"bana papatyalar vermelisin,hatta vermesende olur. 'şu topraklarda bir yerlerde senin içi yaşayan papatyalar var' desen yeter. işte o papatyalar nasıl yerinde güzelse sende benim yanımda öyle güzelsin. bizi koparmasınlar." demiş #ahmetbatman #sabahuykum kitabında.
devamını gör...

(bkz: şebnem şibumi)

murat menteş'in yazdığı en güzel sevilen karakter. öyle ki ne zaman canım sıkılsa açar bu kadına yazılan mektupları okurum.

şebnem, ne çok melek var yüzünde gülümsemen için binlercesi çalışıyor olmalı.
şebnem, cehennemde teçhizatsız kalmış itfaiyeci gibiyim.
şebnem, gözlerindeki ayet derinliğini hayrına tefsir etsen ya.

(bkz: müntekim gıcırbey'den şebnem şibumi'ye mektuplar)
devamını gör...

memati ne ya memati ne?
hani beni tanımasalar bilmeseler tamam diyecegim ama eti puf yiyen insanım ben! ne demek memati.
devamını gör...

sinaps bağlantılarını bir arada tutmaya çalışan presinaptik nöronda bulunup postsinaptik nörondaki nöroglin'e bağlanan özel moleküldür.
devamını gör...

10 yılll... 10 yıl sonra tüm okul telaşları bitmiş olucak ve hayata atılmış olucam. böyle düşünce çok uzak ve imkansız geldi.* 10 yılı bilmem de birkaç ay sonra üniversitede olucam.* yani umarım.
devamını gör...

sevdiğimiz bir abimiz ya da ablamız şeklinde tanıtılır epey bir hürmet edilir o da her şeyi ben bilirim edasıyla ortalıkta gezinir. büyük ihtimalle konuşmayı oğlanın babasından devir alıp ortamı rahatlatmaya çalışan bir iki espiri yapıp mesut enişteye bağlayan kişi o olur. kız istemelere gitme konusunda bilir kişi olma yolunda ilerlemiştir uzmanlığını almayı planlıyordur.
devamını gör...

fas - şafşavan
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

radyo bildirimini görüp uçarak geldim. çok seviyorum bu yayını.

konusu da sihirmiş. ben ceday olduğum için birkaç sihir numarası biliyorum. güç seninle olsun!
devamını gör...

bunlarda benden o zaman.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

görüşürüz dostum allah’a emanet ol demek istediğim başlıktır.
ekşi sözlükte herkes kurallara uyuyor bilgiden mest oluyorum ben selam söyle oralara.
dün omara kör olur inşallah diyen yazarlara saygılar buradan.
devamını gör...

bir aslan burcu kadını olarak yazıyorum, yükselenim oğlak ama, onunda etkisi ile herşeyi çok fazla didikliyorum.. * bu bazen iyi olabiliyor.. bir çok şeyi didiklerken çözüyorsunuz, çünkü siz bazı konuları artık düşünmek istemeyip arka plana atsanız bile bi taraftan sanki sorgulama devam ediyor.. herhangi bir işle uğraşırken ben, daha önce üzerine düşündüğüm çözmeye uğraştığım konunun işi bitmişse önüme düşebiliyor, yani kısaca aslan kişisi tuttuğunu bırakmıyor.. hele bir tutmayagörsün, bulaşmasın bir konuya.. ciğerini sökene kadar bırakmaz.. * bünyeleri böyle.. bıraktığınada en fazla karbondioksit muamelesi yapar..
devamını gör...

karşındaki insanın seni anlamayacağını bildiğin için, kendini yormamak.
devamını gör...

ergenlikle alakasını tam olarak anlayamadığım, yayınlanışı üzerinden tam yirmi sene geçen ve jake gyllenhaal'ın yıldızının parladığı filmdir. müthiş sinema bilgini yazarlarımız bu filmi ne kadar ergenlere lütfetse de bir ergenin "böyle film mi olur ****" demesi daha olasıdır. filmin normal ve director's cut olmak üzere iki ayrı versiyonu var. anlayacağınız üzere director's cut daha uzun ve roberta sparrow'un kitabından açıklayıcı sahneler içeriyor. filmi anlaması da kolaylaşıyor. olayı anlamayan arkadaşlar için şöyle bol spoilerlı bir açıklama yapayım:


darko'nun odasına jet motoru düşmesiyle bir tanjant evren oluşuyor. bu evrenin oluşma sebebine uzay-zaman üzerinde meydana gelen bir yarılmayı gösterebiliriz. roberta sparrow'un kitabında da yazdığı gibi, oluşan paralel evren bir dengesizlik içerecektir ve uzun süre varlık sürdüremeyerek yok olacaktır. bahsettiğimiz jet motoru da gerçek evrene aitti, yine söylediğim yarılma sonucu darko'nun odasına düşerek bir paralel evren oluşturuyor. darko da bu jet motorunu gerçek evrene gönderilmesi için seçilen kişidir, yaşayan alıcıdır. yaşayan alıcı; -roberta sparrow'un kitabında yazdığı gibi- telekinezi, su ve ateşe hükmetme gibi özel güçlere sahiptir. son kısımda görüyoruz ki darko, annesinin de içinde bulunduğu uçaktaki jet motorunu bu güçler sayesinde söküp, filmde birçok kez bahsedilen portal yoluyla gerçek evrene göndererek gerçek olan darko'nun ölmesini sağlıyor. bu ölümün ardından manipüle yaşayanların bi' tuhaflık içinde uyandığını gösteren sahnelerle karşılaşıyoruz. gelelim tavşan kardeşimiz frank'e. korkutucu tavşan kostümüne sahip bu eleman bir manipüle ölüdür. tıpkı darko'nun yavuklusu gibi. manipüle ölülerin amacı, yaşayan alıcı'yı evreni kurtarmaya zorlamaktır. bunlar da bir özel güce sahiptir. darko'nun ablasının sevgilisi olan frank, darko tarafından vurulunca bir manipüle ölü oluyor. zamanda yolculuk yaparak darko'yu kurtarıyor ve darko'yu manipüle ederek evrenin kurtarılmasına ayak oluyor. frank; telkinleriyle okulun tatil edilmesini, filmdeki pedofili karakterimizin hapse atılmasını sağlıyor. böyle olunca darko'nun annesi, çocukları dans gösterisine götürmek zorunda kalıyor. dolayısıyla evde bir parti verilmesine ön ayak olunuyor, bu parti darko'nun frank'ı öldürüp katil olmasını sağlıyor. tüm bunların sonunda da darko evreni kurtarmak mecburiyetinde kalıyor, kaderini kabulleniyor. filmde birçok kez karşımıza çıkan roberta sparrow'un (gidici nene) da bunda bir etkisi vardır. gidici nine, darko'dan önceki yaşayan alıcıdır. darko'nun yaptığını yapmadığı için ölmesi gerektiği halde ölmemiş, insanlar tarafından unutulmaya ve izole yaşamaya mahkum olmuştur. psikolog'un sorusuna "yalnız kalmak istemiyorum" cevabını veren darko, artefakt'ı (jet motoru) gerçek evrene göndererek kendi kaderini yerine getirmiştir.

tüm bu yazdıklarım, roberta sparrow'un yazdığı "zaman yolculuğu felsefesi" kitabına dayanıyor. tamamı doğru olmayabilir, filmdeki boşlukları kendi kafamda bu şekilde tamamladım. fena film değildir, "mindfuck" filmlere ilgisi olan arkadaşların izlemesini tavsiye ederim. ilgilenmeyip izleyen de filmi gömüyor zaten.
devamını gör...

ben seninle çay içmek istiyorum.
seni duymak,
seni görmek,
seni bilmek,
seni yanımda hissetmek istiyorum.
sana şiir okumak istiyorum,…
yazmaktan bıktım, usandım.
ben artık yazıları sana söylemek istiyorum.
küçük bir evde, büyük hayaller kurmak istiyorum.
sobanın yanında, seninle birlikte,
üşüyen ellerimi çayın sıcaklığına bırakmak istiyorum.
ben aslında sevmek değil, seninle yaşlanmak istiyorum.

ben seninle birlikte, gözlerimi hayata kapatmak istiyorum.
senin konuşmanı, senin gülümsemeni, senin varlığını,
senin düşüncelerini,senin hayallerini bilmek istiyorum.
küçük bir evde, büyük bir mutluluk istiyorum,
huzur istiyorum, "huzur sensin" diyorum, susuyorum.
biliyorum,
ben çok şey istiyorum.
o yüzden susuyorum.
yazarak, şiirler gibi susuyorum
.

özdemir asaf / ben seninle yaşlanmak istiyorum
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

canım üzgün serçem.

edit: bu fotoğrafı çektiğimde çok melankolik ama bir o kadar da huzurlu bir dönemdeydim. o serçeye dedim ki " gülüm zaten ömrün bir kaç yıl, daha ne gördün ki bu hayatta? bütün ömrünce üç kilo tohum yiyip öleceksin. ya biz insanlar?"

bu güzel serçenin yorgun ve bitmiş hali beni çok etkiledi. elli gramlık bir kuşcağızın yaşam mücadelesini gördüm onda. biz hayatla boğuşurken dünya bizim için planlar yapıyor sanrısındayız. en küçük böcekten en büyük ağaca tek gayemiz hayatta kalmak aslında. ayrıntılarda boğuluyoruz. yetmiyoruz, yetiştiremiyoruz....
devamını gör...

ilk önce "nereden çıktı şimdi bu" evresi yaşanır. o kişi isterse dünyanın en sempatik insanı olsun o andan itibaren karşı karşıya gelseniz pozitif duygu besleyemeyeceğiniz tek insan olabilir.
ardından gelen araştırma isteği. gözüne eski güzel günler gelir sevgilinle geçen. ama asla kötü anlar gelmez o an. bıraktığın düşü kimin büyüteceğini görmüşsündür artık.
ardından (bkz: model) grubundan sen ona aşıksın şarkısının şu dizeleri geçer arka fondan. ve her şeyi özetler.

"demek bugün yeni bir hikayeye başlıyorsun.
dilerim bunun sonu bizimkinden mutlu olsun.
çok şey unutturması gerekiyor şimdi sana.
işi de biraz zor benden sonra aslında.
şarkınız falan olacak, yeni bir diziye başlanacak.
tatiller planlanacak, fotoğraflar konulacak.
neyse seni çok seviyormuş ne tatlı.
ona de her şeyim demişsin bana ne kaldı?"
ve ardından her şey gibi bunu da kabulleneceksin. belki gözünden son kez bir yaş süzülecek. bu son olacak. ve şu söz ile her şey sonlanacak kalbinde ona dair.
"sen ona aşıksın, böyle bitecekmiş meğer."
devamını gör...

günümüzde içgüdü adını verdiğimiz ve pek de açıklayamadığımız kavramın jung tarafından ele alınıp incelenmesi sonucunda ortaya çıkmış bir terim de denebilir arketip için. terim karşılığı yukarıda verildiği için tekrar yazmayacağım. jung'a göre bunlar kolektif bilinçdışının ürünleri olmakla birlikte her insanda görülen evrensel oluşumlardır. örneğin bir çocuk dünyanın neresinde doğarsa doğsun anne arketipi ile birlikte dünyaya gelir ya da mitler/masallar incelendiğinde görülür ki yeniden doğuşun yaşandığı yerler daima kuyu, mağara, uçsuz bucaksız bir ormandır. arketipler ve yansıma şekillerine dair örnekler elbette çoğaltılabilir. fakat jung'un özellikle üzerinde durduğu ve kişiliğin oluşumunda önemli bir rol oynadıklarını düşündüğü temel arketipler; persona, anima, animus ve gölge arketipleridir.
persona; kişinin sosyal görünümünü temsil eder. başkalarına karşı taktığımız maske de denilebilir. tabii maske deyince mutsuzken mutluymuş gibi rol kesmek değil burada kast edilen şey. daha çok üstlendiğimiz roller olarak düşünebiliriz.
anima, erkeklerin bilinçaltındaki dişil tarafı temsil ederken; animus ise kadınların bilinçaltındaki eril yanı temsil eden arketiplerdir. bu iki arketip büyük oranda aşk hayatımızdan sorumludur diyebiliriz.
gölge; insanın karanlık tarafını yansıtan arketiptir. muhtemel kötülüklerimiz bu arketipin içinde barınmaktadır. masal metinlerindeki antikahramanlar bu arketipin bir yansımasıdır.
devamını gör...

kürk mantolu madonna kitabı ile okumaya başladığım ve diline, olaylara yaklaşımına, ifade yeteneğine hayran kaldığım yazar ve şair. edebi yanı ağır basan bir üslubu var.


şimdi aramızda noksan olan şeyin ne olduğunu biliyorum!”dedi. bu eksik sana değil, bana ait... bende inanmak noksanmış... beni bu kadar çok sevdiğine bir türlü inanamadığım için, sana aşık olmadığımı zannediyormuşum... bunu şimdi anlıyorum. demek ki, insanlar benden inanmak kabiliyetini almışlar. ama şimdi inanıyorum... sen beni inandırdın... seni seviyorum... seni istiyorum... içimde müthiş bir arzu var...
.

kürk mantolu madonna- sabahattin ali
devamını gör...

gün doğumu-gün batımı, yaz-kış, ayın evreleri gibi değişimlere dayanarak yaşamı bir şekilde zamansal ifadeye döktüklerini düşünüyorum.
devamını gör...

harry potter ve pudra şekeri
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim