sürekli alışveriş yapan insan
kitap, çiçek ve çiçek malzemeleri, bahçe/balkon süsleri falan derken işin içinden çıkamıyorum
devamını gör...
kuru fasulyeyi bir üst noktaya taşıyan detaylar
iri ve tombul olan fasulyeler bir gün önceden ıslatılmalı, kaburga kemiği ile birlikte pişirilmeli ayrıca yanında yol arkadaşı pirinç pilavı ve cacıkla tüketilmelidir.
devamını gör...
kendini üzen kişiyi teselli etmek
aslında bir erdemdir, sadece karşınızdaki kişinin sınırları aşmasına izin vermemeniz gerekir. kendi üzüntünüzü geri plana atıp ego yapmamak, bu öyle kıymetli bir şey ki. bunu yaptığımı fark ettiğim an çok duygulanmıştım, "ben" kavramını aşıp belki de empati kurması zor olan bir insanı teselli etmiş, onunla empati kurmuştum. elbette bu andan sonra daha fazla üzülmemek için ve kendime olan saygımdan dolayı o kişi ile iletişimimi kesmiştim, yine de kendimle gurur duyduğum bir an olarak kaldı. günün birinde öldüğümde tanrıya "o kadar da boktan ve bencilce yaşamadım, belki de sadece bir an bile olsa kendimi aştım ve iyi bir insan oldum" diyebileceğim.
devamını gör...
10 yıl önce bu zamanlar yapılan şey
ilkokul 3. sınıftaydım. arkadaşlarımla pet şişeden veya kola kutusundan yaptığımız toplar ile futbol oynuyorduk.
tanım: 10 yıl önce bu zamanlar yaptığımız şeyleri paylaştığımız başlıktır.
tanım: 10 yıl önce bu zamanlar yaptığımız şeyleri paylaştığımız başlıktır.
devamını gör...
lana del rey
overrated diyene küseceğim tatlı kadın. müzik tarzım bambaşka olmasına rağmen her sene spotify top 10 listemde yeri hazırdır.
pandemi döneminde aldığı kilolar helal olsun, üzülme lana ben de aldım. kıpss.
pandemi döneminde aldığı kilolar helal olsun, üzülme lana ben de aldım. kıpss.
devamını gör...
bugün gereksiz ne öğrendin sorunsalı
aşk-ı memnu dizisindeki nihal dizi boyunca tam 37 kere bayılmış.
devamını gör...
nash dengesi
oyun teorisinde, bir oyuncunun diğer rakiplerin hamleleri veri iken yapabileceği en iyi hamleler bütünüdür.
(bkz: mahkumların açmazı oyunu)
(bkz: maksimin strateji)
(bkz: hakim strateji dengesi)
nash dengesi denilmesinin nedeni (bkz: john nash) tarafından ortaya atılmış olmasından kaynaklıdır.
(bkz: mahkumların açmazı oyunu)
(bkz: maksimin strateji)
(bkz: hakim strateji dengesi)
nash dengesi denilmesinin nedeni (bkz: john nash) tarafından ortaya atılmış olmasından kaynaklıdır.
devamını gör...
bir insanın kaliteli olduğunu gösteren detaylar
kendini yetiştirebilmesidir. olduğu yer de saymamasıdır. öğrenmeye ve farklı düşüncelere karşı açık olandır. ortama ayak uydurabilendir. ne olursa olsun saygısından ödün vermeyendir. oturup kalkmasını, muhabbet etmesini bilen kişidir.
devamını gör...
emre aydın
hoşçakal parçası güzel yere dokunur.
devamını gör...
para ile halledilemeyecek şeyler
şerefsizlik ve karaktersizlik bu konuda başı çekmektedir.
devamını gör...
online yazarlar
sistemin işleyişi nedeniyle burada olmasa bile buradaymış gibi görünen insan topluluğu.
kapatıp çıksanız da bir süre çevrim içi görünüyorsunuz ve hatta herhangi bir başlığa 1 kez girip çıksanız bile arada bir o başlıktaymış gibi de görünüyorsunuz (teyit ettik bir arkadaşla.) yani listenin kendisi gibi stalk butonu da koca bir yalan...
kapatıp çıksanız da bir süre çevrim içi görünüyorsunuz ve hatta herhangi bir başlığa 1 kez girip çıksanız bile arada bir o başlıktaymış gibi de görünüyorsunuz (teyit ettik bir arkadaşla.) yani listenin kendisi gibi stalk butonu da koca bir yalan...
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
küçükken komidinin arkasına hep sümüklerimi sürdüm sözlük.
hatta öyle ki duvar ile komidin arasındaki boşluğu kapatmıştım.
hatta öyle ki duvar ile komidin arasındaki boşluğu kapatmıştım.
devamını gör...
alport sendromu
tıp 4 kollajenin alfa3-4-5 zincir defekti ile karakterize bir hastalıktır.
hematüri,katarakt, sağırlık gibi sorunlara yol açar.
x'e bağlı geçen bir hastalıktır.bu hastalıkta bazal membranda elektron mikroskopik yöntemle basket filesi görünümü saptanır ve tipiktir.
hematüri,katarakt, sağırlık gibi sorunlara yol açar.
x'e bağlı geçen bir hastalıktır.bu hastalıkta bazal membranda elektron mikroskopik yöntemle basket filesi görünümü saptanır ve tipiktir.
devamını gör...
juan de zumarraga
ispanyol bir başpsikopostur.

1468 yılında ispanya’da doğmuş olan de zumarraga engizisyonda en yüksek mevkilere getirildiğinde ilk görevi biscay cadılarını ele geçirmek olmuştur. o kadar ölçüsüz bir acımasızlıkla bu görevi yerine getirmiştir ki hemen meksika genel valiliğine atanmış ve en aşağılık zulümlerini de burada yapmıştır.
1536 ile 1543 yılları arasında meksika engizisyon mahkemesi başkanlığı yapan de zumarraga burda yaşayan insanlara hristiyanlık öğretisini yaşayanlar için ilmihaller ve el kitapları yazmış ve dağıtmıştır.
de zumarraga yeni bulunan kıtada ilk matbaa makinesini kurmuştur. bu insanlık adına olumlu bir gelişme sayılabilir ama bir yandan da aztek imparatorluğuna ait bütün edebiyat mirasını da imha etmiştir.
katolik kilisesine düşman olduğunu düşündüğü herkesi yok etmeye and içmiş olan fanatik başpiskopos yahudi dönmelerini ihbar edenlere de büyük ganimetler bağışlamıştır.
bu esnada ise zengin aztek edebiyatına ait bürün eserleri ateşe vermiş ve cayır cayır yakarak inandığı dine hizmet ettiğini düşünme ahmaklığına düşmüştür. halbuki hristiyan öğretisine göre “önce söz vardı.”
de zumarragalar hala varlığını sürdürmekte ve dünya kültürel mirasını bir küçük alevle yok etmeye çalışmaktadır.

1468 yılında ispanya’da doğmuş olan de zumarraga engizisyonda en yüksek mevkilere getirildiğinde ilk görevi biscay cadılarını ele geçirmek olmuştur. o kadar ölçüsüz bir acımasızlıkla bu görevi yerine getirmiştir ki hemen meksika genel valiliğine atanmış ve en aşağılık zulümlerini de burada yapmıştır.
1536 ile 1543 yılları arasında meksika engizisyon mahkemesi başkanlığı yapan de zumarraga burda yaşayan insanlara hristiyanlık öğretisini yaşayanlar için ilmihaller ve el kitapları yazmış ve dağıtmıştır.
de zumarraga yeni bulunan kıtada ilk matbaa makinesini kurmuştur. bu insanlık adına olumlu bir gelişme sayılabilir ama bir yandan da aztek imparatorluğuna ait bütün edebiyat mirasını da imha etmiştir.
katolik kilisesine düşman olduğunu düşündüğü herkesi yok etmeye and içmiş olan fanatik başpiskopos yahudi dönmelerini ihbar edenlere de büyük ganimetler bağışlamıştır.
bu esnada ise zengin aztek edebiyatına ait bürün eserleri ateşe vermiş ve cayır cayır yakarak inandığı dine hizmet ettiğini düşünme ahmaklığına düşmüştür. halbuki hristiyan öğretisine göre “önce söz vardı.”
de zumarragalar hala varlığını sürdürmekte ve dünya kültürel mirasını bir küçük alevle yok etmeye çalışmaktadır.
devamını gör...
son ada
bir zülfü livaneli kitabıdır.
ege’de emekli olmayı beklerken birden darbe söylentilerinin çıkması ile tuhaf bir şekilde yolu açılan ve genelkurmay başkanlığına yükselen bir orgeneral bu terfinin ardından darbe yaparak kendini devlet başkanı ilan eder.
atatürkçü olduğunu iddia eden, hatta atatürk uluslararası barış ödülünü bile kazanan bu asker siyasetçi ülkeyi babasının çiftliği gibi yönetmekle kalmaz, üstüne üstlük ülkeyi düze çıkaracağı iddiasıyla insanların kesilip biçilmesine, işkencelerle can vermesine de zemin hazırlar.
ortaya çıkarttığı ucube bir anayasa ile baskıcı rejimini güçlendiren asker siyasetçiye halk da büyük bir destek verir, ister gerçek bir sevgiden deyin, ister korkudan, isterse yalakalıktan.
kötü resimler yapan asker siyasetçi, ne kadar yeteneksiz olduğunun farkına asla varamaz çünkü herkes resimlerine bayılır, hatta yaptığı atatürk resmi rekor bir fiyata satılır ve ülkenin yaşayan en pahalı ressamı bile olur. kötü ressamlardan neler çekti bu dünya! sanırım başka bir ülkede başka bir asker daha vardı hem kötü ressam hem de diktatör olan.
yıllar sonra artık güçten düştüğünde hakkında yapılan suçlamalar sonucunda müebbet hapis cezasına çarptırılan ve rütbesi erliğe kadar düşürülen bu zat öldüğünde cenazesinde sadede bir avuç insan bulunur. ne kadar yüksekten düşerse insanoğlu şiddeti o kadar büyük olur elbet düşüşün.
velhasıl, zülfü livaneli bu romanında benzer bir hikaye anlatır. belki rütbeler birbirini tutmamaktadır ama hikaye çok benzer. benim güzel ülkemde gerçeklik kurgudan daha tuhaftır her zaman.
ege’de emekli olmayı beklerken birden darbe söylentilerinin çıkması ile tuhaf bir şekilde yolu açılan ve genelkurmay başkanlığına yükselen bir orgeneral bu terfinin ardından darbe yaparak kendini devlet başkanı ilan eder.
atatürkçü olduğunu iddia eden, hatta atatürk uluslararası barış ödülünü bile kazanan bu asker siyasetçi ülkeyi babasının çiftliği gibi yönetmekle kalmaz, üstüne üstlük ülkeyi düze çıkaracağı iddiasıyla insanların kesilip biçilmesine, işkencelerle can vermesine de zemin hazırlar.
ortaya çıkarttığı ucube bir anayasa ile baskıcı rejimini güçlendiren asker siyasetçiye halk da büyük bir destek verir, ister gerçek bir sevgiden deyin, ister korkudan, isterse yalakalıktan.
kötü resimler yapan asker siyasetçi, ne kadar yeteneksiz olduğunun farkına asla varamaz çünkü herkes resimlerine bayılır, hatta yaptığı atatürk resmi rekor bir fiyata satılır ve ülkenin yaşayan en pahalı ressamı bile olur. kötü ressamlardan neler çekti bu dünya! sanırım başka bir ülkede başka bir asker daha vardı hem kötü ressam hem de diktatör olan.
yıllar sonra artık güçten düştüğünde hakkında yapılan suçlamalar sonucunda müebbet hapis cezasına çarptırılan ve rütbesi erliğe kadar düşürülen bu zat öldüğünde cenazesinde sadede bir avuç insan bulunur. ne kadar yüksekten düşerse insanoğlu şiddeti o kadar büyük olur elbet düşüşün.
velhasıl, zülfü livaneli bu romanında benzer bir hikaye anlatır. belki rütbeler birbirini tutmamaktadır ama hikaye çok benzer. benim güzel ülkemde gerçeklik kurgudan daha tuhaftır her zaman.
devamını gör...
yazarların en sevdiği atasözü
"etme cahille muhabbet küstürün, silme cam kırığıyla g.tün kestirin"
devamını gör...
fındık toplamak
"anneeeee böcek kaçtı kulağıma bu sefer. işte şimdi gerçekten oldu." çığlıklarının eksik olmadığı tarımsal iş.
devamını gör...

