bir gün yolda arabayla giderken kafa radio da ceyhun yılmaz,uğur mumcu'nun ölüm yıldönümünde onu anlatıyor.ama ne anlatmak.
hakkında ne kadar az bilgi sahibi olduğunu anladım, arkasından da selda bağcan'dan uğurlar olsunu çaldı.
ben son ses dinleyip salya sümük ağladım.sonrasinda uğur mumcu ile ilgili herşeyi izledim okudum.
kendisine hayran kaldım allah rahmet eylesin cumhuriyet tarihinin en büyük gazetecisiymis.
her zaman olduğu gibi ölünce kıymeti anlaşılmış.
şimdi şahsına hayranım ve her dinlediğimde uğurlar olsun'u ağlarım.
devamını gör...

çirkin olan sizin düşünceleriniz. sizin çirkin dediğiniz insan annesinin prensesi/prensidir. kendi beğeninizi kendinize saklayın. güzellik çirkinlik öznel bir kavramdır. toplumun dayattıgı belli başlı özellikler vardır ama kimseyi bu şekilde yargılama hakkına sahip değilsiniz. o insanı ne kadar kırabileceğinizi farkına varın.
devamını gör...

ne yapalım yani, ev pis mi kalsın, dediğim başlıktır.
haftanın 1 günü silip süpürüyorum, 1 günü lavaboları cifliyorum.
1 günü yemek yapıyorum.
ayda 2 kere temizlikçi geliyor.
3 günde 1 gibi çarşafları değiştiriyorum.
ancak rahat ediyorum.
devamını gör...

herkesin aklındaki bir soruyu çözmek için bu başlığı açmak zorundaydım.
bu entryi okuyan çoğu türk genci astrolojide bahsedilen kova yani aydınlanma çağına giriş yapacak sayemde erkekler, kadınlara 100 yıl daha yaklaşabilecek medeniyet konusunda.

kadınlar kışın mini etek ve çorap giyince üşümüyor mu diye soran erkeklerimizin olduğunu biliyorum malum kendileri kadınlarla konuşamaz ama sorsan hepsi tam bir don juan, fındık kıran...

kışın giydiğimiz o çoraplar aslında termal olduğu için üşümüyoruz ama erkekler o çoraplara bakarken maddenin arkasını görmeye yani bacaklarımızı görmeye çalıştıklarından ( suphanallah her biri bi süperman sanki) bu ayrıntıyı hiç anlamayacaklar onlar sadece hafızalarını gördüğü görüntüyü nakşedip akşam için stok görüntü atıyorlar.
devamını gör...

sonra cümleler denizde kayboldu
dalgaları aşmaya meyal adınla
devamını gör...

çok hoşuma giden bir eser bırakmaya geldim. iyi geceler dünya.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel la flora ya da la primavera, baharın ve çiçeklerin tanrıçası flora'yı anlattığı düşünülen ve m.s. 1. yüzyıla tarihlenen fresk. napoli ulusal arkeoloji müzesi'nde sergileniyor.
devamını gör...

para harcamadan hazineye ulaşmak.
devamını gör...

kendini parçalar.
elli dakikada bir sözlüğe girmeye çalışır.
50 saat dolunca yetmez sözlüğün mailini işgal eder. açın huleyyn hesabımı diye yakasını paçasını yırtıp sokaklarda koşar.
deli galiba evet. ben galiba evet.
devamını gör...

gırla mantık hatasına sahip dizi. olsun ben onu böyle kabullendim. zaten dizi/film izlerken mantığı şöyle bi çekmeceye koyup kapatmanızı önerende benim.
genre: komedi/suç olmasının yanı sıra başrolün kardeşinin çocuğunun cinsiyet kararlaştırma aşaması ile farkındalığa parmak basan dizi. bunların yanı sıra ebeveyn-çocuk ilişkilerinde hataların olduğu, bunlarla nasıl başa çıkıldığını, bazense debelenip çıkılamadığını ve böylece şahsımı duygulandıran bir dizidir. komedi dizisi baştan sonra kahkahalar attırmalı algısını böylece yıkmış ve takdirimi kazanmış oluyor. üçüncü sezon biraz sıksa da devamını mutlaka izleyeceğim.

ve dördüncü sezonunu bitirip, geldiğim dizidir. yeni yan karakterler bu sezon akıyor maşallah dedirtecek derecede sinir bozucu ve bundan zevk aldım resmen. müziklere hele de o kumar oynanılan bölümde bayıldım. çokta spoi değil ama n'olur n'olmaz;


bizim kızların başı hala belada. hala kara para üretip, aklıyorlar ve daha nice illegal işler... bu sefer ana başrolümüz ikili de değil bazen üçlü, bazense dörtlü oynuyor ve her seferinde sıyrılıyor. offfffffff böyle insanları gerçek hayatta hiç sevmem ama izlerken aşırı keyifli. ki sıyrılamadığı an'lar da geliyor. bi' oh bee dediğim oldu beth acı çekerken. eşinin kendi içinde yaşadığı çıkmazlar da güzeldi bu sezon. yazmayacağımmm. izlemen için sebebin kalsın, öyle değil mi?

annie'nin kaçırıldığı günün sonunda ki twist eh meh ama idare ederdi.

birbirlerine "hill" diyen çiftimiz hala etik değerlerini sorguluyorlar. tabii ki de sezon sonunda. sezon boyunca yapılanlar yanımıza kâr kalıyor. yine de favori çiftim.


entry'yi de "brother-cousin"le kapatayım;

"hit, where it hurts."
devamını gör...

dünyanın en eski mesleklerinden biridir. sadece nikahla yapılan seks normal kabul edildiği bir toplumda ayıplanır. oysa seks evlilikten daha doğaldır. saçma sapan toplumsal ve ahlaki kurallar aracılığıyla yargılanır.

köle midir değil midir? köle deyince aklınıza gelen tanıma göre değişir. demokrasi ile gelişen uydurma özgürlük çağındaki halk kendinden önceki alt tabakanın, kölelerin, isim değiştirmiş halidir. alt-orta kısımdaki insanlar yaşamak için patronları için çalışmak zorundadır. eskiye göre tek farkı seçim yapabilmesidir. kendisini yöneteni seçer, genetiğiyle oynanmış yemeklerden isteğini seçer, yaşayacağı yeri seçer vb.

çalışma zorunluluğu olan alt tabaka insanlarından sürekli seks işçisi çıkmıştır, düzen devam ettikçe de çıkacaktır. çoğunluğunun hoşlanarak yapmadığı bu meslek de avukat, bankacı, garson, kasiyer vb. köleler tarafından ötekileştirip yargılanmaya devam edecektir.

durumu normal karşılayanlar çağdaş birey olmak için yapmaz. zaten çağdaş, modern insan dediğin alışverişte takas yerine kredi kartı kullanandır.
devamını gör...

kız sevinmiş, neden hevesini kursağında bırakıyorsunuz canım! tebrik ederim tarhanamı. cv ne de koy istediğin yere de yapıştır. dinleme kimseyi sen.
devamını gör...

suyun üstüne yürümeyi bile basarsanız, yüzme bilmiyor diyenler olacaktır, o yüzden insanların ne dediğini umursamayın...
devamını gör...

herkesin b planı olduğunu öğrendim. eksik olmasın.
devamını gör...

buradan 92 yaşında cinsel istismara uğrayıp öldürülen hanım pınarlı'nın haberine ulaşabilirsiniz.

buradan 9 aylık hamile olduğu halde tecavüze uğrayıp öldürülen suriye'li kadının haberine ulaşabilirsiniz.

buradan 17 aylık bebeğe cinsel istismarda bulunup ölmesine sebebiyet veren ruh hastalarının haberine ulaşabilirsiniz.

(bkz: yağmur k.) buradan cinsel istismara uğrayıp sonrasında kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden 9 yaşında ki yağmur'un haberine ulaşabilirsiniz.

yukarıda görüldüğü gibi istismarcı, hastalıklı zihinlere sahip insanların herhangi özel bir tercihleri yok. herkes bir gün istismarcı bir sapığın hedefi olabilir. dolayısıyla ne giymiş, ne yemiş, nerede hangi saatte bulunmuş gibi istirmacıyı korumaya onunla empati kurmaya yönelik bayanlarda bulunanlar acilen en yakın hastanenin psikiyatri servisinden ivedikle randevu almalıdır. yoksa 9 yaşında ki yağmur'da mı tahrik etmişti? 92 yaşında ki hanım ninede mi memelerini adamın gözüne sokmuştu? 17 aylık bebekte mi bacak şov yapmıştı...

allah hepinize akıl,fikir ve vicdan nasip etsin.
devamını gör...

bir peter esterhazy kitabıdır.

kendinizi en yalın, en savunmasız, en saf halinizle insanlara gösterebileceğiniz anlar en büyük acıları çekmekte olduğunuz anlardır. canınız ne kadar çok yanıyorsa o kadar şeffaflaşmaya başlarsınız.

hayatta bir insanın yaşayacağı en büyük acılardan biri de annesinin ölümüdür belki. kendinizi terk edilmiş hissettiğiniz, karşılıksız sevgi ihtimalini kaybettiğinize inandığınız bir acı nirvana’sı olabilir o an.

peter esterhanzy annesini kaybettikten beş ay sonra karşımıza böyle bir romanla çıkıyor ve bize kalbin işlemeye devam etmesi için yardımcı fiillere ihtiyaç duyduğunu anlatıyor kendi dilinin döndüğünce.

romanda, ölen bir annenin ardından yakılan salya sümük bir ağıt yok. ölen anne yazarın zihninden yeniden hayat bulur, ancak zaman zaman öldüğü yaşta arzı endam ederken, zaman zaman da genç bir kız olarak ortaya çıkar.

romanın en ilginç yanı anlatıcının, farklı yaşlarda ve hayatının farklı dönemlerinde ortaya çıkıp yaşadıklarını ve ölmeden önce çektiği acıları ve bu acılara neden olan hastalığını anlatan annenin olmasıdır.

her kalbin bir yardımcı fiile ihtiyacı vardır, zamana göre çekilebilmek için.
devamını gör...

yaşadığım her şeyden bir ders çıkardım
hiçbirini atmadım, sakladım
kimini zihnimde
kimini fikrimde
kimini de yüreğimde…

-mehmet deveci-
devamını gör...

1964 doğumlu, hırvat eski basketbolcu. kimilerine göre avrupa'nın gelmiş geçmiş en iyi oyuncusu olan petrovic, 1993 yılında geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybetmiş.

petrovic kariyerine ülkesi takımlarından sibenka'da başlamış. ardından cibona takımına geçen petrovic burada geçirdiği 4 yıldan sonra real madrid'e transfer olmuş. real madrid'de de 1 yıl kaldıktan sonra, 1989 yılında nba takımlarından portland trail blazers'a transfer olmuş. avrupa'da neredeyse kazanmadığı kupa kalmayan petrovic'in pik yaptığı turnuva ise 1990 dünya kupası olmuş. o zamanlar avrupa'nın en iyi milli takımı yugoslavya ile dünya şampiyonluğunu kazanmışlar. takım arkadaşlarından vlade divac final maçında sahaya hırvat bayrağı ile atlayan birinin elinden bayrağı alıp yere atmış ve ülkede büyük ses getirmiş. sırbistan'da kahraman ilan edilirken hıvatistan'da ise baş düşman olarak görülmeye başlanmış. petrovic'in de en yakın arkadaşı olan divac ile bu olaydan sonra arası açılmış ve bir daha görüşmemişler. zaten
bu olay iç savaş zamanlarında oluyor ve hırvatistan 1991'de yugoslavya'dan ayrıldığı için de petrovic hırvatistan milli takımı forması giymeye başlıyor. 1992 yılında da dönemin rüya takımı diye adlandırılan amerika birleşik devletleri milli takımına karşı çok iyi oynasa da olimpiyatlarda hırvatistan ile 2. olmuşlar. yugoslavya o dönem ayrılmasaydı bu takımı yenerdi diyenlerin sayısı da az değil.

nba'de ise portland ile istediği süreleri bulamamış. o dönem takımda clyde drexler gibi bir ismin olması da bunda önemli bir etken olmuş ve new jersey nets takımına geçmiş. bu takımda kendini bulan petrovic 2 sene arka arkaya 20 sayı ortalamayı geçmiş. michael jordan'a zor anlar yaşattığı ikonik bir maçı da mevcut. 1993 yazında milli takım ile avrupa şampiyonası elemelerinde forma giymiş. aslında o elemelerde forma giymese de takımı zorlanmazdı ama o kaptan olduğu için takımı ile beraber olmak istemiş. fakat o dönem almanya'da kız arkadaşı var ve takım ile birlikte hırvatistan'a dönmek yerine münih'de kafileden ayrılıp kız arkadaşı ile araba yolculuğuyla ülkesine dönmeye karar vermiş. arabayı kız arkadaşı kullanıyormuş ve kız arkadaşının hatası ile bir kaza geçirmişler. kazada ise maalesef petrovic kurtulamamış.

once brothers adında çok iyi bir belgeseli mevcut. özellikle divac ile aralarında olan ilişki güzel işlenmiş. yine pek kimsenin bilmediği; ölümü ile sonuçlanan kazada arabada türk bir basketbolcu da bulunuyormuş. hilal edebal isimli kişi o dönem milli takımda da oynuyormuş ama kazadan sonra maalesef basketbol hayatı bitmiş.
devamını gör...

kelime kökeni araplara dayanan ve "parlak yüzlü" anlamına gelen bir kadın ismi.

ayrıca sıla'nın çok güzel, eğlenceli bir şarkısıdır.
tık tık.
devamını gör...

anlaşılması güç taraflarımızdan biri.
- kendimizi sevmezken sevilmeyi beklemek,
- kendimizi anlatmazken, hissimizi anlatmaya üşenirken anlaşılmayı beklemek,
- kimseye anlayış göstermezken hoşgörü beklemek
- kimse için fedakarlık yapmazken fedakarlık beklemek,
gibi. edilgenliği bırakıp etken olmayı seçersek hayat daha güzel ve anlamlı olacaktır.
devamını gör...

"belki de insan her şeyi içine atmaktan boğuluyor zamanla."
kitaplığımda da birçok kitabı olan okumaktan asla bıkmadığım kitapları kısa olsa da fazlasıyla etkileyici bir yazardır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim