leyla gencer
leyla gencer -avrupa'da bilinen ismiyle la diva turca- türk opera sanatçısı ve yirminci yüzyılın en önemli sopranolarından birisidir. hem seçkin opera sahnelerinde hem resitallerinde hayranlık uyandırmış sanatçılardandır.opera repertuvarı 23 bestecinin 72 yapıtını kapsamıştır.
ilk defa 1953 yılında, türkiye ile italya arasında imzalanan kültür anlaşması çerçevesinde bir radyo konseri vermek için roma'ya gitti. bu konserin başarısı üzerine napoli yaz festivali'nde sahnelenen cavalleria rusticana operası'nda başrol üstlenmek fırsatını elde etti. bir sonraki sezon napoli'nin ünlü san carlo operası'nda eugenio onegin ve madam butterfly operalarında başrol oynama teklifi aldı. leyla gencer'in uluslararası platformdaki opera serüveni böylece başladı, madam butterfly operasındaki başarısı ile napolillerin sevgisini kazandı. bu başarı bir sonraki sezon san carlo operası'nda sahnelenen la traviatadaki violetta rolü ile sürmüştü. sanatçı "la traviata"'yı palermo, trieste, ankara, torino, varşova, poznan, lodzi krakov'da, viyana devlet operası'nda herbert von karajan yönetiminde, san francisco ve philadelphia'da, moskova ve leningrad'da seslendirdi. 1956'da san francisco operasında san francesca da rimini operasında son anda oynayamayacağını bildiren ünlü soprano renata tebaldi'nin yerine başrolü seslendirdi. eserin san francisco ve los angeles temsillerinden sonra san francisco operası ile kontrat imzaladı.
leyla gencer, 1988 yılında "devlet sanatçısı" unvanıyla onurlandırıldı. 2004 yılında darphane ve damga matbaası genel müdürlüğü tarafından 1000 yılın türkleri özel koleksiyonunda adına 15.000.000 tl değerinde gümüş hatıra para basıldı. 10 mayıs 2008'de milano'daki evinde kalp ve solunum yetmezliğine bağlı olarak hayatını kaybetti. leyla gencer’in cenazesi 12 mayıs günü milano’da la scala operası’nın santa babila kilisesi‘nde düzenlenen kalabalık bir törenden sonra vasiyeti doğrultusunda krematoryuma götürülerek yakıldı. leyla gencer’in külleri daha sonra istanbul’a getirildi. kendi vasiyeti gereği küller, 16 mayıs günü dolmabahçe sarayı ile dolmabahçe camii arasındaki yapılan bir törenden sonra dolmabahçe açıklarında boğaz sularına döküldü.
leyla gencer
kaynak: daha fazlasına buradan ulaşabilirsiniz
ayrıca buradan müthiş sesini dinleyebilirsiniz.
ilk defa 1953 yılında, türkiye ile italya arasında imzalanan kültür anlaşması çerçevesinde bir radyo konseri vermek için roma'ya gitti. bu konserin başarısı üzerine napoli yaz festivali'nde sahnelenen cavalleria rusticana operası'nda başrol üstlenmek fırsatını elde etti. bir sonraki sezon napoli'nin ünlü san carlo operası'nda eugenio onegin ve madam butterfly operalarında başrol oynama teklifi aldı. leyla gencer'in uluslararası platformdaki opera serüveni böylece başladı, madam butterfly operasındaki başarısı ile napolillerin sevgisini kazandı. bu başarı bir sonraki sezon san carlo operası'nda sahnelenen la traviatadaki violetta rolü ile sürmüştü. sanatçı "la traviata"'yı palermo, trieste, ankara, torino, varşova, poznan, lodzi krakov'da, viyana devlet operası'nda herbert von karajan yönetiminde, san francisco ve philadelphia'da, moskova ve leningrad'da seslendirdi. 1956'da san francisco operasında san francesca da rimini operasında son anda oynayamayacağını bildiren ünlü soprano renata tebaldi'nin yerine başrolü seslendirdi. eserin san francisco ve los angeles temsillerinden sonra san francisco operası ile kontrat imzaladı.
leyla gencer, 1988 yılında "devlet sanatçısı" unvanıyla onurlandırıldı. 2004 yılında darphane ve damga matbaası genel müdürlüğü tarafından 1000 yılın türkleri özel koleksiyonunda adına 15.000.000 tl değerinde gümüş hatıra para basıldı. 10 mayıs 2008'de milano'daki evinde kalp ve solunum yetmezliğine bağlı olarak hayatını kaybetti. leyla gencer’in cenazesi 12 mayıs günü milano’da la scala operası’nın santa babila kilisesi‘nde düzenlenen kalabalık bir törenden sonra vasiyeti doğrultusunda krematoryuma götürülerek yakıldı. leyla gencer’in külleri daha sonra istanbul’a getirildi. kendi vasiyeti gereği küller, 16 mayıs günü dolmabahçe sarayı ile dolmabahçe camii arasındaki yapılan bir törenden sonra dolmabahçe açıklarında boğaz sularına döküldü.
leyla gencer
kaynak: daha fazlasına buradan ulaşabilirsiniz
ayrıca buradan müthiş sesini dinleyebilirsiniz.
devamını gör...
i care a lot

afişi ile başlayalım.. ne görüyoruz?
erkeksi bir kadın profili. ona kimse karışamaz, yenilmez tam bir güç aşığı. önüne geleni ezer, üzerinden geçer. kimseye eyvallığı yok. duruşu dik tam bir kötü yönetici. böyle bir baş karakter karşımızda. sizi gerim gerim geriyor. izlerken o kadar rahatsız oluyorsunuz ki tahammül edemiyorsunuz karaktere ve olayların akışına. fakat başrol rosamund pike olunca benim için işler değişiyor. bu kadına bayılıyorum hani dersiniz ki şeytan tüyü var. benim için görüntüsü ve mimikleri öyle. bu rol için tam biçilmiş kaftan. tekinsiz, nevrotik karakterlerin hakkından çok iyi geliyor. iyi oyunculuk izliyorsunuz o garanti lakin karakterlerin hepsi kötü. öyle iyi olan kazansın durumu yok. hiç birini içselleştiremiyorsun. boşluktaymışsınız gibi izliyorsunuz. tarzınız değilse kesinlikle garip bir film derim. ama farklılık isteyenler için kesinlikle öneririm.
film komedi-gerilim türü olarak geçiyor. bir çok kişi komedi kısmına katılmamış, gerilimide biraz askıda. çünkü tam bir kara mizah aslında. dinsizin hakkından imansız gelir döngüsüyle ara ara karşılaşıyorsunuz fakat bu da kısır döngüye giriyor. zehirli güç'ün güç olmadığını, tapma duygusunun diplere sokacağını bir kadının erkekleşme sürecinede şahit olacağınız bir film. rahatsız edici ama bence keyifli...
devamını gör...
yasak ilişki tanığının açmazı
klasik veremli beşir hareketidir.
ben daha masum, her ortamda olan bir mevzudan bahsedeyim madem konu açılmışken. her okulda vardır bu olay iki kişi sevgilidir. bir anda ayrılır üçüncü girer ve hoop ilişki evlilikle son bulur klasik iki demet bir ibrahim kutluay vakası yani.. sınıf arkadaşlarımdan ikisi sevgiliyken beyefendi kişisi diğer kızla sürekli bi atışma, çekişme, sataşma hali içerisindeydi. sınıfça oğlanın diğer kızla sevgilisinin yanında olan bu flörtöz hallerini hiç normal görmedik. nitekim dediğimiz gibi de oldu. ne olduysa ara dönemde öteki kız artık daha neler olduysa okulu bırakmaya kalkmış. oğlan müsaade etmemiş ki bu süreçte diğeriyle ayrılıp bunla sevgili olmuş bile. ne diyelim sınıfça veremli beşir gibi şaştık kaldık ama gelin görün ki ölmedik hala yaşıyoruz. şimdi o kızla oğlan evli. aldatılan kız da bir başkasıyla evli. hepsinin evlilikleri de çok afedersiniz b.k gibi. şimdi bekliyoruz acaba ne zaman demet-kutluaya evrilecek olaylar... meraktayız ya da değiliz. bilmiyorum.
ben daha masum, her ortamda olan bir mevzudan bahsedeyim madem konu açılmışken. her okulda vardır bu olay iki kişi sevgilidir. bir anda ayrılır üçüncü girer ve hoop ilişki evlilikle son bulur klasik iki demet bir ibrahim kutluay vakası yani.. sınıf arkadaşlarımdan ikisi sevgiliyken beyefendi kişisi diğer kızla sürekli bi atışma, çekişme, sataşma hali içerisindeydi. sınıfça oğlanın diğer kızla sevgilisinin yanında olan bu flörtöz hallerini hiç normal görmedik. nitekim dediğimiz gibi de oldu. ne olduysa ara dönemde öteki kız artık daha neler olduysa okulu bırakmaya kalkmış. oğlan müsaade etmemiş ki bu süreçte diğeriyle ayrılıp bunla sevgili olmuş bile. ne diyelim sınıfça veremli beşir gibi şaştık kaldık ama gelin görün ki ölmedik hala yaşıyoruz. şimdi o kızla oğlan evli. aldatılan kız da bir başkasıyla evli. hepsinin evlilikleri de çok afedersiniz b.k gibi. şimdi bekliyoruz acaba ne zaman demet-kutluaya evrilecek olaylar... meraktayız ya da değiliz. bilmiyorum.
devamını gör...
kadir mısıroğlu
karşısında duracak tek bir kemalist yok muydu ? buna bu kapanma günleri bitene kadar gülebilirim.
ulan mustafa kemal atatürk'ün ruhunu çağırıp konuştum diyerek tarihçilik yaptığını zanneden bir adam karşısında en fazla, akılla, mantıkla , bilimle tarih yapan birileri kendini küçültmek istemediğinden konuşmaz.
ulan mustafa kemal atatürk'ün ruhunu çağırıp konuştum diyerek tarihçilik yaptığını zanneden bir adam karşısında en fazla, akılla, mantıkla , bilimle tarih yapan birileri kendini küçültmek istemediğinden konuşmaz.
devamını gör...
yazarların en sevdiği aşk şiirleri
öncelikle bu başlıkta sözlük yazarları kastedilmiyor ise de isteyen yazarlar kendilerinin veya okuduğu yazarların en sevdikleri aşk şiirini elbette yazabilirler. ben de aşağıda en sevdiğim aşk şiirini yazacağım açıkçası. artful living isimli site bazı şair ve yazarların en sevdiği aşk şiirlerini sormuş ve bir yazıda derlemiş. başlığı açmaktaki asıl amacım da bu yazıyı paylaşmak. yazarları, en beğendikleri aşk şiirlerini ve bu şiirlerin kime ait olduğunu bu tanıma ekliyorum, yazının tamamı ve şiirler için linke tıklayabilirsiniz.
ahmet ümit - üçüncü şahsın şiiri (attila ilhan)
ali lidar - mona rosa (sezai karakoç)
ece temelkuran - aşk (cemal süreya)
kaan murat yanık - geyikli gece (turgut uyar)
ahmet telli ve şükrü erbaş - saman sarısı (nazım hikmet ran)
nermin yıldırım - çakıl (bedri rahmi eyüboğlu)
pelin batu - hatırlama (ahmet hamdi tanpınar)
tuna kiremitçi - yaşlandığında (william butler yeats)
salvadore* - pia (attila ilhan)
ahmet ümit - üçüncü şahsın şiiri (attila ilhan)
ali lidar - mona rosa (sezai karakoç)
ece temelkuran - aşk (cemal süreya)
kaan murat yanık - geyikli gece (turgut uyar)
ahmet telli ve şükrü erbaş - saman sarısı (nazım hikmet ran)
nermin yıldırım - çakıl (bedri rahmi eyüboğlu)
pelin batu - hatırlama (ahmet hamdi tanpınar)
tuna kiremitçi - yaşlandığında (william butler yeats)
salvadore* - pia (attila ilhan)
devamını gör...
pkk'lıların cesetlerine uygulanan işkence
bu başlığı açan yazarın psikiyatrik destek alması lazım, gerçekten. iyi misiniz allasen? ölmüş kişiye işkence etsen hissedecek sanki. ayrıca bir insana işkence etmek nasıl içinizden gelebiliyor. ben en nefret ettiğim insanın bile ölürken acı çekmesini istemem. bunu isteyebilmek vahşiliktir.
t: olmaması gereken bir işkence işte.
t: olmaması gereken bir işkence işte.
devamını gör...
hatıra olsun diye saklanan garip nesneler
minik bir kutunun içinde bolca küp şeker, çeşitli peçeteler, renkli yara bantları, kopmuş bileklik.
devamını gör...
eşek olana semer vuranın çok olması
tarihin gelmiş geçmiş en ünlü komutanlarından biri olan büyük iskender; hocası aristoteles’e fethettiği topraklarda halkı nasıl yöneteceğine dair soru sorar.
aristoteles cevap verir: “yönetiminden hoşnut olmayanlar sana baş kaldıracaktır. onları sürgüne göndermen ya da tutuklatman sana karşı birlik olmalarını sağlayacaktır. onların çocukları da sana karşı kin ve nefret güdecektir.
o nedenle mantık çerçevesinde davranıp; birlikte hareket etmelerini engelleyeceksin, aralarını açacaksın. sonrasında aralarında yaşanacak kavga ya da savaşlarda hakem olacak, bu sayede herkesin gözünde saygınlık kazanacaksın. birbirlerini yok etmelerinde edilgen görüneceksin” der.
bazı ülkelerde bu sözleri doğrularcasına bazı siyasi partilerin belirli güç odaklarına hizmet ettiğini görürüz.
halkı da ayrımcılık sözleri ile sürekli olarak birbirine düşürürler. sonra da suçu başkalarına atarlar.
siyasilerin bir kısmı halkın gözü önünde birbirine girip kavga eder, tribüne oynarlar. akşam üstü ise gözden ırak bir lokantada toplanırlar. lokantadaki çalışanların cep telefonlarını toplatırlar, güvenlik kameralarını kapattırırlar, maddi çıkarları için kuzu sarması olurlar.
merhum bir siyasi lider seçim konuşmasında halka seslenir “bu düzeni değiştireceğiz”.
halktan biri cevap verir “düzen değişiyor ama düz….ü değişmiyor”.
yani “sen eşek olduktan sonra semer vurup üstüne binen çok olur” demek istemiştir. halkı ezenlerin farklı kimliklerle iktidara gelip gene halkı ezdiğini anlatmak istemiştir.
halk cahil olursa kapitalist sistem siyasi partileri kullanarak halkı sömürür. sömürüden kurtulmanın birinci yolu halkı aydınlatmaktır.
iş hayatımızda, özel hayatımızda da iyi niyetimizden faydalanıp bizi kullanmak isteyenler olabilir. onlara hayır demediğimiz müddetçe bizi başka insanlar da kullanmaya başlar.
bu arada eşekleri küçük görmemek gerek zira eşek bile düştüğü yere bir daha düşmez.
aristoteles cevap verir: “yönetiminden hoşnut olmayanlar sana baş kaldıracaktır. onları sürgüne göndermen ya da tutuklatman sana karşı birlik olmalarını sağlayacaktır. onların çocukları da sana karşı kin ve nefret güdecektir.
o nedenle mantık çerçevesinde davranıp; birlikte hareket etmelerini engelleyeceksin, aralarını açacaksın. sonrasında aralarında yaşanacak kavga ya da savaşlarda hakem olacak, bu sayede herkesin gözünde saygınlık kazanacaksın. birbirlerini yok etmelerinde edilgen görüneceksin” der.
bazı ülkelerde bu sözleri doğrularcasına bazı siyasi partilerin belirli güç odaklarına hizmet ettiğini görürüz.
halkı da ayrımcılık sözleri ile sürekli olarak birbirine düşürürler. sonra da suçu başkalarına atarlar.
siyasilerin bir kısmı halkın gözü önünde birbirine girip kavga eder, tribüne oynarlar. akşam üstü ise gözden ırak bir lokantada toplanırlar. lokantadaki çalışanların cep telefonlarını toplatırlar, güvenlik kameralarını kapattırırlar, maddi çıkarları için kuzu sarması olurlar.
merhum bir siyasi lider seçim konuşmasında halka seslenir “bu düzeni değiştireceğiz”.
halktan biri cevap verir “düzen değişiyor ama düz….ü değişmiyor”.
yani “sen eşek olduktan sonra semer vurup üstüne binen çok olur” demek istemiştir. halkı ezenlerin farklı kimliklerle iktidara gelip gene halkı ezdiğini anlatmak istemiştir.
halk cahil olursa kapitalist sistem siyasi partileri kullanarak halkı sömürür. sömürüden kurtulmanın birinci yolu halkı aydınlatmaktır.
iş hayatımızda, özel hayatımızda da iyi niyetimizden faydalanıp bizi kullanmak isteyenler olabilir. onlara hayır demediğimiz müddetçe bizi başka insanlar da kullanmaya başlar.
bu arada eşekleri küçük görmemek gerek zira eşek bile düştüğü yere bir daha düşmez.
devamını gör...
hoşlanılan kadının gel sana benim bir arkadaşı yapalım demesi
deneyen kadındır o. beyefendinin kendinden hoşlandığını hissetmiştir, yem atıyordur
devamını gör...
arkadaşın ölmesi
düşündürür;
paylaştıklarınızı düşündürür,
kahkahalarınızı düşündürür,
"kalbini kırdım mı acaba? " diye düşündürür,
sizde kalan sırlarıyla düşündürür,
en zoru " yerinde ben de olabilirdim" deyip geride bırakacaklarınızı düşündürür.
paylaştıklarınızı düşündürür,
kahkahalarınızı düşündürür,
"kalbini kırdım mı acaba? " diye düşündürür,
sizde kalan sırlarıyla düşündürür,
en zoru " yerinde ben de olabilirdim" deyip geride bırakacaklarınızı düşündürür.
devamını gör...
27 aralık 2020 ümitcan uygun'un instagram hesabının hacklenmesi
az önce twitterda gördüğüm rezalettir.
hesabını hacklemişler ve dm kutusu rezalet dolu hala buna yazan kadınlar var şaka gibi ülkeyiz yemin ederim şaka gibi.
bir kadın neden bu iğrenç herife yazar muhabbetler zaten iğrenç.
gerçekten şaka gibi.
link koymadım bilerek küfürlü iğrenç olduğu için isteyen zaten twitterda illa ki denk gelecektir.
hesabını hacklemişler ve dm kutusu rezalet dolu hala buna yazan kadınlar var şaka gibi ülkeyiz yemin ederim şaka gibi.
bir kadın neden bu iğrenç herife yazar muhabbetler zaten iğrenç.
gerçekten şaka gibi.
link koymadım bilerek küfürlü iğrenç olduğu için isteyen zaten twitterda illa ki denk gelecektir.
devamını gör...
aracın camına not bıraktı diye tutuklanan adam
t.c. simülasyonunda sıradan bir gün. haksız olmalarına rağmen bulundukları makam sebebiyle insanların hakkını yiyorlar. gerçekten yazık.
devamını gör...
unutulamayan reklam sloganları
on yüz bin milyon baloncuk yuttum.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
yolun bittiği yerde neyin beklediğini bilmeden
yürüyebilir mi insan korkusuzca
aklının ufkuna kadar uzatabilir mi düşüncelerini
önyargıların bastırdığı idrakini özgürleştirerek
duyurabilir mi ötelenmişlerin, kimsesizleştirilmişlerin
masum ve bir o kadar keskin çığlığını
haykırabilir mi ciğerleri patlayacakçasına
geri getirebilir mi kirlenmemiş çocukluğunu
hayal kırıklıkları dört bir yanda hafıza enkazından
acabalarla dolu bu duygu durumundan
sıyrılabilir mi, sığınabilir mi güvenli bir limana
yürüyebilir mi insan korkusuzca
aklının ufkuna kadar uzatabilir mi düşüncelerini
önyargıların bastırdığı idrakini özgürleştirerek
duyurabilir mi ötelenmişlerin, kimsesizleştirilmişlerin
masum ve bir o kadar keskin çığlığını
haykırabilir mi ciğerleri patlayacakçasına
geri getirebilir mi kirlenmemiş çocukluğunu
hayal kırıklıkları dört bir yanda hafıza enkazından
acabalarla dolu bu duygu durumundan
sıyrılabilir mi, sığınabilir mi güvenli bir limana
devamını gör...
yazarların öğrenmek istediği dil
ispanyolca*
devamını gör...
kendi başlığına gelen tüm tanımlara favori atan yazar
başkasının başlığına yazan herkese de atıyorum maksat muhabbet olsun.
devamını gör...
17 mayıs itibarıyla vaka sayıları 5 binin altına inecek
fahrettin eğrisi ile gayet mümkün.
devamını gör...


