o patent yalnızca patent değildir, ulaştıkları teknolojiyle neler yapabileceklerine dair küçük bir gözdağıdır.
huawei şu an dünyanın en değerli telekom markası ve en çok mobil cihaz satan üreticisi konumunda. avrupa'da, asya'da, afrika'da telekom sektörünün ağa babaları ericsson'u, nokia'yı, siemens'i sildi süpürdü. amerika'da trump'a ve amerikan derin devletine takıldılar. yoksa amerika'yı kendi çöplüğünde tarumar edebilirdi.
yeri gelmişken belirteyim. türkiye'de mobil iletişimi sağlayan baz istasyonlar ve bu altyapıyı yöneten yazılımlar çok büyük oranda huawei ürünü.
devamını gör...

daha gece olmadı ama
buradan
en sevdiğim enstrümental parçalardan biridir
devamını gör...

takip eden 14 arkadaşa ayriyeten teşekkürlerimi sunuyorum.
çok sağolun.
devamını gör...

düşünceli insandır. en az birkaç kez bu tarz işte çalıştığını veya o duruma düştüğünü düşünürüm. hiç çalışmayıp böyle bir empati yapıyorsa helal olsun.
devamını gör...

aynı şeyi kemal kılıçdaroğlu yapsaydı neler olacağını, iktidar ve iktidar yanlıları tarafından neler söyleneceğini tahmin edebiliyoruz sanırım.
devamını gör...

santraforumuz yok, pelkas yok, kanat forvetimiz yok. '' bu takımda kim gol atacak '' diye kendi kendime soruyorum da aklıma sadece duran top organizasyonu geliyor.
bilmiyorum ben mi evhamlıyım?
inşallah kolay galip geleceğimiz bir maç olur.
devamını gör...

almancı kuzenim bahisten kazandığı haram para ile bana airpods 2.nesil aldı lan. değişik bir aygıta benziyor.
devamını gör...

aslında liverpool tarafına atfedilen bir kavram olarak doğsa da, esas adresi farklı. insanlar genel olarak liman işçilerinin futbol maçları sonrasında çıkardıkları hadiselerin ardından bu terimin kullanılmaya başladığını düşünüyor. ancak futbol ile ilgili ilk şiddet olaylarını liverpool'a bağlamak biraz yanlış. çünkü bu işleri başlatan kuzu görünümlü kurt bir camia. preston north end. adamların amblemlerinde kuzu olduğuna bakmayın. geçmişteki vukuatlarını incelediğinizde hiçte kuzu gibi olmadıklarını anlıyorsunuz zaten.

adamlar 1800'lü yılların sonu ile 1900'lü yılların başında bildiğiniz terör estirmişler. aston villa maçında çıkan olaylardan sonra preston forması giyen bir oyuncu dahi ağır şekilde yaralanıp, bilincini kaybetmiş. bildiğiniz meydan muharebesi yapmışlar ve futbolcular da arada kaynamış. 1882 yılında ise tarihteki ilk deplasman baskınını bu adamlar yapmış.queens park rangers taraftarlarını tren istasyonunda sıkıştırıp, vermişler odunu, sadece taraftarlara saldırsalar iyi. istasyonu yağmalamışlar resmen, harabeye çevirmişler. liverpool, everton, millwall falan bunların getir götürünü yapar. zaten onların mevzuları çok daha sonralara dayanıyor. hah demem o ki, dostluk maçı falan derken, preston'lu taraftarlara denk gelirseniz, onlara pek bulaşmamanızda fayda var. netice olarak dedeleri bu işlerin piriymiş, genetik aktarım denen bir şey var. dikkatli olmak lazım. o formadaki kuzu tuzak! bunu asla unutmayın * bu arada preston tarihinde çok güzel hikâyeler var. onları da bir ara fırsat bulunca yazarım. kulübün yayınladığı kendi tarihlerini anlatan kitapta okunasıdır.
devamını gör...

siyasi tepkisizliğin bulunduğumuz siyasi durumdan olduğu gerçeği kabullenilmelidir.
devamını gör...

açık ara ekonomi baş sebeptir. uyanıyorsun ev soğuk neden doğalgaza zam geldiği için kombiyi az açıyorsun gelde üşüdüğüne üzülme.
devamını gör...

orijinal adı alice's adventures in wonderland olan lewis carroll’un 1865 tarihinde yayınlanan kurgu, fantezi türünde kitabıdır.

günümüzde pek çok film uyarlaması da mevcuttur.
ilk kez 1903 yılında cecil hepworth tarafından sessiz sinemada uyarlanmıştır.

--- alıntı ---
hayvanlara haddinden fazla insan özellikleri yüklenmiş olmasının insanlara hakaret sayılacağı, ilerde çocukların hayvanlarla insanlara eşit düzeyde yaklaşacağı gerekçeleriyle 1931'de çin'in hunan eyaletinde yasaklanmıştır.
daha sonra "aynı nedenlerden" ötürü amerika'da da birkaç okulda kütüphanelerden kaldırılmıştır
--- alıntı ---
devamını gör...

garip bir mutluluk. biraz mahçupluk gibi. ortaya karışık bir his işte.
devamını gör...

biraz stalk ve derin analizler sonucu yorumlarına katıldığım bir yazar.
nickinden anladığım kadarıyla huzuru yağmur damlalarında bulan bir yazar. kelime kökü latince pluvia* kelimesinden gelmektedir. ayrıca fransızca pluie* da buradan gelmektedir.
"bu sabah yağmur var istanbul'da
gözlerim dolu dolu oluyor bilinmez niye."
mfö sözleriyle bitireyim bu nickaltını.
devamını gör...

evet vasat bir sözlüktür. x, y, z sözlükleri ile kıyas yapmayacağım fakat yeni olmasına karşın o heyecanla bilgi ile doldurulan başlıklar, yazarlarda o öğrenme ve öğretme çabası, okuma, birikim ve donanıma dair herhangi kaliteli paylaşım yoğunluğu göremiyorum. bazı kişileri tenzih ediyorum tabi ama asıl mesele de bu. kaliteli yazan kişi sayısı istisna ile tenzih edilecek kadar az. moderasyon tanım olmayan içerikleri silmeli ya da uyarı vermeli. vasat başlıklar, anketler azaltılmalı ve yazarlar gerçek anlamda iyi bir filtreden geçmeli. gerekirse uzun süre yazarlık onayı verilmemeli. onun en sevdiği çorbayı, bunun sevişirken hangi müziği dinlediği, şunun kaç kilo olduğu beni ilgilendirmiyor hatta kimseyi ilgilendirmiyor. kendinizden detay vermeyi çok seviyorsanız sözlük değil instagram kullanın. tabi ki hesabınız ve profiliniz platformun size sunmuş olduğu özel alandır fakat biraz olsun bilgi vermeye hatta en basitinden tanım girmeye çalışın. formatı oturmuş bir sözlük değil henüz. ilk kuşak sizlersiniz ve sözlüğün geleceği sizin elinizde. daha dikkatli olmaya teşvik ediyorum.
not: eleştiri beni de kapsıyor ahkam kesme niyetim yok.
edit: kendimi de eleştirdiğimi söylememe rağmen bazı ilkel sinir sistemliler anlamamış ya da anlamazdan gelmiş. moderasyon okuduğunu anlama testi de yapsın.
devamını gör...

karşılıklı verişim. entrylerce, saatlerce verişmek... yetmez bazen kapılınca verişmeye, favorileşirsin, çılgınlar gibi. bir bakmışsın, o seni, sen onu takip etmişsin... işin sonu, kuru temizlemeye damatlık/gelinlik yollamakla biter...

ayıp olmasın dedik, ne hale geldik...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu başlık açılırken bir gezegen daha keşfedildi. orta doğunun bu iğrenç zihniyeti var oldukça, biz milim öteye gidemeyiz.
devamını gör...

sesi harika olan, çok güzel piyano çalan, minnoş bir görünümü olan çok tatlı sanatçı. sanatcı diyeceğim ortalıkta gezen kendine sanatçı diyenlerin canını okur yani. hemde öyle bir mütevazı ki.
bir de yemek tarifleri var ki çok sevimli o kırık türkçesiyle. severek takip ediyoruz efenim.
devamını gör...

“paylaşmaya değer fikirler” sloganıyla, farklı alanlardan birçok kişiye konuşma fırsatı tanıyan organizasyon.

yenilikçi, ilham veren fikirlerin anlatılmasıyla meşhur olsa da her katılımcının bunu başarabildiğini sanmıyorum. dinlemeden önce yorumlara göre karar vermekte fayda var.
devamını gör...

türkiye'nin en iyi grubudur bana göre. aynı zamanda bir o kadar da hakettiği değeri almayan grup olabilir. yaptıkları şarkıların sözleri çok anlamlı. hele bir tanesi var;
"gitsem nereye kadar, kalsam neye yarar?"
gerçekten gitsek de kalsak da ne fark eder? kendimizden kaçamadığımız müddetçe.
dipnot: biraz gereksiz konuştum sanırım, affola :)
devamını gör...

ölen ablası için yazdığı 'hello' şarkısı çok dramatiktir insanı çok etkiler. amy lee zaten müziği kendisini iyileştirmek için yaptığını söyler yaşadığı acıyı sanata çevirmiş.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim