saç ve tırnaklarımız, yüzyıl ve daha öncesinde yaşayan insanlara oranla çok daha hızlı uzuyormuş.

sebebi;
saç ve tırnaklar keratinden oluşan yapılar, keratin ise sertleşmiş bir protein. vücutta keratin eksikliği saçlarda zayıflama dökülme, tırnaklarda kırılmalara sebep oluyorken, oranın yükselmesi doğal olarak bu yapıların daha iyi beslenmesini ve sağlıklı olmasını sağlıyormuş.

bugün bizler atalarımıza göre daha fazla hayvansal proteinlerle * besleniyoruz. bu durum da saç ve tırnakların hammaddesi keratini besliyor ve saçlarımız ve tırnaklarımızın çok daha hızlı * uzamasını sağlıyormuş.
devamını gör...

böyle buyurdu zerdüşt'te geçen bir nietzsche incisi.

nietszche'nin ilhamını aldığı dinin*, felsefenin coğrafyasından ali şeriati' nin başka biçimde söylediği sözdür ayrıca:

"ben sizi rahatlatmaya değil, rahatsız etmeye geldim. ben esrar ve eroin miyim ki sizi rahatlatayım?"
devamını gör...

biz 39'da vedalaştık kendisi ile.
onun sayesinde sigarayı bırakmış bir insan olarak allah razı olsun senden diyor önünde saygı ile eğiliyorum. ceket olsa önünü de iliklerim. diğeri ile de hala hasbıhal eder birbirimizi hoş tutmaya çalışırız. şimdilik aramız iyi, öyle minnoş minnoş takılıyoruz bakalım.

çekimi dişin yerleşimine göre zordur yalan yok, ben şimdi detay verip de kimseyi korkutmak istemem.
he ben ağladım ama ondan ayrılıyorum diye yoksa neden ağlayayım? *
devamını gör...

iyi akşamlar sözlük ahalisi!

''hayatımın en mutlu anıymış,bilmiyordum.''
......

normal sözlük kitap edebiyat kulübü'nün ilk yarışması ile karşınızdayız. içimizdeki dostoyevski'leri* açığa çıkarmak adına bir yarışma düzenliyoruz!
başlıktan da anlaşıldığı üzere yarışmaya, size önceden sunduğumuz belirli bir cümleyi , kendi hayal gücünüz ve üslubunuzla devam ettirerek;bir cümleden hareketle hikayeye dönüştürerek, tamamlayarak katılabileceksiniz.
her hafta bir cümle bu hikaye yolculuğunda referans olacak.

yarışma detaylarını öğrenmek ve katılım göstermek için buradan normal sözlük kulüpleri bünyesine dahil olup kitap edebiyat kulübü'ne üye olabilirsiniz.

hayal gücünüzü ve kaleminizi konuşturduğunuz yazılarınızı büyük bir merakla bekliyoruz!
devamını gör...

e-reader prestigio okuyucu ve librera okuyucu e-kitap okuyucu olarak güzel programlar. libreranın daha fazla özelliği var ama diğeri de daha pratik gibi.
b612 fotoğraf için. çok çeşitli filtreleri var.
sketchbook-draw and paint resim çizimi üzerine güzel bir uygulama.
devamını gör...

falcınin söylediği bir cümle. üç vakte kadar.

şu selahattin demirtaş mevzusunun hukuki boyutuyla ilgilenen 1-2 kişi vardır diye şuraya faydalı bir okuma parçası bırakalım. dilerseniz profesyonel ahlak gereğince okuyup sonra gene politik duruşunuzun gerektirdiği gibi konuşma özgürlüğünüz mevcuttur.

buyrun :

www.hrw.org/tr/news/2020/11...
devamını gör...

t: 1935 yılında tamamlanıp dönemin istanbul belediyesi tarafından mustafa kemal atatürk'e teslim edilen, halihazırda müze olarak hayatına devam eden köşk. atatürk'ün meşhur yüzerkenki görüntülerinin olduğu yer bu köşkün konumlandığı halk plajıdır. buradan mimarı "atatürk'ün mimarı" olarak tanınan seyfi arkan'dır. şu an tbmm'ye bağlı milli saraylar statüsündedir.
meşhur ingiliz kralı viii. edward ve eşi wallis simpson burada ağırlanmıştır.

ulaşımı oldukça rahattır: marmaray florya durağında inerek sosyal tesislere girip sahil boyu 5-10 dakika kadar yüründüğünde hemen solda denkleşilebilir.

daha detaylı bilgi ve müze içi görüntüler için buradan
devamını gör...

bir insanı suçlamak istedikten sonra çok suç bulursunuz arkadaşlar, biraz da niyete bakıyor o iş. ben de zannettim ki birine bi küfretmişim, taciz etmişim filan. insan buna 1 hafta çaylaklık verir. neymiş başlığı hortlatıyormuşum. aman tanrım, tam bir skandal.
devamını gör...

orijinali laisse tomber les filles olan, death proof (film) ile keşfettiğim eğlenceli şarkı. sözleri de temposu da neşelenmelik. *





hang up the chick habit,
hang it up, daddy,
or you’ll be alone in a quick.
hang up the chick habit,
hang it up, daddy,
or you’ll never get another fix.

i’m telling you, it’s not a trick,
pay attention, don’t be thick
or you’re liable to get licked.
you’re gonna see the reason why
when they’re spitting in your eye,
they’ll be spitting in your eye.

hang up the chick habit,
hang it up, daddy.
a girl’s not a tonic or a pill.
hang up the chick habit,
hang it up, daddy.
you’re just jonesing for a spill.

oh, how your bubble’s gonna burst;
when you meet another nurse,
she’ll be driving in a hearse.
you’re gonna need a heap of glue
when they all catch up with you
and they cut you up in two.

now your ears are ringing;
the birds have stopped their singing;
everything is turning grey.
no candy in your till,
no cutie left to thrill,
you’re alone on a tuesday.

hang up the chick habit,
hang it up, daddy,
or you’ll be alone in a quick.
hang up the chick habit,
hang it up, daddy,
or you’ll never get another fix.

i’m telling you, it’s not a trick,
pay attention, don’t be thick
or you’re liable to get licked.
you’re gonna see the reason why
when they’re spitting in your eye,
they’ll be spitting in your eye.

devamını gör...

sait faik abasıyanık'in en sevdiğim hikayelerinden biri semaver.
hikayede ölüm tasviri vurucudur.
birkaç cümlenin sizi bu kadar etkileyeceğini düşünemezsiniz bile .

ali her sabah kendisini uyandıran annesinin masada uyuyor gibi yığılan bedenini görünce şaşırır. dokunduğunda buz gibidir annesi. bu ali'nin ölümle ilk karşılaşmasıdır.ısıtmak için yatağa alır annesinin buza dönmüş bedenini ve yanına uzanır. annesi uyuyor gibidir sadece soğuk,sanki ısınsa ölü olmayacaktır. sımsıkı sarılır,bedeninin tüm ısısını ona verir ama olmaz.
yine de kabullenemez ölümü.
güzeller.
ali ölümü güzeller.
çünkü annesinde ölüm bile güzeldir.
ölüm artık tanıdıkdır.annesi tüm güzelliğiyle, iyiligiyle,ağırlığı-varlığıyla uyuyor işte.
sadece birazcık soğuk.
yoksa ölüm korkulacak bir şey değil midir? soğuk.
soguk o kadar..

ali günlerce ağlamaz ,aglayamaz.bir türlü kabullenemez ölümü.
hem ölüm kötü de değildir sadece soğuk.

birkac zaman sonra her sabah fokurtusuna uyandığı ,fabrikaya benzettiği,annesini hatırlatan semaveri dolabın üstüne koyarken onun da annesi gibi soğuk olduğunu fark eder.
ölüm soğuktur ama sadece soğuk değildir. ölüm hissizdir.
ölüm sessizdir.
ali semaverin soğukluğunda, sessizliğinde, yalnızlığında ölümü anlar

ve hıçkıra hıçkıra ağlar.
devamını gör...

sözlük yazarlarındır bilesiniz
yerimiz yurdumuz belli gelesiniz
modlardan korksak yazmazdık buraya
aşıklar yazacaktır manileri göresiniz
devamını gör...

tecavüzcüye tecavüzcü diyemeyeceksek ne diyeceğiz or.....u ç.....u mu?
devamını gör...

sanki biraz 80'ler gibi hissettirdi bana nostaljik gibi.
devamını gör...

san andreas fayı'nın neden olduğu 7,8 büyüklüğünde olan ve 50 saniye boyunca sürerek 3000'den fazla kişinin ölümüne neden olan doğal afet.

sabaha karşı saat 5:12'de gerçekleşen depremin tarihi 18 nisan 1906.

depremden geride kalan enkazda şehir genelinde çıkan ve büyük san francisco yangını olarak anılan yangın, şehirdeki durumu daha da zorlaştırmıştır. doğal gaz patlamaları, şehrin hemen hemen her yerinde yangına neden olmuştur. şehirdeki insanların depreme karşı sigortası yoktur. fakat çoğu, yangına karşı sigortalıdır. bu nedenle sigorta şirketleri, yangınların kasıtlı çıkarıldığını iddia etmiş ve birçok insana para ödemeyi reddetmiştir.

depremin ardından, evlerinden eşyalarını almaya çalışan insanların yaklaşık 500 tanesi, askerlerin onları yağmacı sanması nedeniyle vurularak öldürülmüştür. 200.000'e yakın insan ise evsiz kalmıştır.
devamını gör...

bir yerde okumuştum;
" intihara karar veren insanlar son zamanlarında neşeli olurlar çünkü karar verilmiştir ve acı bitmiştir "

o kadar içime işledi ki...
devamını gör...

esasinda bilgi tanımı girmeye hiç niyetim yok lakin bir yazar arkadaşım karacaoğlan icin 'o elif elif diye gezerdi' diye söyleyince bu konuyu izah etmek şart oldu.

yaz gelip de beş ayları doğunca
yaz gelip de beş ayları doğunca
açılmış bahçanın gülleri güzel
yaktı beni fadime’nin nazarı
zülüften ayrılmış telleri güzel

elif’i der isen nazlıdır nazlı
eşme’yi dersen de sırf ala gözlü
söyletme şerfe’yi bülbül avazlı
söylüyor zilha’nın dilleri güzel

emine’yi dersen incedir ince
bağdat’ın mısır’ın gülleri gonca
ayşe’nin kaşı da kalemden ince
sevmeye hürü’nün belleri güzel

döne güzelliğin halka bildirir
kamer pınardan da kabın doldurur
eşşe yürüşünde beni öldürür
sevmeli cennet’in boylan güzel

karadan da karac’oğlan karadan
sürün çirkinleri çıksın aradan
herkesi sevdiğ’ne verse yaradan
sevdiğim meryem'in benleri güzel.

fadime, elif, eşme, şerfe, zilha, emine, ayşe, hürü, döne, eşşe,cennet ve meryem yavaş, yavaş gel.* bir de burada geçmeyen leyla ve hatçe var.
aynı orhan veli kanık'ın garip'inde geçen dedikodu şiiri gibi değil mi?

dedikodu
kim söylemiş beni süheylâ'ya vurulmuşum diye?
kim görmüş, ama kim,eleni'yi öptüğümü
yüksekkaldırım'da, güpegündüz?
melâhat'i almışım da sonra
alemdar'a gitmişim, öyle mi?
onu sonra anlatırım fakat
kimin bacağını sıkmışım tramvayda?
güya bir de galata'ya dadanmışız;
kafaları çekip çekip
orada alıyormuşuz soluğu;
geç bunları, anam babam, geç;
geç bunları bir kalem;
bilirim ben yaptığımı.
ya o, muallâ'yı sandala atıp,
ruhumda hicranın'ı söyletme hikâyesi?


tüm bu "elif" yanılgısının sebebi; yaşar kemal'in üç anadolu efsanesi adlı kitabında, karacaoğlan ile elif'in kederli aşklarını anlatıyor olması. karacaoğlan ve elif ayrılıyorlardı sevdaları mutlu sonla bitmeyince bizimki yola revan olmuş haliyle sonra tut karacaoğlan'ı tutabilirsen.
bakar mısınız şu dizelerine?


seherden uğradım dostun köyüne
hoş geldin sevdiğim in dedi bana
tomurcuk memesin verdi ağzıma
yorgunsun sevdiğim em dedi bana

benim yârim gelişinden bellidir
ak elleri deste deste güllüdür
ibrişim kuşaklı ince bellidir
ince bellerimi sar dedi bana

benim yârim bana yalan söylemez
söylerse de gıybetimi eylemez
el yanında ikrarını söylemez
elleri uyut da gel dedi bana

mestine de deli gönül mestine
aşık olan gül gönderir dostuna
telli mahramasın attı üstüme
terlisin sevdiğim sil dedi bana

karac'oglan sırrın kime danışır
siyah zülfü mah yüzüne kıvrışır
ayrılanlar elbet bir gün kavuşur
ağlama sevdiğim gül dedi bana


sevdiğim kız abi dedi cümlesinin atası yine karacaoğlan imzası taşır. yaş alsa da uslanmamış.*

değirmenden geldim beygirim yüklü
şu kızı görenin del'olur aklı
on beş yaşında kırk beş belikli
bir kız bana emmi dedi neyleyim

birem birem toplayayım odunu
bilem dedim bilemedim adını
albıstan yanaklı türkmen kadını
bir kız bana emmi dedi neyleyim

bizim ilde urum olur uc olur
sızılaşır bozkurtları aç olur
bir yiğide emmi demek güç olur
bir kız bana emmi dedi neyleyim

karac'oğlan der ki n'olup n'olayım
akan sularınan ben de geleyim
sakal seni makkabınan yolayım
bir kız bana emmi dedi neyleyim


bu adam uslanmış elif elif diye gezmiş olabilir mi? gezmiş ama bir yere kadar.

incecikten bir kar yağar,
tozar elif, elif deyi...
deli gönül abdal olmuş,
gezer elif, elif deyi...

elif’in uğru nakışlı,
yavrı balaban bakışlı,
yayla çiçeği kokuşlu,
kokar elif, elif deyi...

elif kaşlarını çatar,
gamzesi sineme batar.
ak elleri kalem tutar,
yazar elif, elif deyi...

evlerinin önü çardak,
elif'in elinde bardak,
sanki yeşil başlı ördek
yüzer elif, elif deyi...

karac'oğlan eğmelerin,
gönül sevmez değmelerin,
iliklemiş düğmelerin,
çözer elif, elif deyi...


orhan veli'nin dediği gibi;
geç bunları anam babam geç bunları *
devamını gör...

ıvanka ve ıvanmılınskı*
mahlasları bile uyumlu, maşallah, allah ayırmasın. nazar boncuğu ve tam altın değerinde karma puanlarını takmak için soldan lütfen.
devamını gör...

sen kadın ruhundan anlayan dört dörtlük bir erkeksin.
devamını gör...

kas demek emek demek bence. düzenli spor yapan ve disiplinli beslenen birinin fotoğraf çektirmesini de anlamak lazım derim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim