geceye yaşamak için bir sebep bırak
"yaşamak güzel şey doğrusu
üstelik hava da güzelse
hele gücün kuvvetin yerindeyse
elin ekmek tutmuşsa bir de
hele tertemizse gönlün
hele kar gibiyse alnın
yani kendinden korkmuyorsan
kimseden korkmuyorsan dünyada
dostuna güveniyorsan
iyi günler bekliyorsan hele
iyi günlere inanıyorsan
üstelik hava da güzelse
yaşamak güzel şey
çok güzel şey doğrusu."
-melih cevdet anday
herkesin farklı bir sebebi vardır elbet. sonuçta buradayız hala, hayattayız. hala nefes alıyor olmak bile bir sebep değil mi? hala bu dünyadaysak demek ki burada yapacaklarımız vardır. bunların dışında benim sebebim hayallerim olması en önce. daha başarmak istediğim o kadar çok şey var ki. en başta da insanların sen yapamazsın dediği şeyleri başarmak istiyorum. böyle düşünen herkese başarabileceğimi göstermek istiyorum. ama bunu en önce kendime göstermek istiyorum. yani kim ne derse desin ben başarabilirim ve bunu ilk kendime sonra da diğer herkese göstermek istiyorum.
biraz da bu güzel şiirde bahsettiği gibi güzel şeylerden bahsedeyim. bir başka sebebim bahar geldi. akşamlar bile artık o kadar güzel ki... sanki bak güzel günler çok yakında der gibi. sonra sevdiklerim burada ayrıca daha izlemediğim çok film ve okumadığım çok kitap var. hem insan sevdiklerinin yüzünü bir gün daha görmek için, seslerini bir gün daha duymak için yaşamaz mı?
hayatta yaşamak için bir sürü sebep var. yaşamak için bir sebebim yok diyorsanız bence biraz düşünün. tam bu düşüncedeyken sizi hayata bağlayan şey ne? ve o bulduğunuz şeye tutunun derim ben. en azından ben öyle yapıyorum. yaşam gerçekten düşündüğümüz kadar uzun değil ve hazır yaşıyorken olabildiğince bunun keyfine varalım. sevin ve sevilin dostlar. başlıktan kaydım evet ama bunları söylemezsem de yarım kalırdı. son olarak siz siz olun, yaşadığınız için mutlu olun.
üstelik hava da güzelse
hele gücün kuvvetin yerindeyse
elin ekmek tutmuşsa bir de
hele tertemizse gönlün
hele kar gibiyse alnın
yani kendinden korkmuyorsan
kimseden korkmuyorsan dünyada
dostuna güveniyorsan
iyi günler bekliyorsan hele
iyi günlere inanıyorsan
üstelik hava da güzelse
yaşamak güzel şey
çok güzel şey doğrusu."
-melih cevdet anday
herkesin farklı bir sebebi vardır elbet. sonuçta buradayız hala, hayattayız. hala nefes alıyor olmak bile bir sebep değil mi? hala bu dünyadaysak demek ki burada yapacaklarımız vardır. bunların dışında benim sebebim hayallerim olması en önce. daha başarmak istediğim o kadar çok şey var ki. en başta da insanların sen yapamazsın dediği şeyleri başarmak istiyorum. böyle düşünen herkese başarabileceğimi göstermek istiyorum. ama bunu en önce kendime göstermek istiyorum. yani kim ne derse desin ben başarabilirim ve bunu ilk kendime sonra da diğer herkese göstermek istiyorum.
biraz da bu güzel şiirde bahsettiği gibi güzel şeylerden bahsedeyim. bir başka sebebim bahar geldi. akşamlar bile artık o kadar güzel ki... sanki bak güzel günler çok yakında der gibi. sonra sevdiklerim burada ayrıca daha izlemediğim çok film ve okumadığım çok kitap var. hem insan sevdiklerinin yüzünü bir gün daha görmek için, seslerini bir gün daha duymak için yaşamaz mı?
hayatta yaşamak için bir sürü sebep var. yaşamak için bir sebebim yok diyorsanız bence biraz düşünün. tam bu düşüncedeyken sizi hayata bağlayan şey ne? ve o bulduğunuz şeye tutunun derim ben. en azından ben öyle yapıyorum. yaşam gerçekten düşündüğümüz kadar uzun değil ve hazır yaşıyorken olabildiğince bunun keyfine varalım. sevin ve sevilin dostlar. başlıktan kaydım evet ama bunları söylemezsem de yarım kalırdı. son olarak siz siz olun, yaşadığınız için mutlu olun.
devamını gör...
elektronik araçlara vurarak çalışmaya zorlamak
bazen de işe yarar, tuhaf gelse de. kumandalarda özellikle.
devamını gör...
geceye bir 90'lar şarkısı bırak
umay umay-böl beni.
devamını gör...
the alan parsons project
80'lerin o devasa synthesizer ve ses sistemleriyle ilkleri başaran, jean michel jarre ile elektronik müziğin bugünkü temellerini atan güzide grup. o dönemde yine ismini duyurmuş olan çok sevdiğimiz giorgio moroder ve cerrone'un aksine disko tarzına yönelmemişlerdir. birinin sonu diğerinin başı olan iki ünlü parçasıyla tanımımıza son verelim:
(bkz: sirius)
aynı zamanda chicago bulls'un majestelerinin olduğu dönemi de kapsayan sahaya çıkış müziğidir.
(bkz: eye in the sky)
(bkz: sirius)
aynı zamanda chicago bulls'un majestelerinin olduğu dönemi de kapsayan sahaya çıkış müziğidir.
(bkz: eye in the sky)
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
nev-i şahsına münhasır çünkü o. bişeylerden bahsederken yapacaklarını belli eden, herkese ve herşeye karşı zırhını bürünen. kanayan yerini dağlamayı seçen, kırılan parmağını kesen o. aslında çok sevilmiş ama kimse onu istediği gibi sevmemiş. kimse düşünce üflememiş gibi. kırılan yerlerinden tekrardan binlerce kez kırmışlar gibi. kalkmasın ayağa der gibi. herkes bir, o tek gibi.
devamını gör...
ankara deyince akla gelenler
anıtkabir' i, soğuğu, meclis, bazı düşük bütçeli atv ve star dizilerinin çekildiği yer, simit, güzel yerler, ( edit' hiç gitmedim tamamen sallıyorum)
devamını gör...
ilk olup yok olmak mı son olup sonsuz olmak mı sorunsalı
--- alıntı ---
herkes ilk olmak ister,ilk aşk, ilk öpücük..oysa ilk geçicidir.sahip olduğunuz hangi ilk hala sizin, yada sizinle? hiç düşündünüz mü?oysa son da durum biraz farklıdır.ondan ötesi yoktur.heyecandan avuçlarınızın terleyerek tuttuğu ilk elle değil,güvenerek sımsıkı tuttuğunuz son elle girersiniz mezara..
--- alıntı ---
herkes ilk olmak ister,ilk aşk, ilk öpücük..oysa ilk geçicidir.sahip olduğunuz hangi ilk hala sizin, yada sizinle? hiç düşündünüz mü?oysa son da durum biraz farklıdır.ondan ötesi yoktur.heyecandan avuçlarınızın terleyerek tuttuğu ilk elle değil,güvenerek sımsıkı tuttuğunuz son elle girersiniz mezara..
--- alıntı ---
devamını gör...
normal sözlük’ün isminin acilen değiştirilmesi gerekliliği
devamını gör...
çocuklara neden babalar isim verir sorusu
ne alaka benim ismimi annem koymuş.
devamını gör...
kadir
şimdiye kadar hiç bir tanım girilmemesiyle beni şaşkına uğratmış başlıktır.
şimdi arkadaşlar bu coğrafya bir batlamyus'undan ibnül-heysemi'sine kadar bir çok bilim adamı yetiştirmiş bilgin barındırmaktaydı. özellikle astronomi ve matematik konusunda bir çok deha bu topraklardan gelmiş ve geçmiş...
geçerken de bize bir takım miraslar bırakmıştır.
bu miraslardan en önemlisi hipparchus tarafından bırakılan ''kadir sistemi''dir.
yıldız parlaklıklarını tanımlarken ingilizve fransızlar magnitude-büyüklük, almanlar grönklasse-büyüklük sınıfı, sistemi kullanmaktadır.
işte m.ö 2 yy. da iznik'te doğan ancak bilimsel çalışmalarını rodos'ta yapan hiparkos ise yıldız parlaklığını ''kadir'' ile sınıflamış ve bu sınıflama günümüze kadar gelmiştir.
araçpa kaynaklı bir sözcüktür kadir.
hiparkos; birinin parlaklığını diğeriyle karşılaştırarak bulmaya çalışmış, en parlak yıldızları 1 kadir ve en sönük yıldızları 6 kadir olarak sınıflandırmıştır. bu çalışması halen geçerlidir. ve bu yıldız parlaklığı belirlemede halen kullanılmaktadır.
şimdi efenim ozamanları teleskop filan yok, millet çıplak gözle gözlemliyor bunları... bu sebeple hiparkusun hazırlamış olduğu 1022 tane yıldızdan oluşan kataloğun tamamı gözle görülebilen yıldızlardan oluşmaktadır. aynı zamanda güneş ve ay içinde kullanılmaktadır.
sirius -1,42 kadirdendir.
güneş -26,8 kadirdendir.
uranüs ise 5,6 kadriyle çıplak gözle görme sınırı olan 6. dereceye çok yakın olduğundan zor görülebilirdir.
şurada itü astronomi klübünün biraz daha detaylı açıklaması var. astronomi.itu.edu.tr/genel/...
''
''
şimdi arkadaşlar bu coğrafya bir batlamyus'undan ibnül-heysemi'sine kadar bir çok bilim adamı yetiştirmiş bilgin barındırmaktaydı. özellikle astronomi ve matematik konusunda bir çok deha bu topraklardan gelmiş ve geçmiş...
geçerken de bize bir takım miraslar bırakmıştır.
bu miraslardan en önemlisi hipparchus tarafından bırakılan ''kadir sistemi''dir.
yıldız parlaklıklarını tanımlarken ingilizve fransızlar magnitude-büyüklük, almanlar grönklasse-büyüklük sınıfı, sistemi kullanmaktadır.
işte m.ö 2 yy. da iznik'te doğan ancak bilimsel çalışmalarını rodos'ta yapan hiparkos ise yıldız parlaklığını ''kadir'' ile sınıflamış ve bu sınıflama günümüze kadar gelmiştir.
araçpa kaynaklı bir sözcüktür kadir.
hiparkos; birinin parlaklığını diğeriyle karşılaştırarak bulmaya çalışmış, en parlak yıldızları 1 kadir ve en sönük yıldızları 6 kadir olarak sınıflandırmıştır. bu çalışması halen geçerlidir. ve bu yıldız parlaklığı belirlemede halen kullanılmaktadır.
şimdi efenim ozamanları teleskop filan yok, millet çıplak gözle gözlemliyor bunları... bu sebeple hiparkusun hazırlamış olduğu 1022 tane yıldızdan oluşan kataloğun tamamı gözle görülebilen yıldızlardan oluşmaktadır. aynı zamanda güneş ve ay içinde kullanılmaktadır.
sirius -1,42 kadirdendir.
güneş -26,8 kadirdendir.
uranüs ise 5,6 kadriyle çıplak gözle görme sınırı olan 6. dereceye çok yakın olduğundan zor görülebilirdir.
şurada itü astronomi klübünün biraz daha detaylı açıklaması var. astronomi.itu.edu.tr/genel/...
''
''
devamını gör...
emily bronte
ingiliz roman yazarı ve şair. yazdığı tek roman olan uğultulu tepeler (wuthering heights) bugün ingiliz edebiyatının en önemli eserleri arasındadır. şiirdeki yeteneğinin ailesi tarafından keşfedilmesi sonucu kız kardeşleri charlotte ve anne ile beraber 1846'da ortak bir şiir kitabı yayınlamışlardır. 1847'de ise tek romanı olan uğultulu tepeler'i yayınlamıştır. emily bronte kız kardeşleri gibi sağlık konusunda şanssız bir isimdir, erkek kardeşinin cenazesinde başlayan soğuk algınlığı ilerleyerek 19 aralık 1948 yılında tüberküloz sebebiyle genç yaşta hayatını kaybetmesiyle sonuçlanmıştır. viktoria döneminde yaşadığı dikkate alınırsa, bu dönemin koşullarında uğultulu tepeler gibi kadının ön planda olduğu aşk, ihtiras, şiddet yönü bu kadar gerçekçi bir romana imza atması da şaşırtıcı ve bir o kadar takdir edilesi bir başarıdır.
devamını gör...
daredevil
matt murdock nam-ı diğer daredevil. çocuk yaşta geçirdiği bir kaza sonucu görme yetisini kaybediyor. ancak bununla birlikte diğer duyularını oldukça geliştiriyor. gözlerini kullanamayan ama senden benden iyi gören çocuğumuz büyüyüp serpiliyor avukat oluyor. bir de üzerine en yakın arkadaşıyla nelsen&murdock hukuk bürosunu açıyor.
daredevil olmasıysa babasının ölümünden sonra intikam hırsıyla gecelerini hell's kitchen da kötü adam kovalamacayla geçirmesi sonucunda oluyor. tabi kendi yodası stick'in büyük katkılarıyla. netflix'in prodüksiyonu sağlam dizilerinden bir tanesi. oldukça kaliteli ve kanlı dövüş sahneleri var. ikinci sezonda diziye katılan punisher ile daha da zevkli bi hale geliyor dizi. ancak netflix ve disney anlaşmazlıkları yüzünden dizinin biraz harcanmış olduğunu düşünüyorum. sanırsam diziyi de netflix iptal etmiş. kimin anlaşamadığı pek umrumda değil güzelim diziyi yediler kavgaları arasında.
dizinin ilk sezonu daha çok mahallemizin daredavil'ı tadındayken. ikinci sezon punisher, electra ve the hand örgütünün ekibe dahil olmasıyla ninjacılık ile geçiyor. kötü mü? bence asla. üçüncü sezonda ise daredevil odağını tamamen kingpin adıyla benim için marvel'ın ekol kötülerinden olan wilson fisk'e çeviriyor ve bence çok iyi yapıyor.
wilson fisk yani vincent d'onofrio dizideki en iyi oyunculardan. marvel dizilerinin en iyi kötü adamlarından. vincent zaten arıza rollerin adamın. adam tam bir karakter oyuncusu. en başarılı kingpin ayrıca.
matt murdock ise alıştığımız süper kahramanların aksine dayak yiyen sürekli ölüme yakın bi karakter. çoğu zaman kendinden bağımsız bir nedenle kurtuluyor ölümün kıyısından.
dizi boyunca en sevmediğim karakter karen page. kadını gördükçe tadımın kaçıyor, ekrana her şeye de burnunu sokma be kızım diye bağırmamak için çok zor tutuyorum kendimi. bir ton aptallık yapıyor ama yine herkes onun etrafında pervane.
asıl gelelim konuya bu başlığı yazmamdaki en büyük motivasyon hell's kitchen şeytanını son örümcek adam filminde 2 dakika da olsa görmemiz. allahımm matt i gördüğümde sinema salonunda koşturmamak için çok zor durdum. normalde tam bi spiderman delisi olduğum için o başlığa entry de gireceğim ama filmi izlerken heyecandan bi sürü detayı kaçırdığıma eminim biraz sakinleyeyim 2. ye gideceğim.
daredevil olmasıysa babasının ölümünden sonra intikam hırsıyla gecelerini hell's kitchen da kötü adam kovalamacayla geçirmesi sonucunda oluyor. tabi kendi yodası stick'in büyük katkılarıyla. netflix'in prodüksiyonu sağlam dizilerinden bir tanesi. oldukça kaliteli ve kanlı dövüş sahneleri var. ikinci sezonda diziye katılan punisher ile daha da zevkli bi hale geliyor dizi. ancak netflix ve disney anlaşmazlıkları yüzünden dizinin biraz harcanmış olduğunu düşünüyorum. sanırsam diziyi de netflix iptal etmiş. kimin anlaşamadığı pek umrumda değil güzelim diziyi yediler kavgaları arasında.
dizinin ilk sezonu daha çok mahallemizin daredavil'ı tadındayken. ikinci sezon punisher, electra ve the hand örgütünün ekibe dahil olmasıyla ninjacılık ile geçiyor. kötü mü? bence asla. üçüncü sezonda ise daredevil odağını tamamen kingpin adıyla benim için marvel'ın ekol kötülerinden olan wilson fisk'e çeviriyor ve bence çok iyi yapıyor.
wilson fisk yani vincent d'onofrio dizideki en iyi oyunculardan. marvel dizilerinin en iyi kötü adamlarından. vincent zaten arıza rollerin adamın. adam tam bir karakter oyuncusu. en başarılı kingpin ayrıca.
matt murdock ise alıştığımız süper kahramanların aksine dayak yiyen sürekli ölüme yakın bi karakter. çoğu zaman kendinden bağımsız bir nedenle kurtuluyor ölümün kıyısından.
dizi boyunca en sevmediğim karakter karen page. kadını gördükçe tadımın kaçıyor, ekrana her şeye de burnunu sokma be kızım diye bağırmamak için çok zor tutuyorum kendimi. bir ton aptallık yapıyor ama yine herkes onun etrafında pervane.
asıl gelelim konuya bu başlığı yazmamdaki en büyük motivasyon hell's kitchen şeytanını son örümcek adam filminde 2 dakika da olsa görmemiz. allahımm matt i gördüğümde sinema salonunda koşturmamak için çok zor durdum. normalde tam bi spiderman delisi olduğum için o başlığa entry de gireceğim ama filmi izlerken heyecandan bi sürü detayı kaçırdığıma eminim biraz sakinleyeyim 2. ye gideceğim.
devamını gör...
bir kedinin öğrenmesi gereken şeyler
genel olarak kedilerin hepsi en az bir bilgide uzmanlaştıklarını düşünüyorum. bazıları sanki meslek öğrenir gibi kendini o konuda geliştiriyorlar.
kimisi yerde yuvarlanmakta ve sevimli hareketler yapmakta uzmanlaşmışken, bir diğeri kelebek, sinek vb. uçan canlıları yakalama konusunda uzman. bir başkası tek zıplamada dolap üzerine çıkmak konusunda uzmanken, bir öteki iki ayak üzerinde durup elleriyle bir şeyler istemek konusu üzerinden ilerlemiş. yani olay bence kedisine göre değişiyor.
ben buradan abimin kedisine seslenmek istiyorum. gayet donanımlı, kendini geliştirmiş, eğitimli ve aklı başında bir sarman olarak senden memnunuz fakat mesela insan kulağının yenmeyecek bir şey olduğunu öğrenmen lazım artık.
kulağımı yalayıp ısırmaya başladığında seni sırtımdan almamın sebebi bu işte. yoksa cidden kişisel değil.
not: bir de ters ters bakıyor neden ağzımdan aldın kulağı diye. sanki kulak onunmuş da elinden rızkını almışım gibi davranıyor.
kimisi yerde yuvarlanmakta ve sevimli hareketler yapmakta uzmanlaşmışken, bir diğeri kelebek, sinek vb. uçan canlıları yakalama konusunda uzman. bir başkası tek zıplamada dolap üzerine çıkmak konusunda uzmanken, bir öteki iki ayak üzerinde durup elleriyle bir şeyler istemek konusu üzerinden ilerlemiş. yani olay bence kedisine göre değişiyor.
ben buradan abimin kedisine seslenmek istiyorum. gayet donanımlı, kendini geliştirmiş, eğitimli ve aklı başında bir sarman olarak senden memnunuz fakat mesela insan kulağının yenmeyecek bir şey olduğunu öğrenmen lazım artık.
kulağımı yalayıp ısırmaya başladığında seni sırtımdan almamın sebebi bu işte. yoksa cidden kişisel değil.
not: bir de ters ters bakıyor neden ağzımdan aldın kulağı diye. sanki kulak onunmuş da elinden rızkını almışım gibi davranıyor.
devamını gör...
emanet kuşun yem değiştirirken kaçması
zalim kuşun arkasına bakmadan pırrr diye giderken elinde yemle gidişine bakakalınan durum.
kuş için iyi de.. ne diyeceğim la ben şimdi düşüncesi fena. aynısından alıp koysam? nerden anlıcaklar ki? kuş kuştur. harikasın epsilon.
(zil calar)
-kuşu alalım biz geldik teşekkür ederiz
-hangi kuş.heee kuş.
-buyumus iyi bakmissiniz.
-iyi bakarım. kuş bakmak benim işim.
-tekrardan tesekkurler iyi gunler.
kuş için iyi de.. ne diyeceğim la ben şimdi düşüncesi fena. aynısından alıp koysam? nerden anlıcaklar ki? kuş kuştur. harikasın epsilon.
(zil calar)
-kuşu alalım biz geldik teşekkür ederiz
-hangi kuş.heee kuş.
-buyumus iyi bakmissiniz.
-iyi bakarım. kuş bakmak benim işim.
-tekrardan tesekkurler iyi gunler.
devamını gör...
babaya söylemek istenip de söylenemeyenler
seni seviyorum baba diye hiç söyleyemedim. toplum bize, baba ile çocuğun arasında bir mesafe olması gerektiğini dayatmış. ama gözlerimizden anlıyorlardır sevgimizi, eminim.
devamını gör...
şiddete meyilli erkek
ailesi şiddete meyillidir ve şiddeti kafasında normalleştirmiştir.
devamını gör...
