şubatın 28 gün olmasının sebebi
şubat ayına geldigimize göre akıllara takılan sorunun cevabını verelim.
sebebi tamamen inatlaşma. evet iki kral vay senin ayın nasıl olur da 31 çeker benim ki 30 çeker deyip gitmiş şubattan gün çalmış. olur mu öyle saçma şey demeyin olmuş işte.
sözüm size eyy romalılar.(evet evet cidden romalılar.) roma imparatoru julius caesar temmuz ayına kendi adını koyuyor yani july. temmuz da 31 gün sürüyor bunun üstüne kendinden sonra gelen imparator augustus da benim ismim de olsun bu aylarda der ve bilindigi uzere agustos ayına ismini verir yalnız bir sorun vardır. temmuz ayı 31 gün sürerken ağustos 30 gün sürüyor. tabi haşmetli ve kendini beğenmiş imparator nasıl olur da ben 31 çekemem deyip* hemen bir çare düşünün der. bunu üstüne astronomlar yılın son ayı olan şubattan bir gün de ağustos için alırlar ve artık 31 gun sürmeye baslar.
gariban şubata gelen vurmuş giden vurmuş 31 çekmek uğruna devamlı günleri kısalmış. bu gariban şubatın gönlünü de artık günü 4 yılda bir sana ekleriz olur biter demişler.
sebebi tamamen inatlaşma. evet iki kral vay senin ayın nasıl olur da 31 çeker benim ki 30 çeker deyip gitmiş şubattan gün çalmış. olur mu öyle saçma şey demeyin olmuş işte.
sözüm size eyy romalılar.(evet evet cidden romalılar.) roma imparatoru julius caesar temmuz ayına kendi adını koyuyor yani july. temmuz da 31 gün sürüyor bunun üstüne kendinden sonra gelen imparator augustus da benim ismim de olsun bu aylarda der ve bilindigi uzere agustos ayına ismini verir yalnız bir sorun vardır. temmuz ayı 31 gün sürerken ağustos 30 gün sürüyor. tabi haşmetli ve kendini beğenmiş imparator nasıl olur da ben 31 çekemem deyip* hemen bir çare düşünün der. bunu üstüne astronomlar yılın son ayı olan şubattan bir gün de ağustos için alırlar ve artık 31 gun sürmeye baslar.
gariban şubata gelen vurmuş giden vurmuş 31 çekmek uğruna devamlı günleri kısalmış. bu gariban şubatın gönlünü de artık günü 4 yılda bir sana ekleriz olur biter demişler.
devamını gör...
değer veren insan davranışları
kendimce yaptığım bir tespit olarak şunu söyleyebilirim ki, bu insanlar değer verdiği kişiyle konuşmaktan usanmazlar. her daim konuşacak konuları vardır. konuşmasalar bile sessizken de mutludur, temas içindedirler. okuldan gelir gelmez yanımda bitip üzerimi değiştirmemi beklemeden bana sarılan, sonra tüm gün okulun nasıl geçtiğini bıkmadan anlatan kardeşimden yana yaptığım tespit budur. ayrıca her buluşmamızda konuşulacak konumuz hiç bitmiyormuş gibi hissettiğim arkadaşlarım da buna örnektir.
bunun yanı sıra bu insanlar sizin davranışlarınızı da gözden kaçırmazlar. yüzünüzdeki mimiklere göre ne hissettiğinizi anlayıp sizi konuşturur, sizi mutlu etmenin yollarını ararlar. bunu hissettiğiniz insanları kırmayın. çünkü bu insanlar nimettir.
bunun yanı sıra bu insanlar sizin davranışlarınızı da gözden kaçırmazlar. yüzünüzdeki mimiklere göre ne hissettiğinizi anlayıp sizi konuşturur, sizi mutlu etmenin yollarını ararlar. bunu hissettiğiniz insanları kırmayın. çünkü bu insanlar nimettir.
devamını gör...
bu sabahların bir anlamı olmalı
her dinlediğimde harbiden "bu sabahların bir anlamı olmalı" diyerek kendime sorduğum, sonrasında "her şey anlamsız, sabahlar mı anlamlı olacak" diyerek kestirip attığım (bkz: vega) şarkısı. yine de severiz..
devamını gör...
enneagram
kendini bilme sanatı olarak kısaca tarif edilebilir. kökeni m.ö. 2500 yıllarına dayanan mistik bir öğretiye dayalı kişilik testidir. kişinin kendini tanımasını ve ego sınırlamalarından kurtulmasını sağlamaya çalışır. sonuçları büyük oranda kesin olan bir yaklaşımdır. bunun yanında kişilik tipinize göre kendinize geliştirme egzersizleri ve yol gösterici bilgiler mevcuttur.
köken olarak hem dinlerin öğretilerine hem de sufiliğe yakındır.
david daniels ve virginia price'ın kitabından alıntı olarak enneagram;
kişilik tipinizi meydana çıkaran çok güçlü, isabetli ve dinamik bir sistemdir. temelde belirgin bir biçimde birbirinden ayrılan dokuz farklı düşünme, hissetme ve eyleme geçme kalıbından oluşur. bu dokuz kalıbın her biri, sınırları açık ve net bir biçimde çizilmiş algılama filtrelerine dayanmaktadır. bunlar, dikkatinizi neye yönelttiğinizi ve enerjinizi nasıl kanalize ettiğinizi belirleyen filtrelerdir. her bir enneagram kalıbının ardında, hayatta kalmak ya da yaşamınızdan tatmin olmak için neye ihtiyacınız olduğunu gösteren temel bir düşünce ya da inanç yatar.
enneagramist.com/
köken olarak hem dinlerin öğretilerine hem de sufiliğe yakındır.
david daniels ve virginia price'ın kitabından alıntı olarak enneagram;
kişilik tipinizi meydana çıkaran çok güçlü, isabetli ve dinamik bir sistemdir. temelde belirgin bir biçimde birbirinden ayrılan dokuz farklı düşünme, hissetme ve eyleme geçme kalıbından oluşur. bu dokuz kalıbın her biri, sınırları açık ve net bir biçimde çizilmiş algılama filtrelerine dayanmaktadır. bunlar, dikkatinizi neye yönelttiğinizi ve enerjinizi nasıl kanalize ettiğinizi belirleyen filtrelerdir. her bir enneagram kalıbının ardında, hayatta kalmak ya da yaşamınızdan tatmin olmak için neye ihtiyacınız olduğunu gösteren temel bir düşünce ya da inanç yatar.
enneagramist.com/
devamını gör...
anatolian rock revival project
parçaların kalitesinin yanısıra, video ekranı olan illüstrasyonlar o kadar güzel ki, birkaçını tişört olarak bastırabilirim.
devamını gör...
çocukken hayal edilen tanrı şekli
çok küçükken havada oturan dev bir adamdı sonra selenayı izleyince yüce honos oldu.
devamını gör...
kilo alamamak
okuldan mezun olurken 67 kg ,
9 sene sonra evlenirken 76 kg,
iki sene öncesinde 108 kg'a çıkıp,
şuanda 102 kg civarında seyreden biri için geçerli olmayan tanım. boyum 196 cm olduğu için 67 kg iken iskeletor diye anılırken, kilo aldıkça senin boyun var abi kilo sana yakışıyora evrildim.
67 kg ile maksimumum olan 108 kg arasında % 60 fark var. kilo alamıyorum diyenin ağzına kürekle mi vursam acaba*. o zamanda aynı şeyi yerdim, şimdi de....
9 sene sonra evlenirken 76 kg,
iki sene öncesinde 108 kg'a çıkıp,
şuanda 102 kg civarında seyreden biri için geçerli olmayan tanım. boyum 196 cm olduğu için 67 kg iken iskeletor diye anılırken, kilo aldıkça senin boyun var abi kilo sana yakışıyora evrildim.
67 kg ile maksimumum olan 108 kg arasında % 60 fark var. kilo alamıyorum diyenin ağzına kürekle mi vursam acaba*. o zamanda aynı şeyi yerdim, şimdi de....
devamını gör...
yazarların son durumu
hissizleştim.
devamını gör...
skyler white
sözlük formatı gereği tanımsız kalacak başlık.
neyse. kibarca walter white'ın karısı diyelim.
neyse. kibarca walter white'ın karısı diyelim.
devamını gör...
taşa yazılmış yaşım 12 tecavüz ediliyorum yazısının gerçek çıkması
kim bilir nasıl anlatmaya çalştı da anlayamadılar yavrucağın derdini. hepimiz anne, baba, ya da adayız arkadaşlar. çocuklarımızı bu konularda her şeyden çok bilinçlendirmeliyiz. nesilleri tükenmiyor ki bu pisliklerin. çocuk daha ya. bu yükü onun küçük omuzlarına yükleyen herkesin allah belasını versin.
devamını gör...
verdiği artıyı geri alan yazar
yazdığı tanımları da silen yazardır. kafası güzeldir, sonradan ben ne yazdım yahu deme olasılığı yüksektir.
devamını gör...
yazarların psikolojik durumları
babam akciğer kanseri, gözümün önünde günden güne eriyor ve aldığı ilaçlar işe yaramıyor. ben bu haberi sigara yakarak* karşıladım.
bence gayet açıklayıcı oldu.
bence gayet açıklayıcı oldu.
devamını gör...
göksupark
mangal kokusu ile meşhur olmuş, çok hoş bir park.
ilk gittiğimde oturacak yer bulmak için acayip dolanmıştık. tüm ankara orda sanmıştım. sonradan anladım, ankara insanının piknik için yaratıldığını. sadece orda değil kalan tüm yerlerde de sabahın köründen gecenin yarısına kadar yerleştiklerini anladım.
ankara'da piknik geçe bırakılmaz.
ilk gittiğimde oturacak yer bulmak için acayip dolanmıştık. tüm ankara orda sanmıştım. sonradan anladım, ankara insanının piknik için yaratıldığını. sadece orda değil kalan tüm yerlerde de sabahın köründen gecenin yarısına kadar yerleştiklerini anladım.
ankara'da piknik geçe bırakılmaz.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının gruplaşması
toplum olarak o kadar eften püften şeyleri büyütmeye meraklıyız ki bazen görüyorum troll başlığa ciddi entry yazılıyor okuyunca beni bi' gülme alıyor. ciddiye alınacak şeylere göz ucuyla bakıp, en olmayacak şeyleri büyütüp sonra da birbirimize girmeye öyle alışmışız ki. cımbızla seçiyoruz resmen bazı sözleri, tavırları. şurada bilmem kaç yazar var, kimileri hayatıyla ilgili yazıyor, kimileri sözlükle ilgili bir durum oluyor ona istinaden yazıyor, kimileri bilmem neye yazıyor okuyanlar hoop her şeyi kendi üstüne alınıyor sonra da başlasın taarruz. yahu bi' durun, bi' sakin olun, bi' tiye alın, dalgaya vurun allasen ne bu yahu. kendinize zarar verirsiniz benden söylemesi.
devamını gör...
ahmed arif
leyla erbil'e nasıl "kulluğum, divaneliğim, yarı canın" gibi sıfatları yakıştırdıysa aynı sıfatları kendime yakıştırırcasına sevdiğim tek şair..... gerçekten divaneliğim oldu kendisi.. bazı geceler sesinden birkaç şiirini dinleyip ruhumu dinlendiririm.. bana ilaç olur kendisi.. memleketimin en güzel temsilcisi.....
devamını gör...





