yazarların hayatını değiştiren kitap
dönüşüm, yabancı, yer altından notlar, martin eden; sadece hayata bakışımı değiştirdiler, ne yazık ki ben onlar kadar cesur olamadım.
devamını gör...
rurouni kenshin (yazar)
'neden ama neden dediğim? ' yazar.
mesaj atmaya çalışırken mesajımın gitmemesiyle hayretlere düştüm. hayır tamam nickaltına son gelmemde buraları birazcık tarumar etmiş olabilirim ama yine de 'ne oluyoruz yahu?' oldum.
bak çok fena tehdit ederim bilirsin.
hem ne bu canım sessiz sedası gidiş.
yani şuan sataşamıyorum bile sen düşün artık o kadar canım sıkıldı.
iki üç gün boş bıraktık dinlenmeye kaçmış hemen.
'sen hayırdır kızım' a bağlatma bak mevzuyu.
hayır naptın yani naptın da izne çıktın?
atala gel çabuk gel hemen gel... *

gel hadi bak o bizi dinlemeyecek.
umarım iyisindir buradaki ilk arkadaşım.
sevgiyle kal.
mesaj atmaya çalışırken mesajımın gitmemesiyle hayretlere düştüm. hayır tamam nickaltına son gelmemde buraları birazcık tarumar etmiş olabilirim ama yine de 'ne oluyoruz yahu?' oldum.
bak çok fena tehdit ederim bilirsin.
hem ne bu canım sessiz sedası gidiş.
yani şuan sataşamıyorum bile sen düşün artık o kadar canım sıkıldı.
iki üç gün boş bıraktık dinlenmeye kaçmış hemen.
'sen hayırdır kızım' a bağlatma bak mevzuyu.
hayır naptın yani naptın da izne çıktın?
atala gel çabuk gel hemen gel... *

gel hadi bak o bizi dinlemeyecek.
umarım iyisindir buradaki ilk arkadaşım.
sevgiyle kal.
devamını gör...
sözlüğün ücra bir köy okulunda ölümsüzleşmesi
öncesinde haberini verdiğim olayın vuku bulma hadisesi.
kırtasiye ve kitap yardımımız köy okulumuza ulaşmış, öğrenciler ile paylaşılmıştı. (bkz: diyarbakır köy okulu yardımımızın ulaşması)
dış ve iç cephe boya/badanasının da 15 gün içerisinde tamamlanacağının duyurusunu yapmıştım.
dün itibarı ile umut vagonu gönüllüleri boya/badana işlemine başladı.
sözlüğümüzü de ücra bir köy okulunda ölümsüzleştirmiş olduk.
resimleri aşağıda sizlerle paylaştım.
boya organizasyonu sorumlusu : uvder görkem / umut vagonu +90 542 722 13 95
cubo boya ve umut vagonu ailesine, işbirlikleri için teşekkürü borç bilirim.
eylül ayı içerisinde, doğal afetlerden etkilenen bölgeler ve orada mağdur durumda olan öğrenciler için de girişimlerimiz olacak.
sizleri pek seviyorum.









kırtasiye ve kitap yardımımız köy okulumuza ulaşmış, öğrenciler ile paylaşılmıştı. (bkz: diyarbakır köy okulu yardımımızın ulaşması)
dış ve iç cephe boya/badanasının da 15 gün içerisinde tamamlanacağının duyurusunu yapmıştım.
dün itibarı ile umut vagonu gönüllüleri boya/badana işlemine başladı.
sözlüğümüzü de ücra bir köy okulunda ölümsüzleştirmiş olduk.
resimleri aşağıda sizlerle paylaştım.
boya organizasyonu sorumlusu : uvder görkem / umut vagonu +90 542 722 13 95
cubo boya ve umut vagonu ailesine, işbirlikleri için teşekkürü borç bilirim.
eylül ayı içerisinde, doğal afetlerden etkilenen bölgeler ve orada mağdur durumda olan öğrenciler için de girişimlerimiz olacak.
sizleri pek seviyorum.









devamını gör...
atatürk'ün elini ayağını öpeceksiniz
akışta öyle birden "lank" diye görünce, insan hemen bir "höyt" oluyor tabii, normal olarak.
şimdi bakın arkadaşlar, bunlar gerçekten de ciddi konular.
"atatürk'ün elini ayağını öpeceksiniz" ifadesi, günlük yaşamda kullanılması çok zor bir ifadedir.
tehlikelidir bir kere en başta, ortamı müthiş gergin hale getirir.
o an bir de celallenirsen şayet, oy oy oy...
sonuçları kötü olabilir.
lütfen şuna dikkat edin; fatih altaylı, tamamen canlı yayında olmanın verdiği rahatlıkla bu ifadeyi dile getiriyor.
hatta ilk dedikten sonra bakıyor aldığı tepkiye, hoşuna gidiyor ve bir daha söyleyiveriyor...
şimdi burada bir fatih altaylı gerçeği var.
yıllardır böyle bu adam.
yüzde yüz etkili popülizmi yakaladığı an, hemen vites yükseltmeye başlar, beslenir ondan.
bu işte en iyilerden biridir.
ama eskiden internet diye bir şey yoktu ve sen ne dersen de, izlerdik ve o an biterdi her şey!
sadece aklımızda kalanlar...
dışarı çıkardık, okulda ya da mahallede birkaç kişiye anlatırdık, duyduklarımızı.
o kadar.
şimdi nasıl peki?
bırakın tv'yi, sokakta yürürken biri çıkıp bir şey söylese, ülke gündemine oturabiliyor.
sosyal medya tabanlı bilgi akışı müthiş, örgütlenme muazzam!.
bir anda gaza gelebiliyor kitleler. birbirlerinden ilham alabiliyorlar...
bu çoğu zaman iyi bir şey evet ama zaman zaman kötü sonuçlar da doğurabiliyor.
dikkatli olmak lazım.
hem içerik üretici olarak hem de beslenen insanlar olarak çok akıllı hareket etmemiz lazım.
ben şahsen fatih altaylı olsam, bir tv canlı yayınında böyle bir ifade kullanmam.
çünkü bilirim, kutuplaşma yaratacağını ve eğer çok popüler olursa da, müthiş kötü sonuçlar doğurabileceğini.
fatih altaylı'nın şu sözlerini ilham alsa insanlar ve bir akım oluşsa şimdi ne yapacağız?
sonu ne olacak?
herkes senin benim gibi ağırbaşlı mı olacak?
olmayacak, buna emin olabilirsiniz.
daha da vahşileşecekler hatta!
o nedenle tehlikeli.
böyle ifadelerin internette gezinmesi, dolaşması...
şu anda emin olun, en yapmamamız gereken şey.
şimdi bakın arkadaşlar, bunlar gerçekten de ciddi konular.
"atatürk'ün elini ayağını öpeceksiniz" ifadesi, günlük yaşamda kullanılması çok zor bir ifadedir.
tehlikelidir bir kere en başta, ortamı müthiş gergin hale getirir.
o an bir de celallenirsen şayet, oy oy oy...
sonuçları kötü olabilir.
lütfen şuna dikkat edin; fatih altaylı, tamamen canlı yayında olmanın verdiği rahatlıkla bu ifadeyi dile getiriyor.
hatta ilk dedikten sonra bakıyor aldığı tepkiye, hoşuna gidiyor ve bir daha söyleyiveriyor...
şimdi burada bir fatih altaylı gerçeği var.
yıllardır böyle bu adam.
yüzde yüz etkili popülizmi yakaladığı an, hemen vites yükseltmeye başlar, beslenir ondan.
bu işte en iyilerden biridir.
ama eskiden internet diye bir şey yoktu ve sen ne dersen de, izlerdik ve o an biterdi her şey!
sadece aklımızda kalanlar...
dışarı çıkardık, okulda ya da mahallede birkaç kişiye anlatırdık, duyduklarımızı.
o kadar.
şimdi nasıl peki?
bırakın tv'yi, sokakta yürürken biri çıkıp bir şey söylese, ülke gündemine oturabiliyor.
sosyal medya tabanlı bilgi akışı müthiş, örgütlenme muazzam!.
bir anda gaza gelebiliyor kitleler. birbirlerinden ilham alabiliyorlar...
bu çoğu zaman iyi bir şey evet ama zaman zaman kötü sonuçlar da doğurabiliyor.
dikkatli olmak lazım.
hem içerik üretici olarak hem de beslenen insanlar olarak çok akıllı hareket etmemiz lazım.
ben şahsen fatih altaylı olsam, bir tv canlı yayınında böyle bir ifade kullanmam.
çünkü bilirim, kutuplaşma yaratacağını ve eğer çok popüler olursa da, müthiş kötü sonuçlar doğurabileceğini.
fatih altaylı'nın şu sözlerini ilham alsa insanlar ve bir akım oluşsa şimdi ne yapacağız?
sonu ne olacak?
herkes senin benim gibi ağırbaşlı mı olacak?
olmayacak, buna emin olabilirsiniz.
daha da vahşileşecekler hatta!
o nedenle tehlikeli.
böyle ifadelerin internette gezinmesi, dolaşması...
şu anda emin olun, en yapmamamız gereken şey.
devamını gör...
diyanet işleri başkanlığı
ulu önder atatürk tarafından kurulan ve o zamanlar doğru dinin anlaşılması için oldukça faydalı çalışmalar yapan bir başkanlıktı.
şimdi ise başkanları milyonluk mercedes arabalara biniyorlar, milyonluk evlerde kalıyorlar ve ''bir hırka bir lokma'' felsefesini anlatarak halkı uyutuyorlar.
tanım: günümüzde, kurulma dönemindeki işlevini yitirmiş olan kuruluştur.
şimdi ise başkanları milyonluk mercedes arabalara biniyorlar, milyonluk evlerde kalıyorlar ve ''bir hırka bir lokma'' felsefesini anlatarak halkı uyutuyorlar.
tanım: günümüzde, kurulma dönemindeki işlevini yitirmiş olan kuruluştur.
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
aşıklar çıktı meydana gerim gerim
aman kalemleri sivriltin
dökülecek belki kan belki irin
halt etmiş yanımızda sporlardan eskrim.
aman kalemleri sivriltin
dökülecek belki kan belki irin
halt etmiş yanımızda sporlardan eskrim.
devamını gör...
yks 2021
geliyor gelmekte olan...
devamını gör...
kitap yazmak
üç basılı kitabım var. dört tane de basıma hazır kitap taslağım. beyninin içinden geçen kurgunun bir cisme dönüşmesi harika bir şey.
devamını gör...
tembel hayvan
- yavaş canlı, vücut kütlesine ve boyutlarına göre dünyanın en yavaş canlısı. gün içerisinde 20 saat dinleniyor, ancak birkaç metre yol alabiliyor. çünkü; metabolizmaları çok yavaş çalışıyor.
- tembel hayvanlar, bir ağaç üzerinde baş aşağı asılabilecek ve bu haldeyken yiyip içecek, uyuyacak, seks yapacak ve hatta doğum yapacak şekilde evrimleştiler. ağaç üzerinde baş aşağı asılı bir şekildeyken çiftleşiyorlar tabii ağır ağır. ama bir şaşırtıcı durum var ki; kopulasyon pek hızlı gerçekleşiyor.
- öyle yavaş hareket ederler ki tüyleri yosun kaplar. yeşil yosunlar (trichophilus welckeri) sadece tembel hayvanların kürklerinde büyür. ayrıca kendileri, üzerlerinde mantarların, mikropların, bazı böceklerin ve güvelerin yaşamalarına uygun ortam sağlayan tam bir ekosistemdir.
- maalesef; yaklaşık 50 milyon yıl önceden beri dünyamızda var olan tembel hayvan türlerinin altısından ikisi nesli tükenmekte olan hayvanlar listesindedir.
- tembel hayvanlar, bir ağaç üzerinde baş aşağı asılabilecek ve bu haldeyken yiyip içecek, uyuyacak, seks yapacak ve hatta doğum yapacak şekilde evrimleştiler. ağaç üzerinde baş aşağı asılı bir şekildeyken çiftleşiyorlar tabii ağır ağır. ama bir şaşırtıcı durum var ki; kopulasyon pek hızlı gerçekleşiyor.
- öyle yavaş hareket ederler ki tüyleri yosun kaplar. yeşil yosunlar (trichophilus welckeri) sadece tembel hayvanların kürklerinde büyür. ayrıca kendileri, üzerlerinde mantarların, mikropların, bazı böceklerin ve güvelerin yaşamalarına uygun ortam sağlayan tam bir ekosistemdir.
- maalesef; yaklaşık 50 milyon yıl önceden beri dünyamızda var olan tembel hayvan türlerinin altısından ikisi nesli tükenmekte olan hayvanlar listesindedir.
devamını gör...
genetiğin kölesi olmak
dogumunuzdan 5 dk sonra adına , milletine , dinine karar verdiler . hayatını seçmediğin şeyleri savunarak geçiresin diye .
kurt vonnegut
kurt vonnegut
devamını gör...
türkiye dünyanın en güvenli ülkelerinden biridir
devamını gör...
gülmek
her insana yakışan eylem.
devamını gör...
histerosalpingografi
uterus (rahim) ve tuba uterinaların kontrast madde aracılığı ile röntgenolojik incelenmesidir.
infertilite ve tekrarlayan düşüklerde yapılır.
tuba uterinaların açık olup olmadığı, uterus kavitesinin konjenital anomalileri araştırılır.
infertilite ve tekrarlayan düşüklerde yapılır.
tuba uterinaların açık olup olmadığı, uterus kavitesinin konjenital anomalileri araştırılır.
devamını gör...
insanımızın genelde akıcı ve etkili konuşamaması
en geçerli sebebi kitap okumamak ve araştırmamaktır.
kitap okumak diksiyonu da düzeltir, hitabeti de yükseltir.
kitap okumak bilgi almanızı da sağlar.
kitap tavsiyesi isteyen varsa portakal atabilir. olabildiğim kadar yardımcı olmaya çalışırım.
kitap okumak diksiyonu da düzeltir, hitabeti de yükseltir.
kitap okumak bilgi almanızı da sağlar.
kitap tavsiyesi isteyen varsa portakal atabilir. olabildiğim kadar yardımcı olmaya çalışırım.
devamını gör...
22 mart 2021 meclise yıldırım düşmesi
doğa bile katlanamıyor artık bunlara dediğim olay.
devamını gör...
yalnızlık
sabahın ilk ışıkları yansırken gözlerini açtı kadın. henüz dinlenemediği bir sabaha daha gözlerini açtı. uyumak istemiyordu ya da uykuya çok ihtiyaç duyan bedenine inat zihni her sabah erkenden tetikliyordu onu. bugün de olmadı, dedi. doğruldu yatağından. odanın kapısını açtı, temiz havayı çekti ciğerlerine. henüz ayılamamış bedenini sürükleyerek kahve makinesinin düğmesine bastı, bir sigara sardı sonra. ithal tütünün ekşimsi kokusu, kahvenin tazeleyeci kokusu ile harmanlanınca günün en güzel zaman dilimini yaşadığını düşündü. çıktı minik balkonuna kahvesini yudumlarken bir yandan günlük işlerini planladı. yapılması gerekenler ve yapmak istediklerini düşündü. sabahı çalışma zamanıydı. öğleden geceye dek olan zamansa onun.
ilk önce işlerini halletti. araya hızlı bir kahvaltı sıkıştırdı. kalan işlerini bitirdi. akşam için uzun zamandır ihmal ettiği keyifli bir yemeği hazırladı bir yandan mirgün cabas ve cem kozanoğlunu dinlerken. sporunu yaptı.
kapıya gelen sucu ile hasbihal ederken kapının önüne birikmiş olan çöpleri fark etti. darmadağın olmuş çöpler, onu bir şekilde huzursuz etti. topladı hepsini, çıktı dışarı. dışarıda gök boşanırcasına yağan bir yağmur vardı. ama canı eve girmeyi hiç istemiyordu. evinin hemen önündeki parka yöneldi. oluklardan hızla akan suyun sesi, debisi yüksek bir ırmağın yanında gibi hissettiriyordu. üzerine düşen yağmur damlaları montunu bile alıp çıkmadan çıktığı için sırılsıklam etmişti; saçlarından, yüzünden yağmur damlaları süzülüyordu. kızarmış yapraklar parkın her yanını kaplamasına rağmen ağaçlar hala çıplaklaşmamıştı. kış bir türlü gelmiyor, doğa da insanlar gibi değişiyordu günden güne. serin hava yağmurla birleşince üşümüştü. içeri girip tekrar sıcak bir duş aldı. telefonunu kontrol etti. birkaç arkadaşından gelen mesaja yanıt verdi.
içten içe görmek istediği bir mesaj vardı. çokça özlediği biri. neden aramıyor ya da yazmıyor, diye düşündü. sonra başladı kendini sorgulamaya "neden ben o kadar özlüyorum ya da o aramanın gelmesi niçin benim için bu kadar önemli?yaşayıp gittiğim iliklerime dek keyfini çıkardığım bu hayatta kimseye ihtiyacım yok. " diye düşündü. bir yanı buna inanıyor bir yanı eksik hissediyordu. kimse vazgeçilmez değildi de gitmeleri de sevmiyordu. ya da kendini kandırıyordu. belki de haklıydı adam" gelmek için de gitmek için de cesur değildi kadın. " ama yapayalnız hissederken bile mutlu olabiliyordu. ayna karşısında iç çamaşırlarınla dans edecek kadar mutluysan kimseye ihtiyacın da yoktu. telefonu çaldı o esnada arkadaşları oyun için arıyordu. biraz imposter olmak, gerçek hayatta da oyunda da neşelendiriyordu onu. oyununu oynadı. güldü, eğlendi çokça. bir bira daha açtı. biraz gerçek biraz hayal bir hayatı döktü kaleminden sonra.
ilk önce işlerini halletti. araya hızlı bir kahvaltı sıkıştırdı. kalan işlerini bitirdi. akşam için uzun zamandır ihmal ettiği keyifli bir yemeği hazırladı bir yandan mirgün cabas ve cem kozanoğlunu dinlerken. sporunu yaptı.
kapıya gelen sucu ile hasbihal ederken kapının önüne birikmiş olan çöpleri fark etti. darmadağın olmuş çöpler, onu bir şekilde huzursuz etti. topladı hepsini, çıktı dışarı. dışarıda gök boşanırcasına yağan bir yağmur vardı. ama canı eve girmeyi hiç istemiyordu. evinin hemen önündeki parka yöneldi. oluklardan hızla akan suyun sesi, debisi yüksek bir ırmağın yanında gibi hissettiriyordu. üzerine düşen yağmur damlaları montunu bile alıp çıkmadan çıktığı için sırılsıklam etmişti; saçlarından, yüzünden yağmur damlaları süzülüyordu. kızarmış yapraklar parkın her yanını kaplamasına rağmen ağaçlar hala çıplaklaşmamıştı. kış bir türlü gelmiyor, doğa da insanlar gibi değişiyordu günden güne. serin hava yağmurla birleşince üşümüştü. içeri girip tekrar sıcak bir duş aldı. telefonunu kontrol etti. birkaç arkadaşından gelen mesaja yanıt verdi.
içten içe görmek istediği bir mesaj vardı. çokça özlediği biri. neden aramıyor ya da yazmıyor, diye düşündü. sonra başladı kendini sorgulamaya "neden ben o kadar özlüyorum ya da o aramanın gelmesi niçin benim için bu kadar önemli?yaşayıp gittiğim iliklerime dek keyfini çıkardığım bu hayatta kimseye ihtiyacım yok. " diye düşündü. bir yanı buna inanıyor bir yanı eksik hissediyordu. kimse vazgeçilmez değildi de gitmeleri de sevmiyordu. ya da kendini kandırıyordu. belki de haklıydı adam" gelmek için de gitmek için de cesur değildi kadın. " ama yapayalnız hissederken bile mutlu olabiliyordu. ayna karşısında iç çamaşırlarınla dans edecek kadar mutluysan kimseye ihtiyacın da yoktu. telefonu çaldı o esnada arkadaşları oyun için arıyordu. biraz imposter olmak, gerçek hayatta da oyunda da neşelendiriyordu onu. oyununu oynadı. güldü, eğlendi çokça. bir bira daha açtı. biraz gerçek biraz hayal bir hayatı döktü kaleminden sonra.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
merhabalar sevgili portakallar,
bu akşam yapacağımız madımak anma gecesine katkıda bulunan yazarlarımızı takdim etmek istiyorum. bu kez gecenin yıldızları değil de anonslarıyla yayınımıza ortak olan yazarlarımız demek daha doğru geldi, anons gönderen arkadaşlarım da eminim beni anlayacaklardır.
ismini eklemeyi unuttuğum yazarımız varsa bana ulaştığı an hemen düzeltme yaparım, sevgiler..
(bkz: afillibirbey)
(bkz: audiotest)
(bkz: cenk'in arka bahçesi)
(bkz: clytie)
(bkz: demdeme)
(bkz: domestic hıyar)
(bkz: gomercan)
(bkz: güneş)
(bkz: intikam iyi bişey değil mathilda)
(bkz: kuzguncuktaki vişne)
(bkz: mcarynk)
(bkz: miko)
(bkz: nevermore)
(bkz: nizanim)
(bkz: oblomovreis)
(bkz: ozgur1ey)
(bkz: rastrel)
(bkz: robnaja)
(bkz: spawn)
(bkz: umurumda bile olmaz nükleer denemeler)
(bkz: quinn)
bu akşam yapacağımız madımak anma gecesine katkıda bulunan yazarlarımızı takdim etmek istiyorum. bu kez gecenin yıldızları değil de anonslarıyla yayınımıza ortak olan yazarlarımız demek daha doğru geldi, anons gönderen arkadaşlarım da eminim beni anlayacaklardır.
ismini eklemeyi unuttuğum yazarımız varsa bana ulaştığı an hemen düzeltme yaparım, sevgiler..
(bkz: afillibirbey)
(bkz: audiotest)
(bkz: cenk'in arka bahçesi)
(bkz: clytie)
(bkz: demdeme)
(bkz: domestic hıyar)
(bkz: gomercan)
(bkz: güneş)
(bkz: intikam iyi bişey değil mathilda)
(bkz: kuzguncuktaki vişne)
(bkz: mcarynk)
(bkz: miko)
(bkz: nevermore)
(bkz: nizanim)
(bkz: oblomovreis)
(bkz: ozgur1ey)
(bkz: rastrel)
(bkz: robnaja)
(bkz: spawn)
(bkz: umurumda bile olmaz nükleer denemeler)
(bkz: quinn)
devamını gör...
ayrıcalık tanımadığı için doktoru gözaltına aldıran savcı
halı sahada öğretmenleri gözaltına aldırana tur bindirmiş. sevgilisi telefonu açmayınca polislerle yurt basan ile hatalı park ettiği arabasına uyarı notu yazanı gözaltına aldıranı epey alt sıralara itmiş.
devamını gör...
karşı cinsle uzun uzun mesajlaşmak
aylar oldu herhalde. açıkçası ben konuşmayı tercih ederim ama mesajlaşmanın da tadı başka tabi.
devamını gör...

