premenstruel sendrom
iletişimi ve günlük aktiviteyi engelleyecek şekilde davranış bozuklukları ile karakterize her luteal fazda siklik olarak görülen bir sendromdur.
prepubertal,postmenopozal ve gebelik dönemlerinde görülmez.
etyolojisinde serotonin miktarindaki azalmanın rolü olduğu düşünülmektedir.
tedavide öncelikle psikiyatrik bir durum olduğu bilinmeli ve ssri(fluoksetin) ve ovulasyonu baskılayan oral kontraseptifler kullanılabilir.
prepubertal,postmenopozal ve gebelik dönemlerinde görülmez.
etyolojisinde serotonin miktarindaki azalmanın rolü olduğu düşünülmektedir.
tedavide öncelikle psikiyatrik bir durum olduğu bilinmeli ve ssri(fluoksetin) ve ovulasyonu baskılayan oral kontraseptifler kullanılabilir.
devamını gör...
erkek arkadaşı tarafından boğazı kesilerek öldürülen kadın
ya ne takıntılı insanlarsınız, kişi orada tipinde serseri havası olan insanlarda böyle olaylar, vakalar daha çok oluyor diye fikrini dile getirmiş, yok salaklığı mı kalmış gerizekalılığı mı kalmış. ana tema burda kızın boğazını kesecek kadar canileşen bir mahluk. riski sıfıra indiremezsiniz ama azaltabilirsiniz, biraz olsun insanları tanımaya çalışın, karakterinizi ayaklar altına almayın.
devamını gör...
şenol güneş
adam gibi adamdır. maç sonucunu trabzon'un plaka numarasına bağlayarak, herkese selam çakmıştır. 6-1 helal olsun sana büyük kaptan!
devamını gör...
şefaat
evliya çelebi’nin yanlış söyleyip “seyahat” diyerek ömrü boyunca gezmesine vesile olmuş kelime.
devamını gör...
kara pazartesi
dünya borsalarında yaşanan büyük kayıp nedeniyle 19 ekim 1987 tarihine verilen isim.
hong kong borsasında başlayan, avrupa ve amerika borsalarında devam eden aşırı değer kaybının sebebi bilinmiyor. zira düşüşten hemen önce her şey yolunda gibi görünüyormuş. ancak genel kanı, yatırımcıların kapıldığı panik nedeniyle dev bir satış dalgası yaratılmış olması.
aslında olay geliyorum demiş daha öncesinden. hızlı ekonomik büyümenin sonucu olarak piyasalar iyimser bir havaya bürünmüş. bu da hisse senetlerinin fiyatında bir şişme yaratmış. arkasından faizlerin hızla yükseldiği bir dönem gelmiş ve bir anda iyimserlikten eser kalmamış. amerikan doları değer kaybetmiş ve bütçe açığı büyümüş. kurumsal yatırımcılar "program trading" adı verilen bir alım satım türü kullanmaya başlayınca satış dalgası büyümüş. otomatik satış emirleri hız kazanmış. yatırımcılar yüksek riskler almaya başlayınca hisse senedi fiyatları gerilemiş. dönemin haberleşme ağı bugün olduğu kadar hızlı olmadığından yatırımcıların arasında yayılan hızlı panik nedeniyle düşüşler peş peşe gelmeye başlamış.
federal reserve'in olaya el koymasıyla faizler düşmüş. bankalar da ikna edildikten sonra her şey "tatlıya bağlanmış".
aynı şeyin bir daha yaşanmaması için "devre kesici" adlı bir sistem getirilmiş ve bu sistem sayesinde artık endeksin belli bir oranda düşmesiyle piyasaların otomatik olarak kapanması sağlanmaya başlanmış.
hong kong borsasında başlayan, avrupa ve amerika borsalarında devam eden aşırı değer kaybının sebebi bilinmiyor. zira düşüşten hemen önce her şey yolunda gibi görünüyormuş. ancak genel kanı, yatırımcıların kapıldığı panik nedeniyle dev bir satış dalgası yaratılmış olması.
aslında olay geliyorum demiş daha öncesinden. hızlı ekonomik büyümenin sonucu olarak piyasalar iyimser bir havaya bürünmüş. bu da hisse senetlerinin fiyatında bir şişme yaratmış. arkasından faizlerin hızla yükseldiği bir dönem gelmiş ve bir anda iyimserlikten eser kalmamış. amerikan doları değer kaybetmiş ve bütçe açığı büyümüş. kurumsal yatırımcılar "program trading" adı verilen bir alım satım türü kullanmaya başlayınca satış dalgası büyümüş. otomatik satış emirleri hız kazanmış. yatırımcılar yüksek riskler almaya başlayınca hisse senedi fiyatları gerilemiş. dönemin haberleşme ağı bugün olduğu kadar hızlı olmadığından yatırımcıların arasında yayılan hızlı panik nedeniyle düşüşler peş peşe gelmeye başlamış.
federal reserve'in olaya el koymasıyla faizler düşmüş. bankalar da ikna edildikten sonra her şey "tatlıya bağlanmış".
aynı şeyin bir daha yaşanmaması için "devre kesici" adlı bir sistem getirilmiş ve bu sistem sayesinde artık endeksin belli bir oranda düşmesiyle piyasaların otomatik olarak kapanması sağlanmaya başlanmış.
devamını gör...
türklerin kendini arap zannetmesi
araplaşma osmanlı devleti ile kültürümüze girmiş ve ilmek ilmek içimize işlemiştir. maalesef bazı din öğretmenlerimiz sırf hz. muhammed’in soyundan geldikleri için araplara saygı duymamız ve örnek almamız gerektiğini öğrencilere söylediklerini duyuyorum. biz ne arap kültürüne ne de avrupa kültürüne ayak uyduramamış ve arada pinpon topuna dönmüş bir toplumuz maalesef.
devamını gör...
kelam
söz, sohbet etmek manasında, "etmek" fiili ile birlikte kullanılan sözcük.
(bkz: kelam etmek), (bkz: kelam söylemek).
(bkz: kelam etmek), (bkz: kelam söylemek).
devamını gör...
erkan kolçak köstendil
kendisini ulan istanbul (dizi)sinde karlos karakteriyle tanıdım. beğendiğim bir oyuncudur.
devamını gör...
koku
daha önce filmini izlediğim şimdilerde okumaya başladığım kitaptır. filmin bazı sahneleri izlerken insanı inanılmaz rahatsız etmektedir bunu söylemek istedim, çok hassas kişiler izlemesin. ancak gelelim kitaba... kitabın can yayınlarından olan çevirisini edindim ve 50 sayfasını okudum hali hazırda. okurken insana duygusuzluğun duygusunu çok güzel verdiğini söyleyebilirim. ana karakter olan greenouille'in koku duyusundan başka hiçbir nesneye, insana ya da kendisine olan duygusunun olmadığını hissettim. koku duyusuna karşı ise hayatta belki de yetenekli olduğu tek konu olmasından dolayı sevgi beslediğini düşündürdü bana. hatta bu karakteri gerçek yaşamda gözlemleyebilseydim antisosyal kişilik bozukluğu (bkz: sosyopat) olduğunu düşünürdüm muhtemelen. daha önce filmini izlememe rağmen yazarın yapmış olduğu betimlemelerle filmdeki sahneler yerine benim kafamda bambaşka bir ortam ve bambaşka bir greenouille canlanıyor. bunun yazarın bir başarısı olduğunu düşünüyorum çünkü çeviri kitap olmasına rağmen tasvirlerini okurken inanılmaz keyif aldım. ileride klasikleşecek eserlerden biri olacak bence. yazarı şimdilerde 72 yaşındaymış henüz ölmediği için tam manasıyla herkesçe bilinen bir eser olamamış olabilir belki de. imkanım olsa yazarla konuşmak ve iç dünyasını anlamak isterdim çünkü yazarın üslubundan ziyade zaten kurgu başlı başına daha önce izlediklerim ve okuduklarımdan çok farklı.
devamını gör...
kısmet şov
kaan sezyum, deniz özturhan ve deniz alnıtemiz’in 2011 yılında açık mikrofon tarzında kurdukları stand-up kulübüdür. youtube kanallarını da bırakayım, muazzam konuşmacıları izleyebilirsiniz.
devamını gör...
sözlüklerdeki erkek yazarların gözlüklü ve asosyal tipler olması
devamını gör...
army of the dead
öncelikle filmin afişi, buyrun;

ben ne izledim diyeceğiniz türden bir film. zack snyder filmlerini seven biri olarak söylüyorum bu film olmamış. filmden iki karakter aklımda kaldı . "the coyote" ve " zeus" .
the coyote


the zeus

film kumarhane kasası soymak için toplanan bir ekibin zombi dolu bir şehirde başından geçenleri anlatıyor. spoiler vermiyorum fakat gözüme takılan bazı detayları paylaşmak istiyorum.
öncelikle pembe tonlar niye bu kadar çok kullanılmış? * netflix son zamanlarda pembe tonları ve cinsel içerikleri arttırmaya başladı tamam ama zack snyder gibi bir yönetmenin böyle bir şeyi yapmasını beklemezdim. diğer filmlerine göre "zoom sevdası" göze çok batmıyor ki bu iyi bir şey. daha önce çektiği filmlerdeki aksiyon sahnelerinde, hızlı geçişleri ve zoom olayını abartırdı ve bu gözü çok yorardı. bu filmde gözü yoracak çok fazla etken olmadığını söyleyebilirim. bu filmde mantığı zorlayan çok etken vardı. tamam zombi dünyası anlarım ve çok severim fakat "zeus" karakteri neydi öyle ya. zombi benzeri yeni bir tür yaratık oluşturma çabasına girilmiş ama onun bile aile sorunu olur mu arkadaş. bak ya diyorum. mart 2017 de kızı autum snyder intihar ettikten sonra justice league filmindeki yerini ,filmi berbat bir hale getirecek joss whedon adlı yönetmene bıraktı. bu berbat edilmiş dc filminden sonra,ben de dahil bir çok fanın katıldığı etkinlikler neticesinde* 4 yıl sonra dc evreni şölenini yaşamamız için tekrardan koltuğa geçti ve hbo max yardımıyla 4 saatlik muazzam bir şölen yaşattı. zack snyder's justice league adlı şölende * dikkatimi uzatılmış bir sahne çekmişti.sonradan öğrendim ki bu sahnede kızına bir saygı göndermesi olarak, intiharı önleme vakfına dikkat çekmek istemiş. ( 0:42)
bu konuya neden değindim ? önceki satırlarda bahsettiğim sahne acaba mı dedirtirken ,zombi filmimizde bu iyice ayyuka çıktı. bu kadar çok baba çocuk sorunlarına değinmesi bu durumu henüz atlamadığını ve çocuğuna zamanında yeterli ilgiyi gösterememesinden dolayı pişmanlığının ne derece büyük olduğunu göstermektedir. sırf bu sorunlara dikkat çekmek için senaryonun zayıf kalmasını bile göze aldığı rahatça anlaşılabiliyor. tamam daha önce çektiği filmlerininde senaryoları çok derin sayılmazdı fakat bu kadar da kötü değildi. görsel olarak bu adama kimse laf edemez. mezun olduğu bölümün hakkını sonuna kadar veriyor. her filminde mitolojiye bir dokundurma yapıyor. nedendir bilmiyorum ama tanrı ve insan çatışmasına çok parmak basıyor. neyse biraz uzattım, filme gelirsek zombi filmleri fanı ve zack snyder filmleri seven biriyseniz izleyin fakat çok bir beklentiniz olmasın.sonuç olarak netflix için yapılmış çerez bir film. iyi seyirler dilerim.
bahsettiğim vakıf: afsp.org/
görseller:entertainment-factor.blogsp...

ben ne izledim diyeceğiniz türden bir film. zack snyder filmlerini seven biri olarak söylüyorum bu film olmamış. filmden iki karakter aklımda kaldı . "the coyote" ve " zeus" .
the coyote


the zeus

film kumarhane kasası soymak için toplanan bir ekibin zombi dolu bir şehirde başından geçenleri anlatıyor. spoiler vermiyorum fakat gözüme takılan bazı detayları paylaşmak istiyorum.
öncelikle pembe tonlar niye bu kadar çok kullanılmış? * netflix son zamanlarda pembe tonları ve cinsel içerikleri arttırmaya başladı tamam ama zack snyder gibi bir yönetmenin böyle bir şeyi yapmasını beklemezdim. diğer filmlerine göre "zoom sevdası" göze çok batmıyor ki bu iyi bir şey. daha önce çektiği filmlerdeki aksiyon sahnelerinde, hızlı geçişleri ve zoom olayını abartırdı ve bu gözü çok yorardı. bu filmde gözü yoracak çok fazla etken olmadığını söyleyebilirim. bu filmde mantığı zorlayan çok etken vardı. tamam zombi dünyası anlarım ve çok severim fakat "zeus" karakteri neydi öyle ya. zombi benzeri yeni bir tür yaratık oluşturma çabasına girilmiş ama onun bile aile sorunu olur mu arkadaş. bak ya diyorum. mart 2017 de kızı autum snyder intihar ettikten sonra justice league filmindeki yerini ,filmi berbat bir hale getirecek joss whedon adlı yönetmene bıraktı. bu berbat edilmiş dc filminden sonra,ben de dahil bir çok fanın katıldığı etkinlikler neticesinde* 4 yıl sonra dc evreni şölenini yaşamamız için tekrardan koltuğa geçti ve hbo max yardımıyla 4 saatlik muazzam bir şölen yaşattı. zack snyder's justice league adlı şölende * dikkatimi uzatılmış bir sahne çekmişti.sonradan öğrendim ki bu sahnede kızına bir saygı göndermesi olarak, intiharı önleme vakfına dikkat çekmek istemiş. ( 0:42)
bu konuya neden değindim ? önceki satırlarda bahsettiğim sahne acaba mı dedirtirken ,zombi filmimizde bu iyice ayyuka çıktı. bu kadar çok baba çocuk sorunlarına değinmesi bu durumu henüz atlamadığını ve çocuğuna zamanında yeterli ilgiyi gösterememesinden dolayı pişmanlığının ne derece büyük olduğunu göstermektedir. sırf bu sorunlara dikkat çekmek için senaryonun zayıf kalmasını bile göze aldığı rahatça anlaşılabiliyor. tamam daha önce çektiği filmlerininde senaryoları çok derin sayılmazdı fakat bu kadar da kötü değildi. görsel olarak bu adama kimse laf edemez. mezun olduğu bölümün hakkını sonuna kadar veriyor. her filminde mitolojiye bir dokundurma yapıyor. nedendir bilmiyorum ama tanrı ve insan çatışmasına çok parmak basıyor. neyse biraz uzattım, filme gelirsek zombi filmleri fanı ve zack snyder filmleri seven biriyseniz izleyin fakat çok bir beklentiniz olmasın.sonuç olarak netflix için yapılmış çerez bir film. iyi seyirler dilerim.
bahsettiğim vakıf: afsp.org/
görseller:entertainment-factor.blogsp...
devamını gör...
birçok konuda eksik olunduğunu fark etmek
olgunlaşmanın, zihinsel olarak evrimleşmenin ilk kuralıdır bence.
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
pek bir yaşlıdır bu ablaniz
mavi boncuk takacak hali kalmamis
teletabi diyen jiletle
bir hacilik yolu arsinlariz..
mavi boncuk takacak hali kalmamis
teletabi diyen jiletle
bir hacilik yolu arsinlariz..
devamını gör...
sözlükteki esrarengiz yazarlar
henüz yazar değil okuyucu ve beğenici olanlardır zannımca.kendilerini yazmak için hazırlıyor olabilirler.
devamını gör...
atlantik savaşı
tarihin en uzun, en büyük ve en karmaşık deniz savaşı olarak bilinir. 3 eylül 1939 ile 8 mayıs 1946 tarihleri arasında gerçekleşmiştir. savaş, kriegsmarine u-botlarının* ve akıncılarının ingiliz deniz ticaretini kesmeye çalışması ve ingilizlerin ise buna karşı çıkmasıyla başlamıştır. gerçekleştiği bölge atlantik okyanusu, güney amerika ve akdeniz'dir.
taraflar: nazi almanyası, italya; birleşik krallık, kanada, abd, brezilya, norveç.
savaşın başlarında kriegsmarine komutasında* sadece 57 adet u-bot vardır. hatta ellerinde olan denizaltıları ise sığ kısımlarda ilerleyebilecek tipten, güçsüz olanlarıdır. aynı dönemlerde ingiliz donanması da çok güçsüz olduğundan almanlar her türlü baskın çıkmışlardır. hatta bu dönemleri "mutlu zamanlar*" olarak adlandırmışlardır. 1943 yılına gelindiğinde kaybedilen her bir u-botu için 21 kargo gemisi batırılır. ancak ilerleyen zamanlarda 41 denizaltı birden kaybedilir ve dengeler değişerek müttefikler kazanır.
bunun sebebi olarak amerikan tersanelerinin durmadan kargo gemisi üretmesi ve müttefiklerin u-botlarını hemen saptayabilecek bir teknolojiye geçmiş olmaları gösterilebilir.
kaynakça
××
kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası'a sözüm vardı*.
taraflar: nazi almanyası, italya; birleşik krallık, kanada, abd, brezilya, norveç.
savaşın başlarında kriegsmarine komutasında* sadece 57 adet u-bot vardır. hatta ellerinde olan denizaltıları ise sığ kısımlarda ilerleyebilecek tipten, güçsüz olanlarıdır. aynı dönemlerde ingiliz donanması da çok güçsüz olduğundan almanlar her türlü baskın çıkmışlardır. hatta bu dönemleri "mutlu zamanlar*" olarak adlandırmışlardır. 1943 yılına gelindiğinde kaybedilen her bir u-botu için 21 kargo gemisi batırılır. ancak ilerleyen zamanlarda 41 denizaltı birden kaybedilir ve dengeler değişerek müttefikler kazanır.
bunun sebebi olarak amerikan tersanelerinin durmadan kargo gemisi üretmesi ve müttefiklerin u-botlarını hemen saptayabilecek bir teknolojiye geçmiş olmaları gösterilebilir.
kaynakça
××
kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası'a sözüm vardı*.
devamını gör...
ihtiyaç olmamasına rağmen bir şeyler almak
abur cuburlar için kesinlikle var olan durumdur hele ki benim için.
devamını gör...
mutlu eden basit şeyler
ertesi gün erken kalkmayacağını bilmek. gönül rahatlığıyla geç saatlere kadar uyanık kalınabilir.
devamını gör...
sözlükte eksi oy verememek
kesinlikle olması gerekendir, eğer eksi oy olmayacaksa artı oy da olmamalı. (bkz: herşey zıttı ile kaimdir) sadece artı oy butonu koymanın "hadi lala dipsi poo birbirimizin egosunu şişirelim" demekten farkı yok.
devamını gör...
