herkesçiklerin bayramı kutlu olsun *
devamını gör...

sivas'ın başkenti.
devamını gör...

nihavend makamında bir şarkı olmak isterdim.
devamını gör...

yani normalde her sene bilgisayar değiştiriliyor da ben mi bilmiyorum dediğim basliktir. bilgisayar tamamen bozulup kullanılmayacak hale gelene kadar kullanılmalıdır. senesi yada zamanı yoktur ki. her sene değiştirmek yahut saglamken üzerine yenisini almak israftır. evde bir masaüstü bilgisayarımız var. yılların bilgisayari on yılı geçti belki. ondan çizim yapamayacağım için ve sürekli yanımda tasiyamadigim için laptop almıştım 4 yıl önce. hala sapasağlam. ben bunu daha bir bu kadar daha kullanırım. çünkü neden kullanmayayim.
devamını gör...

beğenilince yazmaya heveslendirilen, küçük mutlulukları yakalamak isteyen, özgür olduğu platformda beğenilmeyi en çok isteyen yazardır.
devamını gör...

bu şehir kadar kalabalıktır, bazılarının yalnızlığı
cahit zarifoğlu
devamını gör...

cahilliği tayin ya da tespit edecek dayanak noktası olduğunu düşünen yazar beyanı.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

islamcıların yaşadığı hiçbir toprak parçasında kadına, insana, canlıya rahat olmadığını bir kez daha anlamamızı sağlayan olay.
devamını gör...

fav ve + cimrisi yazarlara sert ikazlarda bulunmak gerek.
devamını gör...

sözlükte gördüğünüz şahsım bu bebe işte.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu gerzekçe soruya verilecek en aklıselim cevap budur.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

--- alıntı ---

tam adı şükrü sunay akın olan ,1962 maçka doğumlu şair, yazar, araştırmacı ve gazetecidir. ilk şiirini kendi anlatımıyla; yedi yaşında, anne ve babasının odasında bulunan elbise gardırobundaki boş duran tek askılığa yazar ve "üşümüyor musun?" diye sorar.

--- alıntı ---

bir ara televizyondaki farklı kanallarda sanat programları ve belgeseller hazırlayarak sunmuştu. şu sıralar kafa radyo'da “veşaire veşaire” programını hazırlayıp sunmaktadır. yumuşak ama etkili ses tonuyla anlattıkları, sıradan bir şey bile olsa, masal kıvamında dinlenilesi insandır. 2005 yılından beri dünyanın her yerinden topladığı oyuncaklarla istanbul’da oyuncak müzesini kurarak bir hayalini gerçekleştirmiştir. pandemi zamanında müze online olarak ziyarete açılmıştır. şiir ve hikaye tadında, çoğunlukla istanbul temasını işleyen bir çok eseri bulunmaktadır. ilk okuduğum eseri "ay hırsızı" olup, bir ara herkese aynı kitabı hediye etmiştim. "geyikli park", "bir çift ayakkabı", "tuncay terzihanesi", "kırdığımız oyuncaklar", "istanbul'da bir zürafa", "kız kulesi'ndeki kızılderili" masalsı anlatımıyla bir çırpıda okunabilecek diğer eserlerinden birkaçıdır.

edit: “büyüklerle ben yapamıyorum , çocuklar da almıyor beni oyunlarına , devlet dairesinde yangından kurtarılmayacak sıkışmış bir çekmece gibiyim , açılamıyorum sana“ gibi sosyal medyada da çok sık karşılaştığımız naif sözlerin yazarıdır.
devamını gör...

uzaktan çalışma vesilesiyle her gün yaptığım calisirken haftasonları ise pazar günleri yaptığım için sanırım o erkeklerden biriyim. ancak neden erkek vurgulanıyor onu anlamıyorum. ev işi yapmak aşırı zor. cidden zor.

mesela süreci anlatayım.

sabah kalk, kızın dağıttıklarını topla, eşini uyandır o arada çay koy, demlenene kadar kendi işlerini hallet, sonra kahvaltıyı hazırla, eşin de tabi çocukla ilgileniyor o arada, kahvaltı faslından sonra ya kızı ya da kızın döktüklerini temizle, sonra mutfağı toparla ya da kızla oyun oyna, kızın uyku vakti gelince ya kızı uyut ya da diğer rutin ev işleri ile kendi işlerini hallet, akşam yemeği için hazırlıklar, akşam çay, gün içinde gerekirse süpürge silme...

bunu ya ben ya eşim yapmak zorundayız. her gün. zor dostum zor. spor salonunda ağırlık basmaya benzemiyor bu işler.*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

zorunlu askerlik hizmetinde sıklıkla denk geleceğiniz tahammülü zor bozukluk. tabip yüzbaşı bu tanıyı koyunca tertip emri çıkar ve eleman farklı birliğe gönderilir.
devamını gör...

1820 de vuku bulan olay o zamanlar halk domatesin zehirli olduğuna inanıyormuş
tamam abi zehirli olduğuna inanıyorsunuz ama niye dava açtınız domatese
domatesin günahı ne
dava sonucu domates aklanmış nasıl mı buyrun

robert gibbon johnson, domateslerin savunması için mahkeme salonunda oturup bir sepet dolusu domates yedi. salem, new jersey'deki davada izleyiciler, johnson'ın ilk ısırıktan sonra ölmemesine çok şaşırmıştı.
devamını gör...

marina abramovic'in deneyi de buna benzer.

6 saat boyunca cansız manken gibi hareketsiz kalan marina'ya önce güller, çiçekler verilmiş, kekler yedirilmiş. daha sonra kadına tokat atılınca insanlar daha kötü şeyler yapmaya başlamış. kıyafetlerini çıkarmışlar, kafasına silah dayamışlar, bıçakla vücudunu kesmişler, tecavüz etmeye çalışmışlar.

içlerinden biri kadına sarılınca bunlara dayanamayan insanlar da kadını korumaya başlamışlar. kıyafetlerini giydirmişler, yaralarını temizleyip sigara içirmişler.

6 saatin sonunda kadın hareket etmeye başlayınca insanlar marina'dan kaçmaya başlamış.

kaynak
devamını gör...

hiçbir şey. süper bi yer burası. her şey doğru yapılıyor.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim