normal sözlük t-shirtleri
kurbanlık koyuna girer gibi ortaklaşa tişörte girebileceğimiz, fifty fifty karma puanını benimle paylaşmak isteyen bal porsukları aranıyor. tişörtün giyilecegi günleri aramizda ortaklaşa konuşuruz. ankaraiçi yazarlar dm kutuma beden ölçülerini yazabilir. m- l beden üstü yazmasin.
şaka maka
20 000 karma puani nedir be? sözlüğün sol güney cephesinden arsa mı alıyoruz sayın yoldaş bey?
şaka maka
20 000 karma puani nedir be? sözlüğün sol güney cephesinden arsa mı alıyoruz sayın yoldaş bey?
devamını gör...
ölmesi gereken türk gelenekleri
yaşlıya saygı. saygı yaş ile kazanılmaz hak edilir, şuursuz şuursuz konuşan herkesi sırf yaşlı diye tepemize çıkarmayın.
ek olarak bu başlığa yazılmış çoğu tanımı beğendim,bitin artık berbat gelenekler kurtulalım sizden
ek olarak bu başlığa yazılmış çoğu tanımı beğendim,bitin artık berbat gelenekler kurtulalım sizden
devamını gör...
bir evin huzurlu olduğunu gösteren detay
o evde yaşayan çocukların ve evcil hayvanların mutlu olması.
devamını gör...
çocuk kitabında babayla kızın evliliğinin meşru gösterilmesi
midem bulandı gerçekten. bu kitaplar basılmadan önce denetlenmiyor mu ya? nasıl böyle bir kitap piyasaya sürülebilir, yayınevi nasıl bu kitabı basmayı kabul etmiş? nasıl bir ülke olduk biz? pes doğrusu.
devamını gör...
başkasının telefonunu kurcalamak
ne olursa olsun, kim olursa olsun hadsizliktir. saygının ne olduğunu bilmeyen, idrak edemeyen birinin yaptığı yanlış bir davranıştır.
devamını gör...
intihar edenlere ergen denilmesi
sizin yapmayacağınız bir davranış diye ergen sıfatı yapıştırmak çok kırıcı ve kabayken, hayatını sonlandırma kararı vermiş insanlara nasıl böyle denilebilir anlayamıyorum. kolay mı kendi canına kıymak?
devamını gör...
günaydın sözlük
güüüüüüüünnnnnaaaaaayyyydddıııınnnn!
uzun bir aradan sonra ve özel istek olan seda sayanca günaydın ile karşınızdayım!
şiş gözlere rağmen inadına enerjik olmaya çalışan, saya söve işe yetişen, yavrularını okula gönderip evin işiyle maratonu başlatan herkese kocaman günaydınlar! öpüldünüz!
uzun bir aradan sonra ve özel istek olan seda sayanca günaydın ile karşınızdayım!
şiş gözlere rağmen inadına enerjik olmaya çalışan, saya söve işe yetişen, yavrularını okula gönderip evin işiyle maratonu başlatan herkese kocaman günaydınlar! öpüldünüz!
devamını gör...
konya depremini kimsenin umursamaması
mal ve can kaybı olmadığından umursanmayan deprem.
8 şubat gece 1 sularında olan sivas-kayseri depremini de kimse umursamadı.
8 şubat gece 1 sularında olan sivas-kayseri depremini de kimse umursamadı.
devamını gör...
denizanası kelimesinin çoğulu
denizler anası.
devamını gör...
insanların hayatına karışma sorunsalı
zamanında hayatına müdahale edilmiş, özgürlüğü bir nevi kısıtlanmaya maruz kalan insanların, çevresindeki insanların kendinden kısmen daha özgür bir hayatı olduğunu gördükçe, "ben yapamadım, sende yapma" gibi düşünceye sahip olmasıyla ortaya çıkan sorundur. kısaca kendisi ile karşısındaki insanı ölçmektir.
devamını gör...
birçok yazarın siyasi başlıklara değinmemesi
bıktık bıktık.
devamını gör...
her daim yanında şiir okuyan sevgili
allahım,sen nasip etme..
devamını gör...
karşıdan karşıya geçeceklere tavsiyeler
yayalar için yeşil ışık yanmasını beklemeyecekseniz, ışığı bekleyenlere saygılı olun, önünüzde bekliyorlar diye homurdanıp söylenmeyin.
devamını gör...
yazarların iyi ki almışım dediği şeyler
mi band 4. pil ömrü kullanıma göre 45 ila 20 gün arası değişiyor. mi band 5 türkiye de satılsaydı daha iyi olurdu çünkü nfc var.
devamını gör...
anksiyete
aslında dilimizde kullanımında almanca kökenli olan "angst" yani "kaygı, endişe" iyi bir karşılayıcı olmasına rağmen, anksiyetenin türkçe'ye uygun çevrimini prof. dr. orhan öztürk, "bunaltı" olarak yapmıştır.
kliniklere başvuran birsürü hastanın veya danışanın(hangisini söylemeyi seviyorsanız) tanı kitabı dsm'ye uymayan kriterlerinin olması nedeniyle aslında "tanısız danışan" dediğimiz kimselere "anksiyete bozukluğu" deme eğiliminde oluyoruz. hepsi tam manasıyla o bilinen yaygın anksiyete bozukluğu veya panik bozukluk benzeri sempatik sinir sistemi bulgularını karşılamaz, haliyle o kişiyle kendini kıyaslar ve bende anksiyete yok bu tanı yanlış konuldu gibi düşünür. oysa ki dediğim gibi mevcut durumda "hastaya bir tanı verelim, kendini boşlukta hissetmesin" tanısı da olabilir anksiyete bozukluğu.
gelelim nedir anksiyete ve anksiyete bozukluğu. anksiyete bozukluğunda kişi, öncelikle otonom sinir sistemi nedir, sempatik-parasempatik sinir sistemi nedir bunları çok iyi bilmelidir. vücudundaki tepkiler neden kaynaklanıyor, savaş-kaç tepkisi nedir bunları iyice anlatmalıdır hekim veya psikolog. kendinde ne olduğunu bilmeyen bir insan, öz-yardımı nasıl yapabilir ki? bunu iyice oturttuktan sonra anksiyeteye neden olan düşünceleri yakalamayı ve bu düşünceler neticesinde duygu ve davranışlarındaki değişmeyi nasıl oluşturduğunu kesinlikle öğrenmelidir. çoğu hastadan şunu duyarız, "bilmiyorum işte bir anda geliyor, durdurmaya çalışıyorum durduramıyorum." oysa ki mikroskopla yaklaştırıp düşünceleri tek tek yakalayınca altındaki meseleyi anlayabiliriz.
güncel yaklaşım olarak metakognitif beceriler ilgimi çekiyor bir yandan da. anksiyetenin kişiye kazancı, anksiyete yaratan semptomlara uzun uzun odaklanma, düşünceleri hemen kabul etmeden uzaktan inceleme gibi konularda hastayla konuşulmalı ve yine psikoeğitim etraflıca yapılmalı.
anksiyetede amacımız kişiyi gamsız biri yapmak değil, var olan mizacı kökten değiştirmek çok zor bir mesele. buradaki asıl gayemiz anksiyeteyi nasıl yöneteceğini, kontrol altına alacağını bilmek. bunu bilerek tedavi yapmak, kişinin üzerindeki baskıyı da alacak, beklentiyi gerçekçi konuma sokacaktır.
herkese sağlıklı günler dilerim. anksiyete düşman değildir, bazen koruyucudur bunu da unutmamak lazım.
kliniklere başvuran birsürü hastanın veya danışanın(hangisini söylemeyi seviyorsanız) tanı kitabı dsm'ye uymayan kriterlerinin olması nedeniyle aslında "tanısız danışan" dediğimiz kimselere "anksiyete bozukluğu" deme eğiliminde oluyoruz. hepsi tam manasıyla o bilinen yaygın anksiyete bozukluğu veya panik bozukluk benzeri sempatik sinir sistemi bulgularını karşılamaz, haliyle o kişiyle kendini kıyaslar ve bende anksiyete yok bu tanı yanlış konuldu gibi düşünür. oysa ki dediğim gibi mevcut durumda "hastaya bir tanı verelim, kendini boşlukta hissetmesin" tanısı da olabilir anksiyete bozukluğu.
gelelim nedir anksiyete ve anksiyete bozukluğu. anksiyete bozukluğunda kişi, öncelikle otonom sinir sistemi nedir, sempatik-parasempatik sinir sistemi nedir bunları çok iyi bilmelidir. vücudundaki tepkiler neden kaynaklanıyor, savaş-kaç tepkisi nedir bunları iyice anlatmalıdır hekim veya psikolog. kendinde ne olduğunu bilmeyen bir insan, öz-yardımı nasıl yapabilir ki? bunu iyice oturttuktan sonra anksiyeteye neden olan düşünceleri yakalamayı ve bu düşünceler neticesinde duygu ve davranışlarındaki değişmeyi nasıl oluşturduğunu kesinlikle öğrenmelidir. çoğu hastadan şunu duyarız, "bilmiyorum işte bir anda geliyor, durdurmaya çalışıyorum durduramıyorum." oysa ki mikroskopla yaklaştırıp düşünceleri tek tek yakalayınca altındaki meseleyi anlayabiliriz.
güncel yaklaşım olarak metakognitif beceriler ilgimi çekiyor bir yandan da. anksiyetenin kişiye kazancı, anksiyete yaratan semptomlara uzun uzun odaklanma, düşünceleri hemen kabul etmeden uzaktan inceleme gibi konularda hastayla konuşulmalı ve yine psikoeğitim etraflıca yapılmalı.
anksiyetede amacımız kişiyi gamsız biri yapmak değil, var olan mizacı kökten değiştirmek çok zor bir mesele. buradaki asıl gayemiz anksiyeteyi nasıl yöneteceğini, kontrol altına alacağını bilmek. bunu bilerek tedavi yapmak, kişinin üzerindeki baskıyı da alacak, beklentiyi gerçekçi konuma sokacaktır.
herkese sağlıklı günler dilerim. anksiyete düşman değildir, bazen koruyucudur bunu da unutmamak lazım.
devamını gör...
bekledikçe gelmeyen şeyler
huzur.
devamını gör...
sadece ölüler görür
keske herkes boyle nickalti acilisina nail olsa dedirten yazar. ***
devamını gör...
aşk ne güzel şey
devamını gör...
kız çocuğu annesi olmak
her şeyini eleştiren ama dibinden ayrılmayan yurdum tabiri ile tatlı bir kumaya sahip olmaktır.
devamını gör...
