iki insanın arasında bağ oluşmasını sağlayan şeyler
insanlar genelde maddi, duygusuz, basit şeyleri örnek gösterip bunlarla bağ oluşabilir manasında bir şeyler yazmışlar.
zaten hayat hep böyle gidecek zannedenler; birisiyle kalplerinizi değiştirince ne yapacaksınız ? çok merak ediyorum doğrusu.
zaten hayat hep böyle gidecek zannedenler; birisiyle kalplerinizi değiştirince ne yapacaksınız ? çok merak ediyorum doğrusu.
devamını gör...
türkan saylan
zamanında bu kadına ne iftiralar attılar şimdinin söz sahipleri. fetö nün ipliğini pazara ilk çıkaran kişidir ve bu nedenle de çok çekmiştir dönemin savcılarından. kanserle mücadele ederken, ölüm döşeğinde bile hapse atmaya çalıştılar ağızlarında salyalar aka aka.
çağdaş, aydın, keşke her kadın böyle olabilse dedirten kişidir.
çağdaş, aydın, keşke her kadın böyle olabilse dedirten kişidir.
devamını gör...
karadeniz deyince yazarların aklına gelen şeyler
karadeniz geliyor. temmuz ayında suyu sakin ve çok güzelken ağustos ayında fikir değiştirip dalgalanması, insanı boğmaya çalışması falan. ve buz gibi olması. ilginç bir deniz.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
sözlük yazarlarının geçen haftanın etkisinden kurtulamayıp nostaljik kopmalar yaşattığı yayın.
lakin aldığım istihbarata göre modern zamanlara da geçecekmişiz.*
lakin aldığım istihbarata göre modern zamanlara da geçecekmişiz.*
devamını gör...
dış görünüşe önem vermiyorum diyen insan
tipsiz olduğum için dış görünüşe önem vermiyorum. yakışıklı olsam da dış görünüşe önem vermiyorum. dış görünüşe önem vermiyorum. dış...
naçizane fikrim, dış görünüş bir yere kadar önemli. kimse yanında ki insanın yüzüne bakılmayacak birisi olmasını istemez.
naçizane fikrim, dış görünüş bir yere kadar önemli. kimse yanında ki insanın yüzüne bakılmayacak birisi olmasını istemez.
devamını gör...
theseus'nun gemisi
bence gemi aynı gemidir, kendi üzerimizden düşünecek olursak biz insanlar sürekli deri değiştiriyoruz, saçlarımız dökülüyor ve yenileri çıkıyor bir nevi parça değiştiriyoruz ve bu bizi değiştirmiyor hala biz aynı biziz, aynı olarak kalıyoruz.
devamını gör...
sözlükte anonim takılmak istiyorum saçmalığı
takılmamak lazım. bazılarına saçma geliyor bazılarına normal geliyor.
bir fotoğraf veya dış görünüş olmadan yazılarının dikkate alınmasını istiyordur.
daha rahat yazı yazabiliyordur.
bir sürü sebebi olabilir pek saçmalık gibi gelmedi bana.
bir fotoğraf veya dış görünüş olmadan yazılarının dikkate alınmasını istiyordur.
daha rahat yazı yazabiliyordur.
bir sürü sebebi olabilir pek saçmalık gibi gelmedi bana.
devamını gör...
şarkıların sorduğu acımasız sorular
söyle, sen nasıl öğrendin unutmayı?
devamını gör...
geceye bir bilgi bırak
"başınız sağ olsun" cümlesindeki baş kelimesi insanın kafası anlamında değildir. eski türkçe'de (anadolu türkçesi) baş "yara" demektir. yani yaranız sağlığına kavuşsun gibi bir anlamı var bu cümlenin. ölen kişi yakınlarında yara bırakır, başınız sağ olsun diyerek bu yaranın çabuk iyileşmesi için temennide bulunmuş oluruz.
devamını gör...
bilgi içerikli tanım girmek
sözlüğe bolca giriyorum. okumanız tavsiye olunur.
devamını gör...
başlık başına 5.99 tanım girilen sözlük
kurulduğu ikinci aydan itibaren interaktif sözlükler arasında ikinci sıradan yerini almış olan altı aylık kafa sözlüğe yapılan gereksiz eleştiridir.
yoldaş daha önce çıktı konuştu; yazardan çok çaylağımız var dedi, istesek bir gecede iki kat büyürüz dedi, çabuk değil nitelikli büyümek istiyoruz dedi. dedi de dedi adam, takip etmek lazım.
yoldaş daha önce çıktı konuştu; yazardan çok çaylağımız var dedi, istesek bir gecede iki kat büyürüz dedi, çabuk değil nitelikli büyümek istiyoruz dedi. dedi de dedi adam, takip etmek lazım.
devamını gör...
bordo mat oje vs siyah mat oje
matlik soz konusu oldugunda siyahin tokatladigi karsilastirma.
klasik parlak ojelerde, bordo oje tum seksiligi ile kazanir o ayri.
klasik parlak ojelerde, bordo oje tum seksiligi ile kazanir o ayri.
devamını gör...
tanım beğenme konusunda cimri olmamız
bu ne kasıntı arkadaşlar.* salın bir kendinizi. elinizi korkak alıştırmayın. takip edelim beğenelim birbirimizi. cimriliğin lüzumu yok. mezara mı götüreceğiz bu beğenileri.*
devamını gör...
ucemak
tanıdığım en kibar insanlardan.
devamını gör...
unutulmaz yeşilçam replikleri
bak beyim, sana iki çift lafım var. koskoca adamsın. paran var, pulun var, her şeyin var. binlerce kişi çalışıyor emrinde. yakışır mı sana ekmekle oynamak. yakışır mı bunca günahsızı, çoluğu çocuğu karda kışta sokağa atmak, aç bırakmak. ama nasıl yakışmaz. sen değil misin öz kızına bile acımayan, bir damlacık saadeti çok gören. anlamıyor musun beyim, bu çocuklar birbirini seviyor. ama ben boşuna konuşuyorum. sevgiyi tanımayan adama sevgiyi anlatmaya çalışıyorum. sen büyük patron, milyarder, para babası, fabrikalar sahibi saim bey. sen mi büyüksün. hayır ben büyüğüm, ben, yaşar usta. sen benim yanımda bir hiçsin, anlıyor musun, bir hiç. gözümde pul kadar bile değerin yok. ama şunu iyi bil, ne oğluma ne de gelinime hiçbir şey yapamayacaksın. yıkamayacaksın, dağıtamayacaksın, mağlup edemeyeceksin bizi. çünkü biz birbirimize parayla pulla değil, sevgiyle bağlıyız. bizler birbirimizi seviyoruz. biz bir aileyiz. biz güzel bir aileyiz. bunu yıkmaya senin gücün yeter mi sanıyorsun. dokunma artık aileme. dokunma çocuklarıma. dokunma oğluma. dokunma gelinime. eğer onların kılına zarar gelirse ben, ömründe bir karıncayı bile incitmemiş olan ben, yaşar usta, hiç düşünmeden çeker vururum seni. anlıyor musun? vururum ve dönüp arkama bakmam bile.
devamını gör...
normal sözlük gartic.io etkinlikleri
yaz beni mellisho.
devamını gör...
kum adam
gotik edebiyatın canı, ciğeri e.t.a. hoffmann romanıdır.
hepimizin korkuları vardır. ve bu korkuların çoğunun kaynağı çocukluğumuzda yaşadığımız anılardır. bu anlar zaman içinde çokça ortaya çıkar ve bize çocukluğumuzun korkularını hatırlatıp içimizin ürpermesine neden olur. ben de bu korkulardan birinden mustarip bir insanım ve içinde hala takip edildiğime dair kötü bir his var.
çok küçük yaşlardayken köye gittiğim zamanlar benden daha güçlü bir hayal gücü olan kardeşimle birlikte elimize fındık dalları alıp “ tepegöz” ü arardık. bu tepegöz dediğimiz yaratık alnının ortasında tek bir göz olan, şekilsiz vücuduyla sarsak bir şekilde yürüyen, beslenmek için ise taze insan eti tüketen bir nevi devdi.
bizim amacımız önce kendi köyümüzü, sonra şehri, elbette ülkeyi ve son olarak da dünyayı bu kötü kalpli canavardan kurtarmaktı. kendimizi bunu yapacak güçte ve cesarette görsek de hep ağaçların arkasına saklanıp izliyorduk tepegöz’ü. silahlarımızın sağlamlığı ve o zamanki teknolojiye ayak uyduracak seviyede olması elbette içimizi rahatlatıyordu ama yine de inceden bir tedirginlik duymuyor da değildik. çok yaklaşmadan defalarca takip ettik tepegöz’ü.
birçok kez yakaladık aslında onu ama her seferinde bir yolunu bulup elimizden kurtuldu. ama biz her küçük çocuğun yapacağı gibi yepyeni maceralara yelken açmak için onu aramaya devam ettik. ama bir süre sonra, yani büyümeye başladıkça tepegöz’ü aramaktan, onunla savaşmaktan vaz geçtik. ama tepegöz bizden hiç vaz geçmedi. rüyalarımıza dadandığı çok gece hatırlarım. şu an elbette tepegöz’ü hayali bir canavar olduğunu biliyorum. ve sizin sandığınız gibi geceleri yalnız başıma yürürken sık sık arkama bakmamın nedeni tepegöz değil. ben artık büyüdüm.
hoffman’ın kum adam’ı da benim tepegöz’üm gibi ama sanki hoffman benden daha çok korkmuş kum adamdan, bu kadar iyi anlattığına göre.
hepimizin korkuları vardır. ve bu korkuların çoğunun kaynağı çocukluğumuzda yaşadığımız anılardır. bu anlar zaman içinde çokça ortaya çıkar ve bize çocukluğumuzun korkularını hatırlatıp içimizin ürpermesine neden olur. ben de bu korkulardan birinden mustarip bir insanım ve içinde hala takip edildiğime dair kötü bir his var.
çok küçük yaşlardayken köye gittiğim zamanlar benden daha güçlü bir hayal gücü olan kardeşimle birlikte elimize fındık dalları alıp “ tepegöz” ü arardık. bu tepegöz dediğimiz yaratık alnının ortasında tek bir göz olan, şekilsiz vücuduyla sarsak bir şekilde yürüyen, beslenmek için ise taze insan eti tüketen bir nevi devdi.
bizim amacımız önce kendi köyümüzü, sonra şehri, elbette ülkeyi ve son olarak da dünyayı bu kötü kalpli canavardan kurtarmaktı. kendimizi bunu yapacak güçte ve cesarette görsek de hep ağaçların arkasına saklanıp izliyorduk tepegöz’ü. silahlarımızın sağlamlığı ve o zamanki teknolojiye ayak uyduracak seviyede olması elbette içimizi rahatlatıyordu ama yine de inceden bir tedirginlik duymuyor da değildik. çok yaklaşmadan defalarca takip ettik tepegöz’ü.
birçok kez yakaladık aslında onu ama her seferinde bir yolunu bulup elimizden kurtuldu. ama biz her küçük çocuğun yapacağı gibi yepyeni maceralara yelken açmak için onu aramaya devam ettik. ama bir süre sonra, yani büyümeye başladıkça tepegöz’ü aramaktan, onunla savaşmaktan vaz geçtik. ama tepegöz bizden hiç vaz geçmedi. rüyalarımıza dadandığı çok gece hatırlarım. şu an elbette tepegöz’ü hayali bir canavar olduğunu biliyorum. ve sizin sandığınız gibi geceleri yalnız başıma yürürken sık sık arkama bakmamın nedeni tepegöz değil. ben artık büyüdüm.
hoffman’ın kum adam’ı da benim tepegöz’üm gibi ama sanki hoffman benden daha çok korkmuş kum adamdan, bu kadar iyi anlattığına göre.
devamını gör...
dünya nüfusu yarı yarıya azalsa olabilecekler
çok sonuç doğurur , eğer gidenler hepsi hizmet sektöründe ise sıkıntı çıkarır çarklar durur eğer hepsi çiftçi ise gıda bulunmaz bunun için her meslekten biraz biraz gidilmeli.
devamını gör...

