1000000. tanım
piyangonun bana vurduğu tanım. burada az zaman geçirmeme rağmen kısmet benden yanaymış. üzülmeyin arkadaşlar 2000000. tanıma ne var şurada? *
devamını gör...
raison d'être
"yaşama/varlık sebebi" manasına gelen kalıp.
etimolojik olarak bakıldığında 19. yy ın yarısında fransızcadan ingilizceye geçmiş, kalıp varlık olarak ise latince "ratiõ"(reason) "esse"(to be) kelimelerine dayanmaktadır.
reyzon detra.
etimolojik olarak bakıldığında 19. yy ın yarısında fransızcadan ingilizceye geçmiş, kalıp varlık olarak ise latince "ratiõ"(reason) "esse"(to be) kelimelerine dayanmaktadır.
reyzon detra.
devamını gör...
fincan takımı bozulan teyze
her şeyi kafasında bitirmiş teyzedir.
devamını gör...
noktalama işaretleri
yazı dilinde duygu ve düşünceleri ifade edebilmek, cümlenin anlamlı olmasını sağlamak, okumayı kolaylaştırmak için kullanılan işaretlerdir.
bunlardan bazıları; nokta, virgül, noktalı virgül, ünlem, soru işareti, iki nokta, üç nokta, kesme işareti, tırnak işaretidir.
bunlar kendisinden önce gelen kelimelere bitişik yazılır ve kesme işareti hariç hepsinden sonra bir harf boşluğu bırakılır.
bunlardan bazıları; nokta, virgül, noktalı virgül, ünlem, soru işareti, iki nokta, üç nokta, kesme işareti, tırnak işaretidir.
bunlar kendisinden önce gelen kelimelere bitişik yazılır ve kesme işareti hariç hepsinden sonra bir harf boşluğu bırakılır.
devamını gör...
karanlıkta uyumak vs loş ışıkta uyumak
zindan karanlığında uyumak gece salgılanan mucizevi hormonlarınızı çoşturacaktır. akıllı olunuz ve bu nimetten 5 telelik bir göz bandı ile nasibinizi alınız. tv ile, herhangi bir ışık hüzmesi eşliğinde kaliteli uyku uyunmaz!
devamını gör...
antalya'da engelli ailenin öldüresiye dövülmesi
antalya'nın kepez ilçesinde, park yeri yüzünden çıkan tartışma esnasında yüzde 90 engelli mümin kara ve yüzde 40 engelli eşi emine kara ile iki çocuğunun, a.y isimli bir şehir haydudu tarafından öldüresiye dövülmesi haberidir. vatandaşlarının kavgayı ayırması üzerine, şehir haydudu a.y elindeki soda şisesini göstererek ''ailecek bu şişeye hepinizi oturturum, evinizi yakacağım'' diye tehditler savurmuş. mümin bey'in çok ağır yaralandığı ve hastanede ameliyata alındığı olayın ardından şüpheliler, tahmin edebileceğiniz üzere serbest bırakılmışlar.
olay, 19 şubat günü antalya'nın kepez ilçesinde meydana geldi. yüzde 90 engelli mümin kara (58), yüzde 40 engelli eşi emine kara (50), çocukları bekir ve fatma kara ile evlerinin yanındaki işletme sahipleri a.y. ve n.y. arasında park yüzünden tartışma çıktı. iddiaya göre tartışmanın ardından a.y. ile n.y., fatma kara'yı darbedip saçından sürükledi. ikili ardından araçta bulunan mümin kara'yı dövdü. kara'nın üstüne çıkıp yumruklar atan saldırganlar, 'ölürsün, geberirsin' diye bağırdı. bu sırada kara, engeli bulunan sağ bacağını tutarak "sağ bacağım sakat, oraya vurmayın" diye bağırdı. çevredekilerin araya girmesiyle kara'yı bırakan a.y., bu sırada elindeki soda şişesini göstererek, "ailecek bu şişeye hepinizi oturturum, evinizi yakacağım" diyerek tehdit etti. darbedilen mümin kara'nın boğazına kaçan dilini ise eşi çıkarttı ve durumu 112 acil çağrı merkezi'ne bildirdi.
olay yerine gelen polis ekipleri şüphelileri polis merkezine götürürken, mümin kara önce kepez devlet hastanesi'ne, ardından antalya eğitim ve araştırma hastanesi'ne götürüldü. kara'nın engelinin bulunduğu sağ bacağında ve kafatasında kırıklar olduğu belirlendi. ameliyattan çıkan kara, ardından yoğun bakıma alındı. kara'nın sağ gözünün ise yüzde 90 ihtimalle görme işlevini kaybedeceği belirtildi. şüpheliler ise ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.
işletme sahipleriyle uzun süredir araç parkı nedeniyle tartışma yaşadıklarını söyleyen emine kara, “evimizin yanındaki bir işletmenin sahibi beyefendiyle aylardır süren araç parkı tartışmamız var. eşim engelli olduğu için anlık olarak hastaneye gidip geliyoruz. bu nedenle kendisini 'buraya araba park etmeyin' diye uyardık. o gün de kızım kendisinden arabasını çekmesini istedi. bize hakaret ve küfretmeye başladı. oğlumu ve beni darbetmeye başladılar, sonra kızımı saçından tutup yerde sürüklediler. bu sırada eşimi de darbettiler. 'geberirsin, ölürsün' diyerek eşimin üstünde tepinmeye başladılar" dedi.
eşinin yüzünün sağ tarafına sürekli vurduklarını söyleyen kara, “çevredekiler müdahale edince bir anda uzaklaştılar. eşime baktım dili boğazına kaçmıştı, hemen müdahale ettik. hastaneye geldik. eşimin ayağında, kafatasında kırık var. dün ameliyata girdi ve yoğun bakıma aldılar. yoğun bakımdan çıkarsa kafatasından ameliyat olacak. ama eşimin yüzde 90 gözünü kaybetme riski var" diye konuştu.
kaynak: haberglobal.com.tr/gundem/a...
olay, 19 şubat günü antalya'nın kepez ilçesinde meydana geldi. yüzde 90 engelli mümin kara (58), yüzde 40 engelli eşi emine kara (50), çocukları bekir ve fatma kara ile evlerinin yanındaki işletme sahipleri a.y. ve n.y. arasında park yüzünden tartışma çıktı. iddiaya göre tartışmanın ardından a.y. ile n.y., fatma kara'yı darbedip saçından sürükledi. ikili ardından araçta bulunan mümin kara'yı dövdü. kara'nın üstüne çıkıp yumruklar atan saldırganlar, 'ölürsün, geberirsin' diye bağırdı. bu sırada kara, engeli bulunan sağ bacağını tutarak "sağ bacağım sakat, oraya vurmayın" diye bağırdı. çevredekilerin araya girmesiyle kara'yı bırakan a.y., bu sırada elindeki soda şişesini göstererek, "ailecek bu şişeye hepinizi oturturum, evinizi yakacağım" diyerek tehdit etti. darbedilen mümin kara'nın boğazına kaçan dilini ise eşi çıkarttı ve durumu 112 acil çağrı merkezi'ne bildirdi.
olay yerine gelen polis ekipleri şüphelileri polis merkezine götürürken, mümin kara önce kepez devlet hastanesi'ne, ardından antalya eğitim ve araştırma hastanesi'ne götürüldü. kara'nın engelinin bulunduğu sağ bacağında ve kafatasında kırıklar olduğu belirlendi. ameliyattan çıkan kara, ardından yoğun bakıma alındı. kara'nın sağ gözünün ise yüzde 90 ihtimalle görme işlevini kaybedeceği belirtildi. şüpheliler ise ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.
işletme sahipleriyle uzun süredir araç parkı nedeniyle tartışma yaşadıklarını söyleyen emine kara, “evimizin yanındaki bir işletmenin sahibi beyefendiyle aylardır süren araç parkı tartışmamız var. eşim engelli olduğu için anlık olarak hastaneye gidip geliyoruz. bu nedenle kendisini 'buraya araba park etmeyin' diye uyardık. o gün de kızım kendisinden arabasını çekmesini istedi. bize hakaret ve küfretmeye başladı. oğlumu ve beni darbetmeye başladılar, sonra kızımı saçından tutup yerde sürüklediler. bu sırada eşimi de darbettiler. 'geberirsin, ölürsün' diyerek eşimin üstünde tepinmeye başladılar" dedi.
eşinin yüzünün sağ tarafına sürekli vurduklarını söyleyen kara, “çevredekiler müdahale edince bir anda uzaklaştılar. eşime baktım dili boğazına kaçmıştı, hemen müdahale ettik. hastaneye geldik. eşimin ayağında, kafatasında kırık var. dün ameliyata girdi ve yoğun bakıma aldılar. yoğun bakımdan çıkarsa kafatasından ameliyat olacak. ama eşimin yüzde 90 gözünü kaybetme riski var" diye konuştu.
kaynak: haberglobal.com.tr/gundem/a...
devamını gör...
hayatınızın mottosu olan sözler
ne geçmişi getirebiliriz ne de geleceği sadece anı yakalayıp yolumuza devam edebiliriz.
devamını gör...
yurt hayatı vs ev hayatı
muhtemelen çoğu sevgili yazarlarımız ikisinin yeri başka diyecektir. yurt zamanında yaşanılan o kargaşalar ve gecelere kadar oturup bir oda içerisine 4-6 kişi sığışıp bol kahkahalı zamanları kimse unutamaz gibime geliyor. yüksek sesle odanın içinde konuşanlar, su ısıtıcısını devlet sırrı gibi saklamaya çalışmanın verdiği çaresizlik ve dahası. ev hayatında daha çok ailelerle birlikte geçirilen zamanlar aklıma gelmekte. eğitim öğrenimi bittikten sonra eve geldiğimiz ilk hafta adapte olamamak cok normal tabi. hatta odanızı küçük kardeşe verilmiş olması cok muhtemel. kendinizi o eve ait hissetmezsiniz artık ve iş bulup kendi evinize çıkmak için hayaller kurarsınız.
devamını gör...
miteherik
neden türkçe bir ad seçmediğimi düşünüyorum, bunun benim gibi türkçe takıntılı biri için ne yaman bir çelişki olduğunun da ayırdındayım.
bu sözlükte yazmaya başlayalı aylar olmuş. yazılarım genelde bilgi içerikli, hiç içimi dökebileceğim, kişisel günlüğüm gibi olan yazılar yazmamışım. bu sayfayı biraz bunun için istiyorum. hiç günlük tutmadım, hayatım boyunca bir kez bile. bazen yolculuklarda çiziktirdiğim şeyler olurdu, onları da hep kaybettim zaten. buraya yazdıklarım ben silmezsem kaybolmayacak. sonra dönüp dönüp okuyacağım.
beni tanımayanların okuması, sanki yazarken kendimi başkalarına anlatma sevdası.... bunların hepsi var tabii, yoksa herkese görünür bir yerde insan neden ruhunu soysun ki. bu teşhir içgüdüsü sözlüklere yazan herkeste var, sözlüklere yazamayanlarda da. insan hep fark edilmek, anlaşılmak, onaylanmak istiyor.
buraya devamlı yazacak mıyım bilmiyorum. yeni yılda garip bir hevesle uyandım sanki, kendimle ilgili uzun süredir ihmal ettiğim şeyleri yapmaya başladım bile. örneğin spor yapmaya başladım. zaman zaman pilates yapmıştım, şimdiyse her yer kapalı. ben kişisel spor yapabilen biri değilim. asla bir yoga insanı olmadım. kafamın içinde düşünceler sürekli tepişirken o huzuru nasıl bulabilirim ki. burası biraz benim meditasyon alanım gibi olacak. bakalım.
bu sözlükte yazmaya başlayalı aylar olmuş. yazılarım genelde bilgi içerikli, hiç içimi dökebileceğim, kişisel günlüğüm gibi olan yazılar yazmamışım. bu sayfayı biraz bunun için istiyorum. hiç günlük tutmadım, hayatım boyunca bir kez bile. bazen yolculuklarda çiziktirdiğim şeyler olurdu, onları da hep kaybettim zaten. buraya yazdıklarım ben silmezsem kaybolmayacak. sonra dönüp dönüp okuyacağım.
beni tanımayanların okuması, sanki yazarken kendimi başkalarına anlatma sevdası.... bunların hepsi var tabii, yoksa herkese görünür bir yerde insan neden ruhunu soysun ki. bu teşhir içgüdüsü sözlüklere yazan herkeste var, sözlüklere yazamayanlarda da. insan hep fark edilmek, anlaşılmak, onaylanmak istiyor.
buraya devamlı yazacak mıyım bilmiyorum. yeni yılda garip bir hevesle uyandım sanki, kendimle ilgili uzun süredir ihmal ettiğim şeyleri yapmaya başladım bile. örneğin spor yapmaya başladım. zaman zaman pilates yapmıştım, şimdiyse her yer kapalı. ben kişisel spor yapabilen biri değilim. asla bir yoga insanı olmadım. kafamın içinde düşünceler sürekli tepişirken o huzuru nasıl bulabilirim ki. burası biraz benim meditasyon alanım gibi olacak. bakalım.
devamını gör...
the red pill
red pill'ci bir eski "flörtüm" vardı. kızlar size tek bir tavsiyem var. görüştüğünüz erkeğin ağzından "red pill" çıktığı an koşarak uzaklaşın. bakın bana. ben yapmadım. pişmanım. yapsaydım keşke.
edit: aa bak fark etmemişim. üstümdeki yazarı okuyun, hak vereceksiniz bana bence.
edit: aa bak fark etmemişim. üstümdeki yazarı okuyun, hak vereceksiniz bana bence.
devamını gör...
bir sözle kalbinin paramparça olduğunu hissetmek
daha kötüsü o sözün sürekli beyninin içinde yankılanışını duymak. susmuyor bu sesler ben susmayı seçsem de. bir söz değil onlarca söz var. hangisini susturacağımı şaşırmış durumdayım.
devamını gör...
evlilik teklifini reddetmek
%50 ihtimalin diğer %50'sidir.
devamını gör...
burçlarla ilgili az bilinenler
çok anaç olabiliriz ama dağ yerine de koymayın..
bizim de bir sınırımız var..(bkz: boğa burcu)
bizim de bir sınırımız var..(bkz: boğa burcu)
devamını gör...
acaba sadece bana mı oluyor diye düşünülen şeyler
sanki bu ânı daha önce yaşamış gibi olmak.
devamını gör...
sevilen türkünün en vurucu sözleri
benim de şu cihana gelişim hey canım
rinna nay rinna rinna nay
bir güzelden ötürü.
rinna nay rinna rinna nay
bir güzelden ötürü.
devamını gör...
hidano
6000. tanımımı kendisine atfetmek istediğim, benim için çok değerli olan bir insandır.
iyi ki vardır. kendisi hakkında yazacağım o kadar çok şey var ki, sığmaz buralara. ama o ne diyeceğimi bilir zaten.
iyi ki vardır.
iyi ki vardır. kendisi hakkında yazacağım o kadar çok şey var ki, sığmaz buralara. ama o ne diyeceğimi bilir zaten.
iyi ki vardır.
devamını gör...
moderatör olduğum halde istediğim rozeti alamamam rezaleti
o zaman karmaları bana aktar birşey deniycem
devamını gör...
sıkça söylenen yalanlar
aramışsın görmedim..yoo gördüm ama açmadım.
devamını gör...
alkol halka bedava dağıtılmalı
olması gerekendir. müslümanlar madem çok müslüman dayamalısın %2,5 zekat vergisini. sonuçta islam'ın şartı, öyle ben ödemem yok. buradan gelen parayla halk alkol büfeleri kuracaksın ve sübvansiyonlu alkol satacaksın. hem ülkenin katma değer üretmeyen kısmını vergilendirmiş olacaksın hem alkol sektörünü destekleyerek istihdam yaratacaksın. yok öyle seküler kesimin sırtına bineyim! gelecekte olacak olan budur zaten. terörle mücadele yasası, fetöyle mücadele, başkanlık sistemi, kontrolsüz emniyet derken islamcı hamam böcekleri için yaşaması zor bir memleket olacak türkiye.
selam ve dua lipa
selam ve dua lipa
devamını gör...
