karalayalım hadi defteri.

kalktım sofradan, adıma yaşıma kurulmuş sofradan, çünkü neden olmasın?

yeter bana, adam olana çok bile.
çok güzel, çok neşeli, çok hüzünlü bir gündü benim için, yok; yaş alma, yaşlanma vs derdim bile değil, o işleri bırakalı çok oldu.
şurada, şu sözlükte geçirdiğim bilmem kaç ay boyunca ne güzel insanlar tanımışım, ne güzel insanlar bana dokunmuş onu gördüm. açık açık yazanlar kadar bir de özel mesaj ile yazanlar oldu, inanın çok şaşırdım, çok mutlu oldum, çok utandım. benim doğum günüm çocukluğumda bile unutulan bir tarihti, alışık değildim, sadece bir kadın hiç unutmazdı, onu da ben hıyarlığım yüzünden kaybettim, her nerede ise mutlu olsun, hep mutlu olsun.

her ne ise, hepinize teşekkür ederim, eyvallah!

efharisto para poli!

kalkın oynucaz!
devamını gör...

ya kafa güzelken ya da kafa meşgulken yapılan eylem. utanç verici. yani insan kendini bu kadar kaybetmemeli. bir sigara kaç para.
devamını gör...

ciddiye almamak için hiçbir sebep yoktur. sonuçta, kimseye sözlüğe kaydolduğu an 50 takipçi verilmiyor. ya da kimse dank diye iyi bir yazar da olmuyor. bu sözlükte gün yüzüne çıkarılması beklenen birçok cevher var, ve bunun bilincinde olarak tüm yazarlar ona göre değerlendirilmelidir. isim vermeyim şimdi ama tek takipçisi ben olan bazı yazarlar var bunu da bilebilirsiniz efendim.
devamını gör...

kendini sevmesi ve kendi değerinin farkında olmasıdır.
devamını gör...

bugün itibari ile netflix'e geldi. haluk bilginer'in son zamanlarda yer aldığı projelerden dolayı eleştiriler almıştı. ama gerçekte ne kadar başarılı bir oyuncu olduğunu hepimiz biliyoruz. bazı projelerde öyle olabilir. bu filmde gerçek haluk bilginer'i izliyorsunuz.
ali atay'ın oyunculuğunu imrenerek izlerim. bu filmde de karakterinin hakkını fazlasıyla vermiş. izlenmesi tavsiyedir.

filmde okuduğu kitabı ilk gördüğüm zamanlar merak etmiştim. ama ilerleyen sahnelerde dostoyevski 'nin budala kitabı olduğunu görüyoruz.
devamını gör...

thierry jonquet'in tarantula adlı romanından uyarlanan film. bolca acı, dram, entrika, ihanet, ölüm barındırıyor. bu anlamda bakınca pembe dizi havası taşıyor.konusu itibariyle ilgi çekici. gerilim, rahatsız olma gibi hisleri yaşamak, özgün bir film izlemek isteyenler için biçilmiş kaftan. film müzikleri çok isabetli seçilmiş, bütün gerilimi, acıları akıp giden bir nehir kadar olağanlaştırmış.

---bundan sonrası filmin içeriği hakkında bilgi içeriyor---
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.

cerrah, kardeşiyle yasak ilişki yaşayan, birlikte kaçarken araba yandığı için yüzü tanınmaz hale gelen eşini iyileştirmek istiyor.-bu arada cerrah ve kardeşi anne bir kardeşler ve bunu bilmiyorlar. ikisi de annelerinin başka adamlardan yasak ilişkileri sonucunda dünyaya gelmiş.- onun için yoğun araştırmalar yapıyor, çaba gösteriyor ama eşi camda yansımasını görünce dehşete düşüp intihar ediyor. eşine çok aşık olan adamın elinde ona dair tek kalan şey kızları. kızın da annesini intiharını görünce psikolojisi bozuluyor. uzun süren bir tedavi görüyor. yavaş yavaş düzelirken bu defa biri ona tecavüz girişiminde bulunuyor. zaten zayıf bir psikolojiye sahip olan acı dolu ruhu buna dayanamayıp intihar ediyor. babası kızının intikamı için çocuğun peşine düşüyor.

cezalandırma şekli çok ürkütücü. çocuğun bedenini kadın bedenine dönüştürüyor ve hayvandan insana gen aktarımıyla elde ettiği suni deriyle ona yepyeni bir yüz, beden yapıyor. bu arada hayvanlardan insanlara yapılan gen aktarımı etik değil, bir suç. yani çocuğu hem yasak deneyinde kobay olarak kullanıyor, hem de evladının ölümüne neden olan tecavüzcünün ruhunun ait olduğu bedeni çalıyor. hormonsuz vajina ameliyatı falan yapıyor. bu bedeni eşine öykünerek inşa ediyor. işin ilginç yanı adam bu bedene zamanla aşık oluyor. tecavüzcü çocuk da bu durumu kullanarak o evden kurtulmayı başarıyor.adamı ve hizmetçileri sandığı annesini öldürüyor.

kızının sevgisinden dolayı canavar gibi soğukkanlılıkla bu kadar şey yapan adam, sonunda eşinin suretine yenik düşüyor. bir kez daha eşine güvenmenin bedelini ödüyor. kendi yarattığı beden onu öldürürken "sana güvenmiştim, diyor." aşk sevgi ne kadar büyük bir zaaf. insanı ne kadar da savunmasız bir hale getiriyor.

bir de işin anne boyutu var. yasak aşklarının bedelini oğullarının birbirlerine ihanetiyle ve birbirlerini öldürmeleriyle ödüyor. sokaklarda büyüyen diğer oğlu, kazadan sonra eve dönüyor. doktorun yarattığı bedeni görüyor. ölen sevgilisine benzeyen bedene tecavüz ederken kardeşi tarafından öldürülüyor. yasak aşk yaşamasaydı oğullarından biri annesini tanırdı, ona anne derdi. diğeri de kötü koşullarda büyüyüp it kopuk olmazdı. ağabeyini tanısa belki onun eşiyle ilişki yaşamazdı.

tutkular, zaaflar insanın hayatını işte böyle mahvediyor.
devamını gör...

kesinlikle aşık olmaktır.
ne diyor ruhi mücerret aşk, birine seni mahvetme yetkisi vermek ve bunu kullanmayacağına güvenmektir.
aynen öyle işte.
devamını gör...

sana radyo frekansı alacağım sayın yazar. kaç para bir frekans?
devamını gör...

anca bel altı espri yapıp küfür edip hunharca gülen mağara adamlarının yaptığı tespit de bu kadar olur zaten.
devamını gör...

yakın zamana kadar bizler sigara reklamları ile büyüdük. bu reklamlar macera, gözükaralık, serinkanlılık, özgürlük gibi temalar işliyordu. reklamları seyreden çocuk bireye de küçükken kendine bir anda büyük adam duygusu aşılayarak yavaştan bilincinin alt kısmına bunu yerleştiriyordu. hem sigaraya özendirip hem de sigara sağlığa zararlıdır demek ağır bir ikiyüzlülüktü.
devamını gör...

yağmur fakat gök gürültüsü olmaması şartıyla .
devamını gör...

kafa sözlüğe kök salanların/salmak isteyenlerin dingin bakışlarla yazılanları okuduğu başlık.
(bkz: daha karpuz kesecektik)
devamını gör...

mustafa kemal atatürk 'ü savundugum için hain damgası yemiş biri olarak bu bana hiç koymadı .
devamını gör...

bir süredir bir yerde çalışıyorum.
çeşit çeşit insanlar var. bazıları gülümsetiyor bazılarını hiç sormayın...
bir iki duruma şahit oldum.
kasa arkasında indirimde ürünlerden bir çift ürün istedi. erkek deodarantı. iki çeşidi var, ikisini de istediler. biri turunculu diğeri de kırmızılı. kocası karısının iki bileğine de deodarantı sıktı, "koklar mısın? "dedi. kadın" neden ben de denedin ki? "deyip bileklerini uzattı. kocası" sen hangisini beğenirsen onu alacağım. "dedi.
çok basit bir olay belki ama çok güzeldi.
...
el ele tutuşup tatile gelen çiftleri gördükçe kıskanmıyorum ama üzülüyorum.
zoruma gidiyor, bir kez ellerinden tutup onu öpmemiş olmam, o sokaklarda gezmemek...
her şerde bir hayır vardır, öyle mi? ben bu durumu lehime çevireceğim. hayat her an devam ediyor ve her saniye ölümüme yaklaşıyorum. ondan mütevellit iyi olmaya çalışıyorum.
devamını gör...

gündüz uykusu.
devamını gör...

tepki gösteren herkesi kafir ilan eden dallamaların tamlamalarıyla şenlenen başlık.
devamını gör...

kadınların?
bu başlık çok fazla şey olmamış mı sayın yazar?
mesela cinsiyetçi...
(bkz: cinsiyetçi başlıklarda bugün)
devamını gör...

türkiye cumhuriyetinin bir terör örgütüne petrol karşılığında silah sattığını kanıtlayan gazeteciye verilen ceza. dış politikanı şeriatçılara emanet edersen olacağı budur zaten.
ekleme: türkiye'nin terör örgütüne destek vermesini savunan arkadaşlar, aynı silahlarla musul'da bulunan konsolosluğumuzun basıldığını, fırat kalkanı harekatında askerlerimize karşı kullanıldığını, 22 aralık 2016 ışid'in 2 askerimizi şehit etmesi gibi olaylarda kullanıldığını bilmiyorlar galiba.
devamını gör...

bir diziyi habersiz olarak ve aynı gün izlemeye başladığımız dizidaş, sade ve güzel tanımları olan kafadaş.
devamını gör...

dünya edebiyatının dev isimlerinden, bir yazardan daha fazlası olan, faust gibi bir başyapıt yazarak edebiyatı olduğundan daha yüksek bir yere taşıyan johann wolfgang von goethe’nin bu dünyadaki görevini tamamlayıp ayrılmak üzereyken sarf ettiği son sözleridir.

1832 yılında görevinin yapmış olmanın verdiği huzurla dünyadan ayrılmak üzereyken söyler bu sözleri büyük yazar. bu sözlerin fiziksel olarak muhattabı yardımcısıdır aslında.

ancak bazı insanlar ne yaparlarsa yapsınlar, yaptıkları şeyi nasıl ve ne amaçla yaparlarsa yapsınlar ortaya mutlaka bir sanat eseri, üzerinde düşünülecek bir felsefi ve edebi bir şaheser çıkarırlar.

goethe de benim için kesinlikle böyle bir insandır. nietzsche’nin übermensch dediği adamdır o. yazdığı her cümlenin derin bir anlamı olduğunu düşündürür. sanki edebi bir mükemmellik örneğidir büyük yazar.

bunları neden söyledim? çünkü yazar ölmeden önce bu sözleri gözlerindeki görme kaybı yüzünden yardımcısında perdeleri açmasını istediği için söylemişti. sadece dünyayı son kez daha aydınlık görmek için.

ama yazarın bu sözleri edebi ve ilahi ışığın peşinden koşmuş bir yazar için göründüğünden daha da anlamlı bir şeydi aslında.

bazı geceler, eğer dolunay varsa perdelerinizi aralık bırakıp goethe okumayı deneyin bence. yazara borcumuzu belki böyle öderiz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim