lamia'nın hikâyesi aslında çok dramatik bir hikâye. işin aslına bakarsanız mevzu yine zeus'un hovardalığından patlak veriyor. bak arkadaş senin mevzu, çapkınlığı, hovardalığı aşıyor. başını yakmadığın kadın kalmamış. hera gibi bir manyakla evlisin üstelik. azıcık eşini tanı da ona göre hareket et değil mi? yok ama inatla birilerine tebelleş oluyorsun. beyzadenin keyfi yerinde tabi, yakalandığı zaman kendisine bir şey olmuyor. lanetlenenler ve acı çekenler hep kadınlar. zeus kimseyi hera'nın eline düşürmesin diyeceğim de, olmayacak duaya da amin denmez ki arkadaş! netice olarak bu garibanda hera denen psikopatın gazabına uğramış, kadının bütün çocuklarını katletmiş manyak tanrıça. misal io'yu inek yapmıştı. şimdi bu cezayı düşününce io'nunki iyiymiş diyor insan. ona insaflı davranmış resmen. tabi böyle bir acıdan sonra lamia kafayı kırıyor. bildiğiniz canavara dönüşüyor. yani hem ruhen hem fiziki olarak canavarlaşıyor, zira üstü insan altı yılan olarak tasvir ediliyor. ama iş erkekleri baştan çıkarmaya gelince dünyanın en güzel kadınına dönüşebiliyor. işte asıl sıkıntıda orada başlıyormuş. kurbanlarını öldürmeden önce pipilerini kesip, sonra da bir güzel kanlarını emip sonsuzluğa uğurluyormuş.

yalnız bu yunanlıların bilinç altı cidden acayip. adamlar/kadınlar ne hikâyeler yazmış, yetmemiş sonra bunlara inanmış. benim diyen fantastik kurgu yazarı bu kadar hikâyeyi bir araya toplayamaz. aristotales ve aristophanes'de az değiller hani meseleyi nasılda derleyip, toplayıp kültürel miras haline getirmişler, vallahi helal olsun adamlara. bak misal homer amca bu konularda daha efendi bir adam. lamia hakkında bir sürü söylence var. anası hekate diyenler var misal bu da onu empusa'nın kardeşi yapar. persophone 'nin kızı olduğunu söyleyenlerde mevcut. yani o kısımlar biraz karışık. net olarak bildiğimiz şey hera'nın gazabına uğraması ve sonrasında seri erkek katili olması. belki de ilk kadın seri katildir bilemiyorum. nereden bakarsan bak, dram işte.
devamını gör...

hayatımı gözden geçirmeme sebep olan başlık. 21 yıllık hayatımda hiç aşık olmadım lisede de olmadım üniversite de olmadım. biraz buruk hissetmeme sebep oldu çünkü ben insanların bu duyguyu bir kere de olsa yaşaması gerekenlere inananlardanım
devamını gör...

hani bazı zamanlar olur çok ihtiyaç duyduğun bir an olur ya işte o an ihtiyaç duyduğun insan yanında olmayınca çaresizliğin ikiye katlanır. birgün seni affetsem çaresiz kaldığım anlar seni affetmez.
devamını gör...

sevmek… altı harflik bir fiilin içine türlü türlü haller sığdırabilmenin heyecanı oluşuyor. sonra durup düşünüyorsun. neyi ne kadar sevmek gerek, sevmenin karşılığı var mı, olmalı mı, geçici mi yoksa kalıcı mı?..
çok düşünmek bazı şeylerin anlamını kaybettiriyor.
yaşamak istiyorsun, sonuna kadar. yaşadıkça seviyorsun, sevdikçe yaşıyorsun. ama hiçbir zaman karşındakinin seni ne kadar sevdiğini bilemiyorsun.

bir çiçeğe sevgi beslenmişse o çiçeğin çiçeklenmesine sebep oluyorsun. yeşil yaprakların arasından renkli bir görüntü…

bir hayvana sevgi beslenmişse o bir çift gözdeki masumluk; hareketlerine yansıyor, uysallaşıyor, aldığı enerjiyi kat kat veriyor.

bir kitaba sevgi beslenmişse sürüklüyor, okutuyor, insanı içine alıyor. gidilmek istenen farklı dünyalara kapıları açıyor. hiçbir beklentisi olmadan yaraları sarıyor.

peki insan? bir insana duyulan sevgi ne yapıyor? nasıl hissettiriyor? saydıklarım arasında en karmaşık olan sevgi türü. bilemiyorsun. tüm duyguları aynı anda yaşıyorsun. emin olmak, emek istiyor. o yüzden sevgi emekti demek. karşılıklı bir emek…

bir insanı sonsuza kadar sevecek enerjim olmasına rağmen emek kısmında ucundan bir kayaya asılmış, yalnız bırakılmış bir şal gibi hissediyorum. ufacık bir esintiyle nereye uçacağı belli olmayan bir serüven…

emin olunacak, son noktasına kadar emek verilecek, birbirini çiçeklendirecek, sonu mutlu bitecek nice sevgiler yaşamayı diliyorum; kendime, gönlüme yakışana, size ve gönlünüze yakışana.

sevdiğimiz ruhların karşımıza çıkması dileğiyle…
devamını gör...

hiçbir dinin diğerinden üstün ya da iyi olduğuna inanmayan, bu süreçte kendisinden sonra gelen birçok dini etkilemiş ancak kulaktan dolma bilgiler yüzünden yanlış anlaşılmış olan inanç sistemidir.

paganizmle ilgili söylenecek ilk şey onun bir din olmadığı, bir dinler sistemi olduğudur. yani paganizm bir çatıdır. altında başka dinler de vardır. bu dinlerden en yaygın olanları druidizm, vika ve şamanizm dir. paganizm; canlı cansız ayrımı yapmadan var olan her şeyin bir ruhu olduğuna inanır. binlerce yıllık birikimi vardır.

herhangi bir kurallar kitabına, yönteme, sisteme bağlı değildir. yalnızca doğayla uyum içerisinde yaşamayı esas alır. paganlar çok çeşitli ve çok sayıda tanrıya inanır. bazı pagan öğretileri tek tanrı'ya, bazıları birden fazla tanrıya, bazıları tanrıça'ya inanmayı esas alır. bazıları ise hiçbir tanrıya inanmaz. yazılı kurallar olmadığı için paganlar tanrının kim/ne, kaç tane olduğu gibi konulara önem vermezler.

paganlar'ın tanrı inancının temelinde yer alan erkek tanrı; bir şekilde sürekli feda edilen konumundadır. mısır mitolojisindeki 'osiris' gibi ölüp ölüp dirilen tanrıdır. paganlar arasında kadın-erkek ayrımı yok gibidir. seksizmden tamamen soyutlanmış farklı bir evrende yaşarlar. ilk bakışta anaerkil bir yapıya sahip olduğu düşünülebilir. ama öyle değildir. kadınlar da herkes gibi toplumun içindedir ve eşit konumdadır. kadınların yaşamın kaynağı olduğuna inanılır. ancak bu onların tüm varlıklardan üstün olduğu anlamına gelmez.*

son olarak pagan dini herhangi bir yazılı kurala bağlı olmasa da esas aldıkları yazılı olmayan tek bir kural vardır. bu kural '' sana yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapma'' dır.*
devamını gör...

profesyonel olarak heykel ile uğraşıyorum.

fotoğraf edit ve dijital sanatla da ara sıra uğraşıyorum.

edit: fotoğrafcılığı çıkardım listeden. her eline kamera alan kendini fotoğrafcı sanıyor algısı oluşmasın diyerek.

bu arada güzel sanatlar mezunuyum ve fotoğrafcılık dersleri aldım ama olsun.
devamını gör...

hobileri: kitap okumak, marul yemek, aynaya bakıp ötmek.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

makyajın tecavüze sebep olacağını zanneden beyinsiz bir grubun reklamı. haberleri yok kediye köpeğe bile tecavüz eden (burda küfür var) lerden.
devamını gör...

yüzünün gerilmesi ve beyazlaması durumudur, arada iyi bir tesir bırakır bende.
devamını gör...

trans olmanın nesi suç, ahlaka aykırı hiçbir şey göremiyorum ben ortada? rtük kendi görevinden çıkıp akp'nin ideoloji aygıtı oldu artık, ülkedeki bir çok kurum gibi. yazık, akp ülkenin ayarlarıyla kökten oynuyor. bunlar gittikten sonra ne kadar sürede toparlanırız hiç bilemiyorum.
devamını gör...

birinde ne olduğunuz bellidir diğerinde değildir.
birinde sevgilisiniz tamam işte.
flörtte sevgili olmadan önceki olaydır.
flörtken en zor mesele acaba flört müyüz biz neyiz ikilemidir.
ikisi de saçma sapan işlerdir.
efendi gibi evlilik en iyisidir.
devamını gör...

daha dün kaydoldum ancak şu an bağımlı gibiyim.buraya sevmemin sebebiyse kaliteli insanların düşünceleri okumak ve kendimi rahat rahat ifade edebilmemdir
devamını gör...

franz oppenheimer'a göre devlet şu şekilde meydana gelmiştir;

tarım devrimi ile birlikte yerleşik hayata geçen topluluklar tarım ve bunun yanı sıra hayvancılık ile uğraşmaya başladılar. buna rağmen kimi topluluklar yerleşik hayata geçmeyip sadece hayvanları evcilleştirdiler ve göçebe yaşamı sürdürdüler. yerleşik hayata geçmeyen bu topluluklar doğanın kendileri için hazırladıkları sürprizler ve salgın hastalıklar nedeniyle sık sık gıda sorunu ile baş başa kaldılar ve böyle zamanlarda yerleşik olan topluluklara saldırmaya başladılar. bu saldırılardan bıkan yerleşik hayata geçmiş topluluklar zamanla bir hayvancı toplulukla onlara vergi ya da haraç vermek karşılığında anlaştılar ve onlara topraklarından arazi verdiler. böylece tarihin ilk orduları da ortaya çıkmaya başladı. hayvancı topluluklar ellerindeki gücü kullanarak yerleşik hayata geçmiş toplumlar üzerinde otorite kurmaya başladılar. tahsildar ya da vergi işiyle uğraşan aracılar kullanmayan, yerleştikleri yerleşik toplumla kız alıp vermeye başlayan hayvancı topluluklar zamanla bu yerleşik toplulukla karışıp kendileri de yerleşik hayata geçmiş topluluklar haline geldi ve süreç bu toplumlarda başa döndü. araya aracılar koyan ve hatta bir değil birden fazla yerleşik hayata geçmiş topluluğu koruyan hayvancı topluluklar ise zamanla krallık/imparatorluk seviyesine gelmiş ve tarihin ilk sınıflı topluluklarıyla birlikte devleti hayatımıza sokmuşlardır.
devamını gör...

bu şarkının yeri ayrıdır bende, bilen bilir bilmeyen de bilmesin boşverin. kolay kolay da her yorumunu beğenmem, katı kurallarım vardır benim. bir şarkıyı "en güzel hâliyle" der orijinali olmadığı ya da cidden güvenmediğim bir ses olmadığı sürece pek beğenmem. evet ön yargılarım var evet kötüyüm, tamam. ama nedense o kadar masum geldi ki bu ses bana. his vardır dostlar. bir sözü, bir şiiri, bir şarkıyı hissetmek...
heh işte, kim olduğunu bilmediğim yazar, sesiniz o kadar güzel ki; bir şarkıyı dinletmekten daha çok hissettirecek kadar ince ve nahif. bu yeteneğinizin üzerine gider misiniz? kendinizi geliştirir misiniz? bilmem lakin kesinlikle büyük bir cevhere sahipsiniz. bunu en iyi şekilde değerlendirmeniz dileğiyle...
devamını gör...

göcek'teki muhteşem villalar.. ultra zenginlere aitmiş.. açıktaki teknelerine villaların önündeki minik teknelerle gidip geliyorlar. biz fakirler mi ne yapıyoruz? sadece o denize açılan su birikintisinin üzerindeki minik köprüden olanı biteni gözetliyoruz... bu arada köprünün her iki tarafındaki manzara da muhteşem, değil mi?
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

neden aldığımı sorguladığım özelliktir. çünkü neredeyse her tanımımı başucu eseri yapıyorum. neyse bunu da yapayım bari, güzel ironi olur.
devamını gör...

insanların büyük çoğunluğu, düşen bir yaprak gibidir, kapılıp gider rüzgârın önüne, havada süzülür, dönüp durur, sağa sola yalpalar vurarak iner yere. pek az kişi de vardır, yıldızlara benzer, belli bir yörüngede ilerler durur, hiçbir rüzgâr varamaz yanlarına, kendi yasalarını ve izleyecekleri yolu kendi içlerinde taşırlar.

-siddhartha/hermann hesse
devamını gör...

ne meyvesi vardır, ne doğru dürüst gölgesi. ama sanki, kar yağsında görün benim güzelliğimi der.
devamını gör...

poyraz-ayşegül
tefo-kerpeten ali
marshall-lily
jesse-walter white
devamını gör...

ortaokul yıllarımda arkadaşlarım ile birlikte mobil versiyonunu oynadığımız oyundur.

gayet güzel bir oyundu.

söylediklerine göre sonsuza kadar güncelleme yapılacakmış.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim