iki insanın birbiri ile karşılaşması kadere, tanıştıktan sonra yanyana kalmaları ise onların gayretine bağlıdır.
basit bir dille ne güzel anlatıyor sabahattin ali.
devamını gör...

neil gaiman tarafından yazılmış kitap.
içinde edda'lardan * nesire çevrilmiş 15 hikâye bulunuyor.
takdim kısmında gaiman şöyle diyor: "favori yemek tarzına sahip olmak kadar zordur, favori mitlere sahip olmak (bazı geceler tayland yemeği, bazı geceler suşi, diğer geceler de büyümenize eşlik eden sade ev yemeklerini istersiniz.). ama eğer bir favori seçmek zorunda olsaydım, muhtemelen iskandinav mitlerini seçerdim."
hayatında en sevdiğim yemek şu diyemeyen hatta en sevdiğim şu* diyen insanlara tereddüt ederek bakan beni anında yakalayan bir giriş ile başlayan ve de kitap boyunca benzer bir tatla devam eden bir uslübu var kitabın. iskandinav mitolojisine filmler, romanlar ve dizilerden aşina idim ancak onları direkt anlatı olarak ilk kez okudum. ve diğer milletlerin efsanelerinin de hissettirdiği şeyi hissettirdi bana: kurgunun içinde boşluklar... bu belki de biraz hadsiz bir cümle çünkü her şeyi yazıldığı döneme göre eleştirmeli ve baktığımız pencere denk olmalı ama bu, his ve sanırım hislerimi söylerken içimden geldiği gibi anlatma hakkımı saklı tutabilirim.
kitaptan hoşlandım hatta metinlerin orijinal hallerini, kenningler ve ahenkli bir söyleyiş ile okumayı arzu ettirdi.
bir de kitabın özel bir yanı var benim için. bin beş yüz derecelik sıcak havada serinlemek için girdiğim kitapçıda klimanın tam karşısında dururken kitap gözüme takıldı. ve bu anda sihirli bir el tarafından alınıp armağan edildi. bu bir hayaldi. ağaçların altındaki bir mekanda biralarımızı yudumlarken okumaya başlandı. ve her sabah aynı sihirli el tarafından yapılmış kahvemi içerken okunup bitirildi. bu yüzden belki de tarihe not düşürüldü. özel bir yanı olması sebebi, tıpkı mckeybo and me gibi. *
devamını gör...

balkonda neskafe sigara keyfi yapayım dedim bir baktım karşı apartmandan bağrışma sesleri geliyor.
hikayedeki baş kahraman bmw m3'e binen zengin adamın karısını aldatması, her akşam içmesi ve anladığım kadarıyla eşini dövmesi*.
şimdi vereceğim tavsiye çok klişe olacak ama evleneceğiniz adamı iyi seçin. keyfimin içine ettikleri gibi moralimi de bozdular çünkü.
devamını gör...

3 şey.
ölüm çok can yakıyor ve ağlatıyor.
ciddi sonlar da beni ağlatır.
birde oğlumun mezuniyetinde ağlamıştım.
devamını gör...

ben geldim. her şeyi bırakarak geldim. tüm hatalarımın farkına vararak geldim. bıraktığım yerde olmadığını bilerek, o köprünün altından çok sular aktığını bilerek, senin artık o insan olmadığını bilerek geldim. egomu bir tarafa bırakarak geldim. seni paramparça ettiğimi bilerek, suisyimal ettiğimi bilerek ama yine de seni tekrar sevmek isteyerek, dönüştüğün insanı
ve dönüştüğüm insanı kabul ederek, eskisinden daha çok çaba sarf etmem gerektiğini bilerek ve en önemlisi, ne yaparsam yapayım bana güvenmeyeceğini bilerek buna rağmen sonuna dek seni terk etmemeye kararlı olarak geldim.

geçmişte sana yaptıklarımdan pişman olarak, bunları yalnızca vicdan azabından dolayı değil, içimdeki sevgiyi yıllardır söküp atamadığımdan telafi etmek isteyerek geldim. dönüştüm. acı çektim. beni ne kadar çok sevdiğini görmek ne kadar büyük bir özenle sevdiğini anlamak için başka ilişkilerden geçtim. kimse senin gibi üzerime titreyerek sevmedi beni. ancak senin kadar incitildiğimde anladım seni ne kadar incittiğimi.
devamını gör...

sözlüğün divası olan kadın.
valla ajda pekkan gibi.
yaş anlamında demedim, ona yaşlı demedim,
diyemem.
çünkü ben ondan daha yaşlıyım .
kadında
estetik desen var *
işini icrası desen tavan *
bana bile fiziği sevdirebilir gibi.
bu yaştan sonra fizik sevecem, düşünün yani.
kısa tanımları tam eğlenmelik.
bir insan, uzay fizik bilecek
birde eğlenceli olacak,
birde güzel olacak,
birde dünyadan haberdar olacak,
birde hiç bir potansiyelini inkar etmeyecek,
dosta düşmana gösterecek.
ve
bu kadını bir başka kadın üzecek,
onu üzecek biri varsa, bu ben olmalıyım
yanına en yakın olan benim,
bir geçemiyorum onu.*
benim dışımda kimsenin onu üzmeye hakkı yok ya.
hele bir yetişin yanına.
bende üzemem onu, çok güzel bir kalbi var.
birinci sırada dursun bana gölge etsin.
keşke her zirve onun gibilerle dolsa.
devamını gör...

“içimde ölen biri var.”

bakınız hem ölüm hem cül bir söz.
devamını gör...

kimi işleteceğğeenn...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

pizza çok fonksiyonlu bir yemektir fakat şahsımın en kullanışlı bulduğu alan, romantik geceler için hayat kurtarıcı olmasıdır.
aslında hazırlaması oldukça basittir fakat yemeğe davet ettiğiniz hanımın karşısında son dokunuşlar yapıldığında, elinden her iş gelen hamur bile açan becerikli bir erkek alt mesajı verir.
tabi böyle bir erkeği de hiç bir kadın kaçırmak istemez.
şarabın yanına filan da yakışır.
ve neredeyse sevmeyen yoktur.

öncelikle bir su bardağı ılık suyu bir kaba alıp yarım poşet kuru mayayı üzerine döküyoruz. ardından bir tatlı kaşığı kadarda toz şeker.
bir iki dakika içinde maya aktive olacaktır.

hemen ardından un eklemeye ve karıştırmaya başlıyoruz. karışım yapış yapış bir hal alana kadar un ekliyoruz.

kıvam alınca yarım çay bardağı zeytin yağı ve tuz ekleyip iyice yoğuruyor ve üzerini kapatıp, ılık bir ortama da(50 derece gibi) mayalanmaya bırakıyoruz.

bir saat kadar sonra maya tutmuş oluyor. bundan sonrası kolay.

hamura oklavaya filan gerek yok, elinizle eze eze açıyorsunuz. zaten kıvamı buna müsait. yapışırsa biraz un atın üzerine.

malzeme olarak üzerine istediğinizi atabilirsiniz.

250 dereceye önceden ısıtılmış sıcak fırına, mümkünse fırının en alt kısımına atıyoruz ve 20 dk filan süre veriyoruz.

işte bu kadar.

doğru tarifi bulmaya kendim çok uğraştığımdan, buraya bırakayım, belki birilerinin işi görülür.
devamını gör...

tdk tarafından anlamına bakıldığında bir şeyin var olmayışı, yokluktur.

aklıma neyzen tevfik'in şu anısı geldi:


sadrazam talat paşa, bir gün neyzen tevfik'e devlet dairelerinden birinde katiplik önerir. neyzen tevfik:

- katip olacağım da ne olacak, diye sorar.
teşekkür beklerken böyle bir soru ile karşılaşınca şaşıran talat paşa, memurluk katlarını alttan üste sıralar:
- önce şu, sonra bu...
neyzen'in hala hoşnut olmadığını sezince de, şöyle sürdürür:
- daha sonra vekil, nazır, kim bilir belki de sadrazam...
neyzen'in yanıtı yine bir soru olur:
- ya sonra?
talat paşa bir an duraksar, sonrası padişahlıktır çünkü. ister istemez:
- hiç! der.
bu yanıt karşısında güler ve şöyle der neyzen tevfik:
- ben bugün de "hiç"im! sonu hiç olduktan sonra, onca zahmete ne gerek var?
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

zor olsa da yazın beni şunu görmek kadar bunaltmaz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"kralların hastalığı ve hastalıkların kralı" olarak adlandırılır. hipokrat zamanından (mö 5.yy) beri bilinmektedir. ürat (monosodyumürat monohidrat) yada ürik asit kristallerinin birikimi ile ortaya çıkan, akut ve tekrarlayan artrit ataklarıyla karakterize bir klinik tablodur. erkeklerin yaklaşık %0.7, kadınların %0.1’inde gut görülür. en çok 45 yaş üstü erkeklerde ve obezlerde görülür. ataklar çok hızlı olarak gelişir ve ilk atak genellikle gece olur. tüm romatizma türleri içinde en ağrılı olanıdır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

gut hastalığı dört klinik evreden oluşur;
1. asemptomatik hiperürisemi (gut’a göre 10 kat daha yaygın):hastalık değil, sadece bir risk faktörüdür. serum ürat konsantrasyonunun >6.8mg/dl olması ile ürat kristalleri oluşmaya başlar ve bu kristaller organ hasarına katkıda bulunur. bu durum genellikle tedavi gerektirmez ancak; hastanın böbrek fonksiyonlarının yakından izlenmesi gereklidir.
2. akut gut artriti: eklem çevresinde yeterli ürat kristali oluşumu ve bazı travmatik tetikleyicilerin kristalleri eklem arasına salmalarından sonra hasta akut gut atağı şeklinde, genellikle monoartiküler(ayak baş parmağı eklemi ve diğer küçük ayak parmakları, ayak bileği, dirsek ve diz eklemleri) ve düşük dereceli inflamasyon ile gözlenen, kendiliğinden geçip tekrar oluşma eğilimindeki ataklardır.
3. kritik evre: gut ataklarının akut alevlenmeleri arasında geçen süredir, eklemlerde kristaller hala mevcuttur.
4. ilerlemiş gut / kronik tofüslü gut / gut nefropatisi: kontrol edilemeyen hiperüriseminin, kronik artrit ve tofüs ile karakterize uzun dönem komplikasyonlarını içerir. tofüs, vücutta farklı yumuşak dokularda birikir. genellikle bu evre, (tedaviler sebebiyle hastalarda) gözlenmez. ancak; etkili tedavi sağlanamazsa ciddi komplikasyon olan gut nefropatisi gözlenebilir.

gutlu hastaların %10-20’sinde fizik muayenede saptanabilen tofüs gelişmektedir. ilk artrit atağından 10-15 yıl sonra ortaya çıkar. en sık görüldüğü yerler dış kulak, aşil tendonuve olekranon bursaları’dır. saf ürat içerirler. tofüslerin kendileri ağrısız olmasına karşın, eklem içinde ve çevrelerinde bulunmalarından dolayı eklem hareketlerini kısıtlarlar ve artropatiye neden olurlar.
devamını gör...

fizik.
devamını gör...

frank herbert’in dune destanının kumla dolu sayfaları arasına sıkıştırdığı anlam yüklü cümlelerinden sadece bir tanesidir.

karanlık; yüzyıllardır en çok görme duyusuna güvenmeye alışmış, her seferinde bu alışkanlığı onu hayal kırıklığına uğratsa da, onu yalanla doğruyu, sahte ile gerçeği ayırt edemeyecek hale getirse de, halüsinasyonlara boğsa da görme duyusunun gücüne olan inancını asla yitirmemeye kararlı olan insan ırkının tüm kalkanlarını indirdiği bir durumdur.

karanlıkta insan başka duyularının da olduğunu hatırlar. onlara da güvenebileceğini, hatta görme duyusundan daha sadık ve güvenilir olduklarını anlar ama başlıktaki cümle anlatılan anımsayış bu değildir.

çoğu zaman bir şeyler hatırlamaya çalıştığımızda gözlerimizi kapatırız insiyaki bir şekilde. böylelikle görme duyumuzu engeller ve diğer duyularımızı ve beynimizi daha etkin hale getirmiş oluruz. bunu isteyerek yapmadığımızı, yani karanlığın içinde kaldığımızı düşününce bu ister istemez harekete geçen duyularımız sayesinde bildiğimiz ama hatırlamadığımız, hatta bildiğimizi bile bilmediğimiz birçok şeyin hafızamıza üşümesine neden olacaktır. yine de emin olamadığımız için bu kör bir anımsayış sayılacaktır.

şimdi gözlerinizi sımsıkı kapatın ve zihninize gizli kalan her şeyi sevgiyle karşılayın. elma dersem çıkmayın.
devamını gör...

bu kadar basit bizleri mutlu etmek işte. zoru oynamaktan yorulduk.
devamını gör...

yazı bilimi.tarihteki eski yazı cesşitlerini inceleyen bilim dalı .
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim