josef k
franz kafka’nın dava romanının talihsiz olduğuna inanılan baş kahramanıdır.
bir gün odasında otururken iki adam gelir ve josef k.’nın suçlu bulunduğunu söylerler ve kitap boyunca josef k. suçunun ne olduğunu öğrenmek için çabalar durur ve asla başarılı olamaz.
bu anlamsız arayış aslında franz kafka’nın özel yaşamında karşılığını bulur. elias canetti’nin yazdığı öbür dava kitabında bu konu bence açıklığa kavuşturulmuştur. canetti, franz kafka’nın felice bauer’e yazdığı mektupları incelediğinde dava romanının anlatmaya çalıştığı konu ile ilgili çok önemli ip uçları bulur.
kafka’nın felice ile yaşadığı bir anıdır her şeyin kaynağı. kafka, felice ile nişanlı iken bir yandan da felice’nin yakın bir kız arkadaşı ile mektuplaşmaktadır. insanların yücelttiği ve muhteşem bir aşık olarak gördükleri kafka aslında hiç de öyle bir adam değildir. ziyadesiyle çapkındır. bu mektuplaşmayı öğrenen felice o arkadaşını da yanına alarak kafka’ya gelir ve nişanı atar.
canetti’ye göre dava romanının anlattığı hikaye budur ve kafka, josef k.’nın roman boyunca suçunu anlamamasını sağlayarak bir anlamda kendini de aklamaya çalışmaktadır.
josef k. diğer bütün kafka kahramanları gibi kafka’nın kendisidir aslında.
bir gün odasında otururken iki adam gelir ve josef k.’nın suçlu bulunduğunu söylerler ve kitap boyunca josef k. suçunun ne olduğunu öğrenmek için çabalar durur ve asla başarılı olamaz.
bu anlamsız arayış aslında franz kafka’nın özel yaşamında karşılığını bulur. elias canetti’nin yazdığı öbür dava kitabında bu konu bence açıklığa kavuşturulmuştur. canetti, franz kafka’nın felice bauer’e yazdığı mektupları incelediğinde dava romanının anlatmaya çalıştığı konu ile ilgili çok önemli ip uçları bulur.
kafka’nın felice ile yaşadığı bir anıdır her şeyin kaynağı. kafka, felice ile nişanlı iken bir yandan da felice’nin yakın bir kız arkadaşı ile mektuplaşmaktadır. insanların yücelttiği ve muhteşem bir aşık olarak gördükleri kafka aslında hiç de öyle bir adam değildir. ziyadesiyle çapkındır. bu mektuplaşmayı öğrenen felice o arkadaşını da yanına alarak kafka’ya gelir ve nişanı atar.
canetti’ye göre dava romanının anlattığı hikaye budur ve kafka, josef k.’nın roman boyunca suçunu anlamamasını sağlayarak bir anlamda kendini de aklamaya çalışmaktadır.
josef k. diğer bütün kafka kahramanları gibi kafka’nın kendisidir aslında.
devamını gör...
güneş yelkeni
fotonların momentumlarından kaynaklanan itmeyi kullanarak uzay araçlarını hareket ettiren araç.
güneş'in yaydığı radyasyonun çok küçük bir kısmını kullanabiliyoruz dünya üzerinde. uzayda ise bol miktarda radyasyon bulunuyor. 1970'li yıllardan beri radyasyonun gücünü uzay araçlarını itmek için kullanma fikri üzerinde duruluyor ama teknolojik gelişmeler bunu ancak 1980'lerden hatta 90'lardan sonra mümkün hâle getirdi.
bu yöntemde hafif malzemelerden yapılmış* yansıtıcı aynalar, üstlerine düşen güneş ışığının fotonlarında mevcut olan momentumundan gelen enerjiyi, yani aslında radyasyon basıncını, aracı hareket ettirmek için kullanıyorlar. normalde herhani bir ışık kaynağı sizin hareket etmenizi sağlayacak kadar büyük basınca sahip değil ama eğer bu "yelken"leri çok geniş yapar ve radyasyona da yeterince uzun süre maruz bırakırsanız bu gerçekleşebilir. bu sayede örneğin bir aracın yörüngesinde düzeltme yapabilmek için gerekli manevraları gerçekleştirebilirsiniz. bu tür işlemler güç ve dolayısıyla yakıt gerektirdiğinden, normal şartlarda maliyetlidir. güneş enerjisi kullanmak ise maliyeti oldukça düşürür.
yelkenler, ihtiyaca bağlı olarak birkaç 10 metre ile 1 km arasında genişliğe sahip olabilir. görünüş olarak genellikle bir uçurtmaya benzerler. güneş sistemi içerisindeki görevlerde bu teknoloji kullanılabilir.

görselin kaynağı
güneş'in yaydığı radyasyonun çok küçük bir kısmını kullanabiliyoruz dünya üzerinde. uzayda ise bol miktarda radyasyon bulunuyor. 1970'li yıllardan beri radyasyonun gücünü uzay araçlarını itmek için kullanma fikri üzerinde duruluyor ama teknolojik gelişmeler bunu ancak 1980'lerden hatta 90'lardan sonra mümkün hâle getirdi.
bu yöntemde hafif malzemelerden yapılmış* yansıtıcı aynalar, üstlerine düşen güneş ışığının fotonlarında mevcut olan momentumundan gelen enerjiyi, yani aslında radyasyon basıncını, aracı hareket ettirmek için kullanıyorlar. normalde herhani bir ışık kaynağı sizin hareket etmenizi sağlayacak kadar büyük basınca sahip değil ama eğer bu "yelken"leri çok geniş yapar ve radyasyona da yeterince uzun süre maruz bırakırsanız bu gerçekleşebilir. bu sayede örneğin bir aracın yörüngesinde düzeltme yapabilmek için gerekli manevraları gerçekleştirebilirsiniz. bu tür işlemler güç ve dolayısıyla yakıt gerektirdiğinden, normal şartlarda maliyetlidir. güneş enerjisi kullanmak ise maliyeti oldukça düşürür.
yelkenler, ihtiyaca bağlı olarak birkaç 10 metre ile 1 km arasında genişliğe sahip olabilir. görünüş olarak genellikle bir uçurtmaya benzerler. güneş sistemi içerisindeki görevlerde bu teknoloji kullanılabilir.

görselin kaynağı
devamını gör...
normal sözlük'ün diğer kafa platformlarıyla olan ilişkisi
çok gizli bir bilginin ifşasını yapmış olan yazar beyanı.
devamını gör...
felsefenin amacı soru sormak mı yoksa çözüm bulmak mı sorunsalı
felsefenin amacı soru sormaktır.
devamını gör...
normal doğum
yapabilene saygı duyduğum doğum şeklidir. insan vücudu en fazla 45 del (birimi) acıya dayanabiliyor ancak doğumda bu oran 57 dele kadr çıkıyor bunun 20 kemiğin aynı anda kırılmasına eşit olduğunu söylüyorlar gerisini siz düşünün.
devamını gör...
kafa sözlük'ün 200 günü tamamlaması
(bkz: cheers)*
devamını gör...
seo
bir internet terimidir. ingilizcesi "search engine optimization" olan, "arama motoru optimizasyonu" anlamına gelen kelimenin kısaltmasıdır.
kısacası seo olarak andığımız bu iyileştirme, websitelerin arama motorları üzerindeki görünürlüğünü artırmaya, dolayısıyla başka internet kullanıcıları tarafından bulunmayı hedefleyen iyileştirmedir.
websitelerin olmazsa olmazıdır. seo ayarları yapılmamış websitesi ancak kulaktan kulağa oynayarak ziyaretçisini artırır.
kısacası seo olarak andığımız bu iyileştirme, websitelerin arama motorları üzerindeki görünürlüğünü artırmaya, dolayısıyla başka internet kullanıcıları tarafından bulunmayı hedefleyen iyileştirmedir.
websitelerin olmazsa olmazıdır. seo ayarları yapılmamış websitesi ancak kulaktan kulağa oynayarak ziyaretçisini artırır.
devamını gör...
şokopop
kavga, polemik, basitlik, skandal mottosuyla yola çıktığı günden beri türkiye'nin en derin magazin çukuru olan youtube kanalıdır. başarılarının devamını dileriz, pek seviyoruz kendisini.
devamını gör...
sınava son gün çalışmak
tyt ve ayt planlamam için doğru yolu gösteren söz.
devamını gör...
20 mart 2021 türkiye'nin istanbul sözleşmesi'nden ayrılması
birilerine fena rahatsızlık veren sözleşme. daha önce de varla yok arasındaydı ama en azından var diyebiliyorduk.
devamını gör...
çocukken okunan ilk kitap
çocukken okuduğum ilk kitap sihirli fasulyedir. muhteşem bir hazla okuduğumu hatırlıyorum okurken çok mutlu olmuştum bu arada babamın bana aldığı ilk kitaptı.*
devamını gör...
asch deneyi
(bkz: sürü psikolojisi) ni destekleyen yönde sosyal bir deney olup solomon asch tarafından yapılmıştır. deneye katılacak olan bir grup denek seçilir ve hepsi aynı odada bir masa etrafına yerleştirilir, kendilerine aşağıdaki resimde olan bir çift kart gösterilir.

soldaki kartta sadece bir çizgi, sağdaki kartta ise boyları farklı üç çizgi bulunmaktadır. amaç soldaki resimdeki çizgi ile aynı boyda olan çizgiyi sağdaki resimden söylemektir. her turun sonunda soldaki kart başka bir kart ile değişitirilir. ilk bir kaç tur herkes doğru boyu bulur ve söyler. sonra işler değişir. masadaki denekler soldaki karttaki çizginin boyunu sağdaki kartla eşleştirirken hep yanlış boydaki çizgi ile eşleştirirler. sıra masanın sonunda oturan deneğe geldiğinde diğerleri tarafından söylenen cevabın yanlış olduğundan emin olmasına rağmen grup içinde yanlış cevabı verecek tek kişi olmaktan çekinmiş ve kendisi de yanlış cevap vermiştir.
deneyi yapan asch, denekleri seçerken masanın en sonunda oturan öğrenci hariç, herpsini kendi asistanlarından seçmiştir, gruptaki tek yabancı kişi masanın en sonunda oturandır. kendi asistanları bariz şekilde hep aynı yanlış cevabı vermekte, en sonda olan ve hiçbir şeyden haberi olmayan denekte mecburen sürü psikolojisine uymaktadır.
deney toplamda 12 etap sürer . sonuçta yüzde 32 oranında son denek diğerlerinin yanlış cevabına tamamen katılmıştır, bu da neredeyse 1/3 orana denk gelmektedir.

soldaki kartta sadece bir çizgi, sağdaki kartta ise boyları farklı üç çizgi bulunmaktadır. amaç soldaki resimdeki çizgi ile aynı boyda olan çizgiyi sağdaki resimden söylemektir. her turun sonunda soldaki kart başka bir kart ile değişitirilir. ilk bir kaç tur herkes doğru boyu bulur ve söyler. sonra işler değişir. masadaki denekler soldaki karttaki çizginin boyunu sağdaki kartla eşleştirirken hep yanlış boydaki çizgi ile eşleştirirler. sıra masanın sonunda oturan deneğe geldiğinde diğerleri tarafından söylenen cevabın yanlış olduğundan emin olmasına rağmen grup içinde yanlış cevabı verecek tek kişi olmaktan çekinmiş ve kendisi de yanlış cevap vermiştir.
deneyi yapan asch, denekleri seçerken masanın en sonunda oturan öğrenci hariç, herpsini kendi asistanlarından seçmiştir, gruptaki tek yabancı kişi masanın en sonunda oturandır. kendi asistanları bariz şekilde hep aynı yanlış cevabı vermekte, en sonda olan ve hiçbir şeyden haberi olmayan denekte mecburen sürü psikolojisine uymaktadır.
deney toplamda 12 etap sürer . sonuçta yüzde 32 oranında son denek diğerlerinin yanlış cevabına tamamen katılmıştır, bu da neredeyse 1/3 orana denk gelmektedir.
devamını gör...
normal sözlük'ün en yaşlı yazarı
büyük ihtimal ile 57 yaşında emekli bir matematik öğretmeni olan şahsımdır.
devamını gör...
idam edilmeden söylenecek son söz
yakında görüşeceğiz. o güne kadar bekliyor olacağım.
devamını gör...
whitney houston
11 şubat 2012'de henüz 48 yaşındayken, bir otel odasında hayata veda etmiştir.
böyle güzel sesli insanlar hiç ölmemeliymiş gibi geliyor bana ve erkenden gidiyorlar ya (hele de alkol, uyuşturucu vs sebeplerden) içim çok acıyor. * *
ı have nothing
böyle güzel sesli insanlar hiç ölmemeliymiş gibi geliyor bana ve erkenden gidiyorlar ya (hele de alkol, uyuşturucu vs sebeplerden) içim çok acıyor. * *
ı have nothing
devamını gör...
bir tavuk niçin karşıdan karşıya geçer sorusu
durum: bir tavuk, bir yolda karşıdan karşıya geçer.
soru: tavuk karşıdan karşıya niçin geçer?
yanıtlar:
rene descartes:
yolun öbür tarafına geçmek için.
eflatun:
iyiliği için. gerçek, öteki taraftadır.
arıstoteles:
karşıdan karşıya geçmek tavuğun doğasıdır.
karl marx:
tarihsel olarak kaçınılmazdı.
hıpokrates:
pankreasının aşırı salgısı yüzünden.
martın luther kıng jr.:
tüm tavukların nedenini açıklamak zorunda kalmadan özgürce karşıdan karşıya geçtikleri bir dünya düşlüyorum.
rıchard m. nıxon:
tavuk karşıdan karşıya geçmedi. tekrar ediyorum, tavuk asla yolun karşısına geçmedi.
sıgmund freud:
tavuğun karşıdan karşıya geçmesiyle ilgilenmeniz, sizde güçlü bir cinsel güvensizlik duygusunu ele vermektedir.
buddha:
bu soruyu sormak, sizin kendi tavuk doğanızı inkar etmektir.
galıleo galıleı:
oysa tavuk karşıdan karşıya geçiyor...
charles de gaulle:
tavuk belki yolun karşısına geçti, ama otoyolun karşısına henüz geçmedi.
albert eınsteın:
tavuğun yolun karşısına geçmesi ya da yolun tavuğun ayakları altında yer değiştirmesi, tümüyle sizin gösterdiğiniz referansa bağlıdır.
bıll clınton:
anayasa üzerine yemin ederim ki bu tavukla aramda hiçbir şey geçmemiştir.
george w. bush:
tavuğun bu yolda bm kararlarına rağmen cezalandırılmadan karşıdan karşıya geçmesi, demokrasiye, özgürlüğe ve adalete kafa tutmaktır. bu durum, yolu bizim çoktan bombalamış olmamız gerektiğini göstermektedir.
nihat doğan:
benim ülkemin tavuğunun yürüyüşü bile farklı.
necati şaşmaz:
hlıfhngvoımhugş oıugogrruygcs
süleyman demirel:
tavuk geçmişse geçmiş, geçmemişse geçmemiştir.
tansu çiller:
bu memleket için karşıdan karşıya geçen tavuk da bizimdir, üstünden geçen traktör de bizimdir.
bülent arınç:
tavuğun karşıdan karşıya geçmesi çok manidardır.
r. tayyip erdoğan:
- ben imamhatip yıllarımda tavuklu sandviç de satmıştım.
- biz karşıdan karşıya geçmesini tavuktan öğrenecek değiliz.
ilber ortaylı:
cahiller anlamaz niçin karşıya geçtiğini
soru: tavuk karşıdan karşıya niçin geçer?
yanıtlar:
rene descartes:
yolun öbür tarafına geçmek için.
eflatun:
iyiliği için. gerçek, öteki taraftadır.
arıstoteles:
karşıdan karşıya geçmek tavuğun doğasıdır.
karl marx:
tarihsel olarak kaçınılmazdı.
hıpokrates:
pankreasının aşırı salgısı yüzünden.
martın luther kıng jr.:
tüm tavukların nedenini açıklamak zorunda kalmadan özgürce karşıdan karşıya geçtikleri bir dünya düşlüyorum.
rıchard m. nıxon:
tavuk karşıdan karşıya geçmedi. tekrar ediyorum, tavuk asla yolun karşısına geçmedi.
sıgmund freud:
tavuğun karşıdan karşıya geçmesiyle ilgilenmeniz, sizde güçlü bir cinsel güvensizlik duygusunu ele vermektedir.
buddha:
bu soruyu sormak, sizin kendi tavuk doğanızı inkar etmektir.
galıleo galıleı:
oysa tavuk karşıdan karşıya geçiyor...
charles de gaulle:
tavuk belki yolun karşısına geçti, ama otoyolun karşısına henüz geçmedi.
albert eınsteın:
tavuğun yolun karşısına geçmesi ya da yolun tavuğun ayakları altında yer değiştirmesi, tümüyle sizin gösterdiğiniz referansa bağlıdır.
bıll clınton:
anayasa üzerine yemin ederim ki bu tavukla aramda hiçbir şey geçmemiştir.
george w. bush:
tavuğun bu yolda bm kararlarına rağmen cezalandırılmadan karşıdan karşıya geçmesi, demokrasiye, özgürlüğe ve adalete kafa tutmaktır. bu durum, yolu bizim çoktan bombalamış olmamız gerektiğini göstermektedir.
nihat doğan:
benim ülkemin tavuğunun yürüyüşü bile farklı.
necati şaşmaz:
hlıfhngvoımhugş oıugogrruygcs
süleyman demirel:
tavuk geçmişse geçmiş, geçmemişse geçmemiştir.
tansu çiller:
bu memleket için karşıdan karşıya geçen tavuk da bizimdir, üstünden geçen traktör de bizimdir.
bülent arınç:
tavuğun karşıdan karşıya geçmesi çok manidardır.
r. tayyip erdoğan:
- ben imamhatip yıllarımda tavuklu sandviç de satmıştım.
- biz karşıdan karşıya geçmesini tavuktan öğrenecek değiliz.
ilber ortaylı:
cahiller anlamaz niçin karşıya geçtiğini
devamını gör...
abductor pollicis brevis
devamını gör...



