kuma gemisi yürümüş elti gemisi yürümemiş
bir erkeğin eşleri, iyi de olsa
kötü de olsa bir şekilde birbiriyle geçinenebilir fakat, erkek kardeşlerin eşlerinin birbiriyle geçinmesi çok zordur hatta, birbirlerini hiç çekemezler anlamına gelen atasözüdür.
videoda, eltisi sahura kalkamamış bir gelinin halinde anlaşılan kültür.
www.instagram.com/p/CNpKxog...
kötü de olsa bir şekilde birbiriyle geçinenebilir fakat, erkek kardeşlerin eşlerinin birbiriyle geçinmesi çok zordur hatta, birbirlerini hiç çekemezler anlamına gelen atasözüdür.
videoda, eltisi sahura kalkamamış bir gelinin halinde anlaşılan kültür.
www.instagram.com/p/CNpKxog...
devamını gör...
5 ocak 2021 araç muayene ücretlerine yüzde 9.11 zam gelmesi
küsüratlı yaz pampa, yakışıklı çıksın. makam otomobillerimiz neredeyse yaşına girdi, yenilemeye para lazım. bir de şahsım yeni uçak istedi, itibardan tasarruf etmeyelim diyor.
işte bu minvalde giden bir sohbet esnasında devlet-i ali'nin güzide bürokratlarının bize layık gördüğü 2021 güncelleme oranı.
işte bu minvalde giden bir sohbet esnasında devlet-i ali'nin güzide bürokratlarının bize layık gördüğü 2021 güncelleme oranı.
devamını gör...
normal sözlük'ün yazılı olmayan kuralları
arkadaş her şey tamam da doğumgünü ne alaka? facebook mu burası? sözlüğü aile içi wp gurubu olarak kullanacaksanız yeni üyelerle büyümesini nasıl bekliyorsunuz? şahsen sözlüğe şu aralar kaydolsaydım akıştaki doğumgünü ve yoğun nickaltı yüzünden aman der vazgeçerdim. sürekli aynı nicklerin tanım yaptığının farkında değil misiniz gerçekten? buranın gitgide uludağ sözlüğün küfürsüz haline evrildiğini görmemek için kör olmak lazım. bu durum yeni yazarlara da yansıyor ve yerleşmiş bir kitleye dahil olmak için çaba harcamak istemiyorlar herkes herkesi tanıyor ve taş çatlasa 30-40 üyenin ismi hep sırayla dönüyor.
edit: bu yazdıklarım da patagonyalıya cevap değildir aksine kendisi sözlükte sevdiğim ve saygı duyduğum yazarlardan birisidir ama bakın sevdiğim diyorum çünkü nickine ve tanımlarına aşina olmuşum. sorun da bu işte sirkülasyon yok sözlükte. şimdi akıştaki nicklere baksam bi tane yeni nick göremem.
edit: bu yazdıklarım da patagonyalıya cevap değildir aksine kendisi sözlükte sevdiğim ve saygı duyduğum yazarlardan birisidir ama bakın sevdiğim diyorum çünkü nickine ve tanımlarına aşina olmuşum. sorun da bu işte sirkülasyon yok sözlükte. şimdi akıştaki nicklere baksam bi tane yeni nick göremem.
devamını gör...
spawn
beni çok şaşırtmış yazar. şaşırtmış ve hayal kırıklığına uğratmış.
ne diyebilirim ki...
#1239920 no.'lu entry'de görüşümü beyan etmiştim. spawn'ın moderasyonca haklı buldukları bir sebepten uçurulması ama akabinde bir başka yazarın spawn hakkında yazdığı entry'nin saatlerce burada kalması konusu ne kadar yanlışsa en az bunun kadar (muhtemelen daha fazla) spawn'ın kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası nickli eski yazarla olan konusu da yanlış. insanların "sizce" bir şeyler hak etmesi sizin o kişilerle ilgili hatalı aksiyonlar almanızı meşru kılmaz...
yani ne diyeceğimi bilmiyorum. gerçekten inanılmaz şeyler...
ne diyebilirim ki...
#1239920 no.'lu entry'de görüşümü beyan etmiştim. spawn'ın moderasyonca haklı buldukları bir sebepten uçurulması ama akabinde bir başka yazarın spawn hakkında yazdığı entry'nin saatlerce burada kalması konusu ne kadar yanlışsa en az bunun kadar (muhtemelen daha fazla) spawn'ın kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası nickli eski yazarla olan konusu da yanlış. insanların "sizce" bir şeyler hak etmesi sizin o kişilerle ilgili hatalı aksiyonlar almanızı meşru kılmaz...
yani ne diyeceğimi bilmiyorum. gerçekten inanılmaz şeyler...
devamını gör...
j. k. rowling
kendi yarattığı kurgusal karakteri kendisinden daha çok seviliyor diye tribe girip her şeyi mahvetmeye uğraşan kişi.
devamını gör...
cemel vakası
hz ali ve hz ayşe'nin savaşıp 20 bin kişinin ölümüne yol açması
başlığında tartışılan konu. adını hz aişe nin bindiği deveden almıştır*. ama bilindiği üzere bu savaş hz ali ile hz aişe arasında geçmemiştir. hz aişe, zübeyr ibn avvam ve talha ibn ubeydullah ın tarafında savaşmış, onların kışkırtmasıyla savaşa dahil olmuştur. yani hz aişe nin savaşa dahil olması münferit bir olaydır.
savaşın, her ne kadar "hz osman ın kanı" için çıktığı söylenmiş olsa da, bu savaşın tarafları göz önünde bulundurulduğunda, güç ve kudret devşirmek için savaşın çıktığı bilinmelidir.
talha* ve zübeyr*, hz ali nin iktidarında hazineden sorumlu memur olmak istiyorlardı. beytülmal ın sorumluluğu için medine de hz ali ile görüşüp, hz ali nin bu isteklerini geri çevirmesi üzerine, mekke ye umre bahanesiyle gidip, hz aişe yi de kışkırtarak, hz aişe ile birlikte basra ya gittiler. basra da isyan başlattılar. basra daki hz ali nin valisi osman ibn huneyf, her ne kadar bu isyanı engellemeye çalışsa da, başarılı olamadı. bu isyanın başlangıcı basra daki ali taraftarlarının, bir kısmının öldürülmesi ve basra valisi osman ibn huneyf in saçının, sakalının ve kaşlarının yolunması* üzerine, hz ali basra daki isyanı durdurmak için basra üzerine yürüdü. talha, zübeyr ve hz aişe her ne kadar hz ali nin diyalog çağrısına uyduğunu iddia etse de, gönderilen aracıların tüm çabalarına rağmen barışa yanaşmadılar. iki ordu karşı karşıya gelince hz ali, talha ve zübeyr ile yüzyüze görüştü. onları savaşmaktan vazgeçirdi*. zübeyr, savaş meydanını terk ettikten sonra geri dönerken, suikaste uğrayıp öldü. talha ise, mervan ibn hakem* in suikasti ile savaş meydanında öldü.
hz ali, hz aişe nin bindiği deveyi, cemel ashabının, ölümüne koruduğunu görünce, devenin öldürülmesini emretti. deveyi, "yahudiler in kutsadığı buzağı" ya benzetti. ve devenin putlaştırıldığı için yakılıp, küllerinin savrulmasını emretti. isyan 400 ila 500 hz ali taraftarının şehit olmasıyla, 2500 civarında cemel ashabının ölmesiyle sonuçlandı*. hz ali, hz aişe yi, kardeşi muhammed ibn ebubekir ve yanında bulunan 40 asker* eşliğinde mekke ye gönderdi. islam tarihinde ilk iç savaş olmasıyla tarihe geçmiştir.
başlığında tartışılan konu. adını hz aişe nin bindiği deveden almıştır*. ama bilindiği üzere bu savaş hz ali ile hz aişe arasında geçmemiştir. hz aişe, zübeyr ibn avvam ve talha ibn ubeydullah ın tarafında savaşmış, onların kışkırtmasıyla savaşa dahil olmuştur. yani hz aişe nin savaşa dahil olması münferit bir olaydır.
savaşın, her ne kadar "hz osman ın kanı" için çıktığı söylenmiş olsa da, bu savaşın tarafları göz önünde bulundurulduğunda, güç ve kudret devşirmek için savaşın çıktığı bilinmelidir.
talha* ve zübeyr*, hz ali nin iktidarında hazineden sorumlu memur olmak istiyorlardı. beytülmal ın sorumluluğu için medine de hz ali ile görüşüp, hz ali nin bu isteklerini geri çevirmesi üzerine, mekke ye umre bahanesiyle gidip, hz aişe yi de kışkırtarak, hz aişe ile birlikte basra ya gittiler. basra da isyan başlattılar. basra daki hz ali nin valisi osman ibn huneyf, her ne kadar bu isyanı engellemeye çalışsa da, başarılı olamadı. bu isyanın başlangıcı basra daki ali taraftarlarının, bir kısmının öldürülmesi ve basra valisi osman ibn huneyf in saçının, sakalının ve kaşlarının yolunması* üzerine, hz ali basra daki isyanı durdurmak için basra üzerine yürüdü. talha, zübeyr ve hz aişe her ne kadar hz ali nin diyalog çağrısına uyduğunu iddia etse de, gönderilen aracıların tüm çabalarına rağmen barışa yanaşmadılar. iki ordu karşı karşıya gelince hz ali, talha ve zübeyr ile yüzyüze görüştü. onları savaşmaktan vazgeçirdi*. zübeyr, savaş meydanını terk ettikten sonra geri dönerken, suikaste uğrayıp öldü. talha ise, mervan ibn hakem* in suikasti ile savaş meydanında öldü.
hz ali, hz aişe nin bindiği deveyi, cemel ashabının, ölümüne koruduğunu görünce, devenin öldürülmesini emretti. deveyi, "yahudiler in kutsadığı buzağı" ya benzetti. ve devenin putlaştırıldığı için yakılıp, küllerinin savrulmasını emretti. isyan 400 ila 500 hz ali taraftarının şehit olmasıyla, 2500 civarında cemel ashabının ölmesiyle sonuçlandı*. hz ali, hz aişe yi, kardeşi muhammed ibn ebubekir ve yanında bulunan 40 asker* eşliğinde mekke ye gönderdi. islam tarihinde ilk iç savaş olmasıyla tarihe geçmiştir.
devamını gör...
mutlu olma yolunda en büyük engel
engelleri iyi analiz edememek,onları farketmemek, tanımamak onlarla karşılaşıldığında afallamak..engelin ne olduğu önemli değil yani çözüm metodu yanlışlığı var burada.o yöntemi bilmemek işte en büyük sorun.
devamını gör...
gençlerde işsizlik diye bir kaygının bulunmaması
yaşım 20. halen üniversite eğitimime devam etmekteyim. okula gidebildiğim süreçte part-time olan zaman zaman full time da dahil olmak üzere birçok farklı işte çalıştım. şimdi bu başlığı açan arkadaşın anlamadığı şey şu öğrencilik yıllarında bu işler problem değildir günü kurtarmak adına çalışırsınız ama mezun olduktan sonra neden anketörlük yapmaya devam edeyim? yıllarca bir alana bağlı eğitim aldıktan sonra neden yani neden?
hadi bunları geçtim şuan memleketimdeyim. iş yok arkadaş burada iş. fabrikada çalışamam malum askerliğe daha çok var. ee diğer işler desen her yer kapalı zaten küçük bir ilçe, yasak olmasa da iş yok. köyde zeytinlik ile damda bulunan birkaç koyun ile oyalanıyorum işte ne yapabilirim başka? çiftçilikte benim öğrenim gördüğüm alanın dışında bir meslek lakin babam topraktan ve hayvandan anlar. çocukluğundan beri çobanlık yapıp zeytin ağaçlarıyla uğraşmış adam. yaşamak için. ondan öğrendiklerim ile beraber çiftlik kurmayı hayal etmeyi denedim ama olmuyor edemiyorum. bunun sebebini uzun uzadıya yazmaya hacet yok. sadece şunu bilin devletten destek istemiyorum vergiler ile köstek olmasın yeterli.
uzaktan bakıp gençler hakkında atıp tutmak kadar kolay bir şey yok. konuşun bol bol konuşun. orhan veli'nin dediği gibi "hava bedava su bedava" konuşmakta bedava bundan sonra. *
başlık için tanımı şöyle bırakayım.
(bkz: bir yeni nesil söylencesi; boş yapmak)
hadi bunları geçtim şuan memleketimdeyim. iş yok arkadaş burada iş. fabrikada çalışamam malum askerliğe daha çok var. ee diğer işler desen her yer kapalı zaten küçük bir ilçe, yasak olmasa da iş yok. köyde zeytinlik ile damda bulunan birkaç koyun ile oyalanıyorum işte ne yapabilirim başka? çiftçilikte benim öğrenim gördüğüm alanın dışında bir meslek lakin babam topraktan ve hayvandan anlar. çocukluğundan beri çobanlık yapıp zeytin ağaçlarıyla uğraşmış adam. yaşamak için. ondan öğrendiklerim ile beraber çiftlik kurmayı hayal etmeyi denedim ama olmuyor edemiyorum. bunun sebebini uzun uzadıya yazmaya hacet yok. sadece şunu bilin devletten destek istemiyorum vergiler ile köstek olmasın yeterli.
uzaktan bakıp gençler hakkında atıp tutmak kadar kolay bir şey yok. konuşun bol bol konuşun. orhan veli'nin dediği gibi "hava bedava su bedava" konuşmakta bedava bundan sonra. *
başlık için tanımı şöyle bırakayım.
(bkz: bir yeni nesil söylencesi; boş yapmak)
devamını gör...
yüksek sesle konuşan insanlar
uzun süre maruz kaldığınızda kulakta çınlama ve işitme kaybına neden olabilir. ve bu ses kirliliiğini yaratan kişinin ağzını ellerinizle sıkıca kapatmak istemenize yol açar. defalarca uyarılmasına rağmen aynı tas, aynı hamam devam eder. hatta öyleleri vardır ki onlar için mekan fark etmez bu işi şova dönüştürürler. sevdiğiniz ve tanındığınız mekanlara birlikte gidilmemesi önerilir.
devamını gör...
insanlara akıl verme isteği
yediğimiz her kazık bize tecrübe olarak geri döndüğü için bir çok konuda sizden bilgiyiz.belki okuduğunuz konuda bilgili olamaya biliriz ama hayat sadece okuduğunuz yerden sormaz size,
hoca eşekten düşmüş, doktora götürelim demişler.kabul etmemiş.beni eşekten düşen birine götürün beni ancak o anlar demiş...
hoca eşekten düşmüş, doktora götürelim demişler.kabul etmemiş.beni eşekten düşen birine götürün beni ancak o anlar demiş...
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
güzel dinlerim seni.
yargılamadan, eleştirmeden.
sözünü de kesmeden.
kestirmeden severim seni.
öyle dolambaçlı yollardan değil.
sevdiğim halinle kalırsın.
değişmek için yormazsın kendini
yormadan severim seni.
kanatlarını da kırmam,
uçarken çok güzelsin
kırmadan severim seni.
seni altın kafese koyamam ki
özgür halinle severim seni.
düşürmem de seni.
ayakta çok güzelsin.
yargılamadan, eleştirmeden.
sözünü de kesmeden.
kestirmeden severim seni.
öyle dolambaçlı yollardan değil.
sevdiğim halinle kalırsın.
değişmek için yormazsın kendini
yormadan severim seni.
kanatlarını da kırmam,
uçarken çok güzelsin
kırmadan severim seni.
seni altın kafese koyamam ki
özgür halinle severim seni.
düşürmem de seni.
ayakta çok güzelsin.
devamını gör...
kazandığı parayı hak etmeyen meslek grupları
spor (futbol) yorumculuğu.
devamını gör...
basurlular
yukarıda da belirtildiği gibi, milattan önce 2000-3000 civarında yaşadıkları tahmin edilen talihsiz kavim.
yükselme dönemleri tıpkı asurlular gibi ticaret aracılığıyla ivmelenmiştir. kıçıkıllılar uygarlığından ayrılarak bağımsızlıklarını ilân etmeleri, kına ticareti yaptıkları döneme denk gelir.
o dönemler serinlemek amacıyla kullanılan kınaları, bel altı bölgelerini de serinletmek amacıyla bir taraflarına yakan insanlar, aile arasında birbirlerine "elim şuraya yetişmiyor. bi yardım ediversen sevabına?" türünden destek isteklerini belirtmeye başlarlar ve görürler ki aile üyelerinin muzdarip olduğu kıl dönmesi ile kendi totolarını huzursuz eden rahatsızlık birbirinden çok farklıdır. bunun üzerine kendilerini basurlular olarak, kıl dönmeli olanlardan ayırırlar. farklı bir bölgeye göç edip yerleştikleri için, aile üyelerinden bazıları birbirinden ayrı düşmüş ve büyük acılar yaşanmıştır. geride kalan aile üyeleri de kıçıkıllılar olarak anılmaya başlanmıştır.
savaşlarda gösterdikleri üstün başarıların nedeni, oturamıyor oluşlarıydı. savaşlarda at kullanmaktan kaçınmışlardır ve daha çok oktu, mızraktı, uyuyan leopar misali ağaç dallarına yüz üstü uzanıp pusu kurmaktı gibi yöntemleri geliştirmişlerdir. kurdukları pusular sayesinde, düşman daha harekete geçemeden orduların yarısını yok etmeleriyle ünlüydüler. "bir basurlu gibi savaş" deyimi oradan kalmıştır.
ancak sonları da bu savaş taktiklerinden biri nedeniyle olmuştur. yine böyle ağaçlarda serilmiş vaziyette düşmanı beklerken çıkan bir yangında, ağaçlardan inmeye fırsat bulamayarak diri diri yanan basurlulardan geriye, savaşa herhangi bir nedenle (hastalık gibi) katılamamış olanların sürdürdüğü soydan tek tük üye kalmıştır.
günümüzde basurlulara, dağınık olarak dünyanın her bölgesinde rastlanabilir.
edit: çalıntıysa çok ayıp. değilse mesele yok.
(bkz: çalıntı tanım girmek)
yükselme dönemleri tıpkı asurlular gibi ticaret aracılığıyla ivmelenmiştir. kıçıkıllılar uygarlığından ayrılarak bağımsızlıklarını ilân etmeleri, kına ticareti yaptıkları döneme denk gelir.
o dönemler serinlemek amacıyla kullanılan kınaları, bel altı bölgelerini de serinletmek amacıyla bir taraflarına yakan insanlar, aile arasında birbirlerine "elim şuraya yetişmiyor. bi yardım ediversen sevabına?" türünden destek isteklerini belirtmeye başlarlar ve görürler ki aile üyelerinin muzdarip olduğu kıl dönmesi ile kendi totolarını huzursuz eden rahatsızlık birbirinden çok farklıdır. bunun üzerine kendilerini basurlular olarak, kıl dönmeli olanlardan ayırırlar. farklı bir bölgeye göç edip yerleştikleri için, aile üyelerinden bazıları birbirinden ayrı düşmüş ve büyük acılar yaşanmıştır. geride kalan aile üyeleri de kıçıkıllılar olarak anılmaya başlanmıştır.
savaşlarda gösterdikleri üstün başarıların nedeni, oturamıyor oluşlarıydı. savaşlarda at kullanmaktan kaçınmışlardır ve daha çok oktu, mızraktı, uyuyan leopar misali ağaç dallarına yüz üstü uzanıp pusu kurmaktı gibi yöntemleri geliştirmişlerdir. kurdukları pusular sayesinde, düşman daha harekete geçemeden orduların yarısını yok etmeleriyle ünlüydüler. "bir basurlu gibi savaş" deyimi oradan kalmıştır.
ancak sonları da bu savaş taktiklerinden biri nedeniyle olmuştur. yine böyle ağaçlarda serilmiş vaziyette düşmanı beklerken çıkan bir yangında, ağaçlardan inmeye fırsat bulamayarak diri diri yanan basurlulardan geriye, savaşa herhangi bir nedenle (hastalık gibi) katılamamış olanların sürdürdüğü soydan tek tük üye kalmıştır.
günümüzde basurlulara, dağınık olarak dünyanın her bölgesinde rastlanabilir.
edit: çalıntıysa çok ayıp. değilse mesele yok.
(bkz: çalıntı tanım girmek)
devamını gör...
çağımızın hastalığı
benmerkezcilik. her şeyi kendine dayandırmak, kendine indirgemek eğilimi..egosantrik insanlar yüzünden dünya daha yaşanılmaz bir hal alıyor.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarına ne oluyor sorunsalı
sevgili yapan gidiyor bu çok açık. sözlük değil de sevgili pazarı sanki. sevgili arayan, kafasına uyanı bulunca uçur beni diyor yönetime. e yönetim de yalnız kalpleri buluşturduğu için mutlu. aldığım bir duyumdan yola çıkarak söylüyorum bunu. boşa konuşmam ben.
ben daha burdayım merak etmeyin yoldaşlarım. ama manitu yapınca giderim. böyle de delikanlıyımdır.
ben daha burdayım merak etmeyin yoldaşlarım. ama manitu yapınca giderim. böyle de delikanlıyımdır.
devamını gör...
ödünç kitap
okunduktan sonra geri verilmesi gereken kitap. ödünc kitabı geri getirmeyen kisiler yüzünden insanlar birbiriyle kitap paylaşmaz oldu. kimseden kitap isteyemiyorum. 2.el kitapcılar da uyanmışlar, onlar da epey pahalı satıyor. eh kitap fiyatları da malum. cidden bir magduriyet yasanıyor. bazen arkadaslarımın evine gittigimde agzımın suyu akıyor ama cirkefler pek vermek istemiyorlar. sırf bu kötü deneyimleri yüzünden. arkadaşlar herkes aldığı kitabı geri versin o güven ortamı gene olussun, aglıycam.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
sezen aksu-ne ağlarsın.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının nicklerinin hikayesi
istisnasız, girdiğim her ortamda belli bir süre sonra aniden gelen his.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
çok şükür bu gece de yaşıyor, neşeli rolümü icra ettim. gecenin bu kadar cömert olduğuna pek sık rastlayamadım doğrusu. insanlar arasında bu maskeyi takmak belki de en doğrusu. kimse bu karanlığa girmek zorunda değil en nihayetinde.
gel bakalım kadim dostum karanlık; gel ki gerçekler üzerimde tüm ağırlığıyla varlığını sürdürebilsin.
bilmiyorum ne zaman piyango vuracak bana ? hemen olumlu anlamayın lütfen. bu beden ebedi istirahata kavuştuğunda belki de bedel ödemek devri son bulacaktır. belki de karanlık bitecek aydınlık başlayacaktır. ama söz konusu benim ya, yine de hayâl ederken bile temkinli olmakta fayda vardır. dedim ya söz konusu ben olunca, bu bedel ödenmek için bu karanlığın ne kadar daha büyümesini bekleyecek ? bu soruya cevap aramak sanki uzayda yıldız aramak misali.
hayat denen hesap masama gelmiş, bekliyor bedelini ödememi. artık takatim kalmadığını hissediyorum, gücümün son zerreleri harcanıyor sanırım. eninde sonunda ebedi istirahat kapımı çalacak, yeni dostum o olacak...
gel bakalım kadim dostum karanlık; gel ki gerçekler üzerimde tüm ağırlığıyla varlığını sürdürebilsin.
bilmiyorum ne zaman piyango vuracak bana ? hemen olumlu anlamayın lütfen. bu beden ebedi istirahata kavuştuğunda belki de bedel ödemek devri son bulacaktır. belki de karanlık bitecek aydınlık başlayacaktır. ama söz konusu benim ya, yine de hayâl ederken bile temkinli olmakta fayda vardır. dedim ya söz konusu ben olunca, bu bedel ödenmek için bu karanlığın ne kadar daha büyümesini bekleyecek ? bu soruya cevap aramak sanki uzayda yıldız aramak misali.
hayat denen hesap masama gelmiş, bekliyor bedelini ödememi. artık takatim kalmadığını hissediyorum, gücümün son zerreleri harcanıyor sanırım. eninde sonunda ebedi istirahat kapımı çalacak, yeni dostum o olacak...
devamını gör...
