28 şubat normal sözlük darbesi
allah çarpsın ban yedim zannettim.
yoldaşa mesaj attım ve yoldaş olduğunu gösterip cevap verdi sakin ol lan dedi birazdan açılır kapılar dedi.
ayrıca kakasını çıkarmışız hemen başlıklar falan. ulan muzip yazarlar.
yoldaşa mesaj attım ve yoldaş olduğunu gösterip cevap verdi sakin ol lan dedi birazdan açılır kapılar dedi.
ayrıca kakasını çıkarmışız hemen başlıklar falan. ulan muzip yazarlar.
devamını gör...
yeni bir ilişkiye başlamanın önündeki en büyük engel
en büyük engel eski ilişkiyi atlatamamaktır.
devamını gör...
islamofobi
git gide arap kültürüne özenen ve benzemek için elinden gelenleri yapan cahil cühela insanların var olduğu bir ülkede yavaş yavaş edinilen fobi türüdür.
devamını gör...
normal sözlük'te tanışıp arkadaş olmak
benim tatliş bir arkadaş grubum var. bunlar ekşi' de tanışıp arkadaş olmuşlar. sonra oradan ayrılıp facebook 'ta grup kurmuşlar. buluşurlar, tatile giderler, birbirlerinin aileleri ile yakın dostlar. cok tatlı bir ortamları var.
diş hekiminden insaat işçisine, arkeologdan pazarcıya, üniversite hocasından ev hanımına; muhabbetleri ve dostlukları harika bir topluluk oluşturmuşlar.
güne beraber uyanır ( farklı ülkelerde olsalar da) beraber uyurlar.
teveccüh edip beni de aralarına almışlardı. canlarım benim çok seviyorum onları. umarım burada da bunu başaran arkadaşlar olur.
diş hekiminden insaat işçisine, arkeologdan pazarcıya, üniversite hocasından ev hanımına; muhabbetleri ve dostlukları harika bir topluluk oluşturmuşlar.
güne beraber uyanır ( farklı ülkelerde olsalar da) beraber uyurlar.
teveccüh edip beni de aralarına almışlardı. canlarım benim çok seviyorum onları. umarım burada da bunu başaran arkadaşlar olur.
devamını gör...
tarkan
tarkan 17 ekim 1972 de doğmuştur, alzey almanyada dünyaya gelmiştir.
besteci , müzik yapımcısı , şarkıcı ve aynı zamanda şarkı yazarıdır.
almanyada 6 çocuklu göçmen bir işçinin çocuğu olan tarkan sonraki yıllarda babasını kaybetti.
kardeşleri: hakan tevetoğlu, nuray tevetoğlu, handan tevetoğlu, adnan tevetoğlu ve gülay dal
daha 13 yaşındayken ailesi ile birlikte türkiye'ye göç ettiler.
1988 yılında karamürselde müzik eğitimlerine başladı.
iler ki yıllarda müzik eğitimini başarıyla tamamlayıp hemen her akşam düğünlerde şarkı söyledi.
yıldızının parlaması için 1992 de piyasaya sürdüğü yine sensiz albümümdeki sarıl bana ve selam ver adlı şarkılar da büyük etkinlik yaratmıştır.

tarkanın tanınmasında yardımcı olan ve hem bu ülkede hem de başka ülkelerde ilgi gören şarkılarından biri de asla vazgeçemem adlı eseridir ayrıca bu eserler tarkanın yurt genelinde müzik kariyeli açısından zirveye tırmanmasında en büyük etkenlerindendir.
türkiyenin ses sanatçılarından tarkan yazdığı besteler ile insanlarının gonlünü kazanmıştır.
bu sedece bir kısmı...
tarkan insanların yaşayamadıkları , hissedemedikleridir. tarkan, insanların cesaret edemedikleri, elalem ne der dedikleridir .tarkan hissedemediğimiz aşkı ,erotizmi ,heyecanı 7'den 70'ine cahilinden bilmişine ,köylüsünden şehirlisine kısacası
türkiye'ye yaşatandır.
besteci , müzik yapımcısı , şarkıcı ve aynı zamanda şarkı yazarıdır.
almanyada 6 çocuklu göçmen bir işçinin çocuğu olan tarkan sonraki yıllarda babasını kaybetti.
kardeşleri: hakan tevetoğlu, nuray tevetoğlu, handan tevetoğlu, adnan tevetoğlu ve gülay dal
daha 13 yaşındayken ailesi ile birlikte türkiye'ye göç ettiler.
1988 yılında karamürselde müzik eğitimlerine başladı.
iler ki yıllarda müzik eğitimini başarıyla tamamlayıp hemen her akşam düğünlerde şarkı söyledi.
yıldızının parlaması için 1992 de piyasaya sürdüğü yine sensiz albümümdeki sarıl bana ve selam ver adlı şarkılar da büyük etkinlik yaratmıştır.

tarkanın tanınmasında yardımcı olan ve hem bu ülkede hem de başka ülkelerde ilgi gören şarkılarından biri de asla vazgeçemem adlı eseridir ayrıca bu eserler tarkanın yurt genelinde müzik kariyeli açısından zirveye tırmanmasında en büyük etkenlerindendir.
türkiyenin ses sanatçılarından tarkan yazdığı besteler ile insanlarının gonlünü kazanmıştır.
bu sedece bir kısmı...
tarkan insanların yaşayamadıkları , hissedemedikleridir. tarkan, insanların cesaret edemedikleri, elalem ne der dedikleridir .tarkan hissedemediğimiz aşkı ,erotizmi ,heyecanı 7'den 70'ine cahilinden bilmişine ,köylüsünden şehirlisine kısacası
türkiye'ye yaşatandır.
devamını gör...
sesler adacığı
bir robert louis stevenson kitabıdır.
jorge luis borges üstadın bir araya getirdiği babil kitaplığının nadide bir parçasıdır bu kitap. belki daha önce de yazmışımdır, tam olarak hatırlamıyorum. ama yine yazayım: robert louis stevenson bir düş imalatçısıdır. bu öykü kitabını okuduğunuz zaman siz de öyle olduğuna ikna olacaksınız.
bazı kurgu karakterler gerçektir. mesela bir gün oturma odanızda don quixotte ve sancho panza’yı oturup hararetli bir şekilde tartışırken, tinker bell ve peter pan’i uçarak kavga ederken ve holden caufiled’ı cam kenarında sigara içip herkesi phony ilan ederken görebilirsiniz. buna sakın şaşırmayın çünkü siz inanmakta zorlansanız da bazı rüyalar gerçektir, değilse de gerçek olacaktır.
bunlara benzer kurgu karakterler olan doktor jekyll ve mr. hyde’ın yaratıcısı olan stevenson bu öykü kitabında da benzer karakterler yaratmış. beni en çok etkileyen öykünün adı markheim ve markheim bir nevi dr. jekyll ve mr. hyde hikayesi. ve en az o öykü kadar etkileyici.
eğer fikirlerim sizin için önemliyse bu kitabı izlemeden ölmeyin derim.
jorge luis borges üstadın bir araya getirdiği babil kitaplığının nadide bir parçasıdır bu kitap. belki daha önce de yazmışımdır, tam olarak hatırlamıyorum. ama yine yazayım: robert louis stevenson bir düş imalatçısıdır. bu öykü kitabını okuduğunuz zaman siz de öyle olduğuna ikna olacaksınız.
bazı kurgu karakterler gerçektir. mesela bir gün oturma odanızda don quixotte ve sancho panza’yı oturup hararetli bir şekilde tartışırken, tinker bell ve peter pan’i uçarak kavga ederken ve holden caufiled’ı cam kenarında sigara içip herkesi phony ilan ederken görebilirsiniz. buna sakın şaşırmayın çünkü siz inanmakta zorlansanız da bazı rüyalar gerçektir, değilse de gerçek olacaktır.
bunlara benzer kurgu karakterler olan doktor jekyll ve mr. hyde’ın yaratıcısı olan stevenson bu öykü kitabında da benzer karakterler yaratmış. beni en çok etkileyen öykünün adı markheim ve markheim bir nevi dr. jekyll ve mr. hyde hikayesi. ve en az o öykü kadar etkileyici.
eğer fikirlerim sizin için önemliyse bu kitabı izlemeden ölmeyin derim.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
esra erol'da 23 yaşında bir kız, biyolojik annesini aramak için çıktı. söylediği bir söz, beni derin düşüncelere sevk etti. "annemi bulmak istiyorum çünkü bunca sene bensiz nasıl devam edebildi?" dedi. valla kızım, insan ilişkilerinin özü bana göre bu sözde yatıyor işte.. bazı insanlar, yaşadıkları olaylardan sonra devam edemez hale geliyorlar yani zaman bir şekilde akıyor ama aslında ruhen o yaşadıkları travmatik olayda takılı kalıyorlar.. bedeni şimdiki zamanda ama ruhu halen o anda takılı.. bu kızcağızın ruhu da halen terk edildiği anda takılı kalmış ki benim de benzer bir terk edilme travmam var, o yüzden onunla duygudaş olduğumu hissediyorum. bazıları ise o kadar umursamaz ki etrafındakilerde ne tür yaralar açtıklarından habersiz bir şekilde sanki hiçbir şey yaşanmamış gibi hayatlarına devam edebiliyorlar... devam etmekte zorlananları da en çok böyle duygusuz şekilde hayatına devam edebilenler yaralıyor.. ama kızım hem sana, hem de içimdeki kıza tavsiyem: "sen hayatına devam edeceksin ama hepsinden daha da güçlü bir şekilde devam edeceksin, çünkü heybende seni bugünlere getiren acın, artık seni sen yapan kimliğe bürünmeni sağlayacak, seni büyütecek.. kendini, sana değer vermeyenlerin gözünden görmeyi bırakacaksın.. içindeki cevheri ortaya çıkaracaksın..."
devamını gör...
asklepios
yunan mitolojisi'nde tıbbın ve sağlığın tanrısıdır.
asklepios'a hekimlik sanatını öğreten de kheiron'dur. kherion doğada yaşayan, doğanın sırrına ermiş bir at adamdır. sağlığın kaynağı da doğadadır. asklepios böylece usta bir hekim olarak yetişir. asklepios'un kheiron'a verilmesi de oldukça ilginç bir hikayedir.
--- alıntı ---
teselya kralı’nın kızı koronis tanrı apollon ile ilişkiye girer ve ondan gebe kalır. ne var ki, tanrının çocuğunu karnında taşırken arkadya’dan gelen bir yabancıyı da yatağına alır. bu haberi tanrıya kutsal kuşu olan karga verir.apollon kız kardeşi artemis'i koronis'i cezalandırmak üzere görevlendirir. artemis de kadını bir odun yığınının üzerinde diri diri yanmaya mahkûm eder. o ateş öyle büyüktür ki, o zamanlar köpükler gibi ak olan karga tüyleri, o günden sonra is karası rengi olur. kadın alevler üzerinde can vermek üzeredir ki; apollon çocuğunu koronis’in karnından alır. çocuğu yetiştirmesi için at adam kheiron’a verir.
bu olay hekim-tanrının son anda kurtarıcı olarak yetişmesinin simgesidir.
--- alıntı ---
bugün tıbbın simgesi olarak bildiğimiz yılan dolanmış asa da asklepios'un asasıdır. asklepios bu asasını hiç yanından ayırmaz, her yere onunla gidermiş. bu asa onun hastadan hastaya yorulmadan koşmasına yardım edermiş. daha da ileriye giderek bu asa ile ölüleri diriltmeye de çalışmıştır. bu olay mitolojide şöyle anlatılır:
--- alıntı ---
tanrıça athena, gorgon canavarı öldüğü zaman bedeninden akan kanı toplamış ve asklepios’a vermiştir. gorgon’nun sağ tarafındaki damarlarda zehirli, sol tarafındaki damarlarda şifalı kan varmış. asklepios bu şifalı kanla ölüleri diriltme yoluna gitmiş.
ancak insanların ölümsüz olması fikri hem zeus'un iktidarını sarsmış, hem de yeraltınının tanrısı hades'i çok kızdırmış. ve hades kardeşini bir şeyler yapması konusunda kışkırtmış, zeus da asklepius'un başına bir şimşek fırlatarak onu öldürmüş. derler ki o an asklepius'un elinde reçete yazılı olan kâğıt toprağa düşmüş ve yağan yağmurla üzerindeki yazılar toprağa karışmış. oradan da her derde deva sarımsak bitmiş. apollon da, zeus’a yıldırımları bağışlayan kykloplar’ı öldürerek, oğlunun öcünü almış.
--- alıntı ---
asklepios ağrıları azaltan tanrıça olarak bilinen epione ile evlidir. bu evlilikten dört erkek, altı da kız çocuğu dünyaya gelmiştir. çocuklarının da sağlıkla ilgili görevleri vardır.
agleae doğal güzellikten, meditrina uzun yaşamdan, hygieia temizlik ve hastalıklardan korunmadan, aceso, panacea ve laso ise iyileşmeden sorumlu tanrıçalardır.
en önemlisi ise kızı hygieia'dır. babasının yok oluşundan sonra hekimlik sanatını devam ettirmiştir.
asklepios adına tapınaklar da kurulmuştur. atina'da, bergama'da ve izmir'de adına tapınaklar dikilmiştir. bergama'da bulunan ve asclepion olarak bilinen sağlık sitesi ise antik yunan'daki üç büyük sağlık sitesinden biri olarak kabul edilir. günümüze kadar ayakta kalan tek asklepion bergama’dakidir.
asklepios'a hekimlik sanatını öğreten de kheiron'dur. kherion doğada yaşayan, doğanın sırrına ermiş bir at adamdır. sağlığın kaynağı da doğadadır. asklepios böylece usta bir hekim olarak yetişir. asklepios'un kheiron'a verilmesi de oldukça ilginç bir hikayedir.
--- alıntı ---
teselya kralı’nın kızı koronis tanrı apollon ile ilişkiye girer ve ondan gebe kalır. ne var ki, tanrının çocuğunu karnında taşırken arkadya’dan gelen bir yabancıyı da yatağına alır. bu haberi tanrıya kutsal kuşu olan karga verir.apollon kız kardeşi artemis'i koronis'i cezalandırmak üzere görevlendirir. artemis de kadını bir odun yığınının üzerinde diri diri yanmaya mahkûm eder. o ateş öyle büyüktür ki, o zamanlar köpükler gibi ak olan karga tüyleri, o günden sonra is karası rengi olur. kadın alevler üzerinde can vermek üzeredir ki; apollon çocuğunu koronis’in karnından alır. çocuğu yetiştirmesi için at adam kheiron’a verir.
bu olay hekim-tanrının son anda kurtarıcı olarak yetişmesinin simgesidir.
--- alıntı ---
bugün tıbbın simgesi olarak bildiğimiz yılan dolanmış asa da asklepios'un asasıdır. asklepios bu asasını hiç yanından ayırmaz, her yere onunla gidermiş. bu asa onun hastadan hastaya yorulmadan koşmasına yardım edermiş. daha da ileriye giderek bu asa ile ölüleri diriltmeye de çalışmıştır. bu olay mitolojide şöyle anlatılır:
--- alıntı ---
tanrıça athena, gorgon canavarı öldüğü zaman bedeninden akan kanı toplamış ve asklepios’a vermiştir. gorgon’nun sağ tarafındaki damarlarda zehirli, sol tarafındaki damarlarda şifalı kan varmış. asklepios bu şifalı kanla ölüleri diriltme yoluna gitmiş.
ancak insanların ölümsüz olması fikri hem zeus'un iktidarını sarsmış, hem de yeraltınının tanrısı hades'i çok kızdırmış. ve hades kardeşini bir şeyler yapması konusunda kışkırtmış, zeus da asklepius'un başına bir şimşek fırlatarak onu öldürmüş. derler ki o an asklepius'un elinde reçete yazılı olan kâğıt toprağa düşmüş ve yağan yağmurla üzerindeki yazılar toprağa karışmış. oradan da her derde deva sarımsak bitmiş. apollon da, zeus’a yıldırımları bağışlayan kykloplar’ı öldürerek, oğlunun öcünü almış.
--- alıntı ---
asklepios ağrıları azaltan tanrıça olarak bilinen epione ile evlidir. bu evlilikten dört erkek, altı da kız çocuğu dünyaya gelmiştir. çocuklarının da sağlıkla ilgili görevleri vardır.
agleae doğal güzellikten, meditrina uzun yaşamdan, hygieia temizlik ve hastalıklardan korunmadan, aceso, panacea ve laso ise iyileşmeden sorumlu tanrıçalardır.
en önemlisi ise kızı hygieia'dır. babasının yok oluşundan sonra hekimlik sanatını devam ettirmiştir.
asklepios adına tapınaklar da kurulmuştur. atina'da, bergama'da ve izmir'de adına tapınaklar dikilmiştir. bergama'da bulunan ve asclepion olarak bilinen sağlık sitesi ise antik yunan'daki üç büyük sağlık sitesinden biri olarak kabul edilir. günümüze kadar ayakta kalan tek asklepion bergama’dakidir.
devamını gör...
temiz kalpli insan
ne arkadaşım arttı, ne yakınım. ne sevenim oldu, ne merak edenim. ne arayanım oldu, ne soranım. ismim bile unutuldu gitti.
onun için hiç tavsiye etmem dostlar...
onun için hiç tavsiye etmem dostlar...
devamını gör...
kafa sözlük çorabı yaptırtmam
bundan sonra yolda giderken insanların çoraplarını göz ucuyla kesicek olan adam gibi adamlar burda mı???
t: nirvanayı gördüğümüz başlık
t: nirvanayı gördüğümüz başlık
devamını gör...
sabah sabah edebi başlıklara tanım girmek
güne bir nazım, bir necip gibi başlayan yazarların yaptığı eylemdir. biz de anca yataktan sürüklenerek çıkalım..
devamını gör...
türklere özgü davranışlar
yeşil bir alan görünce hemen mangal hayali kurmak.
devamını gör...
niteliksiz edebiyat
okumayan insanların içini rahatlatmak için bulunmuş, özensiz yazarların ticari amaçlarla icra ettiği edebiyat türü. efendime söyleyeyim yok kitap kokusu, yok çay içelim, yok rakı içelim... adeta bazı kimselerce internet alemine "kitap okuyorum ben" imajı oluşturmaları için düşünülmüş bir türdür. örnek vermek gerekirse (bkz: kahraman tazeoğlu) (bkz: ahmet batman) (bkz: miraç çağrı aktaş)
kağıda yazık, matbaaya yazık, mürekkebe yazık.
(bkz: yapmayın etmeyin)
kağıda yazık, matbaaya yazık, mürekkebe yazık.
(bkz: yapmayın etmeyin)
devamını gör...
portakalı yuvarlak kesmek
güzel olduğunu kabul etmekle birlikte bir öneri de benden.
portakalı aldıktan/topladıktan sonra gazete kağıdına sarıp , soğuk bir yerde ( tercihen betona değsin ) bekletin 1-2 hafta kadar. sonrasında portakalı ekvator çizgisinden ikiye bölün ve somura somura yeyin. buna somurgaç denir. soğuk yerde ‘yataklandığı’ için portakal, kabuğundaki asit de azalır böylece somururken dudağınızı yakmaz.
portakalı aldıktan/topladıktan sonra gazete kağıdına sarıp , soğuk bir yerde ( tercihen betona değsin ) bekletin 1-2 hafta kadar. sonrasında portakalı ekvator çizgisinden ikiye bölün ve somura somura yeyin. buna somurgaç denir. soğuk yerde ‘yataklandığı’ için portakal, kabuğundaki asit de azalır böylece somururken dudağınızı yakmaz.
devamını gör...
karambol (yazar)
kim ifşa etti adamı dağıtırım lan burayı!
devamını gör...
akustik nörinom
tümör, 8. kraniyal sinirin akustik tarafında meydana gelirse akustik nörinom, vestibüler kısmında meydana gelirse vestibüler schwannom olarak isimlendirilir. iki tümörün semptomları çeşitli evrelerde çeşitlilik gösterir ve birbirinden gösterilen semptomlar ve radyolojik görüntüleme ile ayrılırlar.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlükçüm!
öncelikle herkes neden bu kadar mutsuz? tamam yaşamak öyle çok keyifli bir eylem değil ama güne bu kadar negatif de başlanmaz ki. hadi hadi gülümseyin bakayım.
olmadı şu tatlışları izleyin, hayat enerjisini ×2 kat arttırıyor.*
öncelikle herkes neden bu kadar mutsuz? tamam yaşamak öyle çok keyifli bir eylem değil ama güne bu kadar negatif de başlanmaz ki. hadi hadi gülümseyin bakayım.
olmadı şu tatlışları izleyin, hayat enerjisini ×2 kat arttırıyor.*
devamını gör...
jean baptiste monnoyer
jean baptiste monnoyer,12 ocak 1636 - 20 şubat 1699 tarihleri arasında yaşamış fransız-flaman bir ressamdı. gobelins manufactory ve beauvais manufactory gibi kanaviçe (dokuma, duvar halısı vb.) fabrikalarında eserler üreten sanatçı, beauvais manufactory'de çin imparatoru için eserler üreten üç sanatçıdan biriydi. ev süslemelerinin yanında natürmort eserler de üretti. çiçekli natürmort resimleri çağdaşlarının (botanik illüstratörlerin) bilimsel yaklaşımlarını değil; süslü, stilistik sanatsal yaklaşımları içeriyordu. sanatın yayılması ve popülerleşmesi için eserlerini desen kitapları şeklinde dekoratif amaçlı yayınlıyordu. bu tarz halılar, dokumlara ve nakkaşlar bir dönem fransa'sında hala belirgindi.
hôtel lambert, château de meudon gibi binaların duvar süslemelerinde, dekorlarında çalışan baptiste, ''académie royale de peinture et de sculpture'' denen resim ve heykel akademisine de alınmıştı. duvar süslemeleri sırasında rené-antoine houasse ve hyacinthe rigaud gibi sanatçılar ile işbirliği halinde olan baptiste farklı şatolarda, kalelerde işe alınmıştı. eserlerin insanlar ile buluşturulduğu ünlü paris salonunda 1673 yılında eserleri sergilendi. ingiltere'ye giden sanatçı burada da çalışmalarına devam etti. montagu house'un süslemelelerinde çalıştı. 1699 yılında londra'da hayatını kaybetti. 18. yüzyılda eserleri popülerdi ve yaşadığı dönemde de üretken bir sanatçıydı. eserlerinin çoğu koleksiyonlara alınıyordu ve ünü, müşterileri çok fazlaydı.
jean baptiste monnoyer'in oğullarından biri olan antoine monnoyer de 1670 – 1747 yılları arasında yaşamış bir ressamdı. andien de clermont'un öğretmeniydi ve genç baptiste olarak anılırdı.
kaynakça ve daha fazlası: getty,edu, museothyssen.org, wikipedia, doaks.org,
hôtel lambert, château de meudon gibi binaların duvar süslemelerinde, dekorlarında çalışan baptiste, ''académie royale de peinture et de sculpture'' denen resim ve heykel akademisine de alınmıştı. duvar süslemeleri sırasında rené-antoine houasse ve hyacinthe rigaud gibi sanatçılar ile işbirliği halinde olan baptiste farklı şatolarda, kalelerde işe alınmıştı. eserlerin insanlar ile buluşturulduğu ünlü paris salonunda 1673 yılında eserleri sergilendi. ingiltere'ye giden sanatçı burada da çalışmalarına devam etti. montagu house'un süslemelelerinde çalıştı. 1699 yılında londra'da hayatını kaybetti. 18. yüzyılda eserleri popülerdi ve yaşadığı dönemde de üretken bir sanatçıydı. eserlerinin çoğu koleksiyonlara alınıyordu ve ünü, müşterileri çok fazlaydı.
jean baptiste monnoyer'in oğullarından biri olan antoine monnoyer de 1670 – 1747 yılları arasında yaşamış bir ressamdı. andien de clermont'un öğretmeniydi ve genç baptiste olarak anılırdı.
kaynakça ve daha fazlası: getty,edu, museothyssen.org, wikipedia, doaks.org,
devamını gör...
unutulamayan reklam sloganları
on yüz bin milyon baloncuk yuttum.
devamını gör...
şu an duymak istediğiniz söz
tatil bileti aldim. hazirlan yarin yola cikiyoruz..
devamını gör...