kesinlikle ben değilim, yemin edebilirim bu konuda. öyle şanssızım öyle ters gider ki işlerim, hani ağzımla kuş tutsam ağzıma s.çar.
devamını gör...

(bkz: metal yorgunluğu)
devamını gör...

hz. ali islam devletinin başkanıydı ve kim olduğuna bakmaksızın isyan edenlerle savaştı. isyan bastırılana kadar isyancılar öldürülür. hangi devlet isyan edenlerle savaşmaz.
devamını gör...

beyaz yaka bedensel değil daha çok zihinsel gücüyle, masa başı çalışan işçilerdir.
memurdan yönetici pozisyonuna kadar geniş bir grup bu kapsam içinde yer alıyor.
el emeğine dayanmayan işlerde çalışan beyaz yaka daha çok idari ve araştırma geliştirme işlerinde faaliyet gösteriyor.
bu grup teknolojiyi de ağırlıklı olarak kullanıyor.
beyaz yaka için üretim planlama, mühendislik, üretim yönetimi, kalite yönetim ve kontrol, laboratuvar, ar-ge, bakım onarım, depolama, sevkiyat, pazarlama ve satış başta olmak üzere pek çok farklı pozisyondan bahsedilebilir.
devamını gör...

şimdiye kadar ki kadın cinayetleri içerisinde en vahşi şekilde, yakılarak katledilmiş bir kadın. ülke, gittikçe kadın mezarlığına dönüştü. kimimizin annesi, kimimizin kız kardeşi, kimimizin kızı her an bu cinayetlerin hedefi olabilir. bu artık şakası kalmamış bir memleket meselesi ve şakası kalmamış bir vicdan meselesi.
devamını gör...

bir babanın kendi başaramadığı, peşinden gidemediği hayallerini çocuklarına yüklenmesini konu alan hint filmi.

--! spoiler !--

vakti zamanında iyi bir güreşçi iken "aç kalırım, geçinemem" düşüncesiyle güreşi bırakan bir adamcık var. günün birinde kalkıyor bi oğlum olsun da onu güreşçi yapayım hayallerimi o gerçekleştirsin diyor ama oğlu olmuyor. 3 tane nur topu gibi kızdan sonra vazgeçiyor seninki tam bu seferde kızlarının erkeklerle kavga ettiğini ve onları dövdüğünü öğreniyor. hemen cinsiyetçi tutumundan silkelenip kızlara yüklüyor "ülkeye altın kazandırma" hayalini. tabi kızlara soran eden yok siz ne istiyorsunuz hayaliniz falan var mı diye doğruca antrenmana.

kızlar başta istemiyor tabi sonra bunlara bi arkadaşı akıl veriyor "mal mısınız bakın ben evlendim babanız sizi güreştirecek ne işiniz var bu yaşta koca evinde" diye bunlar da güreşek bari diyorlar. kısaca bir hapis hayatını diğerine yeğliyor ve başlıyorlar çalışmaya. tabi zaman geçince alışıyor bu ikisi de derken her azmeden gibi ingiliz oyunlarında altın kazanıyor büyük olan. klasik.
--! spoiler !--
devamını gör...

saray uçaklarından satın yangın söndürme uçagı alın.
devamını gör...

"her şeyin fazlası zararlıdır ya,
fazla şiirden öldü edip cansever."
cemal süreya
devamını gör...

yine ben yalnız, yine ben damsız... bu şarkıda düet yapmak fikri, lütfen çıkar mısın çok azıcık aklımdan? * saygılar, bol sevgiler. sevgili imperactus, yine koskocaman bir teşekkür *
devamını gör...

babamı da alıp geldim, oturduk bekliyoruz, öyle bir yayın.
son 1 saat!

https://i.ibb.co/n9l02hy/images-16.jpg
devamını gör...

cinayet dediğin illa kanlı bıçaklı olmak zorunda değildir, aşkta bir cinayettir (bkz: ferhan şensoy)
devamını gör...

seni bana yar ederler mi ile ve programdan önceki şarkıyla programın kalitesi kanıtlandı arkadaşlar. seni bize yar etmediler bengaripsengüzeldünyaumutlu kaç hafta bekledik unuttum valla. tebrik ediyorum hem samimiyetini hem sunuş şeklini hem seni.
devamını gör...

sadece uyurken değil gündüz de farkında olmadan yaptığım eylem. annem bile fark ediyor sıkma kendini diyor ama olmuyor işte. sanırım en büyük sebebi stres.
devamını gör...

(bkz: evrim nedir) modern biyolojinin kurucularından biri olan ernst mayr'ın, evrim hakkında biraz daha bilgi edinmek isteyenler için, evrim hakkında bildiklerimizi ve bilmediklerimizi sorgulayan sade bir dille yazılmış eseridir. kitap; 1-) evrim nedir?, 2-) evrimsel değişim ve uyarlanmışlık nasıl açıklanır?, 3-) çeşitliliğin başlangıcı e evrimi : kladogenez, 4-) insanın evrimi, olmak üzere dört kısım ve on iki bölümden oluşur. son on sayfayı ise evrim hakkında sıkça sorulan sorulara kısa cevaplar ve eleştiriler için ayırmıştır.
özellikle kitabın son bölümünde insanın evrimini, taksonomik sınıflandırmasını ve kanıt olarak fosil kayıtlarını incelediği yerler göz atmaya değer.


- evrim çoğunlukla, beklenmedik bir şey olarak düşünülür. bazı evrim karşıtları, " her şey aynı kalsaydı daha doğal olmaz mıydı?" diye sorarlar. belki genetiği anlamadan önce bu soru geçerli olabilirdi ama artık olamaz. aslında, organizmaların oluşum şekli söz konusuyken evrim kaçınılmazdır. her organizma, en basit bakteri bile, binlerce hatta milyonlarca baz çiftinden oluşan bir genoma sahiptir. gözlemler, her baz çiftinin rastgele mutasyona tabi olduğunu göstermiştir. farklı popülasyonlar, farklı mutasyonlar geçirirler, eğer bunlar birbirlerinden soyutlanmışlarsa, kaçınılmaz olarak, nesilden nesle birbirlerinden daha farklı hale geleceklerdir. olası tüm senaryoların bu en basit olanı bile evrimi yansıtır. eğer bu senaryoya rekombinasyon ve seçilim gibi ileri biyolojik süreçler eklenirse, evrimin hızı üstel olarak artar. dolayısıyla, sadece genetik programların var olduğu gerçeği, değişmeyen bir dünya varsayımını imkansız hale getirir. bu nedenle evrim, bir tahmin ya da varsayım değil, yalın bir gerçektir. sy 325
devamını gör...

enkazdan 2 saat sonra kendi çabamla çıktığım, en yakın arkadaşımı kaybettiğim, enkazdan çıktıktan sonra hemen arama kurtarma çalışmalarına yardım etmeye başladığım...

türkiye izcilik federasyonu üyeliğim sebebiyle ertesi gün jandarma ile deniz üzerinden gölcük donanmaya geçtiğim, maalesef yıkılan koğuş binasından canlı asker çıkartamadığım,

3 gün sonra geri dönerek akrabalarımı aradığım, şehri terk ettiklerini öğrendikten sonra tekrar arama kurtarma çalışmalarına katılıp hollandalı bir ekiple enkaz enkaz dolaştığım...

bir hafta sonrasında ise morg olarak kullanılan olimpik buz pateni sahasında, yakınlarını arayanlara yardımcı olduğum...

ve bütün bunları sadece 16 yaşındayken yaşadığım olay.**
devamını gör...

yüzün alev almasını sağlayan hadise.
görünce çok eskilerden bir anı geldi aklıma.
şimdi, ortaokuldayken voleybol takımındaydım antrenmanlarda da erkek takımı ile eşleşip maç yapıyorduk sert toplara olan direncimiz artsın diye. karşı takımda da bir arkadaşım vardı. 1.90 boyunda lakabı fiziksel görünümü sebebiyle "deve" olan. gücü kuvveti yerinde olan, hücumda da iyi bir arkadaştı. attığı smaçları karşıladığımızda çoğu zaman kollarda morarmaya neden olurdu.
maç esnasında - hala oyun devam ederken- bir arkadaşımın sesi ile sağa döndüm. yüzüm de karşı takımın solunda kalıyordu. o esnada yüzüme bir şey çarptı - top diyemem, benzetme olsa olsa füzeye tekabül eder- işte o an ayaklarım yerden kesildi ve ben küt diye tırtıklı, sert zemine kafa üstü çakıldım. yüzümün sol yanı kıpkırmızı, başıma aldığım darbe ile aklım karışmış bir şekilde tüm gün oturdum. hangisi daha çok acıttı emin değilim. fiziksel acı çok olmakla birlikte tüm okulun önünde yere bir sinek gibi yapışmam yüzünden * yaşadığım ruhsal acı da çok büyüktü.
devamını gör...

intj tip karakter yapısını taşıdığını düşündüğüm the big bang theory (dizi) adlı sitcom'daki fizikçinin adı.
devamını gör...

1909'da amerikalı yazar jack london tarafından yazılan ve yazar olmanın mücadelesini veren genç işçi martin eden'i konu edinen romandır.
kitabın yazarı olan london'ın aksine protagonist eden, sosyalizmi "köle ahlakı" olarak niteleyerek reddetmekte ve onun yerine nietzsche'nin bireyciliğine inanmaktadır.
jack london, romanının motiflerinden birinin de eden'in inandığı individualizmi eleştirmek olduğunu belirtmiştir.
devamını gör...

sayende kazandığımız bütün hakları ellerimizden tek tek almaya çalıştıkları için çok üzgünüm. yine de minnettarım. hiç tatmamış olabilirdik!
devamını gör...

uzunca bi süre linç yemiş erdil yaşaroğlunun açıklamalarıdır.buradan

aslında böyle bir açıklamada bulunma gereği duyması beni çok üzdü, sonuçta kendi ürünü olan karikatürler var ve bazı siteler kendisinden daha çok kazanıyor bu karikatürleri paylaşarak. ama bunun hesabını 3 ziyaret alan blog sitelerinden çıkarmak ayıptır. zaten gün geçtikçe karikatüre ilgi azalırken, böyle bir tepkiyle kendisinden soğutması mantıklı bi hareket değil. zamanında karikatürler bizim fikirlerimizi ifade etmemizi sağlayan politik bir araçtı, şimdi herkesin bi sosyal medya hesabı var. böyle hareketlerle kendisini bitirir mizah camiası.

erdil yaşaroğlunun telif davasını istismara çevirdiğine yönelik iddialar için de buradan


not: dergi okumayı, biriktirmeyi birkaç sene önce bıraktım. hatırladığım kadarıyla çocuklar için mizah dergisi çıkartıyordu erdil yaşaroğlu, fazla okuduğum birisi olmadı hiçbir zaman. dergilerin kalitesinin düştüğü de aşikar.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim