ateizm derneği'nin mehmet boynukalın'a teşekkür etmesi
hep derim, yine diyeceğim. ben 91 doğumlu bir vatandaşım. yazları kuran kursuna giderdim, gecekondu mahallesinde büyüdüm, en çok sevdiğim şey ramazan ayında teravih namazına gitmektir, dini konulara her zaman meraklıyım, severim, açıkçası maneviyatla ilgili ergenlik dışında bir derdim olmadı. ancak bu adamlar beni dinden imandan çıkardı artık. tesettürlü kadın gördüğümde bile hınçla doluyorum. annem hep yazma örterdi, anneannem babaannem falan hep kapalı yani. ama bakın gerçekten ben bile bu hale geldim. dine, inanca en büyük zararı bu herifler verdi ülkede. belki kula bakıp allah'ı suçlamak oluyor bu, yanlış ama hakikaten içimden hiçbir şey gelmiyor. camiye gittiğimde ben bu adamların siyasi propagandasını duymak istemiyorum. bunlar bitmezse müslümanlık bitecek bu ülkede. kendi güruhlarının zaten ne halt olduğu belli, hepsi kürşat gibi. ay çok küfredesim geldi. alüminyum hepsinin.
devamını gör...
ipsiz sapsız tayfanın yaptığı meslekler
güvenlik görevlisi olmaktır. evvela yerel yönetimler, üzerine de kamu yönetimini bitirdim. hali hazırda okuduğum bir bölüm daha mevcut. ipsiz ve de sapsız herifin tekiyim. ne yapalım?
devamını gör...
ivan ilyiç'in ölümü
ölüm döşeğinde olan bir adamın, fiziksel acılarından ziyade hayatını boşa geçirdiğini düşünmesi sonucu çektiği ruhsal acılarının, sevdiği insanların sağlıklı hallerini içten içe kıskanmasının ve ölüm korkusu nedeniyle yaşadığı ızdırabın anlatıldığı tolstoy romanıdır.
devamını gör...
suç olmadığı halde yaparken öyle hissettiren durumlar
hiçbir tanıdığı olmayan residance insanı olma özgürlüğüne eriştiğim vakit tedavülden kalkacak şeyleri okuduğum başlık.
mahalle bakkalı, berberi baskısı bi'bitsin artık, kısmen değil tamamen modernleşme. her alanda modernleşme. selam verdiğine mecbursun zihniyeti beni de sıktı.
mahalle bakkalı, berberi baskısı bi'bitsin artık, kısmen değil tamamen modernleşme. her alanda modernleşme. selam verdiğine mecbursun zihniyeti beni de sıktı.
devamını gör...
güldünya tören
güldünya tören yirmi iki yaşındaydı iki bin dört yılında. ve güldünya içinde bulunduğumuz bu yılda hala yirmi iki yaşında. ben otuz dokuz yaşıma geldim aynı sene doğduğum güldünya’nın mezar taşında yazan yaşı hiç değişmediği halde.
kim güldünya tören? bunu herkese, sözlük ahalisine hatırlatmak hep aklımdaydı. bugün karar verdim bunu yapmaya. güldünya töre adı altında öldürülen bir kadın. koca bir ülke onu koruyamayarak başladık kadınların cehennemini inşa etmeye.
güldünya bir akrabasının tecavüzüne uğrayıp hamile kalınca aşiret toplanıp onu başka bir adama kuma olarak verip beyazötesi namuslarını muhafaza etmeye karar verir. çünkü belli ki suçlu olan ona tecavüz eden ilkel yaşam formu değildir.
güldünya karakter sahibi bir insan olduğu ya da sadece insan olduğu için bunu kabul etmez. bir akrabasına sığınır, çocuğunu doğurur ve evlatlık verir.
ama ailenin abdesti kaçmıştır bir kere. kardeşleri güldünya’yı sokak ortasında kurşunlar. ölmez yaşıtım. hayatta kalır, çünkü haklıdır, çünkü masumdur, çünkü insandır. ama insan olmak doğanın ve devletin gözünde hayatta kalmak için yeterli değildir. kardeşlerinden biri hastaneye gelir. koruma altında olan kadını hastanede vurup öldürür. güldünya’yı herkes yalnız bırakmıştır çünkü.
güldünya bedeninde kurşun delikleri ile yatarken bir cani tarafından kurşunlanır yeniden. ben hissettim bütün acılarını bedenimde. bu haberi izlediğimde kendimi tutamadığımı, ne kadar aciz bir insan olduğumu, ne kadar zavallı olduğumu düşündüm. hüngür hüngür ağladım. güldünya’yı öldürenler arasında ben de vardım. belki bu konuyla hiç ilgim yok, belki benden kilometrelerce uzakta işlendi bu cinayet ama ben de sorumlu hissettim yaşıtıma karşı.
sonra güldünya unutuldu. birkaç cinayet daha işlendi bu konuda. önce tecavüzcü güldünya’nın babası tarafından vuruldu, sonra güldünya’yı öldüren kardeşi öldü hapishanede.
güldünya’nın cenaze namazı dokuz yıl sonra ben artık otuzlu yaşlarıma adım atmışken, o hala yirmi iki yaşındayken kılındı. çünkü aileler bir konferans salonunda öpüşüp barışmış ve töre cinayetlerine bir son vermeye karar vermişti.
güldünya, bir erkek tarafından ölüme sürüklendi, bir erkek tarafından mahkum edildi, kapıda bekleyen üniformalı erkekler tarafından ihmal edildi, bir erkek tarafından öldürüldü ve birbirinin sırtını sıvazlayıp barışan erkekler tarafından affedildi.
güldünya’yı unuttukça da bize hatırlattılar başka isimler altında. biz unuttukça hatırlatmaya devam edecekler. tarihe not düşüyorum. unutturmayacağım.
kim güldünya tören? bunu herkese, sözlük ahalisine hatırlatmak hep aklımdaydı. bugün karar verdim bunu yapmaya. güldünya töre adı altında öldürülen bir kadın. koca bir ülke onu koruyamayarak başladık kadınların cehennemini inşa etmeye.
güldünya bir akrabasının tecavüzüne uğrayıp hamile kalınca aşiret toplanıp onu başka bir adama kuma olarak verip beyazötesi namuslarını muhafaza etmeye karar verir. çünkü belli ki suçlu olan ona tecavüz eden ilkel yaşam formu değildir.
güldünya karakter sahibi bir insan olduğu ya da sadece insan olduğu için bunu kabul etmez. bir akrabasına sığınır, çocuğunu doğurur ve evlatlık verir.
ama ailenin abdesti kaçmıştır bir kere. kardeşleri güldünya’yı sokak ortasında kurşunlar. ölmez yaşıtım. hayatta kalır, çünkü haklıdır, çünkü masumdur, çünkü insandır. ama insan olmak doğanın ve devletin gözünde hayatta kalmak için yeterli değildir. kardeşlerinden biri hastaneye gelir. koruma altında olan kadını hastanede vurup öldürür. güldünya’yı herkes yalnız bırakmıştır çünkü.
güldünya bedeninde kurşun delikleri ile yatarken bir cani tarafından kurşunlanır yeniden. ben hissettim bütün acılarını bedenimde. bu haberi izlediğimde kendimi tutamadığımı, ne kadar aciz bir insan olduğumu, ne kadar zavallı olduğumu düşündüm. hüngür hüngür ağladım. güldünya’yı öldürenler arasında ben de vardım. belki bu konuyla hiç ilgim yok, belki benden kilometrelerce uzakta işlendi bu cinayet ama ben de sorumlu hissettim yaşıtıma karşı.
sonra güldünya unutuldu. birkaç cinayet daha işlendi bu konuda. önce tecavüzcü güldünya’nın babası tarafından vuruldu, sonra güldünya’yı öldüren kardeşi öldü hapishanede.
güldünya’nın cenaze namazı dokuz yıl sonra ben artık otuzlu yaşlarıma adım atmışken, o hala yirmi iki yaşındayken kılındı. çünkü aileler bir konferans salonunda öpüşüp barışmış ve töre cinayetlerine bir son vermeye karar vermişti.
güldünya, bir erkek tarafından ölüme sürüklendi, bir erkek tarafından mahkum edildi, kapıda bekleyen üniformalı erkekler tarafından ihmal edildi, bir erkek tarafından öldürüldü ve birbirinin sırtını sıvazlayıp barışan erkekler tarafından affedildi.
güldünya’yı unuttukça da bize hatırlattılar başka isimler altında. biz unuttukça hatırlatmaya devam edecekler. tarihe not düşüyorum. unutturmayacağım.
devamını gör...
sinema-tv kulübü
herkese iyi akşamlarr! kulübümüzün genel olarak toplantısını yapmış bulunuyoruz. katılımın fazla olması beni çok sevindirdi öncelikle üyelerimize teşekkür ediyorum. sevgili üyelerimizin birr sürü çok güzel fikirlerini önerilerini dinledik hep beraber, çok da güzel sohbet geçti diye düşünüyorum. yeni fikirler ve önerilerle sizleri de kulübümüze dahil etmeyi düğünüyoruz. katılmak isteyen üyelerimizi her zaman bekliyorum.
devamını gör...
ezginin günlüğü
bugünün şarkısı :
...
"kar yağıyor bu gece,
öyle beyaz ki şehir.
anlamak bir ömür sürer
hayat niye kirlenir?"
...
...
"kar yağıyor bu gece,
öyle beyaz ki şehir.
anlamak bir ömür sürer
hayat niye kirlenir?"
...
devamını gör...
işsizlik oranı
tüik, işsiz tanımını “referans dönemi içinde istihdam halinde olmayan (kâr karşılığı, yevmiyeli, ücretli ya da ücretsiz olarak hiçbir işte çalışmamış ve böyle
bir iş ile bağlantısı da olmayan) kişilerden iş aramak için son üç ay içinde iş arama
kanallarından en az birini kullanmış ve 2 hafta içinde işbaşı yapabilecek durumda olan
tüm kişiler işsiz nüfusa dahil etmiştir. ayrıca, üç ay içinde başlayabileceği bir iş bulmuş ya da kendi işini kurmuş ancak işe başlamak ya da işbaşı yapmak için çeşitli eksikliklerini tamamlamak amacıyla bekleyenlerden, 2 hafta içinde işbaşı yapabilecek kişiler de işsiz nüfus kapsamına dahil edilmiştir”.
detaylı bilgi için buradan
bir iş ile bağlantısı da olmayan) kişilerden iş aramak için son üç ay içinde iş arama
kanallarından en az birini kullanmış ve 2 hafta içinde işbaşı yapabilecek durumda olan
tüm kişiler işsiz nüfusa dahil etmiştir. ayrıca, üç ay içinde başlayabileceği bir iş bulmuş ya da kendi işini kurmuş ancak işe başlamak ya da işbaşı yapmak için çeşitli eksikliklerini tamamlamak amacıyla bekleyenlerden, 2 hafta içinde işbaşı yapabilecek kişiler de işsiz nüfus kapsamına dahil edilmiştir”.
detaylı bilgi için buradan
devamını gör...
#ülkemdemülteciistemiyorum
twitter'da hızlı bir şekilde gündem olan tag. bu işin sonunun pek iyi yere gittiğini düşünmüyorum. türk insanının yapısı, çığırdan çıkan göç sorunu, mültecilerin son zamanlardaki agresif tavırları ve son olarak da afgan göçü. olayların sonu 6-7 eylül olayları gibi bir yere çıkacak gibi. devlet bu göç dalgasına bir son vermeli ve ülkenin bozulmaya başlayan demografik yapısını düzeltmek adına bir şeyler yapmaya başlamalı.
devamını gör...
dalkavuknâme
samsatlı lukianos tarafından yunanca kaleme alınan ve asıl adı peri parasitou (asalak hakkında) olan bu eser kaynaklarda çok az geçmektedir. ingilizce çevirisi the prasite olan bu eser türkçe'ye vasilaki vuka tarafından dalkavuknâme adıyla çevrilmiştir. esere ayrıca tercüme-i letâfet âsâr der ta'rif-i san'at-ı dalkavukân-ı şöhret-şiâr adı da verilmiştir.
kitabın birçok ismi arasında çok fazla kaybolmadan içeriğine geçersek hiciv ustamız loukianous dalkavukluğu bir dalkavuğun dilinden övgüler ile anlatıyor. kitap,kahramanlarımız kârdan ve firuz arasındaki diyaloglardan oluşuyor. yazar, dalkavukluk sanatının önemini ve inceliklerini açıklıyor. överek ince mesajlarla yeriyor aslında.
kitaptaki firuz karakteri olan dalkavuk lokionos'un sözcüsü konumunda yer alıyor ve felsefecilere ve hatiplere yönelik sert eleştirilerini dile getiriyor.
eser, aslında 2. yy da yaşayan lokianous'un çok bilinmeyen bir eseri. o dönemde yazılan bu eser ancak osmanlı devleti zamanında tercüme edilmiş ve tercüme edilme süreci de bir hayli tuhaf. eseri tercüme ederken yazarın üslubunu bozmamaya çalışarak bazı noktalar islam milletine uymadığı gerekçesi ile çıkarılmış ve değiştirilmiş.
mesela mübâriz* ve bahadır, harp aletleri olmaksızın, tüccar sermayesiz, ağaç meyvesiz ve alameti güzellik olan sevgili süssüz haliyle eksiktir. aynı şekilde ikbâl sahibinin de dairesinde dalkavukları olmadıkça yücelik ve haşmette kusur ve noksanı var demektir. ve o dairenin süsten ve gösterişten uzak olacağı bellidir.
kitabın birçok ismi arasında çok fazla kaybolmadan içeriğine geçersek hiciv ustamız loukianous dalkavukluğu bir dalkavuğun dilinden övgüler ile anlatıyor. kitap,kahramanlarımız kârdan ve firuz arasındaki diyaloglardan oluşuyor. yazar, dalkavukluk sanatının önemini ve inceliklerini açıklıyor. överek ince mesajlarla yeriyor aslında.
kitaptaki firuz karakteri olan dalkavuk lokionos'un sözcüsü konumunda yer alıyor ve felsefecilere ve hatiplere yönelik sert eleştirilerini dile getiriyor.
eser, aslında 2. yy da yaşayan lokianous'un çok bilinmeyen bir eseri. o dönemde yazılan bu eser ancak osmanlı devleti zamanında tercüme edilmiş ve tercüme edilme süreci de bir hayli tuhaf. eseri tercüme ederken yazarın üslubunu bozmamaya çalışarak bazı noktalar islam milletine uymadığı gerekçesi ile çıkarılmış ve değiştirilmiş.
mesela mübâriz* ve bahadır, harp aletleri olmaksızın, tüccar sermayesiz, ağaç meyvesiz ve alameti güzellik olan sevgili süssüz haliyle eksiktir. aynı şekilde ikbâl sahibinin de dairesinde dalkavukları olmadıkça yücelik ve haşmette kusur ve noksanı var demektir. ve o dairenin süsten ve gösterişten uzak olacağı bellidir.
devamını gör...
bir anda 700 tanım giren normal sözlük yazarları
devamını gör...
üfürükçüye 700 bin tl kaptırmak
üfürükçüye helal olsun diyorum artık.
en azından bu girenden sonra cin "yerim dar geldi" deyip çıkmıştır.
izmir’de yaşayan 21 yaşındaki 'üfürükçü', 'sende cin var' dediği kadını ve babasını yaklaşık 700 bin lira dolandırdı. elde ettiği yaklaşık 700 bin lirayı bahis sitelerinde kaybettiği ortaya çıkan şüpheli, 10 yıl hapis cezası aldı.
izmir’in aliağa ilçesinde yaşayan ve çevresinde 'üfürükçü' olarak tanınan ismail k. (21) iddialara göre, market işleten ve akrabası olan h.ç.’ye giderek psikolojik sorunları olan kızı v.ç.’ye yardımcı olabileceğini söyledi. h.ç.’ye “kızında cin var” dediği iddia edilen ismail k., dua okuma bahanesi ile ailenin evine zaman zaman giderken, bu durumun iyi geldiğini ve ilaç kullanmayı bıraktığını söyleyen v.ç. ise üfürükçü ismail k.'nın her dediğine inanmaya başladı.
bu süre zarfında v.ç.’den 15 bin liranın üzerinde para alan ismail k., sohbet esnasında evde yüklü miktarda altın olduğunu öğrenince altınların olduğu çantanın peşine düştü. v.ç.’nin gösterdiği yerden aralıklarla yaklaşık 700 bin liralık altın alan ismail k.'nın daha sonra bu paraları bahis sitelerinde kaybettiği ortaya çıktı.
'altınları şeytan aldı'
bir süre sonra altınların yerinde olmadığını fark eden h.ç., ismail k.'den “altınları şeytanlar aldı ama ben geri getireceğim” cevabını aldı. aileye bir çanta veren ve açmamalarını söyleyen ismail k., iddialara göre; “büyü bozulmasın diye çantayı 15 gün okuyup, üfleyin. sonra açacağız” dedi. bu süreçte gerçeğin ortaya çıkacağını anlayan ismail k., veda mektubu yazıp, “amcam sana üzülme diye yalan söyledim. hakkınızı helal edin. bu kağıdı okuyorsanız ben ölmüşüm demektir. sizden son isteğim aileme bu durumu birazcık hatırım varsa anlatmayın. benim acım onlara yetecek zaten” dedi. bu mektup üzerine dolandırıldıklarını anlayan h.ç. akrabası ismail k.'den şikayetçi oldu.
şikayetin ardından hazırlanan iddianame karşıyaka 2. ağır ceza mahkemesi tarafından kabul edildi. mahkemedeki ifadesinde suçunu inkar eden ismail k., “h.ç., bahis oynamam için para verdi ama oğullarının korktuğu için benden bir kağıt yazmamı istedi. kağıdı yazdıktan bir gün sonra şikayetçi olmuşlar” dedi.
'evliya ile haşır neşirim'
mağdur h.ç. ise “ismail k., köyde çocuklara ve hasta kadınlara dua okuyordu. kendisi bana ‘ben aziz mahmut hüdai diye bir evliya var. onla haşır neşir oluyorum. ablamın okunması lazım’ dedi. bu altınların bir kısmı benim, birazı iki oğlumundu. ben hayatımda hiç kumar oynamadım” diye konuştu.
mahkeme heyeti, ismail k.'yi“dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle nitelikli dolandırıcılık” suçundan 10 yıl hapis ve 87 bin 500 lira adli para cezasına mahkum ederek tutuklanmasına karar verdi.
buradan
en azından bu girenden sonra cin "yerim dar geldi" deyip çıkmıştır.
izmir’de yaşayan 21 yaşındaki 'üfürükçü', 'sende cin var' dediği kadını ve babasını yaklaşık 700 bin lira dolandırdı. elde ettiği yaklaşık 700 bin lirayı bahis sitelerinde kaybettiği ortaya çıkan şüpheli, 10 yıl hapis cezası aldı.
izmir’in aliağa ilçesinde yaşayan ve çevresinde 'üfürükçü' olarak tanınan ismail k. (21) iddialara göre, market işleten ve akrabası olan h.ç.’ye giderek psikolojik sorunları olan kızı v.ç.’ye yardımcı olabileceğini söyledi. h.ç.’ye “kızında cin var” dediği iddia edilen ismail k., dua okuma bahanesi ile ailenin evine zaman zaman giderken, bu durumun iyi geldiğini ve ilaç kullanmayı bıraktığını söyleyen v.ç. ise üfürükçü ismail k.'nın her dediğine inanmaya başladı.
bu süre zarfında v.ç.’den 15 bin liranın üzerinde para alan ismail k., sohbet esnasında evde yüklü miktarda altın olduğunu öğrenince altınların olduğu çantanın peşine düştü. v.ç.’nin gösterdiği yerden aralıklarla yaklaşık 700 bin liralık altın alan ismail k.'nın daha sonra bu paraları bahis sitelerinde kaybettiği ortaya çıktı.
'altınları şeytan aldı'
bir süre sonra altınların yerinde olmadığını fark eden h.ç., ismail k.'den “altınları şeytanlar aldı ama ben geri getireceğim” cevabını aldı. aileye bir çanta veren ve açmamalarını söyleyen ismail k., iddialara göre; “büyü bozulmasın diye çantayı 15 gün okuyup, üfleyin. sonra açacağız” dedi. bu süreçte gerçeğin ortaya çıkacağını anlayan ismail k., veda mektubu yazıp, “amcam sana üzülme diye yalan söyledim. hakkınızı helal edin. bu kağıdı okuyorsanız ben ölmüşüm demektir. sizden son isteğim aileme bu durumu birazcık hatırım varsa anlatmayın. benim acım onlara yetecek zaten” dedi. bu mektup üzerine dolandırıldıklarını anlayan h.ç. akrabası ismail k.'den şikayetçi oldu.
şikayetin ardından hazırlanan iddianame karşıyaka 2. ağır ceza mahkemesi tarafından kabul edildi. mahkemedeki ifadesinde suçunu inkar eden ismail k., “h.ç., bahis oynamam için para verdi ama oğullarının korktuğu için benden bir kağıt yazmamı istedi. kağıdı yazdıktan bir gün sonra şikayetçi olmuşlar” dedi.
'evliya ile haşır neşirim'
mağdur h.ç. ise “ismail k., köyde çocuklara ve hasta kadınlara dua okuyordu. kendisi bana ‘ben aziz mahmut hüdai diye bir evliya var. onla haşır neşir oluyorum. ablamın okunması lazım’ dedi. bu altınların bir kısmı benim, birazı iki oğlumundu. ben hayatımda hiç kumar oynamadım” diye konuştu.
mahkeme heyeti, ismail k.'yi“dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle nitelikli dolandırıcılık” suçundan 10 yıl hapis ve 87 bin 500 lira adli para cezasına mahkum ederek tutuklanmasına karar verdi.
buradan
devamını gör...
birden fazla üniversite deneyimi
3 üniversite mezunu ve 6 üniversiteye kayıt olmuş biri olarak bağımlılık yapan bir eylem olduğunu söylemeliyim.
devamını gör...
düşün ki tanrı bunu okuyor
allah,şimdi şeytanla bahse giren sen, cehennemde yanan kim? biz. bu mu adalet?
zeus, kır dizini otur. hareket eden her varlıktan çocuk yapmak ne? sapık bunak!
ra, yazları bir tık güneşi kıssan küresel ısınma aldı başını gitti...
brahma, bu kadar tanrı popülasyonu içinde aşiret gibisiniz.
odin , doğu perinçek sizin sülaleden olduğunu iddia ediyor ne diyorsun?
(bkz: doğu perinçek'in viking tanrısı odin'in kendi aşiretinden olduğunu iddia etmesi)
zeus, kır dizini otur. hareket eden her varlıktan çocuk yapmak ne? sapık bunak!
ra, yazları bir tık güneşi kıssan küresel ısınma aldı başını gitti...
brahma, bu kadar tanrı popülasyonu içinde aşiret gibisiniz.
odin , doğu perinçek sizin sülaleden olduğunu iddia ediyor ne diyorsun?
(bkz: doğu perinçek'in viking tanrısı odin'in kendi aşiretinden olduğunu iddia etmesi)
devamını gör...
içişleri bakanlığı'nın bolu belediyesi'ne soruşturma açması
keşke elin mültecisini korumak yerine, kendi vatandaşı, geleceği, en kıymetli hazinesi olan kadınları korumak için bu kadar çaba gösterseler. nerede boş beleş iş var onun peşindeler. elin afgan iti 17 yaşında gencecik bir fidanın aylarca ölmeyi beklemesine sebep oldu, çıkıp da demediler ki biz bu itleri geri göndereceğiz, bunu yapan iti geldiği yere geri gönderip kaderine terk edeceğiz. ne lan bu mülteci sevicilik?
devamını gör...
sevgisiz büyümüş insan
yarım kalmıştır. hayatı boyunca bu yarımlığın ne olduğunu bilmeden onu doldurmaya çalışır.
devamını gör...



