günaydın sözlük!
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

durup dururken değildir o bir tükenmişlik bir dolmuşluk vardır ortada.
devamını gör...

iyi yapıyordur.

sizin gözünüzdeki ideal çift olma gayemiz yok ama severek kullanıyoruz.

ayrıca aslanım, tosunum, adam gibi adam vs kalıpları da kullanıyoruz.

hatta kız telefonumda sevgili musa diye kayıtlı.

bir ilişkinin ciddiyeti bence bunlarla ölçülmemeli.

evet sevgilim en yakın arkadaşım. hatta kanka bile diyorum. sevgili olmadan önce hiç kanka ayağı yapmadım direkt niyetimi belli edip yürüdüm hatta koştum. o da koştu. zaten ben referandum muyum bir kadın bana kalkıp hayır diyebilsin..

neyse iyi anlaşıyor musun sohabet edebiliyor musun kendin olabiliyor musın mutlu musun güven var mı seviyor musun vs sayısız önemli keiterlerden biri reis dememek değil..
devamını gör...

bilemezsin ki. kendini size hangi maskesiyle takdim ediyorsa o şekilde tanırsınız. kendini saf gibi çok birşey bilmez gibi tanıtıyorsa? ama haftada bir kaç kitap okuyorsa? bu yüzden akıcı konuşmaya katılmıyorum. hala akıcı konuşamayan ve telaffuzunda, çok kitap okumasına rağmen, bozukluk olan kişiler var. biri ben.
devamını gör...

şu an baktım dergiye. cidden güzel olmuş. emeği geçen herkese teşekkürler.
*rapunzel ile yapılan röportajdan başladık bakalım. kim ne yazmışsa tek tek okuyacağım merak etmeyin.*

dergiyi okudum. beğendim. özellikle tanıdığım yazarların yazılarını görünce çocuğu tıp kazanmış anneler gibi gurur duydum.*
devamını gör...

bir konu hakkında ne düşündüğün sorulduğunda ya da tavsiyede bulunman istendiğinde, karşı tarafın duymak istediğinden farklı bir söylemde bulunduğun için ciddiye alınmaman.
devamını gör...

sever, hem de çok sever demek istediğim başlık.

hatta yeri geldi mi kendinden de çok sever. tek kötü yanı çok çabuk sıkılır ilişkilerde yay burçları. ona ayak uyduramazsiniz, onu sıkarsanız geçmiş olsun bir ok gibi çıkar hayatınızdan. bu yüzden de bir yay burcuna ayak uydurmak diğer burçlara oranla daha zordur. hareketlidir, kıpır kıpırdır. özgürlük doğası gereği ruhunda olduğu için kısıtlanmayı sevmez.

yay burcu tarafından sevildiyseniz şanslısınızdır demektir. özgürlüğüne bu kadar düşkün bir burcun kendi hayatını bir başkası ile paylaşma cesaretini gösterip, tolerans sağlaması bile büyük bir başarı ve sevgi gösterisidir.

bu arada bilin bakalım kimin burcu da yay?
evet bu delinin*
devamını gör...

belki kitapların değil ama filmlerin en nefret edilen karakteri. ancak düşününce kendisinin çok da suçu olmadığı anlaşılıyor. gandalf, yüzüğü doğru kişiye emanet etmiştir. diğer karakterlerle yüzüğün arası nasıl bir bakalım:

-isildur, yüzüğü ateşe atamamıştır. sonunda yüzük tarafından öldürülmüştür.

-deagol ve smeagol yüzüğü görür görmez kavgaya tutuşmuştur ve smeagol gözünü kırpmadan yüzük için cinayet işlemiştir.

-bilbo, yüzüğü gördüğünde anında ceplemiştir. 111 yaşına geldiğinde ancak gandalf'ın zoruyla yüzüğü bırakmıştır ancak yıllar sonra bile keşke bir daha görebilsem demiştir.

-elrond'un divanı sırasında tüm ırkların temsilcileri yüzük için birbirine girmiştir.

-aragorn, gandalf, elrond kendilerini ele geçireceğini bildiğinden yüzüğe dokunmak istememiştir. elrond yüzüğün ayrıkvadi'de bile kalmamasını istemiştir. galadriel ise kendisine sunulan yüzüğü alırsa dönüşeceği kişiyle yüzleşmiş ve yüzüğü almayarak sınavını geçmiştir.

-boromir yüzüğü almaya çalışırken kısa süreliğine delirmiştir.

-saruman yüzüğü ele geçirmek için sauron'a bile kazık atmaya çalışmıştır.

-gollum seri boyunca yüzüğü tekrar ele geçirmek için entrikalar çevirmiştir. hatta yüzük için volkana atlamıştır. sadece kısa bir süreliğine yüzüğün yarattığı kişiliğinden kurtularak tekrar smeagol olmuştur.

-yüzükten en az etkilenen karakter olan samwise gamgee bile yüzüğü geri verirken bir an tereddüt etmiştir.

görüldüğü gibi yüksek elfler ve maia'lar bile yüzükten bu denli etkilenir ve korkarken frodo'nun biraz delirmesi çok normal. hatta en sonunda yüzüğü saklamak istemesi de çok normal. koskoca evrende tom bombadil harici yüzükten etkilenmeyen kimse yok, sadece samwise var azıcık etkilenen. zaten o da yardımcı yüzük taşıyıcısı. yani gandalf yüzüğü doğru kişilere emanet etmiştir ve frodo bu yüzden nefret edilesi bir karakter değildir.
devamını gör...

orhan için sürüklenen uğur'un ve uğur için sürüklenen onun p*z*v**i bekir'in hikayesidir.
yönetmeni ve senaristi (bkz: zeki demirkubuz) olan, 1997 yapımı , (bkz: kader(film))'in devamı olan ama daha önce çekilen film. demirkubuz, bekir (haluk bilginer)'in yusuf(güven kıraç)'a hikayeyi anlattığı yedi dakikalık tiradı kader'e çevirmiştir.

kader ve masumiyet ile ilgili aklımda kalanlar:

-masumiyet'te , uğur'un bekir'e "s****ne ulan, s****ne!" demesi ve kader'de uğur'un bekir'e "vursana ulan, vursana!" demesi.
-kader'de, uğur'un annesini or******la suçlaması ve o***pu olması.
-kader'de, uğur'un şehre geri döndüğünde dükkana gelip bekir'den para istemesi ve bekir'in bunu arkadaşlarına çarpıta çarpıta anlatması.
-masumiyet'te, son sahnede yaşlı adamın orhan'ın babası oldugunu görmemiz .
- masumiyet'te, eniştenin yusuf'a minnettar olması, yusuf'un ablasını dilsiz bırakması, eniştesi ablasına hakaret ederken ve döverken yusuf'un hiçbir sey demeden çantasını alıp gitmesi .
- masumiyet'te , yusuf "aşık oldum"diyince, uğur'un "kime ?" demesi ve yusuf'un "sana abla, kime olacak..." demesi .
- kader'de, bekir'in çocuğu ilaç beklerken bekir'in kars'a, uğur'un yanına gitmesi...

film hakkında fikrim:
oyınculukları beğendim, senaryo gerçekçi değil ve uçuktu. bekir'in yaşadığının da uğur'un yaşadığının da aşk olduğunu düşünmüyorum.
kader'de, izmir'den sahneler görünce mutlu oldum.
devamını gör...

bu hafta iyi yürüyüş yaptı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

inanılmaz bir yoğunluk vardı bugün. sıcaklardan büyük çoğunluğum erimiş olmakla birlikte kalan parçalarımı alıp biraz sahil havası aldım.

gündüz neydi öyle o sıcak. hele ki çarşıdaki insan yoğunluğu.
kedilerime kum, vantilatör ve künefe peyniri aldım. benim bayram hazırlığım bu kadar.

biraz yoğun geçecek gibi. benim için baya kalabalık bir bayram olacak yıllar yıllar sonra. bayram gelmedi ama ben havasına girdim, stresine de diyebiliriz tabi öhüm öhüm. annem, abim ve abimin kızı gelecek bir kaç zaman* kalacaklar. yalnızlığa alışmış bir insan için bu bir dram.

çayımı yudumlarken yarının planını yapıyorum. şimdiden sabah kahvaltısına ne hazırlasam stresi bastı püfff. neyse ben tatlış bir halayım bunu düşünerek konsantre olabilirim. yani umarım benim tatlış bir hala olduğumdan yeğenimin de haberi vardır. malum baba tarafına genelde mesefali olur insanlar. bizim durum da pek karışık mesafe baya fazladır diye tahmin ediyorum. ama şu bir kaç ay bu arayı kapatmak için iyi olacaktır diye düşünüyorum bir yandanda. bakalım yaşayıp göreceğiz.

canım vantilatörümü de alıp odama çıkayım. klima gelene kadar benim en yakın kankim bundan sonra kendileri. ona laf yok, ona saygı duyulacak, vantilatör bey diyeceksiniz ulan! sanırım çay bende kafa yaptı daha sakin içeceklere geçme vakti geldi. mesela bir kaç kutu bira. yok anasının nikahı artık. bıraktık bıraktık. dün gece kapanışı yaptık uzun bir süre de uzak kalacağız kendilerinden. 'tülayy evine dön' diye barıppp durmam umarım buralarda.

ben şimdilik kaçtım belkim yine gelirim ya da gelmem sağım solum belli olmaz benim. aman iyi be gidiyorum püfff.

iyi geceler demiş miydim? yoo banane sizin gecenizden hıh.
huzurlu geceler canlar. *
devamını gör...

polisi aramışlardır. daha ne yapsınlar. hiç kimse batman, süpermen gibi sosyal adaleti sağlamak zorunda değil.

ben günlük rutinimde yargıçlık yapmak zorunda değilim. gidip olayı anlayacağım, kavganın sebebini çözeceğim, sonra ayırmaya karar vereceğim, ayırırken bıçaklanıp ölmemeye gayret edeceğim, kendimi savunacağım, belki dayak yiyeceğim, belki kendimi korurken adamı yaralayıp ceza alacağım, hiç beni ilgilendirmeyen bir konu yüzünden başım ağrıyacak.

polisi ararım, alışverişimi yapar yoluma devam ederim.
devamını gör...

sık sık başıma gelen ama bertaraf ederek geri uyuduğum olay ya da sorunsallaşamayan sorunsaldır.

ay durun, eeeeesniyorum. neyse;

bu anlarda genelde, sözlük semalarında bir kara zebellah gibi dolaşırım ve bilumum sosyal medya hesaplarımdan, mesaj kutularıma dolan mesajları boşaltarak karşı tarafa günaydın derim.
ben uyandıysam herkes uyanmalı, nokta, bitti.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

3-5 yaş büyük - ki 5 yaştan sonrası bana zor gibi geliyor diye düşünerek acımasızlık mı yapıyorum bilmiyorum - ve "tesadüfen" olan durumları anlayışla karşılar herkes, neden karşılamasın? fakat kronik halde 15+ yaş büyük kadınlara aşık olma durumu varsa, buna başka başka sebepler sunmak yerine direkt cinsellik sebep desem ve haklı olsam ne olur? bence güzel olur. uğraşmayım, aşmıştır zaten bazı şeyleri, daha küçüklere göre daha az trip, naz yapar vs. bunlar altmetinde geçmiyorsa bu insan altmetnine bir daha baksın.
yoksa, kadın erkek fark etmez kaç yaşında olursak olalım bizden 20 yaş büyük birisi bize çok büyük bir insan yani en azından abla abi gibi gelmiyor mu? normal olabilir mi onca yaş büyük birisine yaşına yakın birisine aşık olduğun gibi aşık olmak.
kimse kusura bakmasın kadında da erkekte de bunca yaş farkı olup da aşık oldum diyene hıhı öyledir demekten kendimi alamıyorum.
yani, insanlar 30-40 yaşına gelince birden aşırı anlayışlı, olgun falan olmuyor.
devamını gör...

boğaziçi üniversitesi rektörü melih bulu'nun cumhurbaşkanı kararnamesi ile görevden alınması olayıdır. haber sitelerine az önce düştü.

buradan
devamını gör...

bisiklet veya motor sürüşleri sonucunda ortaya çıkabilen görüntüdür.

ya da sarhoş insanların yolunu bulamaması ve düzgün yürüyememesi sonucu ortaya çıkardıkları yürüyüş şeklidir.
"ben bir ayyaşım sekiz çizer ayaklarım..." demiş şarkıcı.

birçok anlamı bulunmaktadır.
bazen de verdiği sözü tutmayan insanların sözünde durmaması, yan çizmesi durumunda kullanılır.
(bkz: r yapmak)
devamını gör...

zeki insanlar geç uyur önermesini destekler nitelikte bir başlık. beni de aranıza alır mısınız? çünkü uyudum, uyandım.
devamını gör...

sen gücünün yettiğine böyle efelenirsen, sana gücü yetenler de böyle efelenir. sonra ‘ah vah’ desen ne olacak?
t: hakettiğini bulan adam.
devamını gör...

bir chimamanda ngozi adichie kitabıdır.

pen ödülü ve ulusal kitap ödülüdahil birçok ulusal ve uluslararası ödül kazanan ve booker gibi birçok ödüle de aday gösterilen feminist yazar chimamanda ngozi adichie'nin bir ted konuşmasının kitaplaştırılmış halidir.

chimamanda ngozi adichie küçük bir yaşta daha sonra bir uçak kazasında hayatını kaybeden bir arkadaşı kendisine feminist deyince öğrenir feminist sözcüğünün anlamını. sonra feminist olduğuna karar verir. ama tam da öyle bir feminist değil. önce mutlu bir feminist, sonra mutlu ve erkeklerden nefret etmeyen bir feminist, sonra da mutlu, erkeklerden nefret etmeyen ve kendisi için süslenen bir feminist.

elbette öfkeli aslında ama mücadelesini öfkeyle verme peşinde değil. ilkokulda en iyi notu almasına rağmen kız olduğu için sınıf başkanı yapılmadığı için öfkeli, nijerya'da ne zaman bir otele yalnız başına gitse seks işçisi olarak görüldüğü için öfkeli. ama tek isteği eşitlik. biyolojik farklılıkların farkında ama bu dönemde bunların önemsiz olduğunu da biliyor ve böyle bir mücadele vermek istiyor.

ben de chimamanda ngozi adichie ile aynı görüşteyim. hangi düşünceyi büyük bir öfkeyle savunursak o düşünce anlamını yitirmeye başlıyor. sanki ortada bir öfke var ve bunu dışa vurmak için bir düşünce kılığına bürünmüş gibi.

metin türkçe'ye çevrilmediği için başlığı ingilizce açtım. okumak ya da dinlemek isteyenler storytel'den de ulaşabilir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim