misc radyo yayını
tanımadığım insanların samimi anılarını dinlemek çok hoş. konsept güzel olmuş, daim olsun.
devamını gör...
yıkılma sakın
son dizesi kayıplarla geçip giden ve umarım devam etmeyen bir yılın akabinde çalışma masamın üzerindeki beyaz tahtada yazılı.
ölüyoruz, demek ki yaşanılacak...
ölüyoruz, demek ki yaşanılacak...
devamını gör...
anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az
anlamak isteyen her şekilde anlar, anlamak istemeyen sonsuza kadar konuşsan da anlamaz anlamına gelen atasözüdür.
devamını gör...
sivrisinek öldürme taktikleri
devamını gör...
evlenmek için beklenilen şey
tamamen kendi ayaklarının üstünde duran, tamamen kendine yetebilen bir birey olmayı.
devamını gör...
sözlük radyosu bayram sabahı yayını
yayın saati itibariyle muhtemelen kaçıracağım ilk marikaki yayını olabilir.*
kolay gelsin aderfi mou, iyi yayınlar şimdiden.
kolay gelsin aderfi mou, iyi yayınlar şimdiden.
devamını gör...
sevme sanatı
ruhbilimci erich fromm'un kaleme aldığı ve sevgi üzerine düşünceler barındıran çok güzel bir kitap.
sevgiyi çoğunlukla kuramsallığa dayandırır. kuramsallık diyorsam aklınıza bilimsel bilimsel şeyler gelmesin hemen. akıcı, sade ve anlaşılır bir dille yazıldığından deneme tarzında olmuş. sevgi nedir, sevgi nasıl uygulanmalıdır gibi sorulara cevap verir. zaten yazar ön söz içerisinde bundan bahseder;
••
bu kitap, sevme sanatı konusunda hazır bilgi isteyenleri umut kırıklığına uğratacaktır. tersine, burada gösterilmek istenen şey; sevginin, belli bir olgunluğa erişmeden, rastgele herkesin tadabileceği bir duygu olmadığıdır.
••
okurken "nereden çıktın karşıma?" diye bağırasınız geliyor, test edildi, onaylandı. altını çizdiğim birkaç cümleyi de yazmadan geçmeyeyim;
••
insanın sevimli olmak için yaptıklarının çoğu başarılı olmak, dost edinmek ve başkalarını etkilemek için yaptıklarıyla aynıdır.
•
sevgi ta derinden özlenen bir şeyken, öbür şeylerin hepsi sevgiden daha önemli sayılır. başarı, ün, para, güç -bunları elde etmek için varımızı yoğumuzu veririz; sevmeyi öğrenmek içinse hiçbir şey yapmayız.
•
yalnızlık duygusunun bilinçte belirmesi huzursuzluk yaratır; gerçekte bütün huzursuzlukların kaynağı budur.
edit: imla.
sevgiyi çoğunlukla kuramsallığa dayandırır. kuramsallık diyorsam aklınıza bilimsel bilimsel şeyler gelmesin hemen. akıcı, sade ve anlaşılır bir dille yazıldığından deneme tarzında olmuş. sevgi nedir, sevgi nasıl uygulanmalıdır gibi sorulara cevap verir. zaten yazar ön söz içerisinde bundan bahseder;
••
bu kitap, sevme sanatı konusunda hazır bilgi isteyenleri umut kırıklığına uğratacaktır. tersine, burada gösterilmek istenen şey; sevginin, belli bir olgunluğa erişmeden, rastgele herkesin tadabileceği bir duygu olmadığıdır.
••
okurken "nereden çıktın karşıma?" diye bağırasınız geliyor, test edildi, onaylandı. altını çizdiğim birkaç cümleyi de yazmadan geçmeyeyim;
••
insanın sevimli olmak için yaptıklarının çoğu başarılı olmak, dost edinmek ve başkalarını etkilemek için yaptıklarıyla aynıdır.
•
sevgi ta derinden özlenen bir şeyken, öbür şeylerin hepsi sevgiden daha önemli sayılır. başarı, ün, para, güç -bunları elde etmek için varımızı yoğumuzu veririz; sevmeyi öğrenmek içinse hiçbir şey yapmayız.
•
yalnızlık duygusunun bilinçte belirmesi huzursuzluk yaratır; gerçekte bütün huzursuzlukların kaynağı budur.
edit: imla.
devamını gör...
ekmek çalan şahsı yakalayıp polise teslim eden vatandaşlar
ekmek çalan şahsi, döven,polise teslim edenler,eminim ülkeyi soyan'lara oy verenler dir...
devamını gör...
izmir denince akla gelenler
(bkz: şam)*
nedenini hepimiz biliyoruz sanırsam.*
tanım: pek de hoş olmayan şeylerdir.
edit: arkadaşlar bu arada sanırım verdiğim örnek çok net olmadı; bu yüzden açıklama gereği duydum. şam derken suriye'nin başkenti şam'dan bahsediyorum. oraya dönmüş durumda izmir şuan. hatta ege bölgesi komple. plajların hâli malum, kordon boyunda yürüyemiyoruz. maymunlar cehennemi gibi ortalık.
nedenini hepimiz biliyoruz sanırsam.*
tanım: pek de hoş olmayan şeylerdir.
edit: arkadaşlar bu arada sanırım verdiğim örnek çok net olmadı; bu yüzden açıklama gereği duydum. şam derken suriye'nin başkenti şam'dan bahsediyorum. oraya dönmüş durumda izmir şuan. hatta ege bölgesi komple. plajların hâli malum, kordon boyunda yürüyemiyoruz. maymunlar cehennemi gibi ortalık.
devamını gör...
bütün ayazların ortasında
nefis bir kayra albümüdür. tam anlamıyla bir kayra albümüdür. bu albümü her dinlediğimde kendimi müthiş bir kitabı bitirmiş gibi hissediyorum. harika bir film izlemiş gibi oluyorum. müzik denen şey tam olarak böyle bir şey diyorum. acayip bir albüm.
kayra böyle işleri kariyerinin başından beri yapıyor. bir şeyler anlatma isteği eskiden beri içinde bulunuyordu. kendini geliştirdikçe bu işte baya başarılı bir mc olmaya başladı ve bu albüm onun bir meyvesi. harika beatler üzerine harika bir hikaye anlatımı.
albümde bulunan beatler, flowlar, nakaratlar çok başarılı. albümün konsepti çok lezzetli. bütün olarak her parçada devam eden bir hikaye anlatmayı tercih ediyor ve bunlara müziksiz diyaloglar koyarak yardım ediyor. film gibi, tiyatro sahnesi gibi. çok güzel.
bu albümü diğer albümlerden ayıran kısmı bütün albümün tek şarkı gibi olması. böyle işlere bayılıyorum. albüm çıktığı zaman partlara bölünerek yayınlanmıştı ve şahsen üzülmüştüm. keşke tek seferde yayınlansaydı.
bu albümü ne zaman uzun bir yolculuk yapsam açar dinlerim. yol albümüm oldu kendisi. çıktığı günden beri bütün yolculuklarımda yanımdaydı.
kayra denince hemen hemen herkesin aklına farazi gelir. senelerce birbirleriyle olan uyumları ve yaptıkları işler çok başarılıydı. bu albümde beatler o eski farazi beatleri gibiydi. o ruh yakalanmıştı. albümün beatlerini da poet, beatific, vision, c1556, radansa gibi prodüktörler tarafından yapıldı. kaliteli ve güçlü bir beat dinlediğinizi hissettiren beatler yapılmış. albümün ruhuna çok uygundu.
albümün konsepti veysel adlı bir karakteri anlatıyor. veysel ve başından geçenler güçlü bir hikaye anlatımıyla kayra tarafından aktarılıyor.
dediğim gibi hikaye anlatmaya çalışan bir bütün albümün en önemli kısımlarından birisi ise kapak tasarımı. gayet konsepte uygun başarılı bir kapak tasarımı olmuş. görsele bakınca veysel karakterini ve köydeki bozuk motoru görüyoruz. çok başarılı bir albüm herkese tavsiye ederim.
albümde 13 şarkı bulunuyor. aşağıya yazacağım.
yol (albümün giriş şarkısı. nefis bir hikayenin başlangıcı)
çok yaşlıyım (güzel şarkı)
hissederdim ( beati çok güzeldi )
olmadım say ( albümün bence en iyi şarkısı)
kül kalır ( da poetin eşlik ettiği şarkı pek tutmadım )
has kepazelik ( güzel şarkı beatini beğenmemiştim)
dişçi koltuğu ( eh güzel )
kafamda cehennem ( albümün en iyi şarkılarından birisi. olmadım say ile beraber)
kör karanlık ( güzel )
felaketimi beklerken ( karaçalının şov yaptığı şarkıdır)
öfkemin şafağı ( ismi gibi güçlü bir şarkı)
haciz ( beğenmedim)
resmi evraklar (albümün kapanış şarkısı ve iyi bir kapanış şarkısı )
kayra böyle işleri kariyerinin başından beri yapıyor. bir şeyler anlatma isteği eskiden beri içinde bulunuyordu. kendini geliştirdikçe bu işte baya başarılı bir mc olmaya başladı ve bu albüm onun bir meyvesi. harika beatler üzerine harika bir hikaye anlatımı.
albümde bulunan beatler, flowlar, nakaratlar çok başarılı. albümün konsepti çok lezzetli. bütün olarak her parçada devam eden bir hikaye anlatmayı tercih ediyor ve bunlara müziksiz diyaloglar koyarak yardım ediyor. film gibi, tiyatro sahnesi gibi. çok güzel.
bu albümü diğer albümlerden ayıran kısmı bütün albümün tek şarkı gibi olması. böyle işlere bayılıyorum. albüm çıktığı zaman partlara bölünerek yayınlanmıştı ve şahsen üzülmüştüm. keşke tek seferde yayınlansaydı.
bu albümü ne zaman uzun bir yolculuk yapsam açar dinlerim. yol albümüm oldu kendisi. çıktığı günden beri bütün yolculuklarımda yanımdaydı.
kayra denince hemen hemen herkesin aklına farazi gelir. senelerce birbirleriyle olan uyumları ve yaptıkları işler çok başarılıydı. bu albümde beatler o eski farazi beatleri gibiydi. o ruh yakalanmıştı. albümün beatlerini da poet, beatific, vision, c1556, radansa gibi prodüktörler tarafından yapıldı. kaliteli ve güçlü bir beat dinlediğinizi hissettiren beatler yapılmış. albümün ruhuna çok uygundu.
albümün konsepti veysel adlı bir karakteri anlatıyor. veysel ve başından geçenler güçlü bir hikaye anlatımıyla kayra tarafından aktarılıyor.
dediğim gibi hikaye anlatmaya çalışan bir bütün albümün en önemli kısımlarından birisi ise kapak tasarımı. gayet konsepte uygun başarılı bir kapak tasarımı olmuş. görsele bakınca veysel karakterini ve köydeki bozuk motoru görüyoruz. çok başarılı bir albüm herkese tavsiye ederim.
albümde 13 şarkı bulunuyor. aşağıya yazacağım.
yol (albümün giriş şarkısı. nefis bir hikayenin başlangıcı)
çok yaşlıyım (güzel şarkı)
hissederdim ( beati çok güzeldi )
olmadım say ( albümün bence en iyi şarkısı)
kül kalır ( da poetin eşlik ettiği şarkı pek tutmadım )
has kepazelik ( güzel şarkı beatini beğenmemiştim)
dişçi koltuğu ( eh güzel )
kafamda cehennem ( albümün en iyi şarkılarından birisi. olmadım say ile beraber)
kör karanlık ( güzel )
felaketimi beklerken ( karaçalının şov yaptığı şarkıdır)
öfkemin şafağı ( ismi gibi güçlü bir şarkı)
haciz ( beğenmedim)
resmi evraklar (albümün kapanış şarkısı ve iyi bir kapanış şarkısı )
devamını gör...
feylesof (yazar)
bir kuzey ışıkları hayranı daha,sevilmez mi bu yazar şimdi... filozof olmaya gönüllü, tutmuş sözlüğün bir ucundan yazıyor türlü türlü..ufkumuzu açmaya devam feylosof.
devamını gör...
normal sözlük'ün reklamsız olması
sözlük var oldukça olacak olan.
kafa sözlük para kazanma motivasyonu ile hayata geçirilen bir platform değildir.
ne yüzbinlere ulaşalım iddiamız var ne de benjamin'in san francisco'ya yerleşme planı.
o yüzden rahat olun canım yazarlarım, ''yarın bir gün burası da bozulur kesin'' gibi olumsuz düşüncelere gark olmayın.
unutmayın ki kafa sözlük'ün para birimi rubledir, fonlayanı ise; eski sscb ajanı, şimdilerin rusya devlet başkanı, judo'da kara kuşak sahibi, gözü kara yoldaş vladimir putin'dir.
kafa sözlük para kazanma motivasyonu ile hayata geçirilen bir platform değildir.
ne yüzbinlere ulaşalım iddiamız var ne de benjamin'in san francisco'ya yerleşme planı.
o yüzden rahat olun canım yazarlarım, ''yarın bir gün burası da bozulur kesin'' gibi olumsuz düşüncelere gark olmayın.
unutmayın ki kafa sözlük'ün para birimi rubledir, fonlayanı ise; eski sscb ajanı, şimdilerin rusya devlet başkanı, judo'da kara kuşak sahibi, gözü kara yoldaş vladimir putin'dir.
devamını gör...
kireçburnu çakalları
"kireçburnu çakalıyım, adamın aklını başından alırım" sloganıyla nam salmış leyla ile mecnun dizisi oluşumu.
ekip üyeleri "operasyon var" söylemi üzerine hiç sorgulamadan toplanır* çünkü arkadaşa sorulmaz!
o operasyonlardır ki; kimi zaman dünya kurtarılır, kimi zaman tenhada toplanıp gönül işleri çözülür.*
ekibin başlıca karakterlerini tanıyalım.
- mecnun ç.
kireçburnu çocuğudur kendisi, semtten o kadar ayrılmamıştır ki kırklareli için bile vize alınacağını düşünmektedir.
olaya kendini vermemeleriyle ünlüdür. gözlerini kısarak yaptığı planlarda başarısız olma ihtimali yoktur.
serserilik ve aylaklıkta* master yapmıştır. leyla'yı değil leyla'sını aramakta, vuslatı beklemektedir.
- iskender ç
mahallenin iskender abisi, iskender babası hatta babolisidir.
başlangıçta taksisiyle olan ilişkisi ve araçları yokuşun başından vurdurmalarıyla dikkat çekerken, eşi tarafından terk edildikten sonra kendisine 'romantik haydut' lakabını takıp, ismini söylerse isminin de kendisini terk edeceğinden korkar olmuştur.
evinde oğlu ve oğlunun peşine taktığı dedeleri dosto'su ve daha niceleriyle birlikte yaşamakta, evdeki anne eksikliğini hissettirmemek için elinden geleni yapmaktadır.
- ismail a.
böyle birkaç cümleyle anlatılamayacak kadar derindir esasında. bizi çok kez güldürürken, masumiyetiyle düşündürmüş, bir umudun insanı yaşama nasıl bağladığını gösterirken bir yandan da üzmüştür. daha küçük bir çocukken annesi tarafından terk edilmiştir.
ismail'in babası giden annesi için 'daha renkli bir hayatı olsun istedi' demiştir ve ismail abinin hayatına renkli kıyafetler ve ceketler bu sebeple girmiştir. babası ise hastalanmış ve ismail'i yurda gönderirken ona gemiye çıkacağını, geçerken ona el sallayacağını ve bir gün gelip onu mutlaka alacağını söylemiştir. senin baban o gemide be ismail abi! o gemi kesin gelecek bir gün..
arkadaşları ve şekerpare hassas noktasıdır. hoşça kal diyen geri gelmiyor be mecnun! ve bu acı geçiyor mu? sözleriyle tarafımı her seferinde ağlatmayı başarmaktadır.* şamşırık bir yaban çakalı, ne anasının gözüdür o.
- yavuz h.
yaviiiz. hırsız değil romantik bir performans sanatçısıdır. o öyle bi insan mı?!
her kapıyı açacak anahtar, her kalbi kazanacak sihirli sözcükler onda mevcuttur ancak çocukluğundan beri süregelen kaybetme serisini bozamamaktadır. ne güzeldir ki her mağlubiyetten sonra eksikte olsa mücadeleye devam etmektedir. şarkısında söylediği gibi
"her seferinde yeniden küllerimden doğuyorum. her bitişte aslında yeniden başlıyorum."
- erdal b.
erdal baggal. namıdiğer şimbilli. en hassas noktası baralarıdır.*
oldukça dobra ve patavatsız kişiliğiyle ciddi bir realisttir. mutlu olduğunda yaptığı danslarıyla, başlıklı geceliğiyle ve özel günlerde ücret karşılığı yaptığı köçeklikle ünlüdür. çevresi ona mütemadiyen "erdaaal erdall bıyıkların küflensin e mi!" şeklinde serzenişlerde bulunur.
şunu da belirtmeliyim ki "çay erdal bakkalda içilir!"
evet, bunlar başlıca karakterlerimiz olmakla birlikte kireçburnu çakallarına operasyonuna göre dahil olan aksakallı d.d. / kamil / gözlüklü çozuk kaan / sessiz leyla / sedef / şirin / kubilay / metin / uzaylı zekiye / nurten / dosto gibi daha sayamadığım birçok yan üye mevcuttur.
son olarak bir kireçburnu çakalları klasiği olan "kolpa" şarkısını bırakıyorum buraya.
iyi dinlemeler efenim.
ekip üyeleri "operasyon var" söylemi üzerine hiç sorgulamadan toplanır* çünkü arkadaşa sorulmaz!
o operasyonlardır ki; kimi zaman dünya kurtarılır, kimi zaman tenhada toplanıp gönül işleri çözülür.*
ekibin başlıca karakterlerini tanıyalım.
- mecnun ç.
kireçburnu çocuğudur kendisi, semtten o kadar ayrılmamıştır ki kırklareli için bile vize alınacağını düşünmektedir.
olaya kendini vermemeleriyle ünlüdür. gözlerini kısarak yaptığı planlarda başarısız olma ihtimali yoktur.
serserilik ve aylaklıkta* master yapmıştır. leyla'yı değil leyla'sını aramakta, vuslatı beklemektedir.
- iskender ç
mahallenin iskender abisi, iskender babası hatta babolisidir.
başlangıçta taksisiyle olan ilişkisi ve araçları yokuşun başından vurdurmalarıyla dikkat çekerken, eşi tarafından terk edildikten sonra kendisine 'romantik haydut' lakabını takıp, ismini söylerse isminin de kendisini terk edeceğinden korkar olmuştur.
evinde oğlu ve oğlunun peşine taktığı dedeleri dosto'su ve daha niceleriyle birlikte yaşamakta, evdeki anne eksikliğini hissettirmemek için elinden geleni yapmaktadır.
- ismail a.
böyle birkaç cümleyle anlatılamayacak kadar derindir esasında. bizi çok kez güldürürken, masumiyetiyle düşündürmüş, bir umudun insanı yaşama nasıl bağladığını gösterirken bir yandan da üzmüştür. daha küçük bir çocukken annesi tarafından terk edilmiştir.
ismail'in babası giden annesi için 'daha renkli bir hayatı olsun istedi' demiştir ve ismail abinin hayatına renkli kıyafetler ve ceketler bu sebeple girmiştir. babası ise hastalanmış ve ismail'i yurda gönderirken ona gemiye çıkacağını, geçerken ona el sallayacağını ve bir gün gelip onu mutlaka alacağını söylemiştir. senin baban o gemide be ismail abi! o gemi kesin gelecek bir gün..
arkadaşları ve şekerpare hassas noktasıdır. hoşça kal diyen geri gelmiyor be mecnun! ve bu acı geçiyor mu? sözleriyle tarafımı her seferinde ağlatmayı başarmaktadır.* şamşırık bir yaban çakalı, ne anasının gözüdür o.
- yavuz h.
yaviiiz. hırsız değil romantik bir performans sanatçısıdır. o öyle bi insan mı?!
her kapıyı açacak anahtar, her kalbi kazanacak sihirli sözcükler onda mevcuttur ancak çocukluğundan beri süregelen kaybetme serisini bozamamaktadır. ne güzeldir ki her mağlubiyetten sonra eksikte olsa mücadeleye devam etmektedir. şarkısında söylediği gibi
"her seferinde yeniden küllerimden doğuyorum. her bitişte aslında yeniden başlıyorum."
- erdal b.
erdal baggal. namıdiğer şimbilli. en hassas noktası baralarıdır.*
oldukça dobra ve patavatsız kişiliğiyle ciddi bir realisttir. mutlu olduğunda yaptığı danslarıyla, başlıklı geceliğiyle ve özel günlerde ücret karşılığı yaptığı köçeklikle ünlüdür. çevresi ona mütemadiyen "erdaaal erdall bıyıkların küflensin e mi!" şeklinde serzenişlerde bulunur.
şunu da belirtmeliyim ki "çay erdal bakkalda içilir!"
evet, bunlar başlıca karakterlerimiz olmakla birlikte kireçburnu çakallarına operasyonuna göre dahil olan aksakallı d.d. / kamil / gözlüklü çozuk kaan / sessiz leyla / sedef / şirin / kubilay / metin / uzaylı zekiye / nurten / dosto gibi daha sayamadığım birçok yan üye mevcuttur.
son olarak bir kireçburnu çakalları klasiği olan "kolpa" şarkısını bırakıyorum buraya.
iyi dinlemeler efenim.
devamını gör...
parasız erkeği sadece annesi sever
katılmıyorum. hayatım boyunca da katılmayacağım, öncül...
devamını gör...
kültür ve medeniyet
kültür ve medeniyet, duyduğumuz zaman çok benzer olarak algıladığımız kelimelerdir. fakat bu tam olarak böyle değildir. kültür, bir canlı türünün birlikte yaşamaya çalışmak çabasından doğan ritüeller ve birikimler toplamıdır diyebiliriz. yani kültür, farklı gelenekler birikimidir demek yanlış olmayacaktır. bundan mütevellit kültür insanlara has bir olgu değildir. birçok hayvan türünün kendine ait yaşayış gelenekleri ve yaşamlarının belli zamanlarında uyguladıkları ritüelleri bulunur. bunlara örnek olarak balinaların başka bir balina sürüsü ile karşılaştığında yaptıkları yarım dakikalık karşılama merasimi verilebilir. ortak atalara sahip olduğumuz şempanzeler de bu gibi kültürlere sahiptir. kargaların da cenaze törenleri olduğunu biliyoruz. yani anlatmak istediğim şey şudur ki kültür belli bir bilinç seviyesini aşmış canlılarda kendiliğinden oluşan doğal bir olgudur. insan kültürleri de böyledir. her topluluğun kendine ait bir kültürü olmakla beraber bu kültürler uzun süre birlikte yaşamanın yani toplum olmanın sonucu olarak ortaya çıkmıştır. bir diğer olgu olan medeniyet ise bambaşka bir şeydir. medeniyet, kültür ile çok sık olarak karıştırılmasına karşın başka bir şeyi ifade etmektedir. medeniyet, bir topluluğun birlikte yaşayabilme becerisidir. bu kelimenin farklı dillerdeki etimolojik kökenlerine baktığımız zaman bunu rahatça görebiliriz. “civilization” kelimesi “civitate” kökünden gelir ki bu da organize şekilde yaşayan insanlar, şehir hayatı gibi mânâlara sahiptir. bizim dilimizde de olan “medeniyet” kelimesi ise bir şehir olan medine’den gelir. insanlığın ortak hafızası ve isimlendirmesinde böyle bir tanım olduğunu görebiliyoruz. bu kelime, birlikte yaşama becerisini anlatmaktadır. işte tam da bu yüzden hayvanlarda medeniyet yoktur. medeniyet, insan işidir. birkaç kitaptan okuduğum ve izlediğim şeylere binaen konuşmam gerekirse her toplumun iyi kötü bir kültürü ve gelenekleri olduğu söylenebilir ancak medeniyet her toplumda yoktur. mesela hint kültürü, köklü ve kadim bir kültürdür diyebiliriz. çünkü o bölgedeki toplumsal yaşam yüzyıllara dayanır ancak hindistan’da medeniyet yoktur. çünkü o bölgede insanlar, hâlâ birbirini din, etnik köken veyahut sair sebeplerden acımasızca öldürmek, yok etmek çabasındadır. günümüzde medeniyet, dünyanın birçok ülkesinde vardır. peki dünyanın hangi bölgelerinde kültür veya medeniyet vardır? bunu nasıl fark edebiliriz? bu gayet basit bir sorudur. öncelikle dediğim gibi her toplumun bir kültürü vardır. medeni olan toplumlar ise birlikte barış içerisinde yaşamak becerisini kazanmış toplumlardır.
devamını gör...
uzay gemisini ışık hızıyla sürerken yan taraftan camı aç işareti yapan uzay magandası
kabin basıncı denen şeyden haberi olmayan magandadır.
devamını gör...
içinde hapsolmak istediğiniz yıl
2014.
devamını gör...
13 şubat 2021 kadir topbaş'ın vefat etmesi
ıyiydi kötüydü farklı bir konu da, sayın topbaş amerikan hastanesinde yatıyormuş, orada vefat etmiş.
sayın süleyman soylu'nun annesi de sanırım koç üniversitesi hastanesinde yatıyor.
neden o çok övülen şehir hastaneleri değil de, özel hastaneler ?
bu vesileyle bu tespiti de ortaya koymuş olalım.
sayın süleyman soylu'nun annesi de sanırım koç üniversitesi hastanesinde yatıyor.
neden o çok övülen şehir hastaneleri değil de, özel hastaneler ?
bu vesileyle bu tespiti de ortaya koymuş olalım.
devamını gör...
l'hymne a l'amour
edith piaf'ın sözlerini yazdığı ve icra ettiği başyapıttır. 'hymne' ilahi anlamına gelse de şarkının ismi 'aşka övgü' şeklinde türkçe'ye çevrilebilir.
devamını gör...

