2014 yazında çıkan, canım sıkıldıkça izlediğim reklam filmi.

devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
2 gündür odamdaydı gece kendini duvarlara vuruyor beni uykumdan ediyordu. dün dışarı atayım dedim perdedeydi perdeyi camdan dışarı saldım. baktım gitmiyor iyi kal hadi deyip içeri aldım. bugün elime konuverdi gezindi gezindi kaçmıyor. masaya koydum önüne de bir parça elma koyayım bakalım ne yapacak dedim. 2 saattir aynı yerde elmayı emikliyor*. evde güve besleyeceklere tavsiye niteliğindedir.
devamını gör...

- bolca evet demek. hayır kelimesi lisanımızda yok sanki.
- akşamları uykuya yakın yemek yemek
- ne olacak bu memleketin hali diye düşünmek
- esnaflık
- bugünün işini yarın halletmek.
devamını gör...

mantı içerikli tüm isimler .
sinop mantısı, kayseri mantısı, kızarmış mantı
devamını gör...

napıyorum lan ben? dediğim bir evredeyim. bir takım tabularımı tıngır mıngır yıkıyorum. suyla sabunla değil. (rahat uyuyabilmek adına oyalanırsın ya öyleli boşuna yazılan bir şeyi okuyorsun. atla bu entry’yi.)

spiritüel bir yolculuğa çıktım galiba, tam emin değilim. yola şöyle göz ucuyla bakıp hmlamışda olabilirim. yetişemediğim yirmidört saatlik zaman diliminde bazı mühim aktivitelerimi öteleyip tarot videolarına sardım. oradan spiritüelliğe atladım, kesmedi, detaylı çizilen bir pentagram ile çağırdığım cine ne emirler verilir, neler sorulur, neyi asla unutmamalısın gibim vıttırı vızzık şeyler okudum. hayır bu bilgileri kullanmayacağım. neden okuyorum? işte, bok yemek.

bir süre sırf parkeye çizmek zevkli olur diye harbiden o bulduğum sembolü kullanmak istedim. karşıma çıkacak olan çirkin, suratsız, bağırıp çağıran şeytanı ve sonrasında ondan nasıl kurtulurum’u değil de, tebeşir temizliğini düşünüp vaz geçtim bu fikrimden. sıyırmışımdır belki…

izlediğim spiri… yazmaya bile yoruluyorum artık o kadar tekrar tekrar çıkıyor ki karşıma kelime, uyuz oluyorum artık. neyse bir videoda aklımda kalan bir şey vardı. kulağım çınladı ve o esnada tonuna konsantre olup, ruhani meleğimin adını sordum. söyledi galiba çünkü çınlama iki kere daha küçük küçük tekrarlandı ama ben malım, anlamadım. anlasaydım şayet, temizlemem gereken şey tebeşir tozu olmazdı. lafın tamamı aptala söylenir. anlamışsındır diye devam ediyorum.

tarot kelimesini duyduğumda bile korkan ben, gırla video izledim ve tatlı su yalanlarına, enteresan yazılmış senaryolara denk geldim. iş hayatında başarılı olacaksam bunu ben yapıyorum, kartlar değil! neyse ortamlarını sevdiğim için bir kaç kişiyi hala izliyorum. bugün gittim iki destede ben aldım. illede olası geleceği soracağım. o kartlar bende olsa sürekli geleceği sorarım diye heveslenmiştim ve durdurulamazdım.

işleyiş videodaki gibi akmadı tabi. bir soru sordum, bir kart çektim, kartın anlamı iki sayfa anasını satıyım.

oku, oku, oku…
sor, kart çek, oku…
oku, oku, resimlere bak, kart, sor, anlam oku, ne sormuştum en başında ya? neyse, oku. anlam yükle.

akıl tabi bu sırada ruhani meleğime kayıyor, bana şuan işaret gönderirsen seni pataklarım, hologram şeklinden tutup tokatlarım vesaire diye görmediğim meleği tehdit ediyorum. eski sevgiliyi düşünüyorum, iş hayatımı, tekrar meleği derken kartları okuduğum o sırada başımın tam ortasında diken batar gibi bir sancı, ışıklarda fıkırdama, tüylerin ürpertisi, aniden gelen twitter bildirimi ve olay yeri mutfak olduğu için aniden gelen buzdolabı tıkırtısına ayar oldum. hepsini psikolojim düzenliyor bunların, sakin olmalıyım diyorum, bacağıma kramp giriyor. ışık yeniden gel-git yapıyor. elmalı çayımı bitirip kartları kartonlarına koyup, salona taşınıyorum… salon karanlık, kitabı göremiyorum diye lambayı açıyorum. normalde hiç elektrik sıkıntısı yok evimde. koltuğa yerleşip netflixten dizi açıyorum arkaplana ve araştırma safhasına devam ediyorum. yine başıma diken batıyor. uyarı yapıyor ruhani meleğim, dur sudoku, yanlış yoldasın! diyor. asıl sen dur, okumanın nesi zararlı, sanki üç rahibeyi yanıma çağırıp büyü yapıyorum?

lambayıda söndürdüm, kartları da topladım, bu işsizliğe bir son vereceğim ama ne zaman bilmiyorum. o zamana kadar kafayı kırmazsam deneyimlerimi paylaşırım.

tebeşirli çağrışımlı olay hariç, bak yazamıyorum bile. ondan tırstım ciddi manada.
devamını gör...

sen benim hiçbir şeyimsin
yazdıklarımdan çok daha az
hiç kimse misin bilmem ki nesin
lüzumundan fazla beyaz
sen benim hiçbir şeyimsin
varlığın yokluğun anlaşılmaz

galiba eski liman üzerindesin
nasıl karanlığıma bir yıldız olmak
dudaklarınla cama çizdiğin
en fazla sonbahar otellerinde
üniversiteli bir kız uykusu bulmak
yalnızlığı öldüresiye çirkin
sabaha karşı öldüresiye korkak
kulağı çabucak telefon zillerinde

sen benim hiçbir şeyimsin
hiçbir sevişmek yaşamışlığım
henüz boş bir roman sahifesinde
hiç kimse misin bilmem ki nesin
ne çok çığlıkların silemediği
zaten yok bir tren penceresinde

sen benim hiçbir şeyimsin
yabancı bir şarkı gibi yarım
yağmurlu bir ağaç gibi ıslak
hiç kimse misin bilmem ki nesin
uykumun arasında çağırdığım
çocukluk sesimle ağlayarak

sen benim hiçbir şeyimsin
devamını gör...

(bkz: kafa sözlük yazarlarının hobileri)
devamını gör...

parayı severler en çok. evet ben de severim. lan yoksa ...
devamını gör...

bir yapının ilk yapıldığı veya değişikliğe uğradığı dönemlere ait durumunu gösteren projedir.

korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli bir yapıda esaslı onarım yapılabilmesi için restorasyon projesi çizilmesi gerekir. restorasyon projesi kararlarının oluşturulabilmesi için:
1. rölöve çizilerek yapının mevcut durumu belgelenir. yapının ölçüleri, malzemeleri, hasar durumu bu çizimle gösterilir.
2. restitüsyon projesi çizilerek yapının ilk yapıldığı ve değişikliğe uğradığı dönemlerdeki durumu gösterilir.(örneğin ayasofya’nın 6. yüzyıl restitüsyon projesi, kubbenin depremde yıkılıp yükseltilerek yeniden yapıldıktan sonraki restitüsyon projesi, camiye çevrildikten sonra minare vb ilaveleri gösteren 15. yüzyıl restitüsyon projesi vb)

restitüsyon projesi hazırlanırken fotoğraflar, eski projeler, gravürler, resimler, seyyahların tasvirleri, arşiv belgeleri, yapı üzerindeki izler, araştırma kazıları sonunda ortaya çıkarılan bölümler, temel kalıntıları, yakın çevredeki ve aynı dönem yapılarıyla yapılan karşılaştırmalı çalışmalar vb.den faydalanılır. bu bilgi ve belgelerin güvenilirlik dereceleri farklı olup proje üzerinde belirtilir.

restitüsyon projesi değerlendirilerek restorasyon projesinde yapının kaldırılacak niteliksiz bölümleri belirlenir. yeterli güvenilirlik derecesine sahipse veya mimari gereklilik varsa yok olmuş bölümlerinin yeniden yapılması için altlık oluşturur.
devamını gör...

belki alakası yok ama bu ülkede bebek mamasına ilk alarm konduğu gün hepimiz öldük aslında, zombi olarak devam ettiğimiz için farkında değiliz sadece .
devamını gör...

ilk başta çok saçma gelen, fakat biraz araştırma yapılınca insanın kafasını kurcalayan, " lan yoksa..!?!" dedirten hipotez.

şimdi anunnakilerin dünyayı tohumladığını ve burada köle olarak kullanmak üzere bir ırk yarattıklarınına inanılıyor. 12 bin yıllık mumyada kol saati bulunması da bu konuları biraz daha çekici kılıyor. bu güçlü gelişmiş varlıklar, uzak geçmişte dünya’yı terk ettiler; bir gün, dünya’ya döneceklerine söz vererek. tuhaf bir şekilde, dünyanın dört bir yanındaki eski kültürlere bakarsak, "tanrılarının çoğu dünya’yı terk edip bir gün döneceğine söz verdi." şeklinde yazıtlara ulaşırız. bazı araştırmacılara ve yazarlara göre anunnaki, spiritüel uyanışı ve insan bilincinin evrimini hızlandırmak için “yanlış yaptıklarını düzeltmek” amacıyla dünya’ya dönecek.

bazı bilim insanları anunnakilerin bir dönemde dünyaya döneceklerini düşünüyor. sümer mitolojisinde anunnaki, dünya’ya gelen ve sonunda insan ırkını yaratan iyi ve kötü tanrı ve tanrıçalar grubuydu. dünya çapında birçok yazar tarafından anunnakilerin dünyaya gelmiş olduğuyla ilgili sayısız kaynak toplandı. antik bir geçmişte dünyaya gelen anunnakiler, araştırmacılar tarafından uzun bir süreden beri tartışılıyor. varlıkları ve dünya gezegenine gelişleri farklı kültürlerde sayısız metinde işleniyor, ancak bu metinlerin görmezden gelindiği anunnaki araştırmacıları tarafından iddia ediliyor.

bazı afrika kültürlerinde, dünya dışı varlıkların on binlerce yıl boyunca dünya’yı ziyaret ettiğine inanılıyor. örneğin, zulu efsanelerinde yıldızlardan gelen ziyaretçilerin altın ve diğer doğal kaynakları çıkardığını, bu kaynakların çıkarılması için köleler yarattıklarını söylüyor.
bazı kaynaklar bu tanrıların niburu’dan geldiğini söylüyor. asuriler ve babiller gezegeni ‘marduk’ olarak adlandırıyorlar. sümerler, nibiru’da bir yılın dünya’da 3.600 yıla eşdeğer olduğunu söylüyor. niburu’nun var olup olmadığı ise büyük bir tartışma konusu. güneş sisteminin dışında muazzam bir gezegenin olduğunu gösteren çok sayıda bilgi mevcut. bilim insanları bu gezegene planet x ismini verdiler.

washington post’a göre: “muhtemelen samanyolundaki dev gezegen jüpiter kadar büyük ve bu güneş sisteminin bir parçası olan, orion takımyıldızının yönünde, yeni bir gezegen abd’deki bir teleskop tarafından bulundu. ıras akademisyeni gerry neugebauer ortaya çıkan bulgulara dair, “size söyleyebileceğim tek şey, bunun ne olduğunu bilmediğimiz “dedi.
r. harrington, 1988’de astronomical journal’da çok ilginç bir yazı yazdı. harrington, dünya’dan üç ya da dört kat daha büyük bir gezegenin var olduğunu ve pluto’ya göre güneşten üç ya da dört kat uzakta bir yerde olduğunu söyledi. sunulan matematiksel modellere göre,niburu ya da planet x olarak isimlendirilen gezegen 30 derecelik son derece eliptik bir yörüngeyle hareket ediyor.

2008’de japon araştırmacılar, hesaplamalarına göre, dünya gezegeninin üçte ikisine kadar bir büyüklüğe sahip yaklaşık 100 au uzaklıkta bir “keşfedilmemiş” gezegen bulunması gerektiğini açıkladı.
birçok araştırmacı tarafından niburu’nun var olduğu öne sürülüyor. eski metinlere göre anunnaki’nin ortalama ömrünün 120 sar olduğuna, yani 120 x 3.600 ya da 432.000 yıl olduğuna inanılmaktadır. sümerlerde ortaya çıkan kral listesinde binlerce yıl boyunca hükmeden krallardan söz etmektedir. metinde, “krallığın cennetten inmesinden sonra krallık eridug’daydı. eridug’da, alulim kral oldu; 28.800 yıl hükmetti. alaljar 36.000 yıl hükmetti. 2 kral; 64.800 yıldır hükmetti. ” ibareleri bulunuyor.
sümer kral listesi hakkında en ilginç ayrıntılardan biri, ilk listenin, dünya üzerinde 241.200 yıl boyunca hüküm süren sekiz kralın, orijinal krallığın ‘cennetten’ aşağı indiği zamana dek “büyük tufan”, bu topraklarda süpürüldüğünü ve bir kez daha gökten indiklerini belirtmesi.
anunnakilerin yarattığı insan ırkıyla ilgilide araştırmacıların bazı iddiaları bulunuyor. kazakistandan bazı araştırmacıların ortaya attığı hipotez, daha gelişmiş bir dünya dışı medeniyetin farklı dünyalarda yeni hayat tohumladığı ve dünyanın da sadece onlardan birisi olduğu yönündedir.

araştırmacılar, “dna’da gördüğümüz şey, iki versiyondan, dev bir yapılandırılmış koddan ve basit veya basit koddan oluşan bir program.” araştırmacılar, dna kodumuzun ilk bölümünün dünya üzerinde yazılmadığına ve onlara göre doğrulanabilir olduğuna inanmaktadır. ikincisi ve en önemlisi, genlerin tek başına evrim / ani evrim sürecini açıklamak için yeterli olmadığı ve ‘oyunda’ bir şey daha olması gerektiği yönünde. araştırmacı makukov’a göre “er ya da geç,” “dünyadaki tüm yaşamların dünyevi kuzenlerimizin genetik kodunu taşıdığını ve evrimin bizim düşüncemiz olmadığını kabul etmeliyiz” dedi. bu bilimsel bulguların sonuçları, insanlara benzeyen uzaylılarla temas kurduğunu iddia eden diğer kişiler ve gözlemciler tarafından ortaya atılan iddiaları güçlendiriyor. insan benzeri uzaylılar insan evrimi için gerekli bazı genetik materyali dünya insanı için sağlayabilir.
amerikalı bir new age edebiyat yazarı olan ve 2012 olayı hakkında yazan ve yeryüzünün manyetik kutupluluğunun tersine döneceği iddiasıyla kaydedilen greggbraden’e göre, sadece “açık” kodumuzda bulunan 64 kodundan 20’sine sahibiz. biri, “neden yaratılışın kaynağı, dna’nın çoğunu kapatarak genetik yeteneklerimizi sınırladı” diye sormalı. ortaya atılan bir teoriye göre dna’mız anunnaki yaratıcılar tarafından kontrol içerisinde kalabilmemiz için sınırlandırıldı.

birçok araştırmacı anunnaki’nin milyonlarca yıldır ‘bizi kontrol eden’ kişiler olduğuna inanıyor ve insanoğlunun gerçek genetiğini onların bildiğini düşünüyor. çoğu yazar, bir gün dönmeyi vaat eden sayısız kültürde bahsedilen tanrı olabilecek anunnaki’nin, insanın yaratıcıları oldukları için bizi tamamen kontrol edebildiğini iddia ediyor.
devamını gör...

(bkz: vincent van gogh)'un hayatının son 10 yılını tabloları ve alıntılarıyla sunan, müziğin ve van gogh'un sanatının dört duvarda gösterilerek sizi sarmaladığı, çerçevesiz dijital sanat sergisi. şimdiye kadar dünyada 50 şehri dolaşan gezici sergi, 2012'de istanbul ve ankara'ya uğramış. ben kraków'da denk gelmiştim. gördüğüm en yaratıcı ve ilginç sergidir.
merak edenler için buradan
devamını gör...

"dinleyeni olmadığından değil anlayanı olmadığından sessizleşir insan."
osho
devamını gör...

izlerken inanılmaz eğlendim emeğinize sağlık. böyle güzel işler sözlüğe olan inancımı günden güne arttırıyor. harikasınız.
devamını gör...

postpartum kanamaların tedavisinde kullanılan ayrıca ek olarak variant anjina tanısında kullanılan dopaminerjik etkili ergot alkaloidi ajandır.
doğum indüksiyonunda kullanılmaz.
devamını gör...

biri beni övünce aşırı utanıyorum. hemen o ortamı terk etmek geçiyor içimden.
devamını gör...

dalin şampuan.
devamını gör...

rap muzik yaptığını sanan tayfa'nin alayı.
devamını gör...

sayılır mı bilmem ama komşumuzun kayısı ağacını soymuştuk. olay şöyle gelişti; bir gün kuzenlerimle mahallede otururken malum kayısı ağacı dikkatimizi çekti. "aa ne kadar güzel görünüyor, kocamanlarmış.." tepkileri eşliğinde içimize bir merak düştü. 'acaba tadı nasıldı'. tabi çocuk aklıyla izinsiz koparıp yemenin iyi bir şey olmadığını bilmiyorduk. büyük bir neşeyle neredeyse ağaçtaki tüm kayısıları yaptık ve gururla eve götürdük. sözde düşünceli çocuklar olup evdekilerle beraber yiyecektik. eve götürünce annem haliyle "nerden topladınız bunları?" diye sordu. bizde masumca "karşı komşu varya onların bahçesinden" demiştik. annem biraz kızdıktan sonra güzelce anlatmıştı yaptığımız şeyin çok yanlış olduğunu. kayısıları da götürüp komşuya iade etmiştik. o zaman çok utanmıştım.
bu arada o kayısıların tadı nasıldı acaba, hiçbir zaman öğrenemiyeceğim.
devamını gör...

cam ne katı ne de sıvıdır. ikisinin arasında bir madde formu olan amorf yapıdadır. atomları çok yavaş "aktığından" sıvı gibi görünmez ama tam bir katı kristali düzenine de sahip değildir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim