hayat hikayem
devamını gör...

günümüzde libya'da bulunan antik kent.

m.ö. 8. yüzyılda fenikelilerce koloni edilmiş. roma akdeniz'de yükselişe geçene kadar akdeniz ticaretini tekelinde bulunduran zengin bir devlettir. bulunduğu konum itibariyle deniz ticaretinde söz sahibi olmuştur. biri ticarî gemilere diğeri savaş gemilerine ait olmak üzere iki ayrı limana sahiplerdi. denizcilikte usta oldukları bilinmektedir. romalıların ilk gemilerini kartaca filosunu örnek alarak inşa ettiği söylenmektedir.

ordularında paralı asker ve filler kullandıkları bilinmekte. dünyanın hemen her yerinde olduğu gibi kartaca'nın da yönetici sınıfı asil ve zenginlerden oluşmaktaydı. yerli halktan aldıkları acımasız vergiler ve diğer halkları köleleştirmelerinden dolayı "insan avcıları" lakabına mazhar olmuşlardır.

m.ö. 3. yüzyıl ortalarında roma ile çıkarları çatışınca ikili mücadeleler başlamış. bu mücadeleler aralıklı olarak 100 yıl kadar sürmüştür. sonuçta roma bu savaşlardan galip ayrılmış, kartaca'nın görkemli günlerinden geriye yakılmış, yıkılmış evler kalmıştır.
roma m.ö. 146'da burayı eyalet hâline getirince toprakları kutsal ilan etmiş ve işlenmesini, konut yapılmasını yasaklamış, eskinin bu görkemli topraklarını yıllarca çöl gibi kurutarak cezalandırmıştır.
devamını gör...

benim için yeri çok ama çok ayrı olan kitap.

sanırım ortaokul 3. sınıfa gidiyordum. öğretmenim bu kitaptan bahsetmişti. bende o dönemler öğretmen delisiydim. babama zorla aldırmıştım. okuduğum hem ilk romandı hemde ilk şahsıma ait kitabımdı. gözüm gibi bakmıştım kitaba. inanmazsınız geceleri bile koynuma alıp uyuyordum.

bütün sayfalarını anneme sesli bir şekilde okumuştum. o da bende bayılmıştık kitaba. sonra onu ben bi kız arkadaşıma verdim okusun diye, bir daha geri getirmemişti. bende utandım isteyemedim...

tabi o zamanlar zeze'nin hayatı bana çok güzel ve eğlenceli gelmişti. büyüyünce zeze'nin hayatının boktanlığını fark etmiştim.

türkiye'de bir dönem yasaklanmış kitaptır.
devamını gör...

başlıklarda gezerken güzel bir tanıma denk geliyorum ve beğenmek istiyorum. bir bakıyorum ben yazmışım. bazen kendi profilimde gezerken de oluyor bu.
neden kendi tanımımızı beğenemiyoruz?
devamını gör...

koridorları yeni silinmiş devlet okulu kokusu.
devamını gör...

dönem dizilerini severek izleyen biri olarak mad men'e bir kaç ay öncesinde başlamam biraz benim ayıbım tabii ama izlediğim kadarıyla - 2. sezonun sonundayım - diyebilirim ki masters of sex'le çok benzer bir atmosferi var.

zaten araştırdım bunlar hep 1950 1960 amerika'sından bahsediyor hafif hafif zenci dokundurmalarıyla o dönem hakkında izleyiciye ortalama bir izlenim kazandırıyor.
dizinin akıcılığı bu tarzı sevmeyenler için uygun değil çünkü ağır ve ağdalı bir anlatımı var.

bir de sountracklarının hastasıyız.



(bkz: elle king) (bkz: masters of sex)
devamını gör...

bir gün mutlaka biteceğini çok iyi biliyorum.
her iniş beraberinde bir çıkışı getirir. tabi imkanını değerlendirebilene. keza her çıkışın da bir inişi olacağı unutulmamalıdır.
unutmayın hayran hayran baktığımız kimseye o imkanlar altın tepside sunulmadı. herkesin geldiği nokta için zor günlerden geçtiği, bedel ödediği bir gerçek. pembe hayatlara inanmayıp önümüze bakmak gerekiyor.
devamını gör...

proje yönetiyorum. ayrıca satış ve pazarlama konusunda eğitim veriyorum. ama bir arkadaş bana civciv böyle bir iş yapıyoruz acayip paralar kazanıyoruz derse işi çok sorgulamam, direkt olarak o işe başlarım. seçici biri değilim.

buradan şirket sahibi arkadaşlara selamlarımı iletiyorum. elime bir kalem verirseniz onun geceleri uçak haline geldiğini karşı tarafa inandırabilir, modern dolandırıcılık yapabilir, daha gözü açılmamış gencecik insanlara her arayan ile hemşeri olmayı öğretebilir, şirketinize çok para kazandırabilirim. ancak rahatıma çok düşkün olduğum için tam zamanlı sürekli çalışmam. proje bazlı çalışırız beraber. 2 ay çalışır 2 ay tatil yaparım.

hadi bakalım. iş tekliflerini bekliyorum. zaten sözlüklerde herkes şirket sahibi ve maaşı 20 bin değil midir? bin mi? pardon. 20k. ahaha haspamlar ya.
devamını gör...

az önce dinlerken fark ettim de çok şerefsiz bir şarkıymış; aldattım... allah korusun ya biri bana yazsaydı böyle bir şarkı!.
"aldattım. dün gece gördüğüm dört kızla aynı anda yattım
haklıydın senin arkandan çevirilebilecek iş bırakmadım
bunu yaptım. düşünmedim hiç bir kere bile. yine de faka basmadım.
kandırdım. seni sevdiğimi söylerken bile yüzüne bakmadım."
devamını gör...

aldatan aldattım diyebilecek..
aldatıyor sonra_vallahi ben yapmadım/benle alakası yok/seni çok seviyorum handan-fuat_
yedin mi bir b.k..
söyleyeceksin adam gibi..ama öyle al sana bir kaya nerene dayarsan daya gibi değil..
bu itirafın ana fikri: karşındakine sana dair karar verme kabiliyeti vermen.. ayrılır mı devam mı eder?!?
en büyük riyakarlik aldatıp aldattığını inkar etmesi..
midem kalktı yine..
devamını gör...

yoktur üstüne senin
güzeli çirkin yapmakta
suçu da dünyaya atmakta
devamını gör...

şalgam ve turşu suyu. bardak bardak içerim.
devamını gör...

stada taraftar gelmeyince de futbolcuların ücretlerini kessinler.
devamını gör...

bi bok bilmeyen insandır. çünkü insan hata yaptığında özür diler ve hata yaparak öğrenir. hatta belkide en iyi öğrenme biçimi hata yaparak tecrübe etmektir.

buradan bakılırsa hiç özür dilememiş adam, hiç hata yapmamıştır ve hiç bir şey öğrenmemiştir.
devamını gör...

ortodoks mezhebi olan yunanistan bulgaristan vari bir ülke olurduk. fakat ab ye çoktan girerdik.
devamını gör...

küçükken haylazlık yapmayı sevdiğimden favori eylemlerimden biriydi belli bir süre için. fakat sonra bir gün zile basıp kaçarken adamın teki kapıyı açtı. "kim var orada?!" sesi de o kadar kalın ve kaba ki insan olduğu yere mıhlanır duyunca. e küçücük çocuğum da tabii. arkamı dönüp adama bakınca göbeği salmış, atletli, kıllı birini gördüm. elinde de bardak tutuyordu sanırım. kirli sakalı, çirkin ve huysuz yüzüyle yukarıdan bana bakıyor. sonra sövdü mü bilmiyorum artık ama hafızam o kısmı çıkarmış aradan. böylece zile basmayı bırakmıştım. *
devamını gör...

anne ve babaların çocuklarına gösterdiği ilgi, şefkat, fedakarlık ve özveriyi, zamanı geldiğinde çocuk anne ve babasına göstermez anlamındaki atasözü.

bunu söyledikten sonra annemiz tarafından seni doğuracağıma taş doğursaydim sözünü işitmek muhtemel.*

annemiz babamız hayattaki en önemli kişiler o yüzden vefakâr olmaya özen göstermeliyiz.
devamını gör...

öyle biri vardı arkadaş grubumda her problemi libidoya bağlardı. "bugün hiçbir şeye enerjim yok" diyen birine "bunlar hep libido düşüklüğü yüzünden" demişti.
not: aramızda fazla barınamadı.
devamını gör...

yaşanmış bir hikaye şöyle geçiyor:
istanbul'da terminalden bodrum'a gidecek olan otobüse binen kadın, bagaja koyması için muavine bir kutu teslim ediyor. otobüs dinlenme tesisine varınca kutuyu açıp bakan muavin içinde ölmüş bir kedi görüyor. kedinin havasızlıktan öldüğünü düşünen muavin paniğe kapılıp , acilen mola yerinde ölen kedinin aynısını bulup kutuya yerleştiriyor. otobüs bodrum'a vardığında kutuyu teslim alan kadın içinde kıpırdayan ve canlı bir kedi görünce tepki veriyor :
hayır, bu benim kedim olamaz. çünkü benim kedim ölmüştü ve ben onu bodrum'a toprağa vermek için getirmiştim.
devamını gör...

türkler türkiye cumhuriyeti'nin kurucusu atatürk'ü ve silah arkadaşlarını sever, her zaman sevmiştir. saygıyla, minnetle ve rahmetle anarlar. atatürk ve cumhuriyet ile dertleri olanlar bellidir: siyasal islamcılar, fethullahçılar, etnik bölücüler. birbirleriyle bağlantılıdırlar. onlardan atatürk'ü sevmelerini bekleyen de yok.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim