günün şiiri
yıllar geçmişse gözlerinin önünden..
ya ölüyorsundur..
ya da sürünüyorsun..
sonuna gelmişsen hayatının..
ne önemi var..
ne yaşadığının..
bir aciysa bunca yaşanan..
değer bilmez desinler..
zaten içi bomboştu dünyanın..
ya ölüyorsundur..
ya da sürünüyorsun..
sonuna gelmişsen hayatının..
ne önemi var..
ne yaşadığının..
bir aciysa bunca yaşanan..
değer bilmez desinler..
zaten içi bomboştu dünyanın..
devamını gör...
kekremsi bir tat denince akla gelen ilk şey
kediotu çayı.
devamını gör...
zamansal paradoks
geçmişe yapılacak bir yolculukta ortaya çıkacağı düşünülen, içinden çıkılması zor olan durum.
genel olarak zaman yolculuğunun matematiksel olarak mümkün olduğu, ancak geçmişe yolculuğun bazı paradokslar nedeniyle mümkün olamayacağı düşüncesi yaygındır. ancak paradoks denen durumların bir kısmına fiziksel çözümler getirmek de mümkündür. bunları anlatmaya çalışacağım.
teorik fizikçi kip thorne zaman paradokslarına fiziksel çözümler getirilebileceğini savunur. aşağıda yazacaklarım da bu görüşe ilişkin bazı detaylar.
1- ilk durumdaki hipotezler, geçmişin değiştirilmesi durumunda, geçmişini değiştiren kişiye ait bilgilerin bugünden de silinmesi nedeniyle, paradoksun hiç ortaya çıkamayacağını söyler. 1-2 örnek vereyim:
bunlardan belki de en basiti "kendi kendini iyileştirme hipotezi" denilen durum. buna göre bir kişi geçmişe dönüp günümüzdeki olayların gerçekleşmesini engellediğinde, bu olaylar gerçekleşemeyeceği için, zaman yolcusunun da geçmişe gitmesine gerek kalmayacaktır. bu da zaten paradoksal durumu kendiliğinden ortadan kaldıracaktır.
ilkine benzer bir durum da "yıkım sonucu hipotezi" ile ortaya çıkar. buna göre kişi geçmişe gidip mesela kendi dedesini öldürürse, kendisi de yok olacaktır. kişiye ilişkin bilgi ortadan kalkınca, dedenin ölümü de farklı bir sebepten dolayı gerçekleşir. böylece paradoks hiç ortaya çıkmamış olur.
2- ikinci durumdaki hipotezler, zaman makinesinin sadece belli bir ölçüde geriye gidebilmeyi sağlayacağını söyler. yani öyle doğumumuzdan önceye kadar gidip hayatımızı tamamen değiştirme şansımız zaten yoktur.
burada aslında şöyle bir fikir devreye girer; bizim "bugün" olarak bildiğimiz hallerimiz, gelecekteki hallerimizin geçmiş versiyonudur. ancak gördüğümüz kadarıyla o gelecekten kimse, bize bir zaman makinesi ile gelmiyor. bu durumda ya zaman makinesi hiçbir zaman icat edilemeyecek ya da icat edilecek ama belli bir noktadan daha geriye gitmesi mümkün olmayacak. big bang theory'yi izleyenler buna benzer bir konuyu hatırlayacaktır.
bu belki de "geçmiş - şimdi - gelecek aynı anda vardır ve evrene bakınca her yöne yayılmış olan tüm bu zamanları ve olayları gözlemleyebiliriz" diyen massachusetts institute of technology'den bazı bilim insanlarının teorileriyle birlikte incelenmelidir diye düşünüyorum. bunu merak edenler blok evren teorisini araştırabilir.
3- üçüncü durumda, geçmişin değiştirilebileceği, ancak bu durumda zamanda dallanmaların ortaya çıkacağı fikri hakimdir. yani siz geçmişe de gidebilirsiniz, dedenizi de öldürebilirsiniz. bunun sonucunda farklı bir evren ortaya çıkar ve dedenizin öldürüldüğü evren ile yaşadığı evrende farklı gerçeklikler hüküm sürer.
yine geçmişe giden bir kişi, hayatını değiştirmek istediği kişilerin kararları üzerinde dolaylı olarak etkili olup, yaşanacak olayların farklı şekilde yaşanmasına neden olabilir. geleceğe dönüş filmini izleyenler de bu konunun benzerini hatırlayacaktır.
ana başlıklar hemen hemen böyle olsa da, birbirinden farklı çözüm önerileri mevcut zamansal paradokslar için. teorik fizikçiler hâlâ bu konularla ilgili çözümler aramaya devam ediyor. belki ileride çok farklı hipotezler ortaya atılır ve bakış açımızı tamamen değiştirirler.
genel olarak zaman yolculuğunun matematiksel olarak mümkün olduğu, ancak geçmişe yolculuğun bazı paradokslar nedeniyle mümkün olamayacağı düşüncesi yaygındır. ancak paradoks denen durumların bir kısmına fiziksel çözümler getirmek de mümkündür. bunları anlatmaya çalışacağım.
teorik fizikçi kip thorne zaman paradokslarına fiziksel çözümler getirilebileceğini savunur. aşağıda yazacaklarım da bu görüşe ilişkin bazı detaylar.
1- ilk durumdaki hipotezler, geçmişin değiştirilmesi durumunda, geçmişini değiştiren kişiye ait bilgilerin bugünden de silinmesi nedeniyle, paradoksun hiç ortaya çıkamayacağını söyler. 1-2 örnek vereyim:
bunlardan belki de en basiti "kendi kendini iyileştirme hipotezi" denilen durum. buna göre bir kişi geçmişe dönüp günümüzdeki olayların gerçekleşmesini engellediğinde, bu olaylar gerçekleşemeyeceği için, zaman yolcusunun da geçmişe gitmesine gerek kalmayacaktır. bu da zaten paradoksal durumu kendiliğinden ortadan kaldıracaktır.
ilkine benzer bir durum da "yıkım sonucu hipotezi" ile ortaya çıkar. buna göre kişi geçmişe gidip mesela kendi dedesini öldürürse, kendisi de yok olacaktır. kişiye ilişkin bilgi ortadan kalkınca, dedenin ölümü de farklı bir sebepten dolayı gerçekleşir. böylece paradoks hiç ortaya çıkmamış olur.
2- ikinci durumdaki hipotezler, zaman makinesinin sadece belli bir ölçüde geriye gidebilmeyi sağlayacağını söyler. yani öyle doğumumuzdan önceye kadar gidip hayatımızı tamamen değiştirme şansımız zaten yoktur.
burada aslında şöyle bir fikir devreye girer; bizim "bugün" olarak bildiğimiz hallerimiz, gelecekteki hallerimizin geçmiş versiyonudur. ancak gördüğümüz kadarıyla o gelecekten kimse, bize bir zaman makinesi ile gelmiyor. bu durumda ya zaman makinesi hiçbir zaman icat edilemeyecek ya da icat edilecek ama belli bir noktadan daha geriye gitmesi mümkün olmayacak. big bang theory'yi izleyenler buna benzer bir konuyu hatırlayacaktır.
bu belki de "geçmiş - şimdi - gelecek aynı anda vardır ve evrene bakınca her yöne yayılmış olan tüm bu zamanları ve olayları gözlemleyebiliriz" diyen massachusetts institute of technology'den bazı bilim insanlarının teorileriyle birlikte incelenmelidir diye düşünüyorum. bunu merak edenler blok evren teorisini araştırabilir.
3- üçüncü durumda, geçmişin değiştirilebileceği, ancak bu durumda zamanda dallanmaların ortaya çıkacağı fikri hakimdir. yani siz geçmişe de gidebilirsiniz, dedenizi de öldürebilirsiniz. bunun sonucunda farklı bir evren ortaya çıkar ve dedenizin öldürüldüğü evren ile yaşadığı evrende farklı gerçeklikler hüküm sürer.
yine geçmişe giden bir kişi, hayatını değiştirmek istediği kişilerin kararları üzerinde dolaylı olarak etkili olup, yaşanacak olayların farklı şekilde yaşanmasına neden olabilir. geleceğe dönüş filmini izleyenler de bu konunun benzerini hatırlayacaktır.
ana başlıklar hemen hemen böyle olsa da, birbirinden farklı çözüm önerileri mevcut zamansal paradokslar için. teorik fizikçiler hâlâ bu konularla ilgili çözümler aramaya devam ediyor. belki ileride çok farklı hipotezler ortaya atılır ve bakış açımızı tamamen değiştirirler.
devamını gör...
boş bakınızı tanım diye vermek
tanım girebileceğiniz bkzlara tanım girin boş kalmasın. (bkz: seninki de dert mi)
devamını gör...
ülke bu haldeyken kuzenle evliliğe laf atan tipler
cok haklı tiplerdir. ulke sizin gibi kuzenine akrabalarina dayayan anadolu comarlari yuzunden bu halde zaten. dun antepte iskenceye ugrayan bebegin ebeveynlerinin akraba olduguna neredeyse eminim. sizin gibi gungormemis abazalar kuzenine kaldirdigi ve akilsizca uredigi icin anormal nesiller yetisiyor. sizler anormalsiniz. igrencsiniz. hem ozgurlukse ozgurluk degil mi? al ulan benimde fikrim bu. akraba evliligine karsiyim her firsatta da lafimi sayarim. yallah ensest porno izlemeye hade hade!
devamını gör...
şiirlerde sorulan en zor sorular
"ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
sevmek için güzele mi bakmalı?
çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?"
(bkz: victor hugo)
dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
sevmek için güzele mi bakmalı?
çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?"
(bkz: victor hugo)
devamını gör...
herr holz
pkk lı terörist kadınları öven, genellemeler yaparak bütün dindarlara sapık diyen yazar. ayrıca içindeki bu kürdistan aşkına rağmen gidip almanyada yaşaması ayrı bir merak konusudur.
eğer bir türk milliyetçisi iseniz tez vakitte sizi faşist ilan edecektir.
sözlük yönetiminin böyle saldırgan ve ayrıştırıcı söylemlerde bulunan kişilere tez vakitte müdahale etmesi dileğiyle.
(bkz: keşke varlığından haberdar olmasaydım dediğiniz insanlar)
eğer bir türk milliyetçisi iseniz tez vakitte sizi faşist ilan edecektir.
sözlük yönetiminin böyle saldırgan ve ayrıştırıcı söylemlerde bulunan kişilere tez vakitte müdahale etmesi dileğiyle.
(bkz: keşke varlığından haberdar olmasaydım dediğiniz insanlar)
devamını gör...
the legend of korra
sevmeyeni çok olan, avatar evreninden bir başka hikaye. diziye başladığım ilk andan itibaren korra'ya karşı kendimi oldukça yakın hissettim. atla'da olduğu gibi karakter gelişimleri çok iyi. daha iyi işlenebilecek noktalar vardı, daha detaya inilebilirdi. ancak ne olursa olsun, avatar korra'nın kişiliği çok doğaldı.
aynı aang gibi hatalar yaptı, yenildi ve gelişti. yine de aang'den oldukça farklı bir karakterin bu gelişimini görmek beni mutlu etti. atla bize avatarın nasıl olması gerektiğini öğretmişti ve şahsen ben kafamda bir avatar prototipi oluşturmuştum ki korra bu prototipin tam zıttı çıktı. aang mükemmel bir keşişti. fakat korra ruhani açıdan çok zayıftı ve zamanla onun ruhani uyanışını görmek güzeldi.
dizide en mutlu olduğum nokta, atla karakterlerinin soylarının nasıl ilerlediğini görmem oldu. ayrıca ilk avatar hikayesi mükemmeldi.
ikinci sezondan itibaren korra ve asami'nin birlikte olacaklarından emindim. son sahne mutlu etti. bir çocuk dizisi olduğu hesaba katılırsa ebeveynlerin tepkilerini çekmemek için son sahnede büyülü bir öpücük göremediğimizi düşünüyorum.
aynı aang gibi hatalar yaptı, yenildi ve gelişti. yine de aang'den oldukça farklı bir karakterin bu gelişimini görmek beni mutlu etti. atla bize avatarın nasıl olması gerektiğini öğretmişti ve şahsen ben kafamda bir avatar prototipi oluşturmuştum ki korra bu prototipin tam zıttı çıktı. aang mükemmel bir keşişti. fakat korra ruhani açıdan çok zayıftı ve zamanla onun ruhani uyanışını görmek güzeldi.
dizide en mutlu olduğum nokta, atla karakterlerinin soylarının nasıl ilerlediğini görmem oldu. ayrıca ilk avatar hikayesi mükemmeldi.
ikinci sezondan itibaren korra ve asami'nin birlikte olacaklarından emindim. son sahne mutlu etti. bir çocuk dizisi olduğu hesaba katılırsa ebeveynlerin tepkilerini çekmemek için son sahnede büyülü bir öpücük göremediğimizi düşünüyorum.
devamını gör...
claranın dağdan aşağı yuvarlanan tekerlekli sandalyesi
çocuğum olsa seveceğim kadar çok sevdiğim yazar.
yukarıdaki kızacaklar listesine beni eklemeyin, ben direkt bitiririm bu kızı üzeni.
yukarıdaki kızacaklar listesine beni eklemeyin, ben direkt bitiririm bu kızı üzeni.
devamını gör...
ağlama lan karı gibi diyen psikolog
cinsiyetçi ve etik değerlere sahip olmayan psikologtur. hemcinslerime karşı derin ön yargı besleyen, bize zerre faydası olamayacağını düşündüğüm kişidir.
devamını gör...
dede yadigarı olup hala saklanan şeyler
cep saati.
devamını gör...
bilemiyorum altan
mükemmelim. evet.
devamını gör...
teoman şarkılarından bir kuple
vura vura dip oldum
ona buna dert oldum
yana yana söndüm
çelindi gönlüm
yaşamadan öldüm
ona buna dert oldum
yana yana söndüm
çelindi gönlüm
yaşamadan öldüm
devamını gör...
ailenin en küçük çocuğu
en büyük çocuk olmaktan iyidir. birinin "evin büyüğü olacağıma köpeği olsaydım" dediğini duymuştum.
devamını gör...
kızılderililerin başlarına taktıkları tüy
bu durum aslında kabileden kabileye biraz farklılık gösteriyor. gerek takılan tüyler anlamında gerekse sembolize ettiği değer anlamında mevzu biraz karışık.* misal lakotalar'da ilk tanımda belirtildiği üzere savaşçı tüyü kazanılması gereken bir ongundur. tıpkı isim hakkı gibi ilk tüyün takılması da çok önemlidir ve merasimlerle kutlanır. amma velakin tüm kabile erkekleri savaşçıların taktıkları tüylerden takmaz. misal bazı yaşlı şamanlar baykuş tüyü takarlar ki, bu onların bilgeliğini sembolize eder. ancak onlarda ritüellerinde muhakkak kartal tüyü kullanırlar. bu tüylerin edinilmesinde ise kartal avcıları büyük rol oynar.
şuraya edward curtis'in çektiği bir kartal avcısı fotoğrafını iliştireyim;

ha keza apaçiler'de kartal tüyünü en yoğun takanlar savaşçılar değil şamanlardır. başlıkları kartal tüyünden olduğu gibi aynı zamanda asaları da kartal tüylüdür. çünkü kartal tüyünün hem şifa verdiğine hem de yaratıcı ile iletişim kurma noktasında etki icra ettiğine inanırlar. ayrıca bizim barış çubuğu olarak adlandırdığımız kızılderili pipoları genellikle lakotalar'da kartal tüyü ile süslenir. sebebi de şöyle açıklanmıştır;
kutsal pipo’nun sapının tömbeki basılan kafa
kısmına eklenen yerde 12 tane tüy vardır,
bu tüyle damalı kartalın tüyleridir.
bu tüyler yeryüzünde yaşayan bütün
kanatlı yaratıkları temsil eder.
onlar, sizlerin arasında, sizlerle birlikte yaşar.
her kim bu kutsal pipoyla kutsal ruha haber salarsa
bu alemde canlı yaşayan her ne var ona katılır.
bu kutsal pipoyu yakarışlarınızda kullanırsanız,
siz, bütün canlı varlıklarla her canlıya yakarmış olursunuz.
bu kutsal pipo sizi, bütün akrabalarınıza bağlar.
sizi atalarınızın atasına,
büyük annelerinizin büyük annesine götürür.
kutsal pipodaki kızıl taş, toprak anayı simgeler,
üzerinde yaşamakta olduğun toprak anayı.
kızıl topraklar üzerinde yaşayan
iki ayaklı yaratıklar da kızıldır
wakan tanka, sizin önünüze bir kızıl yol çizmiştir...
ed mcgaa / eagle man/ mother earth spirituality syf 3-5
yine güneş dansı yapan bazı dansçıların da farklı tüyler taktıkları bir vakıa. cheyenne'lerde ise massaum dansı yapan kızılderililerin kimi zaman daha fazla tüye sahip olduklarını görürsünüz. cheyenne başlığında yanlış hatırlamıyorsam biraz değinmiştim o konuya.
hülasa; genel olarak bir mertebe simgesi olsa dahi pek çok kabilede kullanımı farklılık göstermiş. kullanan kişi, nesne ve olaya göre değişiklik arzetmiştir.
şuraya edward curtis'in çektiği bir kartal avcısı fotoğrafını iliştireyim;

ha keza apaçiler'de kartal tüyünü en yoğun takanlar savaşçılar değil şamanlardır. başlıkları kartal tüyünden olduğu gibi aynı zamanda asaları da kartal tüylüdür. çünkü kartal tüyünün hem şifa verdiğine hem de yaratıcı ile iletişim kurma noktasında etki icra ettiğine inanırlar. ayrıca bizim barış çubuğu olarak adlandırdığımız kızılderili pipoları genellikle lakotalar'da kartal tüyü ile süslenir. sebebi de şöyle açıklanmıştır;
kutsal pipo’nun sapının tömbeki basılan kafa
kısmına eklenen yerde 12 tane tüy vardır,
bu tüyle damalı kartalın tüyleridir.
bu tüyler yeryüzünde yaşayan bütün
kanatlı yaratıkları temsil eder.
onlar, sizlerin arasında, sizlerle birlikte yaşar.
her kim bu kutsal pipoyla kutsal ruha haber salarsa
bu alemde canlı yaşayan her ne var ona katılır.
bu kutsal pipoyu yakarışlarınızda kullanırsanız,
siz, bütün canlı varlıklarla her canlıya yakarmış olursunuz.
bu kutsal pipo sizi, bütün akrabalarınıza bağlar.
sizi atalarınızın atasına,
büyük annelerinizin büyük annesine götürür.
kutsal pipodaki kızıl taş, toprak anayı simgeler,
üzerinde yaşamakta olduğun toprak anayı.
kızıl topraklar üzerinde yaşayan
iki ayaklı yaratıklar da kızıldır
wakan tanka, sizin önünüze bir kızıl yol çizmiştir...
ed mcgaa / eagle man/ mother earth spirituality syf 3-5
yine güneş dansı yapan bazı dansçıların da farklı tüyler taktıkları bir vakıa. cheyenne'lerde ise massaum dansı yapan kızılderililerin kimi zaman daha fazla tüye sahip olduklarını görürsünüz. cheyenne başlığında yanlış hatırlamıyorsam biraz değinmiştim o konuya.
hülasa; genel olarak bir mertebe simgesi olsa dahi pek çok kabilede kullanımı farklılık göstermiş. kullanan kişi, nesne ve olaya göre değişiklik arzetmiştir.
devamını gör...
200 tl ile sigara yakan ablalar
yakan ablalardan değil yaktıran abiden paranın kaynağını sorduğumuz gün güzel günler göreceğiz.
twitter.com/tele1comtr/stat...
twitter.com/tele1comtr/stat...
devamını gör...
erkekler kadınları neden zor anlıyor sorunsalı
erkekler net olmayı seviyor, kadınlar da çözülmeyi bekliyor.
devamını gör...
köylüleri küçük görmek
hoş olmayan böyle bir ayırımı yapanın, hayatın her alanında (şehirde veya köyde) insanların da var olduğunu, olacağını göremediğinden düşünemediğinden, ancak boş söylem ve davranışı ile kendini küçük düşürmesi olarak görülür.
devamını gör...
bir öğrencinin gece 12'de öğretmenine soru sorması
böyle saygısız, sevgisiz öğretmenler lütfen puanınız yetiyor diye öğretmen olmayın. insanlarla iletişim gerektirmeyen alanlara yönelin. gününüzün her anını öğrencilerle, sorularla kaplamanıza gerek yok ama sana soru soran bir öğrenciye böyle cevap veremezsiniz. en fazla sabaha saklar sabah cevap verirsin. ya da yumuşak bir dille * sınıf grubundan falan "sorularınızı daha müsait saatlerde atarsanız sevinirim." tadında bir mesajla halledebilirsin. zaten bitik olan eğitim sistemimizin dibini sıyırmayınız lütfen.
devamını gör...
kubbealtı lugatı
annem evde kitap okunmasini da istiflenmesini de sevmeyen bir kadın (esasında kitap sevmiyor) olduğu için evdeki tüm kitaplar koliler içinde garajda istiflenmiş duruyordu. ihtiyacımız oldukça almak için garaja inip yerine önceki kitabı bırakmak sureti ile eve yeni kitap sokabiliyorduk.
neyse ki geçen yaz patlayan su deposu sayesinde ıslanan koliler kendilerini koyvermiş kitaplar şu içinde yüzer hale gelmiş. bu duruma sevinen anneme gün doğmuş bunlar işe yaramaz kafasiyla çöpe attırmış. bu kadarla kalsa yine iyi... öğrendim ki canim annem evdeki üç ciltlik kubbealtı lügatini da 'kimin işine yarar bu?' deyip atmış.
bari iskenderiye hamamlarinda yaktırsaydın dedim öylece duruyor karşımda, halife ömer gibi kadin evlerden ocaklardan ırak.
neyse ki geçen yaz patlayan su deposu sayesinde ıslanan koliler kendilerini koyvermiş kitaplar şu içinde yüzer hale gelmiş. bu duruma sevinen anneme gün doğmuş bunlar işe yaramaz kafasiyla çöpe attırmış. bu kadarla kalsa yine iyi... öğrendim ki canim annem evdeki üç ciltlik kubbealtı lügatini da 'kimin işine yarar bu?' deyip atmış.
bari iskenderiye hamamlarinda yaktırsaydın dedim öylece duruyor karşımda, halife ömer gibi kadin evlerden ocaklardan ırak.
devamını gör...