hayır oyu verdiğim anket. eksi butonu gelirse insanlar kendileri gibi düşünmeyen herkese eksi basar. özellikle siyasi başlıklarda yok ak troll yok bok troll muhabbeti başlar. gerek yok. böyle iyi bence.
devamını gör...

sadece dahil olmak istemiş.. bizde varız bizi unutmayın demiş sevgili yazar.. ne kadar da ilkelsiniz.. heterosunuz diye hiçbirinize küçük altın takmiyorlar..
devamını gör...

insanların haddini bilmezliğinden bıktım.
devamını gör...

gerçek bir hikayeden esinlenilen film. 90 dakikalık tek oturuşta bitirilebilecek ama bitirildiğinde insanın aklında çok uzun süre yer edebilecek bir film. (bkz: nejat işler) oyunculuğu bu filmde de kendini belli ediyor ve kaliteyi bir tık daha yükseltiyor. psikolojiniz sağlam değil, yaşınız küçük veya olaylardan kolay etkilenen bi tipseniz kesinlikle izlemeyin. sonra bara gidemez, sokağa çıkamaz hale gelirsiniz aman diyim *
devamını gör...

tam adı ebu'l kasım halef ibn abbas ez-zehravi olan ve cerrahinin babası olarak nitelendirilen müslüman bilim insanı. avrupalılar kendisini abulcasis ismiyle tanır ve endülüs'te yaşamıştır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bundan neredeyse 1000 yıl önce yaptığı çalışmalarla tıp dünyasının en büyük isimlerinden biri olmuştur -ki sadece anadolu'da değil, avrupa'da da-. tıp dünyasındaki birçok ilkin asıl sahibidir. bistüri gibi çeşitli cerrahi aletleri bulmuştur.
bilinene göre günümüzde de ameliyatlarda kullanılan dikiş ipi hayvan bağırsağından yapılmaktadır ve bağırsağı ipe çevirme fikrinin sahibi de yine el zehravi'dir.
devamını gör...

günaydın sözlük, günaydın diğerleri.

aldanma çocuksu mahzun yüzüne, çok fena bu zilli, mama yedi, diğer kedilere rahat vermedi, çorbalardan mercimek var, çay biraz sonra, bahçelerde börülce.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mavi gözlü devimizdir. romantik devrimci türk şair ve yazarımızdır.
şiirleri ve yazıları yüzünden kendisine bir çok dava açılmıştır.
1925 ankara istiklâl mahkemesi davası
1927-1928 istanbul ağır ceza mahkemesi davası
1928 rize ağır ceza mahkemesi davası
1928 ankara ağır ceza mahkemesi davası
1931 istanbul ikinci asliye ceza mahkemesi davası
1933 istanbul ağır ceza mahkemesi davası
1933 istanbul üçüncü asliye ceza mahkemesi davası
1933-1934 bursa ağır ceza mahkemesi davası
1936-1937 istanbul ağır ceza mahkemesi davası
1938 harp okulu komutanlığı askerî mahkemesi davası
1938 donanma komutanlığı askeri mahkemesi davası
istanbul, ankara, çankırı ve bursa cezaevlerinde 12 sene kalmıştır.

aşka aşık adamdır.

'' dörtnala gelip uzak asya'dan
akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket, bizim.
bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benzeyen toprak bu cehennem, bu cennet bizim. kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu, bu dâvet bizim....

yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim''

''nasıl etmeli de ağlayabilmeli
farkına bile varmadan?
nasıl etmeli de ağlayabilmeli
ayıpsız,
aşikare,
yağmur misâli?
neylersin alışkanlık,
için kan ağlarken yüzün güler,
dikilitaş gibi dinelirsin yine.
yavrum, erişmek ne müşkülmüş meğer,
anneler gibi ağlamanın yiğitliğine?''
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
yahudi halkı almanya'dan kaçıp filistin bölgesine geldiğinde işte böyle yalvarıyodu, umutlarımızı mahvetmeyin diye. böylesine sümsük, korkak insan sürüsüne bu kadar zaman sessiz kalmış olmak kendi rezilliğimizin büyüklüğünü ifşa ediyo.
devamını gör...

başlıktaki çizimler tek kelimeyle mükemmel . ellerinize sağlık diyorum her birinize. ben de arada kafa dağıtmak için * karalıyorum bir şeyler. bugün* birkaçını paylaşmak istedim sizlerle ama her an silebilirim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

klimalı sınıf mı olur diye sorgulamama sebep olan başlık.
devamını gör...

hayatta sadece siyah ve beyazın olduğunu düşünen dar görüşlü insanların anlayışıdır. ikisinden biri olmakla beraber ikisinin arasında da olabilir ve hatta ikisinin tamamen dışında da olabilirsin. bu şey gibi, bir şeyi seviyor olmamak onu sevmiyor olduğun anlamına gelmez. seviyor ya da sevmiyor olmak zorunda değilsin, nötr olabilirsin. ya da bir düşünceye sahip değilsen illa onun tam zıttı olan düşünceye sahip olduğun anlamına gelmez. zıtlıkların birbirini doğuruyor olması birinden birine illa sahip olmanızı gerektirmez. hiçbir şey bu kadar basit değil.
devamını gör...

an itibarıyla içinde bulunduğum durumdur.

peki artık umurumda mı? yoooo...

artık habitatım burası benim, fazlasıyla adapte oldum bu allahsız sözlüğe.

yine de eski sabırsız günlerimin hatırına birkaç tanım girmezsem ayıp olur, üvey evlat misali ayda yılda bir yazalım bakalım.

bunca yıldır almadığın hataydı ekşicim. yemin olsun bir tane geri zekalı bırakmazdım şimdiye oralarda. ama n'apcan işte?
devamını gör...

çok ilginç remixleri var evet. bunlardan en sevdiklerim ise eğlence amaçlı yapılmış olanlar:)

işte cheems versiyonu;



miku versyon;

devamını gör...

biliyorum açgözlüyüm
ama ne tarif edebiliyorum
ne de yetinebiliyorum

biliyorum en iyi sen
tarif edebilirsin
araftaki sözleri

sanki boğulacakmışım
sanki kurtulamayacakmışım
sanki her şey bitecekmiş gibi

onlar gibi olamıyorum
keşke olsam

ama onlar gibi olmak
istemiyorum

zamansız bir gaflet
belki de ihanet
ama en çok da
tatlı bir rüyaya hasret
devamını gör...

28 temmuz 1976 yılında, çin halk cumhuriyeti'nin kuzey batısında gerçekleşen, çin ve dünya tarihinin benzersiz gördüğü bir depremdir. nedeni ise bu depremde yaklaşık olarak 650 bin kişinin ölmesidir.

35 kilometre uzunluğundaki tangshan fayı 28 temmuz günü tangshan'ı yalnızca 16 saniye boyunca 7,2'lik bir şiddetle sallamıştır. lakin uzmanlara göre ölçülen asıl şiddet 12 civarıdır. 16 saat sonra 7,1'lik artçının gerçekleşmesiyle ağır darbe alan binalar da yıkılmış, şehir yerle bir olmuştur. fayın enerjisini ölümcül yıkımlarla boşaltmasına ise amurian tektonik levhası'nın avrasya tektonik levhası'nın altına girmesi sebep olmuştur. ilk depremde 400 bin kişi, ikinci depremde 250 bin kişi ölmüştür.

779 bin kişinin yaralandığı depremde birçok şahsın el, kol ve bacak gibi uzuvları kesilmiştir. 2 milyon kişiyi etkisi altına alan deprem sonrası yapılan reformlarla darbeli binalarda yıkılmış, tangshan'dan geriye yalnızca taş parçaları ve toz bulutları kalmıştır.

buradan görsele ulaşabilirsiniz.

edit: fazlaca imla.
devamını gör...

50 dakika kadar önce evimizin yanındaki erik ağacının karşısında oturuyordum. 20 metre ilerde de boyları 30-40 metre kadar olan yaprakları da geniş 3 tane aynı türden ağaçlar var. bugün hava çok sıcaktı ama akşam biraz serinlemişti. gece de rüzgar biraz daha hissettiriyordu kendini ama az sonra eseceği gibi hiç esmemişti tabi.

ve işte o an: tenimi ürperten bir esinti. tenime değişinden ve kulağıma gelen uğultusundan hissediyorum rüzgarın canlılığını.

ve hemen sonra rüzgarın etkisi ile duyulan, 20 metre ilerde ki bahsettiğim ağaçların birbirlerine çarpan yapraklarının sesi. kapatıyorum gözlerimi ne bir insan ne de bir araç sesi. sadece rüzgarın uğultusu ve ağaçların birbirlerine çarpan yapraklarının sesi. mest ediyorlar beni. sanki ağaç bir enstrüman ve gökyüzü üflemiş nefesi olan rüzgarı ve çalıyor gecenin bestesini.*
devamını gör...

mizaç gerçeğini gözardı etmeleri. oysa aynı aile ortamında büyüyen kardeşlerin bile hayata verdikleri karşılıklar o kadar farklıdır ki... onlara aynı reçeteler uygulanmamalı.

emre kongarbabam, oğlum ve torunum, 100 yıllık öykü...” kitabında, bu mizaç farklılığına kendi ailesinden güzel bir örnek verir.
kızının liseye başlamasının ilk gününde onu okula bırakan oğlu kağan, kızkardeşine şöyle der: “kendini kimseye sevdirmek zorunda değilsin.” bunu duyduğunda çok güldüğünü ifade eden emre kongar: “sen bütün eğitimini, kızlarının toplumda reddedilmemeleri ve daha rahat yaşam sürdürmeleri için ölçülü bir uyumluluk üzerine kur, ağabeyleri bunun hiç de zorunlu olmadığı konusunda onları uyarsın! onun için diyorum ki sevgili okurlarım, çocuk eğitimini ciddiye alın, tutarlı ve sistematik olun ama çok da ciddiye almayın, çünkü onlar çoğu zaman sizin istediğiniz gibi değil, kendi istedikleri gibi büyüyorlar. “ diye yazar kitabında.
lakin çok da “ciddiye alan” başarı odaklı mükemmeliyetçi ebeveynler, kendi isteklerinin, hayallerinin gerçekleşmesi doğrultusunda çocuklarına tahakküm uyguluyor. çoğu da iyi niyetli çabalardır aslında. çünkü hiç bir kuşakta pekte sağlıklı olmamış aile yapımızın ürünleri olan anne ve babaların, bir çeşit “kendi yaralı çocukluklarını temize çekme” güdüsüyle ya da motivasyonuyla yaptıkları eylemlerdir onlar.

hangi niyetle olursa olsun ilgisi, yeteneği, yönelimleri baskılanan bu çocuklar, geleceğin mutsuzluk abideleri olarak, ya toplumla küs münzevi hayatlar sürüyorlar ya da mükemmeliyetçilik takıntılarıyla bitmeyen savaşlarda heba oluyorlar.
devamını gör...

b12,d vitaminleri ile kan değerleri ve ferritin düzeyleri alarm veriyor olabilir.baktırmak gereklidir.
devamını gör...

1571 doğumlu italyan ressam. ismini doğduğu kasabadan almıştır. "michelangelo merisi caravaggio" gerçek ismidir. 6 yaşında annesini 15 yaşında babasını kaybetmiştir daha sonra hayatı bir türlü rayına girmez zaten .1584’te bergamolu bir ressam olan simone peterzano’nun yanına 4 yıllığına çırak olarak girmiş, ilk deneyimlerini lotto ve giovanni girolama savoldo (1480-1548) gibi sanatçıların yaptılarını incelemekle kazanmış, tiziano’nun öğrencisi iken venedik okulu'yla da ilişki kurmuştur. roma’da çalıştığı dönem yapıtları dramatik bir anlatım sunmayan kendi portreleri ve ölü doğa resimleridir. oldukça çalkantılı bir hayatın izlerini tablolarına yansıtmıştır . caravaggio aynı zamanda güçlü ışık-gölge kullanımı ve resimsel düzenlemeyi dramatik bir açıdan ele alışıyla barok sanatının en özgün uygulayıcılarından biri olmuştur. geleneksel resim ögretilerine ve kilisenin doktrinlerine karşı çıkmış azizleri de sıradan insanlar gibi betimleyerek belayı yine üzerine çekmiştir . zaten çalkantılı olan hayatı 1606 yılında işlediği cinayet ile iyice içinden çıkılmaz bir hâl aldıktan sonra 1610 yılında ölümü eski bir dost gibi selamlamıştır.

(bkz: david with the head of goliath) caravaggio'nun kiliseye kendini affetirmek için çizdiği fakat ne yazık ki yerine ulaştıramadan öldüğü eser olması sebebiyle bende yeri ayrıdır.

(bkz: souper à emaüs)
(bkz: bacchus)
(bkz: the seven works of mercy)
(bkz: the beheading of st john the baptist)
(bkz: scudo con testa di medusa)
devamını gör...

çok gizli bir bilginin ifşasını yapmış olan yazar beyanı.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim