sabahları çorba içmek bana hep rahmetli dedemi hatırlatıyor.

dedem her sabah saat 6 gibi uyanır, bir güzel tıraşını olur ve anneannemin ona çorba pişirmesini beklerdi. bu dediğim yaklaşık 18 sene evvel oluyor tabii, ben de küçük olduğum için onlarla birlikte uyanırdım, oturup karşılıklı çorba içerdik. karşılıklı dediysem de yere otururduk.

tıraşını olurken onu izlemeyi çok severdim. yere gazete serip bir tane minderin üzerine otururdu. tıraş sabunu vardı bir tane, arko idi sanırım markası ama belki de başkadır, anımsayamıyorum şimdi. metal bir tas vardı, içine sıcak suyunu anneannem çaydanlıkla getirip doldururdu. küçük bir aynanın karşısına oturup güzel güzel tıraş olurdu. tıraş bittikten sonra o gazete toplanır, yerine yer sofrası serilir ve metal kaselerin içinde çorbalar gelirdi. öyle severdim ki onlarla birlikte sabahın köründe çorba ile kahvaltı yapmayı. zaman çok hızlı geçiyor gerçekten.
devamını gör...

problem iyilikte.. zor ulasiliyor..ne karakterler telef oldu..
devamını gör...

sarı gelin yorumunu dinlemeden ölmeyin.

devamını gör...

güzel dostlarımız afiyetle yiyin bol bol oynayın.
devamını gör...

adana'nın meşhur yemeklerinden biridir.
devamını gör...

gerçekten merak ediyorum, ajda pekkan'ın sesinin en güzel olduğu dönemde yorumladığı bu parçayı göksel hanım neyin gazına gelip de söyleme cesaretinde bulunmuş? yani tamam dinliyorum, fena değil iyi hatta göksel ama ajda su gibi akıyor yahu!
devamını gör...

mezun olduğum alanda yüksek lisans yapmak istiyorum.
devamını gör...

yazmak, derdini anlatmanın biçimi, yazının biçimini de ne anlatacağın şekillendiriyor. palto, burun gibi eserlerinde derdini anlatmak için kullandığı absürt dil, mufettiş metninden ne kadar farklı. sanki kendi derdinde derinleştikçe, anlatmak için seçtiği dil de gerçeklerden o kadar kopmaya ve bir anlamda uçmaya başlıyor. ve tabiki gogol' un sonu, ne kadar trajik ve saçma. kendi derdinde kaybolan ve bunu anlatamayan güzel biri.
devamını gör...

aceleci davranıp kendini saçma sapan bir yerde konumlandırdığın ya da tam tersi viraja yavaş girip karşıdan beklenmedik bir darbe aldığından,kendini küçümseyip hiçbir şeyin iyisini hak etmediğini düşündüğünden olmuyor.

hep en kötüsünü düşünüp,o kötüyü çağırdığın için olmuyor ve bu böyle devam ederse de..
olmayacak.
devamını gör...

yahya ve isa devirlerinde israil kralı olan antipas'ın yeğeni, antipas'ın annesi herodya ile evlendiği için de aynı zamanda üvey kızıdır.

salome kendisini her defasında reddetmiş (yaş farkı?,salomenin çocukça davranışları?) olan hz. yahya'ya olan takıntı derecesine varmış olan aşkı ile bilinir.

rivayet odur ki, salome, üvey babası aynı zamanda sıkı (o dönemin süper gücü) roma hayranı olan herodes antipas'ın verdiği bir doğum günü kutlamasında, çoğu roma'lı olan konuklara roma stilinde bir dans sergilemiştir.
salomenin hafif erotik bu dansını konukların çok beğenmesi üzerine, kendisinin artık roma'lıların gözüne iyice girdiği kanaatine varmış olan ve aşka gelen antipas'ın kendisinden ne isterse istesin yerine getireceğini sorması üzerine salome, yahya'nın kafasını istemiştir.

bununla birlikte, antipas'ın gittikçe kötüleşen yaşam şartları dışında bir yandan yahudi din adamlarının kendisini destekler görünseler de alttan alttan homurdanmaları, hem de vaftizci yahya'nın kendisini ve roma'yı halka karşı açıkça hedef göstermesinden dolayı tahtının epey bir sallandığını düşünüldüğünde, hem roma'yı hem de yahya'nın ortaya çıkış yılı birlikte kendisi gibi büyük bir itibar kaybı içine düşmüş yahudi din adamlarını memnun etmek ayrıca krallığının dayanağı gördüğü romanın gözünde ekstra bonus puanlar kazanmak için, yahya'yı bilerek ve kendi planı dahilinde öldürttüğü daha akla yatkın bir ihtimaldir.

öyle ya... söz konusu cinayetin salome'nin tutkulu aşkından dolayı işlendiğinin düşünülmesi, hem yahya'ya ''müjdeleyici'' gözüyle bakan halkın tepkisini salome'ye yönlendirecek hem de cinayetin arkasındaki gerçek siyasi nedenleri gölgeleyecektir.

bütün bunların ışığında yahya'ya köpek gibi aşık olan salome'nin yahya gibi üvey babasının kurbanlarından biri ve suçsuz olduğu söylenebilir.

şu meşhur erotik ''yedi şal'' meselesine gelince:

''yedi şal'' dansı aslında bir roma dansı olup bugünün popüler disco danslarıyla karşılaştırılabilir. tıpkı bugün olduğu gibi o dönemlerde de, kimilerinin çok beğendiği popüler bir dans olarak görülürken, kimileri de kadınların orasını burasını sallayarak kendilerini teşhir ettiği ''ahlaksızlık kokan'' bir dans olduğu düşüncesiydi.
ayrıca dönemin yakuboğulları kavmi arasında her türlü dedikodunun ortalıkta dolaşıyor olduğunu ve tıpkı üvey babası antipas gibi roma kültürüyle yetişmiş olan salomeye sıradan halktan insanların bu gibi yakıştırmaları rahatlıkla yapabileceğini de unutmamak gerekir.
kaldı ki tarihin her döneminde ve dünyanın her yerinde kraliyet üyeleri hakkındaki dedikodular asla bitmemiştir.(örn:(gbkz: britanya))

''yedi şal '' olayı bir safsatadır demeyelim ama büyük ölçüde çok sonraları oscar wilde isimli sarhoş bir şairin muhtemelen fazla alkol ,esrar artı frenginin etkisiyle abarttığı bir efsaneden başka birşey değildir.

işin özeti: yahya siyasi hesaplar sonucu başını vermiş suç salome'nin üzerine yıkılmıştır

ayrıca, salome dördüncü evliliğini yaptığı aristobul'un o dönemin roma imparatoru nero tarafından nikopolis (bugünkü sivas koyulhisar) krallığına atanması nedeniyle nikopolis kraliçeliği de yapmıştır.

kimileri salome'nin eski putperest gelenekleri yaşatmaya çalışan ''iştar'' tapınağının bir mensubu olduğunu savunsalar da,sözkonusu tarikatın kendisinden yüzyıllar önce kaybolduğu gözönüne alındığında bu sav oldukça gerçekdışı durmaktadır.
devamını gör...

"ula bu olay yöneticileri* size n'etti?" dememe sebep olan cümle.
şu an sözlükten bu kadar keyif alıyorsam ve vaktimi ayırıp, bildiğim şeyleri iyice araştırıp buraya tanım olarak girmek istiyorsam bunun büyük oranda sebebi çok tatlı ve çok çalışkan olan olay yöneticileridir.
mesela bir bilen adlı olay yöneticisi* sözlük'e dair yazdığım olumlu-olumsuz görüşlerimin olduğu bir metni attığımda oldukça ilgili ve kibar bir şekilde karşıladı. devamında görevi dahilinde olmamasına rağmen o yoğunluğunda baya sohbet ettik.
sözlük'ümüzün pamuk şekeri bir diğer olay yöneticimiz* homeros ile, gece gündüz fark etmeden ünlemli* cevaplarıyla, attığınız portakalları soyar ve oturur beraber yersiniz.
bambaşka bir örnek daha size, eğer eyluling adlı olay yöneticimiz tanımızı artılıyorsa bilin ki doğru yoldasınız. çünkü takip edebildiğim kadarıyla forumsal cevaplara en çok karşı gelen olay yöneticilerinden biri.
kafa sözlük online butonu'na günün hangi saatinde bakarsanız bakın, atacağınız portakallara cevap verecek en az 1-2 tane olay yöneticisi görebilirsiniz. bunları bu kadar detaylı anlattım çünkü burada emek var. şu an bu yazıdan benim hiçbir çıkarım ya da beklentim yok. ama yazmazsam vicdanım rahat etmez. bir grup insan bir araya gelip hiçbir zorunlulukları olmamasına rağmen bu kadar emek veriyorlarsa bize de şikayet etmek yerine sizi görüyoruz ve seviyoruz demek düşer.
devamını gör...

bu konuyla ilgili kallavi bir tanım yazacağım ama şu an üşeniyorum, şimdilik şunu söyleyim, kimsenin kadın/erkek farketmez daha önce yaşadığı ilişkileri, kabul edilmesi gereken birşey değildir, bu bir suç değildir, insanların kendi isteğiyle yaşadıklarıdır, zaten olması gerekeni, böyle lütfediyormuş gibi söyleyince fedakarlık yapmış gibi düşündüğünüzü anlıyorum, hatada değildir, erkeğe açıklanması gereken bir kusur yada eksiklik de değildir...

kadınlar hayatın içindeki yükler söz konusu olunca, evde, okulda işte herşeyden payını/yükünü alıyorda, hayatın içinde heryerde mesaisini yapıyorda, hayatı yaşamaya gelince neden aynı "hakları" erkekler gibi, beğendiği sevdiği insanla, istediği şekilde, istediği kadar, istediği ilişkiyi yaşama "hakkı"nı alamıyor..
kadın hayata emeğini veriyor, ama hayattan yaşama hakkını alamıyor, yani evlenmeden alamıyor güya, yok ya...
devamını gör...

genel olarak patavatsız insanları anlatan bir deyim. söylediği lafın nereye gideceğini bilmeden konuşup, karşısındakini üzen insanları tanımlamak için kullanılır.
devamını gör...

bebeklerde 3 çeşittir:
-temel ağlama
-öfkeden ağlama
-acıdan dolayı ağlama.

küçücük bacaklarıyla neye öfkeleniyorlar ben de anlam veremiyorum*.
devamını gör...

17 ocak - 24 ocak haftasının kraliyet armasını göz kamaştırıcı tanımları ileee almaya hak kazanmış yazarımız.*

klavyesine zeval gelmesin efenim.*
devamını gör...

pişme sırasını bilmelisiniz. sebzelerin pişme zorlukları ve süreleri farklıdır. etlerin de öyle. baharat salça ve yağ her şeyi güzelleştirir. miktarı önemlidir.
devamını gör...

şimdilerde hayat arkadaşım, mutluluk kaynağım olan kişi.
devamını gör...

gözü açılırsa senin gözünü oyar dediğim başlık.
devamını gör...

şahsımın burcudur. her ne kadar görünce kaçmanız gerektiğini düşünseniz de aslında en iyi burçlardan biri budur.

sadık insanlarız, düşünceliyiz, ince detayları severiz. duygusallığımız fazla yoktur fakat acıma duygumuz vardır. vicdanımızı rahatlatmak in yaparız çoğu şeyi. özür hak etmeyen birinden özür dilediğimizde aptal olduğumuz için değil, vicdanlı olduğumuz için yaparız. sıkılgan bir yapımız vardır. azimli ve verdiği karardan dönmeyen yapımız, hem çok hata yapmamıza hem de başarılı olmamıza yardımcı olur.
devamını gör...

vatanın gerçek kahramanıdır, ruhu şad olsun!
lanet olsun terörizme ve onun kahpe destekçilerine!
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim