yazarların favori kötü adam gülüşleri
oyunu hatırlayanlar bilirler. final fight oyunundaki kötü damnd karekterinin gülüşü hala beynimde çınlamaktadır.
devamını gör...
love and monsters
tam bana göre fantastik film.
kızım izleyelim mi anne deyince, izleyelim kız, dedim. benim tırsak fadime olduğumu bildiği için, sakın çığlık atma, dedi.
kahramanı beğeniyormuş diye başladık izlemeye. kahramana bende bayıldım, hem sempatik hem komik hem aşık hem kendinin farkında. aşkının boyutunu fark edince de...
arada, aniden çıkan canavarları görünce bastım çığlığı, yaptım tırsak fadime 'liğimi.
sonuna da bayıldım.
bir an, o kadar ödlek olmama rağmen ihtiyaç halinde ya da inat edersem benden de kahraman çıkar diye de bi aydınlandım.
köpeciğe ve küçük kıza da bayıldım.
10 üzerinden 8 puan veriyorum filme.
kızım izleyelim mi anne deyince, izleyelim kız, dedim. benim tırsak fadime olduğumu bildiği için, sakın çığlık atma, dedi.
kahramanı beğeniyormuş diye başladık izlemeye. kahramana bende bayıldım, hem sempatik hem komik hem aşık hem kendinin farkında. aşkının boyutunu fark edince de...
arada, aniden çıkan canavarları görünce bastım çığlığı, yaptım tırsak fadime 'liğimi.
sonuna da bayıldım.
bir an, o kadar ödlek olmama rağmen ihtiyaç halinde ya da inat edersem benden de kahraman çıkar diye de bi aydınlandım.
köpeciğe ve küçük kıza da bayıldım.
10 üzerinden 8 puan veriyorum filme.
devamını gör...
yay burcu erkeği
sevimli mi sevimli, yer yer duygusal, merhametli ama bir o kadar da kinci, gezip tozma delisi, maceraperest erkektir. yanağından kesme alınasıdır. üstüne krem şanti sıkılııııppp...! neyse.
devamını gör...
reten bin nasr
ünlü bir yalancı. tarihe "yalancı" olarak geçmek de garip bir his.
sahabe demek, genel kabule göre, peygamberi bir an olsa bile gören müslüman olmak demektir. ve o dönemde, tabii fotoğraf denen şey falan olmadığı için, bir kişinin sahabe olup olmadığı farklı yollarla anlaşılıyordu. bu yollar şunlardı;
1. tevatür. yani kişinin sahabe oluşunun, çok yaygın bir söylenti olması, yani herkesin bunu bilmesi, onaylaması, doğrulaması. ki dört halife ve cennet ile müjdelenmiş 10 kişinin sahabe olduğu da bu yol ile anlaşılmıştır.
2. ün. yani tevatür kadar olmasa bile, kişinin sahabe olduğunun çoğu kişi tarafından bilinmesi. hz. ebu hüreyre, hz. abdullah bin ömer gibi sahabelerin de sahabe oldukları bu yol ile anlaşılmıştır.
3. şahitlik. bir sahabi ya da güvenilir olan bir tâbîi'nin* birisinin sahabiliği hakkında şahitlik etmesi. hz. ömer zamanında humeme isimli sahabi vefat etmiştir. vefatı zamanı, sahabi olan hz. ebu musa el-eş'ârî de orda bulunuyordu. ve, hz. ebu musa, humeme'nin şehid olarak öleceğine dair hz. muhammed'den duyduğu hadisi nakledince, humeme'nin hem şehid olarak vefat ettiği ve hem de sahabi olduğu ortaya çıkmıştır.
4. ikrar. adaletli biri olarak bilinen bir kişinin sahabi olduğunu bildirmesi. bu kişi en geç hicri 110 yılında, yani miladi 728 yılında vefat etmiş olmalıdır. çünkü hz. muhammed vefatından kısa bir süre önce şöyle buyurmuştur:
yüz sene sonra bugün hayatta olanlardan hiç kimse sağ kalmayacak. (müslim)
bu tarihten sonra da sahabi olduğunu iddia edenler olmuştur. ki işte tarihe ünlü yalancı olarak geçen reten bin nasr da, sahabi olduğunu iddia etmiş ve hicri 632 yani miladi 1234 yılında ölmüş biridir. reten, hindistan doğumludur. ve yaşının çok büyük olduğunu göstermeye çalışmıştır. ve hatta hz. muhammed'in, kendisinin uzun ömürlü olması için dua ettiğini iddia etmiştir. bugün türbesi falan bile vardır ki, hâlâ ziyaret edilir. bazı tarihçi ve zâhidler ve hatta bazı şiiler bile kendisini sahabi olarak kabul etmişlerdir. döneminde sahabi olup-olmadığı fazlaca tartışılmıştır. hadis alimleri kendisinin uzun ömürlü olduğunu kabul etmiş ve sahabi olduğuna kesinlikle karşı çıkmışlardır.
zehebî, reten'in bir mecnun, insan suretindeki şeytan, yalancı olduğunu söylemiş, be hiç yaşamamış, sadece uydurma hadislere temel teşkil etmesi açısından uydurulmuş bir kişi olabileceğini söylemiştir.
sahabe demek, genel kabule göre, peygamberi bir an olsa bile gören müslüman olmak demektir. ve o dönemde, tabii fotoğraf denen şey falan olmadığı için, bir kişinin sahabe olup olmadığı farklı yollarla anlaşılıyordu. bu yollar şunlardı;
1. tevatür. yani kişinin sahabe oluşunun, çok yaygın bir söylenti olması, yani herkesin bunu bilmesi, onaylaması, doğrulaması. ki dört halife ve cennet ile müjdelenmiş 10 kişinin sahabe olduğu da bu yol ile anlaşılmıştır.
2. ün. yani tevatür kadar olmasa bile, kişinin sahabe olduğunun çoğu kişi tarafından bilinmesi. hz. ebu hüreyre, hz. abdullah bin ömer gibi sahabelerin de sahabe oldukları bu yol ile anlaşılmıştır.
3. şahitlik. bir sahabi ya da güvenilir olan bir tâbîi'nin* birisinin sahabiliği hakkında şahitlik etmesi. hz. ömer zamanında humeme isimli sahabi vefat etmiştir. vefatı zamanı, sahabi olan hz. ebu musa el-eş'ârî de orda bulunuyordu. ve, hz. ebu musa, humeme'nin şehid olarak öleceğine dair hz. muhammed'den duyduğu hadisi nakledince, humeme'nin hem şehid olarak vefat ettiği ve hem de sahabi olduğu ortaya çıkmıştır.
4. ikrar. adaletli biri olarak bilinen bir kişinin sahabi olduğunu bildirmesi. bu kişi en geç hicri 110 yılında, yani miladi 728 yılında vefat etmiş olmalıdır. çünkü hz. muhammed vefatından kısa bir süre önce şöyle buyurmuştur:
yüz sene sonra bugün hayatta olanlardan hiç kimse sağ kalmayacak. (müslim)
bu tarihten sonra da sahabi olduğunu iddia edenler olmuştur. ki işte tarihe ünlü yalancı olarak geçen reten bin nasr da, sahabi olduğunu iddia etmiş ve hicri 632 yani miladi 1234 yılında ölmüş biridir. reten, hindistan doğumludur. ve yaşının çok büyük olduğunu göstermeye çalışmıştır. ve hatta hz. muhammed'in, kendisinin uzun ömürlü olması için dua ettiğini iddia etmiştir. bugün türbesi falan bile vardır ki, hâlâ ziyaret edilir. bazı tarihçi ve zâhidler ve hatta bazı şiiler bile kendisini sahabi olarak kabul etmişlerdir. döneminde sahabi olup-olmadığı fazlaca tartışılmıştır. hadis alimleri kendisinin uzun ömürlü olduğunu kabul etmiş ve sahabi olduğuna kesinlikle karşı çıkmışlardır.
zehebî, reten'in bir mecnun, insan suretindeki şeytan, yalancı olduğunu söylemiş, be hiç yaşamamış, sadece uydurma hadislere temel teşkil etmesi açısından uydurulmuş bir kişi olabileceğini söylemiştir.
devamını gör...
turnusol
orsalesta anafor'a ithafen,
kağıdı postit gibi olan şey.
teknik anlamından ziyade bir konu hakkında insanların gerçek niyetlerini ortaya çıkaran durumlarda kullanılan kelime.
bizim ülkemizde turnusol işlevine sahip meseleler allah'ın her günü meydana geliyor, malumunuz.
zaten kimin kim olduğu da az çok bilinir ülkemizde.
mesela şu durumlar;
- ali babacan'ın anayasanın ilk dört maddesinin tartışılabileceği, duruma göre de hareket edilebileceği yönündeki açıklamaları;
laik- seküler kesimin oy tercihini belirlemesi,
-yine ali babacan'ın aynı açıklaması; anayasanın ilk dört maddesinin değiştirilebilecekse de bunun hukuki olarak nasıl olacağını ya bilmediklerini ya da umursamadıklarını, her iki ihtimalde de hukuk bilgisi ve görgüsü anlamında vahim bir durumda olduklarını göstermesi bakımından turnusol niteliğindedir.ilgili haber
zira tali kurucu iktidar(kurulmuş iktidar da deniliyor) asli kurucu iktidarın çizdiği sınırlar ve gösterdiği şekilde anayasayı değiştirme gücüne sahiptir.
1982 anayasasını sıfırdan yapan yani o zamanki milli güvenlik konseyi ve konseyin çıkardığı 29 haziran 1981 tarih ve 2485 sayılı kurucu meclis hakkında kanun ile kendisine anayasa hazırlama görevi verilen kurucu meclis bu anlamda asli kurucu iktidardır.
tali kurucu iktidar ise anayasanın 175. maddesinde kendilerine anayasa değiştirme yetkisi verilen; cumhurbaşkanı, meclis ve halktır.
nihayetinde asli kurucu iktidarın çizdiği sınırlar dahilinde hareket etmesi gereken bir tali kurucu iktidar(kurulmuş iktidar) söz konusudur. evet anayasanın ilk dört maddesi değiştirilemezdir.
ama bu durum bahsedilen maddelerin içeriğinden değil asli kurucu iktidar/tali kurucu iktidar ayrımından ileri gelmektedir.
konunun özünü bu teorik ve hukuki temel oluşturmaktadır. fakat bu mesele hiç bir zaman hukuki boyutuyla ele alınmamaktadır.
kuru bir değiştirelim-değiştirmeyelim tartışmasından öteye gidilememektedir.
peki bu durumda 82 anayasası teorik de olsa bütünüyle hiç değişemeyecek midir?
bu yaklaşıma göre değişmesi gerçekten çok zor. elbette fiili olarak gücü elinde bulunduran herkes bir çok şeyi yapabilir.
ama teorik olarak zor. tbmm'nin yeni bir anayasa yapıp yapamayacağı ile ilgili kemal gözler'in makalesi için buradan. ben makaleyle uğraşamam diyorsanız da makaleden özetlemeye çalıştığım #509006 numaralı tanıma bakabilirsiniz.
kağıdı postit gibi olan şey.
teknik anlamından ziyade bir konu hakkında insanların gerçek niyetlerini ortaya çıkaran durumlarda kullanılan kelime.
bizim ülkemizde turnusol işlevine sahip meseleler allah'ın her günü meydana geliyor, malumunuz.
zaten kimin kim olduğu da az çok bilinir ülkemizde.
mesela şu durumlar;
- ali babacan'ın anayasanın ilk dört maddesinin tartışılabileceği, duruma göre de hareket edilebileceği yönündeki açıklamaları;
laik- seküler kesimin oy tercihini belirlemesi,
-yine ali babacan'ın aynı açıklaması; anayasanın ilk dört maddesinin değiştirilebilecekse de bunun hukuki olarak nasıl olacağını ya bilmediklerini ya da umursamadıklarını, her iki ihtimalde de hukuk bilgisi ve görgüsü anlamında vahim bir durumda olduklarını göstermesi bakımından turnusol niteliğindedir.ilgili haber
zira tali kurucu iktidar(kurulmuş iktidar da deniliyor) asli kurucu iktidarın çizdiği sınırlar ve gösterdiği şekilde anayasayı değiştirme gücüne sahiptir.
1982 anayasasını sıfırdan yapan yani o zamanki milli güvenlik konseyi ve konseyin çıkardığı 29 haziran 1981 tarih ve 2485 sayılı kurucu meclis hakkında kanun ile kendisine anayasa hazırlama görevi verilen kurucu meclis bu anlamda asli kurucu iktidardır.
tali kurucu iktidar ise anayasanın 175. maddesinde kendilerine anayasa değiştirme yetkisi verilen; cumhurbaşkanı, meclis ve halktır.
nihayetinde asli kurucu iktidarın çizdiği sınırlar dahilinde hareket etmesi gereken bir tali kurucu iktidar(kurulmuş iktidar) söz konusudur. evet anayasanın ilk dört maddesi değiştirilemezdir.
ama bu durum bahsedilen maddelerin içeriğinden değil asli kurucu iktidar/tali kurucu iktidar ayrımından ileri gelmektedir.
konunun özünü bu teorik ve hukuki temel oluşturmaktadır. fakat bu mesele hiç bir zaman hukuki boyutuyla ele alınmamaktadır.
kuru bir değiştirelim-değiştirmeyelim tartışmasından öteye gidilememektedir.
peki bu durumda 82 anayasası teorik de olsa bütünüyle hiç değişemeyecek midir?
bu yaklaşıma göre değişmesi gerçekten çok zor. elbette fiili olarak gücü elinde bulunduran herkes bir çok şeyi yapabilir.
ama teorik olarak zor. tbmm'nin yeni bir anayasa yapıp yapamayacağı ile ilgili kemal gözler'in makalesi için buradan. ben makaleyle uğraşamam diyorsanız da makaleden özetlemeye çalıştığım #509006 numaralı tanıma bakabilirsiniz.
devamını gör...
kemal kılıçdaroğlu'nun erdoğan'a sözde cumhurbaşkanı demesi
doğru söylemiştir. sözde cumhurbaşkanı olmasaydı, aynı zamanda parti başkanlığı yapmaz, tüm siyasi partilere eşit mesafede dururdu. yeni nesil bilmiyor tabi bunu.
devamını gör...
ben cem adrian sorularınızı yanıtlıyorum
selam, youtube'daki yabancıların sizin summer time yorumunuza reaksiyon videoları çekmeleri furyası hakkında ne düşünüyorsunuz?
devamını gör...
saçma hareketler yapıp burcumun özelliği demek
net olarak ''ben cahilim'' diye bağıran insan tipinin lafıdır. bu insanlar size genellikle zarar vermez, ancak sorgulama ve anlama yetisinden yoksundurlar. bir belgesel'de deniyordu ki ''siz doğarken ebenizin sizi tutuş şekli bile sizi gezegenlerin hareketinden çok etkiler. çünkü burada fiziksel bir temas vardır. '' o kadar haklı bir söylem ki bu... yıl olmuş 2021, nasıl hala gezegenimizden onlarca uzaklıktaki başka gezegenlerin hareketlerini kendi davranışlarımıza yorabiliyoruz anlamıyorum. bundaki mantıksızlığı ciddi ciddi göremiyor insanlar. dünyanın en boş işlerinden biri olan burç yorumlarıyla uğraşıyorlar hala, gerçekten utanç verici bir durum. bunun en büyük sebebi bence toplumlardaki etik yargısı. kişi içinden geldiği gibi davrandığında, ve bu davranış bir başkasına saçma geldiğinde ''burcumun etkisi'' diyip çıkabiliyor işin içinden. her şeyden önce etik yargıları biraz değişmeli, eğitim değişmeli, o zaman bunların da sonu gelecektir.
devamını gör...
ben de normal sözlük yazarıyım artık
(bkz: sen kimsin)
devamını gör...
odaklanma sorunu olan yazarlara tavsiyeler
öncelikle bir psikiyatrist'e gidin. kendisini dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunuz olduğuna ikna etmeniz gerekecektir. hastalığı iyice ezberleyin, gerçekten yaşayan kişiler bulun ve dertleşin. doktor ikna olursa ya concerta ya ritalin yazar. raporuda aldınız mı iş tamam. bir daha odaklanma problemi yaşamazsınız. fakat daha farklı bir sorun zamanla gelişebilir. ilaç bağımlılığından nasıl kurtulurum? sorusunun cevabını yine burada arayabilirsiniz.
devamını gör...
bütün güzel kızların kapılmış olması
sadece bedenleri, şekilleri, görüntüleri sevenlere ne yazık! ölüm herşeyi yok edecek. ruhları sevmeyi deneyin...
devamını gör...
160 boyunda kızıl saçlı yeşil gözlü ince belli hafif sarışın kız
devamını gör...
kendimizde değişik bulduğumuz bazı durumlar
-"can" ismi ile uyarlanan isimler bana daha sempatik, tatlı geliyor. kanım kaynıyor nedense.
-diyarbakırlıları seviyorum. mutlaka yakın bir arkadaşım olmalı. onların yemeklerini, kültürlerini, konuşma biçimlerini, ninelerini, dedelerini yakından tanımak istiyorum. karış karış gezmek istiyorum oraları.niçin diyarbakırlılar? 1 kişi tanıdım diyebilirim sebebi o galiba.
- cansız varlıkları canlılara göre özellikle insanlar grubu olarak daha çok seviyorum. misal ayıcığım, hep gülümsüyor, bir tanem. kesinlikle herkesin bir tane sarılacağı, öpeceği ayıcığı olmalı. ayıcık da diyarbakırlı. benim bu şehre zaafım var bence.
- ahmed arif, nazım hikmet, özdemir asaf ile öldüğümde sevgili olmak istiyorum. özellikle nazım hikmet ile. ben razıyım onun biriciği olmamaya. sevdiceği grubuna girsem çok mutlu olabilirim.
-diyarbakırlıları seviyorum. mutlaka yakın bir arkadaşım olmalı. onların yemeklerini, kültürlerini, konuşma biçimlerini, ninelerini, dedelerini yakından tanımak istiyorum. karış karış gezmek istiyorum oraları.niçin diyarbakırlılar? 1 kişi tanıdım diyebilirim sebebi o galiba.
- cansız varlıkları canlılara göre özellikle insanlar grubu olarak daha çok seviyorum. misal ayıcığım, hep gülümsüyor, bir tanem. kesinlikle herkesin bir tane sarılacağı, öpeceği ayıcığı olmalı. ayıcık da diyarbakırlı. benim bu şehre zaafım var bence.
- ahmed arif, nazım hikmet, özdemir asaf ile öldüğümde sevgili olmak istiyorum. özellikle nazım hikmet ile. ben razıyım onun biriciği olmamaya. sevdiceği grubuna girsem çok mutlu olabilirim.
devamını gör...
tenturdiyot (yazar)
küçüklüğümde sürekli bir yerlerini yaralayan biri olarak çok defalar maruz kaldığım mikrop kırıcı. tenturdiyot nickli yazarımız ise bilgi dolu ve güzel yazıları ile zihnimizdeki mikropları kırmaktadır. sözlükte varlığı daim olsun.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ölüm tercihleri
fikirlerimden dolayı toplum tarafından linç edilerek öldürülmeyi çok havalı bulurdum bir zamanlar ama şimdi vito corleone gibi yeterince ihtiyarladıktan sonra portakal bahçesinde torunumla oynarken küçük bir heart attackla tahtalıköye yol alabilirim gibi.
devamını gör...





