hadi yallah tinder'a dediğim başlık.
devamını gör...

öyle kontrolsüzlügü, küfürler etmek ve taviz verince ne yaptığına bakmak yeterli olacaktır
devamını gör...

salçalı ekmek
sulugöz sakız
leblebi tozu
devamını gör...

helde bir de miyop-astigmatsan karşıdan geleni tanımazsın. sinemada filmleri 3d gözlüğün yokmuş gibi izlersin :)
devamını gör...

“birisini unutmak zorundaysanız, bunu sindire sindire yapın. çünkü aklın zamansız öldürdükleri, yürekte amansız dirilir.”

| paul auster
devamını gör...

bir ray loriga kitabıdır.

bu kitabı okurken zihnimde tam da hikayenin yanından yürüyen bir cümle dolaşmaya başlamadı ve kitap boyunca da beni ve hikayeyi hiç yalnız bırakmadı. bu cümle aslında hayatım boyunca benimle gezmeyi alışkanlık haline getirmiş bir cümleydi. ve bu cümlenin sahibi de benim aziz’im, franz kafka olduğu için daha da bir sıkıca sarıldım cümleye hemen hayatım boyunca hem de bu kitabı okurken. evet, çok uzattım lafı hem de doğru dürüst bir şey anlatmadan. o yüzden kısa kesip cümleyi alıntılıyor ve kitapla ilgili incelememe başlıyorum:

“ dünyaya karşı savaşında, dünyanın tarafında oldu.”

teslimiyet; girişeceğiniz tüm savaşların nihai ve kaçınılmaz sonucudur. bir savaşa başlamasan önce iç cebinizde mutlaka beyaz bir mendil olmalı. hem kan, ter ve gözyaşınızı silmek, hem yaralarınızı sarmak ve nihayet teslim olurken bir sopaya sarıp sallamak için. kazanma şansınızın olmadığını bilin ama savaşmaya devam edin mutlaka.

“ teslimiyet “ 2020 yılı içinde okuduğum en iyi kitaplardan biri. garip bir distopya. sanki distopya değilmiş gibi, ama öyle. küçük bir çocuğun, iki oğlunu askere göndermiş bir çiftin evine sığınması ile başlıyor her şey. çocuk konuşamıyor ama dahi olabilir aslında, ya da zeka özürlü. bir savaş sürüyor dışarıda ama ne olduğu belirsiz bir savaş. bu savaş ısrarla devam ederken bir anda “ saydam şehir” sözleri dolaşmaya başlıyor ortalıkta ve sonra kentteki ve belki de ülkedeki herkes bu şehre taşınıyor. şehirle ilgili çok ipucu vermeyeceğim ama ütopik mi distopik mi olduğunu sizin karar vermeniz gerekeceğini söyleyebilirim.

eğer her şey sizin yerinize düşünülüyorsa, savaşta iyilerin mi yoksa kötülerin tarafında mı olduğunuzu bilmiyorsanız, anlamsız bir şekilde kendinizi hep mutlu hissediyorsanız; hemen şu anda ellerinizi kaldırın ve teslim olun...
devamını gör...

yunan mitolojisi'nde bir perinin aşkını reddeden yakışıklı bir genç. kendi ayna görüntüsüne aşık olmaya mahküm edilmiştir ve kahrından ölmüştür.
devamını gör...

sonuna kadar katıldığım başlıktır. uzun zamandır sözlükte terör propagandası yapan hevallerin hala sözlükten şutlanmamasını başka türlü açıklayamıyorum çünkü.
devamını gör...

bu olaylar herkesin gözü önünde yaşanıyor ve yazık sesimiz çıkmıyor. soydaş dediğimiz insanlar zulüm görüyor, protesto için çin büyükekçiliği önüne gidiyor, biz bu zulüme sessiz kaldığımız yetmez gibi sesini çıkarmaya çalışanlara polis marifetiyle müdahele ediyoruz.

hani haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandı, hani mazlumun yanındaydık, hani ensardık, hani o kardeşlerimizi o zorlukların içerisinde bırakamazdık? yoksa bunları yapmamız için o mazlumun arap kökenli mi olması gerekiyor? türk ise bizim tavrımız mı değişiyor?

bana bile ırk muhabbeti yaptırdınız ya helal olsun size...
devamını gör...

sürekli kartların yeniden dağıtıldığı yer.
devamını gör...

dinlemek, önemsemektir, görmektir, ciddiye almaktır. çocukları ciddiye almamak mevzusu önceki yüzyıllarda kalması ve günümüzde de asla tekrarlanmaması gereken bir tavır, bakış açısıdır. anlıyorum ebeveyn olanlar çocukken bu muameleye maruz kaldılarsa bilinçdışı mekanizmaları onları bildikleri davranışa itiyor ancak bunun bir yerden kırılması gereklidir. çocukları dinlemek onları gerçek anlamda dinlemekten söz ediyorum pek çok çatışma, kriz durumlarının önünü kesecektir. farkında olunmaz çoğu zaman ama bir çocuğun davranışı onun içinde bulunduğu gelişimsel döneme göre değerlendirilmediğinde çok yanlış çıkarımlar doğrultusunda bir o kadar yanlış tepkiler verilmektedir. sonuç ise boşluk, hayal kırıklığı ve ebeveyn çocuk arasında güvensiz bağlanma olmaktadır. doğru değerlendirme sadece dinlemeyle olur. o zaman çocuğun niyeti, bakış açısı ve ne yapmaya çalıştığı anlaşılır. buna göre yapıcı, kararlı çözümler üretilir. ancak tam tersi durum sistematik olarak tekrarlandığında çocuk dinlemeyi sağlam bir şekilde öğrenemediği gibi en çok güvendiği insanların kendini dinlemediğini bilecek ve ona göre davranacaktır. çaresiz kaldığı ya da çıkmazda kaldığı konuları danışmayacaktır ; çünkü dinlenmiyor. sevdiği, keyif aldığı, mutlu olduğu şeyleri paylaşmayacaktır çünkü dinlenmiyor. bu böyle uzar gider. gerçekten ciddiye alınıp konuşulmayan, dinlenilmeyen çocuklar ciddiye almasını da öğrenemez. kendine karşı da önemsizlik, değersizlik gibi yanlış algılar oluşturur. bunlar bir çırpıda oluşmadığı için öyle bir kerede de giderilemez. böyle böyle birbirine bağıran, derdini anlayışsız ve hoşgörüsüz anlatan-anlatamayan- yıkan, kıran bireyler ve toplum oluşuyor.
devamını gör...

iskambil kağıdındaki papazı allah sanıyordum. tanrı affetsin.
devamını gör...

ışid iki askerimizi diri diri yaktığında hükümetinin canı sıkılmasın diye kör, sağır, dilsiz taklidi yapan milyonların arkasından ağıt yakacağı insanlardır. ikiyüzlü bir milletiz.
devamını gör...

insanların fikri neyse , zikrinin o olması durumunun, sözlük ortamında tezahürü.

demek kendilerine dert edip, gece gündüz bunu düşünen bir kesim var efendim. ayrıca kişi neyin yoksunluğunu çekiyorsa, sürekli bunu belirtme eğilimindedir. misal bakir/bakire değilsiniz ve bunun dini açıdan veya toplum açısından günah veya ayıp olduğunu düşünüp ( çünkü siz de bu tür kişileri ayıplıyor veya damgalıyorsunuzdur) , bir nevi günah çıkarma belki de destek bulmak amaçlı bu tür konuları akışa sürüyorsunuz.

ikinci neden de, bakir veya bakiresiniz, içten içe bir şeyler yapmak, sizin için günah sayılan bir eyleme açsınız , bu nedenle de bakir/bakire olmayan kişileri kötüleyerek, tanrı katında veya toplumda artı oy ve aferin toplamak istiyorsunuz.

iki taraflı da kötü bir eylem. bırakın fikriniz de zikriniz de sizde kalsın.
devamını gör...

bu son olsun bu son.
devamını gör...

ukde deyince, ukde görünce, ukdenin u'sunu okuyunca psikolojimin bozulmasından mütelevellit yine gördüğüm ve yine sinirlerimi bozan başlık. *
tanımda bahsi geçen ve "heba olan mod" sanırım ben oluyorum ama teessüf ediyorum sevgili arnella! hala ukde silecek enerjim var ancak sağlam kalacak ruh sağlığım var mı ondan emin değilim.
(bkz: yıkılmadım ama ayakta da değilim)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

gönder gelsin !
devamını gör...

aldığı kazakla köpeğimin çişini silip kazağı atmıştım. benim kullanmaktan anladığım bu galiba.

hoşlanmadığım eylem.
devamını gör...

az önce yaşadığım aptal olaydan dolayı sinirimi boşaltmak için açtığım başlıktır.

üst kat komşumuz, aynı zamanda ev sahibimiz tam olarak 5 dakika önce bize geldi. ağzında ne maske vardı ne bir şey vardı, sanki babasının ahırı gibi oturma odasına geçip koltuğa oturdu. buraya kadar her şey katlanılabilirdi, bakın normal değil, katlanılabilir. sonrasında ise sevgili komşumuzun ağzından şu cümle döküldü, "ya benim kızım korona oldu galiba."

ulan bre gerizekalı madem kızının korona olduğundan şüpheleniyorsun niye geliyorsun lan bize?! b*k mu var bizim evde niye ulan niye niye?! telefon ne haberin yok mu senin aptal varlık?! hayır söylerken bir de yüzü hiç kızarmıyor mnakoyim ya! eğer korona olur da ölürsem yeminim olsun bu kadının peşindeyim. yerken içerken sıçarken dünya ahiret peşindeyim ulan senin!

(bkz: kafa sözlükte büyük harf kullanılamaması)
devamını gör...

arkadaşlar gözünüz aydın.
o aradığınız beyaz atlı prensi buldum.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

muratbey.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim