cânım rus yazar gogol'un (ukraynada doğmuş, yine de rus sayılıyor di mi?) oyun türündeki yazısı. her kitap incelememde rus edebiyatına hayran olduğumu vurgulamak istemiyorum ama gerçekten hayranım.

rus romanlarında da klasik olduğu üzere memurların tamamına yakınının yozlaştığı bir şehre, bir müfettişin teftişe geleceği haberi yayılır. bunun üzerine başta kaymakam olmak üzere bütün ahali aldığı rüşvetleri, aldığı ahları ve genel anlamda yediği tüm haltyları bir şekilde gizleyip teftişten alnının akıyla çıkmak için kolları sıvıyor. kapı kapı dolaşıp müfettişi memnun etmenin yollarını arıyor filan. ama bir problem var. müfettişin kim olduğu belli değil.

ben genel olarak oyun türünde eserler okurken pek fazla zevk alamıyorum ama müfettişi okurken oyun okuyor gibi değildim. sanki bu bir hikayeydi. ben 129 sayfalık lezzetli bir hikaye okudum gibi, hem sahneleri, girenleri çıkanları, tüm karakterleri ayrı ayrı gözümde canlandırabilme zevkini tattım, hem de oyun türünden de zevk alabileceğimi göstermiş oldu bu kitap bana.

canım gogol. keşke 42 yaşında bu kadar erken ölmeseydin bi 42 eser daha bıraksaydın bize...
devamını gör...

bir de bunun genel olarak sosyal medyada kadın peşinde koşan bunak erkek versiyonları (50+) vardır ki evlerden ırak.

oturup iki el tavla bile oynamazsınız bu eziklerle, öyle düşünün.

şükür sözlükte böyle tipler yok(!).
devamını gör...

her canlıda mevcut olduğunu düşünüyorum. böyle bir isteğin varoluş nedeni ego dur. güzel geri dönüşler almak isteriz.
devamını gör...

şimdi biraz kenara çekilip izleme zamanı, bu durum böylemi sürdürülecek, yaprak dökümü erkenmi başlar yoksa mod'lar düzenleme zahmetine girermi bekleyip görücez.
devamını gör...

eveeet gelelim bu arkadaşa. bakınız çoğu çaylağa yazarlığı moderasyon verir. bu yazarımız yazarlığını kendi aldı. benim tanımım doldu kardeşim siz hayırdır niye hala bekliyorum dedi ve aldı. biz de başta şok olduk tâbi. inanın hâlâ tansiyonum düşük... *
devamını gör...

hani nerede o koca dünya? ben niye göremiyorum?
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bitttiii!
bu yayının benim için yeri o kadar ayrı ki şu an kelimelerle ifade etmem mümkün değil. öncelikle nazım hikmet ve ahmed arif'ten yola çıkarak şiirle harmanladığım bir yayın olsun idi amacım. şimdi yayın bitince görüyorum ki bu yayın hepimizim hemhal olduğu bir gece yaşattı bize.
dün geceye kadar "yayın hazırlığı yetişmeyecek, yapmasam mı?" diye düşünen beni, bu gece, şu saatte "iyi ki yapmışım iyi ki birlikte hüzünlenip aynı zamanda birlikte modumuzu yükseltmişiz" dedirten herkes, iyi ki varsınız! *
kapanış anonsumdan sonra sizin için seçtiğim 8-9 şarkı daha var, dinlemek isterseniz biz buradayız.
bu akşam burada bizimle birlikte müzik dinleyen, destek olan herkes iyi ki varsınız! hepiniz koskoca bir "iyi ki"siniz benim için!
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yöneticiye mesaj atmaniz yeterlidir . ben de degistirdim. ama değiştirmenizi tavsiye etmem . kötü de olsa o nickle burada bir varlık göstermişsiniz. racona ters yani.
devamını gör...

tanıdıklar tarafından dalga konusu olmamak için yapmam gerekendir.
kendimle ilgili ipucu içeren tanımlar girince ensemden biri tutup"aha şimdi yakaladım seni zibidi"dicekmiş gibi hissediyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
john everett millais 'ın
ophelia adlı eseri.
birazdan ölmek üzere olan kadın tasviri. kırılgan, melankolik bir ifade.
devamını gör...

başkasının cümleleri ile başkasının aşkını yaşayan christian mı veya gözünün önünde duran böyle incelikli bir sevgiyi göremeyecek kadar kör olan roxane mı yoksa korkularından ötürü sevgisini cümlelere hapsetmiş olan cyrano mu daha bahtsız? kelimelerin ne denli etkili olduğunu bilsem bile bana bazen korkulardan arınmış bir dokunuşun umutsuzca sarfedilen kelimelerden daha etkili olduğunu düşündüren edmond rostand oyunu. oyunu yalnızca bu aşk üzerinden değerlendirmek oldukça yanlış olurdu şüphesiz. cyrano riyakarlıktan uzak, kendince hak ve adalet arayışında ve 100 kişi ile düşünmeden mücadele edecek kadar iyi bir düellocu. üstün bir düellocu cyrano ama kalemi bana kalırsa kılıcından daha keskin olmuştur bundan ötürü kendini boş yere başkasının dış görünüşüne zincirlediği bu aşk bana hep talihsiz gelmiştir zaten. o meşhur "yoksa eldivenim ne çıkar! bir tanecik kalmıştı babamızdan yadigar, yanımda bulunsaydı yine kullanacaktım; ne çare, bir asilzadenin suratında bıraktım." cümleleri de esasında bu oyunda geçmektedir. konuya gelecek olursak; cyrano roxane'a deliler gibi aşıktır fakat oldukça büyük olan burnundan ötürü çekinip açılamaz ona. şansa bak ki cyrano'nun sözde çirkinliği yanında güneş gibi parlayan christian da roxane'a karşı bir şeyler hissetmektedir ve bu karşılıksız da değildir fakat christian ve roxane'ın aşkı gölgede kalacak bir sevgi olur çünkü christian'ın fısıltıları cyrano'nun cümlelerinden başka bir şey değildir. kendi dizginlenemez aşkını christian üzerinden aktarır cyrano ve ölüm kapısını çalana kadar bu gerçekten habersiz kalacaktır roxane. hem onurlu hem de ne budalacadır aslında cyrano'nun yaptığı oysa bazı gönüller cümlelerle de fethedilebilirdi şüphesiz. victor hugo'ya mal edilen ama ona ait olmayan pek meşhur bir şiirde şöyle bir dize var; çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı? bu daima havada asılı kalacak bir soru.


vicomte, hiddetten boğulur gibi.
tavrı küstah, sözü tok,
bir köy asilzadesi, eldiveni bile yok!
sırmasız, fiyongosuz, kurdelesiz bir herif!
(ces grands airs arrogants !
un hobereau qui… qui… n’a même pas de gants !
et qui sort sans rubans, sans bouffettes, sans ganses !)

cyrano
evet ama, çok şükür, maneviyatım zarif!
hayır, bir züppe gibi takıp takıştıramam,
elbisem gösterişsiz olunca süsüm tamam
olur. bilhassa ihmal etmediğim şey budur:
yıkanmamış hakaret, paçavra olmuş gurur,
uykudan vicdanımın gözleri çapak çapak,
ve kirli endişeler ile sokağa çıkmak ...
yürürken, sırmadan çok pırıldar her tarafım:
hürriyetirn, gururum, şahane itikafım,.
göğsüme sıralarım, büküp bıyıklarımı,
bir alay kordon değil, kahramanlıklarımı
çarpık, pörsük bir vücut değildir, bu her zaman
bir korse giymiş gibi ruhumdur dimdik duran!
her yerde bir erkekçe sayhadır her satırım,
hakikati bir rnahmuz gibi şakırdatırım.
(moi, c’est moralement que j’ai mes élégances.
je ne m’attife pas ainsi qu’un freluquet,
mais je suis plus soigné si je suis moins coquet ;
je ne sortirais pas avec, par négligence,
un affront pas très bien lavé, la conscience
jaune encor de sommeil dans le coin de son œil,
un honneur chiffonné, des scrupules en deuil.
mais je marche sans rien sur moi qui ne reluise,
empanaché d’indépendance et de franchise ;
ce n’est pas une taille avantageuse, c’est
mon âme que je cambre ainsi qu’en un corset,
et tout couvert d’exploits qu’en rubans je m’attache,
retroussant mon esprit ainsi qu’une moustache,
je fais, en traversant les groupes et les ronds,
sonner les vérités comme des éperons.)

vicomte
fakat mösyö, ben ...
(mais, monsieur…)


cyrano
yoksa eldivenim ne çıkar!
bir tanecik kalmıştı babamızdan yadigar,
yanımda bulunsaydı yine kullanacaktım;
ne çare, bir asilzadenin suratında bıraktım.
(je n’ai pas de gants ?… la belle affaire !
ıl m’en restait un seul… d’une très vieille paire !
– lequel m’était d’ailleurs encor fort importun.
je l’ai laissé dans la figure de quelqu’un.)
devamını gör...

her şeyin ve herkesin daha güzel olduğu yıllardı.
imkanların bugüne göre kısıtlı, şu an her şeyin elimizin altında olmasına rağmen daha özgür daha doyumlu hissettiğimiz yıllardı.
aile kavramının, birlikte sıcak bir yuvada hissetmenin tadına vardığımız yıllardı.
çocukların evlere tıkılıp kalmadığı, aptal bir ekrana kilitlenmediği, akşama kadar sokakta oynadığı yıllardı.
şarkılar bile daha güzeldi 90'larda, hala dilimizde olmalarının sebebi de buydu.
ömrümün en güzel yılları, bebekliğim, çocukluğumdur 90'lar ve bu yılları yaşamış görmüş olanların büyük bir özlemle geçmişe bakmasına neden olur.
devamını gör...

sunucusu çok tatlı. alakam olmayan konuları bile dinletiyor sohbeti çok güzel.
devamını gör...

an itibariyle güzel bir gol. geçmiş olsun fenevbahce.*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

eskide kalmış bir makam.

şu sıralar yeni anayasa ile gündeme getirmeleri olası.

ülke olarak yakında arabistan'a ya da devrim sonrası iran'a döneceğimiz kesinleşiyor gibi.
devamını gör...

hadi oradan dediğim başlık kemalistler olmasa şeriatçılar yüz yıl önce kellenizi keserdi sizin. sanki fransız devrimi yaptık da kemalizmi beğenmiyoruz. biz demokrasiyi de laikliği de savaşarak almadık biz milli mücadeleyi kazandık o sarı saçlı mavi gözlü dev verdi bize bunları.

türkiye'nin 100 sene önce olduğu gibi bugünkü kurtuluş reçetesi de kemalizmdir. fransız devriminde rus devriminde kaç kişinin öldüğünü bilmeyenler kemalizmi antidemokratlıkla ve katliam yapmakla suçluyor. iyi kafaymış ne diyim.
(bkz: kemalizmin bu toprakların gördüğü en güzel şey olması)
not: atatürkçü falan değilim direkt olarak kemalistim.
devamını gör...

deliliktir.

ertesi gün etrafta ruh gibi dolaşacağını, gözlerinin kızaracağını, hayattan ×2 kat nefret edeceğini biliyorsun. neden uyumuyorsun güzel kardeşim, değil mi?
ya da hadi bir gün yaptın diyelim bu hatayı. ertesi gün aynı şeyleri yaşayacağını bile bile neden hâlâ o güzel gözlerini kapatıp derin bir uykunun kollarına bırakmıyorsun kendini?
cidden anlamıyorum.
bu arada bunları kendime söyledim, üstünüze alınmayınızdır.*
devamını gör...

son zamanlarda gördüğüm en yararlı sözlük olayı. genelde es geçiliyor ya da yaşam tarzı olarak fazla su tüketimine mecbur bırakılıyoruz ama bu böyle olmayabilir. yaşam tarzı dahil hepsi değişebilir ama bu tükenişe bir farkındalık yaratmak lazım.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim