açılan başlığa kimsenin tanım girmemesi
açtığım başlığa 4 tanım girilmiş, benim yazdığım tanımı 8 kişi beğenmiş. insanın kafasını karıştıran bir durum.
devamını gör...
demir baybars
tum biskuvileri tanimlayarak gece gece aciktiran yazar. (bkz: ne yapmak nereye varmak istemektedir)*
devamını gör...
türklerin arapça allah yerine türkçe tanrı demesinin eleştirilmesi
allah arapça
rab ibranice
mevla farsça
tanrı türkçe
"rabbim" sorun yok, "yüce mevlam" sorun yok, "ulu tanrım" sorun*
rab ibranice
mevla farsça
tanrı türkçe
"rabbim" sorun yok, "yüce mevlam" sorun yok, "ulu tanrım" sorun*
devamını gör...
mağusa limanı
kendisi kulakların pasını silecek nitelikte bir kıbrıs türküsüdür...
devamını gör...
güne bir alıntı bırak
ne hoş bir güzelliği vardır;hafif adımlarla dünyadan gülümseyerek geçenlerin.kimseye bir kötülüğü dokunmadan yaşayanların, onurlu bir yaşam seçenlerin.
virgina woolf-kendine ait bir oda
devamını gör...
acı ve tatlının muhteşem uyumu
acı yeşil biber ile yapılan patates salatasının ardından revani yemektir. tabi yanında çay.
çay demiş miydim, çay önemli.
çay demiş miydim, çay önemli.
devamını gör...
immanuel kant
çok dakik bir felsefeciymiş. hatta o dakikliğinden dolayı yaşadığı kentin sakinleri, saatlerini onun yürüyüş saatlerine göre ayarlarlarmış.
devamını gör...
hemsaye
aynı zamanda gönülden şarkılar söyleyen bir müzisyeninde kullandığı takma ismidir hemsaye.
kendisinin youtube kanalı ve diğer sosyal platformlar üzerinden dinleyebilirsiniz.
bunca yıllık hayatımda iki sözü ile beni büyülemiş gizemli müzisyendir.
keşfedilmesi gereken biri, çünkü onunla aynı acıları çeken bir dolu insanın yaralarına tuz basar belki de hüzünlü notaları.
youtube
apple music
kendisinin youtube kanalı ve diğer sosyal platformlar üzerinden dinleyebilirsiniz.
bunca yıllık hayatımda iki sözü ile beni büyülemiş gizemli müzisyendir.
keşfedilmesi gereken biri, çünkü onunla aynı acıları çeken bir dolu insanın yaralarına tuz basar belki de hüzünlü notaları.
youtube
apple music
devamını gör...
tuhaf takıntılar
takıntı yapmamaya çalışırım, takıntıların hayatı nasıl ele geçireceğine şahit oldum.
takıntı mı bilmem, masa düzensizliğime karışılmasından rahatsız olurum
takıntı mı bilmem, masa düzensizliğime karışılmasından rahatsız olurum
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
devamını gör...
çaylak
basketbol ve interaktif sözlüklerin başlıca kelimesi. bir de kuş olanı vardır ki o bunlar kadar ünlü değildir.
devamını gör...
mahmut hoca
mahmut hoca ya da kel mahmut, rıfat ılgaz tarafından yazılmış olan hababam sınıfı romanlarında, oyunlarında ve bu eserlerden uyarlanan filmlerde okulun disiplinli ama aynı zamanda iyi kalpli müdür muavini ve tarih öğretmenidir.
rıfat ılgaz "mahmut hoca" karakterini kendi ortaokul öğretmeni nihat dicle'den esinlenerek yaratmıştır.
film serisinde münir özkul tarafından canlandırılan karakterin gerçek adı mahmut alnıgeniş'tir. mahmut hoca okulun haylaz öğrencilerinin toplandığı hababam sınıfı öğrencilerini adam etmeye çalışır. öğrencilerinin iyiliği için gerektiğinde paragöz okul müdürü ile de tartışmaktan kaçınmaz.
"ben tüccar değilim, ben eğitimciyim" sözünün sahibidir. öğrencilerin hepsinin onun çocukları olduğunu söylerek örnek hoca portresi çizer.
okul her yerdir
rıfat ılgaz "mahmut hoca" karakterini kendi ortaokul öğretmeni nihat dicle'den esinlenerek yaratmıştır.
film serisinde münir özkul tarafından canlandırılan karakterin gerçek adı mahmut alnıgeniş'tir. mahmut hoca okulun haylaz öğrencilerinin toplandığı hababam sınıfı öğrencilerini adam etmeye çalışır. öğrencilerinin iyiliği için gerektiğinde paragöz okul müdürü ile de tartışmaktan kaçınmaz.
"ben tüccar değilim, ben eğitimciyim" sözünün sahibidir. öğrencilerin hepsinin onun çocukları olduğunu söylerek örnek hoca portresi çizer.
okul her yerdir
devamını gör...
geceye bir müslüm gürses şarkısı bırak
hangimiz düşmedik kara sevdaya
hangimiz sevmedik çılgınlar gibi
hangimiz bir kuytu köşe başında
bir vefasız için yol gözlemedik mi(link: https://)
hangimiz sevmedik çılgınlar gibi
hangimiz bir kuytu köşe başında
bir vefasız için yol gözlemedik mi(link: https://)
devamını gör...
ölmemek yaşamak değildir
doğruluk sebebini az sonra açıklayacağım realitedir.
insan gezmek ister, tatil ister, gidip 2 kadeh rakı içmek ister, ev ister, araba ister isterde ister yani.
bunlar lüks değildir, ihtiyaçtır.
bir çok insan böyle şeylerden uzak yaşıyor, öldüler mi? hayır. peki yaşıyolar mı? e o da hayır. mecburi bekleme odasında vaktin dolmasını bekliyorlar halbuki onlar zaten hiç yaşamıyor ki.
insan gezmek ister, tatil ister, gidip 2 kadeh rakı içmek ister, ev ister, araba ister isterde ister yani.
bunlar lüks değildir, ihtiyaçtır.
bir çok insan böyle şeylerden uzak yaşıyor, öldüler mi? hayır. peki yaşıyolar mı? e o da hayır. mecburi bekleme odasında vaktin dolmasını bekliyorlar halbuki onlar zaten hiç yaşamıyor ki.
devamını gör...
maskeye hapşırmak
(bkz: sümüğe boğulmak)
devamını gör...
öksürük
derler ki, aşk gibidir gelince tutulamaz.
devamını gör...
mansur yavaş’ın tüm makam araçlarını satma kararı
mansur yavaş o kadar içten o kadar samimi projelere imza atıyor ki.boyle bir siyasetçi beni mutlu ediyor.bu eyleminden dolayı yine fetöcü diyecekler mansur yavaş'ın tırnağı bile olamayan siyasetçiler .
devamını gör...
iq evliliği etkiler mi sorunsalı
merhaba arkadaşlar. 20 dakikadır yoktum, hepinizi inanılmaz şekilde özledim. nefes nefese koştum. siz olmadan asla rahat edemiyorum. biz bir aileyiz bunu biliyorsunuz. bu nedenle hepinizden dualarınızı bekliyorum. arkadaşımın abisine kavuşamadığım bir gün daha bitiyor, kavuşmamıza izin vermeyen arkadaşıma çekinmeden beddua edebilirsiniz.
hayküm 56. etkiler diyorum.
ben insanın asi doğduğuna inanıyorum. sorun öyle kalamıyor olmak. medeniyetin ulaşamadığı toplumlar cinselliği çekinmeden yaşarken, çıplaklığı normalleştirirken, hayatta kalmak için en vahşi yönlerini ortaya koyarken ve mutlak şekilde özgürken, şehirli insan sadece öğretildiği gibi davranır. çocuk küfür eder, etme derler. çocuk kavga eder, etme derler. çocuk ağaca tırmanır, düşersin derler. koşmak bile yasaktır. sonra saygı öğretilir. öğretmen geldiği an herkes ayağa kalkar ama biri de çıkıp neden diye sormaz. ben mesela oturup neden diye soran çocuktum, kimse bana mantıklı cevap veremedi. ayağa kalkılmasını bekleyen insanlar neden çocukların onları görünce ayağa kalktığını bilmiyordu.
benim gibi sorgulayan çocuklar şiddetin en temiz halini görür, toplumdan dışlanır, disiplin suçları işlediği iddia edilir, hakarete uğrar. sonuçta onların tarafına geçersin. çünkü araştırmalara göre yalnız kaldığın sürece beynin küçülür, aptallaşırsın. kimin beyni asla değişime uğramaz? bir otizmlinin. o nedenle asperger sendromlu çocuklar çok inatçıdır zaten. çünkü aptallaşmaz. beyinleri küçülmez. otizmli olmayanlar bu konuda çok daha sanssızdır.
ve sonuçta medeni toplumlarda insanların mücadelesi aslında para kazanmak, en tepeye çıkmak ya da sadece hayatta kalmak değildir. aptallaşmamak için uğraşır. insana ihtiyacı vardır. ona ne öğretildiyse toplum dışında kalmamak için onu uygular.
bu da evlilik denilen o şeyin her türlü detaydan kolay etkilenmesine neden olur bana göre. çünkü insanlar evlenmek için evleniyor. sana deli gibi aşık olan o adam ailesinin seni istemeyeceğini bildiği için 34 yaşına geldiği zaman ailesine uygun bir kadını aramaya başlıyor. sana deli gibi aşık olan o kadın 30 yaşına geldigi zaman duzenli geliri olan birini aramaya başlıyor. çünkü evlenmek bize öğretilmiş şeylerden biri. kiminle neden evlenmeli ve hangi yaşta evlenmeliyiz bulunduğumuz kültüre göre bize kodlanıyor. hatta son derece iddialıyım çoğu aşk evliliği yine bu mantıkla yapılır. aşk insanın kendini kandırma halidir.
tüm bunlar evliliği her şeyden çabuk etkilenen bir duruma sokuyor. ortasından sıkılmış diş macunu, anne, baba, görümce, mahallenin dedikoducu teyzesi, çocuğun gideceği okul, kültür farkı, bilmem ne. her şey evliliği etkiler, yıkar kolayca.
yüksek aykü evliliği bu nedenle yine etkiler. evliliği dediğim gibi her şey etkiler. konu evlilikse ne kadar olumlu ne kadar olumsuz etkileyeceği çok tartışmalı. çünkü yüksek zeka sorun çözer ama sürekli tekrarlanan aynı sorunlara tahammül etmez. edemez.
bence öyle.
hayküm 56. etkiler diyorum.
ben insanın asi doğduğuna inanıyorum. sorun öyle kalamıyor olmak. medeniyetin ulaşamadığı toplumlar cinselliği çekinmeden yaşarken, çıplaklığı normalleştirirken, hayatta kalmak için en vahşi yönlerini ortaya koyarken ve mutlak şekilde özgürken, şehirli insan sadece öğretildiği gibi davranır. çocuk küfür eder, etme derler. çocuk kavga eder, etme derler. çocuk ağaca tırmanır, düşersin derler. koşmak bile yasaktır. sonra saygı öğretilir. öğretmen geldiği an herkes ayağa kalkar ama biri de çıkıp neden diye sormaz. ben mesela oturup neden diye soran çocuktum, kimse bana mantıklı cevap veremedi. ayağa kalkılmasını bekleyen insanlar neden çocukların onları görünce ayağa kalktığını bilmiyordu.
benim gibi sorgulayan çocuklar şiddetin en temiz halini görür, toplumdan dışlanır, disiplin suçları işlediği iddia edilir, hakarete uğrar. sonuçta onların tarafına geçersin. çünkü araştırmalara göre yalnız kaldığın sürece beynin küçülür, aptallaşırsın. kimin beyni asla değişime uğramaz? bir otizmlinin. o nedenle asperger sendromlu çocuklar çok inatçıdır zaten. çünkü aptallaşmaz. beyinleri küçülmez. otizmli olmayanlar bu konuda çok daha sanssızdır.
ve sonuçta medeni toplumlarda insanların mücadelesi aslında para kazanmak, en tepeye çıkmak ya da sadece hayatta kalmak değildir. aptallaşmamak için uğraşır. insana ihtiyacı vardır. ona ne öğretildiyse toplum dışında kalmamak için onu uygular.
bu da evlilik denilen o şeyin her türlü detaydan kolay etkilenmesine neden olur bana göre. çünkü insanlar evlenmek için evleniyor. sana deli gibi aşık olan o adam ailesinin seni istemeyeceğini bildiği için 34 yaşına geldiği zaman ailesine uygun bir kadını aramaya başlıyor. sana deli gibi aşık olan o kadın 30 yaşına geldigi zaman duzenli geliri olan birini aramaya başlıyor. çünkü evlenmek bize öğretilmiş şeylerden biri. kiminle neden evlenmeli ve hangi yaşta evlenmeliyiz bulunduğumuz kültüre göre bize kodlanıyor. hatta son derece iddialıyım çoğu aşk evliliği yine bu mantıkla yapılır. aşk insanın kendini kandırma halidir.
tüm bunlar evliliği her şeyden çabuk etkilenen bir duruma sokuyor. ortasından sıkılmış diş macunu, anne, baba, görümce, mahallenin dedikoducu teyzesi, çocuğun gideceği okul, kültür farkı, bilmem ne. her şey evliliği etkiler, yıkar kolayca.
yüksek aykü evliliği bu nedenle yine etkiler. evliliği dediğim gibi her şey etkiler. konu evlilikse ne kadar olumlu ne kadar olumsuz etkileyeceği çok tartışmalı. çünkü yüksek zeka sorun çözer ama sürekli tekrarlanan aynı sorunlara tahammül etmez. edemez.
bence öyle.
devamını gör...
batak kabilesi
yaşamlarını filipinlere bağlı palawan eyaletinin en büyük adası olan palawan’ da sürdürmekte olan batak kabilesi, dünya çevresinde içinde genetik farklılığın en çok olduğu kabiledir. negrito ve australoid ırkları bu toplulukla birlikte karşımıza çıkmaktadır. kendileri ve tüm insanlığın bu iki ırktan oluştuğu görüşüne inanmaktadırlar.
batak abilesi üyeleri giyim tarzı bakımından birçok topluma göre farklılıklar göstermektedir. örneğin, kadınlar sarong adı verilen kıyafeti tercih ederler, bizim bildiğimiz pareo saronga karşılık gelmektedir diyebiliriz. erkekler ise çıplak olmayı tercih ederler ama belirli uzuvlarını kapatmak için tüy gibi küçük parçalar kullanabilirler.

toplumda egalitarian özellik görülmektedir. yani topluluk içinde eşitlik söz konusudur. kadın erkek eşittir ve aralarında ayrım gözlenmemektedir. bu sebeptendir ki; avlanmaya beraber giderler, yemek hazırlıkları beraber yaparlar ve iş yükleri eşittir. avlanma sonrası elde ettikleri başarılarını ve karınlarının doymasınk kutlamak için kendi yapmış oldukları özel davullarını çalarak eğlence düzenler, dans ederler.
fakat yaşamlarını sürdürebilmek için tarım yapmaya da ihtiyaç duymaktadırlar. filipin hükümeti ise çevrecilik anlayışına göre ormanlık alanların istilasını yasaklanmıştır. bu açıdan bu topluluk son dönemlerde yok olmaya mahkum gibi görünmektedir.
ve zaten diğer birçok yerli kabile gibi onların da hastalıklar, toprak istilaları ve modern sömürüler yüzünden nüfusları azalmıştır, azalmaya da devam etmektedir.
batak abilesi üyeleri giyim tarzı bakımından birçok topluma göre farklılıklar göstermektedir. örneğin, kadınlar sarong adı verilen kıyafeti tercih ederler, bizim bildiğimiz pareo saronga karşılık gelmektedir diyebiliriz. erkekler ise çıplak olmayı tercih ederler ama belirli uzuvlarını kapatmak için tüy gibi küçük parçalar kullanabilirler.

toplumda egalitarian özellik görülmektedir. yani topluluk içinde eşitlik söz konusudur. kadın erkek eşittir ve aralarında ayrım gözlenmemektedir. bu sebeptendir ki; avlanmaya beraber giderler, yemek hazırlıkları beraber yaparlar ve iş yükleri eşittir. avlanma sonrası elde ettikleri başarılarını ve karınlarının doymasınk kutlamak için kendi yapmış oldukları özel davullarını çalarak eğlence düzenler, dans ederler.
fakat yaşamlarını sürdürebilmek için tarım yapmaya da ihtiyaç duymaktadırlar. filipin hükümeti ise çevrecilik anlayışına göre ormanlık alanların istilasını yasaklanmıştır. bu açıdan bu topluluk son dönemlerde yok olmaya mahkum gibi görünmektedir.
ve zaten diğer birçok yerli kabile gibi onların da hastalıklar, toprak istilaları ve modern sömürüler yüzünden nüfusları azalmıştır, azalmaya da devam etmektedir.
devamını gör...
gençlerin hobi sahibi olmayışı
sınav stresi gelecek kaygısı varken nasıl hobi sahibi olabilirim diye isyan ettiğim başlıktır. tam 9 aydır kitap okumuyorum çünkü kitaba ayırdığım süre beni sınav formatında geriye düşürüyor.
devamını gör...