çok seven 3-5 insan çıkar ama ne gerek var bu riski almaya?

--! spoiler !--

neyse, inşallah yanılır, burada döşediklerimi bir bir yutarım. he bu arada diziyi hiç beğenmemiş olsam bu kadar yazmaya uğraşmazdım, güzel dizi yani.
devamını gör...

bilmiyorum burası bunu yazmak için doğru yer mi ama..

"geçen gün annem banyodaki havluyu değiştirmem için temiz havlu verdi ve verirken de gülümseyerek:

-al bunu as oraya baban yeni havluyu görünce mutlu olur. seviyo o böyle yeni şeyleri.
dedi.

o an aklıma sadece bir kişi geldi ve koyayım dünyanın derdine tasasına benim şu dünyada tek istediğim şey onunla 30 yılı devirdikten sonra benim için aynı şeyi söyleyebilecek kadar sevmesi dedim kendi kendime."

hayat kısa. herkes gerçekten sevdiği ve sevildiği biri ile bir ömrü paylaşmak ister. dünyada en büyük zenginlik hayatınızdaki insanlardır. umarım doğru olduğunu düşündüğünüz kişiyi bulursunuz ve bulduktan sonra onu kaybetmezsiniz. bunun için ne gerekiyorsa yapın..
devamını gör...

çamaşır asarken şahsi iç çamaşırları diğerlerinden bağımsız asmak. aileden birinin kıyafetinin çamaşırlarıma temas edeceği düşüncesi beni boğuyor.
devamını gör...

küçücük çocukların omzuna hiç taşıyamayacağı sorumluluklar yükleniyor çoğu zaman. tabii bu demek değildir ki her stresli olan çocuk intihar eder. intihar o kadar karmaşık bir konu ki, hele söz konusu çocuklar ise daha karmaşık bir hal alıyor.

bu habere bakacak olursak; anne ve babanın, çocuğun üzerinde oluşturdukları baskı, çocuğu hayal kırıklığına uğratmış olabilir, depresyona sokmuş ve/veya onu öfkelendirmiş olabilir. tabii o öfkeyi de bedenine yansıtıp ani bir kararla böyle bir girişimde bulunmuştur. belki de travma yaşamıştır. direkt ''baba kızdı diye böyle oldu'' demek babayla empati kurdurduğundan kalbimi acıtıyor fakat çocuğun üzerinde ister istemez baskı kurulduğu da bir gerçek.

bundan sonrasında neler yapılmalı peki biraz da bilgim dahilinde ona bakalım; türkiye'de ve dünyada çocuklarda en çok görülen intihar yaş aralığı 15-19 olarak kaydedilmiş. fakat ne yazık ki bu yaş 9'a da düşmekte, bu örnekte gördüğümüz gibi 12 olarak da görülmekte. ilk olarak, çocukla güvenilir bir ilişki kurmak çok önemli. her şeyinde onu korkutmamak, kısıtlamamak gerekiyor. tabii ki devir kötü ve aileler çocuğunu koruma içgüdüsü duyuyor fakat bu, çocuk üzerinde baskı kurmadan yapmaya çalışılmalı.
ikinci olarak, her şey not ve ders değil! küçücük çocuklara bunun için kızmak hatta psikolojik ve fiziksel şiddet uygulamak, geri alamayacağınız büyük sorunlara yol açabilir. disiplin adı altında çocukta baskı kurulmamalıdır, onlar sadece çocuk. konuşarak anlatmaya çalışılmalı bazı şeyler, ve hep konuşulmamalı. çocuğun da konuşmasına izin verilmeli. anlattıkları dinlenmeli ve anlatmadığı şeyler için ısrar edilmemeli. başka bir gün tekrardan tatlı bir şekilde öğrenmek istediğinizi sorabilirsiniz ya da çocuğunuzda bir sorun olduğunu, bazı şeyleri içine attığını düşünüyorsanız psikoloğa da götürebilirsiniz.
üçüncü olarak, bir çocuğun intiharı düşündüğü; ölüm veya intihar hakkında sıklıkla konuşmasından, aile ve arkadaş çevresinden uzaklaşmasından, suçlu-değersiz hissetmesinden, depresyona girmesinden anlaşılabilir. tekrar belirtme ihtiyacı duyuyorum, bu tarz şeyleri gösteren herkes intihar edecek diye bir şey mümkün değil, zaman zaman hepimiz yaşıyoruz çünkü. fakat çocukta bu şeyler gözlemlendiğinde daha dikkatli davranmak, önlem almak ve psikoloğa götürmekte kesinlikle fayda var.
devamını gör...

aslında gayet bonkör sayılabilecek bir puanlama algoritması var. az önce baktım celal ile ceren gibi çöp bir filme 2.9 puan çıkmış, şaşırdım doğrusu.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim