ekşi sözlük yazarlarının normal sözlük’e sallaması
bu bir az şeye benziyor. bir genç köyden çıkıp yurtdışında eğitim alıp uzman oluyor, köyüne geldiğinde doğduğundan beri ne kitap okumuş ne de köyden başka bir yeri görmüş yaşlı bir amca sen çocuksun bilmezsin biz yaşlıyız tecrübeliyiz diyip adama söz vermiyor. eğer yazar kalitesi sorgulanıyorsa insan kendinden kendi etrafından başlamalıdır. burası yeni bir platform ama ekşi yılların sözlüğü ama orada da çok kalitesiz kişiler var yazarların içinde. hatta laik bir yazar olan hanım arkadaşımıza tehditler savurulduğunu da, taciz edildiğini de gördük orda, torpille yazar olanları da. yani arkadaş önce kendini sorgula. bence bu platform ekşinin yaptığı hataları yapmayacak
devamını gör...
aynı filmi defalarca izlemek
pulp fiction repliklerini bile artık ezbere bildiğim halde, hangi platformda görsem tekrar izlemeden geçemediğim tek film olmuştur . bazı filmler insanlar için gerçekten de unutulmaz olabiliyor .
devamını gör...
5g
saniyede birkaç gigabit'lik indirme hızına ulaşabilen, 5. nesil kablosuz iletişim teknolojisi.
ben yine açıklayayım uzun uzun da, isteyen okusun ve sağlığa olası etkilerini görsün.
***
5g teknolojisinin bant genişliği yüksek. bu yüzden veri iletişiminde önemli hızlara ulaşabiliyor. bir filmi ya da oyunu saniyeler içinde indirmenize imkân veriyor mesela. fakat tamamen böyle bir sisteme geçmek masraflı olur, zira bunun anten yapısı, şu anda kullandığımız iletişim teknolojisine uygun değil. bu iş için kullanılacak olan eletromanyetik dalgaların uzun mesafelere kadar iletilebilmesi için, baz istasyonlarının birbirine yakın olması gerekiyor çünkü bunların seyahat mesafeleri diğerlerinden kısa. elektriğin doğru akımı gibi düşünebilirsiniz bunu. parazitlenme ihtimali de bu yüzden yüksek. yani özetle, bunu verimli kullanabilmek için altyapının yenilenmesi gerek.
bu olumsuzluğu azaltmak adına buna takviye olarak farklı dalga boyunda dalgaların kullanılması da söz konusu ama bu verimi düşürüyor.
***
bu konuyla ilgili daha önemli bir sıkıntı var. o da, bu teknolojinin sağlık üzerinde bırakması muhtemel etkiler. bu tartışmanın nedeni, bu teknolojide kullanılacak olan dalgaların dalga boylarının eskisinde kullanılandan daha kısa olması. dalga boyu kısaldıkça dalganın enerjisi artar ve enerjisi arttıkça insana zarar verme kapasitesi yükselir şeklinde özetleyebilirim konuyu. mesela x ışınları yüksek enerjili olduğundan bunlara maruz kalınması iyi değildir.
***
bu tip durumlarda, böyle dalgalara maruz kalmanın süresi önemli hale gelir. van allen kuşakları'nın geçilebilmiş olmasının nedeni, ay yolculuğu sırasında orada uzun süre kalmaya gerek olmamasıydı. mesela hastanelerde kullanılan görüntüleme yöntemleri de böyledir. aslında oldukça zararlıdır ama kısa süreliğine maruz kaldığınız için fazla büyük bir etkisini görmezsiniz.
ancak biliyoruz ki böyle bir teknoloji kullanırsak her gün buna saatlerce maruz kalacağız. bu tip ışınımların insan üzerindeki etkilerine ilişkin yeterli sayıda çalışma yok. farelerle yapılan bazı deney sonuçları ise melanom, kısırlık, sinir sistemi rahatsızlıkları gibi sonuçları gösteriyor. bu nedenle "aman ne de güzel hızlı iletişim kuracağız yihhuuu!" diye üzerine atlamadan önce biraz beklemek gerektiği yönünde şahsi bir fikir besliyorum.
ben yine açıklayayım uzun uzun da, isteyen okusun ve sağlığa olası etkilerini görsün.
***
5g teknolojisinin bant genişliği yüksek. bu yüzden veri iletişiminde önemli hızlara ulaşabiliyor. bir filmi ya da oyunu saniyeler içinde indirmenize imkân veriyor mesela. fakat tamamen böyle bir sisteme geçmek masraflı olur, zira bunun anten yapısı, şu anda kullandığımız iletişim teknolojisine uygun değil. bu iş için kullanılacak olan eletromanyetik dalgaların uzun mesafelere kadar iletilebilmesi için, baz istasyonlarının birbirine yakın olması gerekiyor çünkü bunların seyahat mesafeleri diğerlerinden kısa. elektriğin doğru akımı gibi düşünebilirsiniz bunu. parazitlenme ihtimali de bu yüzden yüksek. yani özetle, bunu verimli kullanabilmek için altyapının yenilenmesi gerek.
bu olumsuzluğu azaltmak adına buna takviye olarak farklı dalga boyunda dalgaların kullanılması da söz konusu ama bu verimi düşürüyor.
***
bu konuyla ilgili daha önemli bir sıkıntı var. o da, bu teknolojinin sağlık üzerinde bırakması muhtemel etkiler. bu tartışmanın nedeni, bu teknolojide kullanılacak olan dalgaların dalga boylarının eskisinde kullanılandan daha kısa olması. dalga boyu kısaldıkça dalganın enerjisi artar ve enerjisi arttıkça insana zarar verme kapasitesi yükselir şeklinde özetleyebilirim konuyu. mesela x ışınları yüksek enerjili olduğundan bunlara maruz kalınması iyi değildir.
***
bu tip durumlarda, böyle dalgalara maruz kalmanın süresi önemli hale gelir. van allen kuşakları'nın geçilebilmiş olmasının nedeni, ay yolculuğu sırasında orada uzun süre kalmaya gerek olmamasıydı. mesela hastanelerde kullanılan görüntüleme yöntemleri de böyledir. aslında oldukça zararlıdır ama kısa süreliğine maruz kaldığınız için fazla büyük bir etkisini görmezsiniz.
ancak biliyoruz ki böyle bir teknoloji kullanırsak her gün buna saatlerce maruz kalacağız. bu tip ışınımların insan üzerindeki etkilerine ilişkin yeterli sayıda çalışma yok. farelerle yapılan bazı deney sonuçları ise melanom, kısırlık, sinir sistemi rahatsızlıkları gibi sonuçları gösteriyor. bu nedenle "aman ne de güzel hızlı iletişim kuracağız yihhuuu!" diye üzerine atlamadan önce biraz beklemek gerektiği yönünde şahsi bir fikir besliyorum.
devamını gör...
ölümcül bağlılık
bir tlc programı. her gece saat 01:20 civarında yayımlanmaktadır. ki şahsım da severek izlemektedir.. 2 gündür izlediğim kadarıyla anlatayım: anladığım kadarıyla farklı dinlere, inançlara veya topluluklara bağlı olan insanların veya bu topluluklara/inançlara bağlı olanlarla karşılaşan insanların, ölüme doğru giden hikayeleri anlatılıyor. yani olayın kahramanı, herhangi bir tehlikeli bir topluluğa bağlı olan biriyle arkadaş oluyor ve arkadaşı hiç de sandığı gibi iyi biri çıkmıyor ve onu korkunç bir şekilde öldürüyor. veya siz bir inanca veya bir topluluğa/inanç topluluğuna aşırı bağlanıyorsunuz ve bu toplulukların başındaki tehlikeli liderler vs. olaylar nedeniyle korkunç bir şekilde öldürülüyorsunuz. ki olayları, öldürülenlerin arkadaşları veya ailesi, akrabaları falan anlatıyor. ayrıca bunlarla birlikte, polisler, dedektifler falan da anlatıyor.
tabii sıkıcı olmaması için canlandırmalar da içeriyor. bundan ilave öldürülenlerin ve katillerin falan gerçek resimleri de gösteriliyor. sonda da katillerin kaç yıl hapis yattıkları falan söyleniyor. mesela dün gece, çok eşli hristiyan bir vaizin, ikinci karısını korkunç bir şekilde öldürme olayı anlatılmıştı. ondan önceki bölümde de, hinduist olan bir adamın, hinduist bir inanç topluluğuna katılması ve bu topluluğun liderinin vermiş olduğu emirle öldürülmesi hikayesi anlatılmıştı.
tabii sıkıcı olmaması için canlandırmalar da içeriyor. bundan ilave öldürülenlerin ve katillerin falan gerçek resimleri de gösteriliyor. sonda da katillerin kaç yıl hapis yattıkları falan söyleniyor. mesela dün gece, çok eşli hristiyan bir vaizin, ikinci karısını korkunç bir şekilde öldürme olayı anlatılmıştı. ondan önceki bölümde de, hinduist olan bir adamın, hinduist bir inanç topluluğuna katılması ve bu topluluğun liderinin vermiş olduğu emirle öldürülmesi hikayesi anlatılmıştı.
devamını gör...
kitap alıntıları
... ölüm eski bir şaka aslında ancak hepimiz için hep yeni gibidir.
(babalar ve oğullar / ıvan sergeveyiç turgenyev)
(babalar ve oğullar / ıvan sergeveyiç turgenyev)
devamını gör...
dünyanın en mutlu ülkeleri listesi'nde türkiye'nin gerilemesi
ama haksızlık yapiyorsunuz !!
adamlar dünyanın demişler, bizim ülke yöneticileri ,halkının bu dünya için değil, ahiretimiz için çalışıyor , biz ahirette en mutlu halk olarak seçileceğiz, açlıkla terbiye ediyorlar, yoklukla terbiye ediyorlar, içki ve sigara kullanmayalım diye vergi üstüne vergi koyup günaha girmemizi engeliyorlar, imam-hatip okullarına mecburi kayıt yaptırıp, ahirette doğrudan gecmemizi sağlıyorlar, kısaca ne yapıyorlarsa bu fani dünya için değil ahiretimiz için yapıyorlar, öbür dünyada lideriz üzmeyin kendinizi.
adamlar dünyanın demişler, bizim ülke yöneticileri ,halkının bu dünya için değil, ahiretimiz için çalışıyor , biz ahirette en mutlu halk olarak seçileceğiz, açlıkla terbiye ediyorlar, yoklukla terbiye ediyorlar, içki ve sigara kullanmayalım diye vergi üstüne vergi koyup günaha girmemizi engeliyorlar, imam-hatip okullarına mecburi kayıt yaptırıp, ahirette doğrudan gecmemizi sağlıyorlar, kısaca ne yapıyorlarsa bu fani dünya için değil ahiretimiz için yapıyorlar, öbür dünyada lideriz üzmeyin kendinizi.
devamını gör...
mesaj atsam mı atmasam mı tereddütü
atarsan saplantılı, tacizci olma ihtimalin var. bu yüzden atmamalısın.
devamını gör...
ıspanak
nadiren yemeği yapılır evde yoğurt ile güzel oluyor. ama benim favorim fırında yaptırılan kıymalı ıspanak böreği. fazla karbonhidrat tüketmesemde dayanamıyorum, üzerine tereyağını sürüp, üç beş adet yolluyorum.
devamını gör...
ödünç verilen kitabın bir türlü geri gelmemesi
kitabımı canımdan parça veriyormuş gibi verdim.yetmedi benden habersiz arkadaşına vermiş dingil*.istedim vermedi,al dedim almadı, yıllar geçti be vicdansız.kaç kere söyleyeyim daha*.ben utandım sen utanmadın.en sevdiğim kitabımdı be kadın,of.en az on yıl oldu.
kaç bardak su içmeliyim?
kaç bardak su içmeliyim?
devamını gör...
sen ve kendin
bir necati tosuner kitabıdır.
necati tosuner okumak çok zor benim için. gerçekten zor. anlamıyor değilim yazdıklarını. aslında çok iyi anladığım için zor. necati tosuner’i anlamak canımı yakıyor. her bitirdiğim kitabının son kitap olacağına karar verip sonra da gidip başka bir kitabını okuyorum. necati tosuner sayesindedir ki acıyı bal eğledim.
bazen necati tosuner okumak daha tam kabuk bağlamamış bir yaranın üzerindeki yumuşak kabuğu tırnaklarımla kazıyıp akan kanın akışını zevkle izlemekmiş gibi geliyor bana. bazen de çok hasta olmanın getirdiği can yakan sorumsuzluk duygusu çörekleniyor içime yazarın kitaplarını okurken. ama her seferinde sırtımdaki küfelerce acıyla kitaplarına geri dönüyorum. acıya, hüzne bağımlı bir bumerang gibiyim.
sen ve kendin adı gibi bir kitap. yazar kendisi ile yüzleşmek için yazmış kitabı. okuyucu sadece bir baba oğul dalaşmasının ortasında kalmış misafir gibi kenardan köşeden izleyebiliyor olan biteni, içinde bir huzursuzluk ve kendi geleceğine dair keskin ama kısa süreli bir tedirginlikle.
yine de kitap bitince uzun süre ağladıktan sonra gelen o sakin ve huzurlu ruh haline giriyor insan. sırf bunun için bile okunmaya değer.
necati tosuner okumak çok zor benim için. gerçekten zor. anlamıyor değilim yazdıklarını. aslında çok iyi anladığım için zor. necati tosuner’i anlamak canımı yakıyor. her bitirdiğim kitabının son kitap olacağına karar verip sonra da gidip başka bir kitabını okuyorum. necati tosuner sayesindedir ki acıyı bal eğledim.
bazen necati tosuner okumak daha tam kabuk bağlamamış bir yaranın üzerindeki yumuşak kabuğu tırnaklarımla kazıyıp akan kanın akışını zevkle izlemekmiş gibi geliyor bana. bazen de çok hasta olmanın getirdiği can yakan sorumsuzluk duygusu çörekleniyor içime yazarın kitaplarını okurken. ama her seferinde sırtımdaki küfelerce acıyla kitaplarına geri dönüyorum. acıya, hüzne bağımlı bir bumerang gibiyim.
sen ve kendin adı gibi bir kitap. yazar kendisi ile yüzleşmek için yazmış kitabı. okuyucu sadece bir baba oğul dalaşmasının ortasında kalmış misafir gibi kenardan köşeden izleyebiliyor olan biteni, içinde bir huzursuzluk ve kendi geleceğine dair keskin ama kısa süreli bir tedirginlikle.
yine de kitap bitince uzun süre ağladıktan sonra gelen o sakin ve huzurlu ruh haline giriyor insan. sırf bunun için bile okunmaya değer.
devamını gör...
carlton myers
türk basketbol takımlarının ve milli takımımızın başına bela olmuş italyan basketbolcu. tabi bu italyan başka türlü bir italyan. sezen cumhur önal'ın tabiri ile çikolata renkli bir bela. işin latifesi bir kenara cidden avrupa basketbolunun gördüğü en iyi şutörlerden birisidir. alev aldığı bir çok maç oldu. otomatiğe bağladı mı durdurulamayan bir özelliği vardı. tabi bizim aklımızda hep teamsystem bologna takımı ile yer etmiştir. aslında bologna takımında altı sene oynadı ama takım sürekli isim değiştirdiği için teamsystem bologna adı bende kalıcı oldu. diğer bologna'ları bir türlü kabullenemedim * mayers, türk takımlarının canını çok yaktı ama efes ve naumoski ona, 96 koraç yarı finalinde hayatının dersini verdi. o maçları tekrar izleme fırsatınız olursa çoğu yerde gülümsüyor olsa bile mayers'in burnundan soluduğunu görürsünüz zira ufuk sarıca onu istanbul'daki maç da can evinden vurmuştu. 12/9 üçlük atarak mayers'ı onun silahı ile vurmuştu. ava giderken avlandı mayers ağabey. tabi mayers'ın en büyük artılarından bir tanesi o dönem için aleksandar djordjevic gibi bir oyun kurucu ile oynamış olmasıdır. tabi bazen de çember dövme şenliklerine girişirdi. kaçırmaya başladı mı zor toparlardı. onu da söylemem lazım.
şovmen yanı da vardı. seyirciden reaksiyon almayı çok iyi biliyordu. özellikle bologna deplasmanları o dönem bütün takımlar için zordu diye hatırlıyorum. mayers da coştu mu salon cehenneme dönüşüyordu. bu adam üç kere fiba euro star mertebesine erişti. işin komik tarafı şu ki, böyle bir adam sadece bir kere italya şampiyonluğu yaşadı. cidden şaka gibi. bir de şut mekaniği çok enteresandır. tipik şutör atışı yoktur. kendine has bir şut stili vardı. maçlarına göz atarsanız ne demek istediğimi anlarsınız. havalı, güler yüzlü ve şovmen bir ağabeyimizdi özetle.
şovmen yanı da vardı. seyirciden reaksiyon almayı çok iyi biliyordu. özellikle bologna deplasmanları o dönem bütün takımlar için zordu diye hatırlıyorum. mayers da coştu mu salon cehenneme dönüşüyordu. bu adam üç kere fiba euro star mertebesine erişti. işin komik tarafı şu ki, böyle bir adam sadece bir kere italya şampiyonluğu yaşadı. cidden şaka gibi. bir de şut mekaniği çok enteresandır. tipik şutör atışı yoktur. kendine has bir şut stili vardı. maçlarına göz atarsanız ne demek istediğimi anlarsınız. havalı, güler yüzlü ve şovmen bir ağabeyimizdi özetle.
devamını gör...
elif naci
elif naci, 1898 doğumlu türk ressamdır. ilk kişisel sergisini 1930'da açmıştır. d grubu ressamları denince akla ilk gelen isimlerdendir. zaten bu birlik kurulduktan sonra elif naci'nin ismi ve çalışmaları daha çok duyulmuştur. dönemin önemli birçok sanatçısı elif naci hakkında yorumlarda bulunmuştur fakat benim en hoşuma giden, elif naci'nin resimleriyle şiir yazdığı görüşüdür.
topkapı sarayı akağalar kapısı:

peyzaj çalışması:

enteriyör çalışması:
topkapı sarayı akağalar kapısı:

peyzaj çalışması:

enteriyör çalışması:
devamını gör...
kadir mısıroğlu
türk ve türkiye düşmanı bir deli.
aleviler için şunları demiştir:
alevilerin sözlerine bakarsan, hiç alevi kalmaması lazımdı türkiye'de. şimdi 20 milyonuz diyorlar. nasıl kaldınız 20 milyon? o kadar kestiler sizi. keşke bitirseydi! isyan eden adamı bitirseydi tabii.
çanakkale için şunları:
bana göre çanakkale harbi bir büyük harp değildir. çanakkale, askeri bakımdan bir faciadır. şu beğenmediğiniz kıbrıs harekâtı, çanakkale'den daha ehemmiyetli bir harptir bizim için.
mehmet akif için şunu :
seksen sene sonra yunan'ı hâlâ sakarya'da mı vehmediyorsun da 'korkma' diye başlatıyorsun. niye korkacağım lan dünya benden korksun pezevenk! mehmet âkif... serserinin teki!
yahudiler için şunları:
bugün bile büyünün, cin ilminin üstadı yahudilerdir. onlardan çıkmadır. bugün herkes bilir ki, istihbaratla alakadar olan herkes bilir ki, yahudiler cinnileri istihbaratta kullanıyorlar.
deli denmesinin sebebi:
bunun üzerine dedim ki bu cinni dürüst bir cinni. cinniler aynı insanlar gibidir. mümini vardır, kâfiri vardır, münafığı vardır. dürüstü vardır, dürüst olmayanı vardır. bu cinni, dürüst bir cinni. mustafa kemal'i çağır dedim. kıvrandı, kıvrandı, kıvrandı o fincan; hareket etmiyor. güç bela, çocuk kan ter içinde kaldı. geldi. 'ya sabahtan beri seni çağırıyoruz.' hatta vazgeçiyordu bir iki defa. ben ısrar ettim. 'o kötü vaziyettedir, kolay gelemez' dedim. nihayet geldi. 'beni bırakmıyorlar' dedi, 'ne soracaksanız çabuk sorun, geri gönderin beni' dedi.
fatih hakkında söyledikleri:
evlat, kardeş katli ümmetin selameti için ihtiyar olunmuş, ailenin fedakârlığıdır. fatih kardeşini öldürdü, emzikte çocuğu. bu kolay bir iş değil, alkışlıyorum.
selahaddin eyyübi için şunu demiştir:
hayvan oğlu hayvan!
karl marx için
karl marx bir cinnîdir. benden duyun. ben onun doğup yaşadığı yeri gördüm.
alman kadınları için şunu:
kocasına sadık alman kadını %1 yoktur. tabii sayarım. hiçbir alman, 'bu çocuk benimdir' ve çocuk da, 'bu benim babamdır' diye kati bir iddiada bulunamaz.
ve bu adamın ne kadar iğrenç ve aşağılık bir adam olduğunu tekrar hatırlatmak için şunu bırakıyorum.
keşke yunan galip gelseydi.
bu adama tarihçi diyen, üstad diyen insanların kafasının içinde saman vardır.
edit : daha neler yazardım da bu bile yeter zannediyorum ki. sallamadığı adam kalmamış.
aleviler için şunları demiştir:
alevilerin sözlerine bakarsan, hiç alevi kalmaması lazımdı türkiye'de. şimdi 20 milyonuz diyorlar. nasıl kaldınız 20 milyon? o kadar kestiler sizi. keşke bitirseydi! isyan eden adamı bitirseydi tabii.
çanakkale için şunları:
bana göre çanakkale harbi bir büyük harp değildir. çanakkale, askeri bakımdan bir faciadır. şu beğenmediğiniz kıbrıs harekâtı, çanakkale'den daha ehemmiyetli bir harptir bizim için.
mehmet akif için şunu :
seksen sene sonra yunan'ı hâlâ sakarya'da mı vehmediyorsun da 'korkma' diye başlatıyorsun. niye korkacağım lan dünya benden korksun pezevenk! mehmet âkif... serserinin teki!
yahudiler için şunları:
bugün bile büyünün, cin ilminin üstadı yahudilerdir. onlardan çıkmadır. bugün herkes bilir ki, istihbaratla alakadar olan herkes bilir ki, yahudiler cinnileri istihbaratta kullanıyorlar.
deli denmesinin sebebi:
bunun üzerine dedim ki bu cinni dürüst bir cinni. cinniler aynı insanlar gibidir. mümini vardır, kâfiri vardır, münafığı vardır. dürüstü vardır, dürüst olmayanı vardır. bu cinni, dürüst bir cinni. mustafa kemal'i çağır dedim. kıvrandı, kıvrandı, kıvrandı o fincan; hareket etmiyor. güç bela, çocuk kan ter içinde kaldı. geldi. 'ya sabahtan beri seni çağırıyoruz.' hatta vazgeçiyordu bir iki defa. ben ısrar ettim. 'o kötü vaziyettedir, kolay gelemez' dedim. nihayet geldi. 'beni bırakmıyorlar' dedi, 'ne soracaksanız çabuk sorun, geri gönderin beni' dedi.
fatih hakkında söyledikleri:
evlat, kardeş katli ümmetin selameti için ihtiyar olunmuş, ailenin fedakârlığıdır. fatih kardeşini öldürdü, emzikte çocuğu. bu kolay bir iş değil, alkışlıyorum.
selahaddin eyyübi için şunu demiştir:
hayvan oğlu hayvan!
karl marx için
karl marx bir cinnîdir. benden duyun. ben onun doğup yaşadığı yeri gördüm.
alman kadınları için şunu:
kocasına sadık alman kadını %1 yoktur. tabii sayarım. hiçbir alman, 'bu çocuk benimdir' ve çocuk da, 'bu benim babamdır' diye kati bir iddiada bulunamaz.
ve bu adamın ne kadar iğrenç ve aşağılık bir adam olduğunu tekrar hatırlatmak için şunu bırakıyorum.
keşke yunan galip gelseydi.
bu adama tarihçi diyen, üstad diyen insanların kafasının içinde saman vardır.
edit : daha neler yazardım da bu bile yeter zannediyorum ki. sallamadığı adam kalmamış.
devamını gör...
penguen dergisi
özlediğim dergi.neyse ki sönmez karakurt uykusuzda devam ediyor.
devamını gör...
yazarların göz renkleri
benim adım cafer
boyum 1.10
gözlerimin rengini bilmiyorum!
boyum 1.10
gözlerimin rengini bilmiyorum!
devamını gör...
korona günlerinde ruh sağlığını korumak
imkansızla eş değerdir. sosyal hayat kalmadığı gibi dört duvar arasına hapsolduk, paronayak olduk.
devamını gör...
çayı çay bardağında içen tip
o ne öyle. çay dediğin leğende içilir.
devamını gör...
geceye bir müslüm gürses şarkısı bırak
itirazım var bu zalim kadere
itirazım var bu sonsuz kedere
feleğin cilvesine
hayatın sillesine
dertlerin cümlesine
itirazım var
itirazım var bu sonsuz kedere
feleğin cilvesine
hayatın sillesine
dertlerin cümlesine
itirazım var
devamını gör...
şeytana sorulacak tek soru
kendime soracağım sorudur.
devamını gör...
cinsel ilişki olmadan ilişki yürür mü sorunsalı
cinsellik olmadan ilişkinin kat edeceği mesafenin tartışıldığı başlık.
evet, yürür gider.
o kadar uzaklaşır ki gözden kaybolur. bir daha ulaşamayabilirsiniz.
evet, yürür gider.
o kadar uzaklaşır ki gözden kaybolur. bir daha ulaşamayabilirsiniz.
devamını gör...