aylar geçmiş başlık açılıp, serzenişte bulunalı ve fark ettim ki hiçbir şey değişmemiş. 3 kişi falanız sözlükte gibi geliyor bana da. ya bir de kendime kızıyorum, ciddi bir beğeni vermeme problemim var. okuyup içimden beğenip, geçiyorum. çok ayıp ediyorum. benim gibi ayıp etmeyin siz.
devamını gör...

köfte piyaz.
devamını gör...

gözlerin çok güzel demişti 20 senelik arkadaşım üç biradan sonra.

hem mekan hem kişi hem de iltifat saçma sapandı.

benim keyfim acayip bozuk yani tırlatmak üzereyim, depresyondayım falan. arkadaş grubum benim kafam dağılsın diye haftasonu planı yaptı. ben de mecburi uydum. kızlı, erkekli hani bir kesimin sevmediği türden. neysem efem plan program içine clube gidelimi de eklemişler. 'ben yok mok kafam kaldırmaz deniz kenarı oturup bir iki takılalım' diyorum beni dinleyen yok.

kalktık gittik. bizim oğlan baktım yamuldu. alkolün ona verdiği yetkiyle son ses dımtıs dımtıs müzik eşliğinde o mükemmel kelimeler döküldü ağzından 'gözlerin ne kadar güzel' gözlerimin kahverengi olması dışında bir sorun yok. hee birde ortaokul arkadaşım bunu söyleyen. zaten keyfim yok, canım sıkkın 'yürü git lan' demişim.

bu hikayenin anateması 'alkol yasaklansın'.
püfff ne sandınız ya!
devamını gör...

caner özyurtlu'nun çekip de keyif almadığım bir filmi yok sanırım, filmlerinde sanat yönetmenliğini kim yapıyorsa hepsi de hakkını veriyorlar. başarılı ve başarısız noktaları arasındaki fark çok da keskin değil, bu yönü ile büyük bir eleştiriyi hak etmiyor.
filmde emrah ve neziş kesinlikle rollerinin haklarını verip, öyle bir oynamışlardı ki sanki gerçek hayatta emrah ve neziş vardı. filmde oyunculuğun ve rolün hissiyatını veren, dinamik tutan, gülümseten en iyi ikiliydiler.
filmin sonunda yaşananların bir döngü içerisine girecek olması ve klişe sonlarla bitmemesi beni çok sevindirdi. her filmde her aşk mutlu bitiyor klişesi artık baymıştı, hayatın gerçek çizgisinden bu yönüyle uzaklaşmamış olması çok güzeldi.
film bir kez daha berrak tüzünataç'ın canlandırdığı emre karakteri ile bana gösterdi ki; yaş kaç olursa olsun bir şeylerden kaçmak adına yapılan her eylem kişiyi o yönde çok çocukça gösteriyor. filmde aşırı absürt karakterler de yoktu. her yerde gördüğümüz, görebileceğimiz, dolaylı veya doğrudan tanıdığımız insanlardı. en azından bana yabancı olan herhangi bir karakter yoktu ortada. o yüzden de değişik olmuş.
tunç bey'in canlandırmasını yapacak olan tiyatrocu adamın herhangi bir şekilde kılık kıyafet değiştirmeden olduğu gibi gelmesi de taktiri hak ediyor. çünkü genellikle diğer film ve dizilerde bu tür durumlarda kılık değiştiriliyor. beğendim bunu.
yan rollere odaklanacak olursak eğer, eşlerin rolleri de çok güzeldi. mesela burak altay'ın canlandırdığı eş davranışı her yerde var. kendisi adına söz hakkı doğmaz, eşi ne derse onu onu yapar, her iş eşinin onayı doğrultusunda yapılır vs.
aynı şekilde candaş, efsun'un canlandırdığı ''medeni insan''ın tamamlanması için vardı.
bir gece yarısı gelen itiraflar da güzeldi. film her şeyi bir anda vermek yerine veya bir öncesi bir de şu an gitmek yerine böyle taze taze, belli bir düzende bütün sırlarını bize açmış olması beni filmden sıkılmamam için daha da çok kendisine bağladı.
film biraz fransız film tadını verse de kendi içerisinde orijinalliğini koruyup, türk sineması adına tat bırakan bir film olmuş. be-ğen-dim!
devamını gör...

dünya tarihinin en büyük lideri başkomutan mareşâl gazi mustafa kemâl atatürk'ün en güzel, en anlamlı sözlerinden biri.

kendi aramızda da barış içinde yaşayalım, dünya ile de barış içinde yaşayalım.

savaşa hayır demenin daha güzel bir şekli. zirâ savaş artık cümle içinde bile geçmemesi gereken çağdışı bir durum. insanlar vahşi yaratıklar değildir, konuşarak anlaşabiliriz.

yurtta sevgi, dünyada sevgi.
devamını gör...

bir dönemin efsane kedisidir.

malum şahıslar tarafından sıkça bahane olarak kullanılır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


*iç güzellik algımız, fiziken üstün bir güzellik taşımayan kadınlarda canayakın bir yön aramak iken, dış güzellik algımız ise orantılı ve estetik yüz hatlarına sahip kadınları çekici bulmaktır.

*estetik olana bağlanmak dürtüsel iken, estetik olmayanla kurulan bağ iletişime ve paylaşıma dayanır.

*güzel birine bağlanmak için onu tanımaya gerek yoktur, sadece bir resim dahi aklınızı başınızdan almaya yeter.

*estetik açıdan çekici olmayan biriyle, iletişim kurmadan ve ortak paydalar bulmadan bağ kurmak çok zordur.

*eğer güzel veya yakışıklıysanız çekici olmak için ekstra bir özelliğe ihtiyaç duymazsınız. güzelliğin yetersiz kaldığı yerde daha güzel olmak, en güzel olmak için rekabete girilmiş demektir. eğer başka bir yeteneğiniz yoksa güzel olmanıza rağmen daha çok makyaj yapmaya, süslü kıyafetlere ve kişisel bakıma yüklenirsiniz.

*eğer çekici bir güzelliğe sahip değilseniz dikkat çekmek için farklı yetenekler geliştirmeye yönelirsiniz. eğer fiziksel estetiğiniz sönükse bir şekilde ben buradayım demek için başka bir yönteme ihtiyaç duyarız.

peki neden?

*hayvanlar aleminde de bu durumun aynısını görebiliriz. çiftleşme dürtüsüyle kur yapan erkekler ve dişiler bir şeyler sergilemek zorundadırlar. eğer bir dişi çekiciyse ekstra bir şey yapmaya ihtiyacı yoktur ama değilse erkeklerin ilgisini çekmek için sesler çıkarır, danslar eder vs erkeklerde buna karşılık bir şeyler sergiler. bütün bunlar çiftleşmek içindir.

*insanlar alemine baktığımızda güzel kadın doğal bir afrodizyak iken, güzel olmayan kadın cinsel açıdan yeterince uyarıcı bulunmaz. iç güzellik uyarıcı değildir.

*eğer bir yerde iç güzellik mi yoksa dış güzellik mi diye bir soru varsa orda anlaşılması gereken bazı şeyler var demektir.

*kadın erkek ilişkileri tamamen sex üzerine kurulu değildir. bu sorunsalı ortaya çıkaran algı kesinlikle bu sanrıya dayanıyor.

*asıl sorun şu; her gördüğünde seni sadece azdırabilen birini mi istiyorsun yoksa hayatını birlikte geçirebileceğin, anlaşabileceğin birini mi arıyorsun? ilk cümleyi kadınlar için, sana her istediğini alabilecek birini mi istiyorsun, şeklinde değiştirebiliriz.

*iki insanı bir araya getiren şey sadece sex ise yada aşk adı altında sex ise, bu durum ileride bir çok sorunuda beraberinde getirir. çünkü hormonlarınızın kontrolündeyken karşınızdakini sağlıklı bir şekilde tanıma olasılığınız çok düşüktür.

*insanlar, hayvanlar gibi hayatlarını yiyip içip çiftleşmekle geçirmezler, sosyal varlıklardırlar aynı zamanda. birbirileriyle anlaşamadıklarında hayatı birbirilerine zehir edebilirler.

*hayatınızı birlikte geçirmek istediğiniz bir insanda aramanız gereken özellik iç veya dış güzelliği değil, ne kadar çirkinleşebileceği olmalıdır.

*önemli olan bir insanın öfkelendiğinde kendine ne kadar hakim olabildiği, sevdiği zaman ne kadar dengeli davranabildiği, ne kadar hırslı, ne kadar irade sahibi, ne kadar baskıcı olduğuyla ilgili bir fikriniz olmalı. güzel dediğiniz kadın, en ufak bir sorun karşısında size ihanet edebilir, içi güzel dediğiniz kadın sizden faydalanmaya çalışabilir. iç veya dış güzelliklerin hepsi yanıltıcı veya göstermelik olabilir.

*ideal olan tutum ise herkese bir şans tanıyıp, karşınızdaki insanı tanımaya çalışmaktır. insanlardan emin olmak için körükörüne güvenmek yerine onları küçük testlere tabi tutmanız size çok yardımcı olacaktır.

*her insanın kendine göre zaafları ve kusurları illaki vardır bunları keşfedip, artılarını eksilerini değerlendirip vardığınız sonucu kabullenmeden sağlıklı bir ilişki kuramazsınız.

*eğer seçim yapmak konusunda kontrollü davranmayı istiyorsanız en ince detayına kadar düşünmelisiniz. eğer dürtülerinize güvenecekseniz de en başından iç mi, dış mı diye sorgulamayacak her şeyi akışına bırakıp sonuçlarınada katlanacaksınız.
devamını gör...

bir an önce allah'ına kavuşmak isteyen arkadaşların tercih ettiği ölüm yöntemi.
çamaşır suyu çok kuvvetli bir baz, tuzruhu ise çok kuvvetli bir asittir. lise kimya derslerinden de hatırlayacağınız üzere asit ve bazların tepkimeye girmesiyle tuz ve su oluşuyor. çamaşır suyu ve tuzruhunu karıştırarak hem su elde edersiniz hem de kimyasal silah olarak kullanılan klor gazını. hatırladınız mı? suriye'de kullanılan ve savaş suçu olarak değerlendirilen klor gazı...

uzun lafın kısası, bu acayip karışım, sonunda suya dönüştüğü için hem iyi temizlik yapmaz hem de klor gazı gibi oldukça zehirli bir kimyasalın oluşmasına yol açar. ayrı ayrı kullanın, hem adam gibi temizlik yapın hem de ölüme koşmayın.
devamını gör...

küçülen hayal.
şuan o kadar sıkıldım ki biri çıkıp dese ki "hadi gel şuraya gidelim" hemen giderim gibi geliyor.korkunç bir eşik *
devamını gör...

pamuk şekerimi paylaşırım ben senle. kar kürelerimi de gösteririm. hatta birlikte çizgi film bile izleriz olur demi? güzel kalbini sevdiğiiiiiim. çiçek sersinler senin yollarına.
devamını gör...

ancak popüler bilimci için kötü olabilecek durumdur. gerçek bilim insanı işini yapar, insanlığa hizmet etmek en büyük gayesidir. onun için toplumca bilinir olmak çok da önem arz etmez. hatta daha kötüdür, çünkü toplum tarafından tanındıkça salt popülerliğe evrilme ihtimali vardır.
devamını gör...

herhangi bir entrysini gördüğümde "vaziyet alayım, yine kalbime dokunacak diyorum. anlattıkları o kadar tanıdık, o kadar bana yakın geliyor ki keşke komşum olsa da çoluk çocuk sabah kahvelerine gidip gelsek diyorum içimden, çocukları, oyunları ve güzel sohbetleri çok sevdiğimden, hiç çocuğum olmamasına rağmen. iyi ki var güneş, adını aldığı varlık gibi ışık katıyor sözlüğe. *
devamını gör...

muhakkak. her kadın genellikle vajinası olduğu için tecavüz edilene, dayak yiyene, öldürülene kadar belli bir müddet tanrıça muamelesi görür. kesinlikle katılıyorum.
devamını gör...

1999 depreminde insanların yardımına ilk koşanların , dövmeli, uzun saçlı , sakallı , gençlerin olduğunu bilmeyenlerin beyanı, o gençler motorlar ile yürüyerek koşarak insanlara yardıma koştular , asla bir çıkar gözetmeden , ama bazı ebeveynler sırf hırsızlık için göçük göçük dolaşanlar gelmişti.
insanları ayrıştırma dan vaz gecilse ne iyi olacak.
devamını gör...

bu bir iyi ki varsın iyi ki doğdun ve iyi ki seni tanıdık tanımıdır!
sadece benim değil kafa sözlük çocuk korosu üyelerinin yani gomercan, cenk'in arka bahçesi, miko, robnaja, spawn, merdumgiriz_ dışınızdaki irlandalı'nın duygularına tercüman olacak bir tanımdır aynı zamanda.
sevdiklerimizle geçen her an ne kadar özel olsa da doğum günleri daha bir ayrı ve daha bir anlamlıdır. gönül ister ki doğum günlerinde sevdiklerimizle birlikte olup onlara doyasıya sarılarak, birlikte gülüp eğlenerek kutlayalım ama malumunuz hayat şartları...
-nevermore nerdesin?
+tatildeyim be kadın
!
dediğini duyar gibiyim.*
madem yüz yüze kutlayamıyoruz o halde kalp kalbe kutlayalım dedik ve onun için minik bir şey hazırladık. umarım sever demeyeceğim biliyorum sever çünkü çok nevermore oldu.*
nevermore seni çok ama çok seviyoruz! iyi ki yollarımız kesişti, iyi ki sesin kadar güzel olan kalbini ve seni tanıdık. kalbinden geçen tüm dileklerinin gerçekleştiği, mutlu, sağlıklı ve huzurlu geçecek bir yaş olsun dileriz! *
iyi ki doğdun demiş miydik?
hepi de börtdey tu yu!*

devamını gör...

kökten dinci yetişmiş birçok kişinin kana susamışlığını tartışmayalım bence. ilk fırsatta keserler kanlarında var vahşet.
devamını gör...

öz güven ve öz sevgi eksikliği.
devamını gör...

"yazarların yazdıklarından cinsiyetlerini nasıl anlayabiliyorsunuz?" merakımı körükleyen başlıktır.
devamını gör...

bir dönem antalya'da yaşarken kaldığım lojmanın kedisine verilmiş isim: "sebati". kim bi kediye bu ismi verir kardeşim? nasıl bir kafa bu.
devamını gör...

cehaletten başka bir şey gerekmez.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim