bir daha asla yapmam dediğiniz yanlışlar
başta sevmediğim bir insanla arkadaş olmak. bir kere yaptım bunu sonrasında hayatımda yaşadığım en büyük pişmanlıklardan birini yaşadım.
devamını gör...
sözlükçülerin hatun düşürdükleri en garip yer
yaş 12 kuran kursuna gidiyorum arkadaşlarla. tabi ki haremlik selamlık var. kızlar üst katta biz alt kattayiz. birlikte kuran kursuna gittiğim arkadaşım beğendiği kızın ayakkabısının içine not yazarak iletişim kurup sevgili olmuştu.
sabah benimle gitmek yerine sevdiceği ile buluşup geliyorlardı camiye. şadırvanda* veda ediyorlardı ertesi güne kadar.
yani isteyen bir yolunu bulup yazıyor arkadaşlar.
sabah benimle gitmek yerine sevdiceği ile buluşup geliyorlardı camiye. şadırvanda* veda ediyorlardı ertesi güne kadar.
yani isteyen bir yolunu bulup yazıyor arkadaşlar.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
hiç iyi değilim, sürekli güçlü olmaktan da yoruldum ama güçlü olamam lazım. kılımı kıpirdatacak mecalim yok ama kalkmam lazım. ben bittim dostlar, sesimi duyurmam mi lazım?
devamını gör...
tavuk dönercinin tek dürüm mü çift dürüm mü diye sorması
lavaştır o, dürüm olsa duramazdın.
devamını gör...
tüketim psikolojisi
tüketim psikolojisini anlayabilmek için tüketim davranışına bakmak gerekir.
tüketim çılgınlığının yani aşırı tüketim davranışının sebebi bireylerin bencilliği ya da bitmek bilmeyen tüketim isteği değildir. bireyleri incelerken buna dikkat etmek gerekir.
''fazla tüketildiği için mi fazla üretiliyor yoksa fazla üretildiği için mi fazla tüketiliyor,'' hala bir tartışma konusudur lakin kapitalizm denen, bireyin iç dünyasını bilen bir canavar olduğu da su götürmez bir gerçektir. zaten birçok propaganda ustası ve ürünlerini pazarlamak isteyenler freud'dan, bireyin iç dünyasını anlayabilmek için yararlanmış, onun kitaplarını okumuştur.
sigmund freud'un ''bilinç dışı'' kavramı burada da karşımıza çıkar. freud, unutmaların, dil sürçmelerinin, kazaların ve rüyaların tesadüf olmadığını dile getirir. bunlar içimizdeki arzu, nefret gibi duyguların ortaya çıkmasına olanak sağlar. tüketim de öyledir. ''diğer insanların gözündeki ben''i değiştirmek ister tüketici. reklamlar da buna oynar zaten.
reklamlar öyle bir oyun oynar ki, asla sınırını bilmez. ürünü pazarlamak için cinsiyetçilik yapar. kadını bir dondurma reklamına ya da araba reklamına koyuverir. arabanın özelliklerini sıralayan bir reklamdan ziyade kadınların olduğu bir araba reklamındaki arabanın satılması daha kolaydır. çünkü tüketme davranışı hislerle olur ve bilinçdışına hitap eder. bilinç dışına hitap eden ürünün alınması daha kolaydır. gerçi sadece kadınlar değil, bir bisküviyi neden kolları kaslı ve yarı çıplak bir erkek yapar ki mesela? bisküvi yapımı ile kaslı vücut birbiriyle tamamı ile alakasızdır.
tüketimi bir ''anlam'' aracı olarak gören de vardır. mesela hafta sonu ikea gezmek bir anlam mıdır?
fight club (film)'da da bahsedildiği gibi, eşyaya sahip oluyoruz derken onun bize sahip olması hayatın anlamı olabilir mi?
bir de şey var mesela ''ölmeden önce görülecek 10 yer'' ya da ''ölmeden önce yapılacak 10 şey'' listeleri. 10 yer değil 1000 yer de görsen hayatın anlamına ulaşamazsın oysa. hayatın anlamı, insan ilişkilerinde gizlidir bir bakıma.
tüketim çılgınlığının yani aşırı tüketim davranışının sebebi bireylerin bencilliği ya da bitmek bilmeyen tüketim isteği değildir. bireyleri incelerken buna dikkat etmek gerekir.
''fazla tüketildiği için mi fazla üretiliyor yoksa fazla üretildiği için mi fazla tüketiliyor,'' hala bir tartışma konusudur lakin kapitalizm denen, bireyin iç dünyasını bilen bir canavar olduğu da su götürmez bir gerçektir. zaten birçok propaganda ustası ve ürünlerini pazarlamak isteyenler freud'dan, bireyin iç dünyasını anlayabilmek için yararlanmış, onun kitaplarını okumuştur.
sigmund freud'un ''bilinç dışı'' kavramı burada da karşımıza çıkar. freud, unutmaların, dil sürçmelerinin, kazaların ve rüyaların tesadüf olmadığını dile getirir. bunlar içimizdeki arzu, nefret gibi duyguların ortaya çıkmasına olanak sağlar. tüketim de öyledir. ''diğer insanların gözündeki ben''i değiştirmek ister tüketici. reklamlar da buna oynar zaten.
reklamlar öyle bir oyun oynar ki, asla sınırını bilmez. ürünü pazarlamak için cinsiyetçilik yapar. kadını bir dondurma reklamına ya da araba reklamına koyuverir. arabanın özelliklerini sıralayan bir reklamdan ziyade kadınların olduğu bir araba reklamındaki arabanın satılması daha kolaydır. çünkü tüketme davranışı hislerle olur ve bilinçdışına hitap eder. bilinç dışına hitap eden ürünün alınması daha kolaydır. gerçi sadece kadınlar değil, bir bisküviyi neden kolları kaslı ve yarı çıplak bir erkek yapar ki mesela? bisküvi yapımı ile kaslı vücut birbiriyle tamamı ile alakasızdır.
tüketimi bir ''anlam'' aracı olarak gören de vardır. mesela hafta sonu ikea gezmek bir anlam mıdır?
fight club (film)'da da bahsedildiği gibi, eşyaya sahip oluyoruz derken onun bize sahip olması hayatın anlamı olabilir mi?
bir de şey var mesela ''ölmeden önce görülecek 10 yer'' ya da ''ölmeden önce yapılacak 10 şey'' listeleri. 10 yer değil 1000 yer de görsen hayatın anlamına ulaşamazsın oysa. hayatın anlamı, insan ilişkilerinde gizlidir bir bakıma.
devamını gör...
şahsiyet
senaryosunu ünlü yazar hakan günday’ın kaleme aldığı, onur saylak’ın kamera arkasına geçtiği, haluk bilginer, cansu dere, metin akdülger, necip memili, müjde ar, şebnem bozoklu başta gelmek üzere sağlam bir oyuncu kadrosuna sahip olan dizidir.
ben insanlarla nasıl yaşanır bilmiyorum. yani insanlarla nasıl konuşulur, onlarla nasıl vakit geçirilir, biriyle arandaki mesafe nasıl ayarlanır. bunların hiçbirini bilmiyorum.
ne güzel olurdu, değil mi? yanlış bildiğimiz her şeyi unutsak, sadece doğrular kalsa.”
yaşıyorsun ama yoksun. insan nasıl dayanır buna
nasıl korktun kim bilir? zaten başımıza gelen her şeyi hatırlıyor olsak deliririz, değil mi? ama bazen de delirmemek için hatırlamak gerekiyor işte böyle. neyse... madem hatırladın artık, ben de gönül rahatlığı ile unutabilirim.”

şahsiyeti hatırla!
ben insanlarla nasıl yaşanır bilmiyorum. yani insanlarla nasıl konuşulur, onlarla nasıl vakit geçirilir, biriyle arandaki mesafe nasıl ayarlanır. bunların hiçbirini bilmiyorum.
ne güzel olurdu, değil mi? yanlış bildiğimiz her şeyi unutsak, sadece doğrular kalsa.”
yaşıyorsun ama yoksun. insan nasıl dayanır buna
nasıl korktun kim bilir? zaten başımıza gelen her şeyi hatırlıyor olsak deliririz, değil mi? ama bazen de delirmemek için hatırlamak gerekiyor işte böyle. neyse... madem hatırladın artık, ben de gönül rahatlığı ile unutabilirim.”

şahsiyeti hatırla!
devamını gör...
mevhibe inönü
türkiye cumhuriyeti'nin ikinci first lady'si.
22 eylül 1897'de doğan mevhibe hanım, üç yaşındayken babasını kaybeder. annesi ayşe saadet hanım'la zeyrek'teki dede evine yerleşirler, küçük mevhibe burada büyür. 15-16 yaşlarında yani o zaman göre gelinlik çağdayken önce zengin biriyle sözlerler ama bu nikah olmaz. 1916'daysa yine görücü usulüyle (ama pencereden de görüp beğendiği) komşularının oğlu ismet inönü'yle (ki kocası kendisinden 13 yaş büyük, kariyeri parlak bir subay) nikahlanır. piyano vs çalmayı bilse de tam bir alaturka terbiyeyle yetişen mevhibe, kocasıyla ölene kadar sizli bizli konuşur ve birbirlerine asla "mevhibe" veya "ismet" diye hitap etmezler, ancak mevhibe hanım ileride kocasının da katkısının olduğu cumhuriyete uyum sağlar...
nikahtan kısa süre sonra mevhibe hanım kocasını cepheye uğurlar. ismet bey 1918'de savaş bitince masabaşı görevle evine döner, 1920'de ilk çocukları izzet doğar, henüz birkaç aylıkken babası ankara'ya gider. gıyabında idam cezasıyla savaşan ismet paşa, ailesini de anadolu'ya aldırır. mevhibe hanım, annesi, kayınvalidesi ve kayınpederiyle kayınpederin memleketi malatya'ya taşınır. bu arada evlat acısı da tadan mevhibe hanımın oğlu izzet ölüverir. daha sonra mehvibe hanımla ismet paşanın üç çocukları olacak ve hepsi de uzun yıllar yaşayacaktır: ömer, erdal, özden.
kurtuluş savaşı'nın ardından izmir'e yerleşen mehvibe hanım burada ailesiyle beraber zevcini bekleyedursun; lozan barış konferansına gidecek olan ismet paşa'ya mustafa kemal "mevhibe hanımla gidin, kadıncağız biraz avrupa görsün" der. ismet paşa başta "bizim hanım çarşafsız sokağa çıkmaz, nasıl götüreyim onu" dese de götürmeye razı olur. mehvibe hanım da böylece avrupa'yı görür, ilk defa şapka takar. yurda dönüşlerinde de ismet paşa yeni kurulacak cumhuriyetin başbakanı atanır. böylece ankara'ya yerleşir, çankaya'da atatürk'ün köşkünün alt tarafında pembe köşk'ü satın alıp yenide inşa ettirirler. atatürk latife hanım'la boşandığı için, ilk baloyu mehvibe hanım ev sahibeliğinde burada düzenler. böylece mehvibe hanım tüm alaturka yetiştirilme zihniyetine rağmen modern bir yaşantıya da sahip olur. uzun yıllar evinde balolar davetler verir, şık giyimiyle dikkat çeker; ama ramazanlarda otuz gün orucunu tutmaya, kandillerde mevlid okutmaya da devam eder. yatak odasında "allah'ın dediği olur" yazmaktadır.
kocasının başbakanlıktan alınıp daha sonra "milli şef"liğe oturması, 1950'ye kadar ülkenin tek hakimi olması, daha sonra muhalefet lideriyken sürekli aşağılanması ve yalnızlığa mahkûm edilmesi, çocuklarına yapılan baskılar, damadı metin toker'in tutuklanması, 27 mayıs'la tekrar koalisyonla ismet paşa'nın tekrar başbakan olması... hepsinde mevhibe hanım kocasının arkasında "her başarılı erkeğin arkasında duran kadın" misali durur. 25 aralık 1973'te kocasının vefatından sonra da pembe köşkte yaşamaya devam eden mevhibe inönü, 7 şubat 1992'de vefat eder. cebeci asri mezarlığında annesiyle beraber yatmaktadır.
kaynak: torunu gülsün bilgehan'ın yazdığı biyografisi, "mevhibe".
22 eylül 1897'de doğan mevhibe hanım, üç yaşındayken babasını kaybeder. annesi ayşe saadet hanım'la zeyrek'teki dede evine yerleşirler, küçük mevhibe burada büyür. 15-16 yaşlarında yani o zaman göre gelinlik çağdayken önce zengin biriyle sözlerler ama bu nikah olmaz. 1916'daysa yine görücü usulüyle (ama pencereden de görüp beğendiği) komşularının oğlu ismet inönü'yle (ki kocası kendisinden 13 yaş büyük, kariyeri parlak bir subay) nikahlanır. piyano vs çalmayı bilse de tam bir alaturka terbiyeyle yetişen mevhibe, kocasıyla ölene kadar sizli bizli konuşur ve birbirlerine asla "mevhibe" veya "ismet" diye hitap etmezler, ancak mevhibe hanım ileride kocasının da katkısının olduğu cumhuriyete uyum sağlar...
nikahtan kısa süre sonra mevhibe hanım kocasını cepheye uğurlar. ismet bey 1918'de savaş bitince masabaşı görevle evine döner, 1920'de ilk çocukları izzet doğar, henüz birkaç aylıkken babası ankara'ya gider. gıyabında idam cezasıyla savaşan ismet paşa, ailesini de anadolu'ya aldırır. mevhibe hanım, annesi, kayınvalidesi ve kayınpederiyle kayınpederin memleketi malatya'ya taşınır. bu arada evlat acısı da tadan mevhibe hanımın oğlu izzet ölüverir. daha sonra mehvibe hanımla ismet paşanın üç çocukları olacak ve hepsi de uzun yıllar yaşayacaktır: ömer, erdal, özden.
kurtuluş savaşı'nın ardından izmir'e yerleşen mehvibe hanım burada ailesiyle beraber zevcini bekleyedursun; lozan barış konferansına gidecek olan ismet paşa'ya mustafa kemal "mevhibe hanımla gidin, kadıncağız biraz avrupa görsün" der. ismet paşa başta "bizim hanım çarşafsız sokağa çıkmaz, nasıl götüreyim onu" dese de götürmeye razı olur. mehvibe hanım da böylece avrupa'yı görür, ilk defa şapka takar. yurda dönüşlerinde de ismet paşa yeni kurulacak cumhuriyetin başbakanı atanır. böylece ankara'ya yerleşir, çankaya'da atatürk'ün köşkünün alt tarafında pembe köşk'ü satın alıp yenide inşa ettirirler. atatürk latife hanım'la boşandığı için, ilk baloyu mehvibe hanım ev sahibeliğinde burada düzenler. böylece mehvibe hanım tüm alaturka yetiştirilme zihniyetine rağmen modern bir yaşantıya da sahip olur. uzun yıllar evinde balolar davetler verir, şık giyimiyle dikkat çeker; ama ramazanlarda otuz gün orucunu tutmaya, kandillerde mevlid okutmaya da devam eder. yatak odasında "allah'ın dediği olur" yazmaktadır.
kocasının başbakanlıktan alınıp daha sonra "milli şef"liğe oturması, 1950'ye kadar ülkenin tek hakimi olması, daha sonra muhalefet lideriyken sürekli aşağılanması ve yalnızlığa mahkûm edilmesi, çocuklarına yapılan baskılar, damadı metin toker'in tutuklanması, 27 mayıs'la tekrar koalisyonla ismet paşa'nın tekrar başbakan olması... hepsinde mevhibe hanım kocasının arkasında "her başarılı erkeğin arkasında duran kadın" misali durur. 25 aralık 1973'te kocasının vefatından sonra da pembe köşkte yaşamaya devam eden mevhibe inönü, 7 şubat 1992'de vefat eder. cebeci asri mezarlığında annesiyle beraber yatmaktadır.
kaynak: torunu gülsün bilgehan'ın yazdığı biyografisi, "mevhibe".
devamını gör...
yoldaş benjamin franklin
fotoda keder var fotoda umutsuzluk var.
kara kara düşünüyorlar.
bunun bi tık üstü kayalıklarda içmek.
onun da bi tık üstü köprü altında içmek.
genç yaşta dert tasa sahibi olmuşlar üzüldüm. nasıl da elleri çenelerinde mahmur bakıyorlar.
kara kara düşünüyorlar.
bunun bi tık üstü kayalıklarda içmek.
onun da bi tık üstü köprü altında içmek.
genç yaşta dert tasa sahibi olmuşlar üzüldüm. nasıl da elleri çenelerinde mahmur bakıyorlar.
devamını gör...
ibb'nin mobil ekmek satışının yasaklanması
ulan ateist adama dua ettirecek kadar şerefsizsiniz! allah kuru ekmeğe muhtaç etsin sizi vitaminsizlikten organlarınız çürüsün.
devamını gör...
ahmed arif
30 yıl önce yitirdiğimiz halk şairimiz.
"bunlar,
engerekler ve çıyanlardır,
bunlar,
aşımıza, ekmeğimize
göz koyanlardır,
tanı bunları,
tanı da büyü"
"bunlar,
engerekler ve çıyanlardır,
bunlar,
aşımıza, ekmeğimize
göz koyanlardır,
tanı bunları,
tanı da büyü"
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının oy vermiyor olması
klavyenin ya da telefonun bir yerine akrep falan sıkışmış olabilir dikkat edin. güneş burcunun akrep burcuna geçtiğinin etkilerini çok güçlü bir şekilde yaşıyoruz şu günlerde. bol olumlu enerjiyle birlikte evrene olumlu mesaj gönderirken bir beğen tuşuna da basıver, belki ulaşır evrene.*
devamını gör...
hapse girmek için yapılması gerekenler
baklava çalmak da yeterlidir diyolla.
devamını gör...
duyarga
böceklerin anteni.
arılar ve karıncaların başlarında gördüğümüz, çift olarak bulunan ve çok sayıda duyu algılama noktası olan hareketli duyu organı.
arılar ve karıncaların başlarında gördüğümüz, çift olarak bulunan ve çok sayıda duyu algılama noktası olan hareketli duyu organı.
devamını gör...
yayında biri rezil olurken veya zorlanırken bakamayan insan
benim bu. biri canlı yayında veya bir videoda konuşurken zor duruma düşüyorsa izleyemem pek.
devamını gör...
1000kitap
kitap alıntıları ve yorumları yapıp,aynı zamanda yapılan alıntı ve yorumları okuyabileceğiniz,yıllara ait kitap hedeflerinizi belirleyebileceğiniz, okuduğunuz ve okumak istediğiniz kitapları ekleyerek kitap sayınızı öğrenebileceğiniz kitap uygulamasıdır.
devamını gör...
21 mart 2021 beşiktaş fenerbahçe maçı
galatasaray'ın puan kaybı sonrasında beşiktaş için hesaplar değişti. yarın sergen hocanın daha kontrollü bir oyun oynatmasını bekliyorum. zira bu maçta beşiktaş'ın mevcut avantajını koruması dahi beşiktaş'a şampiyonluğa getirebilir. o sebeple herkesin beklentisinin aksine ben biraz daha kısır bir maç bekliyorum . ama derbi bu ve saha içerisindeki anlık gelişmeler maçı bir anda farklı bir noktaya taşıyabilir lakin an itibarıyla tipik bir beraberlik maçı gibi duruyor. fenerbahçe bana göre bu maçı kazansa dahi erol hoca ile işi çok zor. beşiktaş için ise sıkıntı yok. girdiği her krizden sonra ayağa kalkmasını bu sene gayet iyi beceriyor. hakemin sonuca etki etmeyeceği güzel bir derbi olmasını dilerim.
devamını gör...
kitap okuyan insanı belli eden detaylar
her durumla empati kurabilme yeteneği..
devamını gör...
münzevi
yalnızlıktan hoşlanan, insandan kaçan.
devamını gör...

