dunyanin en saçma durumlarindan biridir. biz secmiyor muyuz ya asıl bize el pence durmaları gerekmez mi? bu işte bir terslik var ya da insanin ruhundaki makam, para sevdası bunu asla sorgulatmiyor:)
devamını gör...

sorumluluk alamayacak ya da kendinden ödün veremeyecek insan için doğru bir önermedir sanırım bende böyle düşünenlerdenim
devamını gör...

ingilizce feasibility kelimesinden gelen; bir şeyin yapılabilir, uygulanabilir olduğunu belirten bir tanımdır. bunun için hazırlanan rapora fizibilite raporu veya fizibilite etüdü denir. illa ki türkçesini kullanacağım diyorsanız yapılabilirlik raporu olarakta kullanılır.

genelde dört aşamadan oluşur. konu ekonomik, teknik ve finansal açıdan araştırılır, dördüncü aşama yasal araştırmadır ama ülkemizde ileri demokrasi olduğu için buna pek bakılmaz. gavur dediğimiz adamlar bu rapora bakmadan adım atmazlar ama bizde genelde kervan yolda düzülür mantığı ile hareket edildiğinden hele başlayalım, bakalım ne olacak tadındadır.
devamını gör...

tüm sosyalliğimi kaybettim. insan görmek istemiyorum artık. arkadaşlarımla bile çok az konuşur, görüşür oldum. yanımda birisi olunca dayanamıyorum. yalnız kalmak istiyorum. karantina bana asosyallik kattı bolca. ama böyle daha iyi gibi sanki.
devamını gör...

güne bir anne terliği bırak.
devamını gör...

sarkozy
devamını gör...

boyut nedir ? insan olarak algılayabildiğimiz boyutların, nasıl tespit edildiğini hepimizin anlayabileceği basit örneklerle açıklamaya çalışayım.

bir cismin, bir maddenin kaç boyutlu olduğunu belirlemenin en kolay ve anlaşılır yolu üzerinde bulunan herhangi bir yeri belirleyebilmemiz için kaç noktaya ihtiyaç duyduğumuzu belirlemektir.

0. boyut ile başlayacak olursak eğer, bu boyut yalnızca bir noktayı ifade eder. 0. boyut dediğimiz nokta, sadece noktanın kendisinden oluştuğu için, üzerinde belirlenecek tek yer de kendisidir. bu yüzden noktaya 0. boyut diyoruz.

1. boyuta bakacak olursak, bu boyut bir çizgidir. başı ve sonu vardır. sayı doğrusu üzerinden hayal edecek olursak eğer, 0'dan başlayıp 17'e kadar geldiğimizde; 17 birim çizgiden oluşan bir çizgi çizmiş oluruz. bu 1. boyuttur.

2. boyutu açıklarsak, bu bir alanı ifade eder. matematikte çizmiş olduğumuz koordinat sistemlerinin tamamı iki boyutludur. koordinat sisteminde x ve y eksenlerinde noktalar belirlersiniz, bu iki noktanın düzlem üzerinde oluşturduğu alan 2 boyutlu bir alandır. veyahut haritalar... haritaların tamamı 2 boyutlu uzay düzlemindedir. bir çoğumuzun oynamış olduğu "süper mario" oyunu 2 boyutlu bir uzay alanını ifade eder. bu oyunda yalnızca sağa ve sola gidebilirsiniz. yukarı zıplayıp bir daha aşağı inersiniz. kare, dikdörtgen, üçgen, beşgen vs... tüm bu geometrik şekiller 2 boyutludur.

3. boyut nedir diyecek olursak eğer, şu an üzerinde yaşadığımız dünya, evimiz, odamız vs. tamamıyla 3 boyutludur. oturduğumuz koltuk, okuduğumuz kitap, işlemleri yaptığımız oyunlar oynadığımız bilgisayarımız, sürdüğümüz arabamız, yediğimiz yemek... bunların hepsi; 0, 1 ve 2 boyuttan oluşmuş olan 3 boyutlu uzayın ta kendisidir. 3. boyut bir küptür. önce kareler çizilir, sonra bu karelerin birleştirilmesiyle küp oluşur ve bu 3. boyuttur.

tüm bu hissedip görebildiğimiz boyutların dışında bir de 4. boyut dediğimiz bir boyutun varlığı bilinmektedir. 4. boyut zamandır. siz bu yazıyı okurken, film izlerken, yürürken, uyurken vs. akıp giden zaman 4. boyutun kendisidir. 0-1-2 ve 3. boyutlar mekânsaldır. ancak 4. boyut ise zamansaldır. 4. boyut tesseract adı verilen bir küptür. küpün kendi köşelerinden genişletilmesi ile meydana gelmiştir. 4. boyutun bir zaman değiştirme aracı olduğu düşünülmektedir. bizler 3 boyutlu dünyada yaşayan ve 3 boyutu algılayabilen varlıklarız. 4. boyutu bu yüzden algılamamız pek olası değil.
devamını gör...

tel aviv'e yapılan füze saldırısına ait bir görüntü.

(link ölmüş.)
devamını gör...

ekşi sözlükte çok mükemmel tanımlar girildiğini sanan bir yazarın açtığı başlık.
yahu gir oku bugünü gündemi baştan aşağı.
ne format var ne bilgi.
varsa yoksa küfür, sen ocusun ben bucuyum geyiği.

geçiniz yani bu kalite zırvalarını.
devamını gör...

ben de o boşluk yok işte mahvediyor beni. varsa da kış gelince bir hüzün çöküyor o başluklara.. baş ağrısı, burun tıkanıklığı ve sinüs dolması, insanda kafa mı bırakıyor. sağlıklı nefes almayı özledim.
(bkz: sinüzit) burada da feryatlarım mevcuttur.
devamını gör...

eyyyy ekşi misin tatlı mısınn? sen kimsin ya-huuuu?
devamını gör...

sizin çevrenizdeki kadınların espri yapamaması tüm kadınların espri yapamadığı anlamına gelmez.
devamını gör...

yabani kedileri alıştırma yönteminden kasıt kedinin sosyalleştirmesidir. yapmanız gereken kedinizin dokunmaya, farklı insanların varlığına vb alıştırmaktır.bunun için duyarsızlaştırma yöntemiyle kedinin diğer insanlara duyarsız hale getirilmesi sağlanır, karşıt koşullama yöntemiyle sevme davranışına karşı olan olumsuz duygu olumluyla değiştirilir.

ödül maması ya da konserve mamayı yere koyun ve en az bir kaç metre uzaklaşın. bırakın yesin. yedikten sonra ona çok yaklaşmadan yere bir mama daha koyun ve uzaklaşın. zaman içinde mamalar ile aranızdaki mesafeyi azaltın. bunu yaparken her zaman onun tepki eşiğinin altında kalın. tepki eşiği size korkmadan, ürkmeden yaklaşabildiği en yakın mesafedir.

o yanınıza geldiğinde ani hareket yapmayın. parmağınız hafifçe uzatın isterse o dokunur. istediği zaman gelip size sürtünür gider. bu süreçteki tepksiz kalın, onu ödül mamasıyla ödüllendirin. yanınıza gelmeye alıştıktan sonra örneğin o size sürtünürken sırt arka bölümünü ya da kulak arkası, çene altı gibi kedilerin sevilmekten hoşlandıkları yerleri sadece bir iki saniye ve kısa okşama hareketiyle okşayın. bu sırada mümkünse ona en sevdiği ödül mamasını ya da mamayı verin. ödül mamasını birdiği anda elinizi çekin. devam etmenizi isterse elinize dokunur. bu durumda tekrar mama vererek yine bir kaç saniye sevebilirsiniz. kediniz mamanın verdiği olumlu his ve sevme eylemi arasındaki bağlatıyı kurduktan sonraysa, bunu önce sevme ve sevme eylemi bittikten sonra mama vermek şeklinde uygulayın. bu çalışmayı o her yanınıza geldiğinde tekrarlayın.
her zaman onun ilk adımı atmasını bekleyin.bu süreçte kedinizi zorla kucağınıza almayın.
misafirler geldiğinde onun için saklanabileceği güvenli bir alan yaratın ve bu alana misafirleriniz geçmesin. misafir geldiğinde ona ekstra ödül maması verin. yine misafirlerin olduğu odayla kedinin odasının arasında, kedinin misafirleri görebileceği noktaya ödül mamaları yerleştirin. bu tekrarlarla her seferinde biraz daha yaklaşır. gelen misafirlerden kedinizle ilk aşamada yaptığınız çalışmayı yapmalarını rica edin. sonunda sosyal bir kediniz olur.

eğitim sürecinde kediler için özel olan düşük sesli bir kliker kullanırsanız istenen davranışı işaretlemek daha kolay olacağından eğitimin süresini hızlandırır.
asla elinize eldiven alıp, onu zorla sevmeye kalkmayın. bu tepkisini artırır. ayrıca kedinizle güvene dayanan bir ilişki kurmanızı sağlayacak daha olumlu bir yol varken zorlamaya gerek yoktur.
not: ayrıca yabani kedilerde eğitimle sosyalleştirilebilir. özellikle koruma alanlarında ya da hayvanat bahçelerinde olan hayvanların bakımlarının sağlanabilmesi için bakıcılarıyla sosyalleşmeleri gerekir.
devamını gör...

muhabbet edecek güzel insanlar. başka bir şey istemiyorum vallahi. duvarlarla konuşmaktan ruh halim kötüye gidiyor gibi hissediyorum. yalnızlığım bitsin yeter.
devamını gör...

türkiye cumhuriyeti bir ulus devlettir. ulus devlet, içinde tüm yöresel ve etnik gruplar kendi varlıklarını da koruyacak şekilde olmak üzere üst bir milli kimliği oluşturur ve ‘tek devlet’ olarak yapılanır. atatürk "türkiye devleti ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür" diyerek ulus devlete vurgu yapmıştır. başka bir tanımla; yasama, yürütme ve yargı erklerini ulusal bir hükümet elinde merkezileştiren ve yurttaşların siyasal karar sürecine eşit koşullarda katılımını sağlayan devlet yapısıdır.*

yurttaşlık tanımı bütün anayasalarımızda yer almıştır. ırkçı bir amaç güdülmese de tartışma yaratır. osmanlı devleti olsaydık osmanlı yazacaktı bu maddede. anlatılmak istenen budur. kastedilen soy değildir. 1924 anayasası bu gerçeği daha net açıklamıştır. 1982 anayasasının tanımı anlamı zedeleyicidir.

özgün dile sahip ülkelerde yaşayan halka o ülkenin adı ile seslenilir. fransalı, rusyalı, ingiltereli, ispanyalı, almanyalı denmez. bu ülkelerin içinde de binbir çeşit halk vardır. ancak hiç biri çıkıp ben fransalıyım ya da rusyalıyım demez. bu sebeple türkiyeliyim demek hatalı bir söylemdir. buradan kavga çıkarıp tartışmak kimseye fayda sağlamaz. ilk tanımda ilber ortaylı'ya atfedilen sözler, odun kafalılar kısmı haricinde doğrudur. *

yürürlükteki 1982 tarihli anayasa'nın 66. maddesine göre, "türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes türktür."

1961 anayasası'nın 54. maddesi;
türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes türktür.

1924 anayasası'nın 88. maddesi;
türkiye’de din ve ırk ayırdedilmeksizin vatandaşlık bakımından herkese “türk” denir.

not: bu tanım hiçbir şekilde milliyetçilik içermez. türk ya da kürt* kardeşlerim umarım açıklamayı yeterli bulmuştur.
devamını gör...

yine mi 3. oldum anasını satayım ya, müzmin 3. oldum valla.

yapacak bir şey yok meja ve black rose immortal bölüm sonu canavarı gibi sol tarafı amuda kaldırsam yine geçemiyorum.

sözlerime bir şarkı sözü ile son vermek istiyorum;

demir attım 3. lüğe bir sözlük denizindee.
devamını gör...

dün dündür, bugün bugündür.
devamını gör...

hayatı boyunca her zaman eksik kalmaya alışmıştı.
devamını gör...

empati yapmak
devamını gör...

cizvit tarikatının inançlarının bir parçasıdır.

cizvit tarikatı kendilerini isa’nın bir araya getirdiğine inandıkları için kendilerine rabbin arkadaşları diye hristiyan bir erkek topluluğudur. amaçlarını dostlarının ve çevrelerindeki insanların ruhlarını selamete erdirmek olarak belirleyen tarikat aynı zamanda da hristiyanlığı yaymak için mücadele verir.

bunu yaparken de vaazlar verir ve sadaka toplarlar. sadaka ile selamete ermek de gerçekten ilginç bir konudur.

yeterli lütuf ya da sınırlı lütuf ise öğretilerinin bir parçasıdır. buna göre tanrı her kula dünyaya gönderdiği anda yeterli bir lütuf bahşetmiştir. herkes kendine yetecek kadar ilahi lütufla donatılarak yollanmıştır dünya denen cehenneme.

az ya da çok herkes de olan bu lütufu arttırmak ya da azaltmak kişinin erdemli davranıp davranmamasına bağlıdır. yani çok zengin lütuflarla donatılıp erdemli olursanız bir kaybınız yok. ama eksik lütufla donatılıp erdemli davranırsanız siz de mutluluğa edebilirsiniz. adaletine kurban olduğum dünya.

insanlar erdemleri ölçüsünde elde etmemiş olsalar da bu lütufu o ölçüde azaltıp çoğaltarak selamete ermeye çalışacaklardır.

zengin ve sağlıklı insanların birkaç adım önde olması ise önemsiz bir detay.

bu konu bana tripleks evinde yaşarken bana bir hırka bir çorba yeter diyen edebiyat öğretmenimi hatırlattı. son model arabasına binerken sahip olduğu lütufla ya olduğu gibi görünüyordu ya da göründüğü gibi olmaya çalışıyordu. emin değilim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim