normal sözlük’te tanımlarını sevdiğiniz yazarlar
bugün de üzüldük çok şükür. ben yine kendimin en sevdiği yazar olmaya devam edicim kardeşlerim hoşçakalın.
devamını gör...
kapatınca kafa ütülüyormuş denilen şeyler
televizyon.
devamını gör...
sözlükte kaliteli insan yok diyen insanlar
kaliteli tanım kavramının yalnızca bilgi içerikli tanımla özdeşleşmesi yanlış bence. kaliteli trollük, kaliteli eğlenceli tanımlar, kaliteli eleştiri tanımları da mümkün ve hatta var. sözlüğün kalitesi yalnızca bilgi içerikli tanımlarda değil saydığım ve sayamadığım daha bir sürü tanım tarzında kaliteli olabilmekte saklı. dolayısıyla bir yazar bilgi içerikli olmasa da kaliteli tanım yazabilir ve hatta yazıyor.
devamını gör...
en sevdiğin kitaptan bir alıntı
"yalnız, benim omuzlarımın bunca ağır bir yükü kaldıracak kadar geniş olmadığını vurgulamam gerek..."
(bkz: theo'ya mektuplar)
(bkz: theo'ya mektuplar)
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
yolun bittiği yerde neyin beklediğini bilmeden
yürüyebilir mi insan korkusuzca
aklının ufkuna kadar uzatabilir mi düşüncelerini
önyargıların bastırdığı idrakini özgürleştirerek
duyurabilir mi ötelenmişlerin, kimsesizleştirilmişlerin
masum ve bir o kadar keskin çığlığını
haykırabilir mi ciğerleri patlayacakçasına
geri getirebilir mi kirlenmemiş çocukluğunu
hayal kırıklıkları dört bir yanda hafıza enkazından
acabalarla dolu bu duygu durumundan
sıyrılabilir mi, sığınabilir mi güvenli bir limana
yürüyebilir mi insan korkusuzca
aklının ufkuna kadar uzatabilir mi düşüncelerini
önyargıların bastırdığı idrakini özgürleştirerek
duyurabilir mi ötelenmişlerin, kimsesizleştirilmişlerin
masum ve bir o kadar keskin çığlığını
haykırabilir mi ciğerleri patlayacakçasına
geri getirebilir mi kirlenmemiş çocukluğunu
hayal kırıklıkları dört bir yanda hafıza enkazından
acabalarla dolu bu duygu durumundan
sıyrılabilir mi, sığınabilir mi güvenli bir limana
devamını gör...
birden çok fazla paraya sahip olunca delirmek
iki para ya da üç para gibi mi?
devamını gör...
ankara deyince akla gelenler
anıtkabir, karanfil, kurtuluş parkı, dost kitabevi, 7.cadde, tunalı, dtcf, neşet usta.
devamını gör...
kız mısın diye mesaj atan erkek yazar
adın rabia fatma mı diye soran oldu. gay misin diye soran oldu.
he adım rabia fatma ve gayim.
he adım rabia fatma ve gayim.
devamını gör...
friedrich nietzsche
“en derin yaralarla başlar, en derin gülücükler. en yüksek uçurumlardan düşerken öğrenirsin uçmayı. en derin denizlerde boğula boğula becerirsin tek bir nefeste yaşamayı.” sözünün sahibi filozof.
devamını gör...
lan bırak (yazar)
abim benim ya. kendi kendime abi deme lazım olur şakasını bile yapmıyorum. o derece abim.
devamını gör...
190 boyundaki türk erkeği
kısa olan erkektir erkek dediğin en az 210 olmalı. yazıklar olsundur. *
devamını gör...
sagopa kajmer
müzik bilgisi takdire şayandır. kendisi ayaklı bir kütüphanedir. albüm kapaklarından, kliplerine kadar yaptığı çoğu iş dört dörtlüktür. aynı zamanda türkçe rap'te en iyi skit kullanan kişidir. örneğin:
- neden ölüyorsun anne?
- vaktim doldu, sıram geldi... ah hayır sakın korkma bir tanem ölümde hayatın bir parçası...
vakit varken tomucukları topla zaman hala uçup gidiyor ve bugün gülümseyen bu çiçek yarın ölüyor olabilir!
(diyalog forrest gump'tan, sonraki sözse ölü ozanlar derneği'nden alıntı)
acımasızca geçip giden zamandan geriye kalan sadece yalnızlıklarımız...
(büyük adam küçük aşk filminden alıntı)
kullandığı tüm skitleri bu videoda derlemişler
- neden ölüyorsun anne?
- vaktim doldu, sıram geldi... ah hayır sakın korkma bir tanem ölümde hayatın bir parçası...
vakit varken tomucukları topla zaman hala uçup gidiyor ve bugün gülümseyen bu çiçek yarın ölüyor olabilir!
(diyalog forrest gump'tan, sonraki sözse ölü ozanlar derneği'nden alıntı)
acımasızca geçip giden zamandan geriye kalan sadece yalnızlıklarımız...
(büyük adam küçük aşk filminden alıntı)
kullandığı tüm skitleri bu videoda derlemişler
devamını gör...
ilk buluşmada ısıtıcıyı kim öder sorunsalı
kadınlar sürekli üşüdüğü için artık ilk buluşmaya çiçekle gelen değil ilk buluşmada ısıtıcı açtıran erkekler bir adım öne çıkacaktır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
bugün ofisteki takım arkadaşı işten çıktı. pek muhabbetimiz yoktu iş dışında, sigara molalarında kod konuşurduk genelde. ancak niye bilmem içime bir hüzün oturdu sabahtan beri. rahat bir insandı, espiri yapardı, arada hükümet gömerdik.
altı üstü işten çıktı iş dışında bir muhabbetmiz de yoktu ama biri öldüğünde içe gelen hissiyat bendeki.
niye şimdi çıktı işten? iş bulamadı ve bir yeni mezuna göre de epey borcu var. aklıma tek sebep geliyor. işler sıkıştıkça azarlarını arttıran lead developer. her toplantıda azarlanır olmuştu. sözleri ciddiye alınmaz yaptığı işler azımsanır olmuştu. yapıyordu iyi yahut kötü bir şeyler. tamam iyi kötü yetmez iş için farkındayım ama 23 yaşında adam da bir sürü insanın önünde azarlanmaz ki kardeşim. hani bir defa da el at ve yardımcı ol ki öğrensin o kadar zor olmamalı. burada top bana da geliyor kendime attım. sen niye bir şey yapmadın dartvader? ben ne zaman bir şey yaptım ki zaten. bir iki girişimim olsa da sindirildim.
ipin ucu bana da dokunuyor tabii.
belki üzüntü sebebim tüm işin artık bana kalmasıdır belki yalnızlaşmaktır. ucu bana dokunur elbette üzüntülerin. bencil varlıklar değil miyiz? genellemeye gerek yok bencil bir varlığım. gene de çekirdek sebep işin bana kalması demek yine dogru bir yorum olmuyor. iyi bir iş bulup gitseydi diye düşündüğümde içimdeki rahatsızlık hissi azalıyor. mantıklı varlıklarız gibi geliyor ama rahat etmediğin huzurunu kaçıran bir iş ortamı borcun da olsa kaçırıyor seni. bu da mantıklı değil mi kendi içinde? rahat edemediğin nefret ettiğin işte neden çalışasın haftada 50 saat?
işe başlıyoruz ve bir şeyler alıyoruz nasıl oluyorsa para kazanmamıza ragmen borclarımız artıyor. bu sefer işi istemesen de sevmesen de çıkamaz oluyorsun. kendinden çok fazla ödün veriyorsun. hele ailesi eşi çocuğu olanlar için bu yük daha da fazla. artık ipler değil de zincirler oluyor üstünde. kendin için ve severek çalışmak nedir unutur oluyorsun. borçları öde, katlan ve daha fazla katlan, çoluk çocuğu okut emekli ol al sana ömür bitti. ne de karamsar bir son. ama hatırlatmalı insan kendine bunu. herkesin kapılıo gidebileceği bir yol. bankalar haftada bir arayıp kredi verelim der olmuş. etraftan gelen telkinler de bu yönde olur olmuş. eski kafalılık mı bilmem param yoksa o şeyi almamalıyım anlayışı benimsedim özellikle benzer durum yaşayanları gördükçe. az olsun, noksan olsun ama dilediğimde özgür olabileyim. dilediğimde istifamı basıp gidecek ve kimseye borclu kalmadan bir süre kendimi idare ettirecek kadar birikimim olsun o olmuyorsa da maaşımdan fazla olmasın borcum.
konudan konuya atladım. sevgili iş arkadaşım x'in daha rahat edeceği ve kendini geliştirebileceği bir iş ortamı olur umarım. yolu açık olsun.
altı üstü işten çıktı iş dışında bir muhabbetmiz de yoktu ama biri öldüğünde içe gelen hissiyat bendeki.
niye şimdi çıktı işten? iş bulamadı ve bir yeni mezuna göre de epey borcu var. aklıma tek sebep geliyor. işler sıkıştıkça azarlarını arttıran lead developer. her toplantıda azarlanır olmuştu. sözleri ciddiye alınmaz yaptığı işler azımsanır olmuştu. yapıyordu iyi yahut kötü bir şeyler. tamam iyi kötü yetmez iş için farkındayım ama 23 yaşında adam da bir sürü insanın önünde azarlanmaz ki kardeşim. hani bir defa da el at ve yardımcı ol ki öğrensin o kadar zor olmamalı. burada top bana da geliyor kendime attım. sen niye bir şey yapmadın dartvader? ben ne zaman bir şey yaptım ki zaten. bir iki girişimim olsa da sindirildim.
ipin ucu bana da dokunuyor tabii.
belki üzüntü sebebim tüm işin artık bana kalmasıdır belki yalnızlaşmaktır. ucu bana dokunur elbette üzüntülerin. bencil varlıklar değil miyiz? genellemeye gerek yok bencil bir varlığım. gene de çekirdek sebep işin bana kalması demek yine dogru bir yorum olmuyor. iyi bir iş bulup gitseydi diye düşündüğümde içimdeki rahatsızlık hissi azalıyor. mantıklı varlıklarız gibi geliyor ama rahat etmediğin huzurunu kaçıran bir iş ortamı borcun da olsa kaçırıyor seni. bu da mantıklı değil mi kendi içinde? rahat edemediğin nefret ettiğin işte neden çalışasın haftada 50 saat?
işe başlıyoruz ve bir şeyler alıyoruz nasıl oluyorsa para kazanmamıza ragmen borclarımız artıyor. bu sefer işi istemesen de sevmesen de çıkamaz oluyorsun. kendinden çok fazla ödün veriyorsun. hele ailesi eşi çocuğu olanlar için bu yük daha da fazla. artık ipler değil de zincirler oluyor üstünde. kendin için ve severek çalışmak nedir unutur oluyorsun. borçları öde, katlan ve daha fazla katlan, çoluk çocuğu okut emekli ol al sana ömür bitti. ne de karamsar bir son. ama hatırlatmalı insan kendine bunu. herkesin kapılıo gidebileceği bir yol. bankalar haftada bir arayıp kredi verelim der olmuş. etraftan gelen telkinler de bu yönde olur olmuş. eski kafalılık mı bilmem param yoksa o şeyi almamalıyım anlayışı benimsedim özellikle benzer durum yaşayanları gördükçe. az olsun, noksan olsun ama dilediğimde özgür olabileyim. dilediğimde istifamı basıp gidecek ve kimseye borclu kalmadan bir süre kendimi idare ettirecek kadar birikimim olsun o olmuyorsa da maaşımdan fazla olmasın borcum.
konudan konuya atladım. sevgili iş arkadaşım x'in daha rahat edeceği ve kendini geliştirebileceği bir iş ortamı olur umarım. yolu açık olsun.
devamını gör...
ömer hayyam
dörtlüklerini okuyunca mest olduğum iranlı bilgin, şair.
"dedim artık bilgiden yana eksiğim yok
şu dünyanın sırrına ermişim az çok
derken aklım geldi başıma, bir de baktım
ömrüm gelip geçmiş, hiçbir şey yok."
"dedim artık bilgiden yana eksiğim yok
şu dünyanın sırrına ermişim az çok
derken aklım geldi başıma, bir de baktım
ömrüm gelip geçmiş, hiçbir şey yok."
devamını gör...
suça meyilli erkeklerle takılıp şiddet görüyorum diyen kadın
2 universite mezunu hastane calisani disaridan sicakkanli esprili ve ilimli birisi olan babamdan yillarca siddet gormem sonucu gorunce tepemin tasini attiran konudur. cok belli insanlar disinda neyin ne oldugunu asla bilemeyiz, boyle konusan insanlarin “insanligindan” suphe edilmelidir en basinda
devamını gör...
cübbeli berkecan hoca
(bkz: kalbimiz seninle)
devamını gör...
normal sözlük'te artı oy alma taktikleri
hiç düşünmedim. eski olmak ve tanınır olmak önemli herhalde. ben öylesine içimden geldikçe yazıyorum. beğenilmek için değil yazmak istediğim için yazıyorum.
devamını gör...