akademisyen olmak.
devamını gör...

2-3 kelime ile tanım yapılmasını yasaklamalı, ilkokul çocukları bile daha güzel tanım yapar!
devamını gör...

almanca olan bu kelime oldukça tanıdık bir hissi ifade ediyor. türkçe'ye tam olarak çevrilemeyen bu kelime, "uzağı özlemek, uzaklara gitmeyi istemek, daha önce gidilmeyen yerlere özlem duymak" anlamına geliyor.
bazen sadece gitmek isteriz, neresi olduğu önemli değildir sadece yolda olmak isteriz ya işte tam da bunu kasteden bir kelime.
devamını gör...

bazen ne yaparsan yap olmayınca olmuyor.
devamını gör...

evlenmek.
devamını gör...

şimdiki insanların birçoğunun maymun kadar zeki olmamasından kaynaklıdır.

misal; doktor döven hasta yakını.
devamını gör...

hayatımızdaki boşlukları doldurma sıkıntımızı giderme şeklimiz. çay bizim her şeyimiz. gideyim de çay içeyim.*
devamını gör...

kafatasını yarıp,içinden beyni çıkarıp atma isteği uyandırır insanda.
''ulan ben ki yaratıcılıkta çığır açan bir insanım,ne oldu bana'' dedirtir,sinir bozar, her şey güzel gitse bile sırf bu durumdan tüm gün veya gece çöp olur.
insanlarla konuşma isteği olmaz,resim çizdirmez, envai çeşit müzik dinleyip hayaller kurdurmaz.

edit:ama ağlama isteği uyandırır.
devamını gör...

biz buradayız, hep buradaydık ve her zaman burada olmaya devam edeceğiz. *
daha önce de söyledim yine söylüyorum gece her şeye yakıştığı gibi sözlüğe de çok yakışıyor.
gecenin sakinliği ve huzuru hep bizimle olsun.
iyi geceler diliyorum her birinize.
devamını gör...

osmanlı imparatorluğunun rus çarlığı, romanya , sırbistan , bulgaristan ve karadağa karşı savaşıdır.
savaşın rumi takvime göre 1293 yılında olmasından dolayı 93 harbi denmektedir. aslında savaş 1877 yılında başlamıştır.
savaşın olduğu sırada avrupa kardeşler savaşı olan avusturya prusya savaşına odaklanmış durumdaydı. bu yüzden osmanlının en iyi müttefiklerinden olan fransa osmanlıya hiçbir şekilde yardımda bulunamamıştır.
ingiltere ise savaşı önlemek için büyük çaba göstermiş olsa da savaşın kaçınılmaz olduğunu onlar da anlamıştı.
bu dönemde ingiltere ile osmanlılar oldukça yakın müttefiklerdir. padişah abdülhamidin kişisel başarısıyla dönemin en gelişmiş tüfeklerinden hediye almıştır . osmanlılar da bu silahları fabrikalarda kopyalatıp askerlerine vermişti.
savaşın başlıca iki cephesi vardı bunlar kafkas ve balkan cephesiydi.
osmanlılar kendilerinde çokça üstün olan ruslara karşı iki cepheyide tutmuştur hatta bir ara avrupada osmanlıların rusları yeneceği düşüncesi bile olmuştur.
ve burada karşımıza iki büyük kahraman çıkıyor bunlar osman paşa ve ahmed muhtar paşa.
öncelikle iki cephede de işler osmanlının lehine gelişmiyordu. ahmed paşa zaten sayıca üstün olan rakibine karşı büyük zaiyatlar veriyordu balkanlarda ise ruslar ellerini kollarını sallaya sallaya tunayı geçmiştiler. kafkasyada doğu beyazıt düşmüştü batıda ise ruslar romanya ya girmiştiler ta ki plevneye kadar.
plevne şehrinde savunma hattı kuran osman paşanın destansı savunmasına şahitlik etmek üzereydik.--- alıntı ---

ruslar, bulgar topraklarında bir hayli ilerlemesine rağmen, kuzeyde hala direnen ve başarılı olan osmanlı bölgeleri vardı. oldukça stratejik önemi olan plevne ve lofça, henüz işgal edilmemişti. daha doğuda olan ve doğu tuna ordusunun kapısı olan elena kasabası da temmuz ayında rus saldırısını püskürtmüştü. osmanlı birlikleri şıpka geçidi'ni geri almak için çarpışırken general yuri şilder-şuldner komutasındaki rus birlikleri osmanlı ordusunu plevne'de abluka altına aldılar. plevne kalesinin komutanlığını osman nuri paşa üstlenmişti. kuşatmaya rus generalleri mihail skobelev, nikolay kridener ve kral ı. carol'un emrindeki rumen askerleri de katıldı. aslında plevne'deki osmanlı birliğinin amacı başkaydı; niğbolu'ya gelinecek ve burada rus ordusu durdurulacaktı. fakat niğbolu'ya rus ana ordusunun girmesi, bir de şıpka geçidinin düşmesi bu planı bozdu. osman nuri paşa, yakınında bulunan plevne'ye çekilmekle yetindi. plevne'deki osmanlı orduları beklenmedik bir şekilde başarılı bir savunma koydular. rus ordusu aylar boyunca taarruzlara devam etti. fakat sonuç alamadılar ve çok fazla zayiat verdiler. yaklaşık 5 ay boyunca ruslar, bu kasabayı ele geçirmek için savaştı. kuşatmanın ilk safhalarında tek yönlü taarruz uygulandı. ağustos'ta rus taarruzu geri püskürtüldü. avrupa kamuoyunda rusların yenileceği ve savaşı osmanlıların kazanacağı söylenmeye başlandı. rus ordusunda moralsizlik başladı. plevne'ye güneydeki lofça kasabasından da mühimmat ve takviye birlikleri geliyordu. eylül ayına gelindiğinde plevne'deki osmanlı gücü 40.000 askeri bulmuştu. rus generalleri, kasabayı tam bir kuşatma altına alma kararı aldılar. bunun için plevne'ye mühimmat ve takviye sağlayan lofça'ya saldırıldı (bkz. lofça muharebesi). bu kasaba 3. plevne muharebesi'nden hemen önce kaybedildi. buna rağmen 3. plevne muharebesi osmanlı zaferi ile sonuçlandı. rus komutanlığı bunun üzerine plevne'yi tamamen kuşatma kararı aldı. radomirçe ve teliş mevziileri yoğun rus saldırıları ile alınarak plevne üzerindeki çember daraltıldı. bunun yanında gosif gurko, 24 ekimde gorni dubnik muharebesi'ni kazanarak sofya - plevne arasındaki tek lojistik yolu da kesti. böylece plevne'ye giden tüm yollar kapanmış oldu. buna rağmen osmanlı direnişi devam etti. erzağı, cephanesi biten osmanlı askerleri, rus taarruzlarına karşı bir süre daha direndi. plevne'ye yapılan 13 ekim ve 13-14 kasımdaki rus ve rumen kısmi saldırıları püskürtüldü. osman paşa, güneydeki şıpka geçidi muharebeleri'ndeki osmanlı taarruzlarından ümitliydi. bu saldırılar başarıya ulaşırsa, plevne'ye yardım gelebilir ve rus ordusu dağılabilirdi. fakat osmanlı taarruzları sonuç almıyordu.2 ekim'de başarısız bulunan mehmet ali paşa da başkomutanlık görevinden alınarak yerine süleyman hüsnü paşa getirildi. süleyman hüsnü paşa, deli fuat paşa ile birlikte elena ve tırnova, maçka yönünde kuzey bulgaristan'da ruslara saldırılarda bulundu. 4 aralık 1877'de osmanlı ordusu elena muharebesi'ni kazansa da bu muharebedeki zafer fazla bir yarar getiremedi. zira maçka yönündeki osmanlı saldırıları bir ilerleme sağlayamadı. artık gücü kalmayan osmanlı askerleri, çareyi 9 aralık günü yarma harekâtına girmekte buldu. rusların ilk safları yarıldı fakat osmanlı kaybı çok artmıştı ve rusların gücü çok fazlaydı. osman nuri paşa, 10 aralık 1877 tarihinde teslim olmayı kabul etti. plevne savunması, yaklaşık 35.000 rus kaybına sebep olmuştu. plevne, rus ana ordusunu durduran önemli bir noktaydı. buranın da düşmesi, istanbul'un yolunu açtı. bununla birlikte süleyman paşa komutasındaki osmanlı ordusu tırnova'yı ele geçirme ve plevne'ye yardım götürme amaçlı maçka muharebesi'ni 12 aralık 1877'de kaybederek zaten plevne teslim olmasa bile, plevne'deki kuşatmayı yarma ve bulgaristan'dan rusları çıkarmadaki son fırsatı da harcamıştı. böylece kuzey bulgaristan'da ruslar mevziilerini sağlamlaştırıp saldırıya geçti. plevne'nin düşmesinden sonra bulgar halkı, türk yaralılarını katletmeye başladı, sırplar da osmanlılara karşı yoğun saldırıya geçtiler. türk kontrolündeki sırbistan'ın bazı güney bölgelerini ele geçirdiler.



--- alıntı ---

doğu cephesinde ise işler farklıydı osmanlılar neredeyse savaşa 1-0 geride başlamışlardı.
--- alıntı ---

15 ekim'deki digor'da gerçekleşen alacadağ muharebesi'nde ruslar takviye ile osmanlı savunma hattını arkadan çevirdi ve osmanlı'nın 5-6.000 ölü ya da yaralı ile 8.500 savaş esiri kaybı oldu. kafkas cephesindeki osmanlı kuvvetleri çözülmeye başladı. 17 kasım 1877 tarihinde kars, tekrar kuşatıldı. şehri yaklaşık 25.000 osmanlı askeri savunuyordu. cephane ve sayı üstünlüğü olan rus ordusu, şehrin etrafını sarmıştı. kars işgal edildi ve osmanlı kaybı yaklaşık 2.500 ölü idi. rusların kaybı da o kadardı ve türkler, geri kalan askerlerini esir vermişti. ahmed muhtar paşa, kars-erzurum arasında kurduğu savunma hattında kış koşullarını iyi değerlendirerek üstün bir savunma savaşı verdi. deveboynu muharebesi ağır osmanlı kayıpları, rus zaferi ile sonuçlanmasına, ruslar ardından ilerleyerek erzurum'a doğru taarruz etmelerine karşın bu savunma hattını geçemediler. nene hatun ve diğer erzurumlu vatandaşlar aziziye tabyası'nda savunma yaptı. türk kamuoyunda bu olay, kahramanca gösterildi. gazi ahmed muhtar paşa, çok yıpranmış ve destek alamayan ordusunun imha olmasından endişelendi. osmanlı erzurum'dan çekildi ancak erzurum'un çevresi rus ordusunca sarılsa da ruslar, ikinci bir sert direniş olabilir endişesiyle şehre tekrar doğrudan saldırmadılar. erzurum'u tamamen sarıp abluka altında aldılar. bununla birlikte rus ordusu bayburt ile çoruh vadisine burada kurulmaya çalışılan, doğudaki son osmanlı savunma hattına kadar ilerledi. bu arada istanbul'un rus işgali tehlikesi altında kalma durumu belirince elindeki az kuvvetle başarılı bir savunma yaptığı düşünülen ahmet muhtar paşa, buradaki görevinden alınıp, acilen balkanlardaki ve istanbul'daki kuvvetlerin başına getirildi. savaşın bitmesinden sonra ayastefanos antlaşmasında erzurum ruslara teslim edilip, bırakılsa da; berlin antlaşması sonrası rus ordusu erzurum'dan geri çekildi ama kars, ardahan, artvin ve batum; berlin antlaşması'yla rusya'ya bırakıldı. bu şehirler, yeni türkiye cumhuriyeti hükûmetinin sovyetler birliği ile 16 mart 1921 tarihli moskova antlaşması'na kadar rusya'nın elinde kaldı.

--- alıntı ---

93 harbi, balkanları baştan aşağı değiştirmeye yetmiştir. savaş sonucunda 2 özgür devlet ve 2 özerk devlet kurulmuş, osmanlı nüfuzu oldukça azalmış ve bölgede rusların etkisi artmıştı. bu savaş, romanya için kurtuluş savaşı niteliğindeydi. savaşta güç kazanan diğer bir devlet de yunanistan krallığı idi. plevne savunması sona erdikten sonra cesaretlenen yunan ordusu, teselya'ya girmişti. kafkaslarda da stratejik önemi büyük birçok il, rus idaresine geçmişti. ayastefanos antlaşmasına göre rusya ve müttefiklerinin kazancı çok daha fazlaydı, fakat osmanlı'nın diplomatik uğraşları sonucunda düzenlenen berlin müzakerelerinde bu kazanç indirgenmiş, tazminat hafifletilmiş ve kaybedilen birçok il geri alınmıştı. iki tarafın da kaybı oldukça fazlaydı. rusya ve müttefiklerinin, 100.000'den fazla kaybı vardı. osmanlı kayıpları da o kadardı. hastalıktan ölenlerin sayısı iki tarafta da oldukça fazlaydı. bununla beraber plevne savunması ve aziziye tabyası, türk kamuoyunda kahramanca görülmüştü. rusya ve müttefikleri de, plevne savunması ile şıpka geçidi muharebeleri için anıtlar dikmişti. osmanlı devleti, bu savaştan sonra balkanlardaki varlığını 35 yıl daha sürdürebilecekti. sultan ıı. abdülhamid, savaştan sonra meclisi süresiz olarak tatil etti ve mutlakiyet yönetimine geri dönüldü. süleyman hüsnü paşa ve abdülkerim paşa yenilgi sorumlusu tutularak yargılandı. osman nuri paşa ile ahmed muhtar paşa ise "gazi" unvanını aldı. ahmed eyüp paşa da padişahın yaveri oldu. ülke içerisinde padişaha güvenmeyenlerin sayısı arttı ve bunun sonucunda çırağan baskını yaşandı. rus tarafında ise başarılı komutanların bazıları valiliğe atandı.

savaşın sonunda, vacha vadisinde 20 civarında köyde bulunan pomakların başlattığı ayaklanma, doğu rumeli vilayetinden özerklik elde edilmesiyle sonuçlandı. timraş köyünü merkez alarak kurulan özerk timraş cumhuriyeti 8 yıl kadar sürebilmiş, 1886'da bulgaristan egemen olmuştur.

(osman paşa rus çarı ile görüşüyor)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

emre yücelen ahmet kaya'yı örnek vererek nankör kedi şarkısında karşılaştırma yapmıştı. hakikaten bir insanın sesi güzel olmalı, tenor olsun bas bariton olsun farketmez. ortaya çok güzel şeyler çıkabiliyor. buyrun efendim buradan
devamını gör...

açılımı isengard kodlama ocağı belediyesi'dir. yakında iko cumhuriyeti olacak minik yerdir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ingilizce rouge planet.

herhangi bir yıldız yörüngesinde olmayan gezegenlerdir. uzayda gelişigüzel dolanırlar. samanyolu'nda 50 milyar kadar olduğu sanılıyordu ama son yapılan araştırmalarda yıldızlardan daha çok başıboş gezegen olabileceği hesaplandı.

bu gezegenler kayalık da olabilir, jüpiter, uranüs, neptün gibi gaz devi de olabilir. gezegenin iç sıcaklığı bir yıldızdan bağımsız olduğu için bazıları yaşam barıdırıyor olabilirler.

bizim gezegen arayan teleskoplarımız yıldızın etrafında turlayan gezegenleri görebildiğinden bu gezegenleri keşfetmek çok zordur.

bu gezegenleri düşündükçe içim bir hoş oluyor.
devamını gör...

kuran kurslarındaki veletlere tecavüz edilmesi yerine doğru düzgün din eğitimi, ama safsatadan, siyasetten, menfaatten uzak halis din eğitimi verilebilirse yetişir.
devamını gör...

başlığa bakınca bir düşündüm, m harfini çıkarıp kalan sessizlere baktım: t-h-ş. "dehşet" ile benzer. m de genelde o şeyi yapan şey ya da kişiler için kullanılacağı zaman ekleniyor kelimeye. demek ki dehşet veren dedim

yalnız olmayan arapça bilgim ile bile mükemmelim
devamını gör...

ingilizce underfitting olarak geçer. makine öğrenmesi sırasında elde edilen modelin train için kullandığımız veriyi tam tanıyamaması durumudur. test verisinde vetahmin için verilen verilerde büyük hatalar ile tahminler yapmaktadır. bunun birinci sebebi yetersiz miktardaki bağımsız değişken olabilir. genelde bu sonuca ulaşılan modeller basit model olarak adlandırılabilir çünkü model, girdiler ile çıktılar arasındaki temel ilişkiyi öğrenemez.
devamını gör...

arkadaşlar neil amcam gerçekten aya çıktı. bakın sırf neil amcamın onuru için burada itiraf ediyorum evet ben neil armstrong'un yeğeniyim. hatta beni de götürdü. tabi bu formumla değil. yanına giderken yemek al demişler bu da portakal almış cebine koymuş. dönüşte de o portakalı yemeyi unuttuğu için getirip babama vermiş babam da ay görmüş portakal deyip afiyetle yemiş. yani ben ay'a vitamin basan ilk portakalım.
devamını gör...

bugda birakan durumdur.

düşünsene seviliyorsun bundan daha lüks ne olabilir ? seviliyorsun ama sevmediğin biri tarafından. eee sevmediğin biri ha sevmiş ha sevmemiş, ne önemi var?

belki de ömrün boyunca sevilmediğin kadar çok sevileceksin, bir türlü sev(e)mediğin biri tarafından. bir şans vermeye değer mi? işte bu çok büyük kumar. ya karşılıklı olacak bu sevme işi ya da olmayacak. deneme yanılma yoluyla anca tadacaksın bir şeyleri.

sevmiyorsan ilgini de çekmiyordur zaten. ama nasrettin hoca hesabı. ya sende onu seversen? ya kalbinde mayaladığı yoğurt tutarsa?
bilemiyorum altan bilemiyorum...

lükse bak lan seviyorsun,seviliyorsun yine yaranamıyorsun.
devamını gör...

sanırım başlığın anlatmak istediği; öleceğini bildiğin kişiyle vakit geçirmek.

iki taraf da bilecek ne olacağını. görmezden, duymazdan geleceksin. içindeki hüzün dinmez ama hüzünle hatırlamak istemiyorsun onu. bir hayalini gerçekleştireceksin. belki başka bir ülkeye götüremezsin ama hep şu restorana gidelim diyorsa artık o restorana gideceksin. hep yüksek sesle konuşmandan rahatsızsa sesini alçaltacaksın. biliyorsun, şimdi yan yana olduğun o insanın cansız bedenini göreceksin bir gün.

bu acıyla sen yüzleşeceksin. ölmeden öldürmeyeceksin onu, ölümün ve kaybetmenin acısını ölümden sonrasına saklayacaksın. elinde bir kuş var. o kuşla uçacaksın. güçten düşünce gücendirmeden yardım edeceksin. geleceğini bildiğin o güne kadar. o kuşun senden uzaklara uçacağı o ana kadar. o günden sonra ne yaparsan yap elinde sadece yaşadıkların olacak. ihtimaller tükenmiş ve ulaşabileceğin tek şey hatıraların olacak.

o insanı kaybettiğinde kötü hatıralar yerine iyileri hatırlamak isteyeceksin. bir kavga yerine bir gülüşü anımsamak isteyeceksin. bu yüzden anımsamak istediklerini yaşatacaksın ona. karşındaki beden bir yabancıya ait gibi dursa da, çöken gözlerine bakarken tedirgin de olsan o yabancı bakışı sileceksin yüzünden.

sen onu nasıl hatırlamak istiyorsan ona öyle bakacaksın. gereksiz avutmayacaksın ne kendini ne de onu. sen onun yoluna eşlik edeceksin, o da seninkine. güzel hatıralar kalacak geride. güzel yaşayacaksın, güzeli yaşatacaksın. bir kötülüğü bekler gibi ölümü beklemek yerine o acı vedaya kadar güzellikler ekleyeceksin onun hayatına.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim