netflix'in açık ara en iyi ingiliz yapımı dizisidir. dizide bölümler bağlantılı değildir ve her bölüm aşağı yukarı bir film kadardır.

bölümlerinde ele alınan konular, teknoloji ve insanlık, yapay zeka ve ahlak gibi fütüristik komplo teorisi sayılabilecek konulardır.
devamını gör...

2-3 gündür boş olan ya da oldurulan bütün vakitlerimin sözlükte geçmesi sonucu dâhil olduğum bağımlılık türüdür. kafa sözlük'e kaydolduğumdan beri sabaha karşı 5 gibi yatıp en geç 9 da "hadi hadi kalk, daha sözlüğe bakacaksın" diye kaldırıyorum kendimi. üstüne bir de artık rüyalarıma girmeye başladı. mesela bu gece* gördüğüm rüya şöyleydi, belli bir miktar tanım girebilmek için önce belli bir miktar artılamak ya da favorilemek gerekiyordu. çok tanım girmek isteyen rastgele artılayıp geçmesin diye çözüm olarak da hangi tanımı neden artıladığımızı liste halinde gerekçelerini yazıyorduk. fakat olay yöneticilerinin* tanımlarını artılıyorsak gerekçe göstermeye gerek yok. çünkü onlar zaten formata uygun tanım girdiklerinden artılanmalarında sorun olmazmış* evet ben önceden de normal rüyalar görmezdim, uçuk kaçık olurdu ama canım sözlük hakkında daha 2. günden böyle komplike bi rüya görmek açıkçası hoşuma gitti. bilinçaltımın sözlük ve sorunlarıyla dolduğunu fark ettim resmen. yol kurucumuz yoldaş benjamin frankline* selam olsun.
devamını gör...

fransız astronom charles messier tarafından düzenlenmiş olan "bulutsu ve yıldız kümesi kataloğu"nda bulunan gök cisimleri. aslında bunu yaparken amacı, kendi ilgi alanı olan kuyruklu yıldızlardan, diğer gök cisimlerini ayırmaktı.

kuzey yarım küreden görülebilen bulutsu ve yıldız kümelerinden 110 tanesini içerir ve bunların bulunduğu kataloğa da messier kataloğu denir.

messier, eski bir katalog olmakla beraber günümüzde hâlâ bu katalog isimlerine atıfta bulunulur astronomide. cisimlerin önüne büyük m harfi getirilerek ve cismin keşfedilme sırası gözetilerek isimlendirme yapılmıştır. örneğin hepimizin andromeda galaksisi olarak bildiği gök cismi, bu katalogda m 31 olarak geçer.
devamını gör...

mitinglerde gördüğümüz insanların %60ına falan tekabül eden kısmı bu gruba girer.
devamını gör...

deli dumrul (veya bazı halk hikâyelerinde dumrul han, dumrul bey) - türk ve altay mitolojisinde söylencesel metafizik varlıktır.
genç bir adam olan duha koca oğlu deli dumrul, bir köprü inşa eder ve bu köprüden geçenlerden 30 akçe geçmeyenlerden ise döve döve 40 akçe alır. bir gün köprünün yakınına bir oba yerleşir ve bir süre sonra obadan genç bir adam vefat eder. duyduğu feryatlar üzerine obaya giden dumrul, oğlanı öldürenin azrail adında birisi olduğunu öğrenir. azrail’e çok öfkelenen deli dumrul onunla karşılaşıp meydan okumaya karar verir.
azrail’le karşı karşıya geldiğinde ise onunla başa çıkamaz ve canından olma tehlikesi yaşar. azrail ise aldığı emir doğrultusunda dumrul’un canına karşı can bulursa kendi hayatını kurtarabileceğini söyler. böylece dumrul canına karşılık can aramaya başlar.
ilk olarak babasına giden genç adam, beklediği yanıtı bulamaz ve baba canını veremeyeceğini söyler. hayal kırıklığı içinde annesine yöneldiğinde de aynı sonucu alır. bu sefer son şansını dener eşine gider ve eşi “bir canın lafı mı olur?” dedikten sonra dumrul’un isteğini kabul eder.
azrail eşinin canına almaya geldiğinde dumrul allah’a yakarır. bu yakarış hikâyenin özgün metninde şu şekilde geçmektedir:
“azrail hatunun canını almağa geldi, insanoğlunun ejderhası eşine kıyamadı. allah'a burada yalvarmış, görelim nasıl yalvarmış:
yücelerden yücesin
kimse bilmez nicesin
güzel tanrı
çok cahiller seni gökte arar yerde ister
sen bizzat müminlerin gönlündesin
daim duran cebbar tanrı
ulu yollar üzerine
imaretler yapayım senin için
aç görsem donatayım senin için
alırsan ikimizin canını beraber al
bırakırsan ikimizin canını beraber bırak
keremi çok kadir tanrı"
dedi. hak teâlâ’ya deli dumrul’un sözü hoş geldi. azrail’e emreyledi: deli dumrul’un babasının anasının canını al, o iki helalliğe yüz kırk yıl ömür verdim dedi. azrail de babasının anasının derhal canını aldı. deli dumrul yüz kırk yıl daha eşi ile ömür sürdü.
devamını gör...

gözlüklerde ve bazı monitör, akıllı telefon ekranlarında bulunan filtre özelliği. ekrandan gelen mavi ışık miktarını minimum düzeye indirerek göz yorgunluğunu azaltmayı sağlar. her güzel şeyin bir bedeli olduğu gibi bunun da bedeli sararmış renkler görmektir. mavi ışık ayrıca melatonin salgılanmasını engellediği için uyku problemlerine yol açabilir. mavi ışık filtresine geçtiğinizde alıştığınız o parlak renkler bir anda sararacak olduğu için büyük bir fark hissedersiniz. başta kötü gelse bile alıştıktan sonra filtreyi kapatıp açarak farka baktığınızda farkı anlarsınız. "nasıl kullanıyormuşum bu kadar parlak ekranı?" sorusunu yöneltebilirsiniz kendinize. bu filtreye alışmak ne kadar zor olsa bile bir şans vermenizi tavsiye eder ve kullanmanızı öneririm. her şey sağlık için.
devamını gör...

gazi mustafa kemal atatürk tarafından 1930 yılında söylenmiş cümle.
kaynak: mahmut esat bozkurt-atatürk ihtilali
devamını gör...

kapitalizmin sürekli tüketimi teşvik etmek adına, ürünü aldıktan 1 sene bile geçmeden beynimize empoze ettiği düşünce. genellikle telefon modellerinde yaygın olsada, tüm ürünlerde bunu hissetmek mümkün.(bkz: tükettiğim kadar varım)
devamını gör...

2016, mayıs, ankara.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

dünyanın en çileli taraftar grubudur.
defalarca kaçan son hafta şampiyonlukları, kumpas davaları peşin sıra gelen başarısızlıklar.
beklentilerin altında kalan bir başkan.

yazıktır günahtır bu insanlara.
devamını gör...

herhangi bir el yazısından kişilik ve karakter okuyabiliyorum.
avuç içi enerjisi ile kişinin geçmiş, şimdi ve mühtemel olayları görebiliyorum.
fakat şöyle bir durum var! her iki şekilde de baktığım şahısla birdaha hiç bir şekilde iletişim kuramıyor ve karşı karşıya gelemiyoruz.
devamını gör...

liseyi de aileden uzakta yurtta okudum haftalık eve giderdim ama olsun. üniversitede de yine aileden uzaktaydım yurtta kaldım bu sefer eve ayda 1 ya da 2 ayda 1 gidiyordum. mezun olduktan sonra 5 6 evde durmak beni mahvetti ve bulduğum ilk işe girdim. ışe başladım eve 1.5 ayda bir falan geliyorum. evin yabancısı gibiyim resmen...

bugün kardeşim babama "ablamı özlemiş misin baba? evde olduğunda ne hissediyosun?" diye sordu. babam ne dese beğenirsiniz?

"varlığıyla yokluğu pek belli değil bilmiyorum."

bu eve ait değilim sanki, evde olmak beni mutlu etmiyor zaten varlığım yokluğum pek belli değilmiş...
devamını gör...

minnacık bebeğin eline tablet vermemektir. her yönden çocuğuna iyi bir örnek olmaktır. mutlu, huzurlu ve sevgi dolu bir aile ortamı sunmaktır.
çocukta görülen davranışlar ebeveynlerden örnek aldığı davranışlardır. ebeveynlerin her davranışı çocukta etki bırakır.
çevresel faktör etkisi tabi ki olabilir. ancak, çevreye karşı yapacağı doğru yanlış her davranışta ve kararda yine ebeveynin rolü vardır.
çocuklar ciddi sorular sorarlar ve ciddi cevaplar beklerler. soruyu geçiştirirsen iletişimini kaybedersin, çocuk da o soruyu başkalarına sorup yanlış cevaplar alabilir.
çocuğa başına ne gelirse gelsin onu hep seveceğini, hep yanında olacağını söylemek gerekir.
çocuk sevgi ile büyür. onu cesaretlendirmek, hevesini kırmamak gerek. çocuk özgüvenini kaybederse fikrini söylemeye çekinir. kendini ifade edemediği için hayat boyu başarısız olur.
sözlükte bile "ya eleştiri gelirse" diye yazamaz. karşı cinsten birini sevse bile ona açılamaz.
çocuğun yeteneklerini keşfedin ve üzerinde çalışıp geliştirin. onu bir birey olarak yetiştirin.
güzel sevmesini öğretin. vicdanlı olmasını öğretin. sevgiyi bilen çocuk kimseye zarar vermez. kendi ayakları üzerinde durmayı öğrettiğiniz vakit hayat boyu rahat eder.
iyi bir eğitim okuldan önce anne babada başlar. öğretmenler "6 yaş çocuk eğitmek için çok geç, ailesi hiç eğitmemiş ki ben nasıl eğiteyim" derler.
siz çocuklarınızı prens/prenses diye büyütüyorsunuz, sonra da gerçek sanıyorlar. çocuğa kendinden başkalarına nasıl davranacağını öğretmek ebeveynlerin görevidir.
bir hayvana nasıl yaklaşılacağı ya da bir çiçek koparılmadan nasıl doğa sevgisi aşılanacağı çocuğun ileride karakterini etkileyecek etmenlerdir.
dolayısıyla canlılarla kurduğu ilişkiyi anne-baba olarak baştan şekillendirmek en doğru yoldur.
hatalı çocuk yoktur hatalı ana ve baba vardır.
devamını gör...

pardon saat'iniz kaç acaba?
- saatim yok tam olarak bilemem
biraz bira biraz şarap önceydi
nasıl oluyor vakit bir türlü geçmezken
yıllar hayatlar geçiyor. (saat'i teoman'a sormuşuz iyi mi)
devamını gör...

kulaklıklar, telefonlar şarj edilsin;
her ihtimale karşı powerbank'ler hazır edilsin,
3 haftadır yorgun düşen rakı şişeleri raflara kalksın,
votkalar, schweppes'ler, sodalar, dolaplarda soğutulsun,
biracılar için patatesler, sosisler, cipsler hazır bulundurulsun,
''ay kız ben oynayamam, utanırım'' cılar bilhassa hazır olsun,
akşam komşulardan gürültü şikayetleri için peşinen özürler dilensin...
devamını gör...

her taşın altından çıkmazsam olmaz, yaz beni mellisho!*
devamını gör...

yanılmıyorsam kafa sözlükte binlerce yazar var,çaylakları saymadım bile. ama her nedense başlıklar baykuş konmuş virane gibi. genelde hep aynı nickleri görüyorum başlıklarda. merak ediyorum herkes nerede.
devamını gör...

öz bilinci yerinde, öz eleştiri yapabilen nitelikli insan düşüncesi. insanlar böyle düşüne düşüne geliştirir kendini, yeterli sıfatını hak etmek için çabalarlar.
devamını gör...

tartışma esnasında (birkaç sefer söylemek suretiyle) karşıdakini çılgına çeviren, çemkirdikçe çemkirmesine sebep olan nefis kelime. yapıyorum bunu, evet. *
devamını gör...

bu başlığı görünce aklıma geldi, neden tanımları okurken, hep aynı yazarların, sulu seviyesiz yazdıklarını da okumak zorunda kalıyorumki, baya bir engelleme yaptım, oh tertemiz oldu sözlüğüm, moderatör bile olsa engelleniyor, süper bir şey...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim