büyükşehir nitelemesi hafif kalır. megakent nitelemesi yapılıyor, hatta başlı başına bir ülke. bir uçtan bir uca başlayıp bitmesi bir gece sürüyor. tekirdağ il tabelasını görene kadar seferi sayılırsınız.

türkiye'nin kalbinin attığı yerdir. türkiye'nin bütün vilayeti,ilçesi, kasabası, köyünden ve dünyanın da hemen hemen bütün ülkelerinden insanların da bulunduğu kozmopolit bir yapısı vardır.
insanlar, bu devasa şehirde yaşamaktan çok bir mücadele ve koşturmaca içindedirler. sabah başlar başlamaz sokaktaki her kişi telaşlıdır. derse yetişenler, vapura yetişenler, işe yetişenler, otobüsler tıklım tıkış, esnaf kepenklerini açar, herkesin acelesi var, kimse kimsenin yüzüne bakmaz, birbirinden bihaber insanların zihninden fırlayan binlerce düşünce havada birbiriyle çarpışır.

bütün bunlara karşın da unutmamak gerekir ki kendisi en yeni, en lüks, en pahalı binalarıyla değil, tarihi ve kültürel yapılarıyla ön planda olmuştur. 2000'li yılların başında new york timesve financial times gibi saygın ve etkin yayın organları, ziyaret edilmesi gerekli şehirler listesinde istanbul'a üst sıralarda yer verirlerdi. bu sebeptendir ki beyoğlu sokakları'nda türkçe'den başka diller de yankılanır oldu.
devamını gör...

söyleyen kişinin gözlerinin içi gülüyorsa değerli hissettirir, yalnız olmadığını anlarsın. tek başına olduğun anlarda etkisi biraz daha fazla olur. birileri için önemli, değerli olduğun hissi iyidir güzeldir emmolu.
devamını gör...

bu mantarın cinsini başta yanlış tespit etmişler ve bu yüzden clitocybe cinsi olduğu sanılmış. fakat sonradan zehirli ve @1'in de yazdığı gibi felç gibi bir etkisi olduğu ortaya çıkınca türün ait olduğu cinsi değiştirmişler.

clitocybe amoenolens eski ve yanlış ismi. paralepistopsis amoenolens ise özelliğine göre doğru cinste sınıflandırıldığı isim. fakat bu iki ayrı isme sahip olma durumu başka canlılarda da ortaya çıkabiliyor, özellikle az bilinen türlerde yaşanabilir bir durum iki ayrı isme sahip tek canlı olması. zira isimlendirmede bulunanlar diğer isimden haberdar olmayabiliyor.
devamını gör...

latin alfabesi, yunan alfabesi, kiril alfabesi, ibrani alfabesi ve arap alfabesinin temelini oluşturan alfabedir
devamını gör...

tek yön olan trafikte, ters yönde durup yarım saat şehir içi dolmuşlarını bekledim. aforizma doğurtacak türden dalgınlıklarım, pardon salaklıklarım var. laflarım değilse de eylemlerim adeta kamyon arkası.
devamını gör...

son samuray ukdesidir.

güneşten aldığı kuvvetle buharlaşan suyun gökyüzündeki gezintisinde birikip yoğunlaşıp bulutlara karışıp elleri dolu dolu yurduna dönmesidir.
devamını gör...

öyle kendinden emin yazmış ki bazı yazarlar, kaç yıllık kız arkadaşlarım olmasa inanacağım. sevgi türlü türlü. bir zahmet ayırt etmeyi bilelim dedirten durum.
devamını gör...

fikir babası olan alex kendisinden ve ikizi olan kız kardeşinden esinlenmiştir. çizgi-dizideki birçok yerde geçen "618" sayısı için altıncı ayın on sekizini ifade eder; yani ikizlerin (alex ve bacısı) doğum günüdür.
gravity falls'teki birçok olay gerçek hayattaki birkaç olaydan esinlenilerek oluşturulmuştur. haliyle;
--- alıntı ---

dünyanın en çok subliminal mesaj içeren çizgi filmi.

--- alıntı ---
yazarımıza katılmamak elde değil.

yine de izlerken asla sıkılmayacağınızdan önerimizdir.

bir diğeri; regular show.
devamını gör...

efsane rapçi nas’ın son çıkan albümü.
albümde 15 parça bulunuyor. kendisine eminem, epmd, a boogie wit da hoodie, ms lauryn hill, charlie wilson, blxst, hit boy eşlik ediyor.

şahsen ben albümü çok beğendim. 52 dakikalık şahane bir hip hop ziyafeti dinletiyor usta rapçi nas.
beatleri, lirikleri, flowları genel olarak beğendim. zamanında nas bitmiş artık rap yapamıyor diyenlere iyi cevap olmuş. bazı parçalarda günümüz hip hop piyasasına göndermelerde bulunmuş. bazı parçalarda eski merak ettiğimiz olayları anlatmış. bol bol respect atmış. neden efsane olduğunu kanıtlayan bir albüm yapmış.

albümde en sevdiğim şarkılar 40 side ve death row east oldu. özellikle death row east şarkısı harbiden duygulandırdı.
40 side şarkısı ise daha yeni nesil bir beat üzerine nas’ın ben hala fişek gibiyim dediği bir şarkı olmuş.

albümü çıktığından beri iki kere dinleme fırsatım oldu söylemek için erken mi bilmiyorum ama nas abinin güzel albümleri arasında şimdiden yerini aldı bence.
veya benim beklentim düşüktü o yüzden bana öyle geldi.

albümden klip çekilen şarkı rare şarkısı olmuş. keşke death row west şarkısına çekilseymiş daha iyi olurmuş. ne yapalım böyle de kıyak olmuş.
klibe gelirsek klip uzun ve güzel bir klip olmuş. 2021 yılında hem nas dinliyoruz. hem harika bir kliple beraber izleyip dinliyoruz. çok şanslıyız. klibin anlatmak istediğini ve tarzını sevdim.

albüm kapağını da sevdim. bir önceki king’s disease kapağını hiç beğenmemiştim. çok karmaşıktı. bu daha sade ve güzel olmuş.
sonuç olarak her hip hop severin seveceği bir albüm olmuş. iyi dinlemeler.
aşağı şarkıların isimlerini ekliyorum.

the pressure
death row east ( albümün en iyi şarkısı bence)
40 side (beat çok kıyak)
epmd 2 (eminem var daha ne olsun)
rare ( güzel şarkı klibiyle dinlenince daha güzel)
yktv (beğenmedim)
store run ( eh işte )
moments (beat nefis şarkı nefis)
nobody (beğenmedim)
no phony love (eh işte güzel)
brunch on sunday (güzel)
count me ın ( efsane flowlar)
composure ( beğenmedim featteki eleman yüzünden)
my bible ( dinlenir)
nas is good (kapanış harbiden good)


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gerçekten öpülesi yazarın açtığı başlık. sinirden ekranı yumruklayasım geliyor artık ama laptop fiyatları malumunuz.
devamını gör...

akp* grup başkanvekili özlem zeng*n beyanıdır. -çıplak arama yapılmadığı yönünde konuşurken- kaynak
insanın fikri neyse zikride odur kaidesini yaşayarek bize gösteren bilmem kaçıncı akp'li olmuştur.*

fikri: bunlar ahlaksız, her türlü muameleye müstahaklar, bizde yaptık.

nereden bakarsanız bakın bu sözler haklı olanların kullanacağı kelimeler değil. zaten yüzlerce kişinin birbirinden bağımsız, organize olup; ben böyle bir şeye maruz kaldım, diye uydurması ancak; kıraathanelerde yazılabilecek bir senaryo*
#229694
devamını gör...

apaçi. klasik kızılderili kıyafetleri değil pantalon, gömlek giyen, tüy takmayıp, başlarına kırmızı bir bez bağlayan, bizim apaçi dediğimiz, atabascan dili konuşan bir kızılderili kabilesidir.
kuzey amerikadaki kızılderililer içinde beyazlara karşı bu kabileden daha uzun süre savaşan yoktur. daha ingilizce konuşan beyaz adamlar amerikaya yeni yeni geliyorken, apache' ler meksika'dan gelen ispanyolca konuşan beyazlarla çatışmaya çoktan başlamışlardı. bugünkü arizona ve new mexico eyaletlerinde yaşıyorlardı ve kendilerini kaçırıp, köle olarak madenlerde çalıştıran ispanyolca konuşan beyazlarla 300 yıla yakın savaştıkları tahmin ediliyor.
1860'larda ingilizce konuşan beyazlar gelipte onları rezervasyona kapatacaklarını söyleyince her iki tarafla birden savaşmaya başladılar. gerilla gibi savaşıyor, devamlı yer değiştiriyorlardı. ama sonunda a.b.d ve meksika ordusunun ortak operasyonlarıyla çoğu öldürüldü. en son meşhur savaşçı reisleri geronimo'nun 1886'da teslim alınmasıyla hepsi florida'ya sürüldü. tabi florida deyince aklınıza bugünkü miami gelmesin. o zamanlar timsahların gezdiği, her yerin bataklık dolu olduğu ve dağlarda yaşayan kızılderililerin bu ortama alışamayıp sıtma olup ölmesiyle sonuçlanan bir yerdi. sonunda kızılderililerin çoğu sıtmadan ölünce birileri acıdıda, batıdaki bir rezervasyona gönderildiler.
devamını gör...

(bkz: nikâh)
(bkz: akraba ilişkileri)
(bkz: mal mülk)
devamını gör...

biraz önce samsun’da sokak ortasında eşi tarafından şiddete uğrayan kadınla ilgili haberleri gördüm. midemin kaldırmayacağını bile bile videoları izledim; insanların yorumlarını, tepkilerini, sosyal medyadan yardım çığlığı atarkenki çaresizliklerini gördüm. sonra da sayın adalet bakanı abdülhamit gül'ün herhalde millet laf etmesin diye konuşmak için konuştuğu açıklamaya rastladım.

işte o anda aklıma düştü, sahi, bir istanbul sözleşmesi vardı. hani çok bilmiş zatıalileri hazretlerinin sırf canı öyle istediği için düşman ilan ettiği, cahil cühelanın ağzına sakız ettiği istanbul sözleşmesi. hani alakası olmamasına rağmen eşcinsellikle bağdaştırabildiği, kendisinin her dediğine koşulsuz şartsız inanan aptal sürüsünün de öyle bellediği istanbul sözleşmesi.

şu istanbul sözleşmesi.

eşcinsellikle ilişkilendirilen maddenin (madde 4) ilgili ifadesine gözüm takıldı:

"taraflar bu sözleşme hükümlerinin, özellikle de mağdurların haklarını korumaya yönelik tedbirlerin, cinsiyet, toplumsal cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasi veya başka tür görüş, ulusal veya sosyal köken, bir ulusal azınlıkla bağlantılı olma, mülk, doğum, cinsel yönelim, toplumsal cinsiyet kimliği, sağlık durumu, engellilik, medeni hal, göçmen veya mülteci statüsü veya başka bir statü gibi, herhangi bir temele dayalı olarak ayrımcılık yapılmaksızın uygulanmasını temin deceklerdir."

kadına yönelik şiddet meselesi üzerine böylesine anlamlı, kapsamlı ve yararlı bir sözleşmenin yukarıdaki bölümdeki iki kelime yüzünden tartışıldığı, yürürlüğe alınmadığı ve kaldırılacağını fark ettim: "cinsel yönelim." evet! toplumumuzun ahlakını bozan, bu iki kelimeydi sadece. aynı sözleşmede 126 kere geçen "şiddet" ifadesinin suçu günahı yoktu. onu tartışmaya ve çözüm üretmeye ne gerek vardı?

şimdi, sırf canı öyle istediği için bu sözleşmeyi diline dolayıp ayaklar altına alabilen zatın altında çalışan sayın adalet bakanı çıkmış, "adalet tecelli edecektir merak etmeyin." demiş. yok canım, neden merak edelim ki?
devamını gör...

cenaze evinde yemek yenmesi,
kırmızı kuşak,
bir de kızları namustan ibaret görmek
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ordu'da bir yayla
devamını gör...

hayvanların değil insanların kafes içerisine girerek gezeceği bir şekilde yapılmalı artık. bir çok ülkede bu şekilde yapılmaya başlandı darısı da ülkemize diyelim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hoşça kal düşman beldenin yaman güzeli.
devamını gör...

bilinen 5 tipi vardır:
1. bening ms(iyi huylu): bu tip hastalar hafif nöbetler geçirirler ve nöbet sonrasında herhangi bir hasar meudana gelmez.

2. tekrarlayan-iyileşen ms: bu tip hastalar sık nöbet geçirirler fakat ardından iyileşme evresine girerler. bir döngü halinde nöbet ve atak arasında gidip gelirler.

3. ikincil ilerleyici ms: tekrarlayan-iyileşen ms türünün kötüleşmesidir. hasta nöbet geçirir ve bir hasar söz konusudur. bu hasar geridönüşsüzdür. iyileşme söz konusu değildir.

4. birincil ilerleyici ms: en tehlikeli türdür fakat sıklığı oldukça azdır. hasta tek bir nöbet geçirir ve nu nöbetten sonra iyileşme olmaz.

5. marburg tipi ms: bu tipte hasta tek atak bir atak geçirir ve hayatını kaybeder.


ms hastalarına günlük yaşamlarına dair eğitimler verilmelidir(banyo, spor, seyahat,beslenme, ilaç kullanımı, uyku vb). yanlarında hasta olduklarına dair bir kart taşımalıdırlar. nöbet sırasında yapılması gerekenleri birey ve yakınları iyi bilmelidir. bireyler hayatlarını yeniden düzenlemeli ve bu duruma adapte etmelidirler.

bu hastalıkla ilgili daha fazla bilgiyi ve desteği türkiye ms derneğinde detaylı olarak bulabilirsiniz. linki şuraya bırakıyorum ama umarım hiiç ihtiyaç duymazsınız. sadece bilgi için kullanmanız dileğiyle.
devamını gör...

tanımında bir şeylere vurgu yapmak isteyen yazarların kullandığı şu başlıktan da bakınız demek olan gbkzlara tıklayınca hiçbir bilgi ya da fikir yani tanım ile karşılaşamamak. uçarken motorun bir anda durması gibi bir şey. hiç hoş olmuyor yani. *

not: vurgu için (b) ve (i) yi kullanmayı deneyiniz. keşfetmek iyi gelir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim