türkiye'nin aşı sorunu bitmiştir
sabah sabah telefona gelen haber bildirimi. adamlar manşet atmış.
bakan koca'dan şok açıklama: bitirdik!
ananı avradını diyerek haberi açtım. tabii ki inanmak istediğim şey bir ütopyaydı ama olsundu. sonuçta beşerdik ve şaşabilirdik.
sonra haberi okudum. aşı sorununu bitirmişler. buna da şükür diyerek kapadık haberi.
bakan koca'dan şok açıklama: bitirdik!
ananı avradını diyerek haberi açtım. tabii ki inanmak istediğim şey bir ütopyaydı ama olsundu. sonuçta beşerdik ve şaşabilirdik.
sonra haberi okudum. aşı sorununu bitirmişler. buna da şükür diyerek kapadık haberi.
devamını gör...
shoegaze
köklerini alternative rock, indie rock, (gruptan gruba değişebilmekle birlikte) noise ve post-punk'tan alan, 90'larda ingiltere'de ortaya çıkmış, hayalci bir müzik türü olarak tanımlanabilir. gerçekten insana garip duygular yaşatan bir müziktir. çoğu grup my bloody valentine'ın oluşturduğu sound üzerinden yürümüştür. ayrıca cocteau twins ve the jesus and mary chain de shoegaze'in ortaya çıkışında önemli etkisi bulunan iki grup sayılır, hatta bazıları bu grupların bazı albümlerini proto-shoegaze olarak nitelendirir.
tür dream pop ile oldukça benzerlik gösterir, çoğu shoegaze ve dream pop grupları birbirinden ilham alır.
en bilindik grupları türün en önemli üç grubu olarak da kabul edilen my bloody valentine, ride ve slowdive'dır.
en tipik özelliği de yoğun reverb ve distortion ile oluşturulan gürültülü gitar tonudur. bu gitarlara çoğu zaman ne dediği pek anlaşılmayan, içine kapanık bir vokal eşlik eder. vokalin öne çıkmayıp diğer enstrümanlara eşlik ettiği türlerden biridir.
müziğin havasına uygun olarak da çoğu zaman wall of sound tarzı bir prodüksiyon kullanılır.
zamanında grunge ve britpop tarafından popülaritesi oldukça baltalanmış olsa da 2000'lerin başlarından itibaren tekrar yükselişe geçmiştir. bunun örneklerinden biri de shoegaze'e daha fazla synth ekleyip türü biraz değiştiren nu gaze hareketidir.
black metal ile shoegaze'i birleştiren blackgaze türünün de bu artan ilginin sebeplerinden biri olduğu söylenebilir. özellikle alcest ve deafheaven gibi gruplar türü metal dinleyicisine de hitap edecek bir füzyonla sunarak shoegaze'in dolaylı yoldan daha geniş bir kitleye ulaşmasını sağladı. ayrıca post-metal türü altında da shoegaze etkili müzik yapan gruplar bulunabiliyor, jesu gibi.
dinleyecek albüm arayanlar için şurada temel albümleri de içeren bir akış şeması bulunuyor.
tür dream pop ile oldukça benzerlik gösterir, çoğu shoegaze ve dream pop grupları birbirinden ilham alır.
en bilindik grupları türün en önemli üç grubu olarak da kabul edilen my bloody valentine, ride ve slowdive'dır.
en tipik özelliği de yoğun reverb ve distortion ile oluşturulan gürültülü gitar tonudur. bu gitarlara çoğu zaman ne dediği pek anlaşılmayan, içine kapanık bir vokal eşlik eder. vokalin öne çıkmayıp diğer enstrümanlara eşlik ettiği türlerden biridir.
müziğin havasına uygun olarak da çoğu zaman wall of sound tarzı bir prodüksiyon kullanılır.
zamanında grunge ve britpop tarafından popülaritesi oldukça baltalanmış olsa da 2000'lerin başlarından itibaren tekrar yükselişe geçmiştir. bunun örneklerinden biri de shoegaze'e daha fazla synth ekleyip türü biraz değiştiren nu gaze hareketidir.
black metal ile shoegaze'i birleştiren blackgaze türünün de bu artan ilginin sebeplerinden biri olduğu söylenebilir. özellikle alcest ve deafheaven gibi gruplar türü metal dinleyicisine de hitap edecek bir füzyonla sunarak shoegaze'in dolaylı yoldan daha geniş bir kitleye ulaşmasını sağladı. ayrıca post-metal türü altında da shoegaze etkili müzik yapan gruplar bulunabiliyor, jesu gibi.
dinleyecek albüm arayanlar için şurada temel albümleri de içeren bir akış şeması bulunuyor.
devamını gör...
una nocte
sevdiğim ve profiline girip son ne yazmış acaba dediğim yazarlardan biriydin. zaten son zamanlarda sözlüğe girdiğimde takip listemdeki yazarların profilindeki son tanımlarını okuyup çıkar oldum. burası benim için çok iyi bir yerdi. hala çok iyi bir yer. çok iyi insanlar tanıdım. yazmayı da seviyorum. malesef motivasyonu senin gibi kaybettim.
sadece bir avuç insan ziyanı yazarın bezdirmesi ile bir çok arkadaşımız ya yazmaz oldu ya da bırakıp gitti.
yazsınlar böyle ne diyeyim. düşünce özgürlüğü muhakkak var. ancak hoşgörü sendromu diye bir kavram da var.
yazdıklarını okumak ve etkileşimde bulunmak çok değerliydi dostum. umarım herşey gönlünce olur.
sadece bir avuç insan ziyanı yazarın bezdirmesi ile bir çok arkadaşımız ya yazmaz oldu ya da bırakıp gitti.
yazsınlar böyle ne diyeyim. düşünce özgürlüğü muhakkak var. ancak hoşgörü sendromu diye bir kavram da var.
yazdıklarını okumak ve etkileşimde bulunmak çok değerliydi dostum. umarım herşey gönlünce olur.
devamını gör...
ayşe erbulak
helios'un ukdesini doldurmak ta bana nasipmiş.*
6 ocak 1957 doğumlu yazar,oyuncu ve gazeteci.
vikipedi sayfası
kendi bloğu
6 ocak 1957 doğumlu yazar,oyuncu ve gazeteci.
vikipedi sayfası
kendi bloğu
devamını gör...
cinnet geçirten yazım yanlışları
hâlâ - hayla
mide - miğde
bazı - bağzı
çare - çağre.
hayla ne demek? konuşurken de mi hayla diyorsunuz?
mide - miğde
bazı - bağzı
çare - çağre.
hayla ne demek? konuşurken de mi hayla diyorsunuz?
devamını gör...
yazarların çocukken en sevdiği çizgi film
şirinler
(bkz: uslu bir çocuk olursanız siz de şirinleri görebilirsiniz)
(bkz: uslu bir çocuk olursanız siz de şirinleri görebilirsiniz)
devamını gör...
the man from earth
senaryosunu jerome bixby’nin yazdığı yönetmenliğini richard schenkman’ın yaptığı bir başyapıttır. izlediğim tüm filmler arasında en iyi ilk beş film arasındadır ve sanırım çok uzun bir süre daha da öyle kalacaktır.

bir veda toplantısı esnasında geçen konuşmalardır filmin konusu. emekli olan tarih öğretmenine veda etmek için toplanan meslektaşlarına vermesi gereken bir sır vardır o profesörün.
profesör john oldman’in mesleğe vedası öyle sıradan olmayacaktır.
film oyunculuk ya da yönetmenlik başarısından çok bir senaryo başarısıdır. senaryo nasıl yazılır isimli bir derstir. gerçeküstü bir hikaye nasıl bir tutarlılıkla bu kadar gerçek kılınabilirin muhteşem bir örneğidir.
bir tek mekanda geçen filmler oldum olası etkilemiştir beni. ama bu filmde john oldman’ın anlattığı hikayeler bambaşka bir etki bıraktı üzerinde. hele o final sahnesine götüren baba oğul hikayesi.
yazarken bile tüylerim diken diken oldu. ben john oldman’in anlattığı her şeye inandım. kabul ettim. hak verdim. hem de hiç şüpheye düşmeden. ben de dünyalı adam olduğuma inanıyorum ama o kadar yetenekli bir yazar olmadığım için bunu kanıtlayamıyorum.

bir veda toplantısı esnasında geçen konuşmalardır filmin konusu. emekli olan tarih öğretmenine veda etmek için toplanan meslektaşlarına vermesi gereken bir sır vardır o profesörün.
profesör john oldman’in mesleğe vedası öyle sıradan olmayacaktır.
film oyunculuk ya da yönetmenlik başarısından çok bir senaryo başarısıdır. senaryo nasıl yazılır isimli bir derstir. gerçeküstü bir hikaye nasıl bir tutarlılıkla bu kadar gerçek kılınabilirin muhteşem bir örneğidir.
bir tek mekanda geçen filmler oldum olası etkilemiştir beni. ama bu filmde john oldman’ın anlattığı hikayeler bambaşka bir etki bıraktı üzerinde. hele o final sahnesine götüren baba oğul hikayesi.
yazarken bile tüylerim diken diken oldu. ben john oldman’in anlattığı her şeye inandım. kabul ettim. hak verdim. hem de hiç şüpheye düşmeden. ben de dünyalı adam olduğuma inanıyorum ama o kadar yetenekli bir yazar olmadığım için bunu kanıtlayamıyorum.
devamını gör...
türk dizisi klişeleri
devamını gör...
yalan
analitik düşünme sürecinden ziyade daha çok bilinçaltı proseslerle hissedebildiğimizi düşündüğüm ali cengizlik.
yalanın en büyük işaretleri beden dilinde saptanıyor fakat bir suçlunun tavırlarını analiz eden profesyonel değil de sıradan vatandaşlar olarak yalan işaretlerini dikkatle izlemiyoruz. bir göz kırpma, yüzde bilinçli olarak farketmediğimiz ama bin yılların genetik aktarımıyla zihnimize kazınan şablonlarla "hissedebildiğimiz" ve içimizde "yalan söylüyor!" düşüncesi doğuran ifadelerle yalanı daha çok sezgi şeklinde saptıyoruz. bana kalırsa bu öyle gelişmiş bir yalan tespit sistemi ki iletişimde olduğumuz birinin yalan söyleyip söylemediğini anlamak için bedenini görmemize bile gerek kalmayabiliyor.
yalanın en büyük işaretleri beden dilinde saptanıyor fakat bir suçlunun tavırlarını analiz eden profesyonel değil de sıradan vatandaşlar olarak yalan işaretlerini dikkatle izlemiyoruz. bir göz kırpma, yüzde bilinçli olarak farketmediğimiz ama bin yılların genetik aktarımıyla zihnimize kazınan şablonlarla "hissedebildiğimiz" ve içimizde "yalan söylüyor!" düşüncesi doğuran ifadelerle yalanı daha çok sezgi şeklinde saptıyoruz. bana kalırsa bu öyle gelişmiş bir yalan tespit sistemi ki iletişimde olduğumuz birinin yalan söyleyip söylemediğini anlamak için bedenini görmemize bile gerek kalmayabiliyor.
devamını gör...
tiktok hesabı olmayan ezik insan
engelli olmadığım için tiktok kullanmıyorum. teşekkürler.
devamını gör...
yazarların yaptığı en büyük dalgınlık
mütemadiyen yollarda ağaçlara, direklere ve insanlara çarpıyorum.
devamını gör...
kinaye
edebiyatımızın en güzel sanatlarından biridir.
ironi ile çok sık karıştırılır, buna dikkat etmek gerek ki ortamda cahil damgası yemeyin.
eğer kinaye yapıyorsanız, kelimeyi kullandığınızda hem gerçek hem de mecaz anlamı ortaya çıkmalıdır.
kinaye, hem atasözlerinde hem de deyimlerde çok sık kullanılmıştır.
bir de örnek bırakalım :
bütün gün ağırlık kaldırdım, belim büküldü.
burada bel bükülmesi hem gerçek anlamında hem de mecaz anlamında kullanıldığı için kinaye sanatına girer.
aynı zamanda belim büküldü bir deyimdir de.
ironi ile çok sık karıştırılır, buna dikkat etmek gerek ki ortamda cahil damgası yemeyin.
eğer kinaye yapıyorsanız, kelimeyi kullandığınızda hem gerçek hem de mecaz anlamı ortaya çıkmalıdır.
kinaye, hem atasözlerinde hem de deyimlerde çok sık kullanılmıştır.
bir de örnek bırakalım :
bütün gün ağırlık kaldırdım, belim büküldü.
burada bel bükülmesi hem gerçek anlamında hem de mecaz anlamında kullanıldığı için kinaye sanatına girer.
aynı zamanda belim büküldü bir deyimdir de.
devamını gör...
sözlük yazarlarının hayatlarının fonunda çalan şarkılar
budur
özellikle kalabalık ortamlarda kulaklığınızı takın 1 dakika 34 saniye hayat güzelleşiyor.
özellikle kalabalık ortamlarda kulaklığınızı takın 1 dakika 34 saniye hayat güzelleşiyor.
devamını gör...
rektörü cumhurbaşkanının atamasının mantığı
sadece rektör atamasında değil kadro atamalarında, unvanda yükselme gibi konularda da müdahil olmamalı.
devamını gör...
normal sözlük kızları
ne yaptık yine? düşün yakamızdan bre yiğitler!..
devamını gör...
makinede kaybolan çorapların çözülememiş gizemi
(bkz: çorap teki canavarı)
devamını gör...





