geceye latince bir söz bırak
trigeminal nevralji.
beyin cerrahi servisinde çalışırken en çok bu hastalarıma üzülürdüm. zira hastalıktan "delirten hastalık" olarak bahsederler.
mesleki deformasyon sanırım, insanlar afili sözler paylasirken ben hastalık paylaşmışım. daha napayım sen söyle kurban olduğum.
beyin cerrahi servisinde çalışırken en çok bu hastalarıma üzülürdüm. zira hastalıktan "delirten hastalık" olarak bahsederler.
mesleki deformasyon sanırım, insanlar afili sözler paylasirken ben hastalık paylaşmışım. daha napayım sen söyle kurban olduğum.
devamını gör...
harun kolçak
"ben şarkıcı değilim müzisyenim"derdin harun abi,üstüne basa basa.günümüzde daha iyi anlaşılıyor bu tepkin.yumuşak sesini dinlemek büyük keyif.
devamını gör...
dübe
kişisel almamaları gerekir ama ilgili başlıktaki entrylerin çoğu çöptür. artı oy vermede cömert olan yazarlar başlığına
"hani nerede dedirten sorunun başlığıdır." şeklindeki tanımı beğenecek nasıl bir strateji güdüyorsunuz bilmiyorum.
sözlüğe bir beğeni alışkanlığı getirmek, sözlüğün kişi ve entry sayısını artırmak gibi amaçları gayet makul buluyorum. neticede burası da ticari bir oluşum, ortada ciddi hayaller var. ancak ben, başarı için özgünlüğe gerek duyulduğunu düşünüyorum. eğer siz ekşi sözlük gibi bir platformun en çöp entrylerine benzeyen entryleri "beğenilen entryler" diye listelerseniz, az çok kaliteli bir platform arayan insanları uzaklaştırırsınız.
şimdi, niteliğin değil, niceliğin önemli olduğunu düşünen yöneticilere de kesinlikle saygım olmakla beraber, sayıya odaklanan yöneticilerin iyi bilmesi gereken bir şey de bu saçmalıkları yazmak için ekşi ve twitter gibi sosyal medya mecraları var. oralardan kaçıp gidecek insanlar genellikle o atmosferden boğulan insanlar. ben de onlardan biriyim ve buraya geldiğimde, diğer platformlarda engeli ve eksiyi bastığım, sözlüğe artık girmemeye başlamama sebep olan ne kadar garip entry varsa burada da görüyorum. ben bunlara yazanlara ya da yazılana bir şey demiyorum aslında, sistem belli format belli. ancak bir tür kirliliğe sebep oluyorlar ve bunlar kalabalıklaştıkça, içinde oldukları platform berbat bir hal alıyor.
elbette güncellenecek, en verimli haline dönüştürülecektir ama şimdiden bunun hatırlatılması iyi olur. eğer kalabalıklar haklı olsaydı, yıllardır siyasal islamın altında inliyor olmazdık.
"hani nerede dedirten sorunun başlığıdır." şeklindeki tanımı beğenecek nasıl bir strateji güdüyorsunuz bilmiyorum.
sözlüğe bir beğeni alışkanlığı getirmek, sözlüğün kişi ve entry sayısını artırmak gibi amaçları gayet makul buluyorum. neticede burası da ticari bir oluşum, ortada ciddi hayaller var. ancak ben, başarı için özgünlüğe gerek duyulduğunu düşünüyorum. eğer siz ekşi sözlük gibi bir platformun en çöp entrylerine benzeyen entryleri "beğenilen entryler" diye listelerseniz, az çok kaliteli bir platform arayan insanları uzaklaştırırsınız.
şimdi, niteliğin değil, niceliğin önemli olduğunu düşünen yöneticilere de kesinlikle saygım olmakla beraber, sayıya odaklanan yöneticilerin iyi bilmesi gereken bir şey de bu saçmalıkları yazmak için ekşi ve twitter gibi sosyal medya mecraları var. oralardan kaçıp gidecek insanlar genellikle o atmosferden boğulan insanlar. ben de onlardan biriyim ve buraya geldiğimde, diğer platformlarda engeli ve eksiyi bastığım, sözlüğe artık girmemeye başlamama sebep olan ne kadar garip entry varsa burada da görüyorum. ben bunlara yazanlara ya da yazılana bir şey demiyorum aslında, sistem belli format belli. ancak bir tür kirliliğe sebep oluyorlar ve bunlar kalabalıklaştıkça, içinde oldukları platform berbat bir hal alıyor.
elbette güncellenecek, en verimli haline dönüştürülecektir ama şimdiden bunun hatırlatılması iyi olur. eğer kalabalıklar haklı olsaydı, yıllardır siyasal islamın altında inliyor olmazdık.
devamını gör...
tavsiye alacak kimseyi bulamamak
sözlük gibi ortamlar bunun için vardır.
içinizde biriken bilgi tecrübeyi tanım girerek paylaşabilirsiniz.
hem tavsiye vermiş olursunuz hem bilgilendirmiş olursunuz.
içinizde biriken bilgi tecrübeyi tanım girerek paylaşabilirsiniz.
hem tavsiye vermiş olursunuz hem bilgilendirmiş olursunuz.
devamını gör...
georges simenon
belçikalı polisiye roman yazarı (1903-1989).
eserlerini fransızca kaleme almıştır. yazar, 50'ye yakın kurşunkalemini açtırır, romanı onlarla yazarmış.
eserlerini fransızca kaleme almıştır. yazar, 50'ye yakın kurşunkalemini açtırır, romanı onlarla yazarmış.
devamını gör...
celebrant’tan satılık kilise
holosko+ bir miktar para teklif ediyorum. kabul müdür?
tanım: kilise satılan başlıktır.
tanım: kilise satılan başlıktır.
devamını gör...
sevgi soysal
türk edebiyatının ağır bedeller ödetilmiş, gamlı kadın yazarlarından. benim çok sevdiğim yazar. kitapları, yaşadığımız çağlar için acı bir fotoğraf gibidir.
1976 yılında, sadece 40 yaşındayken hayata veda etmiştir.
eşi; mümtaz soysal'dır.
keşke daha çok kalsaydı ve daha çok yazsaydı.
eserleri: yürümek, yenişehir'de bir öğle vakti, şafak, hoş geldin ölüm, tutkulu perçem, barış adlı çocuk, venüslü kadınların serüvenleri, bakmak, beş paralık roman, tante rosa, yıldırım bölge kadınlar koğuşu, türkiye'nin kalbi kabul günleri
1976 yılında, sadece 40 yaşındayken hayata veda etmiştir.
eşi; mümtaz soysal'dır.
keşke daha çok kalsaydı ve daha çok yazsaydı.
eserleri: yürümek, yenişehir'de bir öğle vakti, şafak, hoş geldin ölüm, tutkulu perçem, barış adlı çocuk, venüslü kadınların serüvenleri, bakmak, beş paralık roman, tante rosa, yıldırım bölge kadınlar koğuşu, türkiye'nin kalbi kabul günleri
devamını gör...
türk erkeklerinin et sevdası
et eskiden beri gücü simgeler. o yüzden.
devamını gör...
günümüz insanının evlenmeme sebepleri
uc asagi bes yukari "ayni nedenler" den oturu olusabilecek sebeplerdir. gozlemlediklerim;
-maddi kaygilar,
-tahammulsuzluk,
-guven sorunlari,
-bireysel yasamin daha tercih edilesice konumda olmasi,
-flortlesme, sevgililik hatta tek gecelik iliskilerin bireylere daha cekici gelmesi,
-cevrede gozlemlenen mutsuz evliliklerin kisiler uzerindeki yarattigi algi,
- dini inancin getirisiyle sınırlandirilmis yasamin tercih edilmemesi ( kucuk bir detay ama evliligin olusumunda buyuk bir etken-di) diye siralanabilir...
-maddi kaygilar,
-tahammulsuzluk,
-guven sorunlari,
-bireysel yasamin daha tercih edilesice konumda olmasi,
-flortlesme, sevgililik hatta tek gecelik iliskilerin bireylere daha cekici gelmesi,
-cevrede gozlemlenen mutsuz evliliklerin kisiler uzerindeki yarattigi algi,
- dini inancin getirisiyle sınırlandirilmis yasamin tercih edilmemesi ( kucuk bir detay ama evliligin olusumunda buyuk bir etken-di) diye siralanabilir...
devamını gör...
isimlerin kişiliğe etkisi
isminin anlamlarından biri dalgalı
ruh halim dengesizdir.
ayrıca resim yapmayı severim.
ruh halim dengesizdir.
ayrıca resim yapmayı severim.
devamını gör...
nickaltı zorbalığı
artık kaçıncı yazışım bilmiyorum ama girişe neonlu tabela yapılsın istiyorum. şöyle yazacak: her şeyi bu kadar ciddiye almayın.
nickaltı meselesi ya konu, yazan da yazılan da bu kadar ciddiye almasın.
baydı, yemin ederim baydı. ambulance çağırın, sanırım kalp krizi geçiriyorum.
nickaltı meselesi ya konu, yazan da yazılan da bu kadar ciddiye almasın.
baydı, yemin ederim baydı. ambulance çağırın, sanırım kalp krizi geçiriyorum.
devamını gör...
squid game
az önce, sözlüğün film-dizi kulübünde reklamını yaptığım dizi.
tam olarak şöyle yazdım;
------liar game veya ona benzer türde dizilere bayılıyorum. bugünlerde asya bize bir güzellik daha yapmış görünüyor. kanlı şiddet sahneleri ilk bölümden belli olan, +18 ,''kalamar oyunu'' şimdiden dikkatimi çekti. ilk bölümü ile beni sardı. şimdiden söyleyeyim netflix'te varmış.----
takibe aldığım yazarlar ne yazmış diye bakarken banu'nun diziyi çoktan izleyip bitirdiğini anladım.
maalesef ben daha birinci bölümdeyim. belki bitince buralara bir edit gelir.
gong yoo'mu konuk oyuncu etmişler, biraz içerlendim.
edit: çok sevemedim yaa, çok karanlık bir havası var bence... herkesin birbirini öldürmesi, ''oyun''luktan çıkarıyor her şeyi.. sevimli olmuyor o zaman. bence liar game kesinlikle bu diziye 10 basar.
tam olarak şöyle yazdım;
------liar game veya ona benzer türde dizilere bayılıyorum. bugünlerde asya bize bir güzellik daha yapmış görünüyor. kanlı şiddet sahneleri ilk bölümden belli olan, +18 ,''kalamar oyunu'' şimdiden dikkatimi çekti. ilk bölümü ile beni sardı. şimdiden söyleyeyim netflix'te varmış.----
takibe aldığım yazarlar ne yazmış diye bakarken banu'nun diziyi çoktan izleyip bitirdiğini anladım.
maalesef ben daha birinci bölümdeyim. belki bitince buralara bir edit gelir.
gong yoo'mu konuk oyuncu etmişler, biraz içerlendim.
edit: çok sevemedim yaa, çok karanlık bir havası var bence... herkesin birbirini öldürmesi, ''oyun''luktan çıkarıyor her şeyi.. sevimli olmuyor o zaman. bence liar game kesinlikle bu diziye 10 basar.
devamını gör...
toplu taşımada görgü kuralları
kendisini yayarak oturmamak bunlardan biridir.
devamını gör...
bir ara mutlaka görüşelim
bekle dedi gitti
ben beklemedim
o da gelmedi
olacak olan görüşme.
ben beklemedim
o da gelmedi
olacak olan görüşme.
devamını gör...
düşün ki kedin bunu okuyor
neden bu kadar cool ve narsist bir kedisin?
ben mi senin sahibinim yoksa sen mi beni sahiplendin hala anlamış değilim.
abi biraz daha alçak gönüllü olur musun lütfen?
anladım aslan da senin soyundan ama az biraz mütevazi ol lütfen üzüm bey.
ben mi senin sahibinim yoksa sen mi beni sahiplendin hala anlamış değilim.
abi biraz daha alçak gönüllü olur musun lütfen?
anladım aslan da senin soyundan ama az biraz mütevazi ol lütfen üzüm bey.
devamını gör...
lise ve üniversiteyi flörtsüz geçirmek
liseyi örgün okumadım flörtum olmadı, üniversitede güreşciydim okulda ders harici durmuyordum yine flörtum olmadı bu da millette ne gizemli erkek imajı yaratmış ola ki bölümdeki dişil bireylerin hakkımda fiskos yaptığıni kimlerin benim flörtum olmak istediğini cart curt 5 yıl sonra öğrendim, haliyle okul bitti yine olmadı, iş hayatında sosyal çevre denilen bir şey olmadığı için de olmadı, kaldı ki insan bir yaşa kadar hep yalnız olunca mekanizma artık hep öyle çalışıyor hissiyatlari ona göre şekilleniyor.
bu yüzden ömrümü verimli geçirdiğime inanıyorum. profesyonel sporcu olarak ömrümün büyük bölümünü geçirdim, alto saksafon çalmayı öğrenip metal grubunda jazz çaldım. yıllarca çizim yaptım kendi küçük çaplı çizgi romanım için uğraştım, üniversiteden 1 dil 2 lehceyle mezun oldum, tarım yaptım hayvancılık pazarcılık yaptım arazide yattım kalktım, karnımı doyurmak için avcılık yaptım vs.
insan enerjisini ve zihnini diğer insanlardan biraz soyutlarsa kısa ömrünü sağlam tecrübeler ekleyebilir. o yüzden böyle acınası kıstaslarla aklınızı yormayın.
bu yüzden ömrümü verimli geçirdiğime inanıyorum. profesyonel sporcu olarak ömrümün büyük bölümünü geçirdim, alto saksafon çalmayı öğrenip metal grubunda jazz çaldım. yıllarca çizim yaptım kendi küçük çaplı çizgi romanım için uğraştım, üniversiteden 1 dil 2 lehceyle mezun oldum, tarım yaptım hayvancılık pazarcılık yaptım arazide yattım kalktım, karnımı doyurmak için avcılık yaptım vs.
insan enerjisini ve zihnini diğer insanlardan biraz soyutlarsa kısa ömrünü sağlam tecrübeler ekleyebilir. o yüzden böyle acınası kıstaslarla aklınızı yormayın.
devamını gör...
spontane radyo yayını
rob bunu okumayacak yanakları kızarıp ama kendi başlığıma bkz verme rezilliğini göze almak pahasına başlıktaki arkadaşlara amme hizmeti; arkadaşlar biraz da robnaja'nın kahkahası'nı övelim mi?
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
kanser hastaları her zaman dikkatimi çekmeyi başarmıştır. kanser hastalarını bilirsiniz sayın doktor. kanser hastalarının kullandıkları ilaçları da… asla işe yaramayacak olduğu halde neredeyse servet döktükleri ilaçlar. aslında “iyi” olmayacaklarını bildikleri halde bu boktan dünya ile aralarında pamuk ipliğine bağlı bir bağ kaldığını bildikleri halde kullandıkları ilaçlar. şimdi “nereden çıktı kanser hastaları ve onların kullandıkları boktan ilaçlar?” diye içinizden geçirdiğinizi duyar gibiyim. asıl burada olmamın nedenini merak ediyorsunuz değil mi? kanser hastaları, asla faydasını göremeyecekleri ilaçlara, sırf birkaç defa daha nefes alabilmek adına neredeyse servet harcarlar. ben ise ne kadar boktan bir şey olduğunu bildiğim halde “insan kalabilmek” adına, verdiğiniz ilaçları kullandım, kullanmaya çalıştım. neden olduğunu bilmemekle birlikte, benim insan olmakla aramdaki bağın da “pamuk ipliğine bağlı olduğunu” gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.
devamı gelecek...
devamı gelecek...
devamını gör...

