nikola tesla
dahiligine soylenecek soz yok. bundan farkli olarak "dost kazigi" denince aklima gelen ilk isimdir...
devamını gör...
kimya mühendisliği
sağda solda birbirine geçmiş elli tane kaynak olsa da sözlükte bu bölümü okumaya yeltenecek yazar ve çaylaklar için çok detay içinde yüzmeyen, eli yüzü temiz bir yazı yazmak farz oldu. başlık bile açmamışsınız ulan ayılar.
endüstri kimyageri veya proses mühendisi diye anılsa da bence ikisi de bir bakıma eksik tanımlamalar ama kimya sevgisi ile yanıp tutuşuyorsanız ve fizikten, matematikten feci çakmışsanız bu meslek, sizin mesleğiniz değil. başındaki kimya kısmını görüp sevindirik olmayın zira bölümün çok küçük bir kısmı gerçekten kimya ile ilgili. baskın yanı daima mühendisliktir bu alanın. ilk iki sene zaten temel mühendislik dersleri görmek üzerine geçer. yani fizik ve matematik ile aranız yoksa sürünerek bile geçemez üstüne babayı alırsınız.
ulan biz buraya meth yapmak için girdik ne diye akışkanlar mekaniği, reaksiyon mühendisliği, proses dinamiği ve kontrolü, termodinamik, fizikokimya falan görüyoruz calculus ne alaka dediğinizde olayın civcivli kısmına giriş yapmış oluyorsunuz. eğrisini doğrusunu bilerek girin şu bölüme, fizik 101'i görünce eliniz ayağınız birbirine girmesin. ben bilmiyordum ama fizik ve matematik benim için çerez gibi olduğundan yata yata geçtim. sizde aynısı olmayabilir. proflara alık alık bakarak bölümü uzattıkça uzatmak da var. ha bana kalırsa sündüre sündüre okumak daha iyidir. hiçbir şey bilmeden mezun olmaktansa bir iki sene diplomayı geç alın ama alan bilgisi sağlam şekilde mezun olun.
kimya mühendisleri sanayi ve üretimin bel kemiğini oluşturur. elinizde tuttuğunuz telefondan kullandığınız pek çok diğer şeye kadar garanti bir kimya mühendisi üretim sürecini yönetmiş veya katkıda bulunmuştur ama bu hemen sevindirmesin. çok geniş bir iş alanı olsa da türkiye'de y***ak kürek işlere mahkum olabilir hatta işsiz kalabilirsiniz çünkü biz sanayileşememiş tırt bir ülkeyiz. üretim yoksa bize ihtiyaç da yoktur. ha ama bazı şartlar sağlandığında para içinde yüzebilirsiniz. milyoner olmazsınız zaten maaşla çalışarak milyoner olunmaz ama çok sağlam gelir kapısıdır.
bu şartları sağlamak da g*t istiyor. hele bizim ülkede baya bir istiyor. kimya mühendisliği, türkiye şartlarında boğaziçi, itü, odtü, koç gibi üniversitelerde okunmayacaksa çöp bir bölüm. yani bu üniversitelerde bu bölüm tutmuyorsa hiç yazmaya bile gerek yok. abet akreditasyonu şart arkadaşlar. ha tutturmanız da yetmez. bir kere dersleri ezber yapıp geçmek yok. oturup adam akıllı çalışacak ve anlayacaksınız o dersleri yoksa üçüncü sınıfa geçtiğiniz gibi nevriniz döner, bölümden tiksinirsiniz. her telden çalar çünkü dersler. az biraz makina mühendisliği, statik falan derken inşaat mühendisliği, ekonomi, biraz moleküler biyoloji biraz da elektirik elektronik derken karman çorman bir program vardır. her şeyden az öğrenirsiniz ama çok geniş alana yayılmıştır. bölüm çok zor demelerinin esas sebebi de budur zaten. her şeye kafanızın basmasını beklerler. benim için zor değildi çünkü ben köküne kadar fizik, kimya ve matematik hatta biyoloji içine batmış bir insanım. yine de benim bile dersten çıkıp kenarda köşede ağladığım oldu. baya oturup hıçkıra hıçkıra ağladım ama benim kimya'da çap tercih etmem gibi bir etken de var. saçım dökülüyor ulan hâlâ.
dereceyle mezun oldunuz hatta benim gibi ben kimya da istiyorum ulan diye çap'da soluğu aldınız diyelim. iş orada da bitmiyor. dil bileceksiniz. bakın bu öneri değil bu alanda adam akıllı iş istiyorsanız s**e s***ke öğreneceksiniz. ingilizce'de en kötü c1 lisansınız olacak dahası ielts ve toefl'da skorunuz olacak ki yurtdışında sizi adam yerine koyup işe alsınlar. o da yetmez, üstüne gidip ikinci bir dili de öğreneceksiniz. tavsiyem almanca çünkü almanya'da üç sene çalışmış biri olarak çok iyi paralar döndüğünü ve işinizi hakkıyla yapabileceğiniz bir sürü alan olduğunu söyleyeyim. avrupa eskisi kadar ihtiyaç duymasa da abd ve arap yarımadası da iyi paralar döküyor bize. petrokimya'da dönen paraları bilseniz dudağınız uçuklar.
bu şartları sağladıktan sonra yurtdışında rahat iş bulur, iyi paralar da kazanırsınız. kalifiye bir kimya mühendisi dünyanın her yerinde çok rahat iş bulur. türkiye'de bile bulursunuz ama mesleği hakkıyla yapabilir misiniz, o imkan sağlanır mı tartışılır. ben ülkeye mecburiyetten döndüm ama burada bile çok sağlam bir maaşla iş bulma şansım oldu mesela ama dediğim gibi beni baz almayın. ben yüksek mühendis olmam bir kenara 10 yıldan az iş tecrübem olmasına rağmen kıdemli mühendise denk bir cv, eğitim ve tecrübe sürecine sahibim üstüne aynı zamanda kimya mezunu da olduğum için işverenlerin fazladan iş yükü yıkabileceği bir insanım. dünyada çok saygı gören bir meslek olsa da türkiye'de işsiz kimya mühendisi ordusu var.
işe girdiğiniz gibi ayrı sinir stres dönemi başlar çünkü fabrikada gördüğünüz ile derslerde gördüğünüz her şeyin arasında sırat köprüsü gibi uçurum vardır. yine de iş imkanlarının bir kısmını yazayım biraz fikriniz olsun. her sektörde iş bulursunuz derken ta***k geçmiyordum. kağıt sanayisi, kimya, hızlı tüketim ürünleri, cam ve seramik, kozmetik, enerji, çimento, otomotiv, savunma, endüstriyel gazlar, tekstil, yapı kimyasalları, petrol ve petrokimya, biyoyakıtlar, metal, tarım ilaçları ve gübre derken uzar gider bu liste. hani liste o kadar uzar ki benim bilmediğim iş alanları bile vardır muhtemelen.
bir diğer yanılgı kimyager ve kimya mühendisliğini aynı sanmak. benim durumumda ben hem kimyager hem kimya mühendisiyim bundan ötürü aradaki farkı ilk elden görme şansım var ancak teoride bile aynı kulvarda olan meslekler değiller zira dediğim gibi kimya mühendisliğinde mühendislik daima ağır basar. kimya ağırlıkta olarak bilimdir ama kimya mühendisliği her türlü kimyasal üretim sürecinde parmağı olan bir mühendislik dalıdır ve genel görünün aksine uygulamalı fiziğe daha yakındır.
neticede bu bölüm okurken ızdırap veren bir bölüm olsa da biraz saç kaybetmek ve delirmeyi sorun etmediğiniz takdirde şahane bir meslektir ve çok iyi para da kazandırır. 4 temel mühendislik dalından belki de en meşakatli olanı olduğunu unutmadan tercih edin. abet akreditasyonu için müsait bir zamanda ayrı bir yazı da yazarım.
endüstri kimyageri veya proses mühendisi diye anılsa da bence ikisi de bir bakıma eksik tanımlamalar ama kimya sevgisi ile yanıp tutuşuyorsanız ve fizikten, matematikten feci çakmışsanız bu meslek, sizin mesleğiniz değil. başındaki kimya kısmını görüp sevindirik olmayın zira bölümün çok küçük bir kısmı gerçekten kimya ile ilgili. baskın yanı daima mühendisliktir bu alanın. ilk iki sene zaten temel mühendislik dersleri görmek üzerine geçer. yani fizik ve matematik ile aranız yoksa sürünerek bile geçemez üstüne babayı alırsınız.
ulan biz buraya meth yapmak için girdik ne diye akışkanlar mekaniği, reaksiyon mühendisliği, proses dinamiği ve kontrolü, termodinamik, fizikokimya falan görüyoruz calculus ne alaka dediğinizde olayın civcivli kısmına giriş yapmış oluyorsunuz. eğrisini doğrusunu bilerek girin şu bölüme, fizik 101'i görünce eliniz ayağınız birbirine girmesin. ben bilmiyordum ama fizik ve matematik benim için çerez gibi olduğundan yata yata geçtim. sizde aynısı olmayabilir. proflara alık alık bakarak bölümü uzattıkça uzatmak da var. ha bana kalırsa sündüre sündüre okumak daha iyidir. hiçbir şey bilmeden mezun olmaktansa bir iki sene diplomayı geç alın ama alan bilgisi sağlam şekilde mezun olun.
kimya mühendisleri sanayi ve üretimin bel kemiğini oluşturur. elinizde tuttuğunuz telefondan kullandığınız pek çok diğer şeye kadar garanti bir kimya mühendisi üretim sürecini yönetmiş veya katkıda bulunmuştur ama bu hemen sevindirmesin. çok geniş bir iş alanı olsa da türkiye'de y***ak kürek işlere mahkum olabilir hatta işsiz kalabilirsiniz çünkü biz sanayileşememiş tırt bir ülkeyiz. üretim yoksa bize ihtiyaç da yoktur. ha ama bazı şartlar sağlandığında para içinde yüzebilirsiniz. milyoner olmazsınız zaten maaşla çalışarak milyoner olunmaz ama çok sağlam gelir kapısıdır.
bu şartları sağlamak da g*t istiyor. hele bizim ülkede baya bir istiyor. kimya mühendisliği, türkiye şartlarında boğaziçi, itü, odtü, koç gibi üniversitelerde okunmayacaksa çöp bir bölüm. yani bu üniversitelerde bu bölüm tutmuyorsa hiç yazmaya bile gerek yok. abet akreditasyonu şart arkadaşlar. ha tutturmanız da yetmez. bir kere dersleri ezber yapıp geçmek yok. oturup adam akıllı çalışacak ve anlayacaksınız o dersleri yoksa üçüncü sınıfa geçtiğiniz gibi nevriniz döner, bölümden tiksinirsiniz. her telden çalar çünkü dersler. az biraz makina mühendisliği, statik falan derken inşaat mühendisliği, ekonomi, biraz moleküler biyoloji biraz da elektirik elektronik derken karman çorman bir program vardır. her şeyden az öğrenirsiniz ama çok geniş alana yayılmıştır. bölüm çok zor demelerinin esas sebebi de budur zaten. her şeye kafanızın basmasını beklerler. benim için zor değildi çünkü ben köküne kadar fizik, kimya ve matematik hatta biyoloji içine batmış bir insanım. yine de benim bile dersten çıkıp kenarda köşede ağladığım oldu. baya oturup hıçkıra hıçkıra ağladım ama benim kimya'da çap tercih etmem gibi bir etken de var. saçım dökülüyor ulan hâlâ.
dereceyle mezun oldunuz hatta benim gibi ben kimya da istiyorum ulan diye çap'da soluğu aldınız diyelim. iş orada da bitmiyor. dil bileceksiniz. bakın bu öneri değil bu alanda adam akıllı iş istiyorsanız s**e s***ke öğreneceksiniz. ingilizce'de en kötü c1 lisansınız olacak dahası ielts ve toefl'da skorunuz olacak ki yurtdışında sizi adam yerine koyup işe alsınlar. o da yetmez, üstüne gidip ikinci bir dili de öğreneceksiniz. tavsiyem almanca çünkü almanya'da üç sene çalışmış biri olarak çok iyi paralar döndüğünü ve işinizi hakkıyla yapabileceğiniz bir sürü alan olduğunu söyleyeyim. avrupa eskisi kadar ihtiyaç duymasa da abd ve arap yarımadası da iyi paralar döküyor bize. petrokimya'da dönen paraları bilseniz dudağınız uçuklar.
bu şartları sağladıktan sonra yurtdışında rahat iş bulur, iyi paralar da kazanırsınız. kalifiye bir kimya mühendisi dünyanın her yerinde çok rahat iş bulur. türkiye'de bile bulursunuz ama mesleği hakkıyla yapabilir misiniz, o imkan sağlanır mı tartışılır. ben ülkeye mecburiyetten döndüm ama burada bile çok sağlam bir maaşla iş bulma şansım oldu mesela ama dediğim gibi beni baz almayın. ben yüksek mühendis olmam bir kenara 10 yıldan az iş tecrübem olmasına rağmen kıdemli mühendise denk bir cv, eğitim ve tecrübe sürecine sahibim üstüne aynı zamanda kimya mezunu da olduğum için işverenlerin fazladan iş yükü yıkabileceği bir insanım. dünyada çok saygı gören bir meslek olsa da türkiye'de işsiz kimya mühendisi ordusu var.
işe girdiğiniz gibi ayrı sinir stres dönemi başlar çünkü fabrikada gördüğünüz ile derslerde gördüğünüz her şeyin arasında sırat köprüsü gibi uçurum vardır. yine de iş imkanlarının bir kısmını yazayım biraz fikriniz olsun. her sektörde iş bulursunuz derken ta***k geçmiyordum. kağıt sanayisi, kimya, hızlı tüketim ürünleri, cam ve seramik, kozmetik, enerji, çimento, otomotiv, savunma, endüstriyel gazlar, tekstil, yapı kimyasalları, petrol ve petrokimya, biyoyakıtlar, metal, tarım ilaçları ve gübre derken uzar gider bu liste. hani liste o kadar uzar ki benim bilmediğim iş alanları bile vardır muhtemelen.
bir diğer yanılgı kimyager ve kimya mühendisliğini aynı sanmak. benim durumumda ben hem kimyager hem kimya mühendisiyim bundan ötürü aradaki farkı ilk elden görme şansım var ancak teoride bile aynı kulvarda olan meslekler değiller zira dediğim gibi kimya mühendisliğinde mühendislik daima ağır basar. kimya ağırlıkta olarak bilimdir ama kimya mühendisliği her türlü kimyasal üretim sürecinde parmağı olan bir mühendislik dalıdır ve genel görünün aksine uygulamalı fiziğe daha yakındır.
neticede bu bölüm okurken ızdırap veren bir bölüm olsa da biraz saç kaybetmek ve delirmeyi sorun etmediğiniz takdirde şahane bir meslektir ve çok iyi para da kazandırır. 4 temel mühendislik dalından belki de en meşakatli olanı olduğunu unutmadan tercih edin. abet akreditasyonu için müsait bir zamanda ayrı bir yazı da yazarım.
devamını gör...
sanat kulübü çizim yarışması
altıncı çizim yarışmamız sonuçlandı!
oylamaya göre yarışmayı kazanan muhteşem çizimiyle armysuzy oldu, tebrikler!
''moonchild, you shine.
when moon rise, it's your time.''
yeni yarışmamızın başladığını da duyurayım hemen, bu hafta uzay temalı çizimlerinizi bekliyoruz, yarışma 21 ağustos cumartesi günü sona erecek.
discord üzerinden yaptığımız yarışmamıza tüm kulüp üyelerinin katılabileceğini hatırlatıyor ve katılım linkini buraya iliştiriyorum.
çizimlerinizi bekliyoruz!
oylamaya göre yarışmayı kazanan muhteşem çizimiyle armysuzy oldu, tebrikler!
''moonchild, you shine.when moon rise, it's your time.''
yeni yarışmamızın başladığını da duyurayım hemen, bu hafta uzay temalı çizimlerinizi bekliyoruz, yarışma 21 ağustos cumartesi günü sona erecek.
discord üzerinden yaptığımız yarışmamıza tüm kulüp üyelerinin katılabileceğini hatırlatıyor ve katılım linkini buraya iliştiriyorum.
çizimlerinizi bekliyoruz!
devamını gör...
porno sitelerinin yasaklanması
siz ciddi misiniz ya? olum porno izlenmezse asıl sapıklık azalır. porno insanı yavaş yavaş doyumsuzlaştırır ve her seferinde daha iğrenç seviyelere varan fantezilerle sapıklaştırır. milf, matur, tecavüz, trans, gay, pedofili diye yolunu kaybedenlerle dolu memleket. acıcık bilim ya...
devamını gör...
hayvanlık
hayvanlardan beklenen ya da hayvanlardan bile beklenmeyen hareketleri yapan kişinin ortaya koyduğu eylemler bütünü.
devamını gör...
ankara vs istanbul
bazı tanımlarıyla şaşırtan başlık.
tabii ki istanbul diyorum, karşılaştırmaya gerek bile olmadığını düşünüyorum.
tabii ki istanbul diyorum, karşılaştırmaya gerek bile olmadığını düşünüyorum.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çizimleri
cin ali'den başka birşey çizemediğim ve resim konusunda aşırı kazma olduğum için tüm paylaşımları beğendim.başlığın sıkı takipçisiyim.benim yapamadığım birşeyi yapan insana saygım sonsuz.emeklerinize sağlık efenim.
devamını gör...
enerji ve tabii lan manyak mısın bakanlığı
devamını gör...
çocukken okunan ilk kitap
çocukken okuduğum ilk kitap sihirli fasulyedir. muhteşem bir hazla okuduğumu hatırlıyorum okurken çok mutlu olmuştum bu arada babamın bana aldığı ilk kitaptı.*
devamını gör...
seni anlayan kimsenin olmaması
sartre bulantı’da: "yalnızlık; düşündüklerinizin kafanızın duvarlarına çarpıp tekrar içerde kalmasıdır.” diyor. yalnızlık, etrafında kimsenin olmaması değil, seni anlayan birilerinin olmamasıdır. insan insanın sadece anlayışına muhtaç. çünkü insan, yaşarken anlaşılmalıdır.
kalabalıklar içinde avazınız çıktığı kadar bağırmayı düşündünüz mü hiç?
derdinizi anlatmayı vazgeçtiğiniz oldu mu?
ben kime ne anlatıyorumu yaşamak defalarca.. ortak yanımız şu hepimiz hayatımızı anlamlandırmaya çalışıyoruz belki de delirmemek için. diyelim ki bu anlam kargaşından çıktınız bir sonraki evre bunu anlatmasıdır. bu durum çoğu kez hayal kırıklığına uğratacaktır bizi. yorulup yorulup tekrar anlatmalı o zaman. seni sen yapan içindeki sesleri susturamazsın.*
anlaşılmaktan çok anlatmayı sevmelisin..
kalabalıklar içinde avazınız çıktığı kadar bağırmayı düşündünüz mü hiç?
derdinizi anlatmayı vazgeçtiğiniz oldu mu?
ben kime ne anlatıyorumu yaşamak defalarca.. ortak yanımız şu hepimiz hayatımızı anlamlandırmaya çalışıyoruz belki de delirmemek için. diyelim ki bu anlam kargaşından çıktınız bir sonraki evre bunu anlatmasıdır. bu durum çoğu kez hayal kırıklığına uğratacaktır bizi. yorulup yorulup tekrar anlatmalı o zaman. seni sen yapan içindeki sesleri susturamazsın.*
anlaşılmaktan çok anlatmayı sevmelisin..
devamını gör...
rum mübadiller
rum atasözü vardır 'ölü gözünden yaş akmaz' diye o zaman yaşananları özetliyor :( dido sotiriyu matomena homata'in sonunda der ki 'kardeşi kardeşe kırdıran cellatların allah binbir belasını versin'
devamını gör...
şekerrenk
araya soğukluk girmiş, bozulmuş dostluğa verilen isimdir.
devamını gör...
anneye söylenen yalanlar
yemek yedim
devamını gör...
nar çiçeği
çok güzel bir çiçektir. kokusu herkesin hoşuna gitmeyebilir ama görüntüsü harikadır.
devamını gör...
onlar yanlış biliyor
devamını gör...
türkiye'den suriyeliler değil türkler gitsin
apolitik biri olmakla birlikte tweeti okuyunca aklıma gelen necip fazıl mısrasını bırakayım şuraya:
"öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!"
"öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!"
devamını gör...
evlenilecek erkekte beklenilen özellikler
ana kuzusu olmasın.
kendi kendine yetebilecek biri olsun.
rica ediyorum o da yemek yapmayı bilsin.
planyalık tomruk olmasın.
sadakatsiz olmasın, merhametli ve sevgi dolu olsun.
daha evvel biriyle oturmalı kalkmalı inmeli çıkmalı değişmeli vs gibi ikili ilişkilerde bulunmamış olsun.
evet çok da şey değildir. ana kuzusu olması dışında kriterlere uygun bir insan evladını bulduk neyse ki.*
kendi kendine yetebilecek biri olsun.
rica ediyorum o da yemek yapmayı bilsin.
planyalık tomruk olmasın.
sadakatsiz olmasın, merhametli ve sevgi dolu olsun.
daha evvel biriyle oturmalı kalkmalı inmeli çıkmalı değişmeli vs gibi ikili ilişkilerde bulunmamış olsun.
evet çok da şey değildir. ana kuzusu olması dışında kriterlere uygun bir insan evladını bulduk neyse ki.*
devamını gör...
kendini geliştirip eski sevgilinin karşısına çıkmak
kendini geliştirdiysen kendin için yaptın bunu eski sevgilin için değil. saçma buluyorum.
devamını gör...
mao zedong
büyük sıçrayış değil büyük sıçışa imza atmış şişman salak lider.
ama ho chi minh öyle miii değil tabi ki ho chi minh adamdır.
ama ho chi minh öyle miii değil tabi ki ho chi minh adamdır.
devamını gör...
