ben ne diyorum kemanım ne çalıyor
dolapdereli sabri abi'nin, " yahu ben ne diyorum, bu fındık ne diyor be" repliğini hatırlatmıştır. güldürmüştür.*
devamını gör...
kırpık
evinin içini deli gibi merak ettiğim çocukluğumun karakterlerindendir.
devamını gör...
2021'de kaos günleri kapıda
nüfus planlamasını zorunlu kılacak günler geliyor. bu kadar tüketen bir dünyada 1 milyar insanı geçmemek lazım diye düşünüyorum. zaten devletler önlem almaz ise kıt kaynaklar sebebiyle insanlar birbirini öldürür ve sonuç yine aynı kapıya çıkar orası ayrı.
devamını gör...
beyin yakan tramvay ikilemi
önce beş kişiyi öldürür daha sonra treni geri çevirip tek kişinin de üstünden geçerim. beni ikilemde bırakmayın arkadaşım. ya herkes yaşasın ya herkes ölsün. haksızlık olmasın.
devamını gör...
tayyip erdoğan'ın 30'dan önce evlenilmiyor demesi
liseyi bitirmeden 18, üniversiteyi bitirmen 23, hadi bitirdin düzenli bir iş bulman şanslıysan 25, evlenmek isteyen birini bulup evlenmen de 30 yaşı buluyor zaten. hesaplara göre de bir sorun yok görünüyor. ideal evlilik yaşı ergenliğe giriş olarak görülüyorsa onu bilemeyiz tabi. beyin gelişiminin bile 25 yaş civarı tamamlandığı bilim insanlarınca ispatlanmış sizin derdiniz ne acaba anlasak ?!
devamını gör...
boş insanların ortak özellikleri
sokak jargonuna göre sevgililerinin olmamasıdır.
devamını gör...
kuzen
bizdeki karşılığı kardeş olan kelime. kardeş olarak büyütüldük hepimiz. hitap şekli de direkt abla/abi bu yüzden. nasıl ki kardeşler arasında anlaşmazlıklar veya kırgınlıklar varsa, o da oluyor zaman zaman elbette. her zaman iyi olacak değiliz ya.
devamını gör...
yarıda bırakılan kitaplar
yarıda bıraktığım kitabı sorgulatan başlıktır. fakat asla bulamadım.
devamını gör...
zaytung
aynı zamanda, almanca gazete manasına gelen kelimenin okunuşu.
devamını gör...
ashcan ekolü
ashcan ekolü ya da ashcan okulu olarak bilinen bu sanat akımı 1900-1915 yılları arasında new york city'de ortaya çıkmıştır.
kentsel konuları, karanlık renklerle ve hareketli fırça darbeleriyle resmetmişlerdir. ressam robert henri önderliğinde ortaya çıkan bu sanatçı grubu göçmen ve işçi sınıfı yaşamının sanatsal değerine ve elitist bir idealden ziyade gerçeği tasvir eden bir sanata inanıyordu. bu konular zamanı için devrim niteliğindeydi. resim tarzları ise 17. yüzyıl ispanyol ve hollanda sanatının gerçekçiliğinde ve ayrıca 19. yüzyıl fransız resminden etkilenmiştir. amerika birleşik devletleri'nde ashcan okulundan önce amerikan izlenimciliği, pozitif bir tutum sergiliyor ve pek de gerçekçi olmayan bir tutumla barışçıl tasvirlerin hoş ve tatlı gösterileriyle hüküm sürüyordu. ashcan okulu'ndan sonra, daha fazla sanatçı moderniteye ve karşılaştıkları şeylere kendi verdikleri gerçekçi tepkilere odaklandı. asıl başarıları olarak, insanların dinamik enerjisine odaklanarak önceki new york ressamlarının tarzını tepetaklak etmeleri gösterilir.
grubun üyeleri john sloan, everett shinn, george luks ve william glackens gibi ressamların her biri tarz olarak birbirinden çok farklıydı fakat hepsinin ortak noktası şehri gerçekçi bir şekilde yansıtlamarı ve sanat yaşam içindir görüşünü savunmalarını. ortak ekonomik ve etnik geçmişlerine rağmen, her biri şehir sahnesine benzersiz bir şekilde yaklaşmıştır ve bu da bu sanatçı grubunu daha güzel ve farklı kılmıştır.
portrait of willie gee by robert henri

hester street by george luks
both members of this club by george bellows
kentsel konuları, karanlık renklerle ve hareketli fırça darbeleriyle resmetmişlerdir. ressam robert henri önderliğinde ortaya çıkan bu sanatçı grubu göçmen ve işçi sınıfı yaşamının sanatsal değerine ve elitist bir idealden ziyade gerçeği tasvir eden bir sanata inanıyordu. bu konular zamanı için devrim niteliğindeydi. resim tarzları ise 17. yüzyıl ispanyol ve hollanda sanatının gerçekçiliğinde ve ayrıca 19. yüzyıl fransız resminden etkilenmiştir. amerika birleşik devletleri'nde ashcan okulundan önce amerikan izlenimciliği, pozitif bir tutum sergiliyor ve pek de gerçekçi olmayan bir tutumla barışçıl tasvirlerin hoş ve tatlı gösterileriyle hüküm sürüyordu. ashcan okulu'ndan sonra, daha fazla sanatçı moderniteye ve karşılaştıkları şeylere kendi verdikleri gerçekçi tepkilere odaklandı. asıl başarıları olarak, insanların dinamik enerjisine odaklanarak önceki new york ressamlarının tarzını tepetaklak etmeleri gösterilir.
grubun üyeleri john sloan, everett shinn, george luks ve william glackens gibi ressamların her biri tarz olarak birbirinden çok farklıydı fakat hepsinin ortak noktası şehri gerçekçi bir şekilde yansıtlamarı ve sanat yaşam içindir görüşünü savunmalarını. ortak ekonomik ve etnik geçmişlerine rağmen, her biri şehir sahnesine benzersiz bir şekilde yaklaşmıştır ve bu da bu sanatçı grubunu daha güzel ve farklı kılmıştır.
portrait of willie gee by robert henri

hester street by george luks
both members of this club by george bellows
devamını gör...
yazarların sevdikleri tablolar

1937 yılında nazi uçakları ispanya'da guernica kasabasını bombalayarak yerle bir eder. 1500' den fazla sivil hayatını kaybeder.
bunun üzerine picasso bu olayı ölümsüzleştirir ve birkaç ay içinde guernica adlı bu tabloyu yapar.
tablo savaşın geride bıraktığı siyah ve kül rengiyle yapılmış, bazılarına göre 20. yüzyılın en büyük sanat eseridir. savaş karşıtı bir tablodur.
ayrıca söyle bir olay yaşanmış:
katıldığı bir sergide alman bir general picasso’ya yaklaşır ve sorar;
''bu tabloyu siz mi yaptınız''
picasso’da;
''hayır, siz yaptınız'' der.
devamını gör...
yazarların en eften püften başarıları
sözlüğün en uzun nickine sahibim. sayılır mı?
devamını gör...
cornell metodu
cornell üniversitesi’nde profesör walter pauk tarafından geliştirilen bir not tutma yöntemidir.
metod, hızına yetişemediğimiz anlatıcıyı yakalayarak etkili not tutmamızı sağlar.

1 numaralı bölüm, notlarımızı alacağımız bölümdür.
2. bölüme ise kısaltma, anahtar kelimeler gibi ipuçlarını yazacağız.
3. bölüme ise, önemli noktalar yazılır. konu ana hatları ile açıklanır.
dersi tekrar etmek için, sağ taraf kapatılarak, sol taraftaki kelimelerden notlar hatırlanmaya çalışılır. bu şekilde daha hızlı ve zamandan tasarruf edilerek çalışabiliriz.
metod, hızına yetişemediğimiz anlatıcıyı yakalayarak etkili not tutmamızı sağlar.

1 numaralı bölüm, notlarımızı alacağımız bölümdür.
2. bölüme ise kısaltma, anahtar kelimeler gibi ipuçlarını yazacağız.
3. bölüme ise, önemli noktalar yazılır. konu ana hatları ile açıklanır.
dersi tekrar etmek için, sağ taraf kapatılarak, sol taraftaki kelimelerden notlar hatırlanmaya çalışılır. bu şekilde daha hızlı ve zamandan tasarruf edilerek çalışabiliriz.
devamını gör...
samsun’da sokak ortasında eşi tarafından şiddete uğrayan kadın
ölmedim ama... ölmenin ne olduğunu yaşıyorum her gün bu ülkede.
devamını gör...
19 yaşındakilere tavsiyeler
19 yaşının bu kötü zamana ve gençleri kilitleyen pahalılığa denk gelmesi üzücü ama yine de olabildiğince eğlenmeye çalış ve bol bol okumayı da unutma.
devamını gör...
vücudunuzun sizi ele vermesi
eşim uzmanıdır.
yalnız başıma düşünecek dahi olsam "ne düşünüyon" diye yapıştırır.
burada birine kızgın yazıyım; ne oldu gerildin! birşeye gülümseyim; ne gevriyon! şeklinde beni takip etmektedir..
yalnız başıma düşünecek dahi olsam "ne düşünüyon" diye yapıştırır.
burada birine kızgın yazıyım; ne oldu gerildin! birşeye gülümseyim; ne gevriyon! şeklinde beni takip etmektedir..
devamını gör...
vazgeçmek
bir şeye veya bir insana ondan vazgeçemeyecek kadar bağlı olmak hep çok ürkütücü gelmiştir bana. sanırım en çok da bu yüzden bıraktım sigarayı. o gün bugündür de zevklerimi alışkanlık haline getirme(me) konusunda çok ihtiyatlı davranırım. "her şey ve herkesle olan bağım bir gün onlarsız da devam edebileceğim mesafede durmalı." belki biraz mazohistçe ama böyle düşünmek hem onları hem de hayatı daha değerli ve anlamlı kılıyor fikrimce.
devamını gör...
sevilen bir şiirin olmaması
benim bu. sevdiğim bir şiir yok. hatta şiir sevenlere imrenirim çünkü şiir beni nedense o kadar çok etkilemiyor. okumayı denedim ama sevmiyorum. sevmiyorum yani. olabilir.
devamını gör...
maruz kalınmak istenmeyen sorular
sinirliyken sinirlendirenin ne oldu diye sorması. kırmamak için susarsın ama siniri katlar, delirtir insanı.
devamını gör...
