komik mi bilmiyorum ama 5 yaşındaki erkek kuzenim bana yanaklarıma allık sürüp yüzümü biraz parlak parlak yaparsam çok daha güzel olacağımı söylemişti. bana o an komik gelmişti o malzemelerin adını falan söylemesi.

bir de halk otobüsündeyken* bir kız çocuğu vardı, babasından izin alıp çikolata uzatmıştım ve çocuk sapıkmışım gibi bana bakıp kabul etmemişti. bu da komikten çok üzen bir durumdu aslında ama sonradan güldüm
devamını gör...

kendime sığınırım...

yastık, kulaklığım ve telefonum.
ağlama seansı.
ertesi gün de kaldığın yerden devam etme.
devamını gör...

"biliyorum bir gün dayanamayacak küçük kalbim ;arkamı dönüp inandığım ve güvendiğim her şeye veda edeceğim." dedi ve gitti.
senden sonra kuşlara bile iyi bakamıyoruz..
devamını gör...

damadın mal varlığı ağırlığınca düşerse o kaya, altında ezilir, ölürüz. kötü bir beddua veya temennidir.
senin başına düşse hoş olur mu mr. başkan.
devamını gör...

evet, koskoca dünyada espri yapabilen tek kadın yok. erkekler espriden geçilmiyor tam bir kahkaha şöleni. mesela 31 sayısını gördüğünde veya duyduğunda gülen var, ne espri ama.
devamını gör...

"belkide tek hastalığımız, birbirimizden yola çıkarak ürettiğimiz hikayeler yerine, dayanamayacağımız gerçeklerin peşine düşmektir.."
lowrence durrell

gerçeklerin peşine düşüren şüphe varsa, kandırılamamışsın demektir..
ne zaman ikna olmadığım bir konu olsa gerçekten beni kurcaladığıma pişman edecek kadar dayanamayacağım şeyler öğrenmişimdir, o yüzden meşgul olmak lazım, insanın kendisi için yorulduğu işlerinin daha çok olması lazımki, böyle şeylere vakit ve öncelik vermeye tenezzül bile etmesin..
devamını gör...

amerika'daki kolonistlerin büyük britanya'dan gelen yüksek vergili çayı ve büyük britanya'yı protesto etmek için 16 aralık 1773'te boston limanı'nda ingiliz gemilerindeki tonlarca çayı kızılderili kılığına girerek denize dökme eylemidir. bu eylem amerikan bağımsızlık savaşı'nı çıkartan kıvılcımlardan birisi olacaktır.
devamını gör...

bilindiği üzere akp hükümetinin geçen 19 yılda en çok karıştırdığı, adeta darmadağın ettiği kurumlardan birisi de eğitim.

'dindar ve kindar nesil yetiştireceğiz ' diyerek çıktıkları yolda,

eğitim sisteminin adeta şifrelerini karıştırıp, kilitlediler, şimdi kendileri de açamıyor bu şifreyi.

4+4+4 dediler, köy okullarını kapatıp taşımalı eğitime geçtiler, bir çok fen anadolu lisesi kapatılıp, ortalık ' anadolu imam hatip liseleri' ile dolduruldu.
ınsanlar çocuklarını gönderecek normal lise bulamaz hale düştü.

peki sonuç, her konuda iyice dibe vuran bir eğitim sistemi ve genç nesil.
dindarlık ne oldu, diyanet ve yakın kaynak açıklamalarına göre ateizm, deizm özellikle lise gençlerinde patladı, hatta ' dinsiz imansız kalmak içten bile değil ' şeklinde yazılar yazdı muhafazakar kesime yakın yazarlar.

bütün bunlar ortadayken, şimdi rota daha da yukarıya, üniversitelere döndü.

1 aydır boğaziçi, bugün ortaya çıkan yeni rektör atamaları vs.

hükümetin eğitimle sınavı hala sürüyor. başarısız oldukça daha da saldırıyorlar, ilk ve orta egitimi hallettiler, şimdi gözü üniversitelere diktiler ama burada sanki baltayı taşa bilerek vuruyorlar gibi geliyor bana.

zira, üniversite bir okul değil, akademik eğitimin verilip alındığı üst düzey bir kurum. yani buraları kendi hayat , siyasi görüşün çerçevesinde dizayn etmene hiç kimse musade etmez ki bu, oradaki akademik eğitim unsurlarını dizayn etmek demektir, abesle istigaldir.

hükümet umarım bu yanlıştan tez zamanda döner, bilimin konuşulması gereken üniversitelerimizin sesine kulak verir, ülkenin çok ihtiyacı olan bu günlerde, huzur'un, ilimin, bilimin önünü açar. bunu yapmayacağından nedense çok eminim ama umarım yapar demekten de alamıyorum kendimi...
devamını gör...

genelde hep aynı d*l israfı tarafından açılan lakin moderasyon batak oynuyor herhalde dedirten başlıklar bütünü.
devamını gör...

﴾1﴿ asra yemin ederim ki,
﴾2﴿ insan gerçekten ziyandadır.
﴾3﴿ ancak iman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler başkadır.
-asr suresi

gelen geçen okusun, ibret alsın.
devamını gör...

3 üniversite mezunu ve 6 üniversiteye kayıt olmuş biri olarak bağımlılık yapan bir eylem olduğunu söylemeliyim.
devamını gör...

en safi-sanatsal olanı karacaoğlan söylemiş olsa gerek. *
dilek-istek de diyebiliriz:

'koynunda beslemiş ayvayla narı
çözüp düğmeleri göresim gelir

ya da

'yaylanın karından ak beyaz döşün
uzanıp yanına ölesim gelir'

edit: ben olumsuzluk ekini görmemişim *
devamını gör...

demirbaş listesine alınmalıdır acilen. deprem , yangın vb. gibi doğal afetlerde evvela kurtarılmalıdır. ancak salgın gibi hastalıklarda başı boş bırakılmalıdır , ondan bulaşsa bulaşsa iyilik ve bilgi bulaşır , severek okuyoruz. nice güzel tanımlarda rastlaşmak üzere.
devamını gör...

dehşet yorgun ve yoğun geçen bi günün ardından hemmen yatıp dinlenmem gerektiği halde yüzüme buzzz gibi su çarpıp dinlemeye geldiğim yayındır.
severek dinliyoruz gençler; sohbetiniz ve neşeniz boool, daiiiim olsuuuun!
devamını gör...

30 haziran 2021 çıkışlı shishamo albümü.

aslında benim gözümde "shishamo 6-2" olmuş gibi biraz. shishamo 6'yı andırıyor epey. ama mesela shishamo 5 ile shishamo 6 arasında epey fark vardı. yine de her shishamo albümü gibi, bir öncekinden daha iyi durumda. üyeler enstrüman hakimiyetlerini arttırmışlar. özellikle aya matsuoka'nın gelişimi her shishamo albümünde belli oluyor. kadın shishamo'ya girdiğinde bas çalmayı bilmiyordu. bu albümde fena yardırmış mesela. shishamo albümlerini yakından takip edenler aya matsuoka'nın gelişimini dereceli olarak fark etmişlerdir. misaki yoshikawa zaten en başından beri yardırıyordu davulda ona diyecek lafım yok. asako miyazaki de bence gitardan çok vokal teniğini geliştirdi. zaten gitar çalışı iyiydi bence. ama asako'nun da vokali zaman içinde gelişti ki bu da besteciliğine yansıdı zaten.

albümün ilk yarısında nedense "yalan" ve "pişmanlık" temaları hakim. hatta bir süre sonra "uso" (yalan) kelimesini duymaktan gına geliyor diyebilirim.

albümün ilk şarkısı olan "chuudoku" biraz shishamo 6 tarzında olmuş.



asu wa nai ile bence shishamo 7 başlıyor. güzel bir punk parodisi olmuş. en azından öyle hissettim ben. bir de kadınlar neden parasız erkeğe bakmaz anlayabilirsiniz bu şarkıyla.



"kimi no me mo hana mo kuchi mo ago mo mayu mo nete mo samete mo chou suteki" ise, sound olarak shishamo'nun eski şarkılarını andırıyor. "neden sevdiğimiz kişi, çirkin olsa bile, dünyanın en güzel kişisidir bizim için?" sorusuna yanıt arıyor.



"ashita no yoru wa nani ga tabetai?" ise eh işte bir şarkı. covid-19 olmasa bu şarkı da olmazdı muhtemelen.




bence bu albümün en sağlam iki şarkısı toori ame ile "yume de aete mo" olmuş. bu şarkıları albümün sonuna koymaları ise ilginç olmuş epey. galiba shishamo 8 de bu tür şarkılarla başlayacak.



albüm güzel elbette. japonya'da shishamo haricinde albümünü merak edip de dinlediğim j-rock grubu kalmadı diyebilirim. shishamo'yu da zaten "dur bakalım bu sefer neler yapmışlar" tarzında bir merakla dinliyorum aslında. rock müzikten kopalı çok oldu. artık eskisi gibi j-rock şarkılarıyla paralel gitmiyor hayatım. hatta insanların büyük çoğunluyla paralel gitmiyor diyebilirim.
devamını gör...

kesinlikle doğru olan onermedir.

burada benim ve arkadaşımın kaslarını görmektesiniz.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

dipnot.

terbiyesiz sözlük kızları, maalesef arkadaşım evli ama ben bir mesaj otenizdeyim.
devamını gör...

gökyüzü, geceleri mor/pembe olduğunda ertesi gün kar yağacağını bilebildiğim tahminimdir.
devamını gör...

zamanı ne kadar kısıtlı olursa olsun, o zaman aralığında her şeyi ama her şeyi yapabilen insan olmaktır.

çalıştığı halde arta kalan zamanlarında insani ilişkilerini ihmal etmeyen, ailesi ve arkadaşlarıyla vakit geçiren, gezip tozan, netfilix gibi dijital platformlarda bütün içerikleri hatmeden, izlemediği ve okumadığı hemen hemen hiçbir şey kalmayan, üstüne üstük sözlüklerde orada burada yazarlık yapan, senede en az 100 kitap okuyan, 50 şehir gezen ve aklımıza gelmeyen pek çok şeyi bir arada yapabilen bu insanların insan olup olmadıklarını sorguluyorum bazen...

çoğu zaman koca gün bana kalır ve ben 24 saatte hiçbir şey yapamam. sallanan koltuğuma oturur mal gibi duvara bakarım. kulağımda kulaklık klasik batı müziği veya hafif bir müzik eşliğinde düşüncesizce kendimi bilmediğim bir yerlere bırakırım...
en son kıçımı koltuğumdan kaldırır, yanımdaki saate bakarım.. zaman su gibi geçip gitmiştir..
peki o geçip giden zamanda kimler neler yapmıştır? ve yapmayı nasıl başarabilmişlerdir...
bu sürate nasıl erişiyor bu insanlar? normal olan hangisi?
işte bu ve benzeri düşünceler kafamı kurcalarken kendimi kayıplarda ve her şeyin dışında hissederim.
herkes bir şekilde her şeyden haberdar ve her şeye yetişiyorken ben neden olduğum yerdeyim diye üzülürüm.
sorun bende mi?
herkes birer tazıyken ben neden bir kaplumbağayım?
ya da bunların hepsi üzülmemiz adına birer yalan mı?
devamını gör...

andolsun biz, çevrenizdeki memleketleri de yok ettik. belki doğru yola dönerler diye ayetleri tekrar tekrar açıkladık. (ahkaf süresi 27.ayet)
devamını gör...

yoktur arkadaşım, bu özellik prim yapmıyor ise karşı tarafın efendisizliğindendir. bu algıya kapılmayın lütfen, aklı beş kuruş insanlar kötülüğe piçliğe düşer olmuş.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim