başrolünde brad pitt'in olduğu spor severlerin sevebileceği bir film.
düşük bütçeyle ligte başarı amaçlayan baseball takımının genel menajeri ve keşfettiği yardımcısı ile o düşük bütçeyle amerikan baseball federasyonunun art arda 20 maç kazanma rekorunu kırma hikayesini konu alıyor.
film baseball konulu olsa da çok fazla baseball maçı sahnesi yer almıyor daha çok içeride işlerin nasıl yürüdüğü gösterilmiş.
yani fifa oynamayı sevenler değilde football manager oynamaya bayılanlara daha çok hitap edecek tarzda.*

brad pitt'in yine cool tarzı ve oyunculuğu ile beğenimi kazandığı sürükleyici bir film olmuş. eğer baseball ile ilgileniyorsanız bir tık daha ilginizi çekebilecek türden. gerçekte izleme şansı bulduğum ve insanların izlerken çok eğlendiği bu sporu izlemeyenler için de bir göz atması tavsiyesinde bulunayım.

buda zamanında gittiğim baseball maçında başlamadan önce yapılan uçak gösterisinden kalan bir anı
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

eski medeniyetlerde ve kültürlerde, sakala karşı farklı inanışlar ve tıraş yöntemleri bulunuyor. hatta bazılarında tıraş ritüelleri veya erkekliğe geçiş törenleri yapılabiliyor. ve sakal statü değişikliğini sembolize edebiliyor.


mısırda firavunların sakalları altın tozuyla süsleniyor. hijyen için "osird" adlı takma sakal takan firavunlar, gücü simgelediğinden en uzun sakala sahip oluyor. firavun ölünce berberi ve favori tıraş bıçağı da beraberinde gömülüyor. ayrıca ölünce tanrıya dönüşmeleri için normalleri düz duran sakalları yukarı bükülüyor.

sümerliler, asurlular, fenikeliler sakallarına çok önem veriyor. uzun ve örgülü sakal bırakmayı seviyorlar. üst düzey erkekler sakallarını kınayla boyuyor, altın tozuyla pudralıyorlar. en önemli sakallar ise yukarıya dönük sakallar olarak görülüyor. hiyerarşide yüksek olduğunu göstermek isteyenler, saatlerce sakallarını yukarı döndürmeye çalışıyor.

antik yunanda bilgeliği sembolize ettiği için sakal çok seviliyor.sakallar sadece yastayken kesiliyor ve hatta bıçak yoksa elleriyle koparıyorlar. bir erkek öldüğünde kesilen sakalı evinin kapısına asılıyor. birinin sakalını kesmek suç sayılıyor ayrıca sakal kesmek utanç göstergesi olduğu için suçlulara ceza olarak kullanılıyor.

kendilerini yunanlılardan ayırmak isteyen romalılar, hep tıraşlı geziyor. bir oğlanın ilk tıraşı hayatındaki ilk önemli adımı simgelediği için sakallarını olgun bir yaşa gelene kadar uzatıp, doğum günlerinde ailelerinin önünde dini bir törenle kesiyorlar.

cermen kabileleri öyle bir sakal bırakıyorlar ki, tıraşlı olan romalılar hem onlardan korkuyor hem de onlara hayran kalıyordu. cermenlerde, genç bir adam düşman öldürmediği sürece sakalını kesmeyeceğine dair söz veriyor.

hint uygarlığında bir oğlan ilk tıraşını "godanakaruman" adlı tören ile 16 yaşında oluyor. kast sistemine göre berbere brahmin ise inek, kshatriya ise 2 at, vaishya ise 2 koyunla ödeme yapılıyor. tıraştan önce aile berberle beraber şu şarkıyı söylüyor: "kafasını ve yüzünü arındır, ey berber, ama sakın hayatını alma."
devamını gör...

en güncel liste
limonluekşilisalata
yaprak sarma fan kılap
hayvan herif
+ ben tabiki.
devamını gör...

lisenin her günü.
devamını gör...

100 gb'dan fazla ,içersinde tarihten sanata bir çok farklı 17000 kitabın olduğu arşiv :
buradan
yazarların isimlerine göre klasörleştirilmiş 3000den fazla kitap epub formatında :
buradan
genellikle islami konularda derin analizlerin bulunduğu 4318 kitabın pdf arşivi :
buradan
modern klasikler serisi :
buradan
astroloji :
buradan
astroloji ve simya :
buradan
osmanlı tarihi ile ilgili kitap arşivi :
buradan
sesli kitaplar :
buradan
sesli kitaplar 2 :
buradan
oxford kütüphanesi ingilizce eserler :
buradan
çeşitli şiir kitapları :
buradan
hasan ali yücel klasikleri :
buradan
dünya klasikleri :
buradan
platon(eflâtun) :
buradan
atlaslı büyük uygarlıklar ansiklopedisi :
buradan
nasıl çalışır -bilim teknoleji ve icatlar ansiklopedisi :
buradan
masal kitapları :
buradan
mitoloji & din bilimleri :
buradan
not: iyi okumalar
devamını gör...

tanımları kaliteli ve okudukça keyif veren bir yazardır. mutlaka takibe alınmalı.
devamını gör...

aleksandra'ya selam söyle dediğim başlıktır.
devamını gör...

kafa dinlemek, şarkı söylemek.
devamını gör...

özellikle ilk sezonu oldukça iyi olan çizgi dizi.

dün yayınlanan yeni kısımda ise hikâyenin farklı yönlere kaydığı belli oluyor. muhtemel ki başka sezonlar da gelecek ve dizi farklı bir noktadan hayatına devam edecek.

yine de hemen her bölümde oldukça güzel göndermeler bulunmaktadır. (bkz: kafir tanrının evine nasıl mantık sokarsın)
devamını gör...

nedense "sinemadan çıkan insan" betimlemesi aklımdan hiç çıkmayan yusuf atılgan eseridir. başlamanız ile bitirmeniz bir olur.
devamını gör...

william shakespeare'in the taming of the shrew* oyunun modern uyarlaması olan gil junger'ın 1999 yapımı uzun metrajlı romantik-komedi filmi. julia stiles, heath ledger ve joseph gordon-levitt gibi isimlerin rol aldığı ve dilimize senden nefret etmemin 10 sebebi olarak çevrilmiş olan film oldukça eğlenceli bir uyarlama. 90'lı yılların atmosferi zaten insanı alıp götürüyor. oyunda verona'dan gelmiş olan petruchio karakteri filmde patrick verona olarak karşımıza çıkıyor. iki kız kardeş olan bianca ve katherina isimleri değiştirilmeden orijinale sadık kalınan tek karakterler. kat -veya katherina- stafford karakteri zaman zaman lise yıllarımda ne kadar şirret bir insan olduğumu hatırlattığı için ne zaman izlesem oldukça eğleniyorum. insanın suratında aptal bir gülümseme ile kapattığı filmlerden. çok beklentiye girilmeden izlenecek sakin ve tatlı bir film. heath ledger ise bildiğimiz gibi, gülümsemesini biraz daha görebilmek için filmi on kere daha izletir. filmin son sahnelerinde kat tarafından okunan şiir ise biraz manidardır benim için çünkü hepimizin sırf ondan nefret edemediği için kendinden nefret ettiği birileri vardır. o yüzden; nefret ediyorum hep haklı olmandan, yalanlarından nefret ediyorum. beni güldürdüğünde bundan nefret ediyorum daha da kötüsü, ağlattığında. nefret ediyorum etrafımda olmamandan, aramamandan nefret ediyorum. ama en çok da biraz olsun senden nefret edemememden nefret ediyorum.

film hakkında sevdiğim pek çok sahne var ama beni en etkileyen sahne muhtemelen patrick'in kat ile arabada konuştuğu sahne. sonunda birinin bianca gibi değil kat gibi olan birine sevgisini gösterdiği bir an ve benim için oldukça özel çünkü insanlar sevilmek için belirli kalıplara uymanızı bekliyorlar. belki de tüm o kalıplar insanı mekanikleştiriyordur. insanlar o kalıplara uymadığınız zaman sevilmeyecek olduğunuzu söyler hatta bazen öyle ileri giderler ki sizin biri ile tanıştırılmayacak kadar utanç verici biri olduğunuzdan bile söz ederler. yine de bence o kalıplarda ruhsuz bir şeyler var, mekanik ve sevimsiz bir şey. o yüzden şu basit cümle belki de filmin en etkileyici cümlesi:

"biliyorum herkes bianca'nın harika olduğunu düşünüyor. alınma ama bence kız kardeşinde eksik olan bir şeyler var."



i hate the way you talk to me
and the way you cut your hair
i hate the way you drive my car
i hate it when you stare
i hate your big dumb combat boots
and the way you read my mind
i hate you so much it makes me sick
it even makes me rhyme
i hate it
i hate the way you're always right
i hate it when you lie
i hate it when you make me laugh
even worse when you make me cry
i hate it when you're not around
and the fact you didn't call,
but mostly ı hate the way
i don't hate you, not even close,
not even a little bit, not even at all.
devamını gör...

brightside.me/wonder-people...

mutlu bir evliligi olan ve bundan zevk alan ilginc bir abimiz. muhendis imis kendisi ve ofise bu sekilde zevkle giyinerek gidiyormus her gun. kafayi yedi iyice millet.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

linkte bol bol degisik kombinlerde fotolari var dayinin.
devamını gör...

bu cümlenin önüne ya da arkasına "seni doğuracağıma taş doğursaydım" da derse, üzerine bir bardak su içilmesi gerekir.
(bkz: küfür etkisi yaratan ama küfür olmayan sözler)
devamını gör...

sarma yemeklerinden biri olan, insanların asma yaprağından daha az sevdiği, benim ise taptığım rengiyle kokusuyla kendine aşık edebilecek güçteki yemektir. hele bir de ufak ufak kıymalı yaparsanız...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ne kötü siyah ne iyi beyaz hayatımızın rengi gri.
devamını gör...

çocuklarını kendi malları sanmaları ve birey olmalarına asla izin vermemeleri, özellikle kız çocuklarının düşünebilme yetisi olması ihtimaline bile katlanamayan insanlardır. evet 21.yüzyılda bile evinde karanlık çağ yaşayan bir çok insan var, maalesef.
devamını gör...

bu ülkede hayatta kalabilmek, daha ne olsun?
devamını gör...

ne mutluyum ne mutsuz
ne uykulu ne uykusuz
hep bir arada kalmışlık
hep bir belirsizlik hissi
ilk başlarda sevmesem de şimdi iyi ki böyleyim diyorum.
hani derler ya hayat otobüsün sol camından etrafı izlerken, sağ camından kaçırdıklarımızdan ibarettir. diye.
işte ben yine ortadayım. şoför koltuğunun yanındaki koltuktayım. muavinim ben.
hayatımın şoförü olmak istiyorum.
devamını gör...

ekmek o kadar lezzetli ki ekmeğin arasına ne konursa konsun vazgeçilmez bir lezzet oluyor. efsane olan sıcak ekmek arasına domates, peynir ikilisidir. sevenlere afiyet olsun
devamını gör...

bu günü daha kapsamlı kutlamak adına günün 'sevgililer' şeklinde değil 'sevgi' günü olarak değiştirilmesi gerekliliğine inanıyorum. önce kendimizi severek başlıyoruz. biz kendimize değer verelim ki pozitif gücümüz tüm evrene yayılsın, kucak kucak mutluluk getirsin kalplerimize. şimdi en yakınınızda olmazsa olmazınız olan kişilerle gününüzü kutlayabilirsiniz gönül rahatlığıyla.
önce kendini sev
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim